Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mısır

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tuğamiral Aktürk: "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir" Haber

Tuğamiral Aktürk: "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine, kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine ve Suriye halkının huzur ve refahına yönelik desteğini sürdürmeye devam edecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, BAYKAR Teknoloji Özdemir Bayraktar Millî Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi. "TCG Işın ve TCG Alemdar dahil olmak üzere 7 gemi ve 11 hava aracı ile halihazırda destek sağlanmaktadır" 30 Ağustos’ta Girne-Taşucu seferi sırasında alabora olan gemide hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Aktürk, "Arama kurtarma çalışmalarına, Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Işın ve TCG Alemdar dahil olmak üzere 7 gemi ve 11 hava aracı ile halihazırda destek sağlanmaktadır. 2 Eylül’de Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan gemi ve mürettebatına yönelik arama kurtarma çalışmalarına; Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 4 gemi ve 1 İHA ile Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 1 uçak ve 1 arama kurtarma helikopteri tarafından ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde destek sağlanmaktadır" açıklamasında bulundu. Bayraktar TB2 1 milyon 250 bin uçuş saatini geride bıraktı Tuğamiral Zeki Aktürk, BAYKAR’ın Türk Silahlı Kuvvetlerinin keşif, gözetleme, istihbarat ve taarruz kabiliyetlerinin geliştirilmesine önemli katkı sağladığını belirterek, konuşmasına şu şekilde devam etti: "BAYKAR tarafından; tam otonom uçuş ve hassas taarruz kabiliyetiyle muharebe sahasında etkinliği kanıtlanan ve 1 milyon 250 bin uçuş saatini geride bırakan Bayraktar TB2, hava-hava görevlerinin yanı sıra denizaltı savunma ve su üstü harbi gibi operasyonları başarıyla yürüten Akıncı, kısa pistli gemilerden tam otonom iniş ve kalkış kabiliyetine sahip Bayraktar TB3, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanan ilk insansız savaş uçağı Kızılelma, Tam otonom dikey iniş ve kalkış kabiliyetine sahip Bayraktar KALKAN DİHA, yapay zeka destekli hassas vuruş kabiliyetine sahip Kemankeş 1 ve 2 Mini Akıllı Seyir Füzeleri, sürü otonomisi kabiliyetine sahip K2 Kamikaze İHA, Mızrak ve Sivrisinek Akıllı Dolanan Mühimmat ile Bayraktar Mini İHA ve yeni nesil insansız sistemler başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin günümüz ve geleceğin harekat ortamındaki ihtiyaçlarına yönelik birçok ileri teknoloji ürünü millî ve özgün imkanlarla geliştirilmektedir." 3 PKK’lı terörist teslim oldu Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Bu kapsamda geride bıraktığımız hafta içerisinde; 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" şeklinde konuştu. Hudutlarda 575 kişi yakalandı Hudutlarda yasa dışı geçişlerle mücadelenin sürdüğünü aktaran Aktürk, "Hudutlarımızda ise 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 575 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 655 olmuş, Engellenen bin 123 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 48 bin 507’ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 8,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" ifadelerine yer verdi. "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir" Aktürk, Suriye’de istikrarın sağlanması ve halkın günlük yaşamının normalleşmesine katkı sunmak amacıyla Türk ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin iş birliğiyle Fırat Nehri üzerinde yürütülen ikinci yüzer köprü projesinin 30 Ağustos’ta tamamlandığını hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi: "Daha önce sel felaketi nedeniyle yıkılan köprünün yerine inşa edilen ve Fırat Nehri’nin iki yakası arasındaki ulaşımın kolaylaştırılmasına katkı sağlayacak söz konusu köprü, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliği ve dayanışmanın somut bir göstergesidir. Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine, kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine ve Suriye halkının huzur ve refahına yönelik desteğini sürdürmeye devam edecektir." Aktürk ayrıca, NATO’nun güncel güvenlik ortamına ilişkin iletişim yaklaşımları ile stratejik iletişim alanındaki gelişmelerin ele alınacağı NATO İletişimciler Konferansı’nın 7-10 Eylül tarihlerinde İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirileceğini belirtti. "İsrail, Filistin’deki yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmeye devam etmekte" Aktürk, İsrail hükümetinin yayılmacı ve saldırgan tutumunu uluslararası kamuoyunun gözü önünde sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "İsrail; bir yandan Suriye’nin ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ihlal eden askerî faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan Filistin’deki yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmeye devam etmekte, münhasıran Müslümanlara ait Kudüs’teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü de ihlal eden provokatif eylemlerini sürdürmektedir. İsrail’in sadece bölgesel istikrar ve güvenliğe değil, aynı zamanda küresel istikrar ve güvenliğe de zarar veren bu tutumları, bölge halkı nezdinde uluslararası hukuka olan inancı da her geçen gün daha fazla zedelemektedir. Bölgede huzur ve istikrarın tesisi için çaba göstermeye, İsrail’in bu yayılmacı ve soykırımcı tutumu karşısında uluslararası toplumun somut ve etkili tedbirler alma konusunda ortak bir sorumluluğu bulunduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz" ifadelerinde bulundu. "Pilotlarımızın eğitimlerine 7 Eylül’de başlanması planlanmaktadır" Eurofighter Typhoon savaş uçakları için Birleşik Krallık’a gönderilecek pilotların eğitim sürecine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak Birleşik Krallık ile Eurofighter Typhoon uçağı tedarik faaliyetlerine devam edilmektedir. Bu kapsamda, Birleşik Krallık’a gönderilecek pilotlarımızın eğitimlerine 7 Eylül’de başlanması planlanmaktadır" diye konuştu. "Muhtelif miktarda; Zırhlı Tanksavar Aracı OMTAS ile Karinalı Bot Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır" Savunma sanayisinde yerli ve millî ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünün artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve millî savunma sanayimizin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmaları da kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Zırhlı Tanksavar Aracı OMTAS ile Karinalı Bot Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır" değerlendirmesinde bulundu. "Mutabakat Zaptı ile patlayıcı başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak üretim ve iş birliği faaliyetlerinin yürütülmesi planlanmaktadır" MKE ile Mısır Askerî Üretim Bakanlığı arasında savunma sanayisindeki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik Mutabakat Zaptı imzalandığını ifade eden Aktürk, "Bosna-Hersek’te ilk kez düzenlenen Balkan Kalkanı Fuarı kapsamında, MKE ile Mısır Askerî Üretim Bakanlığı arasında, savunma sanayi alanındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Fuar kapsamında imzalanan ilk anlaşma olma özelliğini taşıyan söz konusu Mutabakat Zaptı ile patlayıcı başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak üretim ve iş birliği faaliyetlerinin yürütülmesi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.

Mısır üreticileri, "Güçlü Gelecek Günleri" ile Ar-Ge istasyonunda buluştu Haber

Mısır üreticileri, "Güçlü Gelecek Günleri" ile Ar-Ge istasyonunda buluştu

MAY Tohum, Bursa Mustafakemalpaşa’daki Marmara Ar-Ge İstasyonu’nda düzenlediği "Güçlü Gelecek Günleri" etkinliğinde silajlık ve danelik mısır çeşitlerini çiftçiler ve bayi yetkilileriyle buluşturdu. Bursa, Balıkesir, Sakarya, Eskişehir, Çanakkale ve Afyonkarahisar başta olmak üzere farklı illerden 200’ün üzerinde üretici ve sektör paydaşı etkinliğe katıldı. MAY Tohum, hibrit mısır türündeki Ar-Ge çalışmalarını aktarmak ve geliştirdiği rekabet gücü yüksek mısır çeşitlerini üreticilerin incelemesine sunmak amacıyla 1-2 Eylül tarihlerinde Bursa Mustafakemalpaşa’daki Marmara Ar-Ge İstasyonu’nda "Güçlü Gelecek Günleri" etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında MAY Tohum’un silajlık ve danelik mısır çeşitleri, tarladaki performanslarıyla birlikte incelenirken, üreticiler MAY Tohum uzmanlarından çeşitler ve ekimden hasada kadar uzanan üretim uygulamaları hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu. Bursa, Balıkesir, Sakarya, Eskişehir, Çanakkale, Kütahya ve Afyonkarahisar’dan gelen üreticilerin katıldığı etkinlikte, MAY Tohum’un Ar-Ge faaliyetleri, hibrit mısır çeşit geliştirme süreçleri ve mısır çeşitlerinin farklı iklim ve çevresel şartlardaki tarla performansları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. "Güçlü Gelecek Günleri, üreticilerimizle buluştuğumuz kıymetli bir deneyim alanı" MAY Tohum Ayçiçeği Ürün Müdürü ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur, etkinliğin yalnızca çeşit tanıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Marmara Ar-Ge istasyonumuzda 7 farklı şehirden gelecek 100’den fazla üreticiyle bir deneyim alanı oluşturduk. Hem Ar-Ge çalışmalarımızdan çıkan yeni mısır çeşitlerimizi hem de ticari portföyümüzde mevcut bulunan çeşitlerimizi üreticilerimize anlatmak üzere burada buluşuyoruz. Ar-Ge istasyonlarımızda sadece yeni çeşitleri anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda burayı tam bir deneyim merkezi haline getirerek ekimden hasada kadar teknik olarak hangi uygulamaları yapmaları gerektiğine dair temel bilgileri de üreticilerimizle paylaşıyoruz. Güçlü Gelecek Günleri; üreticilerimizle buluştuğumuz, onların ihtiyaçlarını tespit ettiğimiz, kendilerini dinlediğimiz ve aynı zamanda tüm portföyümüzü onlarla paylaştığımız son derece kıymetli günler." "Yerinde Ar-Ge ile farklı bölgelerin ihtiyaçlarına uygun çeşitler geliştiriyoruz" MAY Tohum Yurtiçi Satış Müdürü Abdullah Demir, "Güçlü Gelecek Günleri" etkinliğinin şirketin Ar-Ge çalışmalarını üreticilerle buluşturması açısından önemli olduğunu belirterek, "Türkiye’de beş farklı lokasyonda, farklı türlerle ilgili Ar-Ge faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Amacımız; mısır, ayçiçeği, pamuk, tatlı mısır, sanayi domatesi ve fasulye türlerinde yeni çeşitler geliştirmek ve bunları yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunmak" dedi. Demir, iklim değişikliği ve değişen yağış rejimiyle birlikte stres ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesinin Ar-Ge çalışmalarının öncelikli alanlarından biri olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Mısır su tüketen bir bitki olduğu için özellikle son yıllarda yağış rejiminin düşmesiyle birlikte mısır ve diğer türlerde strese ve kuraklığa dayanıklı çeşitler geliştirmek için gayret gösteriyoruz. Şu andaki çalışmalarımızın ana amaçlarından biri de bu." MAY Tohum’un çeşit geliştirme sürecinin yalnızca Ar-Ge istasyonlarındaki denemelerle sınırlı olmadığını ifade eden Demir, yeni çeşitlerin farklı bölgelerde ve çiftçi şartlarında da test edildiğini belirtti. Demir, "Geliştirdiğimiz çeşitleri ana bölgelerde kendi ekiplerimizle ve çiftçi şartlarında kurduğumuz demonstrasyonlarla gözlemliyoruz. Verim, hastalık ve stres dayanımı gibi özelliklerde olumlu sonuç aldığımız çeşitleri ticari olarak üreticilerimize sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "13 ilde üreticilerimizle güçlü bir saha ağı içinde çalışıyoruz" MAY Tohum Marmara Bölge Müdürü Ahmet Akman, bölgede üreticilerle yürütülen saha çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Marmara Bölge Müdürlüğü olarak 13 farklı ilde, geniş ve güçlü bir satış ağıyla üreticilerimizle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Danelik ve silajlık mısır ile yağlık ayçiçeğinde yoğun olarak faaliyet gösteriyoruz. Üreticilerimize yalnızca ürün ulaştırmakla kalmıyor, teknik destek de sunuyoruz. Bu tarz organizasyonları sadece Ar-Ge istasyonlarımızda değil, bölgemizin genelinde 13 ilin farklı köylerinde gerçekleştiriyoruz ve ürünlerimizi üreticilerimize tanıtmaya devam ediyoruz" dedi. Akman, Marmara Bölge Müdürlüğü’nün dört kişilik ekiple 13 ilde satış ve teknik destek faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, üreticiler ve satış kanallarıyla yakın çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Mısır çiftçileri yeni geliştirilen çeşitleri yerinde incelemekten memnun Etkinliğe Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinden katılan mısır üreticisi Ali Sever, hem silajlık hem de danelik mısır üretimi yaptığını belirterek, MAY Tohum’un Ar-Ge istasyonlarında gerçekleştirdiği çalışmaların üreticiler açısından önemli olduğunu söyledi. Yaklaşık 12 yıldır MAY Tohum ile çalıştığını ifade eden Sever, MAY Tohum’un yeni çeşitlerini ticari olarak piyasaya çıkmadan önce görme ve değerlendirme fırsatı bulduklarını belirterek şunları söyledi: "Hem saha çalışmalarında hem de Ar-Ge istasyonlarındaki tanıtımlarda her yıl düzenli olarak bölgedeki üreticilerden, özellikle önde gelen çiftçilerden bir grup buraya geliyor. Burada yeni çeşitleri, bir yıl sonra piyasaya çıkacak çeşitleri görerek bunlar hakkında bilgi ediniyoruz. Çok güzel ve memnun olduğumuz çalışmalar." Etkinliğe katılan bayi yetkilisi Yaşar Züroğlu ise Ar-Ge istasyonunda farklı silajlık ve danelik mısır çeşitlerinin üreticilere tanıtılmasının önemli bir bilgi paylaşımı sağladığını ifade ederek, "Çiftçilerimizin bilgilendirilmesi açısından bunun çok iyi bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da silajlık ve danelik olmak üzere farklı çeşitler bulunuyor. Bunların çiftçilerimize tanıtılmasının faydalı olduğunu düşünüyorum" dedi. Yerinde ıslah stratejisiyle üreticilerin ihtiyaçlarına uygun tohum çeşitleri 1978 yılından bu yana sebze, tarla ve endüstri bitkileri tohumluklarının Ar-Ge, üretim, pazarlama ve satışı alanlarında faaliyet gösteren MAY Tohum, "Yerinde Islah" stratejisiyle Türk çiftçisi ve hedef coğrafyaların toprak ve iklim şartlarını uyumlu, stres şartlarına dayanıklı ve verimli tohum çeşitleri geliştirmeye odaklanıyor. Şirket, Türkiye’de 5 Ar-Ge merkezinde hibrit ayçiçeği, hibrit mısır, pamuk, tatlı mısır, fasulye ve sanayi domatesi türlerinde çalışmalar yürütüyor. MAY Tohum, Ar-Ge çalışmalarına cirosunun yüzde 8’ini ayırırken; geliştirdiği çeşitleri Türkiye’nin yanı sıra 45’in üzerinde ülkeye ihraç ediyor. Türkiye’de 12 bin hektarlık alanda tohumluk üretimi gerçekleştiren MAY Tohum, Bursa ve Adana’daki tohumluk işleme ve paketleme tesislerinde ürünlerini hazırlayarak iç ve dış pazarlara sunuyor.

İstanbul'da dünya kültürleri buluşuyor Haber

İstanbul'da dünya kültürleri buluşuyor

Kartal Belediyesi, dünyanın farklı renklerini ve kültürlerini beş gün boyunca Kartal'da bir araya getirecek olan 5. Uluslararası Halk Oyunları Festivali'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 28 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek dev organizasyonda 9 ayrı ülkeden 14 farklı grup ve 550 sanatçı; rengârenk dansları, ezgileri ve geleneksel kostümleriyle Kartal Meydanı ve ilçe meydanlarında sahne alacak. Kültür ve sanatın birleştirici gücünü öne çıkaran bu dev organizasyon; Kartal Belediyesi ev sahipliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İBB Kültür, İBB Orkestra, Turizm Şube Müdürlüğü, visitİstanbul ve Kartal Belediyesi Gençlik Meclisi iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Festival boyunca Türkiye'nin yanı sıra; Çekya'dan Pol'ana Halk Şarkıları ve Dansları Üniversite Topluluğu, Bosna Hersek'ten Cajavec Kültür Sanat Derneği, Moldova'dan Düz Ava Topluluğu, Gürcistan'dan Imedi Topluluğu, KKTC'den Dikmen Gençlik Merkezi, Slovakya'dan Rozmarija Halk Dansları Topluluğu, Mısır'dan El Shams Bale Grubu ve Hırvatistan'dan Sisak Ivan Goran Kovacic Folklor Topluluğu ekipleri, kültürel zenginliklerini Kartallılarla buluşturacak. Ülkemizi ise Kartal Turizm Folklor Derneği, İstanbul Kilim Spor Dans Kulübü, Agon Dans, İstanbul Dans Spor Kulübü, Ebuş'un Halay Atölyesi ile BK Gençlik Kültür ve Sanat Derneği temsil edecek. Başkan Gökhan Yüksel'den festivale davet Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, festivalin ilçe için önemine değinerek tüm komşularını bu coşkuya ortak olmaya çağırdı. Başkan Yüksel, "Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen yüzlerce sanatçımızı ve kültür elçimizi güzel Kartal'ımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Beş gün boyunca müziğin, ritmin ve komşuluk bağlarımızın evrensel diliyle bir arada olacağız. Kültürlerin kardeşliğine, müziğin ve dansın coşkusuna hep birlikte ortak olmak üzere tüm komşularımızı Kartal Meydanı'na bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Festival programı Beş gün boyunca kesintisiz sürecek festivalin heyecanı; 28 Ağustos Cuma günü saat 19.00'da Sahil BELTUR önündeki Festival Şöleni ile başlayacak, ardından saat 20.30'da Kartal Meydanı'ndaki resmi açılış töreni ve 20.45'te tüm ekiplerin halk oyunları gösterileriyle devam edecek. 29 Ağustos Cumartesi günü saat 20.00'de Kartal Meydanı'nda İBB Türk Halk Müziği Topluluğu Konseri yankılanacak, saat 21.00'den itibaren ise Türkiye, Slovakya, Mısır, KKTC, Bosna Hersek ve Gürcistan ekipleri sahne alacak. 30 Ağustos Pazar günü Zafer Bayramı coşkusu saat 19.00'da Kartallı Kazım Meydanı'ndan başlayacak Kortej Yürüyüşü ile yaşanacak; saat 20.30'daki Taner Özsoy Konseri'nin ardından 21.15'te Türkiye, Gürcistan, Mısır, KKTC ve Moldova grupları gösterilerini sunacak. 31 Ağustos Pazartesi günü saat 20.00'de Kartal Meydanı'nda gerçekleşecek İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri'nin ardından, 21.00'de Türkiye, Hırvatistan, Moldova ve Çekya ekipleri izleyiciyle buluşacak. Festival; 1 Eylül Salı günü saat 19.00'da Neyzen Tevfik Meydanı'ndaki şölen ve 19.30'daki Kortej Yürüyüşü'nün ardından, saat 20.00'de Kartal Meydanı'nda tüm grupların katılımıyla gerçekleşecek 1 Eylül Dünya Barış Günü Özel Gösterisi katılımcı ülkelerin grupları ile görkemli bir kapanış yapacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajı AK Parti’nin 25. yıl dönümü kutlamalarının yapıldığı günde verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylesi bir günde bir araya gelmek, bizim için gerçekten ayrı bir mutluluk. 25. yıl kutlamalarıyla birlikte daha nice çeyrek asırlara inşallah yürüyeceğiz" diye konuştu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabstan arasında yakın zamanda imzalanan güvenlik odaklı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur. Bu konuda ben inanıyorum ki gerek Pakistan gerek Türkiye gerekse Suudi Arabistan, bu anlaşmadan çok çok önemli memnuniyetle ayrılmışlardır. Hayırlı olsun." "İran ile ABD arasındaki süreçte, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık" ABD ile İran arasındaki sıkıntılı bir dönemde böyle bir anlaşmanın yapılmış olmasının dünya barışı için önemli bir mesaj oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya barışına önemli bir mesaj diyorum çünkü Türkiye barıştan yana tavır koyan bir ülke olarak Mekke’nin seçilmiş olması, bu barış için önemli bir adım olmuştur. İran ile ABD arasındaki süreçte barışın taraftarları olarak bizler de bunu sürekli vurguladık, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık. Barıştan yana böyle bir süreci özellikle kovalayan ülkeler olarak bizler de Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, bu barışın savunucuları olarak yerimizi aldık. Barışın savunucuları olarak da bundan sonraki süreçte yine bizler, barışı kovalayan ülkeler olarak bu yola devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Herhangi bir saldırı üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir" Mekke Anlaşması’nın NATO’nun 5. maddesindeki savunma unsuruna benzerliği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunu şöyle ifade edeyim. Malum NATO’nun 5. maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması hâlinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye’ye, Suudi Arabistan’a, Pakistan’a olabilir, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka ülkelerin de Mekke Anlaşması’na katılımına ilişkin değerlendirmesinde, "Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an olabilir. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, ’Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır’ dedik ve kapıyı açık tuttuk" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır’a da kapısını açar" dedi. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, temennisinin bir an önce barışın gerçekleşmesi olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının sıkıntı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu trafiği bir an önce açmak, dünya petrol trafiğini kısa zamanda açmak suretiyle inşallah dünyanın petrol trafiğindeki bu zengin akışı durdurmamak lazım. Biz buna taraftarız, İran aynı şekilde buna taraftar. Temennimiz, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ücretsiz olarak eğer açılırsa bu çok daha isabetli olacaktır. Ücretsiz olması, buradaki trafiği açmak noktasında çok hayırlı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. ABD-İsrail’in İran’a ve Tahran yönetiminin Körfez ülkelerine saldırıları ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran’ın Körfez ülkelerine saldırıları karşısında Türkiye’nin tutumu sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, buralarda kesinlikle savaştan yana değiliz, barıştan yanayız ama burada İsrail, bu savaşın baş aktörüdür. İsrail, burada savaşı sürekli teşvik etti, savaştan yana olmuştur. Savaştan yana olduğu için de burada diğer ülkeler çok bedel ödediler. Bunun da baş sorumlusu İsrail olmuştur" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasında çözüm bulma çabasındaki Katar ile Pakistan’ın arabuluculuğu rolüne ilişkin, her iki ülkenin de bu konuda önemli görevler üstlendiklerini, bundan sonraki süreçte de bunun devam edeceğine inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hep beraber el ele vereceğiz, her şeyden önce Müslümanlar olarak birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkiler ve İsrail’in Suriye’ye saldırılarına ilişkin şunları dile getirdi: "Suriye ile devlet mekanizmalarımız gayet güzel ilişki içindeler, bu birlikteliği, bu beraberliği sürdürüyoruz. Suriye, bizim kardeşimizdir, Suriye’yi asla yalnız bırakmayacağız. Bu süreçte Suriye, kardeşlerinin kendisine olan ilgi ve alakasını görecektir, hiç endişe etmesinler." Türkiye’nin, Suriye’nin istikrarına yönelik desteğine ilişkin soruyu Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Oranın istikrarı için Türkiye’nin üzerine ne düşüyorsa biz bunu sonuna kadar yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" diyerek yanıtladı. "En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesine giden süreçte Türkiye’nin rolüne ilişkin, "Elhamdülillah, bunu en güzel şekilde gerek Cumhurbaşkanı Şara gerek ilgili arkadaşlar gayet iyi biliyorlar. Üzerimize düşen neyse bunu sonuna kadar yaptık. Bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a saldırıları Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Türkiye ziyareti ve iki ülke ilişkilerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lübnan’a karşı yapılan bu saldırılar bizi ciddi manada üzmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile burada görüşmemizi yaptık. Bundan sonraki süreçte de Lübnan’a elimizden gelen destek neyse bu desteği vermeye devam edeceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan’da ABD’nin sürece desteğine önem verdiklerini belirterek, "Bunu başarmak suretiyle Lübnan’ı bu yangın çemberinden kurtarmamız lazım" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Lübnan’a saldırılarına ilişkin şunları kaydetti: "Şu anda İsrail, saldırgan. Lübnan, şu anda sürekli İsrail saldırıları altında. Bir an önce Lübnan’ı bu saldırılardan kurtarmamız gerekiyor. Bu konuyu ABD ile görüştük, görüşmeye de devam ediyoruz. Bu meseleyi Sayın Trump ile Türkiye’yi ziyareti sırasında da görüştük. Elbette önümüzdeki dönemde de kendisiyle görüşmeye devam edeceğiz." "Gazze’yi biz kendi başına bırakamayız" İsrail’in Gazze’ye devam eden saldırılarına ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’yi biz kendi başına bırakamayız. Üzerimize düşen görev neyse Gazze ile ilgili olarak bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın son dönemde ikinci aşamasına geçilmesi için ateşkesin maddelerine bağlı kalmayı, Gazze’deki yönetimden taviz vermeyi, silahlarının toplanmasını kabul etmesine ilişkin, "Burada Hamas, elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail’den ise böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Onlar hâlâ saldırgan tutumlarıyla Lübnan’a, Gazze’ye saldırmaya devam ediyorlar" diye konuştu. Trump ile İsrail’e ilişkin yaptığı görüşmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Trump’ın bu gelişmelerden rahatsız olduğunu görüyorum. Bizler de bu noktada her türlü uyarıyı yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’deki siyasiler ile basında Türkiye’ye yönelik saldırgan tutuma ilişkin soru üzerine, "Bakın, sizinle savaşı konuşmuyoruz, barışı konuşuyoruz, dünya barışını nasıl temin ederiz, bunu konuşuyoruz ama Türkiye’ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa Türkiye, bu savaştan da çekinmez, kaçmaz, bunu da çok açık ve net bir şekilde söylüyorum. Böyle bir şeyi yaşamak istemeyiz" ifadelerini kullandı. Sudan ile ilişkiler Sudan ile ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sudan’daki gelişmeleri iyi görmüyorum ancak Sudan’a da her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Başkan ile ilişkilerimiz de çok iyi. Sudan’da gerçekten mutedil, ideal bir yönetim şekli söz konusu. Sayın Başkan, kısa süre önce bizim konuğumuz oldu ve kendisiyle görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Gerçekten Sudan’ın liderini, bu aşamada Sudan’a layık bir lider olarak gördüm" dedi. "Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’daki gelişmelere ilişkin, "Libya ile ilişkilerimiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız. Özellikle Libya’nın petrol rezervlerini beraberce değerlendirmekte Türkiye Petrolleri olarak biz de adımlarımızı attık, atıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ABD ve Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılımı Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile ilişkilerle ilgili, "Şu anda elbette Sayın Trump’ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz. Bize F-35’lerle ilgili söz vermiştir ve bu sözün yerine gelmesi, Türkiye açısından önem arz etmektedir, bu sözü bekliyoruz" diye konuştu. Türkiye ile ABD arasındaki en önemli dosyalar sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dosyalar çok. Savunma sanayisiyle ilgili dosyalar var. Bunun yanında ticaret hacmi konusunda attığımız adımlar var. Atacağımız adımlar var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail’in yer almadığını vurgulayarak, "Biz, burada İsrail’i hiçbir şekilde masaya asla almış değiliz. Burada bizim muhatabımız Amerika’dır. Bu konuları Amerika ile görüşmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atarız" ifadelerini kullandı. "Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova ile ilişkileriyle alakalı, "Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi. İlişkilerimizi sürekli telefon diplomasisiyle devam ettiriyoruz. İlgili bakan arkadaşlarım sürekli Rusya’daki muhataplarını ararlar, onlar da benim ilgili bakanlarımı ararlar. Böylece görüşmelerimizi sürdürüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir orduya sahibiz, güçlü bir jandarmamız var. Bu ordu, şu anda kendi içerisinde birlik ve beraberlik hâlinde hareket ediyor. Bu birlik ve beraberlik hâlinde hareket eden ordumuzun bu düzeni, bu kuruluşu herkesi gerçek manada kendi içinde sevindiriyor. Ordumuz birdir, beraberdir, bütündür ve yoluna da bu şekilde devam etmektedir. Politikayla askerimizin ilişiği yoktur" dedi. "Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil" Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye ilişkileriyle ilgili soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Biz, yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil ama Avrupa Birliği’ne sürekli söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de AK Parti iktidarını takibe devam edin. AK Parti ile Türkiye, çok daha güçlü yarınlara yürüyecektir, bundan kimsenin endişesi, şüphesi olmasın. Türkiye, inşallah yarına çok daha güçlü girecek ve güçlü bir şekilde de yürüyecektir. Dünya barışında Türkiye’nin konumu çok daha farklı olacaktır" diye konuştu. Arap dünyasına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz, onların hepsini seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, iriyiz, aman birbirimizi kırmayalım, gücendirmeyelim, birlikte olmaya devam edelim" ifadelerini kullandı.

Bu köyde çiftçi sadece tarlasını hazırlıyor, gerisini kooperatif yapıyor Haber

Bu köyde çiftçi sadece tarlasını hazırlıyor, gerisini kooperatif yapıyor

Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Çeltikçi Mahallesi'nde faaliyet gösteren Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, uyguladığı sözleşmeli üretim modeliyle çiftçilerin yüzünü güldürüyor. Kooperatif, üreticilere tohum ve gübre desteği sağlarken, ekim, hasat ve ürün sevkiyatını da kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyor. Çiftçiler ise yalnızca tarlasını hazırlayıp sulama ve gübreleme işlemlerini yapıyor. Türkiye'de fasulyesiyle tanınan Çeltikçi Mahallesi'nde kooperatif ile çiftçiler arasında yapılan sözleşmeler sayesinde üreticiler, sezon başında ürünlerini hangi fiyattan satacağını önceden biliyor. Böylece hem üretim maliyetleri azalıyor hem de pazarlama endişesi ortadan kalkıyor. İhtiyaç duyan üreticilere sezon içerisinde avans desteği de sağlanıyor. Yenişehir Çeltikçi Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve Mahalle Muhtarı Hikmet Avşar, uygulanan model sayesinde üreticilerin ekonomik açıdan rahatladığını belirterek, "Çeltikçi köyü olarak çiftçilerimize sözleşmeli fasulye ektiriyoruz. Vatandaşımızın eline geçen para temiz 17 lira. Fasulye para yapmasa da üretici alacağı parayı biliyor. Tohumunu, gübresini biz veriyoruz. Dikimini biz yapıyoruz. Ürünlerin sevkiyatını, satış işini biz yapıyoruz. Vatandaş sadece sulama işiyle gübreleme işini yaparak yerini hazırlıyor. 3 bin dönüme yakın fasulye ektiriyoruz. Köyümüzde toplam 14 bin dönüm ekilebilir arazi bulunuyor. Fabrikalarla anlaşarak çiftçimize ödemelerini yapıyoruz. Fasulye dışında bezelye, mısır ve ıspanak ekimi de yapıyoruz. Kendi makinelerimizle hasat ederek ürünleri teslim ediyoruz. Bu sayede çiftçimiz sezon başlarken ürününü kaça satacağını biliyor. Ekonomik anlamda sıkıntı çekmiyor. Parası kalacak mı derdi yaşamadan rahat bir sezon geçirerek üretimine devam ediyor" dedi. Kooperatifin uyguladığı üretim modeli sayesinde hem üretim planlaması sağlanıyor hem de çiftçiler pazar arama ve fiyat belirsizliği yaşamadan üretim yapabiliyor.

Türkiye’ye teşekkür etti Haber

Türkiye’ye teşekkür etti

ABD Başkanı Donald Trump, Barış Kurulu’nun çabaları sonucunda Hamas ve Gazze’deki tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasına yönelik "tarihi" bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Trump, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelere sürece yönelik katkılarından ötürü teşekkür etti. ABD Başkanı Donald Trump’tan Gazze’de kalıcı barış çabalarıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, Truth sosyal medya platformundan yayınladığı mesajda, Barış Kurulu’nun çabaları sonucunda Hamas ve Gazze’deki tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasına yönelik "tarihi" bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Gelişmeyi "Gazze’de kalıcı barış ve güvenlik yolunda atılmış muazzam bir adım" olarak nitelendiren Trump, "Bu anlaşma, Gazze'nin nihayet Filistin halkına yardım etmek için Barış Kurulu ile yakın işbirliği içinde çalışacak yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesine yönelik kritik bir adımdır. Aynı zamanda, Gazze'nin artık terör saldırıları için bir üs olarak kullanılmamasıyla birlikte, İsrail de hak ettiği güvenliğe kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. "Barış Planında önemli bir dönüm noktası" Varılan anlaşmanın kendisi öncülüğünde hayata geçirilen "20 Maddelik Gazze Barış Planı"nın uygulanmasında "önemli bir dönüm noktası" olduğunun altını çizen Trump, "Anlaşma, dikkatlice yapılandırılmış aşamalar halinde yürütülecektir. Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze'nin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmek üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır" dedi. "Tarihi bir ilerleme kaydettik" Gazze’de 1 yıl önce şiddetli bir savaş ile insani krizin yaşandığını ve rehinelerin bulunduğunu hatırlatan Trump, "Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapacak çok işimiz var" değerlendirmesinde bulundu. Sürece katkı sağlayan ülkeleri de unutmayan Trump, "Arabulucular Mısır, Katar ve Türkiye'ye önemli çabaları için, olağanüstü ekibime yorulmadan çalışarak bu tarihi atılımı mümkün kıldıkları için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Trump, "7 Ekim'de Gazze'den yükselen tehdidin yeniden oluşmasına izin verilmeyecektir. Bu anlaşma kapsamında Gazze, nihayet halkına hizmet eden yeni bir Filistin hükümetinin ellerinde olacaktır. Asla başarılamaz görülen bu inanılmaz gelişme için herkesi tebrik ederim" dedi.

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Haber

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nın gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN’ın Ankara Teknoloji Kampüsü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN’ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. "Son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu" Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830’a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "20 Temmuz’da KKTC’de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak" 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz’da Girne’de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa’da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi. "İsrail’in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Lübnan ve Filistin’de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail’in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu. Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye’ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı’nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’nı kabul ettiğini ve "Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı’nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas’ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi’ne Amfibi Kolordu Komutanı’nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz’da Doğu Akdeniz’de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi. Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos’a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi. "TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi. "Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak" Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye’ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. "Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı" Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.