Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mineral

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mineral haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mineral haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Okul başarısı için sağlıklı beslenme şart Haber

Okul başarısı için sağlıklı beslenme şart

Çocukluk döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin büyüme ve gelişmeyi desteklemesinin yanı sıra dikkat, öğrenme, enerji düzeyi ve genel sağlık açısından da kritik bir role sahip olduğunu belirten Burtom Özlüce Tıp Merkezi Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, okul döneminde beslenmeye dair önerilerde bulundu. Uzun süren gece açlığının ardından güne kahvaltıyla başlamanın, çocuğun günlük beslenme düzeninin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, özellikle protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağ kaynaklarının bir arada bulunduğu bir kahvaltının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Yumurta, peynir, süt veya yoğurt gibi protein kaynaklarının; tam tahıllı ekmek, yulaf veya benzeri karbonhidrat kaynaklarıyla ve sebze-meyvelerle birlikte tüketilmesinin dengeli bir öğün oluşturabileceğini belirtti. Her çocuğun sabah iştahı ve beslenme alışkanlığının aynı olmadığına dikkat çeken Uzm. Dyt. Kurtuluş, "Kahvaltıyı bir mücadele alanına dönüştürmek yerine çocuğun tüketebileceği uygun alternatifler sunmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Beslenme çantası çocuğun gününü desteklemeli Okulda geçirilen uzun saatler düşünüldüğünde beslenme çantasının içeriğinin de önem kazandığını ifade eden Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, beslenme çantasında yalnızca paketli atıştırmalıkların bulunması yerine farklı besin gruplarından seçeneklere yer verilmesinin hedeflenmesi gerektiğini kaydetti. Burada amacın kusursuz bir beslenme çantası hazırlamak değil, çocuğa gün içerisinde farklı besin gruplarına ulaşabileceği dengeli seçenekler sunmak olduğunun altını çizdi. Su tüketimi unutulmamalı Çocukların okul sırasında oyun, ders ve sosyal aktiviteler nedeniyle susadıklarını fark etmeyebileceklerini hatırlatan Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, yeterli sıvı tüketiminin günlük yaşamın önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Çocuğun okula kendi matarasını götürmesi ve gün içerisinde düzenli olarak su içmesinin desteklenmesinin iyi bir alışkanlık oluşturabileceğini söyleyen Kurtuluş, şekerli içeceklerin günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı haline gelmemesine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Paketli ürünleri tamamen yasaklamak yerine dengeyi öğretmek Çocukların beslenmesinde sık yapılan hatalardan birinin bazı yiyecekleri tamamen "yasaklı" ilan etmek olduğunu aktaran Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, şu uyarılarda bulundu: "Çikolata, kek, bisküvi veya benzeri ürünlerin tüketimini tamamen yasaklamak yerine bunların günlük beslenmenin temelini oluşturmaması ve daha besleyici seçeneklerle dengelenmesi gerektiği öğretilmelidir. Çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmenin en etkili yollarından biri, besinleri ’iyi-kötü’ şeklinde sınıflandırmak yerine çeşitlilik ve denge kavramlarını kazandırmaktır." Sebze ve meyve tüketiminde çeşitlilik önemli Çocukların büyüme döneminde vitamin, mineral, lif ve antioksidanlardan yeterli miktarda faydalanabilmesi için sebze ve meyvelerin beslenmede düzenli olarak yer alması gerektiğini bildiren Uzm. Dyt. Kurtuluş, farklı renklerde sebze ve meyvelerin sofraya eklenmesinin hem besin çeşitliliğini artıracağını hem de çocukların yeni tatlarla tanışmasına yardımcı olacağını belirtti. Özellikle seçici yiyen çocuklarda bir besini ilk denemede sevmemesinin oldukça normal bir durum olduğunu vurgulayan Kurtuluş, "Bir yiyeceği reddettiğinde tamamen beslenmeden çıkarmak yerine, farklı zamanlarda ve farklı şekillerde tekrar sunmak faydalı olabilir. Çocuğu zorlamak yerine yeni tatları keşfetmesine fırsat vermek gerekir" dedi. Sürdürülebilir alışkanlıklar yaşam boyu sağlığın temeli Sonuç olarak okula dönüş döneminde hedefin, çocuğun beslenmesini katı kurallarla kontrol etmek değil; yeterli, dengeli, çeşitli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olması gerektiğini vurgulayan Burtom Özlüce Tıp Merkezi Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, çocukluk döneminde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yalnızca okul başarısını veya günlük enerjiyi değil, yaşam boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıkların temelini de oluşturduğunu sözlerine ekledi.

"Abur Cubur Günü" Haber

"Abur Cubur Günü"

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Konuk, 21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla sağlıklı atıştırmalık alternatifleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tüketicilerin son dönemde ultra işlenmiş ürünler yerine hurma gibi doğal besinlere yöneldiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın lif, vitamin ve mineral açısından zengin, temiz içerikli bir enerji kaynağı olduğunu söyledi. Konuk, "Hurma; kan şekerini aniden yükseltmeden doğal ve uzun süreli enerji sağlaması, lif açısından zengin olması ve yapay katkı maddeleri içermemesi nedeniyle sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı. "HURMA DEĞERLİ BİR BESİN ANCAK MUCİZEVİ BİR GIDA DEĞİL" Hurmanın son yıllarda "süper gıda" olarak anıldığını ancak bu kavramın doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın yüksek besin değerine rağmen tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Hurmanın yüksek diyet lifi sayesinde sindirim sistemini desteklediğini ve uzun süre tokluk hissi sağladığını belirten Konuk, içerdiği potasyum, magnezyum, demir, kalsiyum, fosfor ve çeşitli vitaminlerin de vücut sağlığı açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti. RAFİNE ŞEKERE ALTERNATİF OLABİLİR Hurma ve hurma ürünlerinin beyaz şekere alternatif olarak kullanılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Konuk, doğal şeker içeriği nedeniyle porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. Konuk, yaklaşık üç orta boy hurmanın bir porsiyon olarak değerlendirilebileceğini belirterek, kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemek için hurmanın ceviz, badem, süt veya yoğurt gibi protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla birlikte tüketilmesini önerdi. SPORCULAR İÇİN DOĞAL ENERJİ DESTEĞİ Hurmanın spor yapan bireyler için de önemli bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Konuk, içerdiği doğal şeker, potasyum ve magnezyum sayesinde egzersiz öncesi enerji desteği sağlayabileceğini belirtti. Antrenmandan 30-45 dakika önce tüketilen bir porsiyon hurmanın performansa katkı sağlayabileceğini aktaran Konuk, hurmanın sağlıklı yağ ve protein kaynaklarıyla birlikte tüketildiğinde dengeli bir ara öğüne dönüşebileceğini söyledi. Doğal ve lif bakımından zengin besinlerin ağırlıkta olduğu beslenme modelinin kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın antioksidan içeriğiyle vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olduğunu ifade etti. Konuk, hurmanın bağırsak sağlığını desteklediğini, tokluk hissini artırdığını ve sağlıksız atıştırmalık tüketiminin azalmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi. GEBELİĞİN SON DÖNEMLERİNDE HURMA TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ Hurmanın gebeliğin son dönemlerinde de araştırmalara konu olduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, bazı bilimsel çalışmaların hurma tüketiminin doğum sürecini destekleyebileceğine işaret ettiğini söyledi. Konuk, gebeliğin son haftalarında hurma tüketiminin rahim ağzının olgunlaşması ve doğum sürecinin desteklenmesi açısından olumlu etkiler gösterebileceğine dair bulgular bulunduğunu aktardı. Hurmanın kutsal metinlerde de yer aldığına dikkat çeken Konuk, Meryem Suresi'nde Hz. Meryem'e doğum sırasında hurma yemesinin tavsiye edildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Muhsin Konuk, sağlıklı beslenmede temel yaklaşımın çeşitlilik ve denge olduğunu vurgulayarak, hurmanın dengeli bir beslenme planı içinde değerli bir doğal besin olarak yer alabileceğini ifade etti.

Karpuzdan eriğe ideal porsiyon önerileri Haber

Karpuzdan eriğe ideal porsiyon önerileri

Yaz aylarının vazgeçilmez meyveleri, içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidanlarla sağlıklı beslenmede önemli bir yer tutuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, yaz meyvelerinin faydalarını ve tüketilmesi gereken ideal porsiyonları değerlendirdi. Eren, özellikle sıcak havalarda su içeriği yüksek meyvelerin vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek olduğunu belirterek, porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. KARPUZ: SIVI DESTEĞİ VE ANTİOKSİDAN KAYNAĞI Yüzde 90'ın üzerinde su içeren karpuzun yaz aylarında vücudun sıvı dengesine katkı sağladığını belirten Eren, ideal porsiyonun üç parmak kalınlığında iki dilim olduğunu ifade etti. A, B6 ve C vitamini bakımından zengin olan karpuzun, potasyum ve magnezyum içeriğiyle kas kramplarının hafifletilmesine yardımcı olabileceği belirtildi. Kırmızı rengini veren likopenin ise kalp-damar sağlığı başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına karşı koruyucu etkiler gösterebildiği aktarıldı. KİRAZ: KONTROLLÜ TÜKETİM ÖNERİLİYOR Kiraz için önerilen ideal porsiyonun 13-15 adet iri boy olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, bu meyvenin vitamin ve mineral içeriğiyle sağlıklı beslenmeye katkı sunduğunu ifade etti. Çileğin C vitamini başta olmak üzere birçok vitamin ve mineral içerdiğini belirten Eren, ideal tüketim miktarının 7-8 iri veya 15 orta boy çilek olduğunu söyledi. Çilekte bulunan ellagik asit, antosiyanin ve kuersetin gibi antioksidan bileşenlerin vücudu oksidatif strese karşı destekleyebileceği belirtilirken, alerjisi olan kişilerin dikkatli olması gerektiği vurgulandı. ÜZÜM: KALP VE DAMAR SAĞLIĞINA DESTEK Üzümün resveratrol, antosiyanin ve fenolik bileşenler açısından zengin olduğunu aktaran Eren, ideal porsiyonun 20 iri veya 25-30 küçük boy üzüm olduğunu belirtti. Özellikle siyah üzümde bulunan resveratrolün kalp ve damar sağlığını destekleyici özellikleriyle öne çıktığını ifade eden Eren, yüksek glisemik indeks nedeniyle diyabet hastalarının porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini kaydetti. KAVUN: SU VE LİF KAYNAĞI Kavunun yüksek su ve lif içeriğiyle sindirim sistemini desteklediğini belirten Eren, ideal porsiyonun üç parmak genişliği ve uzunluğunda iki dilim olduğunu söyledi. C vitamini, beta karoten, lutein ve zeaksantin gibi bileşenler içeren kavunun bağışıklık sistemi ve göz sağlığına katkı sağlayabileceği ifade edilirken, diyabetli bireylerin tüketim miktarına dikkat etmesi gerektiği belirtildi. ERİK: SİNDİRİM SİSTEMİNİ DESTEKLİYOR Erik için önerilen ideal porsiyonun 9-10 adet olduğunu belirten Eren, yüksek lif içeriği sayesinde tokluk hissini artırdığını ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olabileceğini söyledi. C, A ve K vitaminleri ile çeşitli mineraller içeren eriğin, bağışıklık sistemi, kemik sağlığı ve cilt sağlığı açısından da destekleyici özellikler taşıdığı aktarıldı. Uzmanlar, yaz meyvelerinin sağlıklı bir beslenme düzeninin parçası olabileceğini ancak özellikle diyabet, tansiyon ve benzeri kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin porsiyon miktarlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor.

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin Haber

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, konu hakkında önemli bilgiler verdi. Güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmak için sağlıklı yaşam,düzenli uyku ve doğru besinleri tüketmek gerekir.D Vitamini dışında kemiklerimizi güçlendirmek için hangi besinleri tüketmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Vücudun temel yapısını meydana getiren kemik ve eklemler, yıllara yenik düşüyor. Yaşın ilerlemesi ile beraber Osteoporoz(kemik erimesi), eklem kireçlenmesi(osteoartrit) gibi problemler sık görülmektedir. Kemikleri sağlıklı tutmak için öncelikli olarak yapılması gereken şey doğru beslenmedir. Bu bakımdan kemiklerin sağlam bir yapıda olması için öncelikli olarak güneş ışığı alma ve içinde D vitamini, kalsiyum ve mineral bakımından zengin olan gıdalar ile beslenilmelidir. Sağlıklı kemik için hangi besinleri tüketmek gerekiyor ? Güneş ışığı almak güçlü kemik için olmazsa olmaz bir durumdur. D vitamini için güneş ışığı hayli önemlidir. Güçlü kemiklerin bir diğer olmazsa olmazı da kalsiyum, ikincil olarak ise fosfordur. Kalsiyum süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagillerde; Fosfor ise en çok su ürünleri, tavuk ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. D vitaminin en önemli görevlerinden biri kemik sağlığını korumaktır. D vitamini hem Kalsiyumun sindirim sisteminden emiliminde görevli hem de kemik yapımında görevli olan hücreleri uyarıcı etkiye sahiptir. D vitamini balık yumurta, soya sütü, patates, süt ve süt ürünleri, mantar gibi gıdalarda belirgin olarak bulunmaktadır. Kemiklerin yapı taşlarından olan kollajen üretimini arttıran C vitamini, yeterli ölçüde alınmadığı zaman kemikler dayanıksız hale geliyor. C vitamini turunçgiller, kivi, çilek, yeşil biber, domates, karnabahar, biber gibi gıdalarda yoğun olarak bulunmaktadır. K vitamini kemik mineralizasyonunda görev alan bileşiklerin aktivasyonunda görev alıyor. K vitaminini zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çayda bol bulunuyor. Kemik kalite ve gelişimi için hayli önemli bir konumda bulunan B12 vitamini eksikliğinde kemik erimesi gelişmektedir. B 12 vitamini kırmızı et, yumurta, süt ürünlerinde en fazla bulunuyor. Hem vücut hem de kemiklerin alkali dengesinin temininde önemli rol alan potasyum, kalsiyumun vücutta uzun dönem kalmasında rol alıyor. Deniz ürünleri, patates, muzda yoğun olarak bulunmaktadır. A vitamininin de kemik gelişiminde önemli ölçüde katkısı saptanmıştır. Omega-3 ve 6 balık, keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunmakta ve kalsiyum emilimine yardımcı olmaktadır. Kemik sağlığını korumak neden önemli ? İlerleyen yaş ile beraber gerekli takviyelerden mahrum bırakılan kemikler sağlamlığını yitirmekte ve kırılgan hale gelmektedir. Kemikleri güçlendiren besinler nelerdir ? Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz. Kemik sağlığı için hangi besinlerden uzak duralım ? Tuz ve aşırı protein kalsiyum kaybına neden olarak kemik erimesine yol açabilmektedir. Sigara, alkol, stresli veya sedanter yaşamdan uzak durulmalı, kafein, çay fazla tüketilmemelidir. Asitli ve GDO’lu ürünlerden de titizlikle uzak kalınmalıdır. Kemik erimesine karşı önerileriniz ? Mutlaka spor veya egzersiz yapılmalı, bol su tüketilmeli, bilinçli olarak ağır metal zehirlenmeleri ve toksisite ile de mücadele edilmelidir.

Sahuru ihmal etme, uyuma! Haber

Sahuru ihmal etme, uyuma!

Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda açıklamada bulunurken, sahurun önemine dikkat çekti. Karahan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sahura kalkmak gün içerisindeki açlıktan ve sıvı kaybından en az etkilenmenizi ve daha enerjik bir gün geçirmenizi sağlayacaktır. Sakın uykuya yenilmeyin ve sahuru geçiştirmeyin. Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutamayanlar, güzel sahur sofraları hazırlayanlar olduğu gibi, uykusundan vazgeçemeyip iftar ile ya da sadece sahurda su içerek oruç tutanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Peki, uykudan az da olsa fedakârlık edip sahura kalkarak oruç tutmak gerçekten önemli mi? Evet. Bu 30 günlük sürede her gün aynı enerjiyle günü bitirmek, günlük aktiviteleri keyifle yerine getirmek, sağlığınızdan ödün vermemek istiyorsanız sahuru ihmal etmeyin. Günlük hayatınızdaki az ve sık beslenme kuralını uyarlayarak gün içerisinde alamadığınız besin öğesi ihtiyaçlarınızı dengeli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ramazanda sağlıklı beslenmeye giden yol az önce söylediğim gibi “sahur” dan geçiyor. Ortalama 13 saatlik bir sürede oruç tuttulduğu için gün içerisinde kan şekeri düşebiliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlayıp, daha düşük değerlere ulaşabiliyor. Bu da gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, uyku hali ve enerji düşüklüğü ile sonuçlanabiliyor. Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi bir çok durumu engellemiş olursunuz. Sahurda tercih edilen yiyeceklerde en az sahura kalkmak kadar önemlidir. Genel olarak midede uzun süre kalarak tok kalmanızı sağlayacak, kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak ve sıvı dengesini sağlayacak besinler seçilmelidir. SAHUR SEÇİMLERİ NASIL OLMALI? Yeniden uykuya geçişe uygun olmalı, Gün boyu tok kalmanıza yardım etmeli, Tuz oranı yüksek olmamalı, Yeterli sıvıyı içermeli, Yeterli lifi sağlamalı, Protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerden oluşmalı, Vitamin ve mineral alımını desteklemeli, Kolay hazırlanabilir ve pratik yenebilir olmalı. Sahurda yapılacak güzel bir kahvaltı, bir gün sonrasının orucuna hazırlık için idealdir. İftarda olduğu gibi sahurda da ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, yumurta, süt, lifli gıdalar, ideal bir sahur sofrası için yeterlidir. Susuzluğu arttıracağı için sahurda zeytin yerine 4-5 ceviz veya 10-15 badem fındık gibi seçimler, 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı daha iyi bir tercih olarak karşımıza çıkar. Ana yemek tercih edilirse; kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri, baklagiller, bulgur, kepekli makarna, mercimek ve bulgur eklenmiş tahıllı çorbalar tercih edilebilir. Sıvı desteği için; şekersiz komposto, ayran, bitki çayları, şekersiz limonata, bol su ve maden suyu seçilebilir. SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER Örnek Menü-1: 1 bardak süt, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, 1 dilim az tuzlu peynir, 1 haşlanmış yumurta, yeşillik, 2-3 ceviz, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su Örnek Menü-2: 1 kase sebze çorbası, 1 küçük tabak kıymalı makarna, 1 kase yoğurt, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su. Örnek Menü-3: 1 bardak ayran, sebzeli menemen, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 10-15 tane badem-fındık, 2 -3 bardak su.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.