Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mentorluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mentorluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mentorluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Haber

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

BUÜ’de erasmus ve proje ofisleri hizmete açıldı Haber

BUÜ’de erasmus ve proje ofisleri hizmete açıldı

Açılış törenine; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve idari personel katıldı. Üniversitenin stratejik hedefleriyle uyumlu olarak tasarlanan yeni ofisler, hem öğrencilere hem de araştırmacılara yönelik geniş kapsamlı bir hizmet alanı sunacak. "Araştırma vizyonumuzu güçlendiriyoruz" Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, AR-GE Koordinatörlüğü bünyesinde şekillendirdikleri proje ve büyük veri ofisi organizasyonunun fiziki mekanlarla taçlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Üniversitenin araştırma ekosistemine başlangıçtan itibaren ciddi katkılar sunan bu birimlerin, özellikle mentörlük faaliyetleri için daha geniş alanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Yılmaz; bu yeni alanın sadece bir ofis değil, dekanlıklardan tüm akademik birimlere kadar her zaman herkese açık, yaşayan bir merkez olacağını vurguladı. Üniversitenin asıl gücünün akademik kadronun kalitesinden geldiğine ifade eden Rektör Yılmaz, yeni binanın; öğrenci oturma alanları, kantini ve çevre düzenlemeleriyle birlikte araştırmacıların buluşma noktası haline geleceğinin altını çizdi. "Proje kültürünü A’dan Z’ye destekliyoruz" Proje Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı ise temel amaçlarının üniversitedeki proje kültürünü çok daha ileri seviyelere taşımak ve BUÜ’yü ulusal ve uluslararası mecralarda daha görünür kılmak olduğunu belirtti. Ofisin işleyişine dair bilgiler paylaşan Arı, bir proje fikrinin ilk doğuşundan mentörlük aşamasına ve sonuçlanmasına kadar olan tüm süreçte akademisyenlerin ve öğrencilerin yanında olduklarını ifade etti. Bu yeni merkezin kurulmasında emeği geçen danışma kurulu üyelerine ve uzman ekibine teşekkür eden Arı, modern çalışma ortamının daha nitelikli projelerin üretilmesine motivasyon sağlayacağını dile getirdi. Etkinlik, kurdele ve pasta kesiminin ardından fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu' Haber

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu'

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıda raporun kapsamı, sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında konuşan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, derneğin sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal kültürün ve yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın kuruluşunun 18’inci yılını geride bıraktığını hatırlatarak, hazırlanan raporun derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Şençayır, “BUİKAD’ın ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyu ve paydaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Kuruluşumuzun 18’inci yılını geride bırakırken sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal yapımızın, kültürümüzün ve liderlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün derneğimizin güçlü bir şekilde yoluna devam edebilmesinin temelinde, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş kurumsallaşma kültürü ve kapsayıcı yönetim anlayışı bulunmaktadır” dedi. UZUN SOLUKLU PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Derneğin kuruluşundan bu yana hayata geçirilen pek çok projenin zaman içerisinde gelişerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Şençayır, özellikle iki projenin bu anlayışın en somut örnekleri arasında yer aldığını belirtti. Yaklaşık 18 yıldır devam eden Noktalama Projesi ile 17 yıldır kesintisiz olarak düzenlenen BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni’nin derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıttığını ifade eden Şençayır, bu projelerin gelenekleri korurken aynı zamanda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak gelişmeye devam ettiğini söyledi. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın sürdürülebilirliğinin en güçlü dayanaklarından birinin takım çalışması ve güçlü aidiyet duygusu olduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu, komisyonlar ve üyeler arasında kurulan güçlü iletişimin derneğin çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade eden Şençayır, ortak akılla karar alma kültürü ve kapsayıcı liderlik anlayışının bu yapıyı desteklediğini söyledi. Ayrıca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birliklerinin de BUİKAD’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. RAPOR SOSYAL, ÇEVRESEL VE YÖNETİŞİM BOYUTLARINI KAPSIYOR Şençayır, kamuoyuyla paylaşılan ilk sürdürülebilirlik raporunun kadınların iş yaşamındaki gücünü artırma misyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları sosyal, çevresel ve yönetişim boyutlarıyla ele aldığını ifade etti. Raporda, Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda BUİKAD’ın yürüttüğü projelerin değerlendirilerek farklı alanlarda yaratılan sosyal etkinin ortaya konulduğunu belirtti. Hazırlanan raporun kadın girişimciliğini güçlendiren programları, gerçekleştirilen iş birliklerini, kapasite geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilirlik odağını paydaş kapitalizmi yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ortaya koyduğunu ifade etti. BUİKAD Başkanı Şençayır, raporun hazırlanmasında emeği geçen isimlere de teşekkür etti. Başta Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı Makbule Çetin olmak üzere Senem Tanju’ya, komisyonlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Tülin Tezer’e, komisyon üyelerine, rapora katkı sunan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyon başkanlarına, komisyonlarda gönüllü olarak görev alan üyelere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Şençayır, sürdürülebilir bir geleceğin güçlü iş birlikleri, ortak akıl ve kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünün artırılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. BUİKAD PROJELERİ YÜZLERCE KADIN VE GENCE ULAŞIYOR Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporuyla yürüttüğü projelerin sosyal etkisini de paylaştı. Dernek, gerçekleştirdiği projelerle yüzlerce kadın ve gence ulaşarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi ve gençlerin kariyer yolculuklarının desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren BUİKAD, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal etki, eğitim ve kadın istihdamını güçlendiren projelerle hayata geçiriyor. BUİKAD’ın uzun soluklu projelerinden biri olan Noktalama Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 700 üniversite öğrencisine ulaşıldı. Proje, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını destekleyen mentorluk, kariyer planlama ve kişisel gelişim programlarıyla önemli bir gelişim platformu sunuyor. Kadınların sanayi sektöründe daha görünür olması amacıyla yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında vinç operatörü ve kaynak operatörü olarak çalışan kadın sayısının 100’e yaklaştığı belirtildi. Bu çalışmaların, kadınların geleneksel olarak erkek egemen alanlarda daha fazla yer almasına katkı sağladığı ifade edildi. DIŞ TİCARET VE DİJİTAL YETKİNLİK EĞİTİMLERİ Kadınların uluslararası ticarette daha aktif rol almasını hedefleyen She Globe Trade Projesi kapsamında yaklaşık 100 katılımcı online dış ticaret eğitimleri alıyor. Bunun yanı sıra BUİKAD Dijital Dönüşüm Komisyonu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle gençlerin dijital yetkinlikleri geliştirilerek iş dünyasına hazırlanmaları destekleniyor. Son üç yılda gerçekleştirilen panel ve etkinliklerle her bir proje kapsamında ortalama 300’den fazla kişiye ulaşan BUİKAD, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. BUİKAD, “İş Kadını ile Güçlü Bir Türkiye’ye Ulaşmak” vizyonuyla Türk kadınının iş yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2008 yılından bu yana 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreniyle başarılı kadınları görünür kılmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.