Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mutluluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mutluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma Haber

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma

Osmangazi Belediyesi tarafından vatandaşların mesleki ve sosyal gelişimine katkı sağlamak amacıyla her yıl ücretsiz olarak düzenlenen kurslara katılan kursiyerler, örnek bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi. Elmasbahçeler Kurs Merkezi kursiyerleri, yıl boyunca hazırladıkları el emeği ürünleri özenle paketleyerek huzurevi sakinlerine hediye etti. Etkinlik kapsamında yanlarında getirdikleri iplik, tığ ve şişlerle huzurevi sakinleriyle örgü ören kursiyerler, onların hem keyifli vakit geçirmesini sağladı, hem de yalnız olmadıklarını hissettirdi. Ziyaretten ve verilen hediyelerden büyük mutluluk duyan huzurevi sakinlerinin sevinci yüzlerine yansıdı. BAREM misafirleriyle uzun uzun sohbet eden kursiyerler, samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen etkinlikle huzurevi sakinlerine unutamayacakları bir gün yaşattı. "Huzurevi Sakinleriyle Örgü Ördük" OSMEK Elmasbahçeler Kurs Merkezi Tığ Öğretmeni Semanur Pusar, "Yıl boyunca kurs olarak çeşitli faaliyetlerimiz olmakta. Kursta insanları nasıl mutlu ederiz diye düşünürken aklımıza huzurevi sakinleriyle bir araya gelmek geldi. Bizde kursiyerlerimizle birlikte Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ettik. Burada büyüklerimizle bir araya gelerek beraber örgüler ördük. Keyifli bir geçirdik, onlar da mutlu oldu. Onlar mutlu olunca bizde çok mutlu olduk." şeklinde konuştu. "Bu Tarz Etkinlikler Onları Mutlu Ediyor" Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu Selin Güvenç de, "Burada misafirperverlik yaptık. Kursiyerlerimiz ziyarette bulunarak, onlara çeşitli hediyeler getirdi. Burada huzurevi sakinleriyle el işi örgü faaliyetleri yaparak onları hatırladıklarını hissettirerek güzel vakit geçirmelerini sağladılar. Bu tarz etkinlikler onları mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

Osmangazi, sevilen yazarları okurlarla buluşturuyor Haber

Osmangazi, sevilen yazarları okurlarla buluşturuyor

TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin kitap çeşitliliği ve kapsamlı etkinlik programıyla her yaştan vatandaşın yoğun ilgisini çekiyor. Fuarda kurduğu stantla öne çıkan Osmangazi Belediyesi, kitapseverleri sevilen yazarlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda ilk olarak Oyuncu-Yazar Nilüfer Açıkalın’ı ağırlayan Osmangazi Belediyesi ikinci imza gününde Yazar Cezmi Ersöz’ü konuk etti. Yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde Ersöz, okurlarının kitaplarını tek tek imzalarken, edebiyat üzerine samimi sohbetler de gerçekleştirdi. Yazarlık süreci ile eserlerinin arka planının ele alındığı buluşmanın ardından katılımcılar fuardan memnuniyetle ayrıldı. “BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUM” Kitap fuarlarının yazarlar için çok önemli olduğunu söyleyen Yazar Cezmi Ersöz, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu fuarlarda okurlarımızla birebir buluşma imkanı yakalıyoruz. Onların görüşlerini dinliyor, kitaplarımızı imzalıyoruz. Bursa’da oldukça güzel bir organizasyon gerçekleştirilmiş. TÜYAP Bursa Kitap Fuarı’nın bu yıl, geçtiğimiz yıla kıyasla daha kapsamlı hazırlandığını görüyorum. Osmangazi Belediyesi’nin davetlisi olarak fuara katıldım ve düzenlenen imza gününde okurlarımla bir araya geldim. Burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”

Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı Haber

Beden dili ve kelimelerin gücü Bursa Osmangazi’de anlatıldı

Osmangazi’de yaşayan vatandaşların farklı alanlarda bilinçlenerek kendilerini geliştirmelerine katkı sunan Osmangazi Belediyesi, düzenlediği çeşitli atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde katılımcılara, duygu durumunu olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi. Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen atölyeye konuşmacı olarak katılan İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, sunumunda beyin kimyasallarının insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Hacızade, özellikle mutluluk, motivasyon ve bağ kurma süreçlerinde rol oynayan hormonlara dikkat çekerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Eğitimde ayrıca, karşılıksız yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırdığı vurgulandı. Bu hormonun, bireyin hem kendisine hem de çevresine karşı daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmasını desteklediği ifade edildi. Katılımcılar, küçük iyiliklerin yalnızca bireysel mutluluğu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiği konusunda farkındalık kazandı. “OLUMSUZ KURULAN CÜMLELER İNSAN İLİŞKİLERİNİ OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLİYOR” Vücut ve beynimizde salgıladığımız kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve düşüncelerimiz üzerine çok büyük etkileri olduğunu belirten İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Hacızade, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılarımıza, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan olumluya nasıl çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi çok kritik. Bir kişiyi överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz tüm olumlu ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan cümleler, insan ilişkilerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’ dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu. “KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPTIĞIMIZDA OKSİTOSİN SALGILIYORUZ” Omuzları çökük biçimde bilgisayar başında uzun süre durulduğunda vücudun beyine olumsuz anılar komutu gönderdiğini söyleyen Hacızade, “Bu konu, bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize daha olumlu düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi gerekiyor. Kendini dinlemeyen ve fark etmeyen birini, başkalarının fark etmesi de mümkün değildir. Çünkü iletişim, her şeyden önce kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı şefkatli ve merhametli olmamız büyük önem taşıyor. Herkes hata yapabilir ve yapılan hataların büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurabilmek ise insanın hayatına çok önemli katkılar sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal en kolay, karşılıksız iyilik yaptığımızda salgılanır. Herhangi bir beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki oluştururuz. Bugünkü atölye çalışmasını özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı. “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar çok önemli bilgiler öğrendiklerini söyleyerek Bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

Başkan Karabatı’dan Ramazan Bayramı mesajı Haber

Başkan Karabatı’dan Ramazan Bayramı mesajı

Bayramların; kırgınlıkların sona erdiği, sevgi, saygı ve hoşgörünün hâkim olduğu müstesna günler olduğunu vurgulayan Başkan Karabatı, mesajında; "Bayramlar; sevginin, saygının ve paylaşmanın en güzel şekilde yaşandığı özel zamanlardır. Bu bayramda da büyüklerimizi ziyaret etmeyi, küçüklerimizi sevindirmeyi ve ihtiyaç sahiplerini unutmamayı ihmal etmeyelim. Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Ramazan’ın bereketi Karacabey’in dört bir yanında hissedildi Ramazan ayının manevi atmosferini ilçe genelinde yoğun bir katılımla yaşadıklarını belirten Başkan Karabatı, belediye olarak düzenlenen etkinlikler ve sosyal desteklerle dayanışma ruhunu büyüttüklerini ifade etti. Karacabey’de Ramazan’ın sadece ibadetlerle değil, aynı zamanda paylaşma ve yardımlaşma duygularıyla anlam kazandığını vurgulayan Karabatı, bu süreçte vatandaşlarla güçlü bir gönül bağı kurduklarını söyledi. Belediye çalışmaları kapsamında ihtiyaç sahiplerine yönelik desteklerin artırıldığını belirten Karabatı, her gün 1000 kişilik sıcak iftar yemeğinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını, Halk Lokantası’nda ise Ramazan boyunca günlük 350 kişilik iftar programlarının düzenlendiğini kaydetti. Bunun yanı sıra erzak ve kömür yardımlarının sürdüğünü, kılık kıyafet ve eşya desteklerinin de kesintisiz devam ettiğini dile getirdi. "Her sofrada kardeşlik, her buluşmada dayanışma vardı" Karacabey Belediyesi’nin Ramazan ayına özel hazırladığı etkinlik programlarının ilçe genelinde büyük ilgi gördüğünü belirten Karabatı, iftar organizasyonları, mahalle buluşmaları ve teravih sonrası etkinliklerle vatandaşlarla sürekli bir arada olduklarını ifade etti. Karabatı, "Ramazan ayı boyunca ilçemiz genelinde düzenlenen iftar programlarında hemşehrimizle aynı sofrayı paylaştık. Teravih namazları sonrası gerçekleştirdiğimiz tatlı ikramlı buluşmalarla vatandaşlarımızla bir araya gelerek gönül bağlarımızı daha da güçlendirdik. İhtiyaç sahibi ailelerimize yönelik gıda desteklerimizi artırarak Ramazan’ın paylaşma ruhunu en güçlü şekilde yaşatmaya gayret ettik. Her sofrada kardeşlik, her buluşmada dayanışma vardı" dedi. Kültürel etkinliklerle dolu dolu bir Ramazan Başkan Karabatı, Ramazan ayı boyunca sadece sosyal yardımların değil, kültürel etkinliklerin de ön planda olduğunu belirterek, Ergün Koç Kültür Merkezi’nde her hafta sonu düzenlenen programların vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Özellikle çocuklara ve gençlere yönelik etkinliklerin Ramazan’a ayrı bir renk kattığını dile getiren Karabatı, geleneksel Ramazan kültürünün yaşatılmasına da büyük önem verdiklerini vurguladı. Ramazan’ın toplumsal bağları güçlendiren yönüne dikkat çeken Karabatı, "Karacabey’de Ramazan sadece yaşanmadı, aynı zamanda derinden hissedildi. Kültürel etkinliklerimiz, sosyal projelerimiz ve vatandaşlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim sayesinde her yaştan hemşehrimize dokunmaya çalıştık" diye konuştu. Başkan Karabatı, mesajının sonunda Ramazan Bayramı’nın tüm Karacabey’e sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi temennisinde bulunarak, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara ulaşılması dileğinde bulundu.

Osmangazi'de yüzler 'Sevgi'yle gülümsedi Haber

Osmangazi'de yüzler 'Sevgi'yle gülümsedi

Osmangazi Belediyesi tarafından kurulan ve ihtiyaç sahipleri ile yardımsever vatandaşlar arasında gönül köprüsü kuran ‘Sevgi Mağazası’, dar gelirli ailelerin çocuklarına ücretsiz bayramlık kıyafet desteği sağladı. Ramazan ayı boyunca 200 haneden toplam 600 çocuk kıyafet yardımından faydalanarak, bayram sevincini ikiye katladı. Sevgi Mağazası’na gelen aileler çocukları için özenle hazırlanan yeni kıyafetleri hiçbir ücret ödemeden temin ederken, gözlerdeki ışıltı adeta bayramın habercisi oldu. Paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği bu anlamlı hizmet, toplumda birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi. Bayramların gerçek ruhunu yaşatan uygulama sayesinde sadece çocuklar değil, aileler de büyük bir mutluluk ve huzur yaşadı. SEVGİ MAĞAZASI İLE BAYRAM SEVİNCİ HER ÇOCUĞA ULAŞIYOR İhtiyaç sahibi vatandaşlar, Sevgi Mağazası’ndan faydalanmak için öncelikle e-Devlet üzerinden veya Soğanlı Kültür Merkezi hizmet masalarına gelerek resmi başvurularını gerçekleştiriyor. Kurulun onayıyla birlikte aileler, 6 ayda bir mağazadan özenle seçilmiş kıyafet desteğini alabiliyor. Yıl boyunca yaklaşık 600 minik, bu anlamlı ve sıcak yardım sayesinde mutlulukla ışıldıyor. Soğanlı Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Sevgi Mağazası, hafta içi 08.00 ile 17.00 saatleri arasında kapılarını ihtiyaç sahiplerine açarak, iyiliği büyütmeye ve bayram sevincini herkes için erişilebilir kılmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.