Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müze

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok" Haber

"Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok"

Çevirmeli 165 gramofon, yaklaşık 20 bin plak ve ilk ses kayıtlarını barındıran arşivini müze veya sanat galerisi çatısı altında gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen koleksiyoner Raif Kara, koleksiyonunu Ankara’da müzeye dönüştürmek istediğini duyurdu. Kara, "Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok" dedi. Türkiye’nin kültürel hafızasına ışık tutan binlerce plak, yüzlerce gramofon ve ses cihazlarını bir araya getiren koleksiyoner Raif Kara, yıllardır oluşturduğu koleksiyonunu Ankara’da kurulacak bir müze veya sanat galerisiyle gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. "Gramofonun beş duyuya değil, altı duyuya yani ruha da hitap ettiğini gördüm" İHA muhabirinin, "Koleksiyon merakınız nasıl başladı?" sorusuna Raif Kara, koleksiyon merakının eski eşyalara duyduğu ilgi ile başladığını dile getirdi. Kara, "Eski eşya diye bir tane gramofon alınca, gramofonun beş duyuya değil, altı duyuya yani ruha da hitap ettiğini gördüm. Ve bunun üzerine diğer eski eşyalardan ilgimi azaltarak neredeyse tamamını gramofona ve taş plaklara yönlendirmiş oldum" cevabını verdi. "Bir de en önemlisi 5 tane de altın plak var" Şu anda koleksiyonda çevirmeli 165 tane gramofon olduğunu belirten Kara, "Pikap olarak da 100’e yakın pikap var. Yine bir 20’ye yakın lambalı radyo var. Altı tane makara teyp var. İşte tel teyp vardır mesela, kimsenin bilmediği. İki tane ondan var. Manyetik teyp var, kartuş teyp var. Yani epeyce bir cihaz var. Toplamda da taş plak, ben plastik plak diyorum 45’lik ve 30’lüklere de. Onlarla beraber toplam 20 bine yakın plak var. Bir de en önemlisi 5 tane de altın plak var" diye konuştu. "Sadece Türkiye’nin ses tarihi, bende desem ukalalık yapmış olmam" Elinde bulunan diğer koleksiyonlara da değinen Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece Türkiye’nin ses tarihi, bende desem ukalalık yapmış olmam. Zaten dünyada ses kaydı, yani sesin kaydedip tekrar dinlenebilmesi 1877 yılına ait. Bende de 1890’lı yıllarda İstanbul’da kayıtları yapılmış Türk milletinin ilk plakları var. Bunlardan 24 tane plak var. Her birisi tek kopya. Dünyada ikinci bir eş yok. Daha çünkü kopyalama başlamamış ve 30 yıldır ikinci bir kişi Türkiye’de bu plaklardan bende de var diyemedi. Dolayısıyla koleksiyonun aslında hem kültürel hem de maddi anlamda en kıymetli plakları Türk milletinin ilk kayıtlarını barındıran plaklar diyebiliriz." Özel çelik dolaplarda muhafaza ediliyor Gramofonların bakım ve onarımını büyük ölçüde Türkiye’nin tek gerçek gramofon ustası olarak nitelendirdiği Kadir ustanın yaptığını belirten Kara, plakları ise dijital ortama aktararak ve özel çelik dolaplarda muhafaza ederek gelecek nesillere ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Yeşil Gramofon hikayesi Koleksiyonundaki gramofonların büyük bölümünün özel hikayelere sahip olduğunu ifade eden Kara, " Şu yeşil gramofonu İzmir’den bir arkadaşım bana almış. Bir Ermeni hanımdan aldım. O da antikacılık yapıyor. Bunu dedi pırıl pırıl senin de almanı istiyorum. Geçmiş gün galiba 2005 miydi? 2007 miydi? O yıllardaydı. Ciddi bir para söyledi günkü şartlarda benim ekonomik durumum bu cihazı almaya uygun değil. Onun için de ben teşekkür ettim kendisine. İlgilenmediğimi söyledim. Sonra İzmir’e gittim. İzmir’de benim bir işim vardı. Bir akşam beni yemeğe aldı evinde sağ olsun. Yemekte de salonun ortasında, yemek masasının kenarında üzeri örtülü bir şey var. Ben papağan olduğunu varsaydım. Çünkü hep papağandan üzeri örtülür ses yapmasın diye. Yemeği yedikten sonra örtüyü bir açtı. Altında bu gramofon. Ben bunu sana hediye etmek istiyorum. Çünkü senin koleksiyonda olması lazım. Yok olur da olmaz derken belli bir süre sonra ödemek şartıyla almış oldum. Bunun böyle bir hikayesi var ve iyi ki de almışım. Çok kıymetli bir gramofon" diye konuştu. "Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok" Koleksiyonu bir müze çatısı altında toplanırsa çok çok mutlu olacağını ifade eden Kara, "Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok. Hani yüzde 25’ine yakını bile yok" açıklamasında bulundu. Yıllardır oluşturduğu koleksiyonunu Ankara’da kurulacak bir müze ve ya sanat galerisiyle gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirten Kara, "Müzeyi nerede açarsınız?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Müzeyi Ankara’da açacağız. Ankara’da ve özel insanların kolay ulaşabileceği yer olabilir. Çünkü daha önce orada bir çalışmamız olmuştu ama sonuçlanmadı. Hani insanların gidip bu havayı sormak istediği yerlerde olması lazım. Bir de ben Ankara’nın yerlisi olduğum için diğer şehirlerden de teklifler geliyor ama ben onları kabul etmiyorum. Çünkü bunun Ankara’da olması lazım." Gençlere bir şeylerin koleksiyonunu yapmalarını tavsiyesinde bulunan Kara, "Koleksiyon yapmak insanları rehabilite eder, terbiye eder, bir de popülerize eder" sözlerine yer verdi.

1,5 milyonu aşkın ziyaretçinin tercihi kültür rotaları Haber

1,5 milyonu aşkın ziyaretçinin tercihi kültür rotaları

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinde Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerine yönelik ziyaretçi verilerini paylaştı. Ersoy, kültürel mirasa yönelik ilginin her geçen gün arttığını belirterek, bayram tatili boyunca müze ve ören yerlerinde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçinin ağırlandığını duyurdu. Bakan Ersoy, müzelerde ve ören yerlerinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışının kültür rotalarına olan ilgiyi artırdığını ifade etti. Bayram döneminde en fazla ziyaret edilen kültür noktalarının başında İzmir’deki Efes Ören Yeri yer aldı. Efes’i, Denizli’de bulunan Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ve Şanlıurfa’daki Göbeklitepe Ören Yeri takip etti. BAYRAMIN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN KÜLTÜR DURAKLARI Efes Ören Yeri: 119 bin 143 ziyaretçi Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri: 113 bin 34 ziyaretçi Göbeklitepe Ören Yeri: 65 bin 446 ziyaretçi Zelve-Paşabağlar Ören Yeri: 55 bin 492 ziyaretçi Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi: 48 bin 843 ziyaretçi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirasa gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, tüm ziyaretçilere teşekkür etti. Bayram tatilinde elde edilen ziyaretçi rakamları, Türkiye'nin tarihi ve kültürel destinasyonlarına olan ilginin güçlü şekilde devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

Yıldırım’da gençler tarihle buluşuyor Haber

Yıldırım’da gençler tarihle buluşuyor

Kütüphaneler ve Müze Müdürlüğü’nün düzenlediği ’Gençlerle Şehir ve Tarih Atölyesi’ ile Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci, Bursa’nın fethi ve erken dönem devlet yapılanması konularında gençlere interaktif eğitim veriliyor. Atölye ile gençlerin, şehrin tarihi kimliğini yakından tanımaları, kuruluş sürecini kavramaları, tarih ile günümüz arasında bilinçli bağ kurmaları ve kültürel mirasa sahip çıkma bilinci geliştirilmesi amaçlanıyor. Osmanlı tarihi ve kitabeler alanında uzman tarihçi ve rehber Ömer Kaptan eşliğinde ayda bir kez düzenlenen atölye çalışmalarının bu ayki konusu Orhan Gazi ve dönemi oldu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği atölye çalışmaları kapsamında önümüzdeki derslerde, 1. Murad, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet ve 2. Murad konuları işlenecek. "Bilinçli nesiller yetiştiriyoruz" Bursa’nın fethinin tarihimiz açısından bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın fethi sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir medeniyetin inşa sürecidir. Bizler de bu bilinçle gençlerimizin tarihini doğru kaynaklardan öğrenmesini, geçmiş ile gelecek arasında sağlam bir bağ kurmasını önemsiyoruz. Düzenlediğimiz atölyelerle gençlerimizin kendi şehirlerinin köklerini tanımalarını sağlıyor, kültürel mirasımıza sahip çıkan bilinçli nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Bursa basınından Orhan Kemal Müzesi’ne ziyaret Haber

Bursa basınından Orhan Kemal Müzesi’ne ziyaret

Türk edebiyatının büyük ustaları arasına adını altın harflerle yazdıran Orhan Kemal’i gelecek kuşaklara tanıtmak ve yaşatmak için 2026 yılını Orhan Kemal’e ithaf ederek edebiyat dolu bir yılın kapılarını aralayan Osmangazi Belediyesi, Orhan Kemal Müzesi’ne bir gezi programı düzenledi. Bursa basınının deneyimli isimleri, gerçekleşen program kapsamında Orhan Kemal Müzesi’ni ziyaret etme fırsatı bulurken, katılımcılara müzenin kurucusu ve yazar Işık Öğütçü rehberlik etti. Aynı zamanda Orhan Kemal’in oğlu olan Öğütçü, müzeyi gezdirerek burada sergilenen eserler ve babası Orhan Kemal hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yapılan ziyarette Bursa basının önemli isimleri Orhan Kemal’in Ara Güler tarafından çekilmiş 70 fotoğrafını, eşi Nuriye Öğütçü'nün sakladığı aile fotoğraflarını, kitaplarının orijinal ilk baskılarını, özel mektupları, hakkında yazılan tez ve makaleleri, ünlü fötr şapkasını, Orhan Kemal'in babası Abdülkadir Kemali Bey'e ait İstiklal Madalyası’nı, Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nden Orhan Kemal'e yazdığı mektupları, çalışma odasını birebir yansıtan bir odada yer alan daktilosunu görme fırsatı buldu. Işık Öğütçü, müzede bulunan eserleri tek tek tanıtarak, her birinin hikayesini ayrıntılı şekilde aktarırken, ziyaret Bursa basını için hem kültürel hem de edebi açıdan zengin bir deneyim sundu. “ÜSTADIN VEFATINDAN 30 YIL SONRA BU MÜZEYİ KURDUK” Orhan Kemal Müzesi’nin 2000 yılında kurulduğunu ifade eden Işık Öğütçü, “Üstadın vefatından 30 yıl sonra bu müzeyi kurduk. Burada, O’nun en son yaşadığı Basınköy’deki evinden getirilen eşyalar ve kişisel objeler sergileniyor. Duvarlarda yer alan fotoğraflar hayatından kesitler sunuyor, ziyaretçilere bir hikaye anlatıyoruz. Müzede kitaplarının ilk baskıları da bulunuyor. Hayatında önemli bir yere sahip olan babası Abdülkadir Kemali Bey için ayrılmış özel bir bölüm var. Türkiye’nin kuruluş ve kurtuluş sürecinde görev almış bir isim olması, bu köşeyi müze açısından daha da anlamlı kılıyor. Ayrıca müzede Orhan Kemal’e ait küçük kişisel eşyalar da yer alıyor. Duvarlardan bir bölümü hapishane köşesi olarak düzenlendi. Çünkü Orhan Kemal’in yaşamının yaklaşık yüzde 10’u cezaevinde geçti. 1938-1943 yılları arasında yaklaşık 3,5 yılını Nazım Hikmet ile birlikte Bursa Cezaevi’nde geçirdi. Bu dönem, müzede görsellerle anlatılıyor. Ziyaretçiler, Orhan Kemal’in eserlerini kaleme aldığı çalışma odasının birebir aynısını da görebiliyor. Buraya gelenler Orhan Kemal Müzesi’ne gelir, çıkarken Orhan Kemal’le kol kola çıkmış gibi olur.” şeklinde konuştu. “BURSA BASININI MÜZEMİZDE AĞIRLAMAKTAN BÜYÜK MUTLULUK DUYDUK” Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal yılı ilan ederek büyük bir vefa örneği sergilediğini belirten Öğütçü, “Başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Vefa sadece İstanbul’da bir semt adı değilmiş, Osmangazi Belediyesi’nin Orhan Kemal’i gündeme alarak böyle bir yıl ilan etmesi son derece kıymetli. Bu sayede Orhan Kemal’i hep birlikte geleceğe taşıyacağız. Bursa basınının müzemize gerçekleştirdiği ziyaret de bizim için çok önemli. Bursa’nın önde gelen gazetecilerini burada ağırlamaktan büyük mutluluk duydum. Orhan Kemal, Bursa’ya yabancı bir isim değil, bu nedenle yapılan bu ziyareti çok anlamlı buluyorum. Bu tür ziyaretlerin artarak devam etmesini diliyor, herkesi müzemizi görmeye davet ediyorum. Ayrıca 18-19 Nisan tarihlerinde düzenlenecek TÜYAP Kitap Fuarı’nda ‘Orhan Kemal Bursa’da’ başlıklı bir konuşma gerçekleştireceğim.” ifadelerini kullandı. Müze ziyaretinin ardından Işık Öğütçü, İkbal Kahvesi ve Kitap Evi’nde Orhan Kemal’in kitaplarını imzalayarak Bursa basınına hediye etti. YIL BOYUNCA ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ORHAN KEMAL OSMANGAZİ’DE YAD EDİLECEK Osmangazi Belediyesi, ‘2026 Orhan Kemal Yılı’nı yalnızca bir anma takvimi olarak değil; aynı zamanda yazarın edebi mirasını farklı kuşaklarla buluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir kültür programı olarak planladı. Bu kapsamda yıl boyunca Orhan Kemal’i anlatan söyleşiler, edebi okuma günleri, sergiler ve sahne etkinlikleri düzenlenecek. Ayrıca Orhan Kemal’in kadın ve çocuk karakterleri üzerinden tematik programlar da gerçekleştirilecek. Öte yandan gençler için yaratıcı yazarlık atölyeleri, okuma buluşmaları ve edebiyat yarışmaları da planlanırken, görsel sanatlar alanında ise illüstrasyon, fotoğraf ve çağdaş yorum sergileriyle Orhan Kemal’in dünyası farklı disiplinlerle buluşturulacak. Açık alan okuma etkinlikleri, dijital arşiv çalışmaları ve yayın projeleriyle Orhan Kemal’in edebiyatı yalnızca hatırlanan değil, yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden üretilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.