Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müzakere

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müzakere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meloni: "ABD-Rusya dizel anlaşması Moskova'ya savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor" Haber

Meloni: "ABD-Rusya dizel anlaşması Moskova'ya savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor"

ABD ile Rusya arasında Moskova'nın ABD ve küresel piyasalara 300 bin tondan fazla dizel yakıt tedarik etmesini öngören anlaşma, Avrupa'da tartışmalara yol açtı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni bu hafta düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) zirvesi öncesinde İtalya Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, anlaşmayı "çok riskli bir tercih" olarak nitelendirdi. Meloni konuşmasında, "Bu kararın sonucu belirsiz, ancak riskleri açık. Bu anlaşma, Moskova'ya meşruiyet kazandırıyor, savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor ve yaptırımların etkinliğini örtülü biçimde zayıflatıyor" dedi. İtalyan Başbakan, AB üyesi 27 ülkenin Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Avrupa adına müzakere yürütmek üzere "etkili ve yetkin bir isim" belirlemesi gerektiğini belirterek, Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan E3 Grubu'na resmi bir müzakere yetkisi verilmesi seçeneğine de açık kapı bıraktı. Meloni, "Fransa, Almanya ve İngiltere, kendi başlarına hep birlikte hareket ettiğimizden daha iyi sonuç alabileceklerine inanıyorlarsa ve şimdiye kadar tercihleri de bu yönde olduysa, en azından herkes adına ve resmi bir yetkiyle hareket etsinler" şeklinde konuştu. ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında hafta sonu varılan dizel anlaşmasında Rusya'nın ABD'ye ve küresel piyasalara hemen 300 bin ton dizel göndermesi, kasım ayında 500 bin ton daha ve ardından bir milyon ton ek dizel sağlaması öngörülüyor.

Mudanya'da 104 Yıl Sonra Aynı Gündem: Barış Haber

Mudanya'da 104 Yıl Sonra Aynı Gündem: Barış

Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu sona erdi. Cumhuriyetin önsözünün yazıldığı Mudanya’da, iki gün boyunca barışın nasıl tesis edileceği ve korunacağı ele alındı. Tirilye Kültür Merkezi’nde bir araya gelen tarihçi, akademisyen, diplomat, gazeteci ve siyasetçiler; Mudanya Mütarekesi’nin diplomatik başarısından yola çıkarak günümüz savaşlarını ele aldı. Söyleşide, çatışmaların kentler ve toplumlar üzerindeki etkileri ile Türkiye’nin küresel barışa sunabileceği katkılar değerlendirildi. “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ İLKESİ DEĞİŞEMEZ” Prof. Dr. Süha Atatüre’nin moderatörlüğünü üstlendiği “Yurtta Barış, Dünyada Barış” oturumunda; eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile emekli Büyükelçi Onur Öymen konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda Karayalçın, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesinin vazgeçilmezliğine değinerek; laik, idari ve mali özerkliğe sahip yerel yönetimlerin barışın temel taşları olduğunu vurguladı. Atatürk’ün barış vizyonuna dikkat çeken Onur Öymen ise barışın yalnızca istenmesi değil içselleştirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin 1922’den bu yana kesintisiz barış içinde yaşayan nadir ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Gazeteci Murat Yetkin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” oturumunda Doç. Dr. Samuel J. Hirst, Doç. Dr. Hakan Güneş, Doç. Dr. Onur İşçi ve Prof. Dr. İlhan Uzgel, Mudanya Mütarekesi’ni ve günümüz çatışmalarını tarihsel, ekonomik ve siyasi boyutlarıyla değerlendirdi. Oturumda, Mudanya’daki müzakere deneyiminin günümüzün barış arayışları açısından taşıdığı anlam ele alındı. Savaşları ekonomi politikası üzerinden değerlendiren Doç. Dr. Hakan Güneş, dünyanın son 10 yılda olağanüstü bir çatışma içinde olduğunu söyledi. Mütareke sürecini Rus arşivlerinde yaptığı araştırmalarla anlatan Doç. Dr. Samuel J. Hirst, Mudanya’nın bağımsızlığın kazanılmasında kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. “KURTULUŞ SAVAŞI HEM SAHADA HEM MASADA KAZANILDI” İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan’ın moderatörlüğündeki “Bugünün Dünyasında Barış Arayışları” söyleşisinde Prof. Dr. Burak Gülboy ve Zagreb Belediyesi Meclis Üyesi Josko Klisovic, barışın korunmasını ve güvenin inşasını değerlendirdi. Prof. Dr. Gülboy, Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca sahada kazanılan bir askeri zafer olmadığını, müzakere masasında siyasi ve diplomatik olarak da kazanıldığını belirtti. Klisovic, çatışmaların şiddetsiz çözülmesi ve kalıcı barış için güven oluşturulmasının öneminin altını çizdi. Gazeteci Sedat Ergin’in yönettiği “Geleceğin Dünyası ve Barışın Geleceği” oturumuna ise Prof. Dr. Mustafa Aydın, Prof. Dr. Mitat Çelikpala ve Prof. Dr. Çağdaş Üngör katıldı. Çin, Rusya, ABD ve Avrupa ekseninde değişen uluslararası düzen ile Türkiye’nin konumunun ele alındığı oturumda, Türkiye’nin komşularıyla ekonomik bağlarını güçlendiren ve imkânlarıyla uyumlu hedefler izleyen bir strateji benimsemesi gerektiği vurgulandı. “MUDANYA BAĞIMSIZLIK HAKKIMIZI KABUL ETTİRDİ” Sempozyumun kapanış konuşmasını yapan Prof. Dr. İlter Turan, Mudanya Mütarekesi ile kazanılan zaferin eşsiz bir başarı olduğuna ve bu zaferle gurur duyulması gerektiğine dikkat çekti. Turan; Mudanya sayesinde Türk milletinin dünyaya eşitliğini kabul ettirdiğini ve bağımsızlığın vazgeçilmez bir hak olduğunu ilan ettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Türkiye; Mudanya ve Lozan sayesinde Milletler Cemiyeti’nde ikincil bir konumda kalmayan, eşit bir ülke olma başarısını göstermiştir." Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü kutlamaları, 11 Ekim Pazar günü Mütareke Meydanı’nda düzenlenecek etkinliklerle devam edecek. Saat 15.00’te Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker’in konuşmalarıyla başlayacak törenler kapsamında, 2026 Barış Yolu Ödülü sahibi Prof. Dr. Mehmet Haberal’a ödülünü Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel takdim edecek.

Bakan Kurum Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda konuştu: "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz" Haber

Bakan Kurum Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda konuştu: "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz"

Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen "NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı" ile dünyanın farklı ülkelerinden genç delege, iklim diplomasisi alanında müzakere deneyimi kazanmak üzere bir araya geldi. Cemre Vakfı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığın0da, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle hayata geçirilen altı günlük uluslararası programın açılışı İstanbul Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirildi. Geleceğin iklim diplomasisine katkı sunmayı hedefleyen zirvede, genç delegeler 6 gün boyunca küresel iklim politikaları, uluslararası ilişkiler ve uzlaşı yönetimi konularında tecrübe kazanacak. Müzakerelerde azaltım, iklim finansmanı ve uyum olmak üzere üç ana konu başlığının ele alınacağı program kapsamında; tanışma ve oryantasyonun ardından açılış ile müzakereler, "Azaltım ve İklim Finansmanı Çalıştayı", "Uyum ve Kriz Yönetimi Çalıştayı" gerçekleştirilecek, son gün ise "Antalya Anlaşması" imzalanarak kamuoyuna açıklanacak. "Sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz" Zirvenin açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmanın güçlü bir irade gerektirdiğini belirterek, "Bir fikri projeye dönüştürmek önemlidir; kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları, girişimcileri ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmak ise güçlü bir irade ister. Bu nedenle programda emeği geçen Cemre Vakfımıza, kurumlarımıza, gençlerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün Demokrasi ve Özgürlükler Adası adını taşıyan, bir zamanlar demokrasimizin ağır sınav verdiği bu mekanda gençlerimizin diyaloğu, uzlaşıyı ve ortak çözüm üretmeyi öğreniyor olması son derece anlamlıdır. Demokrasi de diplomasi de her şeyden önce konuşabilmek ve ortak geleceği birlikte kurabilmektir. Burada 200 genç delege, 6 farklı müzakere bloğunda iklim diplomasisini yaşayarak ortak metin üzerinde uzlaşı sağlayacaklar. Anlamamız gereken ilk şey, ülkelerin şartlarının aynı olmadığıdır. Kalkınma düzeyleri, iklim riskleri, finansman ve teknolojiye erişim imkanları farklıdır. Bugün Filistin'de öncelik bir bardak su, Afrika'da ise bir parça ekmektir. Bu nedenle 'Adil İklim Diplomasi', farklı imkanlara sahip ülkelerin kendi şsrtları içerisinde ilerlemelerini sağlamaktır" dedi. "Diyalog, uzlaşı, eylem" Başkanlığın yaklaşımını üç temel ilke üzerine oluşturduklarını belirten Kurum, "Diyalog, uzlaşı, eylem. Artık sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz. Bu gidişata 'dur' diyecek son nesil sizlersiniz. Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılında temel sınavımızın uygulama olduğuna inanıyoruz. COP31'de Türkiye başkanlığı ve eylem gündemini yürütecek arkadaşlarımız ile Avustralya ve Pasifik ülkeleriyle özgün bir iş birliği modelini ortaya koyuyoruz. Gençleri sadece sonuçlarla karşılaşacak bir kesim değil, bugünün çözüm ortakları olarak görüyoruz. COP31'de gençlerin katılımını en önemli önceliklerden biri yaptık. 2030'a kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini, 2035'e kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedefliyoruz. Sizler COP31'in misafiri değil, öznesisiniz. COP31'e kendi ev ödevini yapan bir Türkiye olarak hazırlanıyoruz. Elektrifikasyondan sıfır atığa, müfredatın güncellenmesine kadar 10 başlık altında eylem gündemimizi ortaya koyduk" şeklinde konuştu. "Antalya'dan dünyaya yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak" Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Türkiye'nin iklim hedefleri doğrultusunda gençlerin üstlendiği role dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma vizyonu ülkemize güçlü bir istikamet çizdi. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi dünyaya yayıldı ve bugün Türkiye COP31 ev sahipliğine hazırlanıyor. Sayın Bakanımız Murat Kurum'un COP31 için ortaya koyduğu diyalog, uzlaşı ve eylem yaklaşımını çok kıymetli bulıyoruz. COP30.5 ile 200 genç olarak sorumluluk üstleniyoruz. 6 müzakere bloğuna ayrılarak enerji dönüşümünü, iklim finansmanını, uyum ve dirençliliği tartışacağız. Bilgi, sabır, temsil kabiliyeti ve ülkemizin çıkarını bilmeyi gerektiren bu süreçte 6 günün sonunda Antalya Antlaşması metni ortaya çıkacak. Gençlere güvenen bir Türkiye'nin büyük bir gücü olduğuna inanıyoruz. Gençlere alanlar açmalıyız; bu masalar bizim için çok kıymetli. Antalya'dan dünyaya güçlü kararlar ve yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak. Cumhurbaşkanımızın 'Bir Cemre de sen ol' çağrısının karşılığını bugün sorumluluk alan gençlerle görüyoruz" dedi. "Sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz" Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise, organizasyonun bir umut çekirdeği oluşturacağını vurgulayarak, "Gençlerimizin heyecanı sorumlulukla buluşturma noktasındaki çalışmalarına bizzat şahit oldum. COP 30 ile 31'in tam arasındayız; yani COP 30.5'tayız. Bakanlığımızın belirttiği gibi artık sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz. Cemre, Cumhurbaşkanımızın himayeleriyle gerçekleşen ve hedef kitlesinde gençlerimiz olan bir çevre hareketi. Bu etkinliğin sadece farkındalık için değil; sonuç, etki ve COP31 için bir umut çekirdeği oluşturacağını düşünüyorum. Dünyanın her yerinden gelen öğrencilerimize 5 gün boyunca yürütecekleri çalışmalar için teşekkür ediyorum. Pazartesi günü Antalya için hedef çıktıyı oluşturacaklar" ifadelerini kullandı. "İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir" Cemre Vakfı Onursal Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan adada gerçekleşen buluşmanın sembolik anlamına değinerek şunları söyledi: "İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir. Bunu Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda ele almamızın özel bir anlamı var; geçmişin hafızasında geleceği konuşuyoruz. Artık 'İklim değişiyor mu?' yerine 'Biz değişebilecek miyiz?' sorusuna vereceğimiz cevap önemli. Cumhurbaşkanımızın iklim başlığını kalkınma vizyonunun merkezine taşıması ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin Sıfır Atık hareketini küresel bir markaya dönüştürmesi bu iradenin göstergesidir. Cemre, tabiatı uyandıran ilk kıvılcımdır; biz de onu değişimi başlatan gençlerin hareketi olarak görüyoruz. Görevimiz gençlerin fikri ile karar masaları arasındaki mesafeyi kısaltmaktır. Buradan çıkacak çözümler COP31'e, Avustralya'ya ve dünyaya taşınsın. Bu buluşmadaki destek ve vizyoner yaklaşımı için Sayın Bakanımız Murat Kurum'a özel olarak teşekkür ediyorum." Dünyanın farklı ülkelerinden gelen üniversite öğrencilerini Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (COP) esaslı bir simülasyonda buluşturan programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Samsun Milletvekili ve Cemre Vakfı Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan, BM Temsilcisi Tom Delrue, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Gülnar Ayata ve çok sayıda davetli katıldı. Program hediye takdimi ve hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.