Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Numan Kurtulmuş

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Numan Kurtulmuş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Numan Kurtulmuş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bugünler siyonist rejimin iyi günleridir, önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bugünler siyonist rejimin iyi günleridir, önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim"

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Sultanbeyli Belediyesi tarafından gerçekleştirilen "Kültür, Eğitim ve Sosyal Yatırımlar Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni" ne katıldı. "Bugüne kadar Sultanbeyli İstanbul'un en çok hizmet alan ilçelerinden, en çok hizmet üreten ilçelerinden birisi oldu" Törende konuşan Kurtulmuş, "Yıllar yıllar evvel Sultanbeyli'ye ilk geldiğim zamanları hatırlıyorum. Yol yok, iz yok; yağmur yağdığı zaman belli bir yere kadar gidiyorsunuz ve ondan sonra yürüyerek devam etmek zorunda kaldığınız, köyden bozma bir Sultanbeyli vardı. Ne köy olmuş ne belde olmuş, zaten ilçe hiç olmamış bir Sultanbeyli vardı. Allah'a çok şükür, yıllar içerisinde Sultanbeyli'ye çok geldik. Her geldiğimizde çok daha ileriye gittiğini gördük. Bugüne kadar Sultanbeyli İstanbul'un en çok hizmet alan ilçelerinden, en çok hizmet üreten ilçelerinden birisi oldu. Bundan dolayı, burada, bu şehirde, bu ilçede emeği geçen geçmiş bütün belediye başkanlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar, emekleri var olsun" dedi. "Büyük Türkiye'nin en önemli göstergelerinden birisi de hiç şüphesiz şehirlerimizdir" "Biz hep büyük, güçlü Türkiye hedefinden bahsettik. Hep Türkiye'nin güçlenmesinden, daha ileriye gitmesinden bahsettik" diyen Kurtulmuş, "Hiç şüphesiz genel olarak ekonomiden savunma sanayiine, dış politikadan ülkede, içeride hukuk ve demokrasi alanındaki reformlara kadar bir sürü reformu, birçok reformu gerçekleştirirken aynı zamanda güçlü Türkiye'nin, büyük Türkiye'nin en önemli göstergelerinden birisi de hiç şüphesiz şehirlerimizdir. Türkiye güçlenirken şehirlerimizin yerinde sayması asla düşünülemez. Dolayısıyla güçlü bir Sultanbeyli, aynı zamanda güçlü Türkiye'nin bir aynasıdır ve onun yansımasıdır. Her alanda güçlü bir hale getirilmesi için hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimin el ele, omuz omuza, iç içe geçerek çalışması her türlü takdirin üstündedir. Ümit ediyorum ki bu çalışma temposuyla Sultanbeyli önümüzdeki dönemde de fevkalade güçlü şekilde hizmet almaya ve hizmet üretmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı. "Dünya, 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki en zor dönemlerindendir" Her şeyden evvel dünyanın fevkalade zor bir süreçten geçtiğini söyleyen Kurtulmuş, "Akşamları televizyonlarınızı açtığınızda neredeyse dünyanın hemen hemen her yerinde çatışmaları, gerilimleri, alt üst oluşları, mücadeleleri, hatta daha ötesinde küresel savaş, Dünya Savaşı boyutunda sözleri dinliyor, bunlarla ilgili yorumlara şahit oluyorsunuz. Diyebiliriz ki dünya, 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki en zor dönemlerindendir. Yeni bir sistemin kurulamamış olması, dünyadaki bu çatışma ve gerilimleri daha fazla artırıyor, artırmaya da devam edecek gibi görünüyor. Bu gerilimlerden, bu çatışmalardan fazlasıyla nasibini alan bölge ise bizim tam da göbeğinde olduğumuz, tam da merkezinde olduğumuz bu coğrafyadır. Bir tarafında hemen kuzeyimizde Rusya-Ukrayna, doğuda Kafkaslar, hemen batımızda Balkanlar, güneyimizde Akdeniz ve özellikle Orta Doğu bu coğrafyadaki gerilimler ve tartışmaları devam ediyor. Böylesine kritik bir dönemde, böylesine zor bir coğrafyada bu bölgede ayakta, iki ayağımız üstünde güçlü bir şekilde durmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Türkiye bu anlamda birinci önceliğini, bu bölgesel çatışma ve küresel gerilimlere rağmen güvenlik ve istikrarını birinci önceliği olarak seçmiş ve bunu sağlamak için bütün gücüyle mücadele ediyor" şeklinde konuştu. "Bundan sonra önümüzdeki dönem Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşandığı bir dönem olacaktır" Başkan Kurtulmuş, şunları söyledi: "Türkiye böylesine zor bir coğrafyada Allah'ın lütfuyla, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tam manasıyla bir istikrar adası olmaya devam ediyor. Bu istikrar adası olma vasfımızın her türlü kazanımımızdan çok daha değerli olduğunun altını çizmek isterim. Allah bu ülkeye istikrarsızlığı, kargaşayı ve karışıklığı asla göstermesin. Bu istikrarımızın uzun yıllar, kıyamete kadar güçlenerek devam etmesini arzu ederiz. Türkiye hem bölgesinde bir istikrar adası, hem de yeni dünyanın, yeni bundan sonraki gelişmelerde parlayan bir yıldızı olmayı kendi kafasına koymuş, bu hedefle yola devam ediyor. Türkiye Yüzyılı olarak adlandırılan hedef tam da bunun yansımasıdır. Önümüzdeki dönem sizi temin ederek söylüyorum ki bunu sadece bir temenni olarak değil, uluslararası ilişkilerdeki, dünya sistemindeki gelişmeleri okuyabilen birisi olarak söylüyorum: Bundan sonra önümüzdeki dönem Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşandığı bir dönem olacaktır. "Bunun için çevremizdeki bütün çatışmalarda ana tercimiz müzakerenin devam etmesi, masanın açık tutulması, diplomasi yoluyla en zor sorunların bile çözülebilir olduğu gerçeğidir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaştan, Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki gerilime ya da Orta Doğu'daki çatışmalara kadar her alanda Türkiye olarak bütün ilgili taraflara müzakere yolunun tek çıkar yol olduğunu tavsiye ediyor, müzakereyle barış masasında sonuç alınabileceğini her tarafa terk etmeye, tavsiye etmeye devam ediyoruz." "Ne yazık ki bazı ülkeler bu savaşı bitirmek istemediği için 2022'nin mart ayından bu yana savaş devam ediyor" Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa da değinen Kurtulmuş, "Bildiğiniz gibi tam da iki tarafı İstanbul'da bir araya getirmiş ve anlaşma masasına oturtmuşken, ne yazık ki bazı ülkeler bu savaşı bitirmek istemediği için 2022'nin mart ayından bu yana savaş devam ediyor. Artık tamamıyla sonsuz bir yıpratma savaşına dönmüş olan bu savaş, Rusları da, Ukraynalıları da bıktırmıştır. Esasında söyledikleri çok yüksek perdeden sözlere rağmen her iki tarafta çoktan anlaşmaya razıdır. Neredeyse 120 dolar seviyesine yükselen petrol fiyatları sadece İran'ı, Amerika'yı ya da bölge ülkelerini değil, Türkiye dahil bütün dünya ülkelerini yakından etkilemektedir. Yine bu hafta sonu Avrupa'nın hemen hemen her şehrinde, başkentinde görülmesi muhtemel büyük sokak kavgalarının arkasında da devam eden bu bölgesel savaşların etkileri olduğu aşikardır. Fransa'nın, İtalya'nın ya da başka ülkelerin şehirlerinde insanların sokaklara çıkarken yandıkları en önemli şeylerin başında petrol fiyatları olmak üzere insanların geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Bugünler siyonist rejimin iyi günleridir, önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim" Dünyadaki en önemli sorun ise İsrail'in 3 yılı aşkın bir süredir Filistin'de gerçekleştirmiş olduğu soykırım ve insan hakları ihlalleri olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş şunları söyledi: "Bugün geldiğimiz noktada meselenin sadece Gazze olmadığı, meselenin sadece Hamas'ın 7 Ekim olayları olmadığı artık ayan beyan ortadadır. Mesele Gazze'deki bütün insanların da öldürülmesinden ibaret olmadığı İsrail için anlaşılmıştır. İsrail sadece Gazze'de değil, Batı Şeria, Filistin topraklarında da insanlara her türlü zulmü yapmakta, bırakın insanlara zeytin ağaçlarını bile kökünden keserek insanlık suçu işlemektedir. Ayrıca İsrail'in Batı Şeria sınırlarında, Filistin topraklarında İsrail'in işgal ettiği topraklarda işlenecek suçlardaki Arap asıllılara idam cezasını verecek kadar gözünün dönmüş olması da maalesef sadece İsrail yönetimi için değil, bunu önleyemeyen uluslararası sistem ve dünya bakımından bir insanlık dramıdır. Burada bu konuda en önemli etkiyi ortaya koyan, her platformda Filistin meselesine sahip çıkan Türkiye'dir. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, her platformda Türkiye İsrail'in karşısında, Filistin halkının yanında yer almaya devam etmektedir. Şunu da söyleyeyim; Zulüm asla abad olmaz, zalim asla istediği her şeyi gerçekleştiremez. Bendeniz de parlamenter diplomasisi çerçevesinde son 3 yıldır yaptığım bütün temaslarda ve uluslararası temaslarda şunu görüyorum: Bundan 2-3 sene evvel İsrail'e toz kondurmayan ülkeler bile, şimdi İsrail'in Filistin'e karşı işlemiş olduğu suçlar yüzlerine söylendiğinde seslerini dahi çıkaramamakta, gırtlaklarını dahi çıkaramamaktadır. Dünyanın en büyük medya gücüne sahip olabilirsiniz. Dünyanın en büyük finans gücüne sahip olabilirsiniz. Daha açık söyleyeyim; dünyanın neredeyse birçok başkentini de yönetebilirsiniz. Ama zalimseniz, haksızsanız, sözünüzün beş para değeri yoktur ve insanlar gelir bir gün sözünüzün de, sizin de değersiz insanlar olduğunuzu anlar. Bugün İsrail böyle bir noktaya doğru hızla gelmiştir. Şimdi seçimlerine birkaç gün kala her türlü melaneti işlemeleri mümkündür. Her türlü zulmü işlemeleri mümkündür. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bunu size moral vermek için söylemiyorum bugünler siyonist rejimin iyi günleridir. Önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim. Bütün insanlık, insanlığın vicdanı sokaklara çıkarak İsrail'in bu zulmüne, siyonizmin bu çılgınlığına "dur" demektedir ve inşallah bu çılgınlık durdurulacak ve Filistin sonunda özgür olacaktır." "50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu" Cumhuriyetin ilk yüzyılının en önemli sorunu olan terör meselesinin geride bırakılması ise Türkiye'nin iç politika bakımından birinci önceliği olduğunu vurgulayan Kurtulmuş," 2 seneden yürütülmekte olan, geçtiğimiz Ağustos ayında da çıkarılan ve 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen yasayla birlikte "Terörsüz Türkiye" konusunda çok ama çok önemli bir adım atılmıştır. Parlamentodaki çalışmalarda yakinen takip ettiğiniz gibi, bütün siyasi partilerin katılımıyla bir rapor hazırlanmış ve önümüzde bir yol haritası olarak bunu kabul etmiş olduk. Şimdi yasanın gereği olarak da bu konuyla ilgili adımlar atılacak ve artık Türkiye'de terör örgütü bütün silahlarını teslim ederek kendisini feshedecek ve böylece Türkiye esenlik yurdu, barış yurdu olma noktasında bir önemli adımı daha geride bırakacaktır. 50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu. Şimdi barışın, esenliğin, kardeşliğin temin edilmesiyle birlikte kazanan milletimiz olacak, 86 milyon vatandaştır olacak. Kazanan barış ekonomisi olacaktır. Türkiye'nin her yerinde, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere her tarafında halkımız alın teriyle üretecek ve helalinden kazanacaktır" dedi. "Barış ekonomisi tıkır tıkır çalışmaya başlamış, üretmeye başlamıştır. Hayırlı uğurlu olsun, Türkiye için bir zenginlik vesilesi olsun" Kurtulmuş sözlerini şöyle tamamladı: "Geçtiğimiz sene yaklaşık 40'ın üzerinde milletvekili arkadaşımla birlikte meşhur Gabar Dağı'na gittik. Gabar Dağı, daha yakın zamana kadar hiçbir sivilin giremediği, dağlarında bombaların patladığı, çatışmaların yaşandığı bir bölgemizdi. Şimdi Gabar Dağı'nda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kuyuları açtılar ve bizim gittiğimiz törenle birlikte de Gabar'da petrol üretim töreni gerçekleşmiş oldu. Ve burada bu törenden sonra da şu anda günlük 85 bin varil petrol Gabar'dan üretiliyor. Barış ekonomisi tıkır tıkır çalışmaya başlamış, üretmeye başlamıştır. Hayırlı uğurlu olsun, Türkiye için bir zenginlik vesilesi olsun. İnşallah Suriye'de PYD'nin hızlı bir şekilde yeni Suriye yönetimiyle entegre olması çalışması başarıyla devam ediyor. Ardından Irak'ta da eş zamanlı olarak bu ay içinde başlatılan silahlı milis grupların silahlarını terk ederek merkezi devlet otoritesinden başka hiçbir silahlı gücün kalmaması süreci de başarılı bir şekilde yürüyor. Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte hem terörsüz bölge inşa edilecek hem de artık bu bölgenin halkları daha yakın işbirliği içerisinde hareket edecek." Program, dualar eşliğinde canlı bağlantılarla gerçekleştirilen temel atma törenlerinin ardından sona erdi. Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ve çok sayıda davetli katıldı.

Sultanbeyli Belediye Başkanı Tombaş: "Sultanbeyli'mizi her alanda daha ileri taşımaya kararlıyız" Haber

Sultanbeyli Belediye Başkanı Tombaş: "Sultanbeyli'mizi her alanda daha ileri taşımaya kararlıyız"

Sultanbeyli Belediyesi tarafından, "Kültür, Eğitim ve Sosyal Yatırımlar Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Şehir Kütüphanesi, Hamidiye Gençlik Merkezi, Fetih Korusu Sosyal Tesisleri, Sultanbeyli Düşünce Merkezi ve Aydos Kalesi Tanıtım Sergi Salonu’nun açılışı yapılırken, Akşemsettin Gençlik Merkezi, Battalgazi ve Mimar Sinan 4-6 Yaş Kur’an Kursları, Ahmet Yesevi Anaokulu, Aydos Sosyal Tesisi Projesi ve Sultanbeyli Terminali’nin temelleri atıldı. "Bugün 5 temel atma, 5 açılış programımızı burada sizlerle birlikte gerçekleştirmiş olacağız" Törende açılış konuşmalarını gerçekleştiren Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde eser ve hizmet belediyeciliği anlayışıyla Sultanbeyli'mize her alanda yeni yatırımlar kazandırmaya devam ediyoruz. Yeni Sultanbeyli vizyonumuz doğrultusunda eğitimden kültüre, spordan sosyal yaşama kadar şehrimizin çehresini değiştirecek projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Bugün 5 temel atma, 5 açılış programımızı burada sizlerle birlikte gerçekleştirmiş olacağız. Ömrünü ilme, gençlerin eğitimine ve milletin hizmetine adayan Merhum Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş'a ithaf ettiğimiz düşünce merkezimizi, gençlerimizin eğitimine önem verdiğimiz projelerimiz olan Sultanbeyli Şehir Kütüphanemizi ve Hamidiye Gençlik Merkezimizi, İstanbul'un fethine açılan kapı Aydos Kalemizin kazılarından çıkarılan tarihi eserlerin sergilendiği Aydos Kalesi Tanıtım ve Sergi Salonumuzu, ailelerimizin keyif vakit geçirecekleri Fetih Korusu Sosyal Tesisimizi hizmete açıyoruz" dedi. "Sultanbeyli'mizi her alanda daha ileri taşımaya kararlıyız" Bir eserin hizmete açılması, yeni hedeflerin de başlangıcı olduğunu söyleyen Tombaş, "Bir yandan tamamladığımız yatırımları hemşerilerimizin hizmetine sunarken, diğer yandan da projelerimizin de temellerini atıyoruz. Bugün Akşemsettin Gençlik Merkezimizi, Aydos Sosyal Tesisimizi, Sultanbeyli Ternerlerimizi, Ahmet Yesevi Anaokulumuzun ve Battalgazi Mimarsinan Mahallelerimizin 4-6 yaş Kur’an Kurslarının temellerini atıyoruz. Bugün burada sözünü ettiğimiz her projenin ardında emek, heyecan ve Sultanbeyli'ne duyduğumuz hizmet aşkı var. Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da verdiğimiz sözleri yerine getirmeye, Sultanbeyli'mizi her alanda daha ileri taşımaya kararlıyız. Sultanbeyli'nin en büyük problemlerinden biri olan eğitimle ilgili sorunu Allah'a hamdolsun ortadan kaldırdık. Şu anda 4 okulumuz tamamlanmak üzere, 3 tane okulumuz şu anda proje aşamasında, 3 tane okulumuz da ihale aşamasında. Toplam 10 tane okulu Sultanbeyli'ye kazandırarak artık Sultanbeyli'ni tekli eğitime Allah'ın izniyle geçirmiş olacağız" ifadelerini kullandı. "Sultanbeyli'ni artık 2050'ye hazırlıyoruz" Sultanbeyli'nin genç bir nüfusa sahip olduğunu aktaran Tombaş, şunları söyledi: "İstanbul'un en genç nüfusuna sahip olan ilçesi Sultanbeyli. Gençlerimizin daha konforlu bir alanda spor yapmaları için, geleceğe daha iyi bir şekilde hazırlanabilmeleri için gençlikle ilgili birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Recep Tayyip Erdoğan Spor Kompleksi, Necidiye Spor Kompleksi, Turgut Reis Gençlik Kampı gibi devasa projelerin yanında mahallelerimize küçük çok amaçlı spor sahaları ve aynı zamanda alt takımlarımızın daha iyi bir şekilde hazırlanacağı altyapının ihtiyacı olan açık sahaları hizmete sunduk ve devam ediyoruz. Bir diğer önemli konu; uzun yıllar mülkiyetle ilgili sorunla uğraşan Sultanbeyli, Allah'a hamdolsun geçtiğimiz dönemde belediye başkanlarımızın katkıları ve çalışmalarının neticesinde mülkiyet sorunu tamamlamıştır. Şimdi biz kentsel dönüşümde Sultanbeyli'de yeni bir sayfa açtık. Ve önce kendimiz Sulkent projesiyle 458 bağımsız bölümden oluşan bir nitelikli, prestijli bir projeyi Sultanbeyli'ne kazandırmış olduk. Ve böylelikle tüm Türkiye'de ve İstanbul'da Sultanbeyli ilgi ve dikkat çekmeye devam etti. Yeni planlarımızla, yeni yaptığımız imar planımızla, ulaşım planlarımızla birlikte Sultanbeyli'ni artık biz 2050'ye hazırlıyoruz. Altyapısı, eğitim, sosyal kültür alanları ile birlikte artık Sultanbeyli'nin yeni bir anayasası, yeni bir planı, yeni bir hedefi oluşturmuş oldu. Bu da Sultanbeyli için hayırlı uğurlu olsun." "Sultanbeyli'nde 2,5 yıl içinde Allah'a hamdolsun 90'a yakın projeyi hayata geçirmenin onurunu, gururunu yaşıyoruz" Başkan Tombaş konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Tabii ki bunları yaparken çok değerli kıymetli Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, onun önderliğinde, onun desteğiyle, Sultanbeyli'ne katkılarıyla her alanda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl ekim ayında Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla 50 projemizin 40 birinin açılışını 9'unun da temel atmalarını yaptık. Allah'a hamdolsun. Geçtiğimiz günlerde Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak ile birlikte hem açık saha hem çok amaçlı sahaların temellerini ve açılışlarını yaptık. Şimdi bugün değerli büyüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Profesör Doktor Sayın Numan Kurtulmuş beyefendi ile birlikte 5 temel atma 5 de açılış yapacağız. Haliyle Sultanbeyli'nde 2,5 yıl içinde Allah'a hamdolsun 90'a yakın projeyi hayata geçirmenin onurunu, gururunu yaşıyoruz. Bu da Sultanbeyli'mize hayırlı uğurlu olsun. Sözlerimi tamamlarken bugün bizleri yalnız bırakmayan çok kıymetli büyüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Profesör Doktor Numan Kurtulmuş'a tekrar teşekkür ediyorum bizlerle birlikte olduğu için. Yine her zaman Ankara'da evimize ayağımız olan çok değerli milletvekilimiz Yahya Çelik'e teşekkür ediyorum. Yine bizlerle her zaman birlikte çalışma heyecanını kattığı için kıymetli kaymakamımıza teşekkür ediyorum. Özellikle İstanbul Valimize teşekkürü bir borç biliyorum. Yine bizi bugün yalnız bırakmayan Pendik Belediyemizin çok kıymetli başkanı Ahmet Cin beyefendiye, Ordu'dan gelen Fatsa Belediye Başkanımız Etem Kibar beyefendiye ve Çaybaşı Belediye Başkanımız Mesut Karayiğit beyefendiye ve aynı zamanda da salonda bulunan çok kıymetli muhtarlarımıza, meclis üyelerimize, dernek başkanlarımıza, oda başkanlarımıza, STK başkanlarımıza, kanaat önderlerimize çok teşekkür ediyorum" Program, dualar eşliğinde canlı bağlantılarla gerçekleştirilen temel atma törenlerinin ardından sona erdi. Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ve çok sayıda davetli katıldı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir’’ Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir’’

İlim Yayma Cemiyeti’nin ‘75. Yıl Buluşması’ İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen programla gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakanlar, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, kamu kuruluşlarından temsilciler, sivil toplum kuruşlarının temsilcileri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Mehteran gösterisiyle başlayan program, kuran tilaveti, cemiyetin kurucu genel başkanlarının da yer aldığı kısa tanıtım filmiyle devam etti. Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş konuşma gerçekleştirdi. Ülke tarihinde, sivil toplum bakımından İlim Yayma Cemiyeti’inin bir büyük başarı öyküsü olduğunu aktaran TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İlim yayma cemiyetinin bugüne kadar gelmesindeki en önemli özelliklerinden birisi kelimenin tam anlamıyla sivil olmasıdır. En zor şartlarda, en zor dönemlerde güçlü bir şekilde bu sivil özelliğini korumuştur. Şunu söyleyebiliriz ki; İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye'nin ana omurgasını oluşturan Cuma cemaatinin temsil edilmiş olduğu, geniş kitlelerin, muhafazakar kitlelerin temsil edilmiş olduğu bir sivil toplum kuruluşudur. Onun için de fevkalade başarılı olmuş, fevkalade güçlü bir şekilde bugüne kadar gelmiştir. İlim Yayma Cemiyeti bu özelliği dolayısıyla büyük bir güven halkasını da etrafında oluşturmuş, kendisine hayır gözle bakan ve kendisini tanıyan hemen herkesin güvenini kazanmış olan bir kuruluştur" diye konuştu. "İlim Yayma Cemiyeti’ni kuranlar, fetih rüyalarını görebilenlerdir" İlim Yayma Cemiyeti'nin bir iki temel özelliğinden bahseden ve bu cemiyetin zor zamanlarda, kıt imkanlarla ama samimi insanların gayretleriyle bugüne kadar geldiğini aktaran Meclis Başkanı Kurtulmuş, "İsm-i şerifi, zikredilen büyüklerimizin neredeyse tamamını rahmetli babam dolayısıyla tanıdığım için, o insanların ne kadar mübarek insanlar olduğuna çocuk yaşlarından itibaren şahit olmuş birisiyim. Sağdan sayın, bir elin parmaklarını geçmeyen okumuş insan, soldan sayın bir elin parmaklarını geçmeyen varlığa sahip olan zenginin bir araya gelerek kurmuş olduğu bu cemiyetin en temel özelliklerinden birisi, zor zamanlarda, en güç ortamlarda tabiri caizse fetih rüyalarını görebilmiş bir kitle olmasıydı. Birbirine kitlenmiş, birbirine kenetlenmiş ve gerçekten bu zor zamanlarda büyük işler başarmış bir topluluktu. Eğer onların ihlası, onların dayanışması olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti bugün sahip olduğu bu zenginliğe, bu toplumsal güce ve başarmış olduğu bu kadar büyük projelerin büyük bir kısmını belki gerçekleştiremezdi. Ayrıca bu kitlenin en önemli özelliklerinden birisi cesaretleridir" dedi. "İsmini bildiğimiz ve bilmediğimiz adanmış insanlar sayesinde buraya kadar geldik" Cemiyetin kurucularının tamamının gerçekten adanmış insanlar olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, "Ya vakitlerini verdiler, ya fikirlerini verdiler, ya paralarını verdiler ya da dünyaya ait neye sahiplerse onların hepsini bu davanın uğruna vakfettiler. Her birisi vakıf isimlerdi. Bunlardan çoğunu ismen önde olanları tanıyoruz ama bir tanesini de salonda bulunanların önemli bir kısmının tanıdığını da biliyorum. Fatih'in meşhur meslek adaletiyle adını herhalde zikretmeden geçmek olmaz. O dönemin kendi dar şartları içerisinde İlim Yayma davasını en iyi savunanlardan birisi olmuş ve gerçekten bunu hayatının merkezine koymuştu. Rahmetli babamdan hatırlıyorum her sabah çıkarken not defterleri, not kağıtlarını hazırlar, akşama kadar da o not kağıdında yazdıklarının tamamını tamamlamayı kendisi için bir vazife telakki ederdi. Ve bu işlerin çoğu da ya imam hatip okullarıyla ilgili ya da İlim Yayma Cemiyeti'nin diğer işleriyle ilgiliydi. Allah hepsinden razı olsun. Hatta bir keresinde kendisine de takılarak söyledik: O kadar çok İlim Yayma Cemiyeti'ni öne koyardı ki, biz beşkardeşiz, altıncı kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti ama herhalde babamızın en çok sevdiği kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti'dir diyerek de söylerdi. Allah her birisinden razı olsun. Bu zor zamanda bu adanmış insanlar ismini bildiğimiz ve bilmediğimiz adanmış insanlar sayesinde buraya kadar geldik. İlk başlangıçta hiç şüphesiz temel hedef Anadolu'nun yoksul, fakir insanlarının okumasını temin etmek, Türkiye'de dini ve hayri faaliyetlerin önünü açmaktı. O zaman şundan eminim ki neyi hedefledilerse Allah'ın izniyle hepsi tamamı gerçekleşti. Allah'a binler şükür. İnancı olan nesiller yetişsin. Bunların içinden avukatlar, doktorlar, bunların içinden milletvekilleri, bunların içinden bakanlar, bunların içinden başbakanlar, cumhurbaşkanları olsun istediler. Allah onların duasını kabul etti" diye konuştu. "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir" İlim Yayma camiasının şerleri defeden, hayırları fetheden bir cami olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, ‘’Hayırlı, mübarek olsun. Cenab-ı Allah nice yetmiş beş yıllara ulaşmayı nasip eylesin. Ancak son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Başta kendim olmak üzere her birinize önemli bir ikaz olarak da bunu söylemek istiyorum. Onların işi çok zordu. Yokluk ve kıtlık zamanlarında, zorluk ortamlarında nice mücadelelerle bu işi buraya getirdiler. Şimdi bizim önümüzde yepyeni bir yol, daha zor bir yol var. Varlık içindeyiz ama sınavlarımızın daha büyük olduğunu, sorumluluklarımızın daha büyük olduğunu görüyoruz. Allah bu sorumlulukları yerine getirmeyi nasip etsin. Yine az evvel de burada gösterildiği gibi, İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir ve insanlığın hayrına olacak faaliyetleri inşallah hep beraber önümüzdeki nesillerde gerçekleştirecektir" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Adidas reklamına tepki: "Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeter de artar" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Adidas reklamına tepki: "Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeter de artar"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini hem de reklamlar üzerinden, bir İsrail askerinin reklamı üzerinden onu gündeme getirenler; Filistin’de ayakları ve kolları kesilen binlerce, 10 binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeterde artar" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 23. Dünya Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi’nde (IFOS 2026) yaptığı konuşmada, "Bir tarafta dünyanın en büyük tıp merkezlerinde fevkalade büyük teknoloji ürünü olan alet ve edevatın kullanıldığı, imkanların ortada olduğu bir dünya; diğer tarafta da hemen hemen temel tıp hizmetlerinden istifade edemeyen, tam bir yoksunluk içerisinde olan, milyonlarla ifade edebileceğimiz, 10 milyonlarla hatta 100 milyonlarca ifade edeceğimiz insanlık alemi. Bir taraf varlık içerisinde her türlü tıbbi müdahaleyi henüz belki hastalık ortaya çıkmadan önleyebilme imkanına sahipken, bir diğer taraf en ağır hastalıkların dahi tedavi edilemediği bir yoksunluk içerisinde yaşamaktadır. Dünyada insanlık tarihi boyunca yaşadığımız bu adaletsizliklerin en çarpıcı alanlarından birisinin de tıp alanı olduğunu üzülerek ifade ediyoruz. Bir başka önemli mesele de, sadece yoksulluk, insanların fakirliği, kıtaların ve ülkelerin fakirliği değil, aynı zamanda çatışma, iç çatışma ve dış müdahalelerle karşılaştığımız gayriinsani sorundur. Şu anda dünyanın onlarca ülkesinde ya iç çatışmalar ya da dışarıdan müdahalelerle birlikte maalesef temel sağlık hizmetlerinin verilemediği çok sayıda insan mevcuttur" diye konuştu. "Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeter de artar" Gazze’deki sağlık alanındaki yetersizliğe dikkat çeken Kurtulmuş, "Ne yazık ki, 3 yıldır insanlığın dibe vurulduğu bir soykırımın yaşandığı Gazze, tıp alanında insanlığın yaşadığı bu çifte standardın en hazin senaryosunun uygulandığı yerdir. İnsanlar, bırakın çok lüks tıp imkanlarından istifade etmeyi, en temel sağlık imkanlarından dahi yararlanamamaktadır. Dünyanın en iyi doktoru olsanız neye yarar? Dünyanın en iyi tıbbi imkanlarına sahip olsanız neye yarar? Bombalanan bir ameliyathanede hiçbir tıbbi araç olmadan bir çocuğa müdahale edememenin vermiş olduğu ıstırap, herhalde bir tıp insanı için en büyük ıstıraptır. Bugün Gazze’de maalesef ameliyathanelerin, temel tıbbi bakım yerlerinin çalışamaz halde olduğu ve Gazze’nin de dünya üzerindeki onlarca böylesine büyük yıkım alanlarından sadece birisi olduğunun altını çizmek istiyorum. Gazze’de tıp alanında yaşamış olduğumuz ve hepimizin içini burkan bu mesele, maalesef yayılmacı, işgalci, soykırımcı İsrail devleti tarafından, İsrail hükümeti tarafından da tam bir insanlık dramına dönüştürülmüştür. Görüyoruz ama elimizi uzatamıyoruz. Duyuyoruz ama yetişemiyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini hem de reklamlar üzerinden, bir İsrail askerinin reklamı üzerinden onu gündeme getirenler; Filistin’de ayakları ve kolları kesilen binlerce, 10 binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için uluslararası alanda hepimiz için yeterde artar. Bunu gündeminize getirmek istiyorum. Tıbbi etik, sadece bildiğimiz o geleneksel tıbbi etik olmanın çok ötesine geçmiştir. Artık tıbbi etik, yoksulluk, fakirlik dolayısıyla tıbbi hizmetlere ulaşamayanlara nasıl el uzatabileceğimiz üzerinde fikir yormak ve baskı ve bu tür zulümler vasıtasıyla ulaşamadığımız dünyanın mahrum ve mazlum insanlarına nasıl el uzatacağımız üzerinde de düşünmemizi gerektiriyor" dedi. "Türkiye’nin sağlık sistemi örnek gösterilen bir başarı hikayesi" Törende konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Yasin Erkoç ise, "Türkiye’nin sağlık sistemi küresel ölçekte örnek gösterilen bir başarı hikayesi. Başta asrın felaketi olmak üzere son dönemlerde yaşadığımız tüm afetlerde ve onun öncesinde kovid-19 krizinde dünyaya örnek olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonu sadece siyasi ve ekonomik geleceğimizi değil sağlık sistemimizi de yeniden tanımladı" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de, Kürtler de, diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir" dedi. 10 Ağustos Pazartesi günü başlayan Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun kapanış programı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşti. Program, genç hafız Muhammed Esed Can'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. "Genç Diplomasi Forumu'nun bundan sonra geleneksel bir hale geleceğini görüyoruz" Programda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğinin başkan yöneticilerini ve tüm katılımcıları selamladı. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda etkinliği gerçekleştirenlere teşekkür eden Kurtulmuş, "Ümit ediyoruz ki bu adada bundan sonra da yapılacak olan çalışmalarla Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulması ve dünyanın gerçekten güçlü, aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesi mümkün olsun. Özellikle bugün burada icra ettiğimiz 6 günlük bu programın son toplantısıyla birlikte aslında Genç Diplomasi Forumunun artık bundan sonra geleneksel bir hale geleceğini görüyoruz. İnşallah bundan sonra devam edecektir ve çok başarılı çalışmaları ileriye doğru taşıyacaksınız" dedi. "Amerika'nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı" Dünya siyaseti ve dünyayı anlamak bakımından zor bir dönem olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda kurulmuş olan dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları, bütün kuralları ve hatta kavramları hak ile yeksan olmuş, geçerliliğini yitirmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın o yıkıntılarının ardından kurulan sistemle birlikte 45 yıl devam eden Soğuk Savaş dönemi dünyayı ikiye ayırmış, bir tarafta Sovyetler Birliği ekseninde bir dünya, onun karşısında da Amerika Birleşik Devletleri ekseninde iki kutuplu bir dünya hükümran olmuştu. O dönemin içerisinde adı üstünde Soğuk Savaş'ın gereği olarak birçok ülkede çatışmaların, gerilimlerin ve iki tarafın büyük mücadelelerinin sürdüğünü hatırlıyoruz. O ülkelerden birisi de Türkiye'ydi. Özellikle o dönemde Türkiye, Soğuk Savaş'ın maalesef o soğuk yüzüne şahit olmuş en talihsiz ülkelerden birisiydi. Bunu ne için söylüyorum? Soğuk Savaş'ın ideolojik kamplaşmalarının bir sonucu olarak Türkiye'de 1980 öncesi özellikle sağ ve sol ayrımı ortaya konulmuş, binlerce gencecik evladımız bu çatışmalarda yitirilmişti. Şimdi 90'dan sonra yeni bir dünya ortaya çıktı. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin sembolü Berlin Duvarı'nın yıkılmasıydı. 1990'dan sonra 2021 yılının yazına kadar, yani Amerika Birleşik Devletleri Afganistan'dan apar topar çekildiği, o uçaklardan insanların yere düşer gibi uçaklara sarıldığı o görüntülerle birlikte tek kutuplu dünya sistemi de çöktü. Amerika'nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı" ifadelerini kullandı. "Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir" Yeni bir dönemin açıldığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu dönemin bundan sonra nasıl tecelli edeceğini, nasıl şekilleneceğini bugünden tahmin etmek tamamıyla mümkün olmayabilir. Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki, nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin en önemli birincil özelliği çok kutuplu, daha doğrusu çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak; bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır. Sizi temin ederek söylüyorum; Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir ve Türkiye yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Şimdi bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil; akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri yani hazırlık yapan ülkeler bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allaha çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır" şeklinde konuştu "Türkiye sorun çözücü, müzakereci diplomasi anlayışıyla masada her zaman olumlu katkı sunan ülkelerden birisi olmuştur" Türkiye'nin müzakereci bir dış politika anlayışına sahip olduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları söyledi: "Önümüzdeki mesele ne kadar zor olursa olsun hiçbir meselenin diplomasi masasında konuşulmaması mümkün değildir. En zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye'nin lehine sonuçlar devşirebilecek bir dış politika algısına ve gücüne sahibiz. Bu sadece Türkiye'nin meseleleri değil, Türkiye'nin etrafındaki ülkeleri ilgilendiren meselelerde de böyledir. Örneğin Rusya ile Ukrayna arasındaki meselede bütün Batı ülkeleri sorunu çözmek konusunda aciz kalırken burada, İstanbul'da 2022 yılının Mart ayında Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde iki taraf aynı masa etrafında toparlandı ve müzakere etmeye başladılar. İnşallah birçok bölgede devam eden çatışmalar da Türkiye'nin bu anlayışı sayesinde çok ciddi şekilde çözüm istikametinde ilerleyecektir." "Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye'nin eksenidir" Türkiye'nin dış politikasının bir diğer özelliğinin aktif bir dış politika olduğunu belirten Kurtulmuş, "Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın bölge ülkesi, belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafya açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada Türkiye aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir. Türkiye birkaç hafta evvel NATO zirvelerine parlamenter başkanı hem liderler zirvelerine ev sahipliği yaptı. Türkiye NATO üyesi, Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi, Türkiye Avrupa Birliği'nin aday ülkelerinden birisi, Türkiye Balkanlar'ın bir parçası, Türkiye Kafkaslar'ın parçası, Türkiye geniş coğrafyamızda Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirmekte olan bir ülke. Yani bir seferde saydığınızda onun üzerinde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Grubu'ndan tutun birçok Körfez İşbirliği'ne kadar birçok çevreyle ilişkisi olan bir ülke. Yani Türkiye'nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklı aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta biliyorsunuz Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur, Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye'nin eksenidir" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz" Türkiye'nin dış politikasının önemli özelliğinin ilkeli olması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Biz bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapı arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemiyoruz. Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz, ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde onlara da hizalanma mecburiyetine getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır. Bir başka önemli özelliğimiz ise dış politikada çok katmanlı bir dış politika izliyoruz. Başta Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da iş birliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri Komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, NATO gibi, AKPM gibi, Avrupa Parlamentosu gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz" şeklinde konuştu

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Açıklamalar Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Açıklamalar

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı attı. Bahçeli, "Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır" dedi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı atan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin iki yıl önce TBMM’de yaptığı konuşmayla başladığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) ve Sayın Meclis Başkanımıza (Numan Kurtulmuş) teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu proje bir devlet projesidir" Bahçeli, "Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz" diye konuştu. Son dönemde MHP grup toplantılarında sürece neden değinmediği sorusu üzerine Bahçeli, şunları söyledi: "Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye. Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir." "Demirtaş’ın halini hatırını sorarım" Bahçeli, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki soruya, "Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalıştık" cevabını verdi. Bahçeli, daha önce yaptığı "Selahattin Demirtaş evine dönsün" açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, "Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır" dedi.

Bahçeli "Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır." Haber

Bahçeli "Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır."

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı attı. Bahçeli, "Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır" dedi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı atan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin iki yıl önce TBMM’de yaptığı konuşmayla başladığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) ve Sayın Meclis Başkanımıza (Numan Kurtulmuş) teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu proje bir devlet projesidir" Bahçeli, "Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz" diye konuştu. Son dönemde MHP grup toplantılarında sürece neden değinmediği sorusu üzerine Bahçeli, şunları söyledi: "Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye. Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir." "Demirtaş’ın halini hatırını sorarım" Bahçeli, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki soruya, "Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalıştık" cevabını verdi. Bahçeli, daha önce yaptığı "Selahattin Demirtaş evine dönsün" açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, "Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.