Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Millî Güvenlik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Millî Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Partili Vekil Kılıç’tan çerçeve yasa mesajı: "Tetik çeken asla yararlanamayacak" Haber

AK Partili Vekil Kılıç’tan çerçeve yasa mesajı: "Tetik çeken asla yararlanamayacak"

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Osmangazi Yörük Türkmen Derneği’nde Bursa ve ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Çerçeve Yasa’nın kapsamına ilişkin konuşan Kılıç tetik çeken, talimat veren ve azmettiren kişilerin süreçten yararlanamayacağını söyledi. Kılıç, ayrıca Bursa’ya yaklaşık bin yataklı yeni hastane, metro hattında 2027 hedefi ve dağ bölgesine cezaevi planına ilişkin de bilgiler verdi. AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, beraberinde eski milletvekili ve eski AK Parti Bursa İl Başkanı Hayrettin Çakmak ile birlikte Osmangazi Yörük Türkmen Derneği’ni ziyaret etti. Dernek Başkanı Dinçer Akyel ve Başkan Vekili Cennet Cankılıç’ın ev sahipliğinde Tophane’deki hizmet binasında gerçekleştirilen sabah buluşmasına dernek üyeleri yoğun katılım gösterdi. Ülke ve Bursa gündeminin ele alındığı buluşmada Kılıç, devam eden kamu yatırımlarından ekonomiye, sağlık ve ulaşımdan bölgesel projelere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Toplantının soru-cevap bölümünde ise Kılıç, özellikle Çerçeve Yasa ve ekonomik gelişmelere ilişkin yöneltilen soruları yanıtladı. "Önümüzdeki yıl daha rahat geçicek" Sabah buluşmasında ekonomik gelişmeler de masaya yatırıldı.Enflasyonun oluşturduğu yükün farkında olduklarını dile getiren Kılıç, küresel gelişmeler ve bölgesel savaşların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ekonomide uygulanan politikaların sonuçlarının zaman içerisinde daha belirgin hale geleceğini savunan Kılıç, "2027 itibarıyla daha rahat bir dönem geçireceğiz inşallah" ifadelerini kullandı. Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ülke liderlerinin Türkiye’nin duruşuna ve gidişatına hayran kaldığını söyleyenKılıç "Ülkem adına gurur duydum" dedi. Kılıç, emeklilere yönelik desteklerin de devam edeceğini belirterek özellikle evi ve aracı bulunmayan vatandaşlara yönelik yeni aylık destek mekanizmaları üzerinde çalışmalar yapıldığını söyledi. "Tetik çeken, azmettiren yararlanamayacak" Çerçeve Yasa’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıç tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde yayınlandığının altını çizerek, "Terörist başı Öcalan ile ilgili olan görüşmeler de tek tek yayınlandı. Komisyonda da pek çok detay derinlikli bir şekilde ele alındı. Biz bir Çerçeve Yasa çıkarttık. Milli Güvenlik Kurulu, terör örgütünün fesih olduğu, silahların bırakıldığı, devletin raporlarında gerekli birimlerle araştırmalarını yaptıktan sonra bununla ilgili durağan bir durum olduğu ve artık aktivitesinin olmadığını belirlediği andan itibaren izleme komisyonları oluşturulacak. Tetik çeken, talimat veren, azmettiren kişilerin asla bu süreçten yararlanma gibi bir şansı yok. Bunun önünü kesinlikle kapattık. Diğerleriyle alakalı da izleme komisyonu detayıyla bu sürece bakılacak" diye konuştu. "Vatandaşımızın gönlü rahat" Süreci provoke edenlerle ilgili de konuşan Kılıç, "Bazı siyasi partilerin, bizim bayrak, toprak, başkent vereceğimize dair söylemleri oldu. Ama biz ne bayrak, ne toprak, ne de başkent verdik. Tamamen milli birlik ve kardeşlik duygusuyla süreç yönetildi. Devletimizin 2 bin yıllık tecrübesi var ve bu alanda da çalışmalar titizlikle sürdürülüyor. Tüm detaylar vatandaşlarımızın önünde cereyan ettiği için vatandaşımızın da bu konuda gönlü rahat" ifadelerini kullandı. "Şehir Hastanesi’nin kapasitesi yeterli değil" Bursa’nın sağlık altyapısına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Kılıç, Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin açılışı için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Hastanenin ekim ayında hizmete alınmasının hedeflendiğini ifade eden Kılıç, Bursa Şehir Hastanesi’nin mevcut kapasitesinin de kentin ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Bursa’nın doğu kesimindeki sağlık ihtiyacına dikkat çeken Kılıç, bu bölgeye yaklaşık bin yatak kapasiteli yeni bir hastane kazandırılması için arazi araştırmalarının devam ettiğini açıkladı. Metro hattında hedef 2027 Bursa’nın ulaşım yatırımlarına da değinen Kılıç, Şehir Hastanesi ile Emek İstasyonu arasındaki metro hattının kentin ulaşımında önemli bir proje olduğunu söyledi. Proje için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından güncel rakamlarla 16 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini belirten Kılıç, hattın 2027 itibarıyla hayata geçirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Bursa’daki raylı sistem ağının da genişletileceğini kaydeden Kılıç, mevcut 39 kilometrelik raylı sistem uzunluğunun 45 kilometreye çıkarılacağını belirtti. Kılıç, Kuzey Çevre Yolu’nda sona yaklaşıldığını, Mudanya Çevre Yolu’nda ise kamulaştırma çalışmalarının son aşamaya geldiğini söyledi. Dağ bölgesine cezaevi gündemde Bursa’nın dağ ilçelerini ilgilendiren yatırımlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kılıç, dağ bölgesine cezaevi yapılmasına yönelik çalışmanın da gündemde olduğunu ifade etti. Projenin bölge açısından oluşturacağı ekonomik hareketliliğe dikkat çeken Kılıç, yatırım başlıklarının yalnızca merkezle sınırlı kalmaması gerektiğini debelirtti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Ahbap' açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Ahbap' açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında "Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" ifadelerini kullandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: "2. İletişim Şurası'nın açılışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Başta İsrail tarafından Gazze'de şehit edilenler olmak üzere, idealistçe ve fedakarca yürüttükleri çalışmaları sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ediyorum. İletişim Şuramızın ilki, bundan 23 yıl önce, 2003 senesinde yapılmış; internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştu. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Geçen sene şuranın hazırlık çalışmalarını başlattık. Bir buçuk yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz; kısacası iletişim camiasının aktörlerinin tamamı bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle şuranın içeriğini zenginleştiren, ufkumuzu ve muhayyilemizi genişleten genç kardeşlerime bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Yarın yayınlanacak sonuç bildirgesi, Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek; ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir. Yeni medya araçları bilginin üretim ve ulaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle her alanda bu teknolojilerinin sağladığı avantajlardan istifade ediyorum. "SOSYAL MEDYA TEPKİLERİMİZİ BELİRLİYOR" Sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe tesirleriyle değerlerimizi ve kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır. Olgu ve algı arasındaki mesaj giderek açılıyor. En fazla zarar gören kavram hakikat oluyor. Oysa iletişimin amacı doğru bilgiyi muhatabına en hızlı şekilde ulaştırmaktır. Gözden KaçmasınNetanyahu diken üstünde! Bu sefer işler planlandığı gibi gitmeyebilir: İşte masadaki kritik başlıklarHaberi görüntüle "DEPREMİ KULLANARAK FIRSATÇILIK YAPANLAR HESAP VERİYOR" Biz bu acı gerçekle özellikle COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde hem çok yakından yüzleştik. O süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte, sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına dahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük. Son haftalarda Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. terbiye yoksunu tiplerin hariçten nasıl gazel okuduklarını hepimize gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Günümüzde dezenformasyon toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

İMSİFED VE İMSİAD’DAN KİRA DESTEĞİ ÇAĞRISI Haber

İMSİFED VE İMSİAD’DAN KİRA DESTEĞİ ÇAĞRISI

Deprem kuşağındaki şehirlerimizde yapı stokunun yenilenmesinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu hatırlatan Şeref Demir, mevcut kentsel dönüşüm kira desteği tutarlarının, güncel gayrimenkul ve kira piyasası gerçekleriyle uyuşmadığını, bu durumun hem vatandaşı mağdur ettiğini hem de dönüşüm projelerini yavaşlattığını vurguladı. Sahada mülk sahipleri ile müteahhitler arasında yaşanan tıkanıklığın temel nedenlerinden birinin ekonomik kaygılar olduğunu ifade eden İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, "Bugün kentsel dönüşüm kapsamında evini müteahhide teslim etmek isteyen vatandaşımızın karşısına çıkan en büyük bariyer, inşaat süresince ikamet edeceği geçici konutun kira maliyetidir. Devletimiz tarafından sağlanan kentsel dönüşüm kira yardımları, ne yazık ki mevcut kira piyasasının ve reel rakamların çok gerisinde kalmıştır. Vatandaşımız, aldığı destek ile oturduğu bölgede veya yakınlarında barınabileceği kiralık bir ev bulamamaktadır. Üstüne eklemek zorunda kaldığı ciddi mali yükler nedeniyle hak sahipleri haklı olarak dönüşüme mesafeli yaklaşmakta, bu da riskli binaların tahliye edilmesini zorlaştırmaktadır" dedi. "Mevcut Destek ile Vatandaşın Evini Tahliye Etmesi Zorlaşıyor" Yetersiz kira yardımlarının sadece vatandaşı değil, kentsel dönüşüm projelerini üstlenen inşaat sektörünü de doğrudan etkilediğini belirten İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, "Kentsel dönüşüm bir uzlaşı ve ortak akıl işidir. Vatandaş kira farkını ödeyemediği için imza atmaktan çekindiğinde veya tahliye sürecini uzattığında, projeler daha başlama aşamasında sekteye uğramaktadır. Müteahhitlerimiz her türlü maliyet baskısına rağmen sahada dönüşüm iradesi gösteriyor; ancak bürokratik ve finansal çarkların dönmesi için sahadaki bu tıkanıklıkların çözülmesi gerekir. Kira yardımlarının güncellenmesi, kentsel dönüşümün önündeki tıkanmış damarları açacak ve projelerin hızla şantiyeye dönüşmesini sağlayacaktı" şeklinde konuştu. Sorunun çözümü için dinamik ve yapıcı bir politika önerisi sunan Başkan Şeref Demir, açıklamasını şöyle tamamladı: "Çözüm için tek bir merkezden belirlenen sabit tutarlar yerine; şehirlerin, hatta şehir içindeki bölgelerin güncel kira endekslerine göre değişkenlik gösteren, vatandaşın ekonomik durumunun dikkate alındığı dinamik bir kira yardım modeli hayata geçirilmelidir. Kira yardımında mutlak eşitlik değil adalet ilkesi gözetilmelidir. Bursa gibi göç alan, konut talebi yüksek ve kentsel dönüşümün hayati olduğu metropollerde kira desteklerinin acilen piyasa gerçeklerine göre yukarı yönlü revize edilmesi gerekmektedir. İnanıyoruz ki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız sahadan yükselen bu haklı sese kulak vererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Kamu ve özel sektör el ele verdiğinde, vatandaşımızın barınma konforunu sarsmadan, geleceğin dirençli ve güvenli şehirlerini çok daha hızlı inşa edebiliriz."

Erdoğan: "Terörsüz Türkiye, yeni yüzyılın stratejik devlet vizyonudur" Haber

Erdoğan: "Terörsüz Türkiye, yeni yüzyılın stratejik devlet vizyonudur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin bölgesinde kendi politikalarını üreten ve yön veren bir aktör konumuna yükseldiğini vurguladı. Türkiye'nin artık başkalarının senaryolarında rol verilen bir ülke olmadığını belirten Erdoğan, "Kendi hikâyesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline gelen bir Türkiye var" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu belirterek, sürecin bir güvenlik politikasının ötesinde, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda şekillenen stratejik bir devlet vizyonu olduğunu söyledi. Sürecin başarıyla tamamlanmasının ülkenin güvenliğini daha da güçlendireceğini ve yeni fırsatların önünü açacağını ifade etti. Konuşmasında değişen güvenlik anlayışına da değinen Erdoğan, günümüzde savaşların yalnızca cephede değil, siber uzayda, uydu sistemlerinde ve sosyal medya platformlarında da eş zamanlı olarak yürütüldüğünü kaydetti. Cephe ile cephe gerisi arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mühendislerden veri analistlerine, siber güvenlik uzmanlarından vatandaşlara kadar herkesin millî güvenliğin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve son yıllarda yaşanan bölgesel gelişmelerin bu dönüşümü açıkça ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, İHA'lar, SİHA'lar, insansız deniz araçları, elektronik harp sistemleri ile balistik ve hipersonik teknolojilerin savaş alanlarında belirleyici rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern çatışmalarda medya ve sosyal medyanın da enformasyon savaşlarının merkezi haline geldiğine işaret ederek, dezenformasyonla mücadelenin millî güvenliğin ayrılmaz unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G Türkiye'ye yepyeni sayfa açacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G Türkiye'ye yepyeni sayfa açacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5G teknolojisinin Türkiye için dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğunu belirterek, bu alandaki gelişmeleri hızla takip ettiklerini ve 5G altyapısının ülkenin her köşesine yayılmasını sağladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüz dünyasında egemenliğin artık sadece coğrafya temelli olmadığını, teknolojik ve dijital alanların da bu rekabetin önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. Küresel güç rekabetinin dijitalleşme ile birlikte şekillendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak ve siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız" dedi. Erdoğan, veri güvenliğinin dijital dünyada kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, verilerin toplanması, işlenmesi ve analiz edilmesinin yanı sıra, bu verilerin güvenliğinin temin edilmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Son dönemdeki Lübnan, Gazze ve İran gibi bölgesel çatışmaların, siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğine dikkat çekti. "5G, DİJİTAL EGEMENLİK VE MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5G teknolojisinde attığı adımları değerlendirdi ve bu teknolojinin dijital egemenlik ve millî güvenlik açısından çok önemli olduğunu belirtti. Erdoğan, "Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, veriyi yönetenler olacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 5G hazırlıklarının 2016 yılında başladığını, 2018’de ilk testlerin yapıldığını, 2019’dan sonra ise bu teknolojinin çeşitli alanlarda pilot uygulamalarla kullanıma sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G altyapısının kısa süre içinde Türkiye'nin dört bir yanına yayılacağını açıkladı. "YERLİ VE MİLLÎ ÜRÜN KULLANIMI HEDEFLENİYOR" 5G altyapısında yerli ve millî ürün kullanımının önemine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlangıçta, 81 il merkezimizde devreye alacakları 5G’yi, 2 yıl içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacaklarını söyledi. Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve millî ürün kullanımını hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, işletmecilerin ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, yüzde 30 oranında millî haberleşme ürünü kullanacaklarını duyurdu. 5G teknolojisinin güvenlik alanında da önemli avantajlar sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız" ifadelerini kullandı. Ayrıca, 'Uç Bilişim Yaklaşımı' ile verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde, siber risklerin daha da azaltılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G altyapısının kolluk kuvvetlerinin sahada daha etkin ve hızlı bir şekilde çalışmasını sağlayacağını, suçla mücadelede kullanılan sistemlerin işlevselliğinin artacağını ifade etti. 5G teknolojisinin Türkiye’ye kazandıracağı olumlu etkileri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini görecekleri 5G’nin ülkemize ve milletimize hayırlı-uğurlu olmasını diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.