Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müsi̇ad

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müsi̇ad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müsi̇ad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"

Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını kaydeden Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde "MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu"na katıldı. Kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. İki yılda bir düzenlenen bu fuarın her seferinde göğsümüzü kabarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum" diye konuştu. "Yapay zekâ modelleri üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepimiz çok net görüyoruz: Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur: Yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir; Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez" ifadelerini kullandı. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29. Uluslararası İş Forumu'nun 'Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü' başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bir vesile tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. "Küresel sistemin çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır" diye konuştu. "Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil" Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak" açıklamasında bulundu. "Son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız" Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak. Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık İttifakı'nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi alakasız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye; vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum" dedi. "Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir yandan hem bölgemize hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan ülkemizi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz" diye konuştu. "16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük. Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6; ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz, yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu" ifadelerini kullandı. "İhracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken, 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu" dedi. "Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank; kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık.20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" şeklinde konuştu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Yılsonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız" Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Yılsonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresi ve 21. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nı ziyaret etti. Stantları gezen Bolat, "İnşallah yılsonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası İş Forumu Kongresi ve 21. MÜSİAD Uluslararası Fuarı kapsamında İstanbul Fuar Merkezi'ndeki stantları gezdi. MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir'in de eşlik ettiği ziyarette Bolat, firma yetkilileriyle sohbet ederek sergilenen ürünleri inceledi ve üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Bakan Bolat, yılsonu ihracat hedeflerine ilişkin, "İnşallah yıl sonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız" ifadelerini kullandı."Bizim Türkiye olarak amacımız bütün dünyayla iş yapmak ve birlikte ortaklık yapmak" Alanda bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, katılımcı sayısından ve Türkiye'nin iş birliği planından bahsederek, "MÜSİAD Uluslararası Fuarı 1993 yılında ilk defa İzmir'de yapıldı. Kuruluş amacı İslam ülkeleri arasında ve dünyadaki Müslüman topluluklar arasındaki ticari entegrasyonu sağlamak için büyük bir güç birliği ve uluslararası ticaret faaliyeti olarak planlandı. Aradan 33 yıl geçti ve MÜSİAD Uluslararası Fuarı yapılıyor. 2000 yılından sonra her iki yılda bir yapılıyor ve bu yıl 21'incisi İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy'de MÜSİAD'ın ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda Uluslararası İş Forumu, kısa adıyla IBF'in de kongresi gerçekleştiriliyor. 70 ülkeden 400 kişilik alım heyetleri getirildi. Toplamda 10 bine yakın yurt dışından ziyaretçiler var. Toplam yurt içi ziyaretçilerle birlikte 80 bini aşması bekleniyor. Sadece ilk 3 günde 70 bin civarında kayıtlı ziyaretçi fuarı gezmişler, ziyaret etmişler. Bizim Türkiye olarak amacımız bütün dünyayla iş yapmak ve birlikte ortaklık yapmak. Kazan-kazan temelinde, dengeli ticaret temelinde Türkiye'mizin dış ticaretini arttırmak" şeklinde konuştu. "Amacımız ihracatta Türkiye'nin ismini duyurmak" Konuşmasının devamında Türkiye ismini her noktada duyurmanın gerekliliğini dile getiren Bakan Bolat, "MÜSİAD Uluslararası Fuarı ve diğer fuarlar bu konuda bizim en önemli enstrümanlarımızın başında geliyor. Türkiye olarak, hükümet olarak, Ticaret Bakanlığı olarak uluslararası fuarları destekliyoruz. Firmalarımızın katılımlarını destekliyoruz. Bireysel katılımları, milli düzeyde katılımları destekliyoruz. İstanbul bir fuarcılık merkezi haline geldi. Artık bütün sektörlerde dünyanın en büyük ilk 5 fuarından birisi İstanbul olarak yapılıyor. Avrupa'nın da en önemli ilk 2-3 fuarından bir tanesi hep İstanbul'da yapılıyor hemen hemen bütün sektörlerde. Bu da bir iftihar vesilesi" dedi. "İnşallah amacımız her alanda birinci olmak ve fuarcılıkta, ihracatta Türkiye'nin ismini, Türk mallarının, Türk hizmetler sektörünün ismini, kalitesini, namını bütün dünyaya duyurmak. Çünkü biz ancak ihracatla ekonomimizi daha fazla büyüteceğiz, hedefimiz bu. İhracata dayalı büyütme modeli Sayın Cumhurbaşkanımızın göreve geldiğinden bu yana hükümetlerimize ve Ticaret Bakanlıklarımıza daima talimatı olmuştur; 'İhracat, ihracat, ihracat' diyerek. İhracat bizim kırmızı çizgimizdir. Daha çok mal ve hizmet dünyaya satarak hem döviz kazanıp ithalatımızı yapabileceğiz hem cari işlemler dengemizi istikrarlı bir şekilde sürdürebileceğiz hem de Türkiye'nin ismini, ürünlerinin, hizmetlerinin kalite ve marka değerini bütün dünyaya tanıtmış olacağız" ifadelerini kullandı. "İnşallah yılsonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız" İhracattaki ilişkilere değinen Bolat, "Biliyorsunuz ihracatta son 8 ay itibarıyla çok iyi gidiyoruz. Mal ihracatında 185 milyar doları aştık. Toplam mal ihracatı son 12 ay yıllıklandırılmış olarak 280 milyar doları aştı. Eylül ayı sonunda da sevindirici rakamların gelmesini müjdeleyebilirim. Şu ana kadar gün gün, saat saat yaptığımız takiplerde mal ve hizmet ihracatımız Eylül'de de yükseliyor, iyi gidiyor. İnşallah yılsonu 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı rakamımıza ulaşacağız. Bu noktada başta MÜSİAD Başkanı, yönetimi ve fuar katılımcıları olmak üzere Türkiye'nin ihracatına taş üstüne taş koyanlara ve Türkiye'nin ihracatını arttıranlara teşekkürlerimizi arz ediyorum. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümet olarak yatırımın, üretimin, istihdamı arttırmanın ve ihracatı arttırmanın peşinde koşmaya, mücadelemizi daha da arttırmaya devam edeceğiz. Bu fuarın tüm katılımcılarına ve bütün dünyadan, 70 ülkeden gelen tüm ziyaretçilere de şükranlarımı sunuyorum" dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Burkay, "Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Ortaya koyduğumuz 2030 Vizyonu ile Bursa'yı üretim ve ticarette çok daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

HAYAT ŞİFA HASTANESİ 30. YILINI YENİ YATIRIMLARLA TAÇLANDIRDI Haber

HAYAT ŞİFA HASTANESİ 30. YILINI YENİ YATIRIMLARLA TAÇLANDIRDI

İstanbul Özel Hayat Şifa Hastanesi’nin kuruluşunun 30. yılı ve yeni ünitelerinin açılışı törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile birlikte, Pendik Kaymakamı Mehmet Yıldız, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin Pendik ilçe başkanları, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, MÜSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak ve Yönetim Kurulu Üyeleri, davetliler ve İstanbul Özel Hayat Şifa Hastanesi doktorları ile çalışanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, 1978 yılında Bursa’da küçük bir poliklinik olarak başladıkları sağlık hizmeti yolculuğunda bugün Türkiye’nin öncü sağlık markalarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyledi. Ayda 10 Bin Hasta Konuşmasında, Bursa’da edindikleri yarım asırlık kurumsal hafıza ve güven bağını İstanbul’a taşımaktan gurur duyduklarını ifade eden Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, “2023 yılında Hayat Sağlık bünyesine kattığımız İstanbul Pendik Şifa Hastanesi aylık 10 bin, yılda 100 binin üzerinde vatandaşımıza sağlık hizmeti veriyor. Yıllık yaklaşık 6 bin cerrahi işlemin gerçekleştirildiği merkezimizde, 20’yi aşkın branşta 35 uzman doktorumuz ve toplam 140’ın üstünde sağlık profesyonelimizle kesintisiz hizmet sunuyoruz. Yaptığımız son yatırımlarla teknolojik altyapımızı güçlendirirken Sağlık Bakanlığı kalite puanımızı da 94’e yükselttik" dedi. Pendik lokasyonunun stratejik önemine de dikkat çeken ve Türkiye’nin 10 milyar dolarlık sağlık turizmi hedefine katkı sağlama konusundaki çalışmalarına da değinen Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, İstanbul Pendik Şifa Hastanesi’nin Sağlık Turizmi Belgesi’ne sahip olduğunu hatırlatarak, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın lojistik avantajıyla küresel pazarda daha aktif rol alınacağı belirtti. Özkul, Hayat Sağlık Grubu’nun hedef pazarları arasında Balkanlar, İngiltere, Orta Doğu coğrafyası, Türki Cumhuriyetler ve yüksek gelişim potansiyeli taşıyan Afrika pazarının yer aldığını, bu bölgelerde aktif irtibat ofislerinin bulunduğunu sözlerine ekledi. Sağlık turizmi için 2,3 milyar lira hibe destek Pendik Kaymakamı Mehmet Yıldız ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin’in de yaptıkları konuşmalarda, hastanenin 30. yılını kutlayarak, yeni açılan ünitelerin hayırlı olması dileklerini paylaştılar. Törende bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise, Bakanlık olarak 2012'de sağlık turizmi için hibe programları başlattıklarını belirterek, "Geçen yıl 2,3 milyar lira sağlık turizmi için hibe destekleri verdik ve bugüne kadar sağlık turizmi için toplam 7,5 milyar lira sağlık turizmi desteği verdik" dedi. Bakan Ömer Bolat, uluslararası sağlık turizmini bütün kaynaklarıyla desteklediklerine işaret ederek, özellikle Türkiye'ye döviz kazandırmak amacıyla sağlık turizmini geliştirmeyi çok önemsediklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'miz, Cumhuriyet'imizin kuruluşundan beri, ondan önce Osmanlı dönemindeki şifahaneler ve Cumhuriyet dönemindeki sağlık hizmetleri ile bugünlere ulaştı ama özellikle Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki son 23 yılda Türkiye sağlıkta adeta bir devrim yaptı ve altın çağını yaşıyor. Özellikle bütçe kaynaklarımızın, devlet bütçesi kaynaklarımızın tam yüzde 15'ini sağlık harcamalarına ayırıyoruz. İnsanımızın, vatandaşımızın birinci sınıf, yüksek kaliteli sağlık hizmeti alması konusunda gerek kamu hastaneleri ve sağlık tesisleri gerekse de özel sektörümüz vasıtasıyla Türkiye bugün dünya çapında bir şöhrete sahip. Dünyanın neresine gidersek gidelim, karşılaştığımız kişiler arasında Türkiye'de sağlık hizmeti almış kişilere rastlıyoruz. Bugün Allah'a şükürler olsun ki Türk ürünleri kaliteli, teknolojisi başarılı, yüksek ürünler olarak anılıyor." Konuşmaların ardından Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a, Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Fatih Özkul Pendik Kaymakamı Mehmet Yıldız’a ve Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Betül Kabalar da Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin’e teşekkür plaketi sundular. Plaket takdimi sonrasında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve törene katılanlar tarafından İstanbul Özel Hayat Şifa Hastanesi’nin yeni ünitelerinin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından da Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul Bakan Bolat’a yeni üniteleri gezdirdikten sonra sağlık turizmi kapsamında İngiltere’den gelen bir hasta ziyaret edildi.

Bursa’da Mesleki Eğitimde Okul-Sanayi İş Birliği Güçleniyor Haber

Bursa’da Mesleki Eğitimde Okul-Sanayi İş Birliği Güçleniyor

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile MÜSİAD Bursa Şubesi arasında mesleki eğitim odaklı sürdürülen iş birliği çalışmalarını değerlendirmek amacıyla paydaş buluşması düzenlendi. MÜSİAD Bursa Şubesi’nde gerçekleşen etkinliğe İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, il yöneticileri, ilçe müdürleri, 18 okulun yönetici ve öğretmenleri ile sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 90 kişi katıldı. Programda konuşan MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, "Meslek Liseleri Hamiliği Projesi’ni ülkemizin yarınları adına bir memleket meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa’daki 16 sektör kurumumuzu 20 meslek lisesiyle eşleştirdiklerini belirten Şenocak, "Sanayicilerimizin en temel ihtiyacı olan nitelikli iş gücü sorununa kalıcı çözüm üretmek adına hep beraber sorumluluk üstleniyoruz. Sektör başkanlarımızın okullarda öğrencilerle buluşması ve onlara yol haritası çizmesi çok değerli" ifadelerini kullandı. Şenocak ayrıca, 2026 yılını "Rekabet, Dönüşüm ve Dayanışma Yılı" ilan ettiklerini belirterek dijitalleşmeden yeşil ekonomiye kadar her alanda Bursa’nın potansiyelini zirveye taşımak için çalıştıklarını vurguladı. Buluşmada söz alan Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitim-istihdam-üretim ilişkisinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bursa’nın mesleki eğitim alanında örnek bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, "Son 5 yılda meslek liselerinde eğitim alan öğrenci sayısında yüzde 50 oranında bir artış kaydettik. 2019 yılında 50 bin civarında olan öğrenci sayımız bugün 75 bini aşmıştır" dedi. Sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle öğrencileri buluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Çokgezer, "Mesleki eğitimi sadece okul sıralarıyla sınırlı görmüyor; üretilen bilgi ile uygulanan beceriyi kesiştiren bir öğrenme yolculuğu olarak tanımlıyoruz" şeklinde konuştu. 2024 yılında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülen çalışmalarda, MÜSİAD bünyesindeki sektör komiteleri ile ilimizdeki mesleki ve teknik eğitim kurumları eşleştirilerek "Okul Hamiliği" modeli uygulanıyor. Bu kapsamda öğrencilere MÜSİAD üyesi işletmelerde staj imkânı sağlanırken, okullara donatım ve temizlik malzeme desteği ile kariyer günü etkinlikleri gibi somut katkılar sunuluyor. İş birliği; matbaa teknolojisinden bilişime, gıdadan savunma sanayisine kadar 18 farklı okul ve alanı kapsıyor. Mesleki eğitimin iş dünyasıyla ilişkilerini geliştirme temennilerinin ardından program, katılımcıların süreçle ilgili görüşlerini paylaştığı istişare bölümü ve fotoğraf çekimi ile tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.