Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müze

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık"

Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenlerin olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. Bize hayasızca saldıranlar, işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldu" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk milleti olarak tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler, dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz. Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi, hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesidir. Bu Hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ifadesiyle onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız. Bakınız şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına şaheserdir. Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı, deyim yerinde ise açık hava müzesidir. Şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir. Kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir" dedi. 'Kimliksizleştirme siyaseti yaptılar' Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunları özellikle şunun için söylüyorum; en güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere, ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kağıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın batılılaşma ihaneti dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu. "10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı dünya müzeleri içerisinde yer alacak" Darphane-i Amire Külliyesi'nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu 5 farklı müze olarak düzenlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu müzelerde Topkapı Sarayı'nın envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 adet eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak. Daha önce depoda muhafaza edilen 2 binden fazla hüsnühat, 12 salonda ve ilk kez ziyaretçilerin istifadesine sunulacak. 7 bin 500 esere ilaveten 10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı dünya müzeleri içerisinde yer alacak. Osmanlı'da kurulan ilk silah müzesi de bu avluda bulunuyor" dedi. "Bize iftira atanlar bu müzelerle en güzel cevabı aldı" Bize hayasızca saldıranlar, işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldu diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "7 yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda yine ipe sapa gelmez iftiralarla bizi hedef aldılar. 'Kendisine ofis yapıyor, burayı saray olarak kullanacak' dediler. İddia diye ortaya attıkları yalan çıktı. Bize saldıranlar bu müzelerle cevap almış oldu. Darphane-i Amire Külliyesi, dünyaya örnek teşkil edecek müzeler bölgesi olarak şahane bir yapıya ve görünüme kavuştu. Bize hayasızca saldıranlar, işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldu. İstanbul'un kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Edirne Sarayı'nı ihya ediyoruz" Osmanlı Devleti'nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı'nın ihyasını gerçekleştireceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı bu muhteşem eseri tekrar ayağa kaldırıyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Edirne Saray-ı Cedid-i Amire Türkiye'nin en görkemli tarihi eserlerinden birisi olarak kültür mimarımıza kaydolacaktır" dedi.

Gemlik Küçükkumla’da Tankut Öktem MüzeOkul açıldı Haber

Gemlik Küçükkumla’da Tankut Öktem MüzeOkul açıldı

Türkiye’nin önemli heykeltıraşlarından Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Tankut Öktem’in sanat yolculuğunu ve evrensel mirasını geleceğe taşımayı amaçlayan Tankut Öktem MüzeOkul, Gemlik’in Küçükkumla Mahallesi'nde törenle açıldı. MüzeOkul, yalnızca eserlerin sergilendiği bir müze olarak değil; sanat, kültür, doğa, düşünce ve bilginin buluştuğu yaşayan bir kültür alanı ve eğitim mekânı olarak tasarlandı. Sanatçının sanatının merkezi olarak kabul edilen Küçükkumla’da hayata geçirilen MüzeOkul, Tankut Öktem’in çocukluk yıllarından başlayarak sanat yolculuğunu, anıtlarını, üretim sürecini ve gelecek kuşaklara bıraktığı mirası anlatan bölümlerden oluştu. MüzeOkul’un girişinde yer alan, insanın en kıymetli hazinesinin kaidesine dair düşüncenin işlendiği bölüm, ziyaretçileri sanatçının yaşam serüvenine davet ediyor. Mekânda, Öktem’in farklı dönemlerde gerçekleştirdiği eserler ve meydan anıtlarına ilişkin anlatılar da yer aldı. “SONSUZ MÜZE, SONSUZ OKUL” “Sonsuz müze, sonsuz okul” anlayışıyla kurgulanan alanda, Tankut Öktem’in bir sanatçı, eğitmen ve yaşam rehberi olarak bıraktığı izlerin yeni kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Üç yaşında ilk heykelini yapan, altı yaşında “Harika Çocuk” seçilen ve Dünya Sanat Olimpiyatları’nda dünyanın yaşayan en iyi 10 sanatçısından biri gösterilen Öktem’in yaşam felsefesi, MüzeOkul’da çocuklar ve gençlerle buluşturuluyor. Açılışta yer alan anlatım ve gösteriler de ilgi gördü. Tankut Öktem’in yaşam öğretisi, Cumhuriyet toplum bilinci ve evrensel sanat anlayışı, “Çamurdaki Sır – Öğrencileriyiz…” gösterisinin ardından katılımcılara aktarıldı. Programın devamında okul bahçesinde kurulan uzun masalarda ikramlar yapıldı. Açılış, sanatçının ailesi ve davetlilerin bir araya geldiği sıcak bir buluşmaya dönüştü.

İBB'nin yürüttüğü Rumeli Hisarı restorasyonu 6 yıldır bitmedi Haber

İBB'nin yürüttüğü Rumeli Hisarı restorasyonu 6 yıldır bitmedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yürütülen Sarıyer'deki Rumeli Hisarı restorasyonu aradan yıllar geçmesine rağmen bir türlü bitirilemedi. Yaklaşık 6 yıldır restorasyon sürecinin devam ettiğini iddia eden çevre esnafı, adeta canından bezdi. Esnaf, hisara ait ziyaretçi otoparkının İBB tarafından işgal edildiğini vurgularken bu sebepten kaynaklı işlerinin iyice azalmasından dert yanarak yetkililerden yardım istedi. İstanbul Sarıyer'de bulunan, Fatih Sultan Mehmet'in emriyle 90 günde tamamlanan boğazın incisi Rumeli Hisarı'nın kapısı İBB'nin yürüttüğü restorasyon nedeniyle yıllardır ziyaretçilere kapalı. İBB'nin yıllar önce devraldığı restorasyon çalışmalarının aradan geçen yıllara rağmen nihayete erdirilememesi başta esnaf olmak üzere bir çok vatandaşı isyan ettirdi. Özellikle restorasyon nedeniyle hisara ait ziyaretçi otoparkı İBB tarafından konteynerlerle kapatıldı. Ancak yıllardır çalışmalarda bir türlü sona gelinmeyip, hisarın kapısı ziyaretçilere de bir türlü açılmayınca çevre esnafının işleri azaldı işten çıkarmalar başladı. Bunların yanında çevreye yayılan kötü koku ve oluşan görüntü kirliliği karşısında esnaf durumdan dert yanarak yetkililerden yardım istedi. "Burayı kendilerine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyorlar" Yaklaşık 20 senedir Rumeli Hisarı bölgesinde çalıştığını belirten esnaf Eyüp Duralioğlu, ''Burada 6 yıldır bir mağduriyet yaşıyoruz. 6 yıl önce başlayan bir kale restorasyon çalışmasından dolayı buradaki bütün esnafların ortak kullanım alanı olan bir otopark tamamen bu restorasyonu yapan inşaat şirketi tarafından gasp edilmiş durumda. Ve yaklaşık 3 yıldır bu inşaat şirketi burada hiçbir faaliyet göstermemesine rağmen bu otoparkı tamamen gasp edip burayı kendine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyor. Bu da buradaki bütün esnafı otomatik olarak geriye doğru itiyor. Rumeli Hisarı Kalesi sadece bir kale değil. Rumeli Hisarı Kalesi'nin içinde faaliyet gösteren bir müze var ve yaklaşık 6 yıl önce Cumhurbaşkanımızın faaliyete geçirdiği restore edilmiş bir de mescit var. Bunlar şu an tamamen halka kapalı durumda. Bir inşaat durumu var ve inşaattan dolayı biz esnaf olarak burada büyük sıkıntılar yaşıyoruz" dedi. "Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var" Restorasyondan kaynaklı git gide kazançlarının azaldığı belirten ve bu durum karşısında işten çıkarmalar yaptıklarını kaydeden Duralioğlu, "Bizim işletmemizin daha önce burada 50-60 arasında çalışanı varken, 6 sene içinde bu sayı 25-30'lara kadar düştü. 30 arkadaşımızla iş sonu yapmak zorunda kaldık. Onları işlerimizin düşmesinden dolayı istemeden göndermek zorunda kaldık. Bu sadece bizi ilgilendiren bir sorun değil. Burada 30'a yakın işletme var ve bütün işletmeler aynı durumdayız. Biz bir an önce yetkililerden bu duruma artık bir el koymasını istiyoruz. Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var. Bir inşaat şirketi burada inşaat yapacağım diye ihale aldı. Tabelalarını koydu ve tabelaların şu an hiçbirinin olmamasına rağmen burayı tamamen gasp etti. Kendi özel amaçları için kullanıyorlar. Bu konuda devlet büyüklerinden, bu konuyla ilgilenen kim varsa onlardan yardım talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. ‘Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler" Çevre esnafı olarak mağduriyetlerinin giderilmesi için parti gözetmeksizin bir çok temsilciyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyleyen Eyüp Duralioğlu, ''Bunların ilçe başkanlıklarına, il başkanlıklarına ve bizim bu tarafa gelen milletvekillerine de durumu ilettik. Onların da bu konuda mecliste konuşmaları, konuyla ilgili bilgilendirmeleri oldu fakat hala aynı durumu yaşıyoruz. Bu konuda biz tekrar iletiyorum, bütün siyasilerden, siyasi parti gözetmeksizin, burada bir tarih var. Burada Fatih Sultan Mehmet'in bize bıraktığı bir tarih var ve tarih yok oluyor. 6 yıldır bu tarih buradan yok olmuş durumda. Biz, tekrar söylüyorum, buradaki bütün işletmeler olarak ticari olarak zor durumdayız artı manevi olarak da hisar zor durumda. Herkesten yardım talep ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bize pek bir dönüş gelmedi. Onlar bir dönüş sağlamadılar. Onlara da durumu ilettik. ‘Burada sizin kontrolünüz altında bir inşaat var ve bu inşaat bitmiyor. Bitmeyen inşaatın da kapısının önünde çöp yığınları, konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler ve bize hiçbir dönüş de sağlamadılar. Buradan onlara da sesleniyoruz. Burası sizin kontrolünüz altında. Biz de burada ticaret yapan insanlarız. Buradan ekmeğini kazanan insanlarız. Bizim ekmeğimize siz de sahip çıkmak zorundasınız. Lütfen bununla ilgilenin" dedi.

Celal Bayar, vefatının 40. yılında Umurbey’de anılacak Haber

Celal Bayar, vefatının 40. yılında Umurbey’de anılacak

Türkiye Cumhuriyeti’nin 3’üncü Cumhurbaşkanı, Umurbeyli devlet adamı Celal Bayar, vefatının 40’ıncı yılında memleketi Umurbey’de düzenlenecek törenle anılacak. Celal Bayar Vakfı tarafından düzenlenecek anma programı, 22 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 11.00’de, Bayar’ın Umurbey’deki anıt mezarı başında gerçekleştirilecek. Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Celal Bayar, ölümünün 40’ıncı yılında hayatı, siyasi mücadelesi ve Cumhuriyet tarihindeki yeriyle bir kez daha yad edilecek. Anma töreninin ardından Celal Bayar’ın Umurbey’de doğduğu ev, müze olarak hizmete açılacak. Bayar’ın doğduğu evin müzeye dönüştürülerek ziyarete açılması, hem Celal Bayar’ın hatırasının yaşatılması hem de Umurbey’in Türkiye siyasi tarihindeki öneminin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir adım olacak. Programın ev sahipliğini Celal Bayar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali yapacak. 1883 yılında Umurbey’de doğan Celal Bayar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan siyasi hayatı boyunca Türkiye tarihinin önemli dönüm noktalarında görev aldı. Milli Mücadele döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde önemli görevler üstlenen Bayar, Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlarından biri oldu. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinin ardından 1950 yılında Cumhurbaşkanı seçilen Bayar, 1960 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin 3’üncü Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 22 Ağustos 1986’da İstanbul’da hayatını kaybeden Celal Bayar, vasiyeti doğrultusunda doğduğu Umurbey’de toprağa verildi. Bu yıl gerçekleştirilecek 40’ıncı yıl anma programı ise Bayar’ın doğduğu topraklarda hem anısının yaşatılması hem de doğduğu evin müze olarak gelecek kuşaklara kazandırılması açısından ayrı bir anlam taşıyor.

1,5 milyonu aşkın ziyaretçinin tercihi kültür rotaları Haber

1,5 milyonu aşkın ziyaretçinin tercihi kültür rotaları

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinde Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerine yönelik ziyaretçi verilerini paylaştı. Ersoy, kültürel mirasa yönelik ilginin her geçen gün arttığını belirterek, bayram tatili boyunca müze ve ören yerlerinde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçinin ağırlandığını duyurdu. Bakan Ersoy, müzelerde ve ören yerlerinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışının kültür rotalarına olan ilgiyi artırdığını ifade etti. Bayram döneminde en fazla ziyaret edilen kültür noktalarının başında İzmir’deki Efes Ören Yeri yer aldı. Efes’i, Denizli’de bulunan Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ve Şanlıurfa’daki Göbeklitepe Ören Yeri takip etti. BAYRAMIN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN KÜLTÜR DURAKLARI Efes Ören Yeri: 119 bin 143 ziyaretçi Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri: 113 bin 34 ziyaretçi Göbeklitepe Ören Yeri: 65 bin 446 ziyaretçi Zelve-Paşabağlar Ören Yeri: 55 bin 492 ziyaretçi Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi: 48 bin 843 ziyaretçi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirasa gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, tüm ziyaretçilere teşekkür etti. Bayram tatilinde elde edilen ziyaretçi rakamları, Türkiye'nin tarihi ve kültürel destinasyonlarına olan ilginin güçlü şekilde devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

Bursa basınından Orhan Kemal Müzesi’ne ziyaret Haber

Bursa basınından Orhan Kemal Müzesi’ne ziyaret

Türk edebiyatının büyük ustaları arasına adını altın harflerle yazdıran Orhan Kemal’i gelecek kuşaklara tanıtmak ve yaşatmak için 2026 yılını Orhan Kemal’e ithaf ederek edebiyat dolu bir yılın kapılarını aralayan Osmangazi Belediyesi, Orhan Kemal Müzesi’ne bir gezi programı düzenledi. Bursa basınının deneyimli isimleri, gerçekleşen program kapsamında Orhan Kemal Müzesi’ni ziyaret etme fırsatı bulurken, katılımcılara müzenin kurucusu ve yazar Işık Öğütçü rehberlik etti. Aynı zamanda Orhan Kemal’in oğlu olan Öğütçü, müzeyi gezdirerek burada sergilenen eserler ve babası Orhan Kemal hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yapılan ziyarette Bursa basının önemli isimleri Orhan Kemal’in Ara Güler tarafından çekilmiş 70 fotoğrafını, eşi Nuriye Öğütçü'nün sakladığı aile fotoğraflarını, kitaplarının orijinal ilk baskılarını, özel mektupları, hakkında yazılan tez ve makaleleri, ünlü fötr şapkasını, Orhan Kemal'in babası Abdülkadir Kemali Bey'e ait İstiklal Madalyası’nı, Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nden Orhan Kemal'e yazdığı mektupları, çalışma odasını birebir yansıtan bir odada yer alan daktilosunu görme fırsatı buldu. Işık Öğütçü, müzede bulunan eserleri tek tek tanıtarak, her birinin hikayesini ayrıntılı şekilde aktarırken, ziyaret Bursa basını için hem kültürel hem de edebi açıdan zengin bir deneyim sundu. “ÜSTADIN VEFATINDAN 30 YIL SONRA BU MÜZEYİ KURDUK” Orhan Kemal Müzesi’nin 2000 yılında kurulduğunu ifade eden Işık Öğütçü, “Üstadın vefatından 30 yıl sonra bu müzeyi kurduk. Burada, O’nun en son yaşadığı Basınköy’deki evinden getirilen eşyalar ve kişisel objeler sergileniyor. Duvarlarda yer alan fotoğraflar hayatından kesitler sunuyor, ziyaretçilere bir hikaye anlatıyoruz. Müzede kitaplarının ilk baskıları da bulunuyor. Hayatında önemli bir yere sahip olan babası Abdülkadir Kemali Bey için ayrılmış özel bir bölüm var. Türkiye’nin kuruluş ve kurtuluş sürecinde görev almış bir isim olması, bu köşeyi müze açısından daha da anlamlı kılıyor. Ayrıca müzede Orhan Kemal’e ait küçük kişisel eşyalar da yer alıyor. Duvarlardan bir bölümü hapishane köşesi olarak düzenlendi. Çünkü Orhan Kemal’in yaşamının yaklaşık yüzde 10’u cezaevinde geçti. 1938-1943 yılları arasında yaklaşık 3,5 yılını Nazım Hikmet ile birlikte Bursa Cezaevi’nde geçirdi. Bu dönem, müzede görsellerle anlatılıyor. Ziyaretçiler, Orhan Kemal’in eserlerini kaleme aldığı çalışma odasının birebir aynısını da görebiliyor. Buraya gelenler Orhan Kemal Müzesi’ne gelir, çıkarken Orhan Kemal’le kol kola çıkmış gibi olur.” şeklinde konuştu. “BURSA BASININI MÜZEMİZDE AĞIRLAMAKTAN BÜYÜK MUTLULUK DUYDUK” Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal yılı ilan ederek büyük bir vefa örneği sergilediğini belirten Öğütçü, “Başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Vefa sadece İstanbul’da bir semt adı değilmiş, Osmangazi Belediyesi’nin Orhan Kemal’i gündeme alarak böyle bir yıl ilan etmesi son derece kıymetli. Bu sayede Orhan Kemal’i hep birlikte geleceğe taşıyacağız. Bursa basınının müzemize gerçekleştirdiği ziyaret de bizim için çok önemli. Bursa’nın önde gelen gazetecilerini burada ağırlamaktan büyük mutluluk duydum. Orhan Kemal, Bursa’ya yabancı bir isim değil, bu nedenle yapılan bu ziyareti çok anlamlı buluyorum. Bu tür ziyaretlerin artarak devam etmesini diliyor, herkesi müzemizi görmeye davet ediyorum. Ayrıca 18-19 Nisan tarihlerinde düzenlenecek TÜYAP Kitap Fuarı’nda ‘Orhan Kemal Bursa’da’ başlıklı bir konuşma gerçekleştireceğim.” ifadelerini kullandı. Müze ziyaretinin ardından Işık Öğütçü, İkbal Kahvesi ve Kitap Evi’nde Orhan Kemal’in kitaplarını imzalayarak Bursa basınına hediye etti. YIL BOYUNCA ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ORHAN KEMAL OSMANGAZİ’DE YAD EDİLECEK Osmangazi Belediyesi, ‘2026 Orhan Kemal Yılı’nı yalnızca bir anma takvimi olarak değil; aynı zamanda yazarın edebi mirasını farklı kuşaklarla buluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir kültür programı olarak planladı. Bu kapsamda yıl boyunca Orhan Kemal’i anlatan söyleşiler, edebi okuma günleri, sergiler ve sahne etkinlikleri düzenlenecek. Ayrıca Orhan Kemal’in kadın ve çocuk karakterleri üzerinden tematik programlar da gerçekleştirilecek. Öte yandan gençler için yaratıcı yazarlık atölyeleri, okuma buluşmaları ve edebiyat yarışmaları da planlanırken, görsel sanatlar alanında ise illüstrasyon, fotoğraf ve çağdaş yorum sergileriyle Orhan Kemal’in dünyası farklı disiplinlerle buluşturulacak. Açık alan okuma etkinlikleri, dijital arşiv çalışmaları ve yayın projeleriyle Orhan Kemal’in edebiyatı yalnızca hatırlanan değil, yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden üretilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.