Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Nato

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak" Haber

Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"

Sovyetler Birliği'nin II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup ederek zaferini ilan ettiği 9 Mayıs Zafer Günü Moskova'da törenle kutlandı. Her yıl zırhlı araçlardan nükleer başlıklı kıtalararası balistik füzelere kadar geniş bir ağır silah yelpazesinin sergilendiği tören bu yıl sönük geçti. Güvenlik endişeleri nedeniyle küçültülen geçit töreni, Rus bayrağını taşıyan askeri birliğin yer aldığı kortejle birlikte yerel saatle yaklaşık 10.00'da Kızıl Meydan'da başladı. Geçtiğimiz yıl 80. yıl dönümü töreninde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva dahil 27 lider hazır bulunurken, bu yıl belirgin şekilde daha az dünya lideri katıldı. Sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen törene bu yıl, Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko, Laos Devlet Başkanı Thongloun Sisoulith, Malezya Kralı Sultan Ibrahim İskender, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev katıldı. Kamusal kutlamalar ise tamamen iptal edildi Ülke genelinde yapılan bazı geçit törenlerinde askeri araçlar yer alsa da bunların çoğunun modern ekipmanlar yerine İkinci Dünya Savaşı dönemine ait araçlar olduğu görüldü. Bazı törenler ve kamusal kutlamalar ise tamamen iptal edildi. Kamu güvenliğini sağlama gereğini gerekçe göstererek Rus başkentindeki tüm mobil internet erişimi ve kısa mesaj hizmetlerine kısıtlamalar getirildi. "Onun gerçek tarihini ve gerçek kahramanlarını korumak bizim için bir onur meselesidir" Rusya Devlet Başkanı Putin, Sovyetler Birliği'nin Zaferi'nin 81. yıl dönümünü simgeleyen askeri geçit töreninde yaptığı konuşmaya, "Sizi Zafer Günü dolayısıyla kutluyorum; bu bizim kutsal, ilham verici ve en önemli bayramımızdır" ifadeleriyle başladı. Rusya'nın çıkarlarını ve geleceğini koruyacaklarını belirten Putin, "Zafer askerlerinin mirasını ve kalıcı değerlerini onurlandırıyoruz. Anavatanımıza bağlılık tüm ülkemizi, Rusya'nın tüm halklarını birleştiriyor ve Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın anısını, onun gerçek tarihini ve gerçek kahramanlarını korumak bizim için bir onur meselesidir. Sovyet halkının kahramanlığını ve Nazizmin yenilgiye uğratılmasını mümkün kılan belirleyici katkının onlara ait olduğunu her zaman hatırlayacağız. Onlar ülkelerini ve tüm dünyayı kurtardılar, mutlak ve acımasız kötülüğe son verdiler ve Nazi Almanyası'na teslim olmuş ve onun suçlarının itaatkar ortakları haline gelmiş ulusların egemenliğini yeniden tesis ettiler" diye konuştu. Rus lider, "Askerlerimiz, Avrupa halklarının özgürlüğü ve onuru adına muazzam kayıplar verdi ve büyük fedakârlıklar yaptı. Onlar cesaretin ve asaletin, metanetin ve insanlığın somutlaşmış hâli oldular ve büyük bir Zafer'in görkemli şanıyla taçlandılar. 22 Haziran 1941, tarihimizdeki en trajik ve en hüzünlü tarihlerden biridir. Bu yıl Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın başlangıcının 85. yılıdır. Naziler, Sovyetler Birliği'ne haince saldırdı, ülkeyi ve onun geniş kaynaklarını ele geçirmeyi, kültürünü ve tarihi mirasını tamamen yok etmeyi ve nihayetinde tüm çok uluslu Sovyet halkını yok etmeyi, köleleştirmeyi ve soykırıma uğratmayı planlıyorlardı" ifadelerini kullandı. "Rusya uğruna hayatını veren herkesin önünde başlarımızı eğiyoruz" Sovyetler Birliği'ni yok etmek için Avrupa'nın dört bir yanından güçler toplandığına vurgu yapan Putin, "Nazi stratejistleri görünüşe göre her şeyi titizlikle hesaplamıştı. Tek bir şey dışında: Rus karakteri olarak bilinen şeyi ve Sovyet halkının ruh gücünü. Bu nitelikler Anavatanımız için en zor zamanlarda en açık şekilde ortaya çıkar. Halkımız düşmana karşı bir duvar gibi durdu ve Anavatana bağlılığın milyonlarca insanı birleştirebilen en yüksek ahlaki gerçek olduğunu kanıtladı. Askerlerin, denizcilerin ve subayların eşsiz direncini; halk milislerinin, partizanların ve yeraltı direniş savaşçılarının özverili bağlılığını; ayrıca iç cephenin, bilimin, sanayinin ve tarım çalışanlarının büyük çabalarını hatırlıyoruz" şeklinde konuştu. Cephelerin birleştiğini belirten Vladimir Putin, "Halkın gerçek vatanseverliği, cesareti ve fedakarlığı onları düşmanın üstüne çıkardı, onlara güç verdi ve Zafer'e olan inançlarını pekiştirdi. Zafer büyük bedellerle kazanıldı, derin acılar çekilerek elde edildi ve sonunda başarıldı! Bütün bunlar aile hikâyelerinde, çocuklarımızın, torunlarımızın ve torun çocuklarımızın kalplerinde yaşamaya devam ediyor. Savaşta hayatını kaybedenlerin, işgal altında ve esaret altında işkence görenlerin, kuşatma altındaki Leningrad'da ve diğer çevrelenmiş şehir ve kasabalarda açlıktan ölenlerin önünde başlarımızı eğiyoruz. Anavatan, Rusya uğruna hayatını veren herkesin önünde başlarımızı eğiyoruz. Oğulların ve kızların, babaların ve annelerin, büyükbabaların ve büyük büyükbabaların, eşlerin, kardeşlerin, akrabaların ve dostların anısı önünde başlarımızı eğiyoruz" dedi. "Muzaffer neslin büyük başarısı bugün özel askeri operasyonun görevlerini yerine getiren askerlere ilham veriyor" Konuşmasının ortasında törendekileri bir dakikalık saygı duruşuna davet eden Putin, daha sonra sözlerine devam etti. Rusya Devlet Başkanı, "Muzaffer neslin büyük başarısı bugün özel askeri operasyonun görevlerini yerine getiren askerlere ilham veriyor. Onlar, tüm NATO bloğu tarafından silahlandırılan ve desteklenen saldırgan bir güçle karşı karşıya bulunuyor. Buna rağmen kahramanlarımız ilerliyor. Rus askerlerinin yanında işçiler, tasarımcılar, mühendisler, bilim insanları da bulunuyor. Onlar seleflerinin geleneklerini sürdürüyor ve modern savaş deneyiminden yararlanarak gelişmiş ve benzersiz silah modelleri oluşturuyor ve bunların seri üretimini başlatıyorlar. Ancak ekipmanlar ve savaş yöntemleri nasıl değişirse değişsin, değişmeyen bir şey vardır: ülkenin geleceğini belirleyen halktır; askerler ve fabrika işçileri, tarım emekçileri, silah tasarımcıları ve savaş muhabirleri, doktorlar ve öğretmenler, kültür insanları ve din adamları, gönüllüler, girişimciler ve hayırseverler. Rusya'nın tüm vatandaşları Başarının anahtarı bizim manevi gücümüz, cesaretimiz ve yiğitliğimiz, birliğimiz ve her şeye dayanma ve tüm zorlukların üstesinden gelme yeteneğimizdir" diye konuştu. Ortak bir hedeflerinin olduğuna vurgu yapan Putin, "Herkes Zafer'e kişisel bir katkı sunuyor. Zafer hem savaş alanında hem de cephe gerisinde şekilleniyor. Davamızın haklı olduğuna kesinlikle inanıyorum! Biz birlikteyiz! Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak! Muzaffer halka şan olsun! Gazilere şan olsun! Rusya Silahlı Kuvvetleri'ne şan olsun! Bayramınız kutlu olsun! Zafer Günü kutlu olsun! Yaşasın" ifadelerini kullandı. Kızıl Meydan'daki törenin ardından Putin, diğer liderlerle birlikte Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bıraktı ve ardından Kremlin'de bir resepsiyona katıldı.

Macaristan’ın yeni lideri Magyar: "Macaristan, yeniden AB ve NATO’da güçlü bir müttefik olacak" Haber

Macaristan’ın yeni lideri Magyar: "Macaristan, yeniden AB ve NATO’da güçlü bir müttefik olacak"

Macaristan’da Pazar günü gerçekleştirilen seçimlerden galip ayrılan muhalefet partisi Tisza lideri Peter Magyar, başkent Budapeşte’de zafer konuşması yaptı. Seçimlerin galibinin Macaristan olduğu mesajıyla başladığı konuşmasında Magyar, "Orban rejimini birlikte devirdik ve Macaristan’ı özgürleştirdik. Vatanımızı geri aldık" şeklinde konuştu. Tisza’nın Macar demokrasisi adına da tarihi bir başarıya imza attığını ve rekor sayıda oyla seçildiğini ifade eden Magyar, "Tüm işaretler, yeni parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olacağımızı gösteriyor. Bu, geçişin mümkün olan en etkili, en barışçıl ve en sorunsuz şekilde gerçekleşmesini sağlayacak bir yetkidir. Bize güvenen üç milyon üç yüz bin insana minnettarız" dedi. 16 yıllık iktidarı sona eren Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile mücadelesini Hz. Davud ile Calut arasındaki mücadeleye benzeten genç lider, "İki yıl önce birkaç kişi yola çıktı ve nihayetinde Davud ile Calut arasındaki mücadelede sevgi kazandı. Çünkü sonunda hep zaman sevgi kazanır" dedi. "Ruslar evinize!" sloganları atıldı Kalabalığın "Ruslar evinize" sloganları attığı konuşması sırasında Magyar, "Macaristan, yeniden Avrupa ülkesi olmak istiyor. Hiçbir ülkeye bağlı olmayan bir devlet olmak, başarının değer gördüğü bir ülke olmak istiyor" dedi. Ülkeyi düzeltmek ve yaraları sarmak için yetki aldıklarını söyleyen genç lider, "Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, çocuk korumada, güvenlikte ve ulaşımda ne yapıldığını görüyoruz. Önümüzde devasa bir iş var" dedi. Zafer konuşmasında Macaristan Başbakanı Orban’a da seslenen Magyar, "Bundan sonra geçici hükümet olarak hareket etsin ve yeni hükümetin elini bağlayacak kararlar almasın. Geçişin kısa olmasını umuyoruz. Eğer bu süre içinde ülkeyi ilgilendiren önemli bir karar veya mesele çıkarsa, benimle iletişim kurmaktan çekinmesinler. Macar halkı, sistem değişimine karar verdi. Bu sistemin parçası olanlar, kamu hayatından çekilmeli" dedi. Parlamentoda üçte iki çoğunlukla ülkenin denge ve denetim mekanizmalarını yeniden kuracaklarını söyleyen Magyar, "Bir daha kimsenin özgür Macaristan’ı ele geçirmesine izin vermeyeceğiz. Demokrasiyi güvence altına alan kurumların işleyişini ve bağımsızlığını yeniden tesis edeceğiz. Macaristan, yeniden AB ve NATO’da güçlü bir müttefik olacak. Macaristan yeniden güçlü ve kendi çıkarlarını savunan bir müttefik olacak. Çünkü bu ülkenin yeri, bin yıldır Avrupa’dır. Vişegrad Dörtlüsü işbirliğini yeniden güçlendireceğiz. Bu doğrultuda ilk ziyaretim Polonya’ya olacak. İkinci ziyaretim Viyana’ya olacak. Üçüncüsü ise Macar halkına ait olan AB fonlarını geri getirmek için Brüksel’e olacak" dedi. Avrupalı liderlerle çalışacağını ve komşularıyla ilişkilerini yeniden tesis edeceğini söyleyen Magyar, "Artık seleflerimizin hatalarını düzeltmenin zamanı geldi. Tarihi yaraları iyileştireceğiz" ifadelerini kullandı. Yeni hükümetin yargıyı da özgürleştireceğini söyleyen Tisza lideri, "Ülkeyi soyanlar, hesap vermek zorunda kalacak. Macarları, Macarlara karşı tahrik edenler, hesap vermek zorunda kalacak. Ülkeyi satanlar, hesap vermek zorunda kalacak" dedi.

MSB Açıkladı: "Ateşkesin tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz" Haber

MSB Açıkladı: "Ateşkesin tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz"

Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’nın Fiili Atış Safhası münasebetiyle Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu’da icra edilen Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında eğitim ve tatbikat faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Mavi Vatan Tatbikatı, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirildi. Tatbikat kapsamında; harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri icra edildiğini belirten Aktürk, "Deniz Kuvvetlerinin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatı’nda; TCG Anadolu’dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edildi. Milli üretim ‘AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu’ Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlendi" açıklamasında bulundu. Aktürk, tatbikata ve daha sonra gerçekleşecek tatbikatlara ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Deniz Kuvvetlerimiz; sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde; hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir. Diğer yandan, 23 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilen Sea Shield Tatbikatı’na katılan TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık gemilerimiz aynı tarih aralığında Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu 9’uncu aktivasyon faaliyetini başarıyla tamamlamıştır. 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), 2-22 Nisan tarih aralığında Kars’ta Türkiye-Azerbaycan Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti, 6-17 Nisan tarihleri arasında Konya’da Uluslararası Anadolu Ankası tatbikatları icra edilmektedir. 11-17 Nisan arasında, İstanbul ve İzmir’de EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekat Tatbikatı’nın Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası, 15-21 Nisan tarihleri arasında Doğu Akdeniz’de Dynamic Minotaur/Kurtaran Denizaltı Arama-Kurtarma tatbikatlarının icra edilmesi, 13 Nisan-1 Mayıs tarih aralığında ise Libya ve Fildişi Sahili’nde Flintlock Tabikatı’na katılım sağlanması planlanmaktadır. Yabancı askeri gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak; NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında 9-12 Nisan tarihleri arasında Arnavutluk Deniz Kuvvetleri unsuru Oriku tarafından İzmir’e liman ziyareti yapılmakta, 10-15 Nisan tarihleri arasında İtalya Deniz Kuvvetlerine ait Andrea Doria ile 13-17 Nisan tarihleri arasında Fransa Deniz Kuvvetleri unsuru Provence tarafından Antalya’ya, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 14 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında Mersin’e, liman ziyaretleri gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında; TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb.Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemilerinin yarın (10 Nisan) Mogadişu/Somali’ye ulaşması planlanmaktadır. 7 Nisan’da, Malezya Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ve beraberindeki heyet Hava Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmiştir. Türkiye-Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı, 13-17 Nisan tarihleri arasında ülkemizde gerçekleştirilecektir. 14 Nisan’da NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, Romanya hava sahasında icra edilecek Meydan Taarruzu Eğitimi’ne 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanması planlanmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bandomuz tarafından ‘Dünya Otizm Farkındalık Etkinlikleri’ kapsamında Sincan/Ankara’da bugün, Devlet Opera ve Balesi tarafından Tarihin İzinde ‘Mitolojik Kahramanlar’ adlı müze konseri, Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı/İstanbul’da 11 Nisan’da icra edilecektir." "10 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Terörle mücadele konusuna ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, sayısı ve kapsamı her geçen yıl artan tatbikatlarla karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artıran Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, beka ve güvenliğine yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini de kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek şöyle konuştu: "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekat Alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 1 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 768 kilometreye ulaşmıştır." "Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı 19 bin 992 olmuştur" Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada; sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahsın yakalandığını vurgulayan Aktürk, bin 95 şahsın ise hududu geçemeden engellendiğini söyledi. Aktürk, "Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 822, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 19 bin 992 olmuştur" ifadelerini kullandı. Aktürk, ABD/İsrail-İran Savaşı’nda ateşkes ilan edilmesine dair de konuşarak, "Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail’in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması ve Kudüs’te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına da devam edildiğini aktaran Aktürk, şu ifadelere yer verdi: "Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise; çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. 8 adet temin edilmesi planlanan ‘Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi’ kapsamında 3 Nisan’da ikinci gemi hizmete alınmış, üçüncü geminin liman kabul testleri tamamlanmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) ile ASFAT tarafından 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’de düzenlenen Uluslararası Hava ve Uzay Fuarı’na (FIDAE) katılım sağlanmaktadır."

Bakan Gürlek'ten Hollanda’ya suçlu iadesi talebi Haber

Bakan Gürlek'ten Hollanda’ya suçlu iadesi talebi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile Adalet Bakanlığında bir araya geldi. Bakan Gürlek, görüşmede ziyaretin, Türkiye ile Hollanda arasındaki mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesine katkılar sağlayacağına, özellikle görev alanına giren konularda karşılıklı olarak iş birliği ve diyaloğun güçlenmesine fayda sağlayacağına inandığını ifade etti. Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin çok uzun yıllara dayandığını belirten Bakan Gürlek, Hollanda’da yaklaşık 500 bin kişilik Hollanda Türk toplumunun ilişkilerinin güçlendirilmesinde ve geliştirilmesinde oldukça önemli bir görev gördüğünü söyledi. Hollanda’nın Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir ortamda müttefikimiz olan Hollanda ile diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine önem veriyoruz" dedi. Geçen sene Lahey’de olan NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Hollanda Başbakanı Dick Schoof’un bir araya geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Bu sene de NATO zirvesi Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecektir. Bu zirvede de NATO’ya yön veren önemli kararlar alınacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Adalet alanındaki iş birliği ve ikili ilişkilerin önemli bir boyut oluşturduğunu kaydeden Bakan Gürlek, "Özellikle örgütlü suçlar, örgütlü suçlarla mücadele, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması gibi konularda özellikle adli anlamda iki ülkenin karşılıklı iş birliğini önemsiyoruz. Adli makamlar arasındaki işbirliği aynı zamanda ülkeler arasındaki işbirliğini de güçlendirecek ve aynı zamanda uluslararası adaletin etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. "FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir" FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde 251 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Bu kapsamda yürütülen adli süreçler dolayısıyla Bakanlığımız tarafından sizin Bakanlığınıza, yetkili makamlarınıza adli yardımlaşma taleplerimiz iletildi. Ancak bu taleplerimizin yerine getirilmesi konusunda maalesef bazı sorunlar ortaya çıkmıştı. Özellikle anayasal düzeni hedef alan ve milli iradeyi gasp eden FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda da dost ve müttefik ülke olarak gördüğümüz Hollanda makamlarının da özellikle adli yardım anlamında ve suçluların iadesi anlamında bize yardımcı olmasını ve iş birliği göstermesini temenni ediyoruz" dedi. "FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur" Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini kaydeden Gürlek, PKK terör örgütünün, Avrupa Birliği tarafından da bir terör örgütü olarak kabul edildiğini hatırlattı. "Özellikle FETÖ kapsamında olduğu gibi PKK terör örgütü kapsamında da iade taleplerimizin maalesef olumlu sonuçlanmadığını görüyoruz" diyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Hali hazırda FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur. Hollanda’yı müttefik ülke olarak gördüğümüzden dolayı bu konuda adli iş birliği kapsamında bu suçluların iadesini talep ediyoruz. Ayrıca her iki terör örgütü mensuplarına da Hollanda’da mültecilik ya da oturma hakkı verilmemesi, verilmiş olanların da yeniden değerlendirilmesi konusunda bu hususun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz." Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın dün şehadet yıl dönümü olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Ben de biliyorsunuz savcılık görevi yaptıktan sonra Adalet Bakanı olarak atandım. Cumhuriyet Savcısı meslektaşımız, aynı zamanda çalışma arkadaşımız, DHKP-C terör örgütü mensubu tarafından önce esir alındı, daha sonra da hunharca katledildi" diye konuştu. "Musa Aşoğlu’nun Hollanda’dan ülkemize iadesini talep ediyoruz" Bu alçak saldırının talimatını veren DHKP-C terör örgütü elebaşı Musa Aşoğlu’nun İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamasının devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, "Bu terör örgütü yöneticisi Musa Aşoğlu’nun da yürütülen yargılama sonucunda aynı şekilde Hollanda’dan ülkemize iadesini talep ediyoruz. Maalesef bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Söylediğimiz taleplerin ve önemli hassasiyetlerin Hollanda makamları nezdinde de karşılık bulacağına samimi olarak inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Terörle mücadelenin yanı sıra uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve insan ticareti başta olmak üzere diğer uluslararası suçlarla mücadele kapsamında birçok ülkeyle adli yardım kapsamında iade anlaşmalarının olduğunu anlatan Bakan Gürlek, "Geçen yıl Nisan ayında Hollanda ile Türkiye arasında düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucunda uyuşturucu ticaretinden ‘Bulut Operasyonu’ sayesinde uyuşturucu tacirleri yakalandı ve suç gelirleriyle birlikte delillerine el konuldu. Bu kapsamda Hollanda’da bulundukları tespit edilen, uyuşturucu ticareti suçlarından haklarında yakalama kararı bulunanların aynı şekilde ülkemize iade taleplerinin yerine getirilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Hollanda’da Türk toplumunun varlığı, vatandaşların güvenliği, huzurunun ayrı bir önem taşıdığını kaydeden Gürlek, bu kapsamda özellikle Batı Avrupa’da artış gösteren ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi eğilimlerini endişeyle takip ettiklerini söyledi. Son dönemlerde bu tür yaşanan tehditlerin giderek arttığını gözlemlediklerini söyleyen Bakan Gürlek, Ocak ayı sonlarında Hollanda’da iki Müslüman kadının polis şiddetine maruz kaldığını üzülerek öğrendiklerini söyledi. Bakan Gürlek, bu tür olaylara karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Görüşmenin, iş birliğini daha da ileri taşıyacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Müttefik ülke Hollanda ile aramızdaki samimiyetin ve kardeşlik hukukun daha da ileriye gitmesini temenni ediyoruz" dedi.

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider" Haber

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider"

ABD Başkanı Donald Trump, Florida eyaletinde düzenlenen bir yatırım forumunda yaptığı konuşmada, İran savaşı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin İran'ın nükleer programını hedef alan saldırılarının sadece İsrail'i değil, tüm Orta Doğu'yu kurtardığını öne süren Trump, bölge ülkelerine atıfla, "Bu durum, üzerinize yağan tüm o roketlerle kanıtlandı. Suudi Arabistan çok darbe aldı, hepiniz darbe aldınız. Herkes o roketlerin sadece İsrail'e gideceğini düşünüyordu" dedi. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, "Bu devletin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermezdim, bunu uzun zamandır söylüyordum ve izin vermedim. Son 27 gündür ABD'yi ve müttefiklerimizi savunmak adına dünyanın en güçlüsü olan ABD ordusu, İran'ın askeri kapasitesini hiç görülmemiş bir güç, hassasiyet ve beceriyle yok ediyor. Bu gerçekten sert bir müdahaleydi" ifadelerini kullandı. "Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" İran'ın darmadağın edildiğini savunan Trump, "Bugün yine önemli bir gün geçirdik. Ne olduğunu bile anlamıyorlar" dedi. İran ile müzakere halinde olduklarını yineleyen Trump, "O kadar ağır darbeler alıyorlar ki bu durumda her kim olsa müzakere etmek isterdi. Müzakere ediyorlar; bir anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" dedi. İran'ın yürütülen müzakereleri inkar ederek yalan söylediğini kaydeden Trump, "Haklı olduğum ortaya çıktı. İki gün sonra itiraf ettikleri üzere müzakere eden onlardı. Yaptıkları yanlış beyanı telafi etmek için, 'Size 8 gemi petrol göndereceğiz' dediler. Ertesi gün, yani 2 gün önce kanalların birinde çok garip bir şey gördüm. İran'dan çıkan 8 petrol gemisi vardı. Sonra aslında 2 tane daha ekleyeceklerini söylediler ve eklediler, böylece 10 gemimiz oldu. İşte o zaman insanlar gerçekten müzakere ettiğimizi anladı. Şu an görüşüyoruz. Bir şeyler yapabilirsek harika olur, ama Hürmüz Boğazı'nı açmaları gerekiyor" şeklinde konuştu. "İran'ın savunma yeteneklerini imha ediyoruz" İran'a büyük bir darbe indirdiklerini belirten Trump, "Füze ve İHA fabrikalarını kimsenin mümkün görmediği seviyelerde imha ediyor, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. İran donanması bitti, hepsi battı, Körfez'in dibindeler ya da başka yerlerde" dedi. Trump, "Mayın döşemek isterlerse bunu sandallarla yapmak zorundalar, çünkü hiç gemileri kalmadı. Hava kuvvetleri öldü, tamamen, bütünüyle bitti, artık uçakları falan yok. Hava savunma ve iletişim kabiliyetleri tamamen yerle bir edildi. Liderlerinin hepsi de öldü" diye konuştu. "Mücteba Hamaney ya ölü ya da çok kötü durumda" İran'ın önceki dini lideri Ali Hamaney'i de öldürdüklerini vurgulayan Trump, "Oğlu Mücteba Hamaney de ya ölü ya da çok kötü durumda, çünkü kimse ondan haber alamıyor. Sanırım, 'Baba, beni bu işe karıştırma' diyordur. Sanırım kimsenin liderlik yapmak istemediği tek ülke burasıdır. İran'a liderlik etmek isteyen var mı? Lütfen el kaldırsın. Kocaman bir dinleyici kitlesi var burada. Kim liderleri olmak ister? Derin bir sessizlik. Kimse istemiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz" ABD'nin dünyanın en güçlü istihbarat mekanizmasına ve ordusuna sahip olduğunu belirten Trump, "4 hafta bile geçmeden ortaya koyduğum tüm askeri hedefleri bir bir gerçekleştiriyoruz. Sanırım operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz. Biz buna 'askeri operasyon' diyoruz, 'savaş' demiyoruz" ifadelerini kullandı. Trump'tan NATO ve Avrupalı müttefiklerine tepki NATO, Fransa ve İngiltere'nin ABD'nin askeri destek talebine zamanında yanıt vermediğini hatırlatan Trump, "Bundan dersimizi aldık. Ne dediğimi unutmayın, büyük bir hata yaptılar. Yanımızda olmadılar. Almanya Şansölyesi de dahil bunların hepsi benim arkadaşım. Almanya Şansölyesi, 'Bu bizim savaşımız değil. Bizimle bir ilgisi yok' dedi. Ukrayna da bizim savaşımız değil, ama yardım ediyoruz" tepkisini gösterdi. Trump, Körfez ülkelerinin desteğine vurgu yaptı Körfez ülkelerinin kendilerine verdiği destekten memnun olduklarının altını çizen Trump, "Suudi Arabistan'a teşekkür etmek istiyorum, NATO'nun aksine çok yardımcı oldular. Suudi Arabistan savaştı, Katar savaştı, Birleşik Arap Emirlikleri savaştı, Bahreyn savaştı ve en iyi uçaklarımızı füzelerle düşürmüş olsalar da Kuveyt bile savaştı. Bu olmasaydı da olurdu, ama onların bizim uçaklarımız olduğunu bilmiyorlardı" dedi. Trump'tan Türkiye'ye ve Erdoğan'a övgü Orta Doğu'daki müttefiklerinin tutumu konusunda hayal kırıklığı yaşamadıklarını vurgulayan Trump, "Bence Türkiye gerçekten şahaneydi. Onlardan rica ettiğimiz şeylerin dışında kaldılar. Erdoğan harika bir lider" ifadelerini kullandı. Bölgede olmamasına rağmen muazzam destek veren ülkelerin de olduğunu aktaran Trump, "Endonezya da harikaydı. Biliyorsunuz, gerçek dostlarınızın kim olduğunu böyle zamanlarda öğreniyorsunuz. Endonezya, Türkiye ve daha birçok ülke. Ama o 5 ülke (Körfez ülkeleri) harikaydı" dedi. Trump'tan İbrahim Anlaşmaları çağrısı İran tehdidinin ortadan kaldırılması ile Orta Doğu'nun daha parlak bir geleceğe sahip olacağını belirten Trump, "Şimdi onları (İran'ı) saf dışı bıraktık, hem de çok büyük bir şekilde. İbrahim Anlaşmaları'na odaklanmalıyız ve tüm ülkelerin bu anlaşmalara dahil olmasını umuyoruz. Bunu yapan çok cesur ülkelerimiz var. Yıllar önce dahil oldular, o ilk 4 ülkenin kim olduğunu biliyorsunuz. Bunu yaparak harika bir iş çıkardılar. Bu onlar için ekonomik olarak da harika oldu, bunu yapmış olmaları büyük bir olaydı. Ama bence şimdi tüm Orta Doğu ülkeleri katılacak. Bazı durumlarda, tüm Orta Doğu ülkelerinin ve hatta ötesinin katılacağını söyleyebilirim. Yakında Orta Doğu'da olmayıp da üye olmak isteyen insanlar göreceksiniz" değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.