Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mustafa Çiftçi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mustafa Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Haber

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketinin yaşandığı Sarıyer Ayazağa'da incelemelerde bulundu. İncelemeleri sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, afetin en yoğun yaşandığı yerin Ayazağa olduğunu belirterek, "Birçok binanın alt katını su bastı. Vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını ve problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Şunu ifade etmek gerekir ki planlı kentleşme ve planlı altyapı bugün için en önemli iş. Bu afetleri daha sık yaşayacağımızı dün de ifade ettim. İklim değişiyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek, işte böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Bu anlamda vatandaşımızın olayın içeriğine de baktığımızda, buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su baskınlarının ve altyapının burada yetersiz olması, yine çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcut olması sebebiyle bu sorunu yaşadığını gördük. Bu tespitleri yapacağız. Önceliğimiz, bir afet yaşadık ve bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Barınma ihtiyacı olana barınma, gıda ihtiyacı olana gıda sağlayacağız. Yine bodrum katlarda bilhassa yaşanan su baskını sorunlarının aşılmasına ilişkin valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız. Önce bu afetin izlerini kaldıracağız. Acımızı yaşayacağız ama bir taraftan da kayıp vatandaşlarımız var. Kayıp vatandaşlarımızı arama faaliyetleri hızlı bir şekilde yürütülüyor. Ardından da burada kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarımızla istişare edeceğiz. Bu istişare çerçevesinde Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa biz bunu karşılamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Bunu vatandaşımıza da söylüyoruz" dedi. "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Devletin vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, "Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü burada hep birlikte ortaya koyacağız. Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok önemli. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimiz ve Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeler yaptık. Burada bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapmak üzere bir karar aldık. Dere ıslahının tamamlanması hem Ayazağa'da hem de Cendere'de çok çok önemli. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın. Esnafımız aynı endişeyle dükkanını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar. Dolayısıyla burada seferberlik şuuru içerisinde, daha önce Bozkurt'ta, Giresun Dereli'de, Rize'de, Trabzon'da yaşadığımız sellerde ve 11 ilde yaşadığımız afette devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nasıl aksiyon aldıysa nasıl hızlı planlı bir şekilde dirençli şehirleri inşa ettiyse aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız. Gözümüzün nuru İstanbul'da olacağız. İstanbul'un her bir mahallesi, her bir semti bizim için değerli, bizim için kıymetli. Dolayısıyla bu bakışla, bu anlayışla çalışmalarımızı milletimizle bir olarak, omuz omuza inşallah gerçekleştiriyor olacağız. Burada önceliğimiz, tekrar ifade etmek gerekirse afetin izlerini bir an önce sarmak. Ardından da kalıcı çözümleri birlikte hayata geçireceğiz. Bunları da etap etap İstanbul'da hemşehrilerimizle, Ayazağalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Aynı acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu kararlılığı da sahada hep birlikte uygulayacağız. Zor bir süreç. Birbirimize destek olmamız gerekiyor. Ama şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir ki devletimiz milletinin yanındadır. Burada devletin tüm birimleri aksiyon almıştır. Yapılması gerekenler, valilik koordinasyonunda, AFAD'ımızla birlikte tüm birimlerimizle yürütülüyor. Yani kimin çalışması gerekiyorsa burada 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Her bölgede kriz merkezlerimiz var. Bu kriz merkezlerinde gerekli vali yardımcılarımızın, kaymakamlarımızın ve AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda süreçler yürütülüyor. Biz de süreci anbean takip edeceğiz" dedi. Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e: "Bu olayın üzerinden siyaset yapmak acizliktir" Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul ve sel felaketine ilişkin iddialarına sert tepki gösterdi. Yaşananların siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, "3 vefatımız ve kayıplarımız var. İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntıları örtme çabasıdır. Kanal İstanbul projesi üzerinde sadece sadece sosyal konut projeleri yapılmaktadır. Bugüne kadar 81 ilimizde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade çerçevesinde 1 milyon 700 bin sosyal konut yapılmıştır. Afetlerde, depremlerde ve kentsel dönüşüm projeleriyle yine tüm Türkiye'de 2 milyon 300 bin konut yapılmıştır. 11 ilimizde iki yılda, eşi benzeri görülmemiş bir çalışmayla 455 bin konut bitirilip teslim edilmiştir. Ve yaşanan afetler göstermiştir ki bu yapılan konutlarda planlı ve dirençli konutlarda vatandaşımızın bu yaşanan afetlerde burnu bile kanamamıştır. Bunu en son deprem bölgesi göstermiştir. Burada vatandaşımız planlı bir kentleşme istiyor. Şimdi kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor, bunu bilmiyor. Gelsin Ayazağa'da sorunun ne olduğunu bizzat yerinde görsün. Çözüme ilişkin siyaset yapacağına, burada siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi ortaya koysun. Bakın, biz Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle ve Sarıyer Belediye Başkanımızla birlikte burada ne ihtiyaç var, ne eksiklik var, bunu beraber konuşuyor, istişare ediyor ve hep birlikte yapılması gerekeni ortaya koymaya çalışıyoruz. Siyaset yapmıyoruz, kimseyi suçlamıyoruz. Bugün doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden kendi yönetim beceriksizliğini bu hesaplaşmalarla, bu iftiralarla kapatmaya çalışmasın. Gelsin burada vatandaşın ne eksiği var, o eksiği görsün. Giderme noktasında irade ortaya koysun. Vatandaş bunu bekliyor, millet bunu bekliyor. Biz her zaman olduğu gibi yine milletin sorunlarına ve o sorunların çözümüne ilişkin iradeyi ortaya koyacak tavrı sergileyeceğiz. Çamur siyaseti yapmayacağız, iftira siyaseti yapmayacağız. Burada birlikte Ayazağa'nın sorunları neyse, İstanbul'un sorunları neyse, kafamızın arkasında herhangi bir hesap olmadan, herhangi bir beklenti olmadan, sadece ve sadece milletimizin duasını almak için bu çalışmayı yapacağız" dedi. "1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, hayatını kaybeden vatandaşlar için taziyesi ilettiği konuşmasında, "Gün boyunca Ankara'da, AFAD Koordinasyon Merkezi'nde, olayları, afeti yönetmeye gayret etmiştik. Ayın 14'ünde Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz 42 ilimizde sarı, 6 tane ilimizde de turuncu kod vermişti. Dün itibariyle önce 36'ya düştü sarı kodlu verilen yerler. Turuncu kodlu yerler 4'e düşmüştü. Bugün, biraz daha düştü. 26 ilimizde yine sarı kod devam ediyor. 3 tane ilimizde de turuncu kod devam ediyor. Afetin ilk anından itibaren özellikle İstanbul'da, İstanbul Valimizin koordinasyonunda bütün ilgili kurumlarımız burada, vatandaşımızın yardımına koşuyorlar. Bugün de, bakanımızla beraber, sabahtan beri Ayazağa Mahallesi'nde evleri, iş yerlerini dolaştık. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. 4 vatandaşımız kayıp olarak aranıyor, onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da, 49 bin AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, sahil güvenlik, jandarma, belediye ekiplerimiz, çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Türkiye'de şuan 60 bine yakın personelimiz, afet olan yerlerde sahada görev yapıyorlar. Vatandaşımızın, yardımına, imdadına koşmaya çalışıyorlar. Bakanımla beraber, mahalleyi gezdik, inceledik. Yapılması gerekenleri, İstanbul Valiliğimiz, Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezimiz planlıyorlar, birebir çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar vatandaşımızın yardımına koşmaya gayret ediyoruz. 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz, bunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor" diye konuştu. "Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar" Konuşmasının devamında, felakette kaybolan 5 vatandaştan birinin telefonunun şarjı bittiğini, vatandaşın birimlere ulaştığına değinen Bakan Çiftçi, "5 kaybımız vardı. Biri kendisi geldi. Telefonun şarjının bittiğinden, ulaşılamadığından, kayıp ihbarı verildiğini söyledi. Diğer vatandaşlarımızı arama çalışmaları devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman İstanbul Valimiz gerekli açıklamayı yapacak. Hasar tespit çalışmalarımız bir yandan devam ediyor. Zarar tespit ekiplerimiz sahada çalışmalarına devam ediyor. İstanbul'da bugüne kadar 9 bin 850 ihbar alınmış durumda. 112 acil çağrı merkezimize yapılan, doğrulaması yapılmış ihbarlar. Bunların büyük bir kısmına ekiplerimiz müdahale ettiler, etmeye devam ediyorlar. Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Öğleden sonra Sakarya'ya geçerek, incelemelerime devam edeceğim" dedi.

MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’in ilk sahibi olduğu klasik araç 53 yıldır orijinalliğini koruyor Haber

MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’in ilk sahibi olduğu klasik araç 53 yıldır orijinalliğini koruyor

Yaklaşık 2 metre ene ve 5 metre uzunluğa sahip olan klasik araç, 1973 yılından bu yana yaklaşık 53 yıldır tüm orijinalliğini koruyor. Araçta bugüne kadar değişen hiçbir parça bulunmazken, 1973 model V8 motorlu Chevrolet Caprice Classic, direksiz ve otomatik vites özelliğiyle de dikkat çekiyor. 2018 yılında Haluk Ertek’in sahibi olduğu araç, geçmişten günümüze orijinal yapısıyla muhafaza ediliyor. Aracın ilk sahibinin Alparslan Türkeş olduğu bilgisiyle birlikte, Türkeş tarafından şahsi araç ya da makam aracı olarak kullanılıp kullanılmadığına ilişkin detaylı bilgi bulunmuyor. Geçtiğimiz yıl dönemin Erzurum Valisi, şu anki İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de klasik araca binerek araç hakkında bilgi aldı. Çiftçi’nin araçla ilgili görüntülerinin de kayda alındığı otomobil, Erzurum’da vatandaşların ilgisini çekiyor. "Aracımın ilk sahibi merhum Alpaslan Türkeş" Aracı hakkında bilgi veren Haluk Ertek, "1973 model V8 motorlu, direksiz ve otomatik vites Chevrolet Caprice Classic. Bu araç benim 20 yıllık hayalimdi ve 2018 yılında nihayet hayalime kavuştum. Aracımın benim için en büyük manevi değeri ise ilk sahibinin merhum Alparslan Türkeş olması. Ben aracın 5’inci sahibiyim; Alparslan Türkeş’in şahsi aracı mı yoksa makam aracı olarak mı kullandığına dair detaylı bilgiye sahip değilim ancak ilk sahibinin o olduğunu biliyorum. Geçen sene Erzurum Valimiz, şu anki İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi de aracı kullanmış ve birlikte bir video çekmiştik" diye konuştu. "Arabayı satmak gibi bir niyetim yok" İnsanların aracına olan ilgisine de değinen Ertek, "Trafiğe çıktığımda fotoğraf çektirmek isteyenler, hatta düğün arabası olarak talep edenler bile oluyor. Arabayı satmak gibi bir niyetim yok. Çocuklarım da bu arabada büyüdü, nasip olursa benden onlara bir hatıra ve aile yadigârı olarak kalacak" dedi.

42 ülkeden 640 organize suç örgütü lideri veya üyesinin Türkiye’ye iadesi sağlandı Haber

42 ülkeden 640 organize suç örgütü lideri veya üyesinin Türkiye’ye iadesi sağlandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Millî İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfının (TÜRGEV) Eyüpsultan’daki binasında düzenlenen 18. Millî İrade Buluşması programına katıldı. İstanbul Valisi Davut Gül ve Türkiye Gönüllü Teşeküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın da katıldığı program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda İçişleri Bakanlığının faaliyetlerine ilişkin sunum yapan Bakan Çiftçi, güvenlik ve asayiş çalışmaları, okul güvenliği, organize suç örgütleriyle mücadele ve yurt dışına kaçan suçluların iadesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. "Huzurun yüzyılı için gayret ediyoruz" İçişleri Bakanlığının faaliyet alanları ve personel yapısına ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı artık 700 bin personeliyle Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, AFAD Başkanlığı, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, 81 il valiliğimiz, 922 teşkilatımızla Türkiye’nin her noktasında kıymetli insanımıza, vatandaşlarımıza hizmet veriyor" dedi. Bakan Çiftçi, "Malumunuz, 11 Şubat 2026 tarihinden bugüne görevdeyim. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle, tensipleriyle bu göreve başladım. Yaklaşık yedi aydır da bu şerefli görevi ifa ediyorum. Türkiye Yüzyılı’nda biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde Huzurun Yüzyılı için gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bizim başarı karnemizi milletimizin huzuru belirleyecek" Bakanlığın güvenlik ve asayiş çalışmalarına değinen Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak başarıyı yalnızca operasyon sayılarımızla veya ele geçirdiğimiz suçlularla ya da yaptığımız denetimlerle ölçmüyoruz. Bizim başarı karnemizi milletimizin huzurunun belirleyeceğini ifade ediyorum" dedi. Bakan Çiftçi, "2021-2025 yılları arasında kişilere karşı toplam 282 bin 348 suç işlenmişken, göreve geldiğimiz günden itibaren oranın 243 bine düştüğünü görüyoruz. Bizim en önemli gayelerimizden biri suçu azaltmak, böylece huzuru çoğaltmak. Kıyaslama yaptığımız zaman yüzde 13,6’lık bir azalma olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. 64 Bin 372 silah ele geçirildi Ruhsatsız silahlarla mücadeleye ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, 10 Şubat’tan bugüne kadar toplam 64 bin 372 silah ele geçirildiğini ve 68 bin 310 kişiye işlem yapıldığını söyledi. "Evdeki silaha sahip çıkmak da artık devletin görevi olmasa gerek" Okul güvenliğine değinen Bakan Çiftçi, "Bu yıl yaz boyunca 7 bakanlığımız bir araya geldik. Okullardaki güvenliği nasıl artırabiliriz diye görüştük ve pazartesi günü Millî Eğitim Bakanımızla beraber bir protokol imzaladık" dedi. Bakan Çiftçi, "Evdeki babanın silahına da İçişleri Bakanlığı veya devletin diğer kurumları sahip çıkacak değil. Eğer evimizde silah varsa bunu çocukların erişemeyeceği, ulaşamayacağı bir yere saklamak lazım. Bir çelik kasa olabilir, kilitli bir dolap olabilir. Evdeki silaha sahip çıkmak da artık devletin görevi olmasa gerek. Aileler bu noktada üzerine düşeni yaparlarsa daha isabetli olacağını değerlendiriyorum" ifadelerini kullandı. "Bahçe görevlisi uygulamasının amaca hizmet ettiğini değerlendiriyorum" Okul önlerinde ve çevrelerinde alınan tedbirlere değinen Bakan Çiftçi, "Bunun yanında bu sene uygulamaya koyduğumuz Bahçe Görevlisi adı altında istihdam ettiğimiz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum, bize bu sene 31 bin kadro verdiler. Onların illere dağıtımını yaptık" dedi. Bakan Çiftçi, "Bu haftaki okul saldırısında saldırganın ifadelerinden birisi de şu, ‘Ben aslında saldırıyı okulda gerçekleştirecektim ama okulda görevli olduğunu, bekçi olduğunu bildiğim için okulun dışında gerçekleştirdim.’ diyor. Ben bu uygulamanın da bu manada amaca hizmet ettiğini değerlendiriyorum" ifadelerini kullandı. "Yeni nesil suç örgütlerine en fazla ağırlığı vermiş durumdayız" Organize suçlarla mücadeleye değinen Bakan Çiftçi, "Şu anda en fazla ağırlığı yeni nesil suç örgütlerine vermiş durumdayız. Nitekim bu yıl içerisinde 492 organize suç çetesine yönelik olarak bin 388 operasyon gerçekleştirmiş durumdayız. Bunlardan 19 tanesi uluslararası bağlantıları da olan suç örgütleri" dedi. Bakan Çiftçi, "Ulusal çapta, yerel çapta faaliyet gösteren örgütler var. Bunların çökertilmesi için bu sene operasyonları artırdık. Hatta bunlardan bazıları yurt dışına kaçıyorlar, başları sıkıştığı zaman. Onların da ülkemize geri getirilmesi noktasında çabalarımızı da yoğunlaştırmış durumdayız" ifadelerini kullandı. "42 ülkeden 640 organize suç örgütü elebaşını veya üyesini takip ettik" Yurt dışına kaçan suçluların Türkiye’ye iadesine ilişkin Bakan Çiftçi, "Interpol kanalıyla yurt dışına kaçan suçluların da peşini bırakmıyoruz. Bu sene içerisinde 42 ülkeden 640 organize suç örgütü elebaşını veya üyesini takip ettik ve bunların ülkemize iadesini sağladık. Bugün itibarıyla bu yıl içerisinde, yani 1 Ocak-25 Eylül tarihleri arasında toplamda 714’e ulaştı bugün güncel olarak bunların sayısı" dedi. Bakan Çiftçi, "Önümüzdeki günlerde inşallah Yunanistan’a, Almanya’ya, İtalya’ya da gidip bunları yine takip etmeye ve ülkemize iadesini sağlamaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Uyuşturucuyla mücadelede 34 Bin 349 operasyon Uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin Bakan Çiftçi, bu yıl 34 bin 349 operasyon gerçekleştirildiğini ve 27 bin 808 kişinin tutuklandığını belirtti. Bakan Çiftçi, ceza infaz kurumlarında bulunan 432 bin 643 kişinin 113 bininin uyuşturucu suçundan cezaevinde olduğunu kaydetti. Siber suçlarla mücadelede 3 Bin 675 operasyon Siber suçlarla mücadeleye değinen Bakan Çiftçi, bu yıl 3 bin 675 operasyon gerçekleştirildiğini, 15 bin 111 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 7 bin 798’inin tutuklandığını söyledi. Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yürütülen siber devriyeler sonucunda 2 bin 119 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 243’ünün tutuklandığını ifade etti. "Ölümlü kazalarda yüzde 15’lik bir azalma var" Trafik denetimlerine ilişkin Bakan Çiftçi, 2025’te 102 milyon aracın denetlendiğini, bu yıl ise bu sayının 113 milyona yükseldiğini belirterek, "Trafik olaylarının hepsini göz önünde bulunduracak olursak motosikletler de dahil, geçen yıl 1353 ölümlü kaza meydana gelmişken, bu sene 1153’e düştüğünü görüyoruz. Yani ölümlü kazalarda yüzde 15’lik bir azalma var" dedi. Bakan Çiftçi, "Can kaybı sayısında da bir azalma var, yüzde 15’e tekabül ediyor. Günlük ortalama can kaybı bizim için önemli bir gösterge. Geçen sene ortalama can kaybı yüzde 16,3 iken bu sene bir miktar düşüş olduğunu görüyoruz, yüzde 10 civarında bir azalma var. Hedefimiz bunun miktarını daha da azaltmak" ifadelerini kullandı. Yeni trafik yasasının yürürlüğe girmesinin ardından makas atma suçlarında yüzde 93, dur ihtarına uymama suçunda ise yüzde 52 azalma yaşandığını belirtti. "Türkiye Yüzyılı’nı huzurun yüzyılı yapmak için 7 gün 24 saat çalışmaya devam edeceğiz" Türkiye’nin huzuru için sürdürülen çalışmalara değinen Bakan Çiftçi, "Vatandaşımızın huzuru, şehirlerimizin güvenliği, sınırlarımızın korunması, çocuklarımızın geleceği, afetlere karşı dirençli şehirlerimiz ve güçlü toplumsal dayanışma için gece gündüz Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni Türkiye Yüzyılı çerçevesi vizyonu doğrultusunda çalışmaya gayret edeceğiz" dedi. Bakan Çiftçi, "İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı huzurun yüzyılı olarak güvenli şehirlerin, güçlü ailelerin, dirençli toplumun ve huzurlu Türkiye’nin yüzyılı yapmak için bütün çalışma arkadaşlarımızla beraber 7 gün 24 saat çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Son 50 yılda bölgemizin devamlı çatışmalarla meşgul edildiğini, istikrarsızlaştırıldığını görüyoruz" Programda konuşan Türkiye Gönüllü Teşeküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da "Dünya sıkıntılı bir devirde şu anda. Her yönüyle bunu yaşıyoruz. Sadece Türkiye’nin bölgesindeki savaşları, çatışmaları değil, bütün dünyayı da değerlendirdiğimiz zaman sosyal, siyasi, ekonomik birçok anlamda krizlerin ortasındayız. Türkiye olarak kuzeyimizde Ukrayna-Rusya Savaşı, güneyimizde Filistin’deki soykırım, son dönemde İran’a yönelik İsrail ve Amerika’nın birlikte başlattığı savaş. Bunu biraz geriye götürecek olursak son 50 yılda bölgemizin devamlı bu tür çatışmalarla meşgul edildiğini, istikrarsızlaştırıldığını görüyoruz" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü Şehit Demet Sezen Konferans Salonu'nda düzenlenen "Yeni Atanan Emniyet Müdürleri" toplantısında konuştu. Manisa’daki okul saldırısında yaralanan öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini ileten Bakan Çiftçi, "Manisa Turgutlu’da bir okulumuzun yakınında meydana gelen silahlı saldırıda yaralanan evlatlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, her birine Cenab-ı Hak’tan acil şifalar diliyorum. Ailelerine, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün eğitim camiamıza geçmiş olsun. Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir" dedi. "595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atandı" 500’ü aşkın personelin üst rütbeye terfi ettiğini belirten Bakan Çiftçi, "Bu yıl bakanlık makamı onayıyla 232 personelimiz bir üst rütbeye terfi etmiş, 595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 arkadaşımız emniyet genel müdür yardımcılığına, 1 arkadaşımız Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığına, 39 arkadaşımız il emniyet müdürlüğüne atanmış, merkez teşkilatımızda da 12 birim amirimiz görevlendirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" Önleyici güvenlik tedbirlerini benimsediklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Bizim mücadelemiz; evlatlarımızı suçtan koruma, ailelerimizin huzuruna sahip çıkma ve şehirlerimizi güvenli hayat alanları olarak muhafaza etme mücadelesidir. Yeni güvenlik mimarimizin temelinde risk analizi, veriye dayalı karar alma, erken uyarı, güçlü istihbarat, teknolojik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon vardır. Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" şeklinde konuştu. Atanan müdürlere 10 maddelik talimat Bakan Çiftçi, yeni atanan emniyet müdürlerine yaptığı hitabında talimatlarda bulundu. 10 farklı konuya değinen Bakan Çiftçi, "Sizlerden özellikle şu hususlara dikkat etmenizi istiyorum. Birincisi; şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracaksınız. Göreve başladığınız andan itibaren ilinizi, ilçelerinizi, mahallelerinizi ve riskli bölgelerinizi yakından takip edeceksiniz. İlk 30 gün içinde şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracak; personelinizi, devriyelerinizi ve operasyonlarınızı bu tabloya göre planlayacaksınız. Hangi mahallede hangi suç türünün yoğunlaştığını, hangi bölgede gençlerimizin risk altında olduğunu ve vatandaşımızın nerede kendisini güvensiz hissettiğini bileceksiniz. İkincisi; yeni nesil suç örgütlerini ve uyuşturucuyu kaynağında kurutacaksınız. Sadece suçu işleyene değil, arkasındaki yapıya, talimat verene, silahı sağlayana, parayı yönetene ve eleman devşirene ulaşacaksınız. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılara karşı tavizsiz olacak, çetelerin büyümesini beklemeden daha filizlenirken müdahale edeceksiniz. Uyuşturucuda arz zincirini, sokak satıcısını, finansmanını ve gençlerimize ulaşma kanallarını birlikte hedef alacaksınız. Üçüncüsü; sokağı ve dijital dünyayı birlikte yöneteceksiniz. Suç artık sadece sokakta işlenmiyor. Sosyal medya, yasa dışı bahis, dijital dolandırıcılık, sanal platformlar ve suç örgütlerinin çevrim içi faaliyetlerini yakından takip edeceksiniz. Siber birimlerimiz, istihbaratımız ve operasyonel birimlerimiz koordineli çalışacak; sokaktaki suçun dijital izini, dijital tehdidin sokaktaki karşılığını takip edeceğiz. Dördüncüsü; mahallede ve sahada olacaksınız. Emniyet müdürümüzü makamında olduğu kadar sokakta, çarşıda, okul çevresinde ve riskli mahallelerde de görmek istiyorum. Vatandaşımızı dinleyecek; muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız" dedi. "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Okul ve çevrelerindeki tedbirler ile önleyici güvenlik uygulamaları konusunda da talimatlar veren Bakan Çiftçi, "Turgutlu’da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum: Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek; okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz. Silaha erişim, akran zorbalığı, tehdit ve şiddet eğilimleri ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditleri ciddiyetle değerlendirecek; risklerin tespitinde mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde siber birimlerimizi ve istihbarat imkânlarımızı etkin kullanacaksınız. İl Milli Eğitim Müdürlüklerimizle koordinasyonunuzu güçlendirecek, okul irtibat görevlilerimizin etkinliğini artıracak, gerekli noktalarda devriye faaliyetlerini ve görünür polis varlığını güçlendireceksiniz. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız. Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir" dedi. "Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz" Suç ve suçlularla mücadeleden kadına yönelik şiddete, emniyet teşkilatı içerisindeki düzenin korunmasından kurumlar arasında koordineli çalışmaya kadar birçok konuda da talimatlarını sıralayan Bakan Çiftçi, şunları dedi: "Beşincisi; mağdurun yanında devletin gücünü ve şefkatini hissettireceksiniz. Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuklara karşı suçlar ve kayıp vakalarında hiçbir ihmale müsaade etmeyeceksiniz. Koruma kararlarını yakından takip edecek, tekrar mağduriyetin önüne geçeceksiniz. Karakolumuza gelen her vatandaşımız devletimizin adaletli, ilgili ve çözüm üreten yüzüyle karşılaşacak. Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz. Altıncısı; devletin kudretini hukuk ve adaletle göstereceksiniz. Suçla mücadelede son derece kararlı olacağız; ancak bütün gücümüzü hukuktan alacağız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hukuk bizim sınırımız, mevzuat bizim rehberimizdir. Ölçüsüz güce, kötü muameleye, ayrımcılığa, keyfîliğe ve kibre teşkilatımız içerisinde yer vermeyeceksiniz. Devletin kudreti hukuktan, polisin itibarı adaletten doğar. Yetki sorumlulukla, sorumluluk ise adaletle, hukukla ve vicdanla anlam kazanır. Yedincisi; personelinize sahip çıkacaksınız. Personelinizi tanıyacak, sorunlarını bilecek, sahadaki yükünü göreceksiniz. Başarıyı takdir edecek, hatayı zamanında düzeltecek, usulsüzlüğe kimden gelirse gelsin müsaade etmeyeceksiniz. Personelimizin çalışma şartlarını, aile hayatını ve görev kaynaklı yorgunluğunu yakından takip edeceksiniz. Personelinden disiplin isteyen yönetici, önce kendi kararında, dilinde ve davranışında disiplin gösterir. Sekizincisi; ilinizde ortak güvenlik aklı ve kesintisiz koordinasyon kuracaksınız. Valilerimizin ortaya koyduğu güvenlik politikaları ve verdiği direktifler temel çerçevemizdir. Kaymakamlarımızla yakın istişare içinde çalışacak; emniyet, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat, adli makamlar ve diğer kurumlarımız arasındaki bilgi akışını hızlandıracaksınız. Güvenlikte kurumlar arasında boşluk bırakmayacaksınız. Dokuzuncusu; başarıyı sadece operasyon sayısıyla ölçmeyeceksiniz. Yakalanan suçlu, ele geçirilen uyuşturucu, çökertilen çete ve gerçekleştirilen operasyon elbette önemlidir. Ancak asıl hedefimiz suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini daha güvende hissetmesidir. Bizim başarı karnemizi vatandaşımızın huzuru ve güven duygusu belirleyecektir. Onuncusu; güvenlik iletişimini huzurun ve kamu güveninin bir parçası olarak yöneteceksiniz. Bilgi boşluğunu söylentiye, manipülasyona ve dezenformasyona bırakmayacaksınız. Soruşturmanın gizliliğini ve vatandaşımızın mahremiyetini koruyarak doğru, açık ve teyit edilmiş bilgiyi zamanında paylaşacaksınız." "Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir" Çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Bu hedefin adı Terörsüz Türkiye'dir. Yarım asra yaklaşan terör meselesini ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmak; milletimizin birliğini, kardeşliğini ve huzurunu daha da güçlendirmek istiyoruz. Bu hedef aynı zamanda Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir. Terörün olmadığı, çetelerin sokaklara hakim olamadığı, uyuşturucu tacirlerinin gençlerimize ulaşamadığı, organize suç örgütlerinin vatandaşımıza korku salamadığı şehirler istiyoruz" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de konuşan Bakan Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı’nın şehirleri, huzurun hakim olduğu şehirler olacaktır. Emniyet müdürlüğü; şehrin nabzını tutmayı, bugünün suçuyla mücadele ederken, yarının risklerini de görebilmeyi gerektirir. Bizim için gerçek başarı vatandaşımızın huzur içinde yaşaması, evladını güvenle okula göndermesi ve kendisini devletinin güvencesi altında hissetmesidir. Bu millet, polisinin üniformasında devletini, ay yıldızında vatanını, duruşunda güven ve adaleti görmek ister. Bizlere düşen bu güvene layık olmak ve milletimizin bize teslim ettiği emaneti hakkıyla taşımaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefimize ve Türkiye Yüzyılı idealimize, şehirlerimizin huzurunu daha da güçlendirerek yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Emniyette büyük değişim Haber

Emniyette büyük değişim

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile emniyet teşkilatında kapsamlı bir görev değişikliği yapıldı. Kararname kapsamında 39 ilin emniyet müdürü değişirken, 24 il emniyet müdürü merkeze alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, EGM Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Tanık Koruma Daire Başkanı İsmail Hakkı Günay, Polis Başmüfettişleri Ali Karabağ ve Selçuk Doğuş Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına atandı. KAHRAMANMARAŞ’TA MÜDÜR DEĞİŞTİ Okul saldırılarıyla gündeme gelen Kahramanmaraş’ta İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit merkeze alınırken, yerine Bingöl İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı atandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kararname sonrası yaptığı açıklamada görevlerini tamamlayan emniyet müdürlerine teşekkür ederek yeni görevlerine atanan müdürlere başarı diledi. EGM MERKEZ TEŞKİLATINDA YENİ GÖREVLENDİRMELER 2026 yılı görevlendirmeleri kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında da önemli değişiklikler yapıldı. Buna göre; Rüştü Yılmaz, KOM Başkanı,Adnan Özdemir, Narkotik Suçlarla Mücadele BaşkanıHüseyin Ediz Tercanoğlu, Özel Harekât BaşkanıMurat Türesin, Personel BaşkanıNihat Uzun, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire BaşkanıTurgay Olgun, Dış İlişkiler Daire BaşkanıFatih Tatlıoğlu, Güvenlik Daire BaşkanıOykun İlgün, Siber Suçlarla Mücadele Daire BaşkanıBeyhan Gürbüz, Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkan VekiliAydın Uğurlu, Tanık Koruma Daire BaşkanıSalih Gözüm, Terörle Mücadele Daire Başkanı olarak görevlendirildi. Kararnameyle birlikte Emniyet teşkilatının hem merkez hem de taşra yapılanmasında önemli bir görev değişikliği gerçekleşmiş oldu.

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi Haber

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, "Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan TÜRKPOL’un kurulması konusunu bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantının gündeminde sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör, uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç ile yasa dışı bahis ve kumarın bulunduğunu belirten Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör ve uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç, yasa dışı bahis ve kumarla ilgili konuları değerlendirdik, iş birliği alanlarını ele aldık" dedi. "Suçla Mücadele Konseyi, en önemli en önemli konularımızdan biriydi" Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde güvenlik alanında oluşturulan mekanizmalara ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle geçen sene Kasım ayında oluşturulan Türk Devletleri Teşkilatı Polis Akademileri Platformu, kısaca TürkPAP değerlendirildi. Bu mekanizma şu anda yürürlüğe girdi ve devrededir. Bugün ele aldığımız konuların en önemlilerinden birisi de Suçla Mücadele Konseyi’nin oluşturulmasıydı. Suçla Mücadele Konseyi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadele, uyuşturucu ve terör suçlarıyla mücadele, düzensiz göçle mücadele, yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadele gibi önemli konuları kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. "TÜRKPOL’un kurulmasını teklif olarak dile getirdim" Suçla Mücadele Konseyi’nin bir sonraki aşamasında Türk devletleri arasında yeni bir kolluk iş birliği mekanizmasının kurulmasını önerdiğini açıklayan Bakan Çiftçi, "Bunun bir adım ötesinde de inşallah bu kurucu anlaşmaya dayalı olarak, yine Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan ‘Türkpol’un kurulması konusunu ben bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar. İnşallah ileride Türkpol’ün kurulmasıyla beraber, sınır aşan suçlar ve suçlularla mücadele konusunda iş birliğimizin ve güç birliğimizin daha da artacağına inanıyorum" dedi. Türk devletleri vatandaşları için ortak pasaport kontrol kontrol noktası Toplantıda ele alınan başlıkların yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı olmadığını belirten Bakan Çiftçi, Türk devletleri vatandaşlarının havalimanlarında ortak pasaport kontrol noktalarından geçmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade ederek, "Bir Avrupa ülkesine gittiğimizde Avrupa Birliği vatandaşlarının bir kontrol noktasından, diğer ülke vatandaşlarının ise başka bir kontrol noktasından geçtiğini görüyoruz. Bunun bir benzerinin Türk devletleri topluluğu arasında da kurulması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir" açıklamasında bulundu. "Bugünkü toplantı liderler zirvesininön hazırlık aşamasını da oluşturdu" Önümüzdeki ay Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirten Bakan Çiftçi, "Önümüzdeki ay itibarıyla Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi gerçekleştirilecektir. Bugünkü yaptığımız toplantı, bu zirvenin bir ön hazırlık aşamasını da oluşturuyordu." dedi. İçişleri Bakanları Toplantısı’nda ele alınan başlıkların liderler düzeyinde de gündeme geleceğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Ele aldığımız bu konular mutlaka liderler düzeyinde de ele alınacaktır" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakan Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" Haber

İçişleri Bakan Çiftçi: "Toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Hedefimiz; afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır. Riskleri azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz" dedi. İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu Avrupa Sismoloji Kongresi’ne Bakan Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra 60’ı aşkın ülkeden 750’nin üzerinde uzman ve araştırmacı katıldı. Konuşmasında 6 Şubat 2023’te yaşanan depremden söz eden Bakan Çiftçi, "Yaşadığımız büyük depremlerde 11 ilimiz ve yaklaşık 14 milyon insanımız doğrudan etkilendi; 53 binden fazla insanımızı kaybettik. Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. 6 Şubat bize bir kez daha gösterdi ki depremi engelleyemeyiz; ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapabileceğimiz çok şey vardır. Tam da bu noktada devletin sorumluluğu ile bilimin sorumluluğu kesişmektedir. Güvenli bir şehir inşa etmek; mühendislik meselesi olmanın ötesinde aynı zamanda bir kamu ahlâkı meselesidir. Bir binanın sağlamlığı, o binada yaşayacak insanlara karşı sorumluluğumuzun; bir okulun güvenliği, gelecek nesillerimize karşı vazifemizin ifadesidir" dedi. "AFAD’ın çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaşması da bilimin sınırları aşan karakterini ortaya koymaktadır" Bakan Çiftçi, AFAD teşkilatının bin 200’ün üzerinde deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işlettiğini belirtirken, AFAD’ın Türkiye’nin çevresinde bulunan 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaştığını ifade etti. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Bu sebeple afetlere hazırlığı, nesiller boyu karşılığı olan bir medeniyet yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz; afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır. Türkiye, AFAD’ın kurulmasıyla afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi. Risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi birbirini tamamlayan tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Bilimi de karar alma mekanizmamızın asli unsuru olarak görüyoruz. Bugün AFAD teşkilatımızın bin 200’ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa’nın en geniş deprem gözlem ağını işletmesi, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin kamu güvenliğine dönüşmesinin somut bir göstergesidir. AFAD’ın çevremizdeki 24 ülkenin depremlerini çözümlemesi, 10 ülke ve 5 uluslararası sismoloji merkeziyle veri paylaşması da bilimin sınırları aşan karakterini ortaya koymaktadır. Çünkü fay hatları pasaport taşımaz; sismik dalgalar sınır kapılarında durmaz" şeklinde konuştu. "Şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" Bakan Çiftçi, program kapsamında edinilecek bilgi ve birikimin daha dirençli şehirler oluşmasına katkı sağlayacağını söylerken, toplumu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalıştıklarını ifade etti. Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Temennimiz; burada sunulan her bildirinin yeni bir araştırmaya, her araştırmanın yeni bir teknolojiye, her teknolojinin daha yüksek bir standarda, bütün bu birikimin de daha dirençli şehirlere dönüşmesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz. Çünkü bir şehrin gerçek direnci, binalarının sağlamlığının yanında; hayatın bütün unsurlarıyla devam edebilme kabiliyetiyle ölçülür. Sözlerimin sonunda özellikle ifade etmek isterim: Deprem bize insanlığın ortak kırılganlığını, bilim ise bu kırılganlık karşısında ortak bir akıl kurabileceğimizi gösteriyor. Deprem sınır tanımıyorsa, bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa, bilgi ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse, dayanışmamız da küresel olmalıdır" diye konuştu. "İstanbul’umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul’un en güçlü, en sağlam binaları" Vali Davut Gül ise konuşmasında, "Dirençli şehirler, güvenli şehirler inşa etmeyle ilgili bir süreç başladı. İstanbul’umuzda da Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde, 2006’da sadece İstanbul’a özgü İstanbul Proje ve Koordinasyon Birimi oluşturuldu. Şimdiye kadar İstanbul Proje ve Koordinasyon Birimi 2000 yılından önce yapılan bütün kamu yatırımlarına deprem dayanıklılık testi yaptı. Neden 2000 yılını baz alıyoruz. Biraz önce AFAD Başkanımız söyledi. O bir anlamda Türkiye için, İstanbul’umuz için bir milat oldu. Ve bin 700 civarındaki kamu binasının bin 535 tanesi depreme dayanıksız olduğu tespit edildi. Bu bin 535 binanın güçlendirilebilecekleri güçlendirildi, güçlendirilemeyecekler de yıkılıp tekrardan yapıldı. Bunların içerisinde bin 430 tanesi eğitim tesisi. Ve şu an İstanbul’umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul’un en güçlü, en sağlam binaları. Ve bir anlamda da olası bir deprem anında mahalle ölçeğinde lojistik merkezi olarak kullanabileceğimiz alanlar olarak ortaya çıktı. Bu kamu binalarıyla ilgili çalışma. Aynı çalışma eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik Bakanlığımız tarafından yapıldı. Ve şu an itibarıyla İstanbul’umuzda 1 milyon 350 bin bağımsız birim elden geçti ve bunlar yıkılıp tekrardan yapıldı, yapım süreci devam ediyor. Bunların 385 bini "Yarısı Sizden Yarısı Bizden" kampanyasıyla yapıldı. Bunun neticesiyle İstanbul’umuz bu hızla devam ettiğinde yaklaşık 5-6 yıl içerisinde belki depremin olmasını engelleyemeyiz ama depremin risklerini azaltan, ortadan kaldıran bir duruma gelmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.