Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mühendislik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Torununa destek olmak için onunlabrlikte girdiği sınavdan torunu tam puan aldı Haber

Torununa destek olmak için onunlabrlikte girdiği sınavdan torunu tam puan aldı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) tam puanla birinciliği paylaşan adaylar arasında yer alan Abdullah Uslu’yu ilk tebrik eden, destek olmak için kendisiyle birlikte sınava giren 63 yaşındaki dedesi Hayrettin Üçüncü oldu. Milyonlarca adayın beklediği 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) duyurduğu sonuçlara göre TYT tam puanla birinciliği paylaşan 5 kişi arasında, ailesi Bilecik’te yaşayan Eskişehir Fatih Fen Lisesi öğrencisi Abdullah Uslu da er aldı. "Çalışmalarımı genellikle düzenli ve disiplinli bir şekilde yürüttüm" Bilecik merkez Ertuğrulgazi Mahallesi’nde ailesiyle ikamet eden Abdullah Uslu, TYT sınavında birinci olduğunu ve bunun gurur ile mutluğunu yaşadığı anlatarak, "Çalışmalarımı genellikle düzenli ve disiplinli bir şekilde yürüttüm. Eskiden gelen birikimimin de katkısıyla son sene vitesi biraz daha artırdım. Aynı zamanda dinlenmem gereken yerlerde dinlendim, tatil yapmam gereken zamanlarda tatil yaptım. Fakat çalıştığım zamanlarda da tam performansımla çalışmaya özen gösterdim" dedi. "Sosyalliğimden de son seneye kadar çok ödün vermemeye çalıştım" Abdullah Uslu, okulu Eskişehir Fatih Fen Lisesi’nin tiyatro kulübünde de üç yıl boyunca aktif olarak rol aldığını anlatarak, "Sosyalliğimden de son seneye kadar çok ödün vermemeye çalıştım. Bunların başarımda olumlu katkıları olduğunu düşünüyorum. Hatta son senede bile haftada bir gün tatil günüm vardı. Bunun gerçekten önemli olduğuna inanıyorum. İnsan verimli şekilde dinlendiğinde, sonraki çalışmalar da bir o kadar verimli oluyor" dedi. "Boş zamanlarımda kafamı dağıtacak aktiviteler yapmaya çalıştım" Uslu, sınava hazırlanırken hiçbir aktiviteden geri kalmadığı anlatarak, "Boş zamanlarımda enstrüman çaldım, arkadaşlarımla vakit geçirdim ve kafamı dağıtacak aktiviteler yapmaya çalıştım. Dersten yeterince uzaklaşıp geri döndüğümde, derslerime çok daha verimli bir şekilde odaklanabildim. Bu disiplini, düzeni ve çalışma döngüsünü bir yıl boyunca, hatta isteyenler dört yıl boyunca sürdürebilirlerse iyi bir sonuç elde edebileceklerini düşünüyorum" dedi. "Hedefim mühendis olmak" Abdullah Uslu hedefinin babası gibi mühendis olmak olduğunu anlatarak, "Şu anda hedefim mühendislik okumak. Ancak henüz hangi mühendislik dalını seçeceğime karar vermedim. Üniversite konusunda da ülkemizin çok başarılı üniversiteleri var. Tercih döneminde daha detaylı araştırıp en doğru kararı vermeyi planlıyorum" dedi. "Bu süreçte hiçbir zaman soru sayısı ya da çalışma saati saymadım" TYT tam puanla birinciliği paylaşan adaylar arasında yer alan Abdullah Uslu, açıklamasının devamında, "Bu süreçte hiçbir zaman soru sayısı ya da çalışma saati saymadım. Daha çok kendime konular belirliyor, o konularla ilgili görevler veriyordum. Önce konu çalışıyor, ardından o konuyla ilgili soru çözüyordum. Dediğim gibi, saat sayma ya da soru sayma benim için hiçbir zaman önemli olmadı. Dinlendiğim zamanların dışında ya konu anlatımı çalışıyor ya da soru çözüyordum" dedi. "Aynı gün benimle aynı heyecanı yaşamak için dedemde TYT sınavına girdi" Sonuçları öğrendikten sonra dede Hayrettin Üçüncü torununu tebrik için aradıktan sonra kendisi için özel bir durumu anlatan Abdullah Uslu, "Benim Trabzon’da yaşayan bir dedem var. Kendisi 63 yaşında. O da bana bir motivasyon olması açısından uzaktan da olsa aynı gün benimle aynı heyecanı yaşamak için TYT sınavına girdi. Burada dedemin sonuçlarından çok, bu aynı heyecanı aynı gün torunuyla beraber yaşaması önemliydi. Sonuçları da yine yaşına ve hiç çalışmamasına göre fena değildi" dedi. "Abdullah küçüklüğünden beri kendine güvenen, planlarını yapan, sorumluluğunu yerine getiren birisiydi" Baba Mehmed Bahri Uslu ise "Abdullah’ın aldığı netice, biz güzel bir netice bekliyorduk, birincilikle bunu taçlandırdı. O açıdan ayrıca gururluyuz. Bizden uzakta bu süreci geçirmiş oldu ama her zaman yanındaydık. Ama hiçbir zaman üzerinde bir baskı kurmadık. Çünkü Abdullah küçüklüğünden beri kendine güvenen, planlarını yapan, sorumluluğunu yerine getiren birisiydi. Son senede tamamen bu şekilde odaklandı ve bu neticeye ulaştık. Çok mutluyuz, gururluyuz. Allah yollarını, bahtlarını açık etsin" dedi. "Bizi her zamanki gibi çok gururlandırdı" Anne Deniz Uslu ise "Bu sabah Abdullah’ın sonuçlarını öğrendiğimizden itibaren çok mutluyuz, çok heyecanlıyız. Bizi her zamanki gibi çok gururlandırdı. Disiplinli, güzel çalışarak, her zamanki gibi sorumluluklarını yerine getirerek güzel başarılar elde etti. İnşallah yolu açık olsun, başarıları daim olsun" ifadelerine yer verdi.

Bursa'da Makina Mühendisleri'nden Çınarcık hattına teknik inceleme Haber

Bursa'da Makina Mühendisleri'nden Çınarcık hattına teknik inceleme

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Çevre Komisyonu üyeleri, Bursa’nın gelecekteki içme suyu ihtiyacını karşılamayı hedefleyen Bursa Çınarcık Su Projesi kapsamında inşa edilen isale hattında teknik incelemede bulundu.Teknik geziye komisyon üyeleri Vuray Tezcan, Nurdane Türkyılmaz, Abdullah Ünsal, Nejat Korkmaz ve Ramazan Gülsay katıldı. İncelemede projenin mevcut durumu ile ilerleyen süreçte planlanan çalışmalar yerinde değerlendirildi. 2060 YILINA KADAR İÇME SUYU HEDEFİ MMO Bursa Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Çınarcık Su Projesi’nin Bursa’nın 2060 yılına kadar kesintisiz ve sağlıklı içme suyu ihtiyacını karşılamayı amaçlayan stratejik bir altyapı yatırımı olduğu belirtildi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Çınarcık Barajı’nın devreye alınacağı, mevcut sistemde kullanılan bazı su kaynaklarının ise devre dışı bırakılacağı ifade edildi. Bu sayede enerji tasarrufu sağlanmasının yanı sıra, geleceğin kritik rezerv kaynakları arasında gösterilen yer altı su kuyularının korunmasının hedeflendiği kaydedildi. Açıklamaya göre proje tamamlandığında yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin içme suyu ihtiyacı karşılanacak. Sistemden Kayapa, Hasanağa, Akçalar, Özlüce, Ürünlü, Balat, İrfaniye, Balabancık, Çekrice, Büyükbalıklı, Konaklı, Badırga, Çatalağıl, Karacaoba ve Başköy başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yerinin faydalanması planlanıyor. DOĞANCI BARAJI İLE ENTEGRE ÇALIŞACAK Projede ayrıca Doğancı Barajı bağlantı hattının da önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Bağlantı sayesinde iki barajın kuraklık dönemlerinde veya olası arızalarda birbirine alternatif olarak kullanılabileceği, böylece Bursa’nın tek bir su kaynağına bağımlılığının azaltılacağı ifade edildi. Bu entegre sistemin, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine karşı kentin dayanıklılığını artırmasının hedeflendiği vurgulandı. İSALE HATTINDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Proje kapsamında ana dağıtım hatlarının 30 ay, isale hattının ise 910 gün içerisinde tamamlanmasının planlandığı bildirildi. İsale hattı yapım işine ilişkin sözleşmenin 23 Ekim 2023 tarihinde imzalandığı, çalışmaların ise 1 Kasım 2023 tarihinde başladığı hatırlatıldı. MMO Bursa Şubesi açıklamasında, Bursa’nın temel altyapı yatırımlarını yakından takip etmeyi ve teknik katkı sunmayı görev olarak gördükleri belirtilerek, gerçekleştirilen teknik gezinin projenin mühendislik boyutlarının bağımsız şekilde değerlendirilmesi açısından önemli olduğu ifade edildi. Açıklamada, Çevre Komisyonu’nun proje sürecine ilişkin gözlem ve değerlendirmelerini ilerleyen dönemde de kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceği kaydedildi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu Haber

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu

Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak, Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyanın, güvenlik hiyerarşisinde kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Görgün, "Barış ve istikrardan yana olanlar bugün her zamankinden daha fazla caydırıcı olmak zorunda. Caydırıcılık ise; envanterimizdeki platformların sayısı kadar üretim kapasitesi, tedarik zincirinin derinliği, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ve test-sertifikasyon altyapısıyla ölçülmektedir. Öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bu döneme, hamdolsun, hazırlıklı giriyoruz" dedi. "Yerlilik oranı yüzde 80’leri aştı" Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ’tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonuyla eşine az rastlanır bir dönüşüm geçirdiğini belirten Haluk Görgün, şöyle devam etti; "Dışa bağımlılıklar, yerini milli üretim gücüne bıraktı. Türk savunma sanayii bugün yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Savunma sanayiimiz 4 bin 500 firma, bin 400’ü aşan proje ve 100 bini aşkın doğrudan istihdamıyla güçlü ve derinlikli bir ekosistem haline gelmiştir. 2002 yılında yıllık 250 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmıştır. 23 yıl önce savunma ve havacılık sektörünün bir yılda yaptığı ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. Türkiye en fazla savunma ürünleri ithal eden ülkelerden biriyken bugün dünyanın en büyük 11. savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükselmiştir." Bursa’nın nitelikli üretim ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, "Geçtiğimiz yıl Bursa’dan 7 bin 500 firma 200’den fazla ülke ve gümrük bölgesine 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Bursa’daki üretimin niteliğini ve eriştiği yüksek olgunluk seviyesini göstermektedir" diye konuştu. BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi’nin (BASDEC) kentteki birikimi kurumsal bir zemine kavuşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Görgün, kümelenmenin 160 üyeye ulaştığını bildirdi. Bursalı şirketlerin artık parça imalatından bitmiş ürüne geçerek ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline geldiğini belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN’ın Bursa’dan yaptığı tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığı bilgisini verdi. Görgün, savunma sanayii devlerinin Bursa yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı: "Doğrudan ve dolaylı olarak 150’den fazla Bursalı şirketle çalışan TUSAŞ’ın bu tedarikçilerine bu yılın ilk 6 ayında verdiği siparişlerin toplam tutarı 35,5 milyon doları aşmış durumda. ASELSAN ise 2021 yılından bu yana Bursa menşeli 215 şirketten 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik etti. ROKETSAN’ın şehrimizdeki 30 tedarikçisi ise en kritik platform ve sistemlerde kullanılan alt bileşenleri üretmektedir." Otomotiv altyapısı savunmaya güç katacak Dünyada otomotiv sanayii altyapısının tesis dönüşümleriyle savunma alanına hızla yöneldiğini ve "hibrit fabrikalar" kurulduğunu anlatan Görgün, Bursa’nın otomotivde biriken kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin, savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının stratejik bir fırsat penceresi açacağını vurguladı. Geçtiğimiz yıl BTSO iş birliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ‘Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı’ neticesinde yeni işbirliklerinin hayata geçtiğini belirten Haluk Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) bünyesinde 242 firma kaydına ulaştıklarını, EYDEP kapsamında ise 127 firmayı değerlendirerek sertifikalandırdıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’daki ekosistemin rolünü daha planlı ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla BTSO ile birlikte bu yılın Ekim ayında da geniş kapsamlı bir çalıştay daha gerçekleştireceklerini ve somut bir yol haritası ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Görgün BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da savunma sanayiindeki çalışmalarına verdikleri destekler için teşekkür etti. "Tam bağımsızlık güçlü bir ekonomiyle mümkündür" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay savunma sanayiini bağımsızlığın ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir savunma kabiliyetinin Türkiye için coğrafi konum nedeniyle tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Burkay, "Tam bağımsızlık ancak güçlü bir ekonomiyle mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. İbrahim Burkay, Türkiye’nin son dönemde kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başkalarının takdirine bırakmayan bir ülke haline geldiğini, bu diplomatik ve askeri mukavemetin arkasındaki en büyük güçlerden birinin de Bursa sanayisi olduğunu kaydetti. Bursa’nın milli savunmaya katkısı artıyor Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit gibi alanlardaki güçlü altyapısının savunma sanayii için bir temel oluşturduğunu aktaran Başkan Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde başlattıkları stratejik çalışmaları paylaştı. Kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkararak analizler yaptıklarını belirten Burkay, bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC’i hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bugün BASDEC’in 160’tan fazla üyesiyle Bursa’nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini söyleyen İbrahim Burkay; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi öncü kuruluşlarla yapılan tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının ekosistemdeki rolünün her geçen gün arttığını ifade etti. GUHEM’de havacılık lisesi Gelecek döneme ilişkin stratejik projeler ve vizyoner adımlardan da bahseden Başkan Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Havacılık ve uzay vizyonunun en önemli sembolü olan GUHEM’de yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon barajına ulaştıklarını bildiren Burkay, bu yapıyı Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde açılacak havacılık lisesiyle destekleyerek yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini yetiştireceklerini açıkladı. "Bursa’nın yerli ve milli hedeflere katkısı artacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomik gücü ve katma değeri büyütmek adına TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirterek, "KOBİ OSB projemizle Bursa’da başlattığımız tarihi dönüşüm hamlesini yeni bir eşiğe taşıyoruz. Bursa iş dünyası olarak tüm imkanlarımızla üretmeye ve ülkemizin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin yerli ve milli hedeflerinde çok daha güçlü bir Bursa hedefliyoruz. Savunma sanayimize güçlü bir vizyon kazandırarak bu alandaki gelişime öncülük eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milli Savunma Bakanlığımıza ve Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün’e şükranlarımızı sunuyorum" dedi. "Bursa önemli bir ivme yakaladı" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF’in BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenmesi ve Bursa Business School’da gerçekleştirilen çalıştayın bu vizyonun somut örnekleri olduğunu belirterek, BASDEC kümelenmesinin oluşturduğu sinerjiyle kentin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını kaydetti.

BUÜ’lü akademisyenler lise öğrencileriyle buluştu Haber

BUÜ’lü akademisyenler lise öğrencileriyle buluştu

Program kapsamında "Yapay Zeka Çağında Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BUÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu, yapay zekanın tarihi gelişimini kurallara dayalı ilk dönemden kendi kendine öğrenen modern algoritmalara uzanan üç temel evre üzerinden aktardı. Teknolojinin insanlığa hükmedecek bir güç ya da korkulacak bir unsur olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Doç. Dr. Cicioğlu, yapay zeka sistemlerinin mühendislik çerçevesinde doğru kararlar vermeyi sağlayan birer "karar destek mekanizması" olarak kurgulandığını belirtti. Tıp, ziraat, eğitim ve sanayi gibi tüm bilim dallarında optimizasyon için bu teknolojilere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Cicioğlu; geleceğin dünyasında hayatta kalabilmek adına gençlerin bilgi depolayan bireyler olmak yerine algoritmik, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yapısını benimsemeleri, veri okuryazarlığı ile temel programlama dillerine hakim olmaları ve projeler üzerinden kendilerini geliştirmeleri gerektiği tavsiyesinde bulundu. "Gelecekte en kıymetli şey insani değerler olacak" Yapay zekanın hayatın her alanına entegre olduğu bu dönüşüm sürecinde insani vasıfların önemine dikkat çeken BUÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Aydemir ise öğrencilere algoritmik düşünceyi geliştirirken robotlaşmaktan kaçınmaları gerektiği uyarısında bulundu. Yapay zekanın günümüzün karmaşık operasyonlarını kolaylaştıran modern bir hesap makinesi işlevi gördüğünü dile getiren Doç. Dr. Aydemir, makinelerin kendilerine sunulan bilgilerin ötesine geçemeyeceğini, insanı farklı kılan asıl unsurun ise Allah’ın bahşettiği ilham ve sezgisel sınırlar olduğunu aktardı. Günümüz dünyasında iyi insan olmak, çevreye fayda sağlamak, dil, matematik ve edebiyat becerilerini geliştirmenin yanı sıra sanatsal ve duygusal yönleri ihmal etmemenin önemine değinen Aydemir, bu alanlarda kazanılan yetkinliklerin mühendislik ya da tıp gibi hangi meslek seçilirse seçilsin yapılan işe doğrudan değer ve kıymet katacağını ifade etti. "Hayalin sınırı olmadığı için yapay zeka insanın önüne geçemez" Teknofest süreçlerinin ardından kendi fikirlerini bir girişim şirketine dönüştürerek sahaya adım atan Yazılım Mühendisi Ramazan Bozkır da teorik bilginin pratik alandaki ve sanayideki yansımalarını paylaştı. Basit sorunların yapay zekayla çözülmesinin artık sıradan bir işe dönüştüğünü ancak gerçek sahadaki problemlerin çok daha karmaşık dinamikler barındırdığını ifade eden Bozkır, endüstride veri mahremiyeti ve yüksek donanım maliyetleri gibi kısıtlarla karşılaşıldığını kaydetti. Günümüz iş dünyasının makine, elektronik ve yazılım disiplinlerinin birleştiği disiplinler arası çalışmalara yöneldiğini vurgulayan Bozkır; yapay zekanın sadece bir araç olduğunu, insanın kültürü ve hayalleriyle şekillenen düşünce dünyasını hiçbir yapay zeka modelinin bütünüyle kopyalayamayacağını sözlerine ekledi. Uluslararası Murat Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin sorularının yanıtlanmasının ardından etkinlik, gelecek döneme yönelik iyi dilek ve başarı temennileriyle sona erdi.

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor Haber

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor

Savunma sanayisinde küresel standartları belirleyen, NATO ve Avrupa savunma ekosisteminin kalbi niteliğindeki dünyanın en büyük savunma fuarlarından Eurosatory 2026, bu yıl 15-19 Haziran tarihleri arasında Paris’te kapılarını açacak. 1967 yılından bu yana geleceğin savunma trendlerine yön veren organizasyonda, Türk savunma sanayisinin alanında öncü şirketleri, yenilikçi vizyonu ve son teknoloji ürün gamıyla yerini alacak. 61 ülkeden 2 binden fazla katılımcının, 90’ı aşkın ülkeden üst düzey delegasyonun ve 40 binin üzerinde profesyonel ziyaretçinin ağırlanacağı fuarda CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS’in imzasını taşıyan vizyoner teknolojiler küresel savunma vitrinine çıkacak. Eurosatory, ülkelerin savunma tedarik kararlarında ve ihracat fırsatlarında kaldıraç görevi üstlenen en kritik platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Dünya basınının da mercek altına alacağı fuarda CANiK ve Grup şirketleri, yenilikçi ve inovatif stant konseptiyle sadece bir üretici değil, aynı zamanda geleceğin savunma konseptlerini inşa eden bir teknoloji grubu olarak gövde gösterisi yapacak. Sektör profesyonelleri ve seçkin delegasyonlarla bir araya gelecek olan Grup, stratejik iş birliklerine imza atarak küresel pazardaki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. Ezber bozan ürün gamı Paris’te CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS, Eurosatory 2026’da her biri kendi alanında standartları yeniden yazan ürün ve sistem çözümleriyle yer alacak. CANiK, yeni nesil tabancalar ve eğitim kitleriyle etkinlikte yeteneklerini ortaya koyacak. Küresel pazarda rüştünü ispatlamış, NATO ve güvenlik güçlerinin öncelikli tercihi olan tüm aktif satıştaki tabancaların yanı sıra RADIAN iş birliğiyle geliştirilen, kompakt yapısı ve entegre kompansatörü ile dikkati çeken yeni nesil taşıma tabancası PRIME RADIAN ilk kez bu kadar büyük bir uluslararası vitrine çıkacak. Ayrıca tabancaları "force-on-force" simülasyonlarına uygun hale getiren CANiK markalı MT-X dönüşüm kitleri ve mühimmatları da eğitim odaklı çözümler olarak sergilenecek. CANiK’in 12.7x99 mm (.50 cal) sınıfındaki yerli üretim makineli tüfek çözümleri kara ve deniz platformlarındaki gücünü gösterirken, ailenin en yeni ve en ileri teknolojiye sahip üyesi, özellikle döner kanatlı hava araçlarına entegre edilen CANiK M3 FALCON fuarın gözdesi olacak. Özel operasyon kabiliyetlerini artıran düşük ses ve düşük alev izli M2 QCB Bastırıcı ve Alev Gizleyen Dönüşüm Kiti ile akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerine (RCWS) entegre gelişmiş kapalı refleks nişangahı MECANIK MOxL optik ve arayüzleri de profesyonellerin beğenisine sunulacak. CANiK, orta kalibre top sistemleri alanındaki mühendislik gücünü ve teknolojik liderliğini, yıllık 400 adet top üretimine ulaşan rakipsiz üretim kapasitesiyle küresel pazara taşımaya devam ediyor. Grup şirketlerinden AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm VENOM LR, dünyanın en düşük geri tepmeye sahip ve ayarlanabilir atım hızına sahip top sistemlerinden biri olarak öne çıkarken, aynı zamanda hem ABD hem de Avrupa standartlarındaki mühimmatlarla tam uyumlu çalışabilen dünyanın tek tamburalı top (revolver cannon) çözümü olma özelliğini taşıyor. Üstün entegrasyon kabiliyeti, operasyonel esnekliği ve sahada kendini kanıtlamış performansıyla VENOM LR, modern muharebe ortamlarının değişen ihtiyaçlarına güçlü, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor. UNIROBOTICS de akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerini sergileyecek. Bu kapsamda hafif kara ve deniz platformları için optimize edilen kompakt TRAKON LITE serisi (12.7mm, Doğu Bloku mühimmatlarıyla uyumlu TRAKON LITE / 108 ve TRAKON LITE / 99) tanıtılacak. Ayrıca orta sınıf zırhlı araçlar için geliştirilen TRAKON 30, CANiK standının yanı sıra deniz versiyonuyla İspanyol ve BAE’nin önde gelen firmaların standında sergilenerek gövde gösterisi yapacak. "Trendlere uyan değil, yön veren bir gücüz" CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuara katılım ve grubun küresel vizyonuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünyanın en önemli savunma sanayii fuarlarından biri olan Eurosatory 2026’da, CANiK ve SYS Grup şirketleri olarak güçlü bir şekilde yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Sürekli büyüyen ürün portföyümüz, mühendislik kabiliyetlerimiz ve yüksek üretim kapasitemizle yalnızca küresel savunma trendlerini takip eden değil, aynı zamanda bu trendlere yön veren şirketler arasında yer alma hedefimize her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Bu yıl Eurosatory’de, hafif silahlardan orta kalibre toplara, uzaktan komutalı silah sistemlerinden, entegre savunma çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ailemizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturacağız. Özellikle son dönemde giderek artan insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiğimiz mobil ve katmanlı yakın hava savunma mimarimizi ön plana çıkaracağız. CANiK ağır makineli tüfek ailesi, VENOM LR 30x113 mm top sistemi ve UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON uzaktan komutalı silah sistemlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bu konsept, günümüzün asimetrik tehditlerine karşı son derece etkili ve maliyet etkin bir çözüm sunmaktadır. Türk savunma sanayiinin küresel ölçekte yükselen gücünü temsil eden firmalardan biri olarak, Eurosatory 2026’yı yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirdiğimiz, mevcut ortaklıklarımızı güçlendirdiğimiz ve geleceğin savunma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi paylaştığımız stratejik bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Savunma teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımımız, entegre üretim kabiliyetlerimiz ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam edeceğiz." Savunma teknolojilerindeki küresel dönüşüme ve stratejik iş birliklerinin önemine de dikkat çeken Aral, şunları kaydetti: "Eurosatory gibi küresel savunma fuarlarını, yalnızca ürün sergilediğimiz platformlar değil, aynı zamanda ülkeler arası stratejik iş birliklerinin kurulduğu kritik merkezler olarak görüyoruz. SYS Grup olarak burada bulunmak, Türk savunma sanayisinin mühendislik gücünü ve yenilikçi vizyonunu dünyaya göstermemiz açısından büyük önem taşıyor. Savunma teknolojilerinde rekabet artık hız, inovasyon ve güvenilirlik üzerinden şekilleniyor. Eurosatory, bu dönüşümün nabzının attığı en önemli uluslararası arenalardan biri. Biz de burada hem mevcut ortaklıklarımızı güçlendiriyor hem de geleceğin savunma çözümlerini küresel paydaşlarla birlikte şekillendiriyoruz."

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

BTÜ’den Özbekistan çıkarması Haber

BTÜ’den Özbekistan çıkarması

BTÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki kurum ve üniversiterle iş birliğine giderken, Türk dünyasıyla da akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında üniversiteler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelerek eğitim, araştırma ve teknoloji odaklı iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. Rektör Çağlar’a ziyaretlerinde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Program kapsamında ilk olarak Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ı ziyaret eden Rektör Çağlar, görüşmede bilimsel iş birlikleri, teknoloji odaklı yükseköğretim vizyonu ve Türk dünyasıyla akademik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede BTÜ’nün mühendislik, doğa bilimleri ve Ar-Ge alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi paylaşılırken, Özbekistan’daki üniversiteler ve kurumlarla ortak projeler geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. ÜNİVERSİTELERLE YENİ İŞ BİRLİKLERİ İÇİN İMZA Özbekistan temasları kapsamında Taşkent’te bulunan Turin Polytechnic University’yi ziyaret eden BTÜ heyeti, iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmelerde mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi ile öğrenci ve akademisyen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları değerlendirildi. Rektör Çağlar daha sonra Semerkand Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi’ni ziyaret etti. Üniversite yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerde mühendislik, mimarlık, şehircilik, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve akademik değişim programları başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, ortak araştırma projeleri ve bilgi paylaşımını artıracak çalışmalar konusunda görüş birliğine varıldı. BTÜ heyetinin Özbekistan programındaki bir diğer durağı ise Buhara Teknik Üniversitesi oldu. Burada imzalanan iş birliği anlaşmasıyla eğitim, araştırma, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında ayrıca Buhara Devlet Üniversitesi de ziyaret edildi. İki üniversite arasında akademik ve bilimsel iş birliği protokolü imzalanırken, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği alanları değerlendirildi. Özbekistan ziyaretlerini değerlendiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türk dünyası üniversiteleriyle geliştirilen ilişkilerin yalnızca akademik iş birliklerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Türk dünyasıyla ortak tarih, kültür ve gelecek hedefi etrafında güçlü bilim köprüleri kuruyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak teknoloji odaklı eğitim, Ar-Ge ve uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, Türk dünyası üniversiteleriyle sürdürülebilir akademik ilişkiler geliştirmeyi önemsiyoruz. İmzaladığımız anlaşmaların ortak araştırma projelerine, öğrenci ve akademisyen hareketliliğine, bilimsel üretime ve teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı Haber

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda küresel akademik iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Çin’de bir dizi temasta bulundu. Rektör Çağlar, ziyaret programı kapsamında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları ile bir araya geldi. China University of Mining and Technology yönetimi ile gerçekleştirilen görüşmelerde; ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi, akademisyen ve öğrenci değişim programlarının artırılması, doktora tezlerinde eş danışmanlık imkânlarının oluşturulması ve araştırma altyapılarının karşılıklı kullanımı gibi başlıklar ele alındı. Ortak projeler, akademik hareketlilik Çin temasları kapsamında Shanghai Jiao Tong University Global College’i de ziyaret eden Rektör Çağlar, burada da uluslararası akademik iş birliklerini ileriye taşıyacak temaslarda bulundu. Görüşmelerde; ortak projeler geliştirilmesi, akademik hareketliliğin artırılması, doktora çalışmalarında eş danışmanlık modellerinin yaygınlaştırılması ve araştırma altyapılarının etkin paylaşımı gibi stratejik başlıklar masaya yatırıldı. Rektör Çağlar’a ziyaretlerde, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Hedef, dünyanın her yerinde bilinirlik Görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak ‘dünyanın her yerinden görünen bir üniversite’ olma hedefiyle uluslararası iş birliklerimizi kararlılıkla güçlendiriyoruz. Mühendislik ve teknik bilimler alanındaki güçlü altyapılarımızı, dünya üniversiteleriyle bir araya getirerek hem ülkemize hem de küresel bilim dünyasına katkı sunacak somut adımlar atılması konusunda ortak bir vizyon ortaya koyduk. Gerçekleştirdiğimiz bu temasların kalıcı ve etkili projelere dönüşmesini temenni ediyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.