Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mücadele

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı Lansmanı Gerçekleştirildi Haber

Nilüfer Belediyespor Eker Kadın Voleybol Takımı Lansmanı Gerçekleştirildi

Cengiz Göllü Spor Salonu’nda gerçekleştirilen sezon lansmanına Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Nilüfer Belediyespor Eker Kulüp Başkanı Muharrem Or, Başantrenör Gökhan Dönmez, takım kaptanı Buse Ünal Pehlivan, teknik heyet ve sporcular katıldı. Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Bursa temsilcisi, Vodafone Sultanlar Ligi’ndeki ilk maçına 3 Ekim 2026 tarihinde Eczacıbaşı karşısında Cengiz Göllü Spor Salonu’nda çıkacak. “SULTANLAR LİGİ’NDE REKABET HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” Nilüfer Belediyespor Eker Kulüp Başkanı Muharrem Or, yeni sezon öncesi yaptığı değerlendirmede Sultanlar Ligi’nde ekonomik ve sportif rekabet seviyesinin oldukça yükseldiğine dikkat çekti. Belediye yönetiminin kulübe ciddi destek verdiğini belirten Or, ligde belediye kulüplerinin giderek azalmasının Türk voleybolu açısından önemli bir konu olduğunu söyledi. Kurumsal desteğin sporun sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Or, geçen sezon olduğu gibi bu yıl da zorlu bir mücadelenin kendilerini beklediğini dile getirdi. Geçen sezon beklenmedik galibiyetlere imza atarak ligin dikkat çeken ekiplerinden biri olduklarını hatırlatan Or, yeni sezondaki yaklaşımın da değişmeyeceğini vurguladı. Or, “Hedefimiz yine en iyi voleybolu oynamak ve sahada en sportmen takım olmak. Geçen sezon kolay değildi ama çok güzel anılar yaşadık. Bu yıl da aynı anlayışla mücadele edeceğiz” dedi. ALTYAPIDAN SULTANLAR LİGİ’NE GENİŞ ORGANİZASYON Kulübün yalnızca Sultanlar Ligi takımından oluşmadığını vurgulayan Muharrem Or, 1. Lig ekibinden genç, yıldız, küçük ve minik yaş gruplarına kadar geniş bir altyapı organizasyonuna sahip olduklarını söyledi. Tesislerde gün boyunca farklı yaş kategorilerinde antrenmanların devam ettiğini ifade eden Or, yeni yeteneklerin keşfedilmesi amacıyla düzenli olarak seçmeler gerçekleştirildiğini belirtti. Genç sporcuların yalnızca sportif gelişimlerinin değil, eğitim ve konaklama süreçlerinin de desteklendiğini kaydeden Or, Bursa’daki yeteneklerin gelişimlerini tamamlamadan başka şehirlere yönelmesinin önüne geçmek istediklerini ifade etti. ECE EKER: “GENÇ KIZLARA İLHAM VERİYORLAR” Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker de spora verdikleri desteğin uzun yıllardır devam ettiğini belirterek, Nilüfer Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’nın yanında olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Kadın voleybolcuların yalnızca sportif başarılarıyla değil, genç kızlara örnek olmalarıyla da önemli bir görev üstlendiklerini belirten Eker, sporcuların yeni nesiller için güçlü rol modeller oluşturduğunu ifade etti. “NİLÜFER’DE VOLEYBOL GÜÇLÜ BİR KÜLTÜRE DÖNÜŞTÜ” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun ise Nilüfer’de sporun ve özellikle voleybolun önemli bir kültür haline geldiğini söyledi. Kadın sporcuların çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine dikkat çeken Altun, “Sizi izleyen binlerce genç kızın hayallerini taşıyorsunuz. Onların ‘Ben de böyle olmak istiyorum’ demeleri kadın sporunun geleceği açısından çok kıymetli. Sporun gerçek ruhu vazgeçmemektir” ifadelerini kullandı. DÖNMEZ: “MÜCADELECİ BİR TAKIM İZLETECEĞİZ” Nilüfer Belediyespor Eker Başantrenörü Gökhan Dönmez de takımın hazırlık döneminden memnun olduklarını belirtti. Takım içindeki uyuma dikkat çeken Dönmez, “Oldukça güzel bir ekibiz. Geçen sezon ortaya koyduğumuz iyi voleybolu bu sezon da sahaya yansıtmak istiyoruz” diye konuştu. Takım kaptanı Buse Ünal Pehlivan ise geçen sezon önemli işler yaptıklarını belirterek, “Geçen yıl iyi işler yaptık. Bu yıl da bunu devam ettireceğimize inanıyorum. Umarım sağlıklı ve başarılı bir sezon geçiririz” dedi. Nilüfer Belediyespor Eker, yeni sezonda Sultanlar Ligi’ndeki ilk sınavını 3 Ekim’de Eczacıbaşı karşısında kendi sahasında verecek.

Şehit aileleri ve gazilerin Çanakkale çıkarması Haber

Şehit aileleri ve gazilerin Çanakkale çıkarması

Bursa ve İstanbul şubelerinin ortaklaşa düzenlediği program kapsamında şehit aileleri ve gaziler, Çanakkale ve Gökçeada’yı ziyaret etti. Katılımcılar, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı tarihi alanları gezip şehitliklerde dua etti. Geziye ilişkin değerlendirmede bulunan AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ve İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, programın şehit aileleri ve gaziler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Akar ve Koç, Çanakkale ve Gökçeada’da üç gün boyunca tarihe tanıklık ettiklerini ifade etti. Akar ve Koç yaptıkları ortak açıklamada, "Bu gezi bizim için şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için çok anlam ifade ediyor. Ülkemizin tarihinde bir dönüm noktası olan Çanakkale’de ve Gökçeada’da üç gün boyunca kahramanca yazılan destana şahit olduk. Şehit ailelerimiz ile birlikte dünyaya varlığımızı ispatlayan kahraman ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi ziyaret ederek duygu dolu bir zaman yolculuğu yaptık" dedi. "Vatanımızın her karışında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin hatırası var" diyen Akar ve Koç, "Bizler AŞAV olarak bu vatan için şehadet makamına ulaşan şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz için ömrümüzün sonuna kadar mücadele edeceğiz. Onların yanında ve hizmetinde olacağız" ifadelerini kullandı. AŞAV yöneticileri, program kapsamında kendilerini ağırlayan vakfın Onursal Başkanı Bülent Ayli ile Çanakkale Şube Başkanı Emine Kızılay’a teşekkür etti.

Mustafa Er: Çok ciddi bir avantaj elde ettik Haber

Mustafa Er: Çok ciddi bir avantaj elde ettik

Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Batman Petrolspor galibiyetinin ardından açıklamalarda bulundu, Er: "Son derece mutluyuz. İkinci yarı çok daha farklı kazanabilirdik. İlk yarıda mücadele anlamında rakibe göre geride kaldık. Erken hamleler yapmak zorunda kaldık. Devreye kadar 4 oyuncu değiştirdik. İkinci yarı muaazam bir dönüş yaptık. Rakibimize net pozisyon vermedik. Rakibin sertliğine cevap vermeliydik. Devre arasında aramızda sert konuşmalar gerçekleştirdik. Vermemiz gereken reaksiyonu ikinci yarı verdik. Mücadele edilmeden kazanılmıyor. 8 maçın 5’ini deplasmanda oynadık. Kayseri, Iğdır ve Batman maçların kazandık. Çok ciddi bir avantaj elde ettik. Mili aradan sonraki süreçte puan farkını artırarak devam ettirmek istiyoruz Hakem sadece ilk yarı inanılmaz derecede kötüydü. Bu maç minimum 5-6 kart vermesi gerekirdi. Kritik kararların hepsi doğru. Herkes bizi çok farklı yere koyuyor ama öyle bir lig değil. Herkes herkesi yeniyor. Deplasmanlar çok zor. Bizim puan kaybettiğimiz iki maç en çok pozisyona girdiğimiz maçlar. Şu an 8 maça baktığımızda 2-3 puan geride olduğumuzu düşünüyorum. Halil rakip çektiği için depar atarken ayağında yırtık oluşabilir. Ciddi bir sakatlık olabilir. Sıkıntılı bir durum olabilir. Iheanacho’yu bunun için aldık. Çok uğraştık bu transfer için. Bu ligde herkes bizim para harcayıp başkasının harcamadığını düşünüyor. Birkaç takım, Iheanacho’nun aldığından fazla bonservis ve maaş ödedi. Diğer oyuncularımızdan da aynı katkıyı almak istiyoruz. 7 gol yedik, 5’i bireysel hata. Akan oyunda rakiplere 8 pozisyon vermedik. Bu defolar hep olacak. Gol yememek istiyoruz ama yersek de 2-3 tane atmak istiyoruz. Maçtan önceki hafta iki farklı kadroyla iki hazırlık maçı oynamak istiyoruz."

Orhaneli’de gaziler günü kutlandı Haber

Orhaneli’de gaziler günü kutlandı

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde gaziler günü törenle kutlandı. Orhaneli Hükümet binası önünde düzenlenen törene Orhaneli Kaymakamı Yasin Erdem, Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, AK Parti İlçe Başkanı Serdar Başak, İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Duman, İlçe Emniyet Amiri Abdülkadir Sosar, gaziler ve gazi yakınları katıldı. Atatürk heykeline çelek konulmasının ardından, 1994 yılında Güneydoğu’da terörle mücadelede yaralanan gazi Ali Ceylan bir konuşma yaptı. Ceylan, "Yurdumuzun bağımsızlığının ve milletimizin huzuru için mücadele ettiğimiz gazilerimizin onurlandırdığınız 19 Eylül Gaziler Gününde sizlerle olmaktan büyük bir onur ve gurur duymaktayım. Bugün 54 yaşında olan bir gazi olarak karşınızda bulunuyorum. Aradan yıllar geçmiş olsa da vatan uğruna verilen mücadelenin yaşananların ve geride bulunan hatıraların insanın kalbinde bıraktığı izler hiçbir zaman silinmeyecektir. Gazilik benim için yalnızca taşınan bir unvan değil, vatanımıza, bayrağımıza ve milletimize duyduğumuz bağlılığın bir göstergesidir. Bu topraklarda huzur içerisinde yaşayabiliyorsak, bunun geçmişte bugün vatan uğruna fedakarlık yapan şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz" dedi. Törenin ardından Gazi ve yakınları için organize edilen yemekte konuşan Kaymakam Yasin Erdem, "Bugünü sizlerle dolu dolu yaşamaya çalışıyor, sizlerle hasbıhal ediyoruz. Bunlar güzel günler, ben bu vesileyle tekrardan sizlerin gününüzü kutluyorum. Ebediyete intikal etmiş şehitlerimize, gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalan ailelere sizlere sağlık, sıhhat ve huzur diliyorum diye konuştu. Tören ve yemeğin ardından öğle namazını müteakip Durdubey Camii’nde gazi ve şehitler için Mevlid-i Şerif okutuldu.

BAKİ ÇAĞDAŞ UZUN: “MENEMEN DEPLASMANINA HAZIRIZ” Haber

BAKİ ÇAĞDAŞ UZUN: “MENEMEN DEPLASMANINA HAZIRIZ”

İnegöl Kafkasspor Teknik Direktörü Baki Çağdaş Uzun, sekiz günlük Afyon kampı ile pazar günü deplasmanda oynanacak Menemen FK karşılaşması öncesinde açıklamalarda bulundu. Afyon kampının takım açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Uzun, “Sekiz günlük güzel ve verimli bir kamp dönemi geçirdik. Afyon kampında dört hazırlık karşılaşması oynadık. Hem antrenmanların hem de hazırlık maçlarının bizim açımızdan oldukça iyi geçtiğini söyleyebilirim. Oyuncularımızın çalışma isteğinden, ortaya koydukları mücadeleden ve performanslarından memnunuz.” dedi. Kamp döneminin takım içerisindeki birlikteliğe önemli katkı sağladığını ifade eden Uzun, “Kadromuzda daha önce bulunan oyuncularımızla takımımıza yeni katılan futbolcularımızın kaynaşması ve birbirlerini daha yakından tanıması açısından önemli bir süreç oldu. Yeni kurulan bir takım olduğumuz için bu tür kamp dönemleri uyum sürecimizi hızlandırıyor. Her geçen gün takım olarak daha iyi bir seviyeye geliyoruz. Ayrıca bu kampın gerçekleşmesi için büyük fedakârlık gösteren ve bizlere her türlü imkânı sağlayan yönetim kurulumuza şahsım, teknik ekibim ve oyuncularımız adına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Pazar günü deplasmanda oynanacak Menemen FK karşılaşmasına hazır olduklarını vurgulayan Uzun, sözlerini şöyle tamamladı: “Menemen deplasmanının zorluğunun farkındayız. Takımımızı bu karşılaşmaya en iyi şekilde hazırladık ve maça hazırız. Taraftarlarımız bu sezon sahada genç, koşan, mücadele eden ve son düdüğe kadar pes etmeyen bir takım izleyecek. Kafkasspor’u en iyi şekilde temsil etmek ve sahadan istediğimiz sonuçla ayrılmak için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.”

Hastalığını unuttu, alevlere koştu...65 yaşındaki Hanife Teyze alevlerin önüne geçti Haber

Hastalığını unuttu, alevlere koştu...65 yaşındaki Hanife Teyze alevlerin önüne geçti

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde anızda başlayıp ormana sıçrayan yangını gören 65 yaşındaki KOAH hastası Hanife Tiryaki, hastalığını unutarak alevlerin üzerine koştu. Yangının ormanlık alana sıçramaması için var gücüyle mücadele eden Hanife Teyze'nin yardımına kısa sürede Büyükşehir itfaiye ekipleri yetişti. Yangının ardından kendisini ziyaret eden itfaiye amiri Fatih Kılıç'ı kapıda gören Hanife Tiryaki duygu dolu anlar yaşadı. Fethiye Köyü'nde önceki gün anızda başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle büyüyüp ormana sıçradı. Alevleri gören 65 yaşındaki Hanife Tiryaki, ormanın yok olmaması için hiç düşünmeden müdahale etti. KOAH hastalığını unuttu, alevlerin üzerine yürüdü KOAH hastası olmasına rağmen hastalığını bir kenara bırakan Hanife Teyze, yangını söndürmek ve alevlerin ilerlemesini engellemek için var gücüyle çalıştı. O sırada bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kısa sürede kontrol altına aldı. Yangına 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri. 2 dozerle müdahale edilirken, ormana sıçraması da önlendi. Dumandan yüzü kapkara oldu Yangın sırasında Hanife Tiryaki'nin gösterdiği mücadeleyi gören Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda görevli itfaiye amiri Fatih Kılıç, yüzü simsiyah olan yaşlı kadının yanından ayrılmadı. Ekipler, yangının ardından Hanife Teyze'yi evine bıraktı. Olaydan sonra kapısı çalındı, karşısında itfaiye amirini gördü Yangının ardından Hanife Tiryaki'yi unutmayan itfaiye amiri, yaşlı kadına teşekkür etmek için evinde ziyaret etti. Kapıyı açtığında karşısında itfaiye amiri Fatih Kılıç'ı gören Hanife Teyze, onu sarılarak karşıladı. İkili arasındaki samimi sohbet, o gün yaşananları yeniden hatırlattı. Yangın anlarını anlatan Hanife Tiryaki, "Ormanların yandığını görünce dayanamadım. Ben KOAH hastasıyım ama ne yapayım, öyle yangını görünce dayanamadım. Hastalığımı unuttum, var gücümle müdahale ettim. İtfaiye ekipleri Hızır gibi yetişti" dedi. İtfaiye amirinin ziyaretinden büyük mutluluk duyduğunu belirten Hanife Teyze, "Bizi çocukluğumuzu hatırlattı" ifadelerini kullandı. 65 yaşındaki Hanife Teyze'nin hastalığına rağmen yangına karşı verdiği mücadele ve ardından itfaiye amiriyle yaşadığı buluşma, görenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu.

Hikmet Karaman “Bursaspor ligin favorilerinden” Haber

Hikmet Karaman “Bursaspor ligin favorilerinden”

Bursaspor taraftarının etkisine dikkat çeken Karaman, “Evet, Bursaspor taraftarı müthiş. Zaten Bursaspor taraftarını anlatmaya gerek yok. En son burada milli takım maçını oynadık. Orada taraftarın ne olduğunu hem Türkiye’ye hem dünyaya gösterdi Bursaspor taraftarı. Bugünkü maçta da ilk 30 dakika taraftarın etkisi müthiş” dedi. Bursaspor’un iyi bir takım kurduğunu belirten Karaman, “Bursaspor iyi bir takım kurmuş. Özellikle hücum bölgesinde çok etkililer. Ama biz Iğdırspor olarak da şunu düşünmemiz gerekiyor. Genç bir takımız. Bana göre bugün çok iyi oynadık. Çok iyi mücadele ettik. 10 kişi kaldıktan sonra da pozisyonlara girmeye çalıştık. İşte direkten, frikikten dönen bir topumuz var. İlk devre Arda’nın vuramadığı bir pozisyon var” ifadelerini kullandı. Takımın yeni bir yapılanma içerisinde olduğunu ifade eden Hikmet Karaman, “Bence bugün ilk defa bir araya gelen, geçen seneden sadece üç oyuncusunun oynadığı bir takım. Biraz zamana ihtiyacımız var. Bugün ortaya koyduğumuz futbol, mücadele, oyun disiplini, taktiksel oyun disiplini, pozisyon disiplini… Ben yukarıdan iyi bir şekilde maçı seyrettim. Onun için oyuncularımızı kutluyorum” diye konuştu. Bursaspor’un ligin favori takımlarından biri olduğunu söyleyen Karaman, “Bursaspor da bu ligin favori takımlarından biri olduğunu gösterdi ama lig 7-8 haftadan sonra oturur. Herkesin takımının ne olduğunu görebiliriz. Onun için biz oynadığımız oyundan memnunuz. Hocamızın, futbolcularımızın sahaya yaydığı mücadeleden dolayı mutluyuz. Tabii bunu en azından bir beraberlikle süsleyebilirdik. Olmadı. Bursaspor’a başarılar diliyorum” dedi.

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı Haber

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı

Çanakkale Geçilmez Destanı'nın dönüm noktası olan 'Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü, Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda düzenlenen törenle kutlandı. Zaferin 111'inci yıldönümünde yeri yeniden tespit ve ihya edilen Arıburnu Zafer Anıtı'nın açılışı düzenlendi. Çanakkale Boğazı'nı geçemeyeceklerini anlayınca Gelibolu Yarımadası'na karadan çıkarma yaparak buradan Boğaz'a ulaşmayı deneyen İtilaf Devletleri'nin umutlarının yok edildiği 10 Ağustos Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ev sahipliğinde, Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende, Atatürk Anıtı'na, Çanakkale Valiliği, 2'nci Kolordu Komutanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve yabancı devletlerin temsilcileri çelenklerini sunuldu. Şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve saygı atışı gerçekleştirildi. Türk bayrağı, İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşma yapıldı. Törende konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Bugün zafer günümüzdür, kutlu olsun. Ordu milletlerin en çok dövüşen, en sarpı olan Türk milletinin tarih yolculuğunda Ağustos ayının çok ayrı bir önemi vardır. Ağustos ayı, Türk milleti için zaferler ayıdır. Buradan, Conkbayırı'ndan Malazgirt Ovası'na Kocatepe'ye Afyon Ovası'na selam olsun. Bu zaferin mimarlarına bin selam olsun. Yaklaşık 8 buçuk ay süren şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda bu topraklarda Mehmetçiğin büyük bir zafer kazandığı mekanlardayız. Etin ve kemiğin çeliğe galip olduğu yerlerdeyiz. Malazgirt Ovası'ndan buraya yürüyen Türk oğlu bu toprakları vatan bellemiş, tarihin belli dönemlerinde Gazi Süleyman Paşa ile beraber karşıya geçmiş ve bu topraklarda şehit olmuş, gazi olmuş ama yüzyıllarca bu toprakları kendine yurt yapmış ve vatan bellemiştir. Gün gelmiş Çanakkale'de şafağın karardığı günde zor duruma düştüğümüzde ve burada yangınlar çıktığında memleketin dört bir tarafından Mehmetçikler kuzeyden güneyden batıdan doğudan yakından uzaktan koşarak gelmiş ve Çanakkale'deki bu büyük yangını söndürmeye gayret göstermiştir. Buralarda gerçekten herkes canından vazgeçmiş yeri gelmiş kan dökmüş, yeri gelmiş canını vermiş ama düşmanı işte bu topraklardan bir adım öteye geçirmemiştir" dedi. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ise, "Dünya harp tarihinin kaydettiği en kanlı, en sert, en yoğun mücadelelerin verildiği topraklardayız. Bu bir varlık yokluk mücadelesiydi. Kendi yurdunu, kendi toprağında hür ve bağımsız yaşamak için canını feda eden büyük kahramanların verdiği bir mücadeleydi. Anafartalar muharebeleri Kara Harekatı'nın en önemli 2'nci kırılma anına tekabül ediyordu. Nisan ayında gerçekleşen Kara Harekatı'nın durdurulması 1'nci kırılma safhası olarak görülebilir ama burada Anafartalar Muharebelerinde ortaya konulan mücadele de kara harekatın 2'nci kırılma anı olarak değerlendirilebilir. Çünkü bu hat aşılsaydı muhtemelen savaşın seyri değişecekti. İşte burada Türk ordusunun, Türk milletinin, Türk askerinin niteliği özellikleri ön plana çıkmaya başladı. Büyük bir kanlı çatışmanın yaşandığı bu topraklarda Akif'in deyimiyle ‘ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer' İşte bu hercümerç içerisinde sağlam iradesiyle Mehmetçik bulunduğu hatları kanın son damlasına kadar savunmaya devam etti" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından şehitler için dua edildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Gelibolu 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı şeref defterini imzalamasıyla Conkbayırı'ndaki tören son buldu. Çanakkale geçilmedi Çanakkale Savaşları sırasında, İtilaf Birlikleri Seddülbahir ve Arıburnu'ndaki çarpışmalardan sonra Gelibolu Yarımadası'nı buralardan geçmenin imkansız olduğunu görerek, kuzeydeki Anafartalar'da yeni bir cephe açtı ve Conkbayırı'nı ele geçirdi. Ancak 10 Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in emriyle başlatılan süngü hücumuyla düşman püskürtüldü ve İtilaf Devletleri Anafartalar'dan Gelibolu Yarımadası'nı geçemedi. Arıburnu Zafer Anıtı açıldı 111 yıl önce zaferin nişanesi olarak yükselen, işgal yıllarında yıkılan Arıburnu Zafer Anıtı, Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümünde şehitlik ihya projesi çerçevesinde yeniden yükselerek tarihi hafızadaki yerini aldı. 1915 yılında Arıburnu cephesinde, Anzak hatlarının gerisinde top mermisi kovanlarından inşa edilen anıt, savaş sonrasında Müttefik kuvvetler tarafından yıkıldı. Arıburnu Zafer Anıtı, işgal döneminde kasıtlı olarak yıkıldığı tarihi kaynaklarla belgelenen tek Osmanlı zafer anıtı olma özelliğini taşımakta. Uzun yıllar yalnızca tarihî kaynaklarda varlığını sürdüren anıtın yeri, 15 Ağustos 2024 tarihinde bölgede meydana gelen yangının ardından gerçekleştirilen saha araştırmaları ve hava fotoğrafları sayesinde yeniden tespit edildi. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler doğrultusunda, Çanakkale Valiliği koordinatörlüğünde, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı kontrolünde, Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı ve Eceabat Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen rekonstrüksiyon çalışmaları tamamlanarak, 1915 yılında inşa edilen ve savaşın ardından ortadan kaldırılan Arıburnu Zafer Anıtı, özgün tarihi veriler doğrultusunda aslına uygun şekilde yeniden ihya edildi. Arıburnu Zafer Anıtı açılışında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "O günün şartlarında Mehmetçik zaferin nişanesi olarak, o büyük fedakarlığın, o büyük civan mertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt, o büyük kahramanlığın timsali olmuş, sembolü olmuştur. Fakat dönemi şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçti de Mehmetçiğin elleriyle yapmış olduğu anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmakta Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletlerinin evlatlarına nasip olmuştur. Mehmetçiğin kendi elleri ile yaptığı o anıtın yerini bulduğumuzda içimizden tekrar o anıtın eski haline iade edilmesi gerektiği kanaatine vardık. Burada tekrar ifade ediyorum yeni bir şey yapmıyoruz, yeni bir şey inşa etmiyoruz. Eski hali iade ediyoruz. Mehmetçiğin hatırasına da sahip çıkıyoruz" diye konuştu. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Burası dünyanın önemli, harp tarihi alanlarından bir tanesi. Bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için Alan Başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetlerine devam ettiriyor. Başkanımızın ifade ettiği gibi dünyanın en önemli korunan tarihi alanlarından bir tanesi niteliğinde. Burada yine anıtları bulunan, mezarları bulunan müttefik devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına karşı büyük bir özen gösterdiklerine de şahit oluyoruz. Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Burada bugün açılışın yaptığımız anıt, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var; o da egemenlik. Egemenliğiniz ve bağımsızlığınız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım" dedi. Arıburnu Zafer Anıtı'nda gerçekleştirilen açılış töreni konuşmaların ardından dua edilmesi, kurdele kesimi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Törenlere; Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Avustralya Savunma Ataşesi Albay Tim Hawley, Yeni Zelanda Maslahatgüzarı Erin Morris, 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, 3'üncü Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı, Amfibi Kolordu Komutan Vekili Deniz Piyade Albay Umut Turhan, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutan Vekili Deniz Albay Erhan Ege, Çanakkale Baro Başkanı Avukat Ardahan Dikme, Avustralya Başkonsolosu Dr. Paul James Gregor Crawford, Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün, Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Kıdemli Binbaşı Barış Borucu, siyasi parti temsilcileri, gaziler, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

’Drakula’ böceği Karadeniz’de yayılıyor Haber

’Drakula’ böceği Karadeniz’de yayılıyor

Türkiye’ye yıllar önce ithal süs bitkileriyle giriş yaptığı değerlendirilen ve halk arasında "Drakula böceği" olarak bilinen Turunçgil Teke Böceği, Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından fındığı tehdit etmeyi sürdürüyor. Trabzon’da başlayan mücadele devam ederken, böceğin son olarak Rize’de görülmesi üzerine bölgede karantina tedbirleri uygulamaya alındı. Fındık bahçelerinin en büyük düşmanlarından biri olan, anavatanı Uzak Doğu’ya dayanan Turunçgil Teke Böceği etkisini sürdürüyor. Halk arasında "Drakula böceği" olarak bilinen Turunçgil Teke Böceği, Türkiye’ye girişinin ardından Karadeniz’de yayılışını sürdürürken, başta fındık olmak üzere birçok ağaç türünde ciddi zarara neden oluyor. Türkiye’ye ithal edilen süs bitkileriyle giriş yaptığı değerlendirilen böcek için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde başlatılan çalışmalar kapsamında zararlının görüldüğü bölgelerde karantina uygulamaları hayata geçirilirken, en büyük tehdidi Karadeniz’in en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan fındıkta oluşturuyor. Yumurtalarını ağacın kök kısmına yakın alt gövdelerine bırakan zararlı böcek, yumurtalardan çıkan larvalar ile ağacın kambiyum, öz odun ve diri odun kısmında oval şekilde derin galeriler açarak su ve besin iletimini engelliyor. Bu durum zamanla dalların kurumasına, verimin düşmesine ve ilerleyen süreçte ağacın tamamen kaybedilmesine neden olabiliyor. Trabzon’da yıllardır sürdürülen çalışmalarla zararlının yayılışı önemli ölçüde kontrol altına alınırken, son olarak Rize’nin Fındıklı ilçesinde de görülmesi endişeleri artırdı. Bölgede karantina tedbirleri uygulanırken, ekipler böceğin görüldüğü alanlarda inceleme ve mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, üreticilerden fındık bahçelerinde gövdelerde açılmış yuvarlak delikler, ağaç diplerinde talaş birikintisi ve nedeni bilinmeyen kurumalar gibi belirtilerle karşılaşmaları halinde durumu vakit kaybetmeden il ve ilçe tarım müdürlüklerine bildirmelerini istedi. "Avrupa’da ve ülkemizde 87 cinse ait 180’den fazla türde zarar yaptığı biliniyor" KTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi İsmet Harman, Turunçgil Teke Böceği’nin Uzakdoğu kökenli bir tür olduğunu belirterek, "Ana vatanı Çin, Japonya ve Kore’dir. 2000’li yıllarda bitki materyallerinin taşınması ile Avrupa’ya giriş yapmış ve ardından Fransa, Hollanda, Birleşik Krallıklar ve Danimarka gibi birçok Avrupa ülkesinde yayılmıştır. Ülkemizde ise ilk kez 2014 yılında İstanbul Şile Kumbaba Fidanlığı’nda tespit edilmiş ve mevcut durumda ülkemizde İstanbul, Antalya, Sakarya, Bartın, Diyarbakır, Trabzon ve son olarak Rize‘de görülmüştür. Trabzon’da ilk kez 2016 yılında Esiroğlu‘nda bulunan Atasu fidan depolama alanında tespit edildi. Ardından çevredeki fındık bahçelerinde de türün görüldüğü ve yoğun zararlar yaptığı bilinmektedir. Bu tür anavatanında turunçgilde yoğun olarak zarar yaptığı bilinmekle birlikte Avrupa’da ve ülkemizde 87 cinse ait 180’den fazla türde zarar yaptığı bilinmekte. Dolayısıyla yalnızca fındık değil aslında Akçaağaçtan Kavak ağacına, At kestanesinden Çınar’a kadar ve fındık, kiraz gibi birçok hem ormanda hem park bahçelerde kullanılan süs bitkilerinde hem de tarımda kullanılan bitkilerde zarar yapmaktadır. Samsun, Trabzon ve son görüldüğü Rize’de özellikle fındık alanlarını tercih etmesi ile dikkatimizi çekmektedir. Buralarda tespit edildikten sonra ilgili kurumlar tarafından gerekli müdahale ve mücadele yöntemlerinin uygulandığını ve başarı ile sonuçlandığını biliyoruz. Ancak bu gelecek için özellikle fındık yetiştiriciliğinin önemli olduğu Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon gibi illerimizde özellikle dikkat edilmesi ve hızlı bir şekilde mücadele çalışmalarının gerçekleştirilmesi gereken bir böcek türü olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Çok tehlikeli bir zararlı" Böceğin tek bir larvasının bile fındığın dalını öldürmeye yettiğini kaydeden Harman, "Haziran sonu ile Ağustos sonu arasında bölgemizdeki fındık alanlarında biz bu türü ergin olarak görebiliriz. Bu tür yaklaşık 1.5-4 cm boyutunda oluyor. Teke şeklinde arkaya doğru kendi boyu uzunluğunda bazen de kendi boyundan daha uzun antenleri olan üzeri parlak siyah renkli ve birçok beyaz lekesi bulunan bir teke böceği. Zaten adını da antenlerinin geriye doğru ve teke gibi olmasından alıyor. Bu türü öncelikle erginlerinden tanıyabiliriz ya da kış boyu larva döneminde zarar yaptıktan sonra ergin olarak çıkış yaptığı kök ve köke yakın alt gövde kısmındaki bir TL büyüklüğündeki çıkış deliklerinden bu türü tanıyabiliriz. Bilinçli bir toplum olarak bu türün herhangi bir belirtisini gördükten sonra ilk olarak hızlı bir şekilde ilgili kurum mercilere ve belediyelere bu türün alanımızda ya da arazimizde olduğunu hızlı bir şekilde gidip bildirmek gereklidir. Bunun dışında tabi türle ilgili yapılan farklı biyolojik mücadele yöntemleri bulunuyor. Ancak, bu türle ilgili yapılabilecek en kesin ve net çözüm eradikasyon çalışmalarıdır. Türün alanda tespit edildiği an hızlı bir şekilde önlem almak amacıyla alana gidip kökle birlikte alandaki ağacın tamamen çıkarılması ve orada yonga haline getirilerek hızlı bir şekilde imha edilmesi, yakılması gereklidir. Yoksa ben bunu alayım, evime götüreyim, yakacak odun olarak kullanırım gibi bekletmek kesinlikle çok tehlikelidir. Bulunduğu alanda hızlı bir şekilde eradikasyon çalışmasının başarılı uygulanarak gerekli materyalin yakılması gereklidir. Aslında bu çok tehlikeli bir zararlı. Böceğin sadece bir larvası bile fındığın bir dalını öldürmeye yetecek niteliktedir. Bir ocakta yalnızca bir erginin bıraktığı yumurtalar tamamen ocağı kurutabilir. Kahverengi kokarca gibi doğrudan meyve veya fındık verimini etkilemekten ziyade doğrudan ağacı öldürdüğü için çok daha tehlikeli bir durumda diyebiliriz. Bunun için bir an önce önlemlerin alınması ve özellikle halkın bir yerden bir yere fidan taşımamasına ve özellikle görüldüğü bölgeden başka bir alana fidan taşınmaması konusunda hassasiyet göstermesi çok çok önemli" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.