Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mısır

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karacabey Ovası sular altında kaldı Haber

Karacabey Ovası sular altında kaldı

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi’ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası’ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim Haber

Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin geleceğine yön verecek yatırımları ve kalkınma vizyonunu anlattı. Yenişehir’in tarım ve sanayide güçlü bir atılım sürecine girdiğini ifade eden Başkan Ercan Özel, “İlçe halkımızın yaklaşık yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyor. Bu gerçek, bizim tüm planlamalarımızın merkezinde tarımı tutmamızı zorunlu kılıyor” dedi. VERİMLİ TOPRAKLAR, GÜÇLÜ ÜRETİM Türkiye’nin en verimli ovalarından birine sahip olan Yenişehir’de başta biber, buğday, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı olmak üzere; sebze, meyve ve hayvancılık alanında önemli bir üretim potansiyeli bulunuyor. Modern sulama imkânları, geniş tarım arazileri ve üretim kültürüyle Yenişehir, Bursa’nın tarımsal lokomotif ilçeleri arasında yer alıyor. Başkan Ercan Özel, tarımsal üretimin katma değere dönüşmesi için sanayi yatırımlarının kritik önem taşıdığını vurgulayarak, “Biz tarımı tek başına değil, sanayiyle entegre bir yapının parçası olarak ele alıyoruz” diye konuştu. GIDA OSB YENİŞEHİR’İ DEĞİŞTİRECEK Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ilçemizde üretilen tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulması açısından stratejik bir rol üstlenecek. Bu yatırım sayesinde ürünler ham madde olarak değil, katma değeri yüksek nihai ürünler olarak ekonomiye kazandırılacak. Böylece hem üreticimiz hem de tüketicimiz bu önemli yatırımdan doğrudan fayda sağlayacak. Ayrıca ilçeye artı 12 bin istihdam sağlayacak” ifadelerini kullandı. Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgenin kısa süre içerisinde faaliyete geçmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Başkan Özel, “Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde çevreye duyarlı yapısıyla tarım ve sanayinin uyum içinde gelişmesini hedefliyoruz. Tarıma dayalı sanayi, depolama, lojistik ve hafif üretim tesislerinin yer alacağı bu bölge, istihdamı artırırken doğayı koruyan örnek bir model sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyemizle iş birliği içinde altyapı çalışmalarını en kısa sürede tamamlayarak, bölgede hızlı bir şekilde yatırımların hayata geçirilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı. YOSAB’DA YATIRIM REVİZYONU Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin sanayi altyapısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktığını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin imar revizyon planlarını alanında uzman bir komisyonla titizlikle hazırladık. Planlarımız şu anda onay sürecinde. İmar revizyonunun tamamlanmasıyla birlikte Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi, yatırımcılar için tercih edilen ve cazip bir merkez haline gelecek” ifadelerini kullandı. LOJİSTİK AVANTAJ TİCARETİ BÜYÜTÜYOR Yenişehir’in coğrafi konumunun önemli bir lojistik avantaj sunduğunu vurgulayan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin Bursa, Bilecik ve Eskişehir aksında yer almasının ticaret açısından büyük bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Başkan Özel, “Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın ilçemizde bulunması, bu yıl faaliyete geçecek Yüksek Hızlı Tren hattı kapsamında iki istasyonun Yenişehir sınırları içinde yer alması ve Gemlik Serbest Bölgesi’ne yalnızca 40–45 dakikalık mesafede olmamız; üretilen ürünlerin hem iç pazara hem de ihracata hızlı, güvenli ve düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinin tarladan sanayiye, sanayiden pazara kısa sürede ulaşmasının Yenişehir’i güçlü bir ticaret merkezi haline getireceğini vurgulayan Başkan Özel, bu yapının yatırımcılar açısından da önemli bir tercih sebebi olduğunu dile getirdi. ‘SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA MODELİ’ Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel değerlendirmesinde, ilçenin geleceğini tarım, sanayi ve lojistiği birbirinden ayırmadan planladıklarını belirterek, "Çiftçimizin ürettiği ürünün değerinde alıcı bulduğu, sanayicimizin güçlü altyapıyla üretim yaptığı, ticaretin ve istihdamın her geçen gün arttığı bir Yenişehir hedefliyoruz. Tarımı koruyan, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten sürdürülebilir bir kalkınma modeliyle yolumuza devam ediyoruz.” dedi. Başkan Özel, Yenişehir’in sahip olduğu üretim, sanayi ve lojistik gücüyle Bursa’nın yükselen merkezlerinden biri olacağını sözlerine ekledi.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor

Enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları ve fiili kapama, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti. Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır ise yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca dünya kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı bu rotadan geçtiği için sülfürik asit ve sanayi üretimi de doğrudan etkileniyor” dedi. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu söyledi. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini ifade etti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor. Bu tür dönemlerde tedarik sürekliliği, maliyet dengesi ve uzun vadeli planlama öncelikli başlıklar olmalı” dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor

Enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları ve fiili kapama, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti. Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır ise yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca dünya kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı bu rotadan geçtiği için sülfürik asit ve sanayi üretimi de doğrudan etkileniyor” dedi. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu söyledi. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini ifade etti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor. Bu tür dönemlerde tedarik sürekliliği, maliyet dengesi ve uzun vadeli planlama öncelikli başlıklar olmalı” dedi.

Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil" Haber

Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran'ın ülke topraklarına düzenlediği saldırılara, Riyad'da Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının ardından sert tepki gösterdi. Faysal bin Ferhan Al Suud saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, Tahran yönetimini stratejisini derhal "yeniden hesaplamaya" çağırarak, İran'ın bölgesel komşularını hedef alma stratejisini dikkatle planladığını söyledi. Suudi Bakan Al Suud, "Bu hedeflemelerin bazılarındaki doğruluk seviyesi, bunu hem komşularımızda hem de krallıkta görebilirsiniz, önceden tasarlanmış, planlanmış, organize edilmiş ve iyi düşünülmüş bir şey olduğunu gösteriyor. Krallığın hangi durumlarda savunma amaçlı bir eyleme geçeceğini ya da geçmeyeceğini açıklamayacağım, çünkü bunun İranlılara sinyal vermek açısından akıllıca bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Ancak İranlıların, krallığın ve saldırıya uğrayan ortaklarının ve diğerlerinin, bunu yapmayı seçmeleri halinde kullanabilecekleri çok önemli kapasite ve kabiliyetlere sahip olduğunu anlamalarının önemli olduğunu düşünüyorum" dedi. "Bu savaş sona erdiğinde, güvenin yeniden inşa edilebilmesi için çok uzun zaman gerekecek" İran'a gözdağı niteliğinde mesaj yollayan Faysal bin Ferhan Al Suud, "Gösterilen sabır sınırsız değil. Onların bir günü mü var, iki gün mü, bir hafta mı? Bunu önceden bildirmeyeceğim. Umarım bugün yapılan toplantının mesajını anlarlar, hızlıca yeniden değerlendirme yaparlar ve komşularına saldırmayı bırakırlar. Ancak bu bilgeliklerinin olduğundan şüpheliyim" ifadelerini kullandı. Savaşın bir gün sona ereceğini, ancak İran ile ilişkilerin yeniden kurulmasının çok daha uzun süreceğini söyleyen Faysal bin Ferhan Al Suud, "İran'ın bu stratejiyi son 10 yılda ve daha öncesinde inşa ettiğini kesin olarak biliyoruz. Bu, İran'ın gelişen bir duruma tepki olarak doğaçlama yaptığı bir şey değil. Bu, savaş planlamalarının içine yerleştirilmiş: komşularını hedef almak ve bunu uluslararası topluma baskı uygulamak için kullanmak. Dolayısıyla bu savaş nihayet sona erdiğinde, güvenin yeniden inşa edilebilmesi için çok uzun zaman gerekecek. Ve şunu söylemeliyim ki, eğer İran derhal durmazsa, o güveni yeniden tesis edebilecek neredeyse hiçbir şey kalmayacaktır" şeklinde konuştu. İran, Katar, Suudi Arabistan ve BAE'ye saldırmıştı İran Devrim Muhafızları Ordusu dün Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) petrol ve gaz tesislerini, İsrail'in İran'ın Güney Pars gaz sahasına yönelik saldırısına misilleme olarak hedef almıştı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin Riyad'ı hedef alan 4 İran balistik füzesini ve ülkenin doğu bölgesine yönlendirilen 2 füzeyi engellediğini açıklamıştı. BAE Savunma Bakanlığı ise ülkenin hava savunma sistemleri 13 balistik füze ve 27 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiklerini bildirmiş, ayrıca başarılı bir füze önleme sonrasında düşen enkazın yol açtığı olaylara müdahale edilirken Habşan gaz tesisindeki operasyonların askıya alındığını aktarmıştı. Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da başkent Doha'nın 80 km kuzeydoğusunda bulunan ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretim tesisi olan, küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sini üreten Ras Laffan Sanayi Şehri'ni hedef alan "İran saldırısının güçlü bir şekilde kınandığı" ifade edilmişti. Riyad'da gündem toplantısı düzenlenmişti Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gece saatlerinde bölgesel son gelişmelerin ele alındığı toplantı düzenlenmişti. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi Arabistan, Azerbaycan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Pakistan, Suriye, Katar, Kuveyt, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ve temsilcileri katılmıştı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İran'ın gerginliği tırmandırmasını ele almak ve bölgenin istikrarını korumak amacıyla bölgesel koordinasyonu güçlendirmek üzere düzenlenen toplantıda İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarının, "egemenlik hakkının ve uluslararası hukukun ihlali" olduğu belirtilerek şiddetle kınanmıştı.

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ’daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey’de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Otomotiv endüstrisi bugüne kadarki en yüksek Şubat ayı ihracatına imza attı Haber

Otomotiv endüstrisi bugüne kadarki en yüksek Şubat ayı ihracatına imza attı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin şubat ayı ihracatı yüzde 19 artışla 3 milyar 544 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sırada yer alan sektörün payı da yüzde 16,8 oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrisi olarak bugüne kadarki en yüksek şubat ayı ihracatına imza attık ve tüm ana ürün gruplarında önemli artışlar yaşadık. Bu tablo Türk otomotiv endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki çevikliğinin kanıtı niteliği taşıyor. Jeopolitik risklerin tam ortasındayız ama yüksek katma değerli ve yeşil dönüşüm odaklı stratejimizle sektörümüzün istikrarlı büyümesine kilitlendik. Avrupa’nın sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji açısından en güvenli partnerlerinden biri olmaya devam edeceğiz” dedi. Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 10 arttı Şubatta Tedarik Endüstrisi ihracatı %10 artarak 1 milyar 345 milyon USD olurken, Binek Otomobiller ihracatı %9 artışla 1 milyar USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %36 artışla 654 milyon USD, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %55 artışla 327 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %48 artışla 172 milyon USD oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya artış %23 olurken, Fransa’ya %19, İtalya’ya %24, Birleşik Krallık’a %14, Belçika’ya %35 ve Çekya’ya %17 ihracat artışı, İspanya’ya ise %16 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat %36 artarken, İspanya’ya %17, İtalya’ya %15, Slovenya’ya %63, Belçika’ya %48 ihracat artışı, Almanya’ya %10, Birleşik Krallık’a %41, Portekiz’e %15 ihracat düşüşü oldu. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a %41, Almanya’ya %31, Fransa’ya %155, İtalya’ya %31, Belçika’ya %105 ihracat artışı, İspanya’ya %44 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya %44, İtalya’ya %185, Birleşik Arap Emirlikleri’ne çok yüksek oranlı ihracat artışı yaşanırken, Çekicilerde ise Almanya ve Polonya’ya yüksek oranlı artışlar yaşandı. Almanya yine birinci sırada, Fransa’ya yüzde 45 artış oldu Şubatta ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan Almanya’ya 544 milyon USD’lik ihracat olurken, ikinci büyük pazar Fransa’ya yüzde 45 artışla 459 milyon USD ihracat yapıldı. Üçüncü büyük Pazar konumunda yer alan İtalya’ya yönelik ihracat ise %31 artışla 338 milyon USD oldu. Şubatta Slovenya’ya %30, Belçika’ya %43, Polonya’ya %20, Çekya’ya %38, Hollanda’ya %31 ihracat artışı yaşanırken Mısır’a %21 ihracat düşüşü kaydedildi AB ülkelerine yüzde 25 artış var Şubatta en büyük pazar olarak %76 pay alan AB Ülkelerine yüzde 25 artışla 2 milyar 686 milyon USD ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri %10,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Ortadoğu Ülkeleri’ne ise %67 ihracat artışı yaşandı.

ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı Haber

ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı

ABD ve İsrail'in İran saldırıları, Orta Doğu'daki gerilimi tehlikeli bir tırmanışa taşıdı. İran'ın bölge ülkelerine misilleme saldırıları ABD elçiliklerinde paniğe yol açtı. ABD, Riyad Büyükelçiliği'nin gece boyunca 2 insansız hava aracıyla (İHA) saldırıya uğramasının ardından Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı. Büyükelçilikten yapılan açıklamada, bölgedeki devam eden saldırılar nedeniyle "ikinci bir duyuruya kadar" kapatıldığı ve "tüm rutin ve acil konsolosluk randevularının iptal edildiği" açıkladı. "ABD'lilerin İsrail'den ayrılmalarına doğrudan yardımcı olma konumunda değiliz" ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada ise "ABD Büyükelçiliği şu anda ABD'lilerin tahliye etme veya İsrail'den ayrılmalarına doğrudan yardımcı olma konumunda değildir" ifadeleri kullanıldı. ABD Büyükelçiliği'nin Turizm Bakanlığı'nın servis hizmeti hakkında herhangi bir tavsiyede bulunamayacağı aktarılan açıklamada, "Bu seçeneği kullanarak ülkeden ayrılmayı tercih ederseniz, ABD hükümeti güvenliğinizi garanti edemez" denildi. "Şu anda İsrail'de bulunan ABD'liler için ülkeden ayrılma seçenekleri çok sınırlı" ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şu anda İsrail'de bulunan ABD'liler için ülkeden ayrılma seçeneklerine ilişkin bu kapsamlı güncellemeyi paylaşmak istiyorum. Seçenekler çok sınırlı. Şu an itibarıyla en iyi seçenek, İsrail Turizm Bakanlığı'nın Mısır'a düzenlediği servis otobüslerini kullanmak ve oradan uçuş bulmak ya da Kahire'ye geçerek ABD'ye dönüş uçuşu ayarlamaktır" ifadelerini kullandı.

Oğuz Murat Aci’nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı Haber

Oğuz Murat Aci’nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı

Eyüpsultan'da 1 Mart 2024'de 17 yaşında olan Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındakiOğuzMuratAcıhayatını kaybederken orada bulunan diğer kişiler yaralanmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük 'müşteki' sıfatıyla yer alırken Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan 'mağdur' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı, kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği ve Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı anlatıldı. Olay yerinden kaçırdıkları ve delil niteliğindeki telefonu ele geçirdikleri belirtildi Hazırlanan iddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri, kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla bir sitenin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğininaktarıldığı iddianamede, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği kaydedildi. Söz konusu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiğinin belirtildiği iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri, sonrasında Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı ifade edildi. Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları aktarıldı Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıklarının aktarıldığı iddianamede, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçunu işledikleri, şüphelilerin suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları kaydedildi. İddianamede, Timur Cihantimur ve Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 'suçluyu kayırma' suçunu işledikleri de kaydedildi. 10 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun 'suçluyu kayırma' ve 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Berna Öcalgiray'ın ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istendi. Öte yandan Timur Cihantimur hakkında olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle ayrı yürütülen soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.