Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Nato

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir" Haber

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir"

ABD Başkanı Donald Trump, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova ziyaretinin "yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret olduğunu" ancak görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini söyledi. Trump, "Savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin konularda değerlendirme yaptı. Trump burada, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlediği ziyarete ilişkin bir soruya cevabında, "Bu aslında yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret. İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama durum bu. Ukrayna'daki savaşın sona ermesini istiyoruz. Başkan ben olsaydım, bu savaş hiç başlamazdı" dedi. Trump, programın sunucusu Glenn Beck'in CIA Başkanı'nın Moskova'ya gitme sebebinin, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınama hazırlığında olduğu ve hatta İngiltere'ye saldırabileceği iddiası ya da ABD'nin İran'a yaptırımlar konusunda ciddi olduğu mesajının iletilmesi ile ilgili olduğu şeklindeki iddialarını reddetti. ABD Başkanı, "Ratcliffe, harika biri. CIA'in başında ve oraya sizin bahsettiğiniz nedenlerin hiçbiri için gitmedi. Elbette görüşmelerden bir sonuç çıkabilir. Bu savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum" İran dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya Trump, "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum. Çok ağır yaralandı. Vücudunun sol tarafı, kolu, bacağı, her yeri ciddi şekilde yaralandı. Ancak öldüğünü sanmıyorum. Eğer öldüyse, o halde çok iyi bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Çünkü sürekli yanına gidip bazı konularda ondan nihai onay aldıklarını söylüyorlar" dedi. "Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik" Trump, "Onlarla anlaşma yaptığınızda, dünyanın en onurlu grubuyla muhatap olduğunuzu söyleyemem. Hürmüz Boğazı'nı açık tutuyoruz. Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik. Ablukaya katılan güçlerimiz var. Donanmamız ve ordumuz harika bir iş çıkardı. Bunların birleşimi ve finansal gücümüz çok etkili oldu. Bir buçuk yıl içinde finansal gücümüzü inanılmaz bir şekilde artırdık. Tüm bunlar, bizi dev bir zafere götürüyor. Venezuela'da zafer kazandık ve çok yakında burada da büyük bir zafer kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Dün 10 milyon varil petrol geçti" İran'a yönelik operasyonun yakında sona ereceğini düşündüğünü de söyleyen Trump, "Boğaz açık. Şu anda çok sayıda gemiyi boğazdan geçiriyoruz. Mayınlar temizlendi. Muhtemelen dün yaptığımız açıklamayı gördünüz, tüm mayınları ortadan kaldırdık. Boğaz faal. Zaman zaman bir insansız hava aracı ya da roket fırlatılıyor ama boğaz büyük ölçüde faal. Çok miktarda petrol taşınıyor. Dün, 10 milyon varil petrol geçti" dedi. İran nükleer silah elde etmesine İran'a yönetimi öncülüğünde yapılan operasyonlar sayesinde engel olduğunu açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Nükleer silahları olacaktı ve bunu elde ettiklerinde kullanacaklardı. İsrail tamamen yok edilecekti. Donald Trump başkan olmasaydı, şu anda İsrail diye bir ülke olmazdı, bunu söyleyebilirim" dedi. "İran, protestocuları keskin nişancılarla öldürüyor" Trump, İran'ın "çatılara yerleştirdiği keskin nişancılar yoluyla protestocuları öldürmesi" nedeniyle İran halkının ülkenin içinde bulunduğu duruma karşı ayaklanmadığını savundu. ABD Başkanı, "İnsanlar, protestoya çıktığında vuruluyor. Çok sayıda kişiyi vurmaları da gerekmiyor. 5, 6 ya da 10 kişinin yere düştüğünü gördüğünüzde, orada 100 ya da 200 bin kişi bile olsa dağılır. Kim olursanız olun, oradan ayrılırsınız. Sizi vurmaya ve öldürmeye hazır insanlar varken, protesto gerçekleştirmek çok zordur" dedi. Yine de protestoların mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü rejim çok zayıfladı. Donanmaları tamamen yok edildi. Hava kuvvetleri de tamamen ortadan kalktı. Askerlerinin büyük bir kısmına maaş ödenmiyor. Enflasyon yüzde 300, hatta yüzde 390 olduğunu duydum. Paraları neredeyse değersiz hale geldi. Durumları hiç iyi değil" şeklinde konuştu. "Kanada olmadan da idare edebiliriz" Kanada ile yaşanan ticari gerilimin sona erdirilmesinin bir yolu olup olmadığı sorusuna Trump, "Kanada, dünyanın müzakere edilmesi en zor ülkelerinden biri. Bu durum uzun yıllardır devam ediyor" şeklinde cevap verdi. Trump, "Onlarca yıldır ABD'yi kullanıyorlar ve örneğin süte yüzde 400 gibi inanılmaz gümrük vergileri uyguluyorlar. ‘Onlarla mücadele edeceğiz' dedim ve başlangıçta bunu yaptım. Ancak ülke tam bir kaos içinde olduğu için yapacak pek çok başka iş vardı. Yine de bu durumla mücadele edeceğimizi ve bunu sona erdireceğimizi söyledim. Ontario Gölü meselesini gördünüz. İnsanlar, şaka yaptığımı sanıyordu. Fakat daha önce Meksika Körfezi meselesini gördünüz. Şimdi bir körfezimiz ve bir de gölümüz var. Bu kadar basit" dedi. Kanada'nın sanki ABD'nin bir eyaletiymiş gibi imtiyazlardan yararlandığını fakat karşılığında ABD'ye gümrük vergileri uyguladığını ifade eden Trump, "Otomotiv ve tarım sektörümüzü elimizden aldılar. Çiftçilerimiz oraya hiçbir şey satamıyor çünkü gümrük vergileri inanılmaz derecede yüksek. Buna karşılık, kendi ürünlerini hiçbir bedel ödemeden bize satmak istiyorlar" dedi. Trump, "Onlarda bizde olmayan ve vazgeçemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Kanada olmadan da idare edebiliriz. Bazı ürünlerde biraz sıkıntı yaşanabilir ama onları da başka yerden temin edebiliriz. Kanada'ya artık böyle davranamayacağını öğrenmenin zamanı geldi. Kanada ile ticaretimizde yılda 60 milyar dolar kaybediyoruz ancak gerçek sayılar bundan daha fazla" ifadelerini kullandı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli" Haber

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik eylemlerine ilişkin, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir" dedi. "TEKNOFEST Mavi Vatan" kapsamında Gölcük'te bulunan donanmanın en yeni gemisi TCG Koçhisar'da Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliği, bölgesel gelişmeler, NATO faaliyetleri ve savunma sanayisine ilişkin bilgi verdi. "Birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak" TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında denizcilik ve savunma teknolojileri alanında önemli faaliyetlerin gerçekleştirileceğini belirten Aktürk, "TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak, SAT ve SAS timlerimiz tarafından özel gösteriler icra edilecektir" dedi. Etkinlikte Bakanlığa bağlı MKE ve ASFAT gibi savunma sanayisi şirketlerinin de yer alacağını kaydeden Aktürk, deniz platformları, silah ve mühimmat sistemleri, insansız ve otonom deniz araçları, su altı sistemleri ile milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil teknolojilerin sergileneceğini bildirdi. Aktürk, MİLDEN başta olmak üzere deniz platformlarına yönelik projeler ile çeşitli milli sistem ve kabiliyetlerin de tanıtılacağını söyledi. Gençlerin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilgisini artırmayı amaçlayan etkinlik kapsamında İnsansız Su Altı Sistemleri ve Su Altı Roket Yarışmaları başta olmak üzere teknoloji yarışmaları, spor müsabakaları, atölyeler, stant ve sahne etkinlikleri ile deniz ve hava gösterilerinin düzenleneceğini ifade etti. 3 PKK'lı terörist teslim oldu Terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Aktürk, geçtiğimiz hafta içerisinde 3 PKK'lı teröristin teslim olduğunu belirterek, hudutlarda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 kişinin yakalandığını açıkladı. Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 8 bin 530'a ulaştığını, son bir haftada engellenen bin 59 kişiyle birlikte yıl içerisinde engellenen kişi sayısının ise 46 bin 577 olduğunu bildirdi. "İsrail'in saldırıları bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor" Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının bölgede kalıcı barış ve istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aktürk, "İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesi, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltalamakta ve bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirmektedir" dedi. İsrail'in imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye'ye yönelik son saldırıların da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef aldığını kaydetti. Aktürk, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Aktürk, İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılarak daha somut ve etkili tedbirler alınmasının elzem olduğunu söyledi. Aktürk, "Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hâle getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir" dedi. Romanya'daki NATO faaliyetine 2 F-16 ile katılım NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 F-16 ile katılım sağlanacağını açıklayan Aktürk, Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşlarına ilişkin de bilgi verdi. Aktürk, Konya Bilim Festivali kapsamında 23 Ağustos'ta Türk Yıldızları Akrobasi Timi tarafından Konya'da, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos'ta Ahlat'ta, 24 Ağustos'ta Malazgirt'te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları gerçekleştirileceğini bildirdi. MKE'den TSK'ya silah ve mühimmat teslimatı Savunma sanayisinde yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aktürk, MKE tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının gerçekleştirildiğini açıkladı. Terörle mücadelede yaralanan personelin başvuruları 1 Eylül'de başlayacak Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden alınacağını bildirdi. Başvuru sahiplerinin terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmelerinin ve varsa ellerindeki bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını kaydeden Aktürk, kamu kurumlarından ayrıca belge temin edilmesine gerek bulunmayacağını ifade etti. Başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini, birlik, kurum ve askerlik şubelerinden başvuru alınmayacağını belirten Aktürk, başvuru sürecinin 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacağını açıkladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de, Kürtler de, diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir" dedi. 10 Ağustos Pazartesi günü başlayan Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun kapanış programı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşti. Program, genç hafız Muhammed Esed Can'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. "Genç Diplomasi Forumu'nun bundan sonra geleneksel bir hale geleceğini görüyoruz" Programda konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğinin başkan yöneticilerini ve tüm katılımcıları selamladı. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda etkinliği gerçekleştirenlere teşekkür eden Kurtulmuş, "Ümit ediyoruz ki bu adada bundan sonra da yapılacak olan çalışmalarla Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulması ve dünyanın gerçekten güçlü, aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesi mümkün olsun. Özellikle bugün burada icra ettiğimiz 6 günlük bu programın son toplantısıyla birlikte aslında Genç Diplomasi Forumunun artık bundan sonra geleneksel bir hale geleceğini görüyoruz. İnşallah bundan sonra devam edecektir ve çok başarılı çalışmaları ileriye doğru taşıyacaksınız" dedi. "Amerika'nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı" Dünya siyaseti ve dünyayı anlamak bakımından zor bir dönem olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda kurulmuş olan dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları, bütün kuralları ve hatta kavramları hak ile yeksan olmuş, geçerliliğini yitirmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın o yıkıntılarının ardından kurulan sistemle birlikte 45 yıl devam eden Soğuk Savaş dönemi dünyayı ikiye ayırmış, bir tarafta Sovyetler Birliği ekseninde bir dünya, onun karşısında da Amerika Birleşik Devletleri ekseninde iki kutuplu bir dünya hükümran olmuştu. O dönemin içerisinde adı üstünde Soğuk Savaş'ın gereği olarak birçok ülkede çatışmaların, gerilimlerin ve iki tarafın büyük mücadelelerinin sürdüğünü hatırlıyoruz. O ülkelerden birisi de Türkiye'ydi. Özellikle o dönemde Türkiye, Soğuk Savaş'ın maalesef o soğuk yüzüne şahit olmuş en talihsiz ülkelerden birisiydi. Bunu ne için söylüyorum? Soğuk Savaş'ın ideolojik kamplaşmalarının bir sonucu olarak Türkiye'de 1980 öncesi özellikle sağ ve sol ayrımı ortaya konulmuş, binlerce gencecik evladımız bu çatışmalarda yitirilmişti. Şimdi 90'dan sonra yeni bir dünya ortaya çıktı. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin sembolü Berlin Duvarı'nın yıkılmasıydı. 1990'dan sonra 2021 yılının yazına kadar, yani Amerika Birleşik Devletleri Afganistan'dan apar topar çekildiği, o uçaklardan insanların yere düşer gibi uçaklara sarıldığı o görüntülerle birlikte tek kutuplu dünya sistemi de çöktü. Amerika'nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı" ifadelerini kullandı. "Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir" Yeni bir dönemin açıldığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu dönemin bundan sonra nasıl tecelli edeceğini, nasıl şekilleneceğini bugünden tahmin etmek tamamıyla mümkün olmayabilir. Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki, nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin en önemli birincil özelliği çok kutuplu, daha doğrusu çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak; bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır. Sizi temin ederek söylüyorum; Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir ve Türkiye yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Şimdi bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil; akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri yani hazırlık yapan ülkeler bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allaha çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır" şeklinde konuştu "Türkiye sorun çözücü, müzakereci diplomasi anlayışıyla masada her zaman olumlu katkı sunan ülkelerden birisi olmuştur" Türkiye'nin müzakereci bir dış politika anlayışına sahip olduğunu aktaran Kurtulmuş, şunları söyledi: "Önümüzdeki mesele ne kadar zor olursa olsun hiçbir meselenin diplomasi masasında konuşulmaması mümkün değildir. En zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye'nin lehine sonuçlar devşirebilecek bir dış politika algısına ve gücüne sahibiz. Bu sadece Türkiye'nin meseleleri değil, Türkiye'nin etrafındaki ülkeleri ilgilendiren meselelerde de böyledir. Örneğin Rusya ile Ukrayna arasındaki meselede bütün Batı ülkeleri sorunu çözmek konusunda aciz kalırken burada, İstanbul'da 2022 yılının Mart ayında Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde iki taraf aynı masa etrafında toparlandı ve müzakere etmeye başladılar. İnşallah birçok bölgede devam eden çatışmalar da Türkiye'nin bu anlayışı sayesinde çok ciddi şekilde çözüm istikametinde ilerleyecektir." "Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye'nin eksenidir" Türkiye'nin dış politikasının bir diğer özelliğinin aktif bir dış politika olduğunu belirten Kurtulmuş, "Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın bölge ülkesi, belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafya açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada Türkiye aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir. Türkiye birkaç hafta evvel NATO zirvelerine parlamenter başkanı hem liderler zirvelerine ev sahipliği yaptı. Türkiye NATO üyesi, Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi, Türkiye Avrupa Birliği'nin aday ülkelerinden birisi, Türkiye Balkanlar'ın bir parçası, Türkiye Kafkaslar'ın parçası, Türkiye geniş coğrafyamızda Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirmekte olan bir ülke. Yani bir seferde saydığınızda onun üzerinde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Grubu'ndan tutun birçok Körfez İşbirliği'ne kadar birçok çevreyle ilişkisi olan bir ülke. Yani Türkiye'nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklı aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta biliyorsunuz Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur, Türkiye'nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye'nin eksenidir" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz" Türkiye'nin dış politikasının önemli özelliğinin ilkeli olması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Biz bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapı arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemiyoruz. Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz, ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde onlara da hizalanma mecburiyetine getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır. Bir başka önemli özelliğimiz ise dış politikada çok katmanlı bir dış politika izliyoruz. Başta Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da iş birliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri Komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, NATO gibi, AKPM gibi, Avrupa Parlamentosu gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz" şeklinde konuştu

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi Haber

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi

Eskişehir’de merada otlayan hayvanların sütünden elde edilen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen manda yoğurdu, hem lezzetiyle hem de şifasıyla yoğun ilgi görüyor. Cumhurbaşkanı ve NATO toplantısındaki liderlerin de tadıp beğendiği manda yoğurdu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle özellikle kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar tarafından tercih ediliyor. "NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler" Manda yoğurdunun yapım aşamalarını ve faydalarını anlatan üretici Emel Kale, ürünlerinin tamamen doğal bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımızın sevdiği yoğurt, kaymak burada yapılıyor, ben yapıyorum. NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler. Özel yapan, doğal ve temiz yaptığımız için özelliği ondan geliyor. Sütümüz doğal, hayvanlarımız merada otlanıyor. Manda yoğurdunun hazırlanış basamaklar; sütümüzü süzdükten sonra kaynatıyoruz, belli bir dereceye getirip mayalıyoruz. 2,5 - 3 saatte mayalanıyor, dinlendirdikten sonra dolaba koyuyoruz ve bir gün sonra hazır bir şekilde veriyoruz. Manda sütü inek sütüne göre çok yağlı ve az olur ama kalsiyum, mineral açısından çok faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor; ağır kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar özellikle tercih ediyor. Türk Hava Kurumu’na gelen gençlerin aileleri aracılığıyla Hatay’a bile gönderdik. Uzak yerlerden gelenler yanlarına buz kalıbı koyup öyle götürüyorlar" ifadelerini kullandı. "Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum" Manda yoğurdu ve diğer süt ürünlerinin çeşitleri ile fiyatları hakkında detaylı bilgi veren 38 yaşındaki Emel Kale, "Manda yoğurdunun kilosu 200 TL. Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum; biri sırf manda sütünden yapılan yoğurt, diğeri yarım yağlı olarak kaymak altı sütüyle yapılan yoğurt, bir diğeri ise inek sütüyle manda sütünün karıştırılmasıyla elde edilen karışık yoğurt. Karışık yoğurdu 3 kiloluk bakırlara yapıyorum, onun fiyatı 250 TL. Kaymağın tabağı 600 TL, tereyağı da yapıyorum ve onun kilosu ise bin 200 TL. Türk Hava Kurumu’na gelenler aracılığıyla bizim ürünlerimiz de farklı şehirlere ulaşıyor" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.