Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Okuryazarlık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Okuryazarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Okuryazarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa'da! Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa'da!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde Türkiye’nin bilim, teknoloji ve sanayi alanındaki çalışmalarını ve gelecek dönem hedeflerini anlattı. Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Kacır, özellikle uzay teknolojileri, yerli yazılımlar, yapay zekâ ve yüksek teknoloji üretiminin stratejik önem taşıdığını ifade etti. Yerli navigasyon uygulaması için 2027 hedefi Türkiye’nin yerli ve milli teknolojiler geliştirmeye yönelik çalışmalarına değinen Bakan Kacır, navigasyon uygulamalarının yalnızca ulaşım amacıyla kullanılan araçlar olmadığını, aynı zamanda veri güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Bu alanda yerli bir çözüm geliştirilmesinin stratejik bir hedef olduğunu belirten Kacır, uygulamanın kullanıma sunulmasına yönelik takvimi açıkladı. Kacır, "Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz. Bu, stratejik bir alan olarak görüyoruz. Son dönemlerde dünyada olup bitenleri muhakkak takip ediyorsunuz. Bu sivil uygulamaların, sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. Dolayısıyla inşallah 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli, milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz. Bu projede de TOGG’un çok güzel katkıları var. Bu da aslında çok başarılı bir ekosistem projesi olarak inşallah hayata geçiyor" dedi. Yerli navigasyon projesinde TOGG’un da katkı sunduğunu belirten Kacır, farklı teknoloji alanlarında geliştirilen yerli çözümlerin birbiriyle entegre edilmesinin önemine dikkat çekti. Somali’de uzay limanı kuruluyor Türkiye’nin uzaya bağımsız erişim hedefleri kapsamında Somali’de kurulması planlanan uzay limanına da değinen Kacır, uzay teknolojilerinin yalnızca uydu geliştirmekten ibaret olmadığını, bu araçları uzaya taşıyacak fırlatma sistemleri ve altyapıların da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Uzay limanlarının konumunun fırlatma maliyetleri açısından önemli olduğunu belirten Kacır, ekvatora yakın bölgelerin dünyanın dönüş hızından yararlanılması sayesinde avantaj sağladığını söyledi. Kacır, "Uzaya girişim için müthiş fırsatlar sunuyor. Çünkü roket fırlatmalarında dünyanın dönüş hızından da istifade ediyorsunuz ve dünyanın dönüş hızı ekvator bölgesinde maksimum seviyede. Dolayısıyla siz daha az yakıtla hedefinize erişebiliyorsunuz. Böylelikle ekvatorda yaptığınız bir fırlatmada maliyetleriniz örneğin Türkiye gibi bir coğrafyada yapacak olsanız burada yapacağınızdan yüzde otuz daha aşağıda oluyor. Bu da size bir rekabet alanı oluşturuyor" diye konuştu. Uzay limanının yalnızca Türkiye’nin kendi fırlatma ihtiyaçları için planlanmadığını belirten Kacır, dünyada uzaya erişim talebinin arttığını ve fırlatma altyapılarının bu talebe cevap vermesinin önem taşıdığını kaydetti. Kacır, "Çünkü nihayetinde bu uzay limanını sadece kendi fırlatmalarınız için inşa etmiyorsunuz. Bütün dünyaya bu hizmeti sunabilmeyi de hedefliyorsunuz ki biz bunu yapacağız. Çünkü dünyada fırlatma konusunda bir arz, uzay limanları açısından, fırlatma altyapıları açısından bir arz problemi var artık. Her gün bir fırlatma yapılıyor artık dünyada. Her gün bir uzay fırlatması gerçekleşiyor ve bu daha da artacak" ifadelerini kullandı. Somali’de kurulacak uzay limanının, Türkiye’nin kendi roketleriyle geliştirdiği uydu ve uzay araçlarını uzaya gönderme hedefinin önemli bir parçası olması amaçlanıyor. Projenin, Türkiye’nin uzaya erişim kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra uluslararası uzay pazarında hizmet sunabilmesine de imkân sağlaması hedefleniyor. "Ay aracını 2027 yılının ilk aylarında göndereceğiz" Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki önemli hedeflerinden birinin Ay’a ulaşmak olduğunu ifade eden Kacır, yerli imkânlarla geliştirilen Ay aracına ilişkin bilgi verdi. Türkiye’nin daha önce uydu teknolojilerinde elde ettiği tecrübeyi derin uzay görevlerine taşımayı amaçladığını belirten Kacır, Ay programının bu açıdan önemli bir aşama olduğunu söyledi. Kacır, "Bunun için Ay programını hayata geçiyoruz. Kendi geliştirdiğimiz hibrit itki sistemini de kullandığımız yüzde 80'in üzerinde yerli üretimini tamamladığımız Ay aracını 2027 yılının ilk aylarında inşallah Ay'a göndereceğiz. Dokuz ülkeden biri haline gelecek Türkiye. Ay'a erişmeyi başaran dokuz ülkeden biri haline geleceğiz" dedi. Türkiye’nin uydu teknolojilerinde ulaştığı seviyeye de değinen Kacır, yerli görüntüleme uydusu İMECE ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın önemini anlattı. Kacır, "BİLSAT, Rasat, Göktürk, İMECE uydularını yerli ve milli olarak ürettik. İMECE metre altı çözünürlükle görüntü aldığımız, yani 600 kilometreden bir metrenin altında çözünürlükle görüntü aldığımız ve bunu başarmamıza sağlayan elektrooptik kamerasını da yerli ve milli olarak ürettiğimiz. Yerlilik düzeyi yüzde 80'in üzerinde olan görüntüleme uydumuz" ifadelerini kullandı. Türksat 6A’nın geliştirilmesiyle Türkiye’nin haberleşme uydusu üretebilen ülkeler arasına girdiğini belirten Kacır, "Ve onu da yüzde 80'in üzerinde yerlilikte ürettik ve dünyada haberleşme uydusu geliştirebilen, üretebilen 11 ülkeden biri haline geldik" diye konuştu. Uzay teknolojilerinde özel sektörün de daha fazla rol üstlenmeye başladığını belirten Kacır, uydu üretimi ve uzaya erişim alanındaki gelişmelerin Türkiye için yeni ekonomik fırsatlar oluşturduğunu kaydetti. Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolara yaklaştı Konuşmasında Türkiye’nin araştırma geliştirme kapasitesindeki artışa da değinen Kacır, Ar-Ge harcamalarının geçmiş yıllara kıyasla önemli ölçüde yükseldiğini belirtti. Kacır, "Türkiye'nin toplam ar-ge harcaması 2002 yılında 1,2 milyar dolardır kıymetli dostlar. Ancak 1,2 milyar dolar ar-ge harcaması yapılıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye'de ar-ge harcamaları 19,9. Yani yaklaşık 20 milyar dolara erişti" dedi. Uluslararası bilimsel yayın sayısının da arttığını ifade eden Kacır, "Geçtiğimiz yıl Türkiye'den 65 bin uluslararası bilimsel yayın yapıldı. Bunu sizler yaptınız, araştırmacılarımız yaptı. Türkiye'nin insanları yaptı" diye konuştu. Türkiye’deki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin sayısına ilişkin bilgi veren Kacır, Bursa’nın bu alandaki konumuna dikkat çekti. Kacır, "Bugün Türkiye'nin 4 milyonda ar-ge ve tasarım merkezlerimiz var, sayıları 1700'ü üzerinde. Bunlardan 164'ü Bursa'mızda yer alıyor. 133 ar-ge merkezimiz ve 31 tasarım merkezimiz" ifadelerini kullandı. Bursa’da 17 organize sanayi bölgesi bulunuyor Bursa’nın sanayi üretimindeki gücüne dikkat çeken Kacır, kentteki organize sanayi bölgelerinde binlerce üretim tesisi ve yüz binlerce çalışanın bulunduğunu söyledi. Kacır, "Bursa'da 17 organize sanayi bölgemiz var. Bu 17 OSB'de 2070 aktif üretim tesisimiz, 215 bin çalışanımız var. Şu rakamlar birçok ülkenin sahip olmadığı rakamlar. Sadece Bursa'daki OSB'lerden, fabrika sayısından ve çalışan sayısından bahsediyoruz" dedi. Sanayinin Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşmasının beraberinde bazı riskler getirdiğini ifade eden Kacır, yeni sanayi alanlarının uzun vadeli bir planlama doğrultusunda oluşturulacağını kaydetti. Sanayi alanları master planı kapsamında farklı bölgelerde yeni sanayi gelişim koridorları oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Kacır, Türkiye’nin lojistik bağlantılarının güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Savunma sanayisinde 100 milyar doları aşan proje portföyü Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisindeki gelişmelere de değinen Kacır, sektörün ihracatının 10 milyar doların üzerine çıktığını ve proje portföyünün 100 milyar doları aştığını söyledi. Kacır, "10 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor Türk savunma ve havacılık sanayi. Dünyanın en büyük 100 savunma firması arasında 10'a yakın Türk firması var bugün. Toplam proje sayısı 2000'li yılların başında ancak 60 iken şimdi 1500'e yakın projeden söz ediyoruz Türk savunma sanayiinde. Ve bunların hepsi ileri teknoloji projeleri. 100 milyar doların üzerinde bir proje hacminden, proje portföyünden bahsediyoruz bugün Türk savunma sanayiinden söz ederken" ifadelerini kullandı. Savunma sanayisindeki gelişimin geniş bir üretim ve araştırma ağı sayesinde gerçekleştiğini belirten Kacır, üniversitelerin de bu süreçte önemli görevler üstlendiğini söyledi. Yapay zekâda 5 milyon kişiye okuryazarlık hedefi Türkiye’nin yapay zekâ alanında kendi teknolojilerini geliştirmeyi ve bu alandaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Kacır, iki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılmasının planlandığını açıkladı. Kacır, "İki yıl içerisinde sizlerle beraber 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandıracağız. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştireceğiz. 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz" dedi. Veri merkezi kapasitesinin artırılmasına yönelik hedeflerini de paylaşan Kacır, "Veri merkezi altyapısını bugünkü 250 megawatt kapasiteden 1 gigawattın üzerine çıkaracağız. Bu 10 milyar doların üzerinde bir yatırımın 2030 yılına kadar bu alanda hayata geçebilmesi demek" diye konuştu. Bursa Teknik Üniversitesi’ne Milli Teknoloji Atölyesi Bursa Teknik Üniversitesi’nin teknoloji yarışmalarına ve bilimsel çalışmalara katkısına da değinen Kacır, üniversite bünyesinde Milli Teknoloji Atölyesi kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Kacır, "Biz Bursa Teknik Üniversitesi'ni bu anlamda gerçekten çok takdir ediyoruz. İlk yıldan beri, mevcut rektörümüz hem önceki hocalarımız gerçekten bu üniversitenin Teknofest'lerin öncüsü olmasına çok ciddi katkı sundular. İnşallah bir Milli Teknoloji Atölyesini de üniversitemize kazandırıyoruz. Yüzde 90'ın üzerine gelmiş. Nasip olursa bir dahakine orayı da birlikte ziyaret ederiz" dedi. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da konuşmasında üniversitenin bilimsel yayın, patent, yapay zekâ eğitimi ve sanayi iş birliği alanlarındaki çalışmalarını anlattı. Çağlar, üniversitenin yeni teknopark projesiyle teknoloji odaklı girişimcilik kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirterek inşaat çalışmalarına 2027 yılının başında başlanmasının planlandığını ifade etti. Kacır, Türkiye’nin teknoloji alanındaki gelişiminin üniversiteler, araştırmacılar, sanayi kuruluşları ve gençlerin ortak çalışmalarıyla sürdürüleceğini belirterek konuşmasını tamamladı. Bursa Teknik Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Bakan Mehmet Fatih Kacır'ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen fahri doktora takdimiyle devam etti. Tören kapsamında Kacır'a fahri doktora ünvanı verildi. Program, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış! Haber

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış!

TÜİK, 2025 yılına ilişkin Ulusal Eğitim İstatistikleri'ni yayımladı. Veriler, Türkiye'de eğitim seviyesinin son yıllarda önemli ölçüde yükseldiğini, özellikle gençler ve kadınlar arasında yükseköğretime erişimin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Buna göre, 25-34 yaş grubundaki nüfusta yükseköğretim mezunu oranı 2008 yılında yüzde 13,5 seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 45,6'ya çıktı. Aynı dönemde kadınlarda yükseköğretim mezuniyet oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde ise yüzde 14,6'dan yüzde 41'e yükseldi. TÜRKİYE OECD ORTALAMASINA YAKLAŞTI Organisation for Economic Co-operation and Development verilerine göre 2024 yılında 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranı OECD ülkelerinde ortalama yüzde 48,7 olarak gerçekleşirken, Türkiye'de bu oran yüzde 44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında en yüksek oran yüzde 70,6 ile Güney Kore'de, en düşük oran ise yüzde 29,1 ile Meksika'da kaydedildi. 25 yaş ve üzerindeki nüfusta ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2025 yılında yüzde 26,1'e yükseldi. Aynı yaş grubunda ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyesini tamamlayanların oranı ise yüzde 50,5 olarak hesaplandı. Veriler, yükseköğretim mezunlarının özellikle genç yaş gruplarında yoğunlaştığını ve genç kadınların eğitim seviyesinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ortaya koydu. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ 9,6 YILA ÇIKTI Türkiye'de 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl olarak belirlendi. Kadınlarda ortalama eğitim süresi 8,9 yıl, erkeklerde ise 10,3 yıl oldu. İller bazında değerlendirildiğinde ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara oldu. Ankara'yı İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. En düşük ortalama eğitim süresi ise 7,6 yıl ile Ağrı'da kaydedildi. EĞİTİM SÜRESİNDEKİ EN BÜYÜK ARTIŞ ŞIRNAK'TA Son 10 yılda ortalama eğitim süresindeki artışın en yüksek olduğu il yüzde 48,5 ile Şırnak oldu. Şırnak'ı sırasıyla Hakkari, Muş, Şanlıurfa ve Van izledi. 2025 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 97,9 olarak hesaplandı. Bu oran 2008 yılında yüzde 91,8 seviyesindeydi. Kadınlarda okuryazarlık oranı yüzde 96,4'e, erkeklerde ise yüzde 99,3'e yükseldi. İstatistikler, ebeveynlerin eğitim düzeyi ile çocukların eğitim başarısı arasında güçlü bir ilişki olduğunu da ortaya koydu. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,2'sinin, babası yükseköğretim mezunu olanların ise yüzde 80,4'ünün yükseköğretimi tamamladığı belirlendi. Annesi ortaöğretim mezunu olanlarda yükseköğretim tamamlama oranı yüzde 64,3 olurken, annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyine sahip bireylerde bu oran yüzde 29,4'te kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.