Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Müebbet Hapis

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Müebbet Hapis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aile itiraz etti, Hiranur’un ölümüne ilişkin dava yeniden görülecek Haber

Aile itiraz etti, Hiranur’un ölümüne ilişkin dava yeniden görülecek

Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın park halindeki otomobilde tabancayla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı askıya alarak dosyayı duruşmalı olarak yeniden ele alma kararı verdi. Üç sanığın yeniden hakim karşısına çıkacağı davanın ilk duruşması yarın görülecek. Baba Murat Aygar, 3 sanığın da en ağır cezayı almasını istedi. Mersin’de 31 Ağustos 2025 tarihinde 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın park halindeki otomobilde başından tabancayla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin davada yargılama süreci yeniden başlıyor. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık H.A.Ş., ‘çocuğu olası kastla öldürme’ suçundan müebbet hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Diğer sanıklar N.Ç. ve M.Z. ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4’er ay hapis cezası alarak tahliye edilmişti. Karara itiraz eden ailenin dosyayı istinafa taşımasının ardından Adana Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı askıya alarak yargılamayı kendisinin yapmasına karar verdi. Davanın ilk duruşması yarın görülecek 18. Ceza Dairesi Adana Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden ele alınacak davanın ilk duruşması yarın görülecek. Kızının ölümüne ilişkin verilen cezaları kabul etmeyen baba Murat Aygar, adalet mücadelesini sürdürüyor. İlk yargılamada 4’er ay hapis cezası verilerek tahliye edilen 2 sanığın da en ağır cezayı almasını isteyen Aygar, sanıkların serbest dolaşmasına tepki gösterdi. "Kızımı aracın içerisinde başından silahla vurularak katlettiler" Kızının ölümünün ardından yaşadıkları süreci anlatan baba Murat Aygar, olay günü yaşananları anlatarak, "2025 yılının Ağustos ayında kızım Hiranur Nilgün Aygar erkek arkadaşı ve yanında iki kişi tarafından bir aracın içerisinde başından silahla vurularak katledildi. Katledildikten sonra kızımı burada bir dereye atıyorlar bu üç kişi. Daha sonra bunlar yakalandı" dedi. "Diğer iki kişi 4 ay cezayla işin içinden sıyrıldılar" Yerel mahkemede görülen davada verilen cezaları kabul etmediklerini belirten Aygar, yargılama sürecine ilişkin, "Mersin yerel mahkemesinde yargılaması başladı. Yaklaşık 5 duruşma falan sürdü. 5 duruşmanın sonunda H.A.Ş., silahı çeken sadece müebbet ceza alırken, diğer yanındaki iki kişi de 4 ay cezayla işin içinden sıyrıldılar" ifadelerini kullandı. "İstinaf dosyaya el koydu" Yerel mahkemenin kararına itiraz ederek dosyayı bir üst mahkemeye taşıdıklarını ifade eden Aygar, "Biz bu cezaları kabul etmedik ve olayı bir üst mahkemeye taşıdık, istinafa taşıdık. İstinaf incelemesini yaptı. Tekrar dosyanın yeniden yargılanması için ve bizzat istinaf kendi yargılamak için dosyaya el koydu. Bu pazartesi günü kızımızın ilk duruşması var" diye konuştu. "Üçünün de en ağır cezayı almalarını istiyorum" Yarın görülecek duruşma öncesinde 3 sanığın da en ağır cezayı almasını isteyen baba Aygar, tahliye edilen 2 sanığın serbest olmasına tepki göstererek, "Ben tetiği çeken H.A.Ş. dahil üçünün de en ağır cezayı almalarını istiyorum. O iki kişi şu anda serbest, elini kolunu sallayarak geziyor. Belki kaçma tehlikeleri de var, kaçabilirler de" dedi.

Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu, savcı mütalaasını tekrarlayarak ağırlaştırılmış müebbet istedi Haber

Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu, savcı mütalaasını tekrarlayarak ağırlaştırılmış müebbet istedi

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Güllü'nün ölümüne ilişkin deliller ele alındı. Duruşmada, sanatçının düşmeden önceki sürece ait olduğu belirtilen ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu. "Ses kaydındaki söz Tuğyan'a ait" Duruşmada beyanda bulunan avukat Hasan Kocabey, sanığın annesini öldürme isteğine ilişkin mesajları ve tanık beyanlarını hatırlattı. Sultan Nur Ulu ile Tuğyan Ülkem Gülter'in birlikte hareket ettiğine ilişkin iddiaları dile getiren Kocabey, iki kişinin başlangıçta aynı yönde ifadeler verdiğini öne sürdü. Ses kayıtlarına ilişkin raporda, "Hadi görüşürüz" sözünün Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunun ortaya çıktığını savunan Kocabey, sanığın psikiyatristiyle yaptığı mesajlaşmalarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun görüldüğünü iddia etti. Kocabey, Tuğyan Ülkem Gülter'in üstsoya karşı tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti. Merve Uçanok'un savunmasına itiraz Merve Uçanok'un savunmasına da değinen Kocabey, müvekkilinin kendi araştırmasını yaptığını belirterek Uçanok'un savunmasının çöktüğünü ileri sürdü. Kocabey, görüşüne başvurulan uzmanın da adliye dışında beklediğini belirterek bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istedi. Kocabey ayrıca Sultan Nur Ulu hakkında suça iştirakten soruşturma açılmasını talep etti. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak Haber

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. İlk duruşmayla birlikte mahkeme, iddianamede yer alan delilleri, tanık beyanlarını ve sanık savunmasını değerlendirecek. Duruşmada soruşturma aşamasında ifadeleri alınan bazı tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Duruşma 1 Ekim 2026 Perşembe günü Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Savcılık, olayın meydana geliş şekli, kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delilleri birlikte değerlendirdi. Sanık Gülter ise suçlamayla ilgili yargılama sırasında savunmasını mahkemeye sunacak. Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildi İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi. "Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. Olay gecesinin ses kayıtları dosyada İddianamenin önemli bölümlerinden birini olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları oluşturdu. Bilirkişi incelemesinde Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra odadaki kişilerle konuştuğu ve "Malkata" isimli Roman havasının çaldığı belirtildi. İddianamede, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Vallahi şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" şeklindeki sözlerine de yer verildi. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan Gül Tut'un sevdiği belirtilen "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut'un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği ve kamera kayıtlarında silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği belirtildi. Düşme öncesi üç darbe sesi Bilirkişi incelemesinde olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede, ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye yönelik darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sırasında Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine de iddianamede yer verdi. Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri dosyanın önemli başlıklarından Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri de iddianamede önemli yer tuttu. Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki aşamalarda ise farklı beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede Sultan Nur Ulu'nun daha sonraki anlatımında Tuğyan'ın Gül Tut'a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söylediği aktarıldı. Ulu hakkında ayrıca "yalan tanıklık" suçundan ayrı dava açıldı. "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" iddiası İddianamede yer alan tanık beyanları da yarın başlayacak yargılamanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in kendilerine annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek, "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanık R.G. ise Tuğyan'ın yıllar önce annesini öldüreceğine ilişkin sözler söylediğini, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. Tanık S.C. de Tuğyan'ın kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti. Bu beyanlar iddianamede tanık anlatımları olarak yer alırken, söz konusu iddiaların mahkeme tarafından yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor. WhatsApp mesajları da iddianamede İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Başka bir mesajında ise "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerini kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca Gül Tut'un ölümünden önce Tuğyan'ın bazı kişilere gönderdiği mesajlarda annesinden kurtulmak istediğini belirttiği ve annesinin ölmesini istediğine ilişkin ifadelerin bulunduğu kaydedildi. İnternet aramaları da dijital deliller arasında İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinin incelenmesi sırasında yaptığı bazı internet aramalarına da yer verildi. Buna göre Gülter'in "Saçta metamfetamin çıkar mı?", "Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?", "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Esrar vücudunuzda ne kadar süre kalır?", "Esrar 2 ay içilmese çıkar mı testte?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Haloperidol" şeklinde aramalar yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde "Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma" isimli bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. Mahkeme yarın tarafları dinleyecek Gül Tut'un ölümüne ilişkin soruşturma aşamasında toplanan çok sayıda delilin yer aldığı dosyada artık yargılama aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yarınki ilk duruşmasında tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasının alınması, tarafların dinlenmesi ve dosyada yer alan tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi bekleniyor.

Eşini 15 parçaya ayırıp ’Çok kolay oldu’ diyen eşin davasında karar çıktı Haber

Eşini 15 parçaya ayırıp ’Çok kolay oldu’ diyen eşin davasında karar çıktı

Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde meydana gelmiş, kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada evde kan izleri ve doku parçaları bulunmuş, kriminal incelemeler sonucu delillerin Ali Fuat Uzunoğlu’na ait olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklanırken, olayla ilgili gözaltına alınan 2 oğlu ile kardeşi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İlk duruşmada Sanık, emekli polis memuru eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nu öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmeyerek, eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz bulduğunu öne sürdü. Paniklediğini ve kendisinden şüphelenileceğini düşündüğü için cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırıp poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını savundu. Mahkeme başkanının, "Adam ölmüş, haber verseydin, niye parçaladın?" sorusuna sanık, "Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim" diye cevap verdi. Duruşmada en dikkat çeken an ise mahkeme başkanının, "Nasıl kestin, zorlanmadın mı" sorusu üzerine yaşandı. Sanık, "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyetinin, "Kendi kendine düştü deseydiniz" sözleri üzerine ise sanık, "İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim" diyerek savunmasını sürdürdü. Tahliyesini isteyen sanık, "Ev hapsi olursa iyi olur. Cezaevinde çok sigara içiliyor, nefes alamıyorum" dedi. İkinci duruşma, Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu, çocukları F.U. ile M.U., sanık avukatı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Adalet Uzunoğlu’nun, ’Eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hakkında açılan davada mahkeme heyetinin istediği, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor çıktı. Raporda Uzunoğlu’nun akıl sağlığının yerinde olduğu belirlendi. Raporu okuyan mahkeme başkanının ’Rapora bir şey diyecek misin?’ sorusuna sanık ağlayarak bir önceki duruşmadaki savunmasının aynısını tekrarlayarak "Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum" ifadelerini kullandı. Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcılık sanığın ’Eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı savunma yapmaması üzerine mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanığın ’Eşine karşı kasten öldürme suçu’nu işlediği gerekçesiyle "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" diyen eşe ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmeden mahkeme heyeti, eylemden sonra cesedi parçalaması dikkate alınarak, iyi hal indiriminden yararlanmamasına karar vererek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Cinayete kurban giden avukat Hatice Kocaefe davasında ilk duruşma Haber

Cinayete kurban giden avukat Hatice Kocaefe davasında ilk duruşma

Bursa'nın Gürsu ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden avukat Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün görülecek. Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen avukatlar, "Avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir" mesajı verdi. İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe, 28 Nisan 2026'da Bursa'nın Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Saldırıda Kocaefe'nin yanında bulunan ablası Elif Çalışkan da yaralanmıştı. Soruşturma çerçevesinde 7 şüpheli gözaltına alınmış, sanıklardan Hakkı Ç. "Kasten öldürme" ve "Kasten öldürmeye teşebbüs", Ali Ç. ve Esra Ü. "Suça azmettirme", Serkan S. "Suçluya yardım etme", Hakan S. ise "Suçluyu kayırma" suçlarından tutuklanmıştı. Volkan A. ve Salih U. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşması öncesinde adliye önünde açıklama yapan avukatlar, Kocaefe'nin öldürülmesinin yalnızca bir cinayet davası olmadığını, savunma makamının güvenliği açısından da önem taşıdığını belirtti. Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, "Bir meslektaşımızın öldürülmesinin ardından adliye önünde toplanmak, onun yokluğunda adalet istemek ve bir kez daha avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir demek zorunda kalmanın derin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, avukatların müvekkilleriyle veya takip ettikleri uyuşmazlıklarla özdeşleştirilmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekilerek, savunma makamına yönelik şiddetin son bulması çağrısı yapıldı. Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, savcılık Hakkı Ç. hakkında "Nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederken, Ali Ç. ve Esra Ü. hakkında da "Azmettirme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. "Mesleğimizi ölüm kültürü olarak yapmak istemiyoruz" Adliye önündeki açıklamada konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, meslektaşlarının öldürülmesinin ardından sürekli basın açıklamaları yapmak ve yas tutmak zorunda kalmak istemediklerini belirterek, "Artık mesleğimizi ölüm kültürü olarak yapmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamada, Kocaefe'nin davasının sonuna kadar takip edileceği belirtilerek, "Avukat Hatice Kocaefe için adaletin eksiksiz biçimde gerçekleşmesi ve sorumluların hak ettikleri hukuki karşılığı bulması ve cezalandırılması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız" denildi. Konuşmada ayrıca 2026 yılı içerisinde Yalova'da avukat Zekeriya Polat'ın ve Bursa'da avukat Hatice Kocaefe'nin doğrudan kendilerine yönelen şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği ifade edilerek, avukatlara yönelik saldırıların son bulması çağrısı yapıldı. Olayın geçmişi Bursa'nın Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde 28 Nisan günü meydana gelen olayda, Hatice Kocaefe ve ablası Elif Çalışkan'ın bulunduğu sırada bir araçtan silahla ateş açılmıştı. Saldırıda Kocaefe göğsünden, ablası ise diz kapağından vurulmuştu. Ağır yaralanan Kocaefe, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianamede, Kocaefe'nin ablası Elif Çalışkan ile sanık Hakkı Ç. arasında ticari bir uyuşmazlık bulunduğu, Kocaefe'nin de ablasının vekili olarak hukuki süreç yürüttüğü öğrenilmişti. Türkiye Barolar Birliği de saldırının ardından yaptığı açıklamada, avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesinin savunma hakkı ve hukuk devleti açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek davanın takipçisi olacağını duyurmuştu. Avukatlar, bugün başlayan yargılamanın sonuna kadar Kocaefe ailesinin ve meslektaşlarının yanında olacaklarını belirterek, savunma makamına yönelik saldırıların son bulması çağrısını yineledi.

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu Haber

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu

Kocaeli'de 2021 yılında yeni doğan bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren anneye verilen müebbet hapis cezası, olay sırasında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybedip kaybetmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden hakim karşısına çıkan sanık, olay sırasında kendinde olmadığını söyleyerek beraatini ve tahliyesini istedi. Olay, 20 Ocak 2021 tarihinde İzmit Yenişehir Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evli ve 3 çocuk annesi Merve T. (34), evinde sancılanması sonrası girdiği banyoda doğum yaptı. Bir erkek bebek dünyaya getiren Merve T. yeni doğan bebeğini banyoda 9 kez bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından özel bir hastanede tedavi altına alınan Merve T., tedavisi sonrası gözaltına alındı. İfadesi alınan Merve T. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2022 yılında müebbet hapis cezası aldı İddianamede, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce olay ile ilgili düzenlenen otopsi raporunda bebeğin kesici delici aletle öldürücü nitelikte toplam 9 kez yaralandığı belirtildi. Merve T.'nin iddianamedeki ifadesinde olay günü bel ağrısı sebebiyle hastaneye gittiğini ve kas gevşetici iğne yapıldığını, eve geldiğinde ise kanaması olduğunu belirtti. Daha sonra duşa girdiğinde ise bebeğin doğduğunu, bebeğin kordonunu kesmek için meyve bıçağı aldığını ve sonrasını hatırlamadığını belirtti. Ayrıca Merve T., hamile olduğunu bilmediğini, bilinç dışında eylemde bulunduğunu ifade etti. "Çocuğa ve altsoya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanan sanık 14 Haziran 2022 tarihinde müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Yargıtay kararı bozdu Sanık avukatları, sanığın olay anında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini, epilepsi hastası olduğunu ve eylemi bilinç dışı gerçekleştirdiğini belirterek karara itiraz etti. İtiraz üzerine Yargıtay, kişinin geçici bir nedenle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı TCK'nin 34. maddesi yönünden bozarak dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. "Kendimde değildim" Olayla ilgili davanın ilk celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Merve Y., avukatları ve müşteki eşi Hakan Y. katıldı. Bozma ilamına karşı sanık Merve T., "Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, uyulmasını talep ediyorum. Bozma doğrultusunda, şu anki ruh halim nazara alınarak beraatimi talep ediyorum. Kendimde değildim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Müşteki ise şikayetçi olmadığını söyledi. "Kendi çocuğunu bilerek öldürmesi mümkün değil" Sanık avukatları Tuba Özbay ve Mahmut Cengiz Sarıbay, müvekkillerinin yaklaşık 5 yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Avukatlar, sanığın kendi çocuğunu bilerek öldürmesinin mümkün olmadığını, olayın ani gelişmesiyle cinnet hâlinde eylemi gerçekleştirdiğini ve epilepsi hastalığı bulunduğunu savundu. Dosyadaki tüm delillerin toplandığını ve delil karartma ihtimalinin bulunmadığını belirten avukatlar, müvekkilinin tutuklulukta geçirdiği süre de dikkate alınarak serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.