Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müslümanlar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müslümanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müslümanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İran savaşında tavrımız net" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İran savaşında tavrımız net"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’na katıldı. Erdoğan, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini canı gönülden tebrik ettiğini söyleyerek, son 10 günü idrak edilen bu günlerin mağfirete, rahmete ve berekete vesile olmasını diledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete uğurlanan Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ı, Samsun Milletvekili Mustafa Demir’i, Manisa Milletvekili İsmail Bilen’i, Muğla Milletvekili Ali Boğa’yı, Kocaeli Milletvekili Cemalettin Kaflı’yı, Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü, Uşak Milletvekili Mehmet Altay’ı ve rahmete kavuşan yol arkadaşlarını şükranla yad etti. "Bugün Türkiye, her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" Yegane amaçlarının binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine ve muazzam bir hayat bilgisine sahip olan Türk milletine hayırlı hizmetlerde bulunmak olduğunu aktaran Erdoğan, "Bismillah deyip yola çıktığımız ilk günden beri hep bu anlayışla çalıştık. ‘Halka hizmet hakka hizmettir’ düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan aziz milletimizin hizmetkarı olduk. Karşılaştığımız bütün zorlukları milletimizin desteği ve duası sayesinde beraber aştık. ‘Yeter, söz de karar da milletin’ diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine yani milletimize tebliğ ettik. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 emniyet yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayiinden adalete her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları sizlerle beraber atlattık. Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye’yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da milletimizle hayata geçireceğiz" Günümüzde Türkiye’nin bölgesinde istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülke olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Bu yol Türkiye’nin yolu, bu yol milletimizin yolu’ diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık yirmi beş yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yola devam edeceklerine dikkat çeken Erdoğan, ‘aşkla koşan yorulmaz’ düsturuyla Türk milleti için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi. "Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu ve dava adamının emeklisinin olmayacağını kaydederek, "Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Biz yalnızca günü kurtaran günü birlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi koçluk yapmanız onlara yol göstermeniz çok çok önemlidir. İç cephemizin tahkim edilmesinde ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı on bir buçuk milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye’yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye yüzyılını da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en üstü şekliyle hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu. "Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir" Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığını vurgulayan Erdoğan, "Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze’de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyamızda değil ekonomiden, ticarete, turizmden, enerjiye, birçok alanda tüm dünyada şahit oluyoruz" dedi. "Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır" Küresel ekonominin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından en belirsiz günlerini yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulhu sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da, başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz; Cenab-ı Hak, şerleri hayır eyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet, hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştu. Allah’ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız."

Rusya'dan ABD ve İsrail açıklaması Haber

Rusya'dan ABD ve İsrail açıklaması

Rusya, Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in başlattığı çatışmaya ilişkin açıklama yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "ABD ve İsrail’in tamamen uydurma bir bahane ile İran’daki yasal yönetimi devirmek amacıyla başlattıkları askeri operasyonu durdurup, sağduyu göstereceklerine dair herhangi bir işaret gözlemlenmiyor. Aksine başkentlerinden savaşı körükleyen açıklamalar geliyor ve İsrail ordusu Lübnan’a yeni bir işgal girişiminde bulundu" denildi. "Aynı zamanda Filistin halkının felaket durumundan dikkatleri saptırıyorlar" Açıklamada Ramazan ayı olduğuna vurgu yapılarak, "Saldırganlar, Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ayının ortasında İslam dünyasının bölünmesi için çalışıyor. İran’ı bazı Arap ülkelerindeki tesislere yönelik misilleme yapmaya zorladılar. Bu saldırılar insan ve maddi kayıplara yol açtı ve bu konuda Rus tarafı derin üzüntü duymaktadır. Böylece Arapları başkalarının çıkarları için savaşa çekmeye çalışıyorlar. Aynı zamanda Filistin halkının felaket durumundan dikkatleri saptırıyorlar" ifadeleri kullanıldı. "Bölgenin istikrarsızlığa sürüklenmesini önlemenin tek yolu ABD ve İsrail’in saldırganlığını durdurmaktır" Ateşkes çağrısı yapılan açıklamada, "Mevcut çatışmanın tüm taraflarını, özellikle de Arap Körfez ülkeleri topraklarına yönelik kabul edilemez saldırılar da dahil olmak üzere tüm askeri operasyonları derhal durdurmaya yeniden çağırıyor, sivil halka yönelik saldırıları, İran’da veya Arap Devletleri İşbirliği Konseyi ülkelerinde olsun, herhangi bir sivil tesise yapılan saldırıları tamamen kabul edilemez olarak değerlendiriyoruz. Bununla birlikte bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmesini önlemenin tek yolunun Arapların çektiği acılar zincirini başlatan ABD ve İsrail’in saldırganlığını durdurmak olduğu açıkça ortadadır" denildi.

Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz" Haber

Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen "Emek Sofrası Buluşması" iftar programında yaptığı konuşmada, kendi iktidarlarından önce işçi ve emekçilerin haklarına yönelik verilen sözlerin tutulmadığını bu sözlerin kendi iktidarları döneminde gerçeğe dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, yıllarca bazı kesimlerin de haklarının elinden alındığını söyleyerek, kendi iktidarlarında bu hakların geri iade edildiğini ancak bu iadelerden de rahatsızlık duyanlar olduğunu belirtti. "Gazze’li kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor" Konuşmasının başında Gazze ve Sudan’da Müslümanların zor şartlarda oruç tutup, iftar yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze’de Sudan’da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu. 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan refah sınır kapısında kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazze’li kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor" diye konuştu. "İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu bir sistemi ülkemize kazandırmaktı" Emek, alın teri ve helal kazancın kutsal değerleri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kavramlar adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Asırlar boyunca Ahi Teşkilatımız, Loncalarımız ve Orta Sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış. Aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran’ın eşine, işine, aşına özen göster sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık, ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık" ifadelerini kullandı. "Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk" Kendi iktidarlarında, emekçilere daha önce verilip tutulamayan sözleri yerine getirdiklerini ve bunun yanında birçok hakkı emekçilere kazandırdıklarını belirten Erdoğan, "Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda, devrim niteliğinde adımları attık. Değerli kardeşlerim, bakın burada öne çıkan reformlarımızı sizlerle kısaca paylaşmak isterim. 1 Mayıs biliyorsunuz bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biridir. 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ederek bütün bu gereksiz tartışmalara biz son verdik. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için iş sağlığı ve güvenliği kanununu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana Muhalefet Partisi’nin Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık Cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor" açıklamasında bulundu. "Yıllarca örselenen, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik düzenlemelerin kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz" Yaptıkları düzenlemelerle mağdur olan kesimlerin haklarını geri almasından bir kesimin rahatsızlık duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş 1000 yıldır i’la-yı kelimetullah sancaktarlığını üstlenmiş yüzde 99’un Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif’in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, gerici azınlığın provokasyonu gibi son çirkin ve çirkef ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp, milletin inanç değerlerine ateş eden 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin. Hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın. Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Meydanlarda emekli ve emekçiye ve bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık" Kendisinin de çalışma hayatına genç yaşlarında İETT’de işçi olarak adım atmış olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "İster özel sektörde, ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da emniyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye ve bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevk-ü sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin ücret artış oranlarını zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. Emeklilerimizin yılda iki defa olmak üzere bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini temin ettik. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin tam yıl çalışabilmesini önüne açtık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.