Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Naci Çağlar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Naci Çağlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Naci Çağlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Temel Kotil: "Çağınızı doğru anlamalı resmi doğru okumalısınız" Haber

Prof. Dr. Temel Kotil: "Çağınızı doğru anlamalı resmi doğru okumalısınız"

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 6’ncı sezon 58’nci bölüm konuğu, Türk havacılık ve savunma sanayiinin gelişiminde önemli katkıları bulunan Prof. Dr. Temel Kotil oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. "Gençlik ve Teknolojik İlerleme" başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Temel Kotil, mühendislikten yapay zekâya, küresel rekabetten organizasyonel dönüşüme kadar değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kotil, günümüz dünyasında bilgiye erişimin geçmişe kıyasla çok daha kolay olduğunu belirterek, asıl farkın bu bilgiyi doğru analiz edebilmek ve üretime dönüştürebilmek olduğunu vurguladı. "Teknolojiyi kullanmalı, resmi doğru okumalısınız" Dünyanın bilgiye erişim sayesinde ’düzleştiğini’ ifade eden Prof. Dr. Kotil, "Bilgiye kolay erişim çok değerli. Ancak önemli olan, bu çağı ne kadar anladığınız ve etrafınızda neler olup bittiğini ne kadar doğru okuyabildiğinizdir. Çağınızı yaşamalı ve anlamalısınız" dedi. Yapay zekâya da değinen Prof. Dr. Kotil, teknolojiyi kullanmanın ve resmi doğru okumanın önemine dikkat çekerek, "Yapay zekâ sizin bir atınızdır; onun sırtına binmeyi ve onu doğru kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Samimi olmalı ve gereğini yapmalısınız" Mühendislik bilgi birikiminin sahadaki uygulamayla birleştiğinde büyük başarılara dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Temel Kotil, büyümenin önemine dikkat çekerek, "Büyümek canlılık demektir; ‘ben varım’ demektir" dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık alanındaki hamlelere değinen Prof. Dr. Kotil, 5’nci nesil savaş uçağı KAAN üzerinden önemli mesajlar vererek, "KAAN’ı kim yaptı? Türkler yaptı, sizin gibi gençler yaptı. Bu proje 60 mühendisle başladı, bin 800 mühendise ulaştı. KAAN, yeni dünya üretim teknikleriyle geliştirilen ve dünyada en hızlı yapılan uçaklardan biri oldu. HÜRJET, GÖKBEY, ANKA ve ATAK bunları da biz yaptık. Siz de yapabilirsiniz. Yeter ki samimi olun ve gereğini yapın" diye konuştu. "Öğrenme arzusu en büyük sermayeniz" Organizasyon kültürü ve liderlik konularına da değinen Prof. Dr. Kotil, büyük projelerin büyük kararlar gerektirdiğini vurguladı. "Elinizdekilerin ne işe yaradığını bilirseniz sonuç alırsınız" diyen Prof. Dr. Temel Kotil, kurumların başarısında insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade etti. Merak duygusunun önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kotil, "Gençlik merak etmektir. Öğrenme arzusu insanın en büyük sermayesidir. Asla bu arzunu kaybetmeyin" dedi. Soru-cevap bölümü ile devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Çalık Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil’e plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Haber

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen “Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. DİJİTAL YÜZ SERİSİ OTOMATİK ÜRETİLECEK Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. OYUN VE SİNEMA GİBİ SEKTÖRLERE DİJİTAL YÜZ… Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, “Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz” diye konuştu. REKTÖR ÇAĞLAR: PROJE ÖNEMLİ BİR İHTİYACA ÇÖZÜM ÜRETİYOR BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” dedi.

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Haber

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Dijital yüz serisi otomatik üretilecek Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Oyun ve sinema gibi sektörlere dijital yüz Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Rektör Çağlar: Proje önemli bir ihtiyaca çözüm üretiyor BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.

BTÜ Danışma Kurulu toplandı Haber

BTÜ Danışma Kurulu toplandı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle kurduğu iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Danışma Kurulu Toplantısı’nın yenisini gerçekleştirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya BTÜ Rektörü Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. Toplantı, Rektör Naci Çağlar’ın sunumuyla başlarken, üniversitenin eğitim modeli, akademik projeleri ve şehirle yürütülen iş birlikleri ele alındı. Çağlar, BTÜ’nün genç ve dinamik yapısıyla şehirle bütünleşen bir üniversite olmayı hedeflediğini belirterek, “Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil” dedi. BTÜ’nün uluslararası alanda daha görünür olmayı hedeflediğini vurgulayan Çağlar, son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladıklarını ifade etti. Üniversitenin TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde en çok yükseliş gösteren ikinci üniversite olmasının önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise BTÜ’nün yenilikçi vizyonuyla dikkat çektiğini belirterek, üniversitenin kamu ve toplumu ilgilendiren birçok alanda çözüm üreten bir kurum olduğunu dile getirdi. Esen ayrıca, şehre kazandırılması planlanan Bursateknopark projesinin gençler ve sanayi için önemli fırsatlar sunacağını ifade etti. Toplantıda söz alan paydaşlar da üniversite–kamu–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sanayi temsilcileri, BTÜ’nün bilimsel projelerinin çözüm odaklı ve kaliteli olduğunu vurgularken; öğrencilerin sanayiyle daha fazla buluşmasını sağlayacak etkinliklerin artırılması ve gençlerin süreçlere daha aktif katılımı yönünde önerilerde bulundu. Danışma Kurulu Toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu Haber

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu

BTÜ Konuşmaları’nın 6’ncı sezon 55’nci bölüm konuğu, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı konuşmasını yapan Alper Gezeravcı, Türkiye’nin uzay yolculuğunu anlattı. Türkiye’nin uzay alanında yeni bir ülke olmadığını belirten Gezeravcı, geçmişten bugüne yapılan çalışmalara dikkat çekti. Türkiye’nin uydu teknolojileri konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Gezeravcı, özellikle son yıllarda uydu geliştirme ve işletme alanında önemli tecrübeler kazanıldığını söyledi. Konuşmasında, Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş süreci ve Türkiye’nin uzay vizyonunu belirleyen Milli Uzay Programı hakkında da bilgi veren Gezeravcı, programın stratejik hedeflerini öğrencilerle paylaştı. Türkiye’nin Milli Uzay Programı hedefleri Milli Uzay Programı kapsamında Türk astronot yetiştirme hedefinin de yer aldığını belirten Gezeravcı, yerli uydu geliştirme çalışmalarının da hızla sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın uzaya fırlatılmasıyla Türkiye’nin bu kapasiteye sahip dünyadaki 11’inci ülke olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin uzay hedeflerinin sadece Dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, Ay Araştırma Programı’na da değindi. 2027 yılında Ay’a erişme hedefinin bulunduğunu belirten Gezeravcı, "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6’ncı ülke olmak" dedi. Gezeravcı, uzay erişim projeleri kapsamında bir uzay limanı kurulmasının da hedefler arasında yer aldığını ifade etti. 36 bin başvuru arasından seçildi Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini anlatan Gezeravcı, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını söyledi. Astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Gezeravcı, sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD’de yoğun bir eğitim programına katıldığını belirtti. Eğitim sürecindeki; acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı. SpaceX eğitimleri ve uzay yolculuğu Eğitimlerin ardından ABD’deki SpaceX tesislerinde kapsül içi operasyonlar ve acil durum prosedürleri üzerine eğitimler aldıklarını belirten Gezeravcı, kapsüllerin suya iniş yapabildiği için deniz üzerinde de eğitim yaptıklarını ifade etti. Uzaya yolculuğun ABD’deki Kennedy Space Center’ndan gerçekleştirildiğini söyleyen Gezeravcı, 39 numaralı fırlatma rampasından yapılan kalkışta, roketin ses hızının 25 katına kadar ulaştığını ve roketin yaklaşık 28 bin kilometre hıza çıktığını belirtti. Uzayda 13 bilimsel deney Gezeravcı, görev kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirdiklerini ifade etti. Deneylerin savunma sanayii, malzeme bilimi, yaşam destek sistemleri ve biyoloji gibi alanlarda yürütüldüğünü belirten Gezeravcı, bazı çalışmaların Ay ve Mars’ta yaşamın sürdürülebilirliği açısından önemli veriler sağlayacağını söyledi. Uzayda yaşamın dünyadan oldukça farklı olduğunu vurgulayan Gezeravcı, uyku, temizlik ve günlük yaşamın sınırlı sistemlerle sürdürüldüğünü anlattı. Türkiye’nin dönüm noktası Görevin ardından Türkiye’nin uzaya insan göndererek bilimsel deney gerçekleştiren 22’nci ülke olduğunu hatırlatan Gezeravcı, insanlı uzay misyonunun Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Görev kapsamında farklı bilim alanlarında özgün çalışmalar yürüttüklerini belirten Gezeravcı, elde edilen verilerin önümüzdeki dönemde bilim insanları tarafından paylaşılacağını ifade etti. "Bu, Türk evladının uzaydaki ilk adımı" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gezeravcı, bu görevin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Siz değerli kardeşlerimize ilham olacak bir görev icra ettik. Bu işin merkezinde olan sizlersiniz. Başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmayın. Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu, bir hikâyenin başlangıç hikâyesiydi, bir yere varış hikâyesi değil. Bundan sonra bu hikâyeyi sizler yazacaksınız. Hikâye sizin. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır." Soru-cevap bölümüyle devam eden BTÜ Konuşmaları, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

BTÜ’den sanayide karbon avı Haber

BTÜ’den sanayide karbon avı

Sanayiden kaynaklanan karbon salımını azaltmaya yönelik dikkat çekici bir çalışma Bursa Teknik Üniversitesi’nden (BTÜ) geldi. Üniversitenin Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü akademisyenleri, fabrikaların bacalarından çıkan karbondioksit gazını daha verimli şekilde yakalayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Dr. Öğretim Üyesi Gözde Geçim’in yürütücülüğünü üstlendiği “Taylor Akış Rejiminde Çalışan Mini Ölçekli Vorteks Mikserler ile Yüksek Verimli CO₂ Yakalama Süreçlerinin Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. Projede Doç. Dr. Ertuğrul Erkoç ve Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Özekmekçi araştırmacı olarak yer alıyor. BÜYÜK KOLONLARA KÜÇÜK AMA ETKİLİ ALTERNATİF Projede geliştirilecek mini ölçekli vorteks mikser sistemi sayesinde gaz ve sıvı daha etkili şekilde temas edecek. Böylece fabrikaların bacalarından çıkan ve iklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden biri olan karbondioksit gazının daha hızlı, daha etkili ve daha düşük enerji tüketimiyle yakalanması mümkün olacak. Yeni teknolojinin, bugün sanayide yaygın olarak kullanılan büyük ve maliyetli kolon sistemlerine göre daha kompakt, ekonomik ve verimli bir alternatif sunması hedefleniyor. Bu sayede hem sanayi tesislerinin işletme maliyetlerinin azaltılması hem de çevreye verilen zararın düşürülmesi amaçlanıyor. BURSA SANAYİSİNE KATKI SAĞLAYACAK Proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Gözde Geçim, geliştirilecek yöntemin özellikle sanayisi yoğun olan Bursa için önemli kazanımlar sağlayabileceğini belirtti. Enerji, otomotiv, tekstil ve kimya gibi sektörlerde karbon salımının azaltılmasına katkı sunmayı hedeflediklerini ifade eden Geçim, çalışmanın Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda da önemli bir adım olacağını vurguladı. “SANAYİMİZİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK” Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversite olarak çevre odaklı ve sürdürülebilir projelere büyük önem verdiklerini söyledi. Çağlar, “Bilimsel bilgi üretmenin yanı sıra bu bilgiyi sanayinin hizmetine sunmayı sorumluluk olarak görüyoruz. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje hem çevresel etkileri azaltacak hem de sanayimizin daha verimli ve rekabetçi üretim yapmasına katkı sağlayacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.