Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Murat Kurum

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Murat Kurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Murat Kurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "Muhtemel bir İstanbul depremi milli güvenlik meselesidir" Haber

Bakan Kurum: "Muhtemel bir İstanbul depremi milli güvenlik meselesidir"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ve Pendik Belediyesinin katkılarıyla tamamlanan Pendik Orta- Dumlupınar Kentsel Dönüşüm Projesinin 1'inci etabında tamamlanan 2 bin 28 bağımsız bölümün kura çekimi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin'in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında gerçekleştirilen kura çekimiyle yeni konutların sahipleri belli oldu. "Bu güzel ilçeye her geldiğimizde açıkçası vefayı gördük, kardeşliği gördük ve her gelişimizle de hasretle kucaklaştık" Kura çekim programında konuşan Bakan Kurum, İstanbul'un ecdattan kalan kalan büyük bir emanet olduğunu belirterek, "Pendik ise aslında Aydos'un eteklerinden Marmara'nın kıyısına uzanan ve işte emeğin, alın terinin, üretimin ve komşuluğun şehridir. Bu güzel ilçeye her geldiğimizde açıkçası vefayı gördük, kardeşliği gördük ve her gelişimizle de hasretle kucaklaştık. Biz de bu sevgiye layık olabilmek için tüm ekibimizle, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, teşkilatlarımızla birlikte hep karşınıza yeni eserlerle, hep hizmetlerle çıkmaya gayret gösterdik. İşte bu kapsamda Kaynarca'da biliyorsunuz dönüşümün önünü açtık. Çınardere'de riskli yapıları hızlı bir şekilde kaldırdık. Doğu-Batı Fevzi Çakmak ve Yenimahalle mahallelerimizde çalışmalarımızı süratle sürdürdük ve yine Pendik'in en büyük değerlerinden olduğunu düşündüğümüz en kıymetli yerine Pendik Millet Bahçemizi kazandırdık. TOKİ'mizden, Emlak Bankamızdan, Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızdan, bütün birimlerimize kadar hep Pendikli kardeşlerimizin yanında olduk. Bugün Dumlupınar ve Orta mahallelerinde de bu hizmet zincirine yeni halka ekliyoruz ve belki de İstanbul'un en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri olan bin 747 konut ve 281 iş yerinin olduğu, toplamda 2028 bağımsız bölümün kurallarını çekiyoruz. Sizlere ilçemizin tam kalbinde Batı mahallesinde aslında yıllardır özlemle beklenen tarihi bir müjdeyi vermenin de heyecanını yaşıyoruz. Pendik merkezinin en yoğun noktasında yer alan 23 bin metrekarelik Burla Biraderler korusundaki şahıs mülkiyetlerini hızlı bir şekilde kamulaştırdık ve tapu tescillerini tamamladık. Böylece mülkiyet sorununu kökten çözdüğümüz bu eşsiz doğal mirasını Pendik Merkez Millet Bahçesi olarak tüm hemşerilerimizin, annelerimizin, babalarımızın, gençlerimizin nefes alacağı yepyeni bir yaşam alanına dönüştürüyoruz" dedi. "Muhtemel bir İstanbul depremi milli güvenlik meselesidir" "İstanbul'da yaptığımız her dönüşümün arkasında bize sorumluluğumuzu hatırlatan bir gerçek var. Deprem" diyen Kurum, "Deprem bize şu gün, şu saatte geliyorum demiyor. Takvim vermiyor, saat vermiyor. O halde bizim görevimiz nedir? Deprem gelmeden önce hazır olmaktır. Hep söylüyoruz, olası bir İstanbul depremi milli güvenlik meselesidir ve yegane çözümü de kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşüm, değerli kardeşlerim, hem ülkemizin hem de İstanbul'umuzun en acil ihtiyacıdır, en ertelenemez çözümüdür. Bu bilinçle, şu anda yaptığımız her iki kentsel dönüşüm projesinden bir tanesini aziz İstanbul'umuza gerçekleştiriyoruz. İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin yuvanın dönüşümünü tamamladık ve yine 291 bin bağımsız bölümde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle bu noktada vatandaşımızın desteği çok önemli. Biliyorum kafanızı karıştıranlar oluyor. Bunları çok gördük. Her projemizde maalesef böyle durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ne zaman bir adım atsak 'Olmaz' diyerek karşımıza dikildiler. Ne zaman hayırlı bir işe kalkıştık "Yaptırmayız" diye emin olun itiraz ettiler. Peki, çözümleri var mı? Yok. Önerileri var mı? O da yok. En iyi bildikleri iş itiraz etmek. Üzülerek ifade etmek gerekir ki devletin gayretini burada milletin mutluluğunu bir türlü hazmedemeyen bir kesim var. Biz hizmet ediyoruz, onlar eleştiriyorlar. Biz bugün olduğu gibi milletimizle mutlu oluyoruz, onlar maalesef olamıyorlar. Ama biz bunlara hiç aldırış etmedik. 25 yıldır vatandaşımızı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kentsel dönüşüme teşvik etmek için her adımı attık, her sorumluluğu üstlendik. İşte yarısı bizden kampanyamız. Bu projemizde evini dönüştürmek isteyenlere büyük bir kaynak sağlıyoruz. Bugün sadece yarısı bizden kampanyası kapsamında yürüttüğümüz dönüşüm konutları sayısı 545 bine ulaştı. 545 bin bağımsız bölüm şu an İstanbul'un 39 ilçesinde hemen hemen her bir mahallesinden bu projeden faydalanıyor. Yani sadece bu proje ile İstanbul'da 2 milyondan fazla vatandaşımızı güvenli yuvalara kavuşturmuş olacağız" ifadelerini kullandı. "Her zorlukta yeniden doğrulduk, her yıkımın ardından yeniden ayağa kalktık" Bakan Kurum, "Talep bu kadar büyük olunca bize de düşen aslında bu kampanyayı devam ettirmekti. Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Normalde bu sene bitecek desteği hiçbir vatandaşımız bu büyük destekten mahrum kalmasın diyerek süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Ben bu vesileyle bir kez daha bütün İstanbullu kardeşlerime seslenmek istiyorum. Binanızın güvenliğinden şüphe ediyorsanız hiç beklemeyin. Komşularınızla, oradaki dostlarınızla konuşun, uzlaşın ve devletimizin sunduğu bu tarihi imkandan faydalanın. Niye bu kadar ısrarcıyız bu konuda? Çünkü emin olun çok büyük acılar tecrübe ettik. 6 Şubat 2023'te asrın felaketini yaşadık. Şehirlerimiz sarsıldı, evlerimiz yıkıldı. Sokaklarımız sessizliğe büründü. Yüzden fazla ülkenin yüz ölçümünden daha büyük bir alanda hayat durdu. Yaklaşık 14 milyon kardeşimiz, insanımız depremden doğrudan etkilendi. Binlerce canımızı, evladımızı, yavrumuzu toprağa verdik. Milyonlarca insanımız maalesef evini, yuvasını kaybetti. Ancak biz yaşadığımız onca acıya rağmen umudumuzu emin olun bir an bile yitirmedik. Her zorlukta yeniden doğrulduk. Her yıkımın ardından yeniden ayağa kalktık. Hep şunu söyledik: 'Bir an önce afetimizin izlerini silecek ve vatandaşlarımıza hızlı bir şekilde evlerini, iş yerlerini, konutlarını teslim edeceğiz' dedik. 1'inci gün ilk temelleri attık. 45'inci günde orada ilk köy konutlarımızı teslim ettik. Saatte 23, günde 550 konut ürettik ve iki yıl gibi kısa bir zamanda bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanda tam 455 bin konutu bitirdik, anahtarlarını söz verdiğimiz gibi kardeşlerimize teslim ettik. Bunu milletimizle birlikte başardık. Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin bize olan inancı ve muazzam bir koordinasyon; 200 bin orada işçinin, mimarın, mühendisin gece gündüz demeden gayretli bir çalışmasıyla başardık. Bunu gururla söylüyorum çünkü biliyorum ki dünyaya örnek olacak bir ölçekte asrın inşası adını verdiğimiz büyük bir dönüşümü gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. "İstanbul'da bir ilkliğe imza atarak kiralık konut uygulamamızı başlattık" İstanbul'da da bu büyük dönüşümü benzer acılar yaşanmadan, başka bir ocağa ateş düşmeden gerçekleştirmek istediklerinin altını çizen Kurum, "Amacımız, ısrarımız bunun içindir. Tabii bizler sadece dönüşümle değil, sosyal konutlarla da bu kapsamda çalışmalarımızı yapıyor ve şehirlerimizi güvenli hale getiriyoruz. TOKİ'miz de bugüne kadar 2 milyona yakın sosyal konut üretti. Biliyorsunuz İstanbul'umuzda da "Ev Sahibi Türkiye" kampanyamızla 100 bin sosyal konut ayırdık. Konutlarımız hızla yükseliyor. Arnavutköy'de yine eleştirdikleri, buralara lüks konutlar yapacaklar, buraları işte yurt dışındaki yatırımcılara satacaklar dedikleri yerde biz dar gelirli vatandaşlarımıza şu an itibarıyla 25 bin sosyal konutu orada hızlı bir şekilde üretiyoruz. 5 bin 500'ü tamamlandı ve onları da yine vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Aynı kararlılıkla bu projeleri yapmaya devam edeceğiz. Bunun yanı sıra İstanbul'da bir ilkliğe imza atarak kiralık konut uygulamamızı başlattık. TOKİ'mizin ev sahibi olacağı konutlarımız için başvurularımızı aldık ve inşallah önümüzdeki ay ilk bin 71 konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize 10 bin liradan başlayan kiralarla teslim edeceğiz. Ve 12 ilçemizde toplamda 15 bin konutu söz verdiğimiz gibi kiralayacağız. Bu proje ile de hem binlerce vatandaşımıza sağlam konutlarla burada buluşturmuş olacağız, hem de inşallah o düşme seyrine giren kira fiyatlarını tamamen dengede tutacağız" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde İstanbul için çalışacak, Türkiye için ter dökecek, büyük ve güçlü Türkiye yürüyüşünü yine sizlerle birlikte sürdüreceğiz" Bakan Kurum şunları söyledi: "Bizim siyasetimizin pusulası bellidir. Her işte, her eser de vatandaşımızın duası, milletimizin huzuru, devletimizin bekasıdır. Bu istikametten ayrılmayacağız, asla! Zorluklar olacak, sıkıntılar yaşanacaktır. Nasıl ki bugüne kadar her zorlukta dimdik durduk, üstesinden geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde İstanbul için çalışacak, Türkiye için ter dökecek, büyük ve güçlü Türkiye yürüyüşünü yine sizlerle birlikte sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken, birkaç gün sonra Antalya'da dünyayı ağırlayacağımız iklim zirvesinden de bahsetmek istiyorum. Tabii çok önemli bir zirve. Antalya'da dünyanın en büyük iklim zirvesi olan COP31'e ev sahipliği yapacağız. 102 devlet ve hükümet başkanı, 300'den fazla bakan Antalya'ya gelecek, Türkiye'ye gelecek ve bu kapsamda 1,5 milyon ziyaretçiyi Antalya'da ağırlayacağız. Tüm misafirperverliğimizle konutlarımıza orada eşlik edecek, ülkemizin her anlamdaki tecrübesini, birikimini, işte deprem bölgesindeki hikayesini, 25 yıldır 81 ilimizde 780 bin kilometre kare vatan toprağında yaptığımız eserlerimizi ve Cumhurbaşkanımızın her fırsatta barıştan yana olan diplomasisiyle bu tecrübeyi birleştirecek ve tüm dünyaya bir kez daha ilham kaynağı olacağız. Ben hepinizi aynı zamanda bir festival tadında geçecek olan bu zirveye davet ediyorum." Bakan Kurum'dan müjde: İndirimi yüzde 60'a çıkarıyoruz Pendik'teki kentsel dönüşüm projesi ile ilgili bir müjde veren Kurum, "2023 yılında tüm engellemelere rağmen biz bu projeyi yapacağız dedik. Ve sağ olsun Pendik Belediye Başkanımızla birlikte sizlerin daha güvenli, daha huzurlu bir şehirde, konutlarda, evlerde yaşamanız için bu iradeyi ortaya koyduk ve o günden sonra da kararlılıkla projemizi yürüttük. Evet, depremler oldu, bu süreçte birçok sıkıntılar yaşadık ama hamdolsun sözümüzü bugün tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ve şunu ifade etmek istiyorum: Buradaki, buradaki gecikmeden kaynaklı hiçbir ilave maliyeti vatandaşımıza getirmeyeceğiz. Bunu başta söylüyorum. Biliyorsunuz sözleşme gereği maliyetlerden yüzde 40 indirim yapacaktık ve kalanı da vatandaşlarımız 180 ay vade de ödeyeceklerdi. Bu gecikmeden kaynaklı indirimi yüzde 60'a çıkarıyoruz. Şu an maliyetlerden vatandaşımızın ödemesi gereken tutar normalde 2,5 milyon liraydı. Biz ortalama 1 milyon 900 bin liraya borçlanmayı düşürüyoruz ve 180 ay vade de aylık 10 bin lira taksitle borçlarınızı ödeyeceksiniz. Hayırlı olsun diyorum, güle güle oturun diyorum" şeklinde konuştu. Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ve çok sayıda kurum temsilcisi de katıldı.

COP31 Türkiye’nin en büyük açık hava sahnesi olacak Haber

COP31 Türkiye’nin en büyük açık hava sahnesi olacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın COP31 Alanı’ndaki hazırlıkları sürüyor. İklim diplomasisinin en önemli organizasyonunun gerçekleştirileceği 1 milyon 100 bin metrekare büyüklüğündeki COP31 Alanı aynı zamanda sergi alanı olarak da kullanılacak. İklim için farkındalık ve harekete geçme çağrısı için COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible teması altında binlerce eser görücüye çıkacak. COPArt, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçileri Antalya’da sanatla buluştururken iklim eyleminin önemine dikkat çekecek. Direktör ve küratörlüğünü Nagihan Özel’in yapacağı sanat etkinlikleri Taraflar Konferansları ile eş zamanlı 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Yeşil Bölge’deki etkinliklere vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Mavi Bölge’deki etkinlikler ise yalnızca BM tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcilerine açık olacak. 50’DEN FAZLA AÇIK HAVA ENSTALASYONU COPArt etkinliklerine ilişkin paylaşım yapan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız. Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnesine ev sahipliği yapacak COP31’de; 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanı, 1.000’in üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, Sergiler ve söyleşilerle dünyaya sesleneceğiz. Dünyamız için Hâlâ Mümkün” mesajını verdi. FAHRELNİSSA ZEİD’DEN DEVRİM ERBİL’E “ALTI USTA ALTI İZ” 6 bin 600 metrekare kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi gerçekleştirilecek. Yerli sanatçıların etkinlikleri kapsamında “Altı Usta Altı İz” başlıklı sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri yer alacak. Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi ustalarından modern ve çağdaş sanatçılara uzanan seçki ilk kez kamuoyuyla buluşacak eserleri de içerecek. MUKAVVA ORMANLARI, ERİYEN BUZULLAR… Bakanlık, COPArt ile gelecek COP organizasyonlarına ilham verecek bir kültürel miras oluşturmayı amaçlıyor. Uluslararası seçki kapsamında Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin’in çalışmalarıyla insanın doğayla ilişkisini farklı açılardan ele alınacak. Eva Jospin’in mukavva ormanları, Todd Gray’in çevresel adalete açılan anlatıları, Erica Daborn’un ekolojik kırılmaları, Xavier Cortada’nın iklim farkındalığı ve Zaria Forman’ın eriyen buzulları iklim farkındalığını görsel eserlere dönüştürecek. NILS-UDO’nun doğada ürettiği geçici çalışmaların fotoğrafları, doğanın zamanına ve yaşamın devamlılığına dikkat çekecek. ÖZEL: SANAT, UZAKTA SANDIĞIMIZ BİR KAYBI YAKINIMIZA GETİREBİLİYOR “Görmek, hissetmek, korumak ve değiştirmek hala mümkün” mesajını içeren etkinliklerle ilgili bilgi veren COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, “’Hâlâ Mümkün’, gelecekte payımız olduğunu hatırlatan bir çağrı. Bir ormanın yaşaması, bir türün varlığını sürdürmesi, bir ustalığın öğrenilmesi ve bir eserin yeni kuşaklarla buluşması, bugün gösterdiğimiz özenle ilişkili. COPArt’ta Türkiye sanatının ustalarıyla dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları bu sorumluluk etrafında buluşturuyoruz. Her eserin kendi tarihini ve dilini koruyarak ortak yaşam üzerine yeni sorular açmasını önemsiyoruz. Sanat, uzakta sandığımız bir kaybı yakınımıza getirebiliyor, uzun zamandır görmediğimiz bir bağı fark ettirebiliyor. Ziyaretçinin bu karşılaşmadan kendi hayatında neyi koruyabileceğini, neyi değiştirebileceğini düşünerek ayrılmasını istiyorum. Gelecek, bugün mümkün kıldıklarımızla şekilleniyor” dedi.

COP31’e örnek bir hikaye: 55 yıl önce diktiği fidanların ormana dönüşmesini gururla izliyor Haber

COP31’e örnek bir hikaye: 55 yıl önce diktiği fidanların ormana dönüşmesini gururla izliyor

Kars-Sarıkamış demir yolu hattında 1969-1974 yılları arasında görev yapan Turgut Ertop’un da emek verdiği Benliahmet İstasyonu çevresindeki ağaçlandırma çalışmaları, aradan geçen 55 yılda büyük bir ormana dönüştü. Kars-Sarıkamış demir yolu hattında 1969-1974 yılları arasında görev yaptığı dönemde Benliahmet İstasyonu çevresindeki ağaçlandırma çalışmalarında yer alan emekli demiryolu çalışanı Turgut Ertop, yıllar önce toprakla buluşturdukları binlerce fidanın bugün büyük bir ormana dönüşmesinin gururunu yaşıyor. Dönemin çetin kış şartlarında demir yolunu karın etkilerinden korumak amacıyla başlatılan çalışmaları anlatan Ertop, dikilen ağaçların bölgeye kazandırdığı yeşilliğin yanı sıra yıllar içinde insanların yaşamına da değer kattığını belirtti. "Kar bizim sırtımıza yağardı" Turgut Ertop, Benliahmet İstasyonu’nun 55 yıl önceki haline değinerek, "O zaman kışlar çok yoğun geçerdi. Seneler önce bizim bir arkadaşımız vardı. Emekli olmak istiyordu. Fakat personel azlığından dolayı amiri de emekli olmasını istemiyor, biraz daha çalışalım, orası boşalmasın diyor. Bu konuşmayı görevlinin annesi duyuyor. Dışarıya çıkıyor ve diyor ki, ‘Şefim, bırak benim oğlumu. Bugüne kadar kar benim çocuğumun omuzlarına yağdı. Artık bırak da kar yere yağsın’ diyor. O dönemde kar bizim sırtımıza yağardı" ifadelerini kullandı. "Bir pencerenin dışından karın yağışını hiç izleyemedim" Yaklaşık 45 sene demiryollarında çalıştığını söyleyen Ertop, "Bir pencerenin dışından karın yağışını hiç izleyemedim. Şiirler yazarlar. Yağmurun, karın yağışına ama ben o duygu hiç bir zaman hissetmedim. Kar yağdığı zaman bizim üzerimize yağdı. Bu kar mücadelesi için de zaten bu çalışmalar yapıldı Sarıkamış ve Kars’ta. Demir yollarının kuruluş aşamasında demir yollarıyla yeşillik beraber gitmiştir. Demir yolları nerede varsa orada bir yeşillik vardır. Eleştiri olarak kabul etmeyin bunu. Bugün hızlı trenin çevresinde bir tane ağaç göremezsiniz. Yapılır, yapılmaz. Bugünden önyargılı davranmayayım" değerlendirmesinde bulundu. Ertop, demir yollarının geçtiği güzergahlarda ağaçlandırma çalışmalarına önem verildiğini, Mersin’deki okaliptüs ağaçları ile Ladik-Samsun hattındaki çınar ağaçlarının da bu çalışmaların örnekleri olduğunu belirterek, Sarıkamış ve Selim’deki ağaçlandırmanın bugüne kadar gördüğü en büyük çalışmalardan biri olduğunu ifade etti. "Demiryollarından karın vereceği zararı önlemek için de kar siperi olsun diye bu ağaçlandırma planlanmıştı" Turgut Ertop, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bugün karayollarından giderseniz yol boyuna perdelenmiş betonlar dökerler. Onlar karayollarına karın gelmesini önlemek için yapılır. Demiryolları da uzun vadeli olması için, kültürel tahkimat namı altında ağaçlandırmaya önem vermişlerdir. Kars ve Sarıkamış kışın en yoğun geçtiği bir yerdir. Demiryollarından karın vereceği zararı önlemek için de kar siperi olsun diye bu ağaçlandırma planlanmıştı." "Ruslardan kalan pompa binası vardı" Turgut Ertop, amirlerine dikim sürecinde görüşlerini aktardığını ve uygun görüldüğünü dile getirerek, "Benliahmet İstasyonu’nu tercih nedenim. Orada su var. Cendere vardı. Orada trenler su alıyordu. Çünkü sadece 24 saate iki tren su alıyor. Bu suyun daha kuvvetli olması lazım. Buraya çok fazla ağaç dikeceğiz, buradaki suyun güçlenmesi için. Ruslardan kalan pompa binası vardı. Pompa binası suyu cendereye basan bir mekanizma. Onu biz faaliyete geçirdik. O faaliyete geçtiği zaman da bu çalışmalara biraz daha hız verdik. Ondan sonra ilk önceliği Benliahmet’e verdik" diye konuştu. "17 bin ağaç dikildiğini tahmin ediyorum" Dikilen ağaç tercihinin Kızılçam olduğun vurgulayan Ertop, "İlk dikilenlerle bilahare takviye olanlarla beraber 16-17 bin ağaç dikildiğini tahmin ediyorum. Bir şeye başlamışsanız bunun uzun vadeli olmasına siz inanmıyorsanız bu zaten başarıya ulaşmaz. Bugün bu başarıya ulaşmışsa demek ki biz o günde o fidanları dikerken bunların bu duruma geleceğini öngörmüşüz" şeklinde konuştu. Fidan dikimi esnasında eleştirilere uğradıklarını belirten Turgut Ertop, "Biz o ağaçları dikerken de zaten çevreden bize söylenmeyen kalmadı. ‘Devletin parasını buraya gömüyorsunuz. Bakın etrafında bir tane ağaç var mı?’ Yazık değil mi bu çalışmaya?’. Bugün herhalde onların çoğu hayatta değildir ama olsalardı herhalde yüzleri kızardı demek istiyorum" açıklamasında bulundu. "Bu ağacı diken adama bir şey der misiniz?’ diye bir soru yönelttim onlara" Turgut Ertop, Selim’e gittiğinde piknik yapan insanları gördüğünün altını çizdi ve bir anısını anlatarak, "O ağaçların dibinde insanları sere serpe oturmuş böyle piknik yaparken gördüğüm zaman ben zevklerin en büyüğünü, gururların en büyüğünü tattım. Arkadaşlar oralarda oturmuş. Dedim, ‘Bu ağacı diken adama bir şey der misiniz?’ diye bir soru yönelttim onlara. Dediler, ‘Allah anasına babasına uzun ömür versin’. Dedim, ‘Ya kendisine de bir şey söyleyin. Annesini, babasını ne karıştırıyorsunuz? Kendisine hiç mi bundan payı yok?’ dedim. Dediler ki ‘Amca sen mi diktin?’. O vesileyle tanıştım onlarla. Çok mutlu oldum" dedi. Ertop, çocukları ve torunlarının yeşile karşı kendisinden daha duyarlı olduğunu ancak bugünün yaşam şartlarının doğayla iç içe olmalarını zorlaştırdığını belirtti. Onların ağaçlara zarar vermeyi büyük bir yanlış olarak gördüğünü ifade etti. Turgut Ertop, hikayesinin COP31 İklim Zirvesi için örnek gösterilmesinden ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un paylaşmasından memnuniyet duyduğunu ancak çalışmanın gündeme gelmesinden dolayı bir yandan da rahatsızlık hissettiğini belirtti. Çalışmanın Devlet Demiryollarının emeğiyle hayata geçtiğini vurgulayan Ertop, Bakan Kurum’un gösterdiği vefanın kendisini mutlu ettiğini ifade ederek gençlere yeşili korumaları ve doğaya sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "Kalıcı çözüm için yerinde dönüşüm sürecini başlatmalıyız" Haber

AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "Kalıcı çözüm için yerinde dönüşüm sürecini başlatmalıyız"

AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir, İstanbul'da meydana gelen sel felaketinin ardından Eyüpsultan Alibeyköy Deresi çevresinde incelemelerde bulundu. İlçe Başkanı Muhammet Vanlıoğlu ile birlikte sel nedeniyle kullanılamaz hale gelen evleri ziyaret eden Özdemir, vatandaşlarla görüşerek yaşanan hasar ve ihtiyaçlar hakkında bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Özdemir, bölgede can kaybı yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu belirterek, Alibeyköy'deki altyapı ve yapılaşma sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi gerektiğini vurguladı. "14 dönümlük alanda 76 bina ve 100'ün üzerinde konut bulunuyor" Bölgenin uzun yıllardır benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Özdemir, Alibeyköy Deresi'nin ıslah edilmesinin ardından taşkın problemlerinin azaldığını ancak olağanüstü yağışlarda riskin devam ettiğini söyledi. Özdemir, "Yaptığımız tespitlerde 14 dönümlük bir alan içerisinde 76 binanın ve 100'ün üzerinde konutun bulunduğunu gördük. Artık burada kalıcı bir çözümün hayata geçirilmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın kendi yerlerinde yaşamaya devam edebilecekleri bir dönüşüm sürecinin yürütülmesini önemsiyoruz" dedi. "Murat Kurum Bakanımızla görüştüm, gerekli desteği verecekler" Bölgedeki yapıların dönüşümü konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıklayan Özdemir, vatandaşların taleplerini doğrudan Bakan Kurum'a ilettiğini belirtti. Özdemir, "Biraz önce Murat Kurum Bakanımızla bizzat alanda telefon görüşmesi yaptım. Buradaki vatandaşlarımızın yerinde dönüşüm taleplerini ve sürecin planlanmasına ilişkin beklentilerini kendisine aktardım. Bakanımız da gerekli destekleri sunacaklarını ifade etti. İnşallah buradaki problemi kalıcı şekilde çözeceğiz" ifadelerini kullandı. "Sel riskinin yanında deprem tehlikesi de var" Alibeyköy Deresi çevresindeki yapılaşmanın yalnızca sel açısından ele alınmaması gerektiğine dikkat çeken Özdemir, bölgedeki zemin şartları ve mevcut yapı stokunun deprem açısından da risk oluşturduğunu söyledi. Özdemir, "Burası dere yatağı. Altyapı ve zemin problemleri bulunuyor. Allah korusun, olası bir depremde de ciddi can kayıplarına sebebiyet verebilecek bir durum söz konusu. Gerekli zemin güçlendirmelerinin yapıldığı, sağlam yapıların inşa edildiği, kot seviyesinin yükseltildiği ve sosyal alanların oluşturulduğu bir dönüşüm gerçekleştirmeliyiz" diye konuştu. Dönüşümün hayata geçirilmesinde vatandaşların desteğinin de önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, bölgede görüştükleri hak sahiplerinin yerinde dönüşüme maddi katkı sunmaya hazır olduklarını ifade ettiklerini belirtti. "Valiliğimizin destek ödemeleri başladı" Selden zarar gören vatandaşlara yönelik devlet desteklerinin başladığını da açıklayan Özdemir, başvurularını henüz gerçekleştirmeyen vatandaşlara kaymakamlığa müracaat etmeleri çağrısında bulundu. Özdemir, "Valiliğimiz, yapılan müracaatlar neticesinde ödemeleri vatandaşlarımızın hesaplarına aktarmaya başladı. Bazı vatandaşlarımızın henüz başvuruda bulunmadığını gördük. Kendilerine kaymakamlığımıza müracaat etmelerini söyledik. İlk ödemelerin ardından diğer zarar ve masrafların tespit edilmesiyle devletimiz gerekli katkıları sunacak. Bizler de il ve ilçe başkanlıklarımız olarak vatandaşlarımıza destek olmaya devam edeceğiz" dedi. "39 ilçemizde teşkilatlarımız ilk andan itibaren sahadaydı" Sel felaketinin yaşandığı ilk andan itibaren AK Parti teşkilatlarının ve belediyelerinin vatandaşların yanında olduğunu belirten Özdemir, Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammet Vanlıoğlu'nun da ilk günden itibaren bölgede bulunduğunu hatırlattı. İstanbul'un 39 ilçesinde teşkilatların hızla harekete geçtiğini ifade eden Özdemir, AK Partili belediye başkanlarının ve ekiplerin sahada çalışmalara katıldığını söyledi. Sel felaketi sırasında vatandaşların yardımına koşan ve daha sonra hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'i de anan Özdemir, "Son anlarını vatandaşlarının yanında geçirdiğine hep birlikte şahit olduk. Sabahlara kadar hemşehrilerimizin hanelerini ziyaret etti. AK Partili belediyelerimiz bu sorumluluk anlayışıyla vatandaşlarımızın yanında oldu" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın selamlarını ve geçmiş olsun dileklerini getirdim" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sel felaketinin ardından yürütülen çalışmaları yakından takip ettiğini belirten Özdemir, bölgedeki vatandaşlara Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın selamlarını ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Özdemir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Cumhurbaşkanımız süreci bizzat takip ediyor. Yaptığımız çalışmalardan kendilerini haberdar ettik. Ben de bugün vatandaşlarımıza Cumhurbaşkanımızın selamlarını ve geçmiş olsun dileklerini getirdim. Eyüpsultanlı kardeşlerimizin, dostlarımızın ve komşularımızın yanında olmaya, gerekli destekleri sonuna kadar vermeye devam edeceğiz. Buradaki yaraları el birliğiyle saracak, kalıcı çözümleri hep birlikte hayata geçireceğiz."

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Haber

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketinin yaşandığı Sarıyer Ayazağa'da incelemelerde bulundu. İncelemeleri sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, afetin en yoğun yaşandığı yerin Ayazağa olduğunu belirterek, "Birçok binanın alt katını su bastı. Vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını ve problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Şunu ifade etmek gerekir ki planlı kentleşme ve planlı altyapı bugün için en önemli iş. Bu afetleri daha sık yaşayacağımızı dün de ifade ettim. İklim değişiyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek, işte böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Bu anlamda vatandaşımızın olayın içeriğine de baktığımızda, buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su baskınlarının ve altyapının burada yetersiz olması, yine çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcut olması sebebiyle bu sorunu yaşadığını gördük. Bu tespitleri yapacağız. Önceliğimiz, bir afet yaşadık ve bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Barınma ihtiyacı olana barınma, gıda ihtiyacı olana gıda sağlayacağız. Yine bodrum katlarda bilhassa yaşanan su baskını sorunlarının aşılmasına ilişkin valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız. Önce bu afetin izlerini kaldıracağız. Acımızı yaşayacağız ama bir taraftan da kayıp vatandaşlarımız var. Kayıp vatandaşlarımızı arama faaliyetleri hızlı bir şekilde yürütülüyor. Ardından da burada kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarımızla istişare edeceğiz. Bu istişare çerçevesinde Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa biz bunu karşılamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Bunu vatandaşımıza da söylüyoruz" dedi. "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Devletin vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, "Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü burada hep birlikte ortaya koyacağız. Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok önemli. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimiz ve Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeler yaptık. Burada bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapmak üzere bir karar aldık. Dere ıslahının tamamlanması hem Ayazağa'da hem de Cendere'de çok çok önemli. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın. Esnafımız aynı endişeyle dükkanını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar. Dolayısıyla burada seferberlik şuuru içerisinde, daha önce Bozkurt'ta, Giresun Dereli'de, Rize'de, Trabzon'da yaşadığımız sellerde ve 11 ilde yaşadığımız afette devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nasıl aksiyon aldıysa nasıl hızlı planlı bir şekilde dirençli şehirleri inşa ettiyse aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız. Gözümüzün nuru İstanbul'da olacağız. İstanbul'un her bir mahallesi, her bir semti bizim için değerli, bizim için kıymetli. Dolayısıyla bu bakışla, bu anlayışla çalışmalarımızı milletimizle bir olarak, omuz omuza inşallah gerçekleştiriyor olacağız. Burada önceliğimiz, tekrar ifade etmek gerekirse afetin izlerini bir an önce sarmak. Ardından da kalıcı çözümleri birlikte hayata geçireceğiz. Bunları da etap etap İstanbul'da hemşehrilerimizle, Ayazağalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Aynı acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu kararlılığı da sahada hep birlikte uygulayacağız. Zor bir süreç. Birbirimize destek olmamız gerekiyor. Ama şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir ki devletimiz milletinin yanındadır. Burada devletin tüm birimleri aksiyon almıştır. Yapılması gerekenler, valilik koordinasyonunda, AFAD'ımızla birlikte tüm birimlerimizle yürütülüyor. Yani kimin çalışması gerekiyorsa burada 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Her bölgede kriz merkezlerimiz var. Bu kriz merkezlerinde gerekli vali yardımcılarımızın, kaymakamlarımızın ve AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda süreçler yürütülüyor. Biz de süreci anbean takip edeceğiz" dedi. Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e: "Bu olayın üzerinden siyaset yapmak acizliktir" Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul ve sel felaketine ilişkin iddialarına sert tepki gösterdi. Yaşananların siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, "3 vefatımız ve kayıplarımız var. İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntıları örtme çabasıdır. Kanal İstanbul projesi üzerinde sadece sadece sosyal konut projeleri yapılmaktadır. Bugüne kadar 81 ilimizde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade çerçevesinde 1 milyon 700 bin sosyal konut yapılmıştır. Afetlerde, depremlerde ve kentsel dönüşüm projeleriyle yine tüm Türkiye'de 2 milyon 300 bin konut yapılmıştır. 11 ilimizde iki yılda, eşi benzeri görülmemiş bir çalışmayla 455 bin konut bitirilip teslim edilmiştir. Ve yaşanan afetler göstermiştir ki bu yapılan konutlarda planlı ve dirençli konutlarda vatandaşımızın bu yaşanan afetlerde burnu bile kanamamıştır. Bunu en son deprem bölgesi göstermiştir. Burada vatandaşımız planlı bir kentleşme istiyor. Şimdi kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor, bunu bilmiyor. Gelsin Ayazağa'da sorunun ne olduğunu bizzat yerinde görsün. Çözüme ilişkin siyaset yapacağına, burada siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi ortaya koysun. Bakın, biz Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle ve Sarıyer Belediye Başkanımızla birlikte burada ne ihtiyaç var, ne eksiklik var, bunu beraber konuşuyor, istişare ediyor ve hep birlikte yapılması gerekeni ortaya koymaya çalışıyoruz. Siyaset yapmıyoruz, kimseyi suçlamıyoruz. Bugün doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden kendi yönetim beceriksizliğini bu hesaplaşmalarla, bu iftiralarla kapatmaya çalışmasın. Gelsin burada vatandaşın ne eksiği var, o eksiği görsün. Giderme noktasında irade ortaya koysun. Vatandaş bunu bekliyor, millet bunu bekliyor. Biz her zaman olduğu gibi yine milletin sorunlarına ve o sorunların çözümüne ilişkin iradeyi ortaya koyacak tavrı sergileyeceğiz. Çamur siyaseti yapmayacağız, iftira siyaseti yapmayacağız. Burada birlikte Ayazağa'nın sorunları neyse, İstanbul'un sorunları neyse, kafamızın arkasında herhangi bir hesap olmadan, herhangi bir beklenti olmadan, sadece ve sadece milletimizin duasını almak için bu çalışmayı yapacağız" dedi. "1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, hayatını kaybeden vatandaşlar için taziyesi ilettiği konuşmasında, "Gün boyunca Ankara'da, AFAD Koordinasyon Merkezi'nde, olayları, afeti yönetmeye gayret etmiştik. Ayın 14'ünde Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz 42 ilimizde sarı, 6 tane ilimizde de turuncu kod vermişti. Dün itibariyle önce 36'ya düştü sarı kodlu verilen yerler. Turuncu kodlu yerler 4'e düşmüştü. Bugün, biraz daha düştü. 26 ilimizde yine sarı kod devam ediyor. 3 tane ilimizde de turuncu kod devam ediyor. Afetin ilk anından itibaren özellikle İstanbul'da, İstanbul Valimizin koordinasyonunda bütün ilgili kurumlarımız burada, vatandaşımızın yardımına koşuyorlar. Bugün de, bakanımızla beraber, sabahtan beri Ayazağa Mahallesi'nde evleri, iş yerlerini dolaştık. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. 4 vatandaşımız kayıp olarak aranıyor, onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da, 49 bin AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, sahil güvenlik, jandarma, belediye ekiplerimiz, çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Türkiye'de şuan 60 bine yakın personelimiz, afet olan yerlerde sahada görev yapıyorlar. Vatandaşımızın, yardımına, imdadına koşmaya çalışıyorlar. Bakanımla beraber, mahalleyi gezdik, inceledik. Yapılması gerekenleri, İstanbul Valiliğimiz, Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezimiz planlıyorlar, birebir çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar vatandaşımızın yardımına koşmaya gayret ediyoruz. 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz, bunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor" diye konuştu. "Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar" Konuşmasının devamında, felakette kaybolan 5 vatandaştan birinin telefonunun şarjı bittiğini, vatandaşın birimlere ulaştığına değinen Bakan Çiftçi, "5 kaybımız vardı. Biri kendisi geldi. Telefonun şarjının bittiğinden, ulaşılamadığından, kayıp ihbarı verildiğini söyledi. Diğer vatandaşlarımızı arama çalışmaları devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman İstanbul Valimiz gerekli açıklamayı yapacak. Hasar tespit çalışmalarımız bir yandan devam ediyor. Zarar tespit ekiplerimiz sahada çalışmalarına devam ediyor. İstanbul'da bugüne kadar 9 bin 850 ihbar alınmış durumda. 112 acil çağrı merkezimize yapılan, doğrulaması yapılmış ihbarlar. Bunların büyük bir kısmına ekiplerimiz müdahale ettiler, etmeye devam ediyorlar. Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Öğleden sonra Sakarya'ya geçerek, incelemelerime devam edeceğim" dedi.

Bakan Kurum: "İstanbul’da güvenlik birimlerimiz 3 bin 57 vatandaşımızı sağ salim kurtardılar ve güvenli alanlara taşıdılar" Haber

Bakan Kurum: "İstanbul’da güvenlik birimlerimiz 3 bin 57 vatandaşımızı sağ salim kurtardılar ve güvenli alanlara taşıdılar"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da yaşanan sel felaketine ilişkin İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi’nde bir koordinasyon toplantısı düzenledi. İstanbul Valisi Davut Gül’ün Bakan Kurum’a kriz merkezinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi Son duruma ilişkin açıklama da yaptı. Selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun ve sel nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailesini başsağlığı dilekleriyle başlayan Bakan Kurum, "Sabahtan bu yana İstanbul ve Antalya, Sakarya ve Kocaeli illerimiz sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm kurumlarıyla, valilerimizin koordinasyonunda birlikte, bir koordinasyon içerisinde sahadaki çalışmalarımızı ilk andan itibaren yapıyoruz. Bugün toplantıda ortaya çıkan tabloyu hep birlikte değerlendirdik. Atacağımız adımları burada kararlaştırdık" dedi. Şehrimiz, 83 yılın en yüksek yağışını aldı, 83 yıldır böyle bir yağış yok ve metre kareye 24 saatte 186 kilogram ve şimdiye kadar da 273 kilogram yağış düştü. Bunun büyüklüğünü şöyle ifade edeyim. Metrekareye 273 kilo yağış, 27 santim yüksekliği su demektir. Bilhassa selin yoğun yaşandığı Sarıyer’de, Şile’de, Başakşehir’de, Güngören’de 27 santim su yüksekliği son 48 saatte bu ilçelere düştü. Ve bir günde İstanbul’da barajlarda su doluluk oranı yüzde 7 seviyesinde arttı, yani yağışın böyle bir büyüklüğü söz konusu. Tabi felaketin ardından en önemli önceliğimiz can güvenliği, vatandaşlarımızın can ve bu noktada, şu an itibariyle arama kurtarma bekleyen veya ulaşılamamış, herhangi bir vatandaşımız yok. Tüm vatandaşlarımızı emniyet birimlerimiz güvenli alanlara aldılar. Talep eden bir kısım vatandaşlarımızı, misafirhanelerde misafir ediyoruz. Bu çerçevede 3 bin 57 vatandaşımızı güvenlik birimlerimiz sağ salim, kurtardılar ve güvenli alanlara taşıdılar. Barınma taleplerinin gelmesine müteakip de, yine İstanbul Valiliğimiz koordinasyonunda tüm barınma talepler karşılanacaktır. Yine sahada sel felaketi gören 39 ilçemizde, 14 ayrı noktada 110 aracımızla, yine itfaiyelerimiz, belediyelerimiz vatandaşımıza sıcak çorba ve ihtiyacını giderecek yardımları anbean yapmaktadır" dedi. Sel nedeniyle meydana gelen hasarlara ilişkin bilgiler veren Bakan Kurum, "Tabi bu çerçevede 48 toprak kayması vakası gerçekleşti ve yine 39 ilçemizde 53 istinat duvarı da yine bu aşırı yağış sebebiyle yıkıldı. Bu çerçevede tam 9 bin 755 ihbar bu koordinasyon merkezine geldi. Birimlerimiz 7 bin 800’üne anında müdahalelerini yaptılar ve vatandaşlarımızın ne talebi, ne ihtiyacı varsa devletimiz hızlı bir şekilde gerçekleştirdi. Diğer taraftan hızlı bir şekilde hasar tespite girdik. Vatandaşlarımızın mal hasarlarına ilişkin, çiftçilerimizin ürün hasarlarına ilişkin ne varsa, burada AFAD koordinasyonunda ilgili başkanlıklar, birimler hızlıca tespitlerini yapıyorlar. Ve şuana kadar yapılan tespitler çerçevesinde sadece Ayazağa’da, 300 iş yeri hasarı, 200 araç hasarı gördü. Hasar tespitlerini hafta sonu itibariyle tamamlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda yapılan hasar tespitleri sonucunda vatandaşlarımızın mal hasarlarına ilişkin, Sadece Ayazağa’da 300 iş yeri, 200 araçta hasar tespit ettik. Hasar gören binalarımızda, hızla tespitleri yaptık, acil risk taşıyan noktaların onarımına başladık. Ulaşımda Eyüpsultan, Sarıyer ve Şile’de toplam 6 güzergâh trafiğe kapalı. Yolları açmak için çalışmalarımız sürüyor. İl ve İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerimiz 7 gün 24 saat çalışıyor. Tüm ihbarlar tek tek değerlendiriliyor" diye konuştu. Kocaeli ve Sakarya’daki sel felaketine ilişkin de bilgiler veren Bakan Kurum, "Hasar tespit ve zarar tespit çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kocaeli ve Sakarya’da da kuvvetli yağışlar etkisini gösterdi ve bu iki ilimizde de su baskınları oldu. Sakarya’da metrekareye 140 kilograma varan yağış düştü. Bir ev yıkıldı, bir köprü çöktü. Kocaeli’de de özellikle Başiskele ve Kartepe ilçelerimizde su baskını ve dere taşkınları yaşanmaktadır. Yine bu iki şehrimizde de tüm ekiplerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını, zararlarını tespit ediyoruz. Arkadaşlarımız, tek bir mağdur vatandaşımız kalmayana kadar hane hane, dükkân dükkan çalışacak. Kimsenin şüphesi olmasın: Devletimizin iradesi ve şefkatli eli bütün gücüyle burada, her zaman milletinin yanındadır" şeklinde konuştu. İstanbul ve diğer bölgelerde beklene yağışa ilişkin de konuşan Bakan Kurum, "Yarın sabah saatlerinden itibaren bölgenin tekrar yağış almaya başlayacağı, İstanbul’un özellikle Avrupa Yakası başta olmak üzere kuzey ilçelerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla olumsuz şartlar devam edeceğinden vatandaşlarımızdan ricamız, zorunlu olmadıkça evden çıkmamalarıdır. Yine yarın Zonguldak ve Düzce’de turuncu uyarımız var. 23 il için ise sarı uyarımız devam ediyor. Bu illerimizde de bizler gereken tüm tedbirleri alıyoruz, vatandaşlarımızdan da tedbirli olmalarını istirham ediyoruz" dedi.

Bakan Kurum, kiralık sosyal konut projesinde merak edilenleri açıkladı Haber

Bakan Kurum, kiralık sosyal konut projesinde merak edilenleri açıkladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da hayata geçirilecek kiralık sosyal konut projesinde başvuru şartları, konut tipleri, kira artış oranı, ödeme tarihleri ve tahsis süresine ilişkin merak edilen detayları açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Eylül’de başvuruların başlayacağını duyurduğu İstanbul’daki kiralık sosyal konut projesi ev sahibi olmayan vatandaşların uygun fiyatlarla konuta erişimini kolaylaştıracak. Yüzyılın Konut Projesi ile İstanbul’da inşa edilecek 100 bin konutun yanı sıra 15 bin de sosyal konut dar gelirli vatandaşlar için Türkiye’de ilk kez uygulanacak sistemle kiralanacak. İstanbul’da 4 ayrı bölge için başvuruların alınacağı proje kapsamında ilk etapta 1017 konut, 3 yıl süre ile belirtilen şartlara uyan 18 yaşından büyük evli vatandaşlara kiralanacak. Bölge rayicin altında fiyatlarla ev kiralama imkanı sunacak proje kapsamında kira tutarları aylık 10 bin liradan başlayacak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, başvuruları 14 Eylül - 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplanacak projeyle ilgili merak edilen soruları ve yanıtları sosyal medya hesabından paylaştı. Kurum’un paylaştığı bilgilere göre, Sosyal Konut Tahsisi Projesi kapsamında ilk etapta Ekim 2026’da 1071 konutun teslimi yapılacak. Proje kapsamında toplam 15 bin konut kiralanacak. İlk etapta kiralanacak 1071 konut, İstanbul’un farklı ilçelerinde 4 grupta tahsis edilecek. Buna göre Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören’de toplam 360, Maltepe, Tuzla ve Kartal’da toplam 330, Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar’da toplam 291, Arnavutköy’de ise 90 konut kiralanacak. Aylık ortalama hane halkı net gelirinin ise 100 bin lira üst sınırını aşmaması şartı aranacak Proje kapsamında genç evli ailelere 1+1 veya 2+1, iki veya daha fazla çocuklu ailelere ise 2+1, 3+1 veya 4+1 büyüklüğünde konutlar tahsis edilecek. Projede 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere 4 farklı konut tipi bulunacak. Projeye başvurabilmek için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, başvuru tarihi itibarıyla 18 yaşını tamamlamış olmak ve evli olmak şartları aranacak. Başvuru sahiplerinin ayrıca en az 1 yıldır İstanbul il sınırları içerisinde kesintisiz ikamet ediyor olması, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tapuda kayıtlı bağımsız bir konutunun bulunmaması ve daha önce TOKİ ile konut sözleşmesi imzalamamış olması gerekecek. Aylık ortalama hane halkı net gelirinin ise 100 bin lira üst sınırını aşmaması şartı aranacak. Projeye yalnızca İstanbul’da ikamet eden vatandaşlar başvurabilecek. İstanbul il sınırları içerisinde ikamet eden vatandaşlar, ikamet ettikleri ilçeyle sınırlı olmaksızın açıklanan ilçeler arasından istedikleri ilçe için başvuru yapabilecek. Konut teslimi için idarece bildirilen tarihten itibaren 12 ay boyunca artış yapılmayacak Üzerinde konut tapusu bulunan vatandaşlar projeye başvuramayacak. Ayrıca son 5 yıl içerisinde bağımsız konut niteliğindeki bir taşınmazı satın alan veya satanlar da başvuru yapamayacak. Kiralık konut tahsis edilen kişinin tahsis süresi içerisinde konut satın alması halinde ise tahsis edilen konutu tahliye etmesi gerekecek. Kira artışına ilişkin uygulamada, konut teslimi için idarece bildirilen tarihten itibaren 12 ay boyunca artış yapılmayacak. Bu 12 aylık sürenin sona ermesini takip eden ilk ocak ayında ise kira bedelinde TÜFE oranında artış uygulanacak. Tahsis bedelinin ödemesi de konut teslimini takip eden ayın 20’sinde başlayacak. Sosyal konut veya İlk Evim Arsa projeleri kapsamında asil veya yedek aktif hak sahipliği bulunanlar ise projeye başvuru yapamayacak. Başvurular, e-Devlet üzerinden 14 Eylül 2026 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak. Vatandaşlar başvurularının durumunu TOKİ hizmetleri arasında yer alan "Konut / İşyeri Başvuru" menüsünden takip edebilecek. Projede tahsis süresi 3 yıl ile sınırlandırılacak. 3 yıllık sürenin sonunda tahsis süresi uzatılmayacak.

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak" Haber

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konut inşa edileceğini belirterek, kiralık konutlar için başvuruların 14 Eylül'de başlayacağını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon'da Uzunkum Yaşam Alanı ve Millet Bahçesi fidan dikim törenine katıldı. Törene Bakanlar Uraloğlu ve Kurum'un yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon'da Beşirli sahilindeki dolgu alanında gerçekleştirilen Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi fidan dikim töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, projenin Trabzon'u deniziyle yeniden buluşturacağını ifade etti. Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla Trabzon'un çehresinin değiştiğini belirten Uraloğlu, "Bugün burada Beşirli sahilindeki dolgu alanı üzerinde Trabzon'u deniziyle yeniden kucaklaştıracak, sahilini çağdaş, yeşil ve insan odaklı bir yaşam alanına dönüştürecek büyük bir vizyon projesi olan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi'nin fidan dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Trabzon'a yakışır, deniziyle bütünleşmiş, canlı bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, TOKİ'miz, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün omuz omuza yürüttüğü bu proje sadece Trabzon'un değil Doğu Karadeniz'in en güzel sahil düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçecek ve Trabzon'a mühür vuran bir proje olacaktır. Rabbim hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin" dedi. "Trabzon-Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projesine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşümle Trabzon'umuzun çehresi daha da güzelleşirken biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon'un ulaşım ve altyapısını baştan aşağı yeniliyoruz. Trabzon'umuzu, başta Karadeniz Sahil Yolu olmak üzere bölünmüş yollarla bütün Türkiye'ye bağladık. 10 gün önce Trabzon kent içi ulaşımına güçlü bir nefes aldıracak Trabzon raylı sistem hattının temelini attık. Hattımız tamamlandığında günlük 150 bin hemşerimize hizmet sunacağız. Kent içi raylı sistemle tanıştırdığımız Trabzon'umuzu hızlı tren ile tanıştıracak projemiz de hayata geçecek inşallah. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun'dan itibaren Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Hattımızın devamında Havza'ya kadar uzanan güzergahta Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza kesimlerinin ihalelerini de gerçekleştirdik. Canı gönülden inanıyoruz ki Rabbim bu projeyi de tamamlamayı AK Partimize nasip edecek" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum: "Uzunkum, tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak" Törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeyrek asırda Trabzon'a yüzlerce eser ve hizmet kazandırdıklarını belirterek, "On binlerce ailemizi güvenli, güzel, sıcak yuvalarına kavuşturduk. Kentsel dönüşüm şehirlerimiz için beka meselesidir dedik, başta Çömlekçi olmak üzere birçok alanda dönüşüm süreçleri başlattık. İlçelerimizi bir uçtan bir uca millet bahçeleriyle donattık; son olarak da 52 bin metrekarelik Çarşıbaşı Millet Bahçemizi Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. İşte bugün de muazzam bir eserin daha temelini atmak için Uzunkum'dayız. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum'da sizlerle buluşmuş; Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz'in incisi Trabzon'umuza bu büyük eserin sözünü vermiştik. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. İnanın kardeşlerim bu proje anlatmakla bitmez. Bu projeyle yaklaşık 397 bin metrekarelik alanda çalışma yürütecek, bu alanın da yarısından fazlasını yeşil alan olarak düzenleyeceğiz. Bu güzel alanda on binlerce ağacı, bitkiyi toprakla buluşturacağız. Bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimiz, babalarımız Karadeniz'in karşısında huzurla yürüyüş yapacak, gençlerimiz bisikletlerine binecek, spor yapacak. Karadeniz'in incisi Trabzon'umuzu ait olduğu yerle, denizle daha da yakınlaştıracağız. Bu projeyi biz; Trabzonlu kardeşlerim ve burayı ziyarete gelen misafirlerimiz rahatça denizle buluşsun, derin bir nefes alsın diye tasarladık. İnşallah burası sadece Trabzon'un değil tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki, geleceğin Trabzon'unu adeta bugünden kuracağız. Sadece bir mekandan bahsetmiyoruz. Bu devasa yaşam alanı; memleketin aşına-işine de büyük bir bereket katacak. Zaten şimdiden ustasından işçisine, esnafından nakliyecisine kadar yöre insanımıza ekmek kapısı oldu. Tesisler bitip de o güzelim sosyal alanlar, restoranlar ve etkinlik merkezleri tam kapasite açıldığında ise gençlerimize yüzlerce yeni ve kalıcı iş imkanı doğacak. Turizme katkısı olacak. Daha çok turist demek, daha çok istihdam, üretim demek. Kısacası projemiz her anlamda şehrimize bolluk, bereket getirecek" dedi. "Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, hizmete sunacağız" "Karadeniz olur da su sporları olmaz mı elbette olacak" diyen Bakan Kurum, "Projemiz kapsamında kayıkhanesi, restoranı ve çok amaçlı salonuyla hizmet verecek bir de Yelken Kulübü de inşa ediyoruz. Belki bugün aramızda bulunan bir evladımız burada yelken sporuyla tanışacak yarın ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası müsabakalarda dalgalandıracak. Engelli vatandaşlarımızdan, toplu taşımayı kullanan kardeşlerimize kadar hiç kimse ulaşım sorunu, park yeri derdi yaşamayacak. Toplamda 790 araçlık otopark ile yaşam alanımızın erişimi de, ulaşımı da, konforlu olacak. Her zaman olduğu gibi bu projemizde de hayırlı işlerde acele edeceğiz. İnşallah TOKİ'mizle Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, siz Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu. "Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz"Trabzon'un atık meselesini kökten çözeceklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Hazır bugün Trabzon'umuzun geleceğini konuşuyorken, sizlerle iki büyük adımımızı daha paylaşmak istiyorum. Trabzon'un atık meselesini kökten çözecek, atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir yatırımı şehrimize kazandırıyoruz. Trabzon'umuzun ve bölgemizdeki belediyelerin atıklarını modern yöntemlerle yönetecek, günlük yaklaşık bin ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tesisle çöpü yük olmaktan çıkaracağız, enerjiye dönüştüreceğiz. Depolama alanlarının üzerindeki baskıyı azaltacağız. Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz. Ama bir büyük adımımız daha var. Bu kez doğrudan Karadeniz'imiz için, denizimizin geleceği için harekete geçiyoruz. Ortahisar ve Yomra'da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon'umuza kazandırıyoruz. Bu yatırımla Trabzon'un arıtma meselesini köklü biçimde çözeceğiz. Atık suların denizimizde oluşturduğu baskıyı azaltacağız. Karadeniz'imizi daha temiz, kıyılarımızı daha sağlıklı, Trabzon'umuzu daha yaşanabilir hale getireceğiz" diye konuştu. "20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimizi ayağa kaldırdık"Bakan Kurum, Trabzon'u Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşili, denizi, dirençli yapıları ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Bizim attığımız her adımda, yaptığımız her projede tek gayemiz milletimizin duasını almaktır. En büyük hedefimiz, Trabzon'umuzu Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşiliyle, deniziyle, dirençli yapılarıyla ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımaktır. Dün olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanımızın gösterdiği tarihi liderlikle, Cumhur ittifakımızın kararlı iradesiyle, sizlere hizmet taşımaya devam edeceğiz. Trabzon için, siz Trabzonlu kardeşlerimiz için ilk günkü aşkla durmadan, dinlenmeden yorulmadan, çalışacağız. 81 ilimizde de bu anlayışla varız. Her ilimizin ihtiyacına göre adımlar atıyor, milletimizin hizmetine sunuyoruz. Üstelik bunları yaparken bir yandan da afetlerimizin yol açtığı yıkımları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. 6 Şubat'ı hatırlayın. Bu topraklar asrın en büyük felaketini yaşadı. 11 ilimiz yıkıldı, binlerce kardeşimizi kaybettik. Devlet millet el ele verdik, ayağa kalkmasını bildik. Sizler Trabzon'dan koştunuz; Van, İzmir, Edirne tek yürek olduk. Ne gerekiyorsa yaptık. Birileri vatandaşımızın bu duygularını istismar etmeye çalıştı, yardımlar topladı, devlete alternatif kampanyalar üretti. Şimdi görüyorsunuz değil mi? İnsanların masum duygularıyla, sadece bir yardım ulaştırmak için verdiği paralar nerelere harcanmış? Verilen yardımlar depolarda nasıl çürütülmüş? Biz o gün bu devlet enkaz altında kalır diyenlere aldırmadan çalıştık. Ve geldiğimiz noktada gerçekler gün gibi ortadadır. Kalıcı çözüm üreten, milletinin yanında olan devlettir. 20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimiz ayağa kaldıran, 455 bin konutu yapan Cumhurbaşkanımızdır" ifadelerini kullandı. İstanbul'da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül'de başlıyorİstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutun vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade eden Kurum, kiralık konutların Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy ilçelerinde yapılacağını kaydetti. Bakan Kurum, "Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı, güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. Şimdi de asrın inşası başarımızı 81 ile taşıyoruz. Biliyorsunuz, "Ev Sahibi Türkiye" diyerek 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefimiz için kuralarımızı çektik, temellerimizi attık. Trabzon'umuza da 2 bini Ortahisar'ımızda olmak üzere 3 bin 734 yuvamızı hızla inşa ediyoruz. Ama bu projemizde bir de kiralık konutlarımız var. Sosyal konut hamlemizin yanında ilk kez İstanbul'da başlatacağımızı duyurduğumuz kiralık konut projemizde de çalışmalarımızı tamamladık. İstanbul'da inşa edeceğimiz 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. TOKİ'miz tüm hukuki altyapıyı hazırladı, takvimimizi adım adım belirledik. Şimdi detayları açıklıyorum. Kiralık konutlarımızı Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar bulunacak. Maltepe, Tuzla, Kartal Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy'de planladık. Evlerimizi 3 yıllığına kiralayacağız. 3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz. 18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Burada başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul'da ikamet ediyor olması şartını arayacağız. Yine üzerinde tapuda kayıtlı konutu olmaması da şartlarımızdan. Gelelim fiyatlara. İlçelere göre kiralar ne kadar hepsini çıkardık ve vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. 1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirledik. 3+1 konutlar 15 bin 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak. Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül‘de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk bin 71 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz. Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Yarısı Bizden Kampanyası’na 1 yıllık uzatma Haber

Yarısı Bizden Kampanyası’na 1 yıllık uzatma

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu Yarısı Bizden Kampanyası’nın 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin kampanyanın 1 yıl daha uzatılarak yeni sürenin 31 Aralık 2027 olduğunu bildirdi. Kabinenin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Aralık’ta tamamlanması planlanan kampanyanın 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yapan Bakan Kurum, kampanya kapsamında bugüne kadar İstanbul’da 435 bin 683 bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığını, 108 bin 881 bağımsız bölümün ise dönüşümünün tamamlandığını belirtti. Bakan Kurum’un paylaştığı verilerde 2026 yılı sonuna kadar 500 binden fazla konutun kampanya kapsamına alınmasının hedeflendiği kaydedildi. ’Yarısı Bizden’ ile 1 milyon 875 bin lira destek İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için 22 Şubat 2024’te Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında vatandaşlara evlerini yeniden inşa ettirmeleri için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira de tahliye desteği olmak üzere toplam 1 milyon 875 bin lira destek veriliyor. Aynı şartlarda hak sahibinin bir dükkanı/iş yeri için 437 bin 500 lira hibe ve 437 bin 500 lira kredi, 125 bin lira taşınma desteği sağlanıyor. Hak sahibinin diğer her bir dükkan için 875 bin lira kredi imkanı sunuluyor. Alan bazlı dönüşümlerde TOKİ ve Emlak Konut desteği Kampanya kapsamında bina bazlı dönüşümün yanı sıra alan bazlı site benzeri büyük dönüşümler de yapılabiliyor. Bu dönüşümlerde; TOKİ veya Emlak Konut inşaatları üstleniyor. Bu modelde her bir hak sahibi için 875 bin liralık hibe desteği ve 125 bin liralık taşınma desteği sağlanıyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise yine uzun vadeli uygun ödeme şartlarıyla taksitlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.