Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Nato Zirvesi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Nato Zirvesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato Zirvesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Esenboğa Havalimanı’nda güvenlik önlemleri en üst seviye çıkarıldı Haber

Esenboğa Havalimanı’nda güvenlik önlemleri en üst seviye çıkarıldı

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 36. NATO Zirvesine sayılı saatler kala kentte güvenlik tedbirleri en üst seviyeye çıkarıldı. Bu kapsamsa yarın Ankara’ya gelmesi planlanan ABD Başkanı Donald Trump’ın inceği Esenboğa Havalimanı ile çevresinde polis ve jandarma ekiplerince tedbirlerin uygulanmasına devam edildi. Devlet başkanları ve diğer konukların geçeceği güzergahlarda şüpheli görülen araçlarda aramalar yapıldı. Durdurulan araçlardaki kişilere üst aramaları gerçekleştirilirken, belgeleri eksik olan ve trafik kurallarına uymayan sürücülere de idari para cezası uygulandı. Konukların geçeceği güzergahlardaki çevre düzenlemelerinde sona gelindi Öte yandan, zirve için Ankara’ya gelen konukların kullanacağı yol ve çevrelerindeki düzenlemelerde de sona gelindi. Ziyaretçilerin gelmeye başlamasıyla hareketliliğin arttığı Esenboğa Havalimanı ve bağlantılı olduğu yol boyunca zirveye katılan 32 ülkenin bayrakları direklere çekildi. Başkenti tanıtan çeşitli yazılı ve görsel afişlerde yol kenarlarına yerleştirildi. Zirvenin sloganı olan "Barışta Ortak Gelecek", "Güvenliğin Anahtarı" ve "Barışın Anahtarı" yazılı pankartlar havalimanına giden yol olan Turgut Özal Bulvarı’nın her iki tarafında yerini aldı. 56 bin güvenlik personeli görev alıyor Başkentte NATO Zirvesi tedbirleri kapsamında 49 bin polis ile 7 bin jandarma ekibi görev yapıyor. Zirve boyunca askeri ve diplomatik uçuşların ağırlıklı olarak Esenboğa Havalimanı’nda yapılacağı öngörülürken, tedbirler zirve sonrası da bir süre devam edecek.

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır" Haber

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında Orta Doğu'dan NATO Zirvesi'ne kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi. Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini belirterek bunun "milli beka meselesi" olduğunu söyledi. Bahçeli'nin açıklamalarından satır başlıkları: "Askeri hastanelerin tekrardan açılması hayati değerdedir" "Askeri hastaneler yeniden açılmalıdır. Vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması milli beka meselesidir." Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" dedi. Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. ABD ile İran arasındaki müzakere görüşmeleri hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Hürmüz’de güvenli geçiş ve sahada ateşin susturulması arayışları daha önce de belirttiğimiz üzere dikkatle takip ettiğimiz gelişmelerdir. Ancak Siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka, eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır? Gözü dönmüş bu ihtiras ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Ateşkes kelamı daha havada asılıyken, bu korsan yapı, arkadan hançer saplama maharetini göstererek yeni saldırıların hain planlarını kurgulamaktadır. Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir" diye konuştu. "Kara Kuvvetlerimiz milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır" Konuşmasının devamında Türk Kara Kuvvetleri’nin 2235’inci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, "Türk Kara Kuvvetlerimiz, Türkistan bozkırlarında doğan cihan hakimiyeti ülkümüzü, Anadolu’da vatanlaştığı ve üç kıtada şanla, şerefle ve zaferle nam saldığı milli hafızamızdır. Türk Kara Kuvvetlerimiz; medeniyet iddiasının nice coğrafyada henüz bir iz, bir işaret, bir esame olarak dahi belirmediği devirlerde, düzenli ordunun tesisini, emir-komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletleriyle tanıştıran kutlu ve köklü bir mirastır. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türk milletine mahşere dek açan iradenin, Sakarya’da milletin kötü kaderini yenen dirayetin, bugün ise terörle mücadelede sınırlarımızın ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş halidir. Kara Kuvvetlerimiz, toprağı yalnızca bir coğrafya parçası değil; şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır. Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır" dedi. "Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür" Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi’ne ilişkin Bahçeli, "Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır. Kore’den Afganistan’a, Kosova’dan Libya’ya, Bosna-Hersek’ten Irak’a kadar Türk askeri, müttefiklik hukukunun gereğini yıllardır sahada göstermiştir. Kore dağlarında destan yazan Mehmetçik, NATO üyeliğimiz henüz resmiyet kazanmadan çok önce, Türk’ün dostluğunu, sadakatini ve sarsılmaz, bükülmez bileğini kanıyla, canıyla tüm dünyaya ilan etmiştir. Dondurucu soğuğun, amansız yokluğun ve cehennemî ateş çemberlerinin içinde tek bir adım bile geri atmayan o çelikten irade, müttefikliğin lafla değil, ancak kahramanlıkla mühürleneceğini tarihin hafızasına kazımıştır. Soğuk Savaş’ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür. Kuzeyden esen Sovyet yayılmacılığına karşı, Boğazlarımıza hâkim olan milli egemenliğimiz, ittifakın başlıca can simidi olmuştur. Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır. Bu sebeple Ankara’da yapılacak ve ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesi bakımından Türkiye; ittifakın geçmişini, bugününü ve muhtemel yarınını muazzam bir senteze ulaştıracak, ittifakın yarınlarının yeniden biçimlendirilmesinde başat rol üstlenecektir" ifadelerini kullandı. "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, "Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir. Bu sebeple, askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarını, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır. Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması millî beka meselesidir. Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış, bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının ta kendisidir. Sivil sağlık sistemlerinin ve hastanelerin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum: milli beka meselesidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen AK Parti Ankara Teşkilat Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, bu sene AK Parti’nin 25’inci yılını idrak ettiklerini ve ağustos ayında 25’inci yılı büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını belirterek, "Ankara; bu partinin milletin gönlüne düşmesinden iktidara gelişine kadar her aşamasına bizzat şahitlik etmiştir. AK Parti’yi biz Ankara’da kurduk, Ankaralı kardeşlerimizin hayır dualarıyla büyüttük. Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu. Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu. Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayiinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu. İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine, turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine, savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine, milli gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik. ‘Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağız’ söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık" dedi. "Cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı tarihe şanla, şerefle nakşettirdik" Başkan Erdoğan, 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attıklarını dile getirerek, hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştüklerinin altını çizdi. Bir yandan Türkiye’deki hizmet standartlarını yükseltirken diğer yandan vatandaşların beklentilerini de çok daha ileri seviyelere taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, "Böylece 103 yıllık cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı hem milletimizin kalbine hem de tarihe şanla, şerefle nakşettirdik" dedi. "Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık" "Ankara, bizim bu kutlu mücadelemize her zaman güçlü şekilde omuz veren şehirlerimizden biri olmuştur" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Ankara’nın yoldaşlığını çok ama çok önemsiyoruz. Ankara’nın muhabbetine, vefasına, bize mücadele arkadaşlığı yapmasına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü Ankara sıradan bir başkent değildir; şahsiyet sahibi bir şehirdir. Ankara, İstiklal Harbi’ni yürüten, milli direnişi zafere erdiren bir şehirdir. Ankara; sınırları Türkistan’dan Avrupa’nın içlerine uzanan muazzam bir coğrafyanın manevi başkentlerinden biridir. Ankara, bu topraklar üzerinde hesabı olanların planlarını, tuzaklarını, oyunlarını boşa çıkaran büyük bir milletin gözbebeğidir. Dedeleri Feth-i Mübin’e koşan, İstiklal Harbi’nde vatanını savunan Ankaralılar, 15 Temmuz gecesi de milletimizin istikbaline sahip çıkmıştır. Kızılay’da, Külliye’de, Meclis’te, İl Emniyet Müdürlüğü’nde, Gölbaşı’nda, Kahramankazan’da ve daha nice yerde o gece yaşananları unutmadık. Göğsünü kurşunlara siper eden Ankaralı yiğitlerin direnişini unutmadık. Bir yıllık hasadını ülkesi için bir gecede ateşe veren Ankaralı çiftçilerimizin fedakârlığını unutmadık. Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık. Ankara’nın bu yönü değişmez; Ankaralıların bu cesareti, bu dirayeti, bu kahramanlığı milletimizin hafızasından asla silinmez ve silinmeyecektir." "Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgası verirken biz Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz" Ankara’ya hizmet etmeyi, bu şehri eser ve hizmet siyasetiyle nakış nakış dokumayı şeref saydıklarını bildiren Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken, biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz. Biliyorsunuz Ankara’mız bu sene önemli zirvelere ev sahipliği yapacak. 7-8 Temmuz’da NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı’nı Ankara’da düzenleyeceğiz. Aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın da olduğu çok sayıda lideri başkentimizde zirve vesilesiyle misafir edeceğiz. Sonbaharda aile meclisimiz olan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi yine Ankara’da gerçekleşecek. Türk dünyasının kalbi inşallah Ankara’da atacak. İnşallah bu sene Ankara’nın uluslararası görünürlüğü hiç olmadığı kadar artacak, başkentimiz küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu. "Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya devam edeceğiz" Ankara Havalimanı’nın açılmasıyla Ankara’ya bir eser daha kazandırmanın gururunu yaşadıklarını hatırlatan Erdoğan, "1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın üssü olan Ankara Havalimanı’nı tekrar ihya ettik. İlk etapta NATO zirvesi için kullanacağımız, ardından tüm resmi heyet ziyaretlerinde devletimize hizmet edecek havalimanımız; Esenboğa’nın hem hava yolu hem de kara yolu trafiğini rahatlatacak. Ankara Havalimanı; genişletilmiş pisti, yeni apronları ve modernize edilmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara resmi uçuşlarda kolaylık sağlayacak. Bir kez daha şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "Siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler" AK Parti olarak siyaset anlayışlarının eser ve hizmet üzerine bina edildiğini söyleyen Erdoğan, "Bu anlayışla Ankara’ya toplam 4 trilyon 280 milyar liralık yatırım yaptık. Detaylandırırsak; adalette 14 milyar lira, inşası devam edenlerle birlikte 36 milyar lira, eğitimde 236 milyar lira, gençlik ve sporda 51 milyar lira, sosyal yardımlarda 245 milyar lira, sağlıkta; yapılan, ihale ve proje aşamasında olanlar dahil 228 milyar lira, çevre ve şehircilikte 904 milyar lira değerinde eser kazandırdık. Ulaştırmada 1 trilyon lira, tarım ve ormanda 291 milyar lira, sanayi ve teknolojide; yatırım ve destekler olmak üzere toplam 217 milyar lira, enerjide 613 milyar lira, kültür ve turizmde 30 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte 130 milyar lirayı bulan hizmet ve projelerle Ankara’nın yanında olduk. Bahane aramadık, mazeretlere sığınmadık, saçma sapan argümanlar bulmaya çalışmadık. Özellikle bizden hizmet bekleyen, bizden trafik çilesine çözüm bulmamızı bekleyen insanlarımızın karşısına ‘ne kadar fazla yol yaparsak trafik o kadar çok sıkışır’ gibi absürt tezlerle çıkmadık. Fakat siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler. Biliyorsunuz, elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görürmüş. Bunların da mazeretten, hamasetten başka cümleleri yok. Çünkü millete sunabilecekleri bir planları, projeleri yok. İşte nelerle uğraştıklarını hepimiz takip ediyoruz; kavgasız, gürültüsüz günleri geçmiyor. Sadece kendilerine değil, siyaset kurumuna da zarar veriyorlar" ifadelerine yer verdi. "Muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik" İktidarları döneminde ülkenin pek çok sorununu çözdüklerini lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemediklerini belirten Erdoğan, "Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik. Dış politika gibi, savunma gibi, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve milli duruş sergilemeyi öğretemedik" dedi. "Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe ülkemiz adına üzülüyoruz" Türkiye’nin muhalefet açığının kapanmak yerine giderek daha fazla büyüdüğünü kaydeden Erdoğan, "Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hâli gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz. Rakibimiz de olsa, muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz. Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz. Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "Mücadelemiz kartopu misali günden günde büyüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir ayrım yapmadan 86 milyonun tamamı için çalıştıklarını, emeklerinin karşılığını gördükçe mücadeleye daha bir şevkle sarıldıklarını aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Görüyoruz ki bu mücadelemiz kartopu misali günden güne büyümekte, yeni üyelerimizin heyecanıyla güç kazanmaktadır. Ankara il teşkilatımız, 1 milyon 53 bine ulaşan üye sayısıyla üye kayıt ve teşkilatlanma çalışmalarında örnek bir başarı ortaya koymaktadır. Geçen sene yaptığı 162 bin yeni üye kaydıyla Ankara, üst üste 6 kez Türkiye birincisi olmuştur. Teşkilat mensuplarımızın partimizin faaliyetlerine katılımını teşvik eden ‘AK Elçiler Projesi’nden çeşitli sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok çalışmayı başarıyla yürüten Ankara İl Teşkilatımızı canı gönülden tebrik ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden ve AK Parti’ye katılan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’a rozetini taktı.

NATO Zirvesi üzerinden siber dolandırıcılık uyarısı Haber

NATO Zirvesi üzerinden siber dolandırıcılık uyarısı

İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, son günlerde NATO Zirvesi bahanesiyle gerçekleştirilen siber dolandırıcılık girişimlerine karşı vatandaşları ve kamu kurumlarında görev yapan personeli uyardı. Yapılan açıklamada, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek e-posta, kısa mesaj (SMS) ve sosyal medya platformları üzerinden oltalama (phishing) saldırıları gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Dolandırıcıların, "Hesabınız askıya alınacak", "24 saat içinde güvenlik doğrulaması yapın" gibi panik ve endişe oluşturmaya yönelik mesajlarla kullanıcıları sahte internet bağlantılarına yönlendirmeye çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, kamu kurumlarının isimleri, logoları ve kurumsal kimlik unsurlarının taklit edilerek gönderilen söz konusu iletilerin tamamen dolandırıcılık amacı taşıdığı vurgulandı. Yetkililer, hiçbir kamu kurumunun NATO Zirvesi gerekçesiyle vatandaşlardan veya kamu çalışanlarından şüpheli bağlantılar üzerinden güvenlik doğrulaması talep etmediğinin altını çizerek, bu tür mesajlara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini bildirdi. Vatandaşların ve kurum çalışanlarının mağduriyet yaşamaması için yalnızca resmî kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilirken, şüpheli mesaj ve bağlantıların ilgili kurumlara bildirilmesi çağrısında bulunuldu.

Avrupa-Atlantik güvenliğinin geleceği Berlin'de şekillendi Haber

Avrupa-Atlantik güvenliğinin geleceği Berlin'de şekillendi

İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre Berlin’de Konrad-Adenauer-Stiftung iş birliği ile “2026 Ankara Zirvesi’ne Giden Yol: Avrupa-Atlantik Güvenliğinin Geleceğini Şekillendirmek” başlıklı yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Zirve öncesinde İletişim Başkanlığı tarafından Avrupa’daki çeşitli müttefik ülke başkentlerinde etkinlikler düzenlenmeye devam ederken, bu kapsamda, Almanya merkezli Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) iş birliğiyle “2026 Ankara Zirvesi’ne Giden Yol: Avrupa-Atlantik Güvenliğinin Geleceğini Şekillendirmek” başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye Cunhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi Milletvekili Oğuz Üçüncü ve KAS Genel Sekreteri Dr. Mark Speich tarafından açış konuşmaları gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin NATO’ya ilişkin yaklaşımına ve son dönemde yaşanan uluslararası meselelere dair değerlendirmeler yapıldı. Toplantının moderatörlüğü ise KAS Ortadoğu Direktörü Thomas Volk tarafından gerçekleştirildi. Konrad-Adenauer-Stiftung yerleşkesinde gerçekleştirilen toplantıda farklı kurumlardan siyasetçiler, bürokratlar ve uzmanlar katılım göstererek NATO’nun geleceği ve Türkiye-NATO ilişkilerine yönelik görüşlerini paylaştılar. Toplantıda, dünya genelindeki çatışmalar ve istikrarsızlık ortamı nedeniyle 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin üyeler arasındaki birlik ve dayanışmayı pekiştirecek hayati bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca toplantıda Türkiye-Almanya iş birliğinin savunma sanayii başta olmak üzere farklı alanlarda geliştirilmesinin taşıdığı öneme değinildi. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu'da tırmanan krizlerin uluslararası sistemde oluşturduğu belirsizlik ortamına değinilerek NATO'nun üye ülkeler için sunduğu güvenlik kalkanının her zamankinden daha kritik bir rol oynadığı belirtildi. Ayrıca Türkiye'nin NATO'ya bakış açısının da masaya yatırıldığı toplantıda, ülkenin İttifak'a katıldığı günden bu yana sağladığı askerî ve siyasi katkılar ile üstlendiği stratejik misyonlar değerlendirildi.

Erdoğan: Cumhur İttifakı'na duyulan güven bir kez daha ortaya çıktı Haber

Erdoğan: Cumhur İttifakı'na duyulan güven bir kez daha ortaya çıktı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hafta sonu gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçlarını değerlendirerek Cumhur İttifakı'nın önemli bir başarı elde ettiğini söyledi. Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat'ta yapılan seçimlerde 6 beldenin 4'ünde AK Parti'nin, 1'inde ise MHP'nin kazandığını hatırlatan Erdoğan, “Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.” ifadelerini kullandı. Seçilen belediye başkanlarını tebrik eden Erdoğan, vatandaşların sandığa gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti. CHP’YE SERT ELEŞTİRİLER Konuşmasının önemli bölümünü CHP’de yaşanan kurultay tartışmalarına ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin kendi iç sorunlarını yönetemediğini savundu. CHP’deki tartışmaların taraflarının yine CHP'liler olduğunu belirten Erdoğan, yaşanan sürecin yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Muhalefetin seçim sonuçlarını doğru okuyamadığını öne süren Erdoğan, “Tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete fayda gelir.” dedi. NATO ZİRVESİ VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR Türkiye'nin 2026 yılında uluslararası diplomasi alanında önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını vurgulayan Erdoğan, temmuz ayında Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi'nin büyük önem taşıdığını söyledi. Zirveye ABD Başkanı Donald Trump’ın katılacağının açıklanmasının ittifak açısından değerli olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, yıl içerisinde Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi'ne ve Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapılacağını açıkladı. İSRAİL’E TEPKİ: “KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK SALDIRILARA GÖZ YUMMAYIZ” Bölgedeki gelişmelere de değinen Erdoğan, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. İsrail'in bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki kardeş halkların güvenliğini kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü söyledi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarının ihlal edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. ÇİFTÇİLERE DESTEK ARTACAK Tarım alanındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, bu yıl yağışların son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ve birçok üründe rekor üretim beklendiğini açıkladı. Buğday üretiminin geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretiminin ise yüzde 50 artmasının beklendiğini belirten Erdoğan, artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilere verilen temel destek ve planlama desteği tutarlarının yükseltileceğini duyurdu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin hububat alımları için hazırlıklarını tamamladığını ifade eden Erdoğan, üreticilerin ürünlerinin tamamının satın alınacağını ve ödemelerin teslimattan sonraki 21'inci günden itibaren yapılacağını söyledi. Konuşmasının sonunda 2026 FIFA Dünya Kupası yolunda ilk maçına çıkacak Türkiye A Millî Futbol Takımı’na başarılar dileyen Erdoğan, LGS’ye girecek öğrencilere de başarı temennisinde bulundu. Toplantıda ayrıca AK Parti’ye katılan bağımsız İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz’a parti rozeti takıldı.

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.