Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Nafaka

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Nafaka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nafaka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kendisinden olmayan çocuk için mahkemeye borçlu çıktı Haber

Kendisinden olmayan çocuk için mahkemeye borçlu çıktı

İstanbul Pendik’te ikamet eden Muhammet Emin Turan, 2013 yılında Aysel K. ile hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten bugün 11 ve 12 yaşlarında olan iki kız çocukları dünyaya geldi. İddiaya göre Aysel K.’nın evden ayrılması üzerine Muhammet Emin Turan, 2019 yılında çekişmeli boşanma davası açtı. Çiftin boşanma süreci ise 2023 yılında kesinleşti. Ancak Turan, dava devam ettiği esnada 2022 yılında nüfusuna bir çocuk daha kaydedildiğini fark etti. Aysel K.’nın evlilik dışı ilişkisinden dünyaya gelen çocuk, mevzuat gereği evlilik birliği içerisinde doğduğu için otomatik olarak Turan’ın nüfusuna tescil edildi. Yaşanan gelişme üzerine Turan, soybağının reddi davası açtı. Verilen kan ve DNA örnekleri neticesinde Adli Tıp Kurumu raporu düzenlendi ve çocuğun biyolojik babasının Turan olmadığı tespit edildi. Yargılama sürecinde, evlilik birliği devam ederken doğan çocuğun haklarını korumak adına mahkemece çocuğa bir kayyum atandı. Soybağının reddi davasını kazanan ve çocuğun kendisinden olmadığını hukuken tescillettiren Turan, davanın sonunda yeni bir süreçle karşılaştı. Mahkeme; 45 bin TL’lik vekalet ücreti ile Adli Tıp Kurumu masraflarının davalı taraflardan tahsil edilerek kayyuma ödenmesine karar verdi. Biyolojik babası olmadığı çocuğun yargılama masrafları kendisine çıkarılan Turan, duruma tepki göstererek yetkililere çağrıda bulundu. "Mağdur olan ben olmama rağmen dava ücretleri ve adli tıp giderleri benden tahsil edilmeye çalışılıyor" Mağdur olmasına rağmen kendisine borç çıkarılan Turan, başına gelen olayı şu sözlerle aktardı: "2019 yılında benim bir boşanma davam vardı eski eşimle. Boşanma davamız devam ederken eski eşim başka bir biriyle evlilik dışı ilişki yaşıyor. Ve evlilik dışı ilişkiden bir çocuk dünyaya geliyor ve benim nüfusuma geçiriliyor. Düzce 2. Aile Mahkemesi’nde soybağının reddi davası açılıyor. Babalık soybağının reddi davasından dolayı bana da tebligat geldi. Ben de bu tebligata istinaden avukatla görüştüm. Bana kan vermemi ve bu kanı verirsem de bu soybağının reddi olacağını, yani davanın düşeceğini söylediler. Ben de verdim. Ondan sonra da davalı taraf olduğum için bana borç çıkarılmış. 45 bin TL vekalet ve kayyum ücretinin davalı taraflardan alınmasına karar verilmiş. Burada mağdur olan benim, çocuk benim değil. Benim haberim olmadan çocuk benim nüfusuma geçirilmiş. Ve burada mağdur olan ben olmama rağmen bu dava ücretleri ve adli tıp giderleri benden tahsil edilmeye çalışılıyor. Ben bu haksızlığın ve bu yapılan yanlışlığın düzeltilmesini istiyorum. Bugün benim gibi Türkiye’de bir çok insan böyle mağdur. Benim bu olayda hiçbir suçum yok. Suçlu olanlar burada bu benim nüfusuma geçiren kişiler olmalarına rağmen, eski eşim ve bu çocuğun biyolojik babası olmasına rağmen mahkemede kendini gizleyerek kayyum atamışlar. Kayyumdan dolayı da vekalet ücretini avukat benden de talep ediyor." "Bu yapılan adalet midir? Bu haksızlığa kim dur diyecek" Babası olmadığı ispatlanan çocuğun DNA testi ve adli tıp giderleri ödemesiyle karşı karşıya kalan Turan, "Bu çocuk nüfusuma daha boşanmamız gerçekleşmeden geçmiş benim haberim olmadan. Ben eski eşimden ve bu çocuğun biyolojik babasından şikayetçiyim. Çünkü ben bugüne kadarki adli süreçlerde sürekli iftiralara uğradım. Karşı taraf sürekli yalan beyanlarda bulundu. Bana uzaklaştırmalar alındı. Şu an aşırı derecede mağdurum ve psikolojim çok bozuldu yaşadığım olaylardan dolayı. Bu yapılan adalet midir. Bu haksızlığa kim dur diyecek. Mağdur olan benken suçlu duruma düşen ben oldum burada. Bu çocuğun annesi, babası şu an davayı açan kişiler iken tebligat ücretlerini ve vekalet ücretlerini ben niye ödüyorum. Ben sonuçta bu çocuğun babası değilim. Karşı taraf mahkemeye soybağının reddini açan bu çocuğun biyolojik annesi ve babası açtı. Babayı gizlemek adına da kayyum atıyorlar. Adalet Bakanımızdan da çağrıda bulunuyorum; benim itibarım ne olacak. Benim bu yaşadıklarıma kim dur diyecek. Benim psikolojim bozuldu, ben aşırı derecede mağdur oldum. Sizden yardım istiyorum" şeklinde konuştu. "Eğer erkek olsaydı çoktan bu nafaka alınmıştı, bayan olunca neden alınmıyor" Aysel K.’nın 2 çocuğuyla birlikte Muhammet Emin Turan’a nafaka ödemesine hükmedilmesine rağmen hiçbir şekilde nafakalarını ödemediğini dile getiren Turan, "İki çocuğumun velayeti bana verildi. Kendisi zaten mahkemede velayeti hiçbir şekilde talep etmedi. İstanbul Anadolu 13. Aile Mahkemesi çocukların velayetini bana vererek iki çocuk için nafaka hükmetti 2019 yılından beri. Batman 2. Aile Mahkemesi de aynı şekilde hükmetti. Ve eski eşim 2019 yılından beri kesinleşen bu nafakaları ödemiyor. Eğer erkek olsaydı çoktan bu nafaka alınmıştı. Bayan olunca neden alınmıyor. Sonuçta burada mağdur olan benim. İki çocuğumu terk edip gitti, beni terk etti. Benim yaşadıklarım normal şeyler değil, her insanın kaldırabileceği bir olay değil. Benim psikolojim bozuldu, çok mağdur oldu. Yardım istiyorum" dedi.

Eşinin yemeğini mi beğenmedin? aman belli etme... Haber

Eşinin yemeğini mi beğenmedin? aman belli etme...

Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi. Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti. Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise ‘Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz’ dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.