Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müzakereler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müzakereler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakereler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır" Haber

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile müzakerelere ve Lübnan meselesine ilişkin açıklama yaptı. İsmail Bekayi başkent Tahran’da düzenlenen basın toplantısında, müzakereler kapsamında serbest bırakılacak İran’ın dondurulmuş varlıklarının ABD ürünleri satın almak için kullanılmasına ilişkin haberlere değindi. Bekayi, "İddiaları gördüm. Bizim için ilginç olan, daha önce İran’ı yok etmek olarak açıklanan savaşın amacının, şimdi ABD’li çiftçileri zenginleştirmeye indirgenmiş olmasıdır. Genel olarak, bu fonların nasıl yönlendirileceğine dair herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya değiliz. Varlıklarımız tamamen ülkenin çıkarına ve faydasına olacak şekilde kullanılacaktır" dedi. "Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır" İsviçre’deki müzakerelerde Lübnan’a ilişkin alınan kararlara değinen Bekayi, "Biz, ateşkes mutabakatının başlangıcından bugüne kadar, İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğüne tanık olduk. Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt, hem Nisan ayındaki ateşkes mutabakatının hem de 18 Haziran tarihli muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu konuda ABD’nin taahhüdü tamamen açıktır ve İsrail rejiminin Lübnan’daki yasa dışı ve saldırgan eylemlerini sürdürmesi için hiçbir gerekçe kabul edilemez" diye konuştu. Lübnan için oluşturulacak "çatışmasızlık mekanizmasının" ABD, İran, arabulucular ve Lübnan hükümeti dahil olmak üzere ilgili tarafların katılımıyla oluşturulacağını belirten İsmail Bekayi, bu mekanizmanın, özellikle Lübnan’daki savaşın durdurulmasına ilişkin hükümlerin iyi niyetle uygulanmasını izleyeceğini ve askeri çatışmaların önlenmesine katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, mekanizmanın ayrıntıları konusunda henüz daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu, önümüzdeki günlerde detaylara ilişkin daha fazla görüşme yapılacağını ve ek mutabakatların sağlanacağını söyledi. "Tehditlerin ardından dörtlü toplantı yapılmadı" İran ve ABD heyetleri arasında İsviçre’de yapılan müzakerelerin 01.00’e kadar sürdüğü yönündeki haberlere de cevap veren Bekayi, "Size her zaman yaptığı gibi gerçeği söyleyeceğim. İran, ABD ve iki arabulucunun katılımıyla gerçekleştirilen dört taraflı toplantı saat 15.00 sıralarında başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Ardından kısa bir 30 dakikalık ara verilmesi ve görüşmenin devam etmesi kararlaştırıldı" diye konuştu. Sözcü, bu arada ABD yetkililerinin tehdit içeren açıklamalarıyla karşılaşıldığını belirterek, bu gelişmenin ardından dörtlü toplantının yeniden başlamadığını söyledi. Görüşmelerin devamının ise yalnızca arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişi şeklinde sürdüğünü ifade etti. İran’ın, dörtlü formatta yapılan doğrudan müzakerelere devam etmeme kararı aldıktan sonra ABD tarafıyla hiçbir doğrudan temasta bulunmadığını vurgulayan Sözcü Bekayi, İran’ın kendi hedefleri doğrultusunda arabulucular üzerinden mesajlaşmayı sürdürdüğünü ve sürecin sonucunun da kamuoyunca bilindiğini söyledi. "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir" İsmail Bekayi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un "Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin her kararın Avrupa ülkelerinin görüşü ve katılımıyla alınması gerektiği" yönündeki açıklamasına ilişkin soruya da cevap verdi. İranlı Sözcü, "İş işten geçtikten sonra akıl vermenin faydası yoktur. Avrupalılar, son iki yıldaki kendi davranışları nedeniyle kendilerini sürecin dışına itmişlerdir. Unutulmamalıdır ki, sözde ‘snapback’ süreci sırasında Avrupalı taraflar ne bir irade ne de bir yetki ortaya koymuş, son derece sorumsuz bir tutum sergilemişlerdir. İran’a karşı yürütülen iki dayatılmış savaş sürecinde de oldukça olumsuz tavırlar almışlardır ve dünya bu tutumlara tanıklık etmiştir" ifadelerini kullandı. Bekayi, bu sorumsuz davranışların Avrupa’nın uluslararası alandaki saygınlığını ve konumunu artırmayacağını belirterek, "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa yaklaşımını değiştirmeli, bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir. Şikâyet ederek Avrupa’nın konumu yükselmez" şeklinde konuştu. "İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız yok" Basın toplantısında sözcüye "ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin başladığı ve İran’ın nükleer denetçileri kabul ettiği yönündeki iddiaları, İran heyetinin İsviçre’de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ile görüşüp görüşmediği ve saldırıya uğrayan nükleer tesislere denetim izni verilip verilmeyeceği soruları soruldu. Bekayi, "Kısa cevap: her iki soruya da hayır. Ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşmemiz oldu ne de ABD ve İsrail rejiminin askeri saldırıları sonucu zarar gören İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız var. Esasen bu konuda herhangi bir prosedür de bulunmamaktadır. Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) taraf bir ülke olarak ve güvenlik denetimleri anlaşmalarına bağlı bir devlet olarak mevcut uygulamaları sürdürmeye devam edeceğiz ve mevcut uygulama oldukça nettir" dedi. UAEA Yönetim Kurulu’nun, İran'a kalan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını acilen beyan etmesi ve nükleer faaliyetlerinin doğrulanması için kuruma tam erişim sağlaması çağrısında bulunan kararına değinen Bekayi, Rusya, Çin ve Nijer’in olumsuz oylarının "değerli" olduğunu belirtti. Bazı bölge ülkelerinin tutumuna da tepki gösteren sözcü, "İran, bu ülkelerin, İran’a ve nükleer tesislere yönelik saldırılara tanık olmalarına rağmen bu karara olumlu oy vermelerinden son derece rahatsızdır. Eğer kendi tesislerinin yakınında küçük bir patlama bile olsa nasıl tepki verdiklerini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle çifte standart kabul edilemez" diye konuştu. "Yaptırımların kaldırılması konusunda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacak" ABD’nin İran yaptırımlarını kaldırmasına ve Washington’un bu konudaki verdiği güvenceye ilişkin bir soruya cevap veren İsmail Bekayi, "Dün yayımlanan karar, İran’ın petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerinin satışı için gerekli lisansı içermektedir. Buna bağlı tüm gereklilikler ve zorunluluklar da bu kapsamda yer almaktadır. Yani sigorta, taşımacılık ve bankacılık hizmetleriyle ilgili konuların da bu lisans çerçevesinde ele alınması ve kolaylaştırılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. İranlı sözcü, diğer yaptırımların kaldırılmasının da ABD’nin mutabakat muhtırası kapsamındaki taahhütlerinden biri olduğunu belirterek, bu konuda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacağını söyledi. ABD’nin taahhüdünün açık olduğunu ifade eden sözcü, bunun İran’a yönelik birincil, ikincil ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını kapsadığını aktardı. İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde detaylar üzerinde daha fazla müzakere ve istişare yapılacağını ve sürecin olumlu bir sonuca ulaşmasının umulduğunu sözlerine ekledi. "İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır" Müzakerelerde İran’ın füze programına ilişkin herhangi bir görüşme yapıldı mı sorusuna Bekayi, "Kesinlikle hayır. İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır ve hiçbir zaman da herhangi bir tarafla müzakere konusu olmayacaktır" şeklinde konuştu. "ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil bulunmaktadır" ABD yetkililerinin "Ürdün, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı bölge ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarda iş birliği yaptığı yönündeki iddiaları" hakkında bir soruya Bekayi, "Elimizde, ABD ve İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında adı geçen ülkeler de dahil bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil ve belge bulunmaktadır. Bu konuyu kesinlikle bırakmayacağız; hem belgelendirme yapıyoruz hem de hak talebinde bulunacağız" dedi. İranlı sözcü, ABD yetkililerinin de bu ülkelerin bazılarıyla ilgili "rol" açıklamalarının, söz konusu ülkelerin sorumluluğunu daha da ağırlaştırdığını belirtti. İran’a yönelik saldırının açıkça uluslararası hukuka aykırı ve saldırgan bir eylem olduğunu vurgulayan İsmail Bekayi, bu eyleme herhangi bir şekilde destek veren tarafların uluslararası sorumluluk taşıyacağını vurguladı. Bekayi, İran’ın bu konuda tüm imkan ve hukuki yolları kullanacağını da sözlerine ekledi.

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi Haber

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi

ABD-İran arasında bugün İsviçre'de yapılması beklenen görüşme iptal edildi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı, Bürgenstock kasabasında ABD-İran arasında yapılması beklenen görüşmenin yapılmayacağını duyururken, görüşmenin neden iptal edildiğine dair ayrıntı paylaşmadı. Beyaz Saray tarafından gece saatlerinde yapılan açıklamada ise, İsviçre'deki görüşmede ABD heyetine başkanlık edecek olan ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in İsviçre seyahatinin iptal edildiği bildirilerek, “Başkan Yardımcısı’nın basın toplantısında da belirttiği gibi, yaklaşan teknik görüşmelere ilişkin planlar henüz kesinleşmedi ve ABD heyeti, ilk fırsatta yola çıkmaya hazır. Ancak bu müzakerelerin lojistik düzenlemeleri hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmamıştır. Şu an itibarıyla Başkan Yardımcısı bu gece yola çıkmayacak. Sonraki adımlarla ilgili somut bir gelişme olur olmaz sizleri bilgilendireceğiz. Teknik görüşmelerin bir an önce başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi. İran tarafından ise görüşmenin iptaline dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. İran basını, Beyaz Saray'ın açıklamasından önce İranlı müzakerecilerin öncelikle ABD'nin anlaşmayı uygulamaya koyduğuna dair işaretler görmek istediğini ve İran heyetinin İsviçre'ye gidip gitmeyeceğinin netleşmediğini aktarmıştı. İmza töreni iptal edilmişti İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İran ve ABD arasındaki mutabakat zaptının İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak yürürlüğe girmesinin ardından İsviçre'de yapılması beklenen imza töreninin iptal edildiğini açıklamıştı. Bakanlık, heyetlerin bugün ilk tur müzakereler için bir araya geleceği ifade etmiş, "Mevcut durum, ABD ve İran'ın arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar ile sürece dahil diğer ülkelerle birlikte yarın Bürgenstock'ta anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ilk müzakereleri gerçekleştirmek üzere bir araya gelmesidir" demişti.

Kremlin, barış için İstanbul'a sıcak bakıyor Haber

Kremlin, barış için İstanbul'a sıcak bakıyor

Rusya'dan Ukrayna ile en son İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan barış görüşmelerinin devam edip etmeyeceğine ilişkin açıklama geldi. Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov yaptığı açıklamada, "Görüşmeler için İstanbul seçeneği mevcut ve tüm taraflar buna oldukça olumlu yaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Peskov ayrıca görüşmelerin devamı ve bir sonraki tur hakkında şu ana kadar herhangi bir somut bilginin bulunmadığını da ekledi. Kremlin sözcüsü, Rusya'nın Macaristan'ın başkenti Budapeşte'yi hala kabul edilebilir bir görüşme yeri olarak görüp görmediğine ilişkin bir soruya da "Şu anda bununla ilgili herhangi bir görüşme yürütülmüyor" yanıtını verdi. Dmitriy Peskov, Rusya'nın Ukrayna çatışmasının çözümünde İstanbul anlaşmalarına bağlı kalıp kalmadığı ilişkin açıklamasında, 2022 İstanbul anlaşmalarının değişen durumun gerekliliklerini karşılamadığını vurgulayarak, "Gerçeklik tamamen değişti" şeklinde konuştu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yeni bir görüşmenin olup olmayacağına dair bir soruya ise Moskova'nın herhangi bir yeni talep almadığını söyledi. ABD Başkanı Budapeşte'yi önermişti Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Alaska'nın Anchorage kentinde bir araya gelmişti. İki lider arasındaki görüşme, yaklaşık üç saat sürmüştü. ABD Başkanı bir sonraki görüşmenin Budapeşte'de yapılmasını önermiş, Putin de bu fikri memnuniyetle karşılamıştı. Görüşmeler ilk olarak 2022 yılında önce Belarus'ta, ardından İstanbul'da yapılmıştı Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri, 2022 yılının Şubat ayında başlamıştı. Taraflar önce Belarus'ta, ardından İstanbul'da birkaç görüşme gerçekleştirmişti. Rus heyetine Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy, Ukrayna heyetine ise Halkın Hizmetkarı Partisi Parlamenter Grubu Başkanı David Arakhamia liderlik etmişti. İstanbul'daki müzakerelerin sonucunda, Ukrayna'nın tarafsız kalması ve herhangi bir askeri ittifaka katılmaması şartlarını içeren bir taslak anlaşma hazırlanmıştı. Ancak tüm anlaşmalar Kiev ve Batılı müttefikleri tarafından uygulanmadı ve süreçte bazı uluslararası aktörler de rol oynadı. Görüşmelerin sonuncusu üçlü formatta Cenevre'de yapılmıştı Taraflar arasında 2025 yılında müzakereler yeniden başladı ve İstanbul'da üç tur görüşme gerçekleştirilmişti. Bu görüşmelerde Rusya ve Ukrayna, çatışmanın başlangıcından bu yana en büyük esir değişimi de dahil olmak üzere bazı insani konularda anlaşmaya varmış, ancak çatışmanın çözümüne yönelik muhtemel yollar konusunda temel bir anlaşmaya varılamamıştı. Müzakereler 17-18 Şubat 2026'da Rusya, Ukrayna ve ABD temsilcileri arasında üçlü formatta yeniden başlamıştı. İsviçre'nin Cenevre şehrinde yapılan görüşmelerin ilk günü yaklaşık altı saat, ikinci günü ise yaklaşık iki saat sürmüştü. Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy, müzakereleri zor, fakat iş odaklı olarak nitelendirdi. Medinskiy, yakında yeni bir toplantı yapılacağını belirtmişti.

Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor" Haber

Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir televizyonda katıldığı canlı yayınında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Fidan, "Savaş İran’la sınırlı kalmıyor, bölgenin tamamına yayılıyor. İran’ın stratejisi bölgedeki ülkelerin enerji altyapılarına saldırmak oldu. Savaşın süresi de, şekli de değişebilir. Savaşın daha kötüye gitmemesi için çalışmalarımızı yapıyoruz. Körfez ülkeleri savaş çıkmasın diye çok uğraştı. Saldırıdan 1 saat öncesine kadar çabalar sürdü. İran’ın ayrım yapmadan bu ülkelere saldırması bence çok yanlış bir strateji. İran ’Ben batacaksam bölgedeki ülkeleri de batırırım’ anlayışı yürüttü" diye konuştu. "İsrail’i durduracak aktör Amerika" 30 Ocak tarihinde savaşı bir süre engellediklerini ifade eden Bakan Fidan, "30 Ocak’ta savaşı bir süre engelledik. Amerikalılar ve İranlılara bir görüşme mimarisi çizdik. Müzakereler sürseydi bir sonuca ulaşılabilirdi. İsrail, ABD’ye muazzam bir baskı yaptı. 28 Şubat itibarıyla da savaş başladı. Kurumlar arasında yoğun bir koordinasyon faaliyeti içindeyiz. Kendimizle ilgili bütün senaryoları masaya yatırıyoruz, tüm kriz senaryolarını gözetiyoruz. Savaşın cephesi iki taraflı genişleyebilir. Saldırılarda sadece askeri üsler değil, enerji alt yapıları da hedefte. Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor. Özellikle ABD’ye belli konuların net bir şekilde anlatılması gerekiyor. İsrail’i durduracak aktör Amerika. Çünkü olası senaryolara göre etkilenecek ülkeler Körfez, Türkiye, Avrupa ülkeleri. İran’ın yeni liderliği fırsat olabilir. İran’daki yeni liderlik belki savaşı durduracak iradeyi gösterir. Çünkü savaşın uzaması verilecek her tavizden daha kötü zarar verir" şeklinde konuştu. "Önceliğimiz savaşı durdurmak" Savaş bölgesindeki vatandaşların durumunu takipte olduklarını vurgulayan Bakan Fidan, "Vatandaşlarımızın durumunu anbean takipteyiz. Körfez’deki büyükelçilerimiz teyakkuz halinde. Körfez’e kısa dönemli giden vatandaşlarımızın dönüşlerinde sıkıntılar var. Bölgede çok yoğun bir hava trafiği var. İran’ın Körfez ülkelerine gönderdiği füzeler var. Daha yavaş giden dronlar var. Yani hava sahası tamamıyla silahlı dron ve uçaklarla kaplı durumda. Bu operasyonel yoğunluğun azalması sonucunda trafiğin açılacağını düşünüyorum. Türkiye bu sıkıntılı dönemde de bölgemizde bir umut kaynağı. Politikamız bizi sıkıntılardan korudu. Önceliğimiz savaşı durdurmak" dedi.

Kremlin: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz" Haber

Kremlin: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılara İran'ın da karşılık vermesiyle gerilimin zirveye tırmandığı Orta Doğu'daki gelişmelere yönelik açıklama yaptı. Peskov, İran ile ABD arasında Umman'da gerçekleşen müzakerelerde aşama kaydedildiğini hatırlatırken, "Umman'ın arabuluculuğuyla ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerde önemli aşamalar kaydedildiğine dair yapılan açıklamalara rağmen çatışma noktasına gelinmesinden dolayı derin bir hayal kırıklığı yaşıyoruz" dedi. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden çatışmalarda İran ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Peskov, "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz" bilgisini verdi. Bölgedeki durumu sürekli olarak analiz ettiklerinin de altını çizen Peskov, "Çalışmalar, Rusya'nın çıkarları doğrultusunda devam ediyor. Rusya'nın koruması gereken ulusal çıkarları var. Rusya, ABD ile müzakerelere hala açık" şeklinde konuştu. İran'ın da üyesi olduğu BRICS ülkeleriyle çatışmaya dair henüz bir istişare yapmadıklarını da söyleyen Peskov, "BRICS üyeliği silahlı çatışmalar sırasında yardım etmeyi içermez. Örgüt farklı alanlarda işbirliği sağlayan bir örgüttür. Şu an BRICS ülkeleriyle bu anlamda bir temasımız yok" ifadelerini kullandı. Peskov ayrıca çatışmadan etkilenen tüm ülkelerle de temas halinde olduklarını ekledi. "ABD'nin arabuluculuk çabalarına önem gösteriyoruz" Orta Doğu'da yaşanan çatışmanın Rusya-Ukrayna müzakerelerini ne yönde etkileyebileceği sorusuna yanıt veren Peskov, "ABD'nin arabuluculuk çabalarına önem gösteriyoruz" dedi. ABD ile ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesi yönündeki müzakerelerin de olumlu yönde ilerlediğinden bahseden Peskov, "Ekonomin anlamdaki müzakereler ilerlemeye devam ediyor" şeklinde konuştu. Peskov, Rus ordusunun Ukrayna'da operasyonlarını sürdürmesinin yanı sıra diplomatik çözüm için de kapıyı her zaman açık tutacaklarını ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.