Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Millî Eğitim Bakanlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Millî Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz" Haber

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilere seslenerek, "Sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yıldız Teknik Üniversitesi Tarihi Hamam Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1416 Bursları Uyum ve Vizyon Programında yurt dışında lisansüstü eğitim alacak bursiyer öğrencilerle bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü Müdürü Faruk Berat Akçe, "Bugün burada yurt dışında lisansüstü eğitim görmeye hak kazanan 506 genç arkadaşımızla bir aradayız. Bursiyerlerimizin 403’ü 62 üniversitemiz adına 101’i ise 24 kurumumuz adına Kanada’dan Yeni Zelanda’ya Almanya’dan Singapur’a uzanan 26 farklı ülkede eğitim görecekler. Yapay zekâ veri bilimine sağlık teknolojilerine, enerji ve savunma teknolojilerinden iklim değişikliği ve sürdürebilirliğe kadar ülkemiz ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda dünyanın önde gelen bilim ve araştırma merkezlerinde uzmanlaşacaklar" dedi. Yurt dışına gidecek öğrencilere tavsiyelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yurt dışına gideceğimizde ülkemiz için, ülkemizin gelişimi için, ülkemizin akademik anlamda daha rekabetçi, güçlü hale gelmesi için yapabileceğimiz şeyleri, Türkiye için uygun olan şeyleri çalışıp ona göre hazırlık yapmak gerekiyor. Bu gelenekle başlıyor. 1416 bursları, akabinde Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte bu büyüklüğü kullandığımız yasal düzenleme, yani ecnebi memleketlere gönderilecek talebe hakkında kanun yürürlüğe giriyor. O tarihten sonra uzun bir süre yurt dışına öğrenci gönderdik" diye konuştu. Bakan Tekin, "2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na müsteşar olarak başladığımda benim üzerimde en çok durduğum konulardan bir tanesi bu konuydu. Bunun hem uygulanmasıyla ilgili sorunlar vardı. Bilhassa o dönemin koşullarında devlet üzerine çökmeye çalışan vesayetçi yapılar bu bursları kendi uhdelerine alıp kendi siyasal ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir mekanizma haline dönüştürmüşlerdi. 2013 yılından itibaren bu süreci düzeltecek bir dizi adımı atmak için o zaman Cumhurbaşkanımız Başbakan idi. Kendisine kapsamlı bir projeksiyon sundum. Bunlardan bir kısmı biraz önce sunucu arkadaşımızın söylediği yurt dışına bu burstan faydalanmak için giden arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar. İşte 6,7,8 yıl sen yurt dışında bulunup döndükten sonra memuriyete yeni başlamış bir kişi gibi başlamak. Yani 25 yaşında gittiğimizi farz ederseniz döndüğünüzde kamu bürokrasisine 9’a 1'den başlamak, 35 yaşında bir kişi olarak bunların memuriyet hizmetinden sayılmaması, eş ve çocuklarda ilgili sağlık hizmetinden yararlanmayla ilgili karşılaşılan problemler. Bunların bir kısmı teknik problemler idi. Fakat bu teknik problemlerin ötesinde bir de olayın felsefesiyle ilgili bazı sorunlarımız var idi" şeklinde konuştu. "O zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi" Kendisinin imam hatip mezunu olduğunu için burstan faydalanamadığını ifade eden Bakan Tekin, "Ben de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1416 bursunu kazandım. Ama o zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi, izin vermedi ve biz 1416 bursundan faydalanamadık, izin vermedi. Yargıya taşıdık, yargıda mahkemenin önce lehimize sonuçlandı. Ama yargı kararı uygulanıncaya kadar üst mahkemeden karar bozuldu tekrar. Dolayısıyla bu konuyu düzenlemek benim için bir uhteydi. Sizi biz, yurt dışına sadece akademik eğitimlerinizi başarılı bir şekilde yapasınız diye göndermiyoruz arkadaşlar. Biz sizi yurt dışına aynı zamanda, 28 Mehmet Çelebi örneğini verdiğim gibi, sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Bakan Tekin, "Dolayısıyla devletimizin öncelikleri, hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi olmanız, buna yönelik hazırlık yapabilmeniz açısından biz bu oryantasyon programlarını da başlatmıştık. Biz size gittiğiniz ülkeye hayranlık besleyin, öykünün, orada ne varsa gelip Türkiye'nin toplumsal yapısına, Türk milletinin yapısına uyar mı, uymaz mı diye analiz etmeden getirip hemen burada uygulamaya koyun gibi bir duruma düşmenizi asla istemiyoruz. Biz geçmişimiz binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğimizle birçok ileri gelen ülkelerin birçoğuna örnek teşkil ettik. İleri gelen ülkelerdekilerin birçoğu, ben bir örneğini iyi biliyorum" ifadelerini kullandı.

MEB’den Manisa’daki silahlı saldırıya ilişkin açıklama Haber

MEB’den Manisa’daki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapıldı. MEB’in açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "22 Eylül Salı günü sabah saatlerinde Manisa’nın Turgutlu ilçesi İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen elim hadise, eğitim camiamız başta olmak üzere milletimizi derinden üzmüştür. Menfur saldırının ilk anlarından itibaren emniyet güçleri ve sağlık görevlileri başta olmak üzere devletimizin ilgili tüm birimleri teyakkuza geçmiş, konuyla ilgili kapsamlı bir tahkikat başlatılmıştır. Okulun dışında yaşanan olayın ilk anından itibaren süreç, Bakanlığımızca hassasiyetle takip edilmekte olup gerekli tüm çalışmalar, ilgili birimlerimizce koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Söz konusu olaya ilişkin Manisa il müfettişlerimizin tahkikat süreçlerine ilave olarak üç Bakanlık müfettişi de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilmiş ve derhâl Manisa iline yönlendirilmiştir. Yaşanan menfur hadiseden etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilerimiz için psikososyal destek ekiplerimiz de sahada rehabilitasyon faaliyetlerine başlamıştır. Adı geçen eğitim kurumumuzda eğitim öğretim faaliyetlerine bugün (22 Eylül) ara verilmiştir. Olaya ilişkin tahkikatın titizlikle sürdürülmesi adına ilgili birimlerimiz, koordinasyon içinde ve kararlılıkla hareket etmektedir. Hastanelere sevk edilen ve tedavileri süren yaralılarımıza acil şifalar diliyor, yakınlarına ve maarif ailemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

Dolandırıcıların ’Sınavsız ehliyet’ oyunu bu kez pes dedirtti Haber

Dolandırıcıların ’Sınavsız ehliyet’ oyunu bu kez pes dedirtti

Son dönemlerde çeşitli yöntemler geliştiren dolandırıcılar, özellikle sosyal medya platformlarında yayılan "sınavsız ehliyet" ve "joker kursiyer" şeklindeki paylaşımlarla vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere ‘sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti. İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Özellikle internet üzerinden çok çeşitli taktikler geliştiren dolandırıcılar, kolay yoldan ehliyet almak isteyen vatandaşları hedef alıyor. Dolandırıcılar, sosyal paylaşım siteleri üzerinden 'sınavsız ehliyet' veya kendi hazırladıkları sahte paylaşım videoları ile ağlarına düşürdüğü vatandaşları dolandırıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere ‘sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti. "Sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır" Ehliyet belgesinin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlar tarafından verildiğine dikkat çeken Konya Sürücü Kursları Derneği Başkanı Selman Ceylan, "Özellikle sosyal medyada "ehliyetsiz ehliyet" gibi çeşitli paylaşımların dolaştığını görmekteyiz. Bu paylaşımlar nedeniyle vatandaşlarımızın kafasında doğal olarak bazı soru işaretleri oluşmaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyoruz; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet göstermekte olan sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır. Ehliyet almak isteyen adaylarımız, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı kapsamında gerekli eğitimleri tamamladıktan ve sınavlardan başarıyla geçtikten sonra ehliyetlerini alabilmektedir. Vatandaşlarımızdan ricamız, ehliyet konusunda duydukları her habere itibar etmemeleri ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kurslarından konularla ilgili bilgi almalarıdır. Biz, Konya Sürücü Kursları Derneği olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsiyoruz" dedi. "Başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir" Dernek başkanı Selman Ceylan, "Burada vatandaşlarımızın özellikle dikkat etmesi gereken bir konu var. Sürücü belgesi sınavlarında adayın yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir. Bunun nedeni ise nüfus dairesinden gelen fotoğraf ile kursa kayıt esnasında verilen kimlik fotoğrafının birbirleriyle aynı olması gerekliliğidir. Kontroller ise şu şekilde yapılmaktadır, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan elektronik sınavlarda, kursa kayıt esnasındaki fotoğraf ile nüfus dairesinden gelen fotoğraf ve sınava giren kursiyerin yüzü eşleştirilerek aday sınava alınmaktadır. Bu şekilde bir kişinin yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün olmamaktadır" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz" Ceylan, "Adayların öncelikle zorunlu olarak almaları gereken teorik eğitimleri; trafik, motor ve ilk yardım eğitimlerini tamamlamaları, ardından yine zorunlu olarak almaları gereken direksiyon eğitimlerini tamamlayarak bu sınavlardan başarılı olmaları gerekmektedir. Bu eğitimlere devam edilmesinin, ilerleyen zamanlarda meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla ‘jokerle sınava girilirse sınavsız veya başkasının yerine sınava girerek ehliyet alınır' şeklindeki söylemlere vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz" diye konuştu

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır" Haber

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, okullarda şiddet, akran zorbalığı ve suça karışan çocuklar üzerine yapılan anket sonuçlarını açıkladı. Geylan, anket sonuçlarını açıklamadan önce Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında Ayla Öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybetmesinin tüm ülkeyi yasa boğduğunu belirterek, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlara acil tedbir alınması çağrısında bulundu. Eğitim yuvalarında huzur, güvenlik ve sağlıklı bir ortamın sağlanmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Geylan; 12-18 yaş grubundaki ağır suçlara yönelik ceza sınırlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade ederken, sendika tarafından 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" konulu geniş kapsamlı anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Okullardaki akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili sorunların boyutlarını gözler önüne seren araştırma ışığında MEB’e seslenen Geylan, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılının "Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum" temasıyla başlatılmasını ve güvenli okul ikliminin bir an önce tesis edilmesini talep etti. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün akran zorbalığına tanık olduğu belirten Geylan, bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 23,9’unun okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiğini sözlerine ekledi. "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır" Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda şiddet ve akran zorbalığına karşı daha kapsamlı tedbirler alması gerektiğini belirten Geylan, "Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son olarak Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları; özellikle Kahramanmaraş’ta Ayla Öğretmenimizin ve körpe çocuklarımızın hain saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesi, millet olarak hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Okullarımız 14 Eylül tarihinde eğitim-öğretime başlayacaktır. Bu süreçte, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların gerekli ve yeterli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde "Güvenlik Okul İklimi"ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir. Herkes bilmelidir ki; çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı bir ortam içerisinde bulunmaları hepimizin ortak önceliği olmalıdır" diye konuştu. "Öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik" Söz konusu ankete toplam 2 bin 296 öğretmenin katılım sağladığını vurgulayan Geylan, "Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ temasıyla başlatılmasını talep ettik. Ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında ‘Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar’ temasıyla kapsamlı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türk Eğitim-Sen, internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmaya 2 bin 296 öğretmenimiz katılmıştır. Anket sonuçları, okullarımızda akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaşanan sorunların boyutunu ortaya koyması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli veriler sunmaktadır. Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu belirtmiştir" Yapılan anket sonucu akran zorbalığının yüksek seviyede gözlemlendiğini söyleyen Geylan, "Katılımcıların yüzde 49,2’si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiştir. Akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksektir. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etmiştir. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaşmaktadır. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını yetişkinlerle paylaşmadığı da görülmektedir. Katılımcıların yüzde 26,6’sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşünmektedir. Zorbalık fark edildiğinde ise katılımcı öğretmenler, en çok sırasıyla yüzde 81,8’i ‘zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım’, yüzde 81,7’si ‘zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm’, yüzde 78’i ‘zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım’, yüzde 65’i ‘aileleri bilgilendiririm cevabı vermiştir’" ifadelerini kullandı. "Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir" Anket sonucu akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde ve sosyal medyada görüldüğünü aktaran Geylan, "Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izlemektedir. Katılımcıların yüzde 53,4’ü, rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtmiştir. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 iken, yüzde 16 oranında öğretmen yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşünmektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, okullarda suça karışan çocukların varlığına ilişkin bulgulardır. Katılımcıların yüzde 23,9’u, görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtmiştir. Yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. Çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin hassas ve gizli olması düşünüldüğünde, bu durum bütünüyle sürpriz değildir" açıklamasında bulundu. "Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır" Okullarda akran zorbalığı ve şiddetin önlenebilme ihtimali için her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmeninin tahsis edilmesi gerektiğini açıklayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır. Rehberlik hizmetleri, araştırmada öne çıkan bir başka alandır. Rehberlik servislerinin personel ve çalışma şartlarının güçlendirilmesine duyulan ihtiyaç açıkça ortadadır. Ayrıca, düzenli psikolojik destek verilmesi ve psikolojik danışman sayısının artırılması geniş destek görmektedir. Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır."

Öğrenciler okullara ilk adımı attı... Uyum Haftası başladı Haber

Öğrenciler okullara ilk adımı attı... Uyum Haftası başladı

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğrenciler için başlayan uyum haftasına ilişkin mesaj yayımladı. Bakanlık, öğrencilerin okulla kuracağı ilk bağın güçlendirilmesi için öğretmen ve velilerin de sürece aktif katılacağını duyurdu. Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğrenciler için uyum haftası başladı. Milli Eğitim Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla özellikle okula ilk kez başlayacak öğrenciler için bu sürecin önemine dikkat çekti. Bakanlık açıklamasında, uyum haftasının öğrencilerin eğitim hayatlarına güven ve heyecanla başlamalarına katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi. Uyum haftası boyunca öğretmenlerin çocukların okulla kuracağı ilk bağı güçlendireceği, velilerin ise düzenlenecek eğitim ve bilgilendirme programlarıyla sürece dahil olacağı ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin yeni eğitim yılına olumlu bir başlangıç yapmasını dileyerek, okulların kapılarını öğrencilerine açtığını belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı ayrıca “Ailemle Okul Yolu Programı” uyum haftasında başlayarak eğitim öğretim yılı boyunca devam edeceğini duyurdu. Okul öncesi ve 1. sınıf öğrencileri için 5 gün, 5. sınıf öğrencileri için 3 gün uyum çalışmalarının gerçekleştirileceğini belirterek, programla aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi, öğrencilerin okula uyum süreçlerinin desteklenmesi, ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının sağlanması ve gelişimsel destek ile rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi hedeflendiği kaydedildi.

Okul kıyafetlerinde yeni dönem Haber

Okul kıyafetlerinde yeni dönem

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul kıyafetlerinde yaptığı son düzenlemeyle birlikte kıyafetlerde arma zorunluluğu yeniden başlatıldı. Kararı değerlendiren Türkiye Okul Kıyafetleri Üreticileri ve Satıcıları Federasyonu (TOKÜSFED) Başkan Yardımcısı Mustafa Erçin, yeni uygulamanın okul güvenliğini artıracağını ve velileri ciddi bir terzi masrafından kurtaracağını ifade etti. Okul kıyafetlerinde arma zorunluluğu geri getirildi. Kararı değerlendiren TOKÜSFED Başkan Yardımcısı Mustafa Erçin, uygulamanın okullardaki güvenliği artıracağını ve hazır armalı ürünlerin velileri 250 TL’lik ekstra terzi masrafından kurtaracağını söyledi. "Arma sayesinde okullarda güvenlik ve disiplin artacak" Daha önce uygulanan düz kıyafet serbestliğinde sahada çeşitli sıkıntılar yaşandığını belirtip Bakanlığın 22 Temmuz’da yayımladığı yeni yönetmelikle doğru bir adım attığını söyleyen Mustafa Erçin, "Okul kıyafetlerinde armanın zorunlu hale gelmesiyle birlikte okullarımızda düzen, ahenk ve disiplin yeniden ön plana çıktı. Bu durum okullarımıza ek bir güvenlik sağladı. Ayrıca okullarımız, kıyafetlerini en az 4 yılda bir değiştirme şartıyla istedikleri modeli tercih edebilmeye devam edecek" dedi. "Hazır armalı ürün velinin cebini korumak için daha avantajlı" Velilerin bütçelerine uygun kıyafetleri diledikleri mağazadan alabileceklerini hatırlatan Erçin, armalı ürünlerin hazır olarak satın alınmasının çok daha ekonomik olduğunu belirterek, "Velilerimiz düz renk bir kıyafet alıp buna sonradan arma diktirmek istediklerinde, hem armaya hem de terziye ayrı ücret ödemek zorunda kalıyor. Bu da günümüz şartlarında en az 200 ile 250 lira arasında ekstra bir maliyet demek. Oysa mağazalarda resmi arması üzerinde hazır dikili olan kıyafetler ile arması olmayanlar arasında en fazla 50 lira fark ediyor. Dolayısıyla hazır armalı kıyafet tercih etmek velilerimiz için çok daha avantajlı" ifadelerini kullandı. "Sektörde hazırlıklar yüzde 90 seviyesinde, ürünlerin tamamı yüzde 100 yerli" Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul kıyafeti üretimlerinin yüzde 80 ila yüzde 90 oranında tamamlandığını açıklayan Erçin, sektörün tamamen milli kaynaklarla çalıştığını vurgulayarak şunları söyledi: "Okul kıyafeti sektörü yüzde 100 yerli ve milli bir sektördür. Kumaşından düğmesine, fermuarından fasoncusuna, tedarikçisinden mağazadaki çalışanına kadar her şey iç piyasadan karşılanıyor. Dışarıdan hiçbir ithal ürün girmiyor. Bu yerli üretimin bereketi de doğrudan ülke ekonomimize olumlu bir şekilde yansıyor."

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ Haber

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde yer alan bazı düzenlemelere sert tepki göstererek, okulların iktidar siyasetinin yürütüldüğü alanlara dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Genelgenin özellikle 1. maddesinin eğitim ile siyaset arasındaki kırmızı çizgiyi ortadan kaldırdığına dikkat çeken Türkoğlu, “Çocuklarımızın okuldaki ihtiyacı iktidarın politikalarını öğrenmek değil; bilim öğrenmek, eleştirel düşünmek, sorgulamak ve özgür birey olarak yetişmektir” dedi. “MİLLÎ DEĞERLER SİYASİ PROPAGANDANIN ARACI OLAMAZ” Millî birlik, vatan sevgisi ve kardeşlik gibi değerlerin çocuklara kazandırılmasının elbette önemli olduğunu belirten Türkoğlu, ancak bu değerlerin güncel siyasi politikaların eğitim sistemine taşınması için kullanılamayacağını ifade etti. Türkoğlu şöyle konuştu: “Vatan sevgisi de kardeşlik de millî birlik de çocuklarımıza anlatılmalıdır. Ancak bunun adresi, güncel siyasi tartışmaları eğitim hayatının içine taşımak değildir. Hele terör örgütleri, terörle mücadele ve ‘Terörsüz Türkiye’ gibi toplumun farklı kesimlerinde farklı değerlendirmelere konu olan siyasi başlıkların okullarda işlenmesini doğru bulmuyoruz.” “ÇOCUKLAR SİYASETİN MALZEMESİ DEĞİLDİR” Eğitim kurumlarının herhangi bir siyasi anlayışın propaganda alanına dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Türkoğlu, “Bu millet size çocuklarımızı siyasetin malzemesi yapın diye yetki vermedi” ifadelerini kullandı. Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Okullarımızın görevi çocuklarımızı siyasi kamplaşmaların içine çekmek değildir. PKK gibi bir terör örgütünün propagandasının yapılması elbette kabul edilemez. Aynı şekilde herhangi bir siyasi projenin veya iktidar politikasının eğitim kurumları üzerinden meşrulaştırılmasına da karşıyız. Çocuklarımızın zihnine siyasi kalıplar değil; aklı, bilimi, bağımsızlık ruhunu ve sorgulama cesaretini yerleştirmeliyiz.” “EĞİTİMİN GÖREVİ ÖZGÜR BİREY YETİŞTİRMEKTİR” Türkiye’nin geleceğinin sınıflarda şekilleneceğine dikkat çeken İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eğitim sisteminin siyasi iktidarlardan bağımsız olması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “Eğitim, iktidarlara bağımlı siyasi nesiller yetiştirme aracı değildir. Eğitimin görevi; özgür düşünen, soru soran, sorgulayan, bilimsel akla güvenen ve ülkesini seven bireyler yetiştirmektir. Devletin okulu bütün çocuklarımızın ortak evidir. O evin içine günlük siyaseti sokmayın. Çocuklarımızı siyasi projelerin değil, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin öznesi yapın.” Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nı söz konusu düzenlemeleri yeniden değerlendirmeye ve eğitim kurumlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması konusunda azami hassasiyet göstermeye çağırdı.

MEB 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi Haber

MEB 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin genelge gönderildi. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlık politikaları doğrultusunda uygulama birliği içinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesi genelge hazırlanıyor. 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde de ‘2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler’ konulu genelge Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla yayımlanarak, 81 ile gönderildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli rol model alındı Yayımlanan genelgede, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi istendi. Yeni eğitim yılında ‘Maarifin Kalbinde Oyun’ temasının esas alınacağı bildirildi. Genelge kapsamında yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunun hizmete sunulacağı, dijital eğitim platformlarının daha etkin kullanılacağı ve öğrencilerin dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmesinin sağlanacağı belirtildi. Sınıflarda cep telefonu kullanımına yönelik mevcut uygulamanın sürdürüleceği de kaydedilen genelgede, öğrenci kayıtlarında kayıt parası veya zorunlu herhangi bir ücret alınmayacağı, Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına izin verilmeyeceği bildirildi. Öğretmenlerin önlük giymesi, veli görüşmelerinin ise Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılması istendi. Genelgede ayrıca sağlıklı beslenme, dijital eğitim, yapay zeka ve robotik kodlama gibi seçmeli dersler, mesleki eğitim, öğrenci güvenliği ve özel eğitim süreçlerine ilişkin çeşitli düzenlemelere yer verildi.

Bursa Ticaret Borsası'ndan merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'a ahde vefa Haber

Bursa Ticaret Borsası'ndan merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'a ahde vefa

Bursa Ticaret Borsası, merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'ın vefat yıl dönümünde anlamlı bir protokole imza attı. Mülkiyeti Bursa Ticaret Borsası'na ait olan okul binası, Bursa Valiliği'nde düzenlenen törenle Millî Eğitim Bakanlığı'na devredildi. Okulun adı, merhum başkanın anısını yaşatmak amacıyla "Bursa Ticaret Borsası Mehmet Aydın İmam Hatip Ortaokulu" olarak değiştirildi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), kentin eğitim altyapısına katkı sağlamaya devam ediyor. Mülkiyeti Bursa TB'ye ait olan Yıldırım ilçesindeki Bursa Ticaret Borsası İmam Hatip Ortaokulu'nun Millî Eğitim Bakanlığı'na devir teslim töreni, Bursa Valiliği'nde gerçekleştirildi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer arasında imzalanan protokol törenine; Bursa TB Meclis ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'ın eşi Seval Aydın ile kızı Ecenur Aydın da katıldı. İmzalanan protokolle birlikte okulun yeni adı "Bursa Ticaret Borsası Mehmet Aydın İmam Hatip Ortaokulu" oldu. Mehmet Aydın'ın adı eğitim yuvasında yaşayacak Törende konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'ı vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle andıklarını belirtti. İki ayrı gururu ve büyük bir vefa duygusunu bir arada yaşadıklarını kaydeden Başkan Özer Matlı, "Borsamızın mülkiyetinde bulunan ve uzun yıllardır eğitim hizmetine tahsis edilen bu eğitim yuvasını, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine hizmet etmeye devam etmesi amacıyla devletimize bağışlıyoruz. Bununla birlikte, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, Borsamıza ve Bursa'mıza uzun yıllar büyük emekler vermiş çok kıymetli Meclis Başkanımız, ağabeyim Mehmet Aydın'ın adını da bu okulda yaşatmanın bizim için çok ayrı bir anlamı var. Mehmet Ağabeyimizin Borsamıza ve şehrimize bıraktığı güzel izlerin, burada eğitim görecek evlatlarımızla birlikte gelecek nesillere taşınacağına yürekten inanıyorum. Cenab-ı Allah kendisine gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Hatırasını böylesine anlamlı ve kalıcı bir eserde yaşatabilmek bizler için büyük bir vefa borcudur" dedi. "Eğitime desteğimiz artarak devam edecek" Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime yönelik katkılarını sürdüreceklerini belirten Özer Matlı, gerçekleştirilen protokolün Bursa, eğitim camiası ve ülke adına hayırlı olmasını temenni ederek; sürecin hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti. Vali Ayyıldız'dan Bursa Ticaret Borsası'na teşekkür Bursa Valisi Erol Ayyıldız, protokolün hayırlı olmasını dileyerek Bursa Ticaret Borsası meclis ve yönetimine eğitime sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti. Merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın'ı da rahmetle anarak yapılan devir teslimin Bursa'mıza ve eğitim camiamıza fayda getireceğini ifade etti. Tören, devir teslim protokolünün imzalanması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.