Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Meclis

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kosova'daki genel seçimlerde Başbakan Kurti'nin partisi yüzde 47,13 oyla birinci oldu Haber

Kosova'daki genel seçimlerde Başbakan Kurti'nin partisi yüzde 47,13 oyla birinci oldu

Kosova'da 7 Haziran tarihinde gerçekleştirilen erken genel seçimlerin sonuçları açıklandı. Kosova Merkez Seçim Komisyonu'nun (KQZ) paylaştığı verilere göre Başbakan Albin Kurti liderliğindeki Kendin Karar Al Hareketi (Vetevendosje) birinci parti oldu. Kosovalı Türklerin partisi olan Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) ise iki sandalye kazanarak mecliste temsil hakkı elde etti. Resmi verilere göre, mevcut Başbakan Albin Kurti'nin liderliğini yaptığı Vetevendosje oyların yüzde 47,13'ünü alarak seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 19,44, Kosova Demokratik Birliği (LDK) yüzde 16,69, Kosova'nın Geleceği İçin İttifak (AAK) ise yüzde 6,74 oranında oy aldı. Türk toplumunu temsil eden Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) yüzde 0,70 oy oranıyla iki sandalye kazandı. Vetevendosje 53 milletvekili çıkardı Seçimlerde, KDTP'den Genel Başkan Fikrim Damka ile birlikte 21 yaşındaki Fatma Taçi milletvekili seçildi. KDTP Genel Başkanı Damka, Aralık 2025'teki seçimlerde meclise girememişti ancak, bu kez liste başında yer alarak 120 sandalyeli meclise girmeyi başardı. Mecliste partilerin sandalye dağılımında ise Vetevendosje 53, PDK 22, LDK 18 ve AAK 7 milletvekili çıkardı. Çoğunlukta olmayan topluluklara ayrılan 20 sandalyenin 9'unu Sırp Listesi, 2'sini ise KDTP kazandı. Geriye kalan sandalyeler ise diğer siyasi partiler arasında birer milletvekilliği şeklinde paylaştırıldı. Koalisyon görüşmelerinin başlaması bekleniyor Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte ülkede yeni hükümetin kurulması için koalisyon görüşmelerinin başlaması bekleniyor. 120 sandalyeli mecliste hükümetin kurulabilmesi için en az 61 oy gerekiyor. Vetevendosje'nin hükümeti kurabilmesi için KDTP'nin de aralarında bulunduğu topluluk partileriyle koalisyon yapması yeterli olacak. Ancak, yeni cumhurbaşkanının seçilebilmesi için üçte iki çoğunluk şartı nedeniyle PDK, LDK ve AAK ile de müzakerelere oturması gerekecek. Kosova'da son yıllarda sıklıkla seçim düzenlendi. Şubat 2025'te yapılan genel seçimlerin ardından Aralık 2025'te erken seçim düzenlenmişti. Vetevendosje, Aralık 2025'teki seçimde yüzde 51,1 oy alarak hükümeti kurmuş ve 11 Şubat 2026'da meclisten güvenoyu almıştı. Ancak partinin büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanlığı adaylığında diğer partilerle uzlaşamaması üzerine nisan ayında parlamento feshedilmiş ve cumhurbaşkanlığı görevini vekaleten yürüten Kosova Meclis Başkanı Albulena Haxhiu erken seçim kararı almıştı.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun biz bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye mesajı!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazandığını belirtti. Türkiye’nin küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biri olduğunu kaydeden Erdoğan, "En son İran krizinde Türkiye’nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkânı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail’in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye’nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır" ifadelerine yer verdi. "Türkiye olarak barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız" İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en riskli çatışmalardan biri olan ABD-İran-İsrail gerilimini AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare ettiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "İsrail’in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki; herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar da her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir. Bölgemize barış gelecekse, İsrail’e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail’in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın bölgemizde sulhu sükûnun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah’ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak, iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz." "Terörsüz Türkiye sürecinin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye’nin kuzeyindeki sorun, Şara’nın kuşatıcı yaklaşımıyla çözüme kavuştu" Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde de Milliyetçi Hareket Partisi’yle birlikte önemli yol kat ettiklerini bildirdi. Terörsüz Türkiye sürecinin 22 aylık zaman diliminde ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye’nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlüklerle karşılaşmasına rağmen hamdolsun başarıyla hayata geçiriliyor. Biz de süreci yakından takip ediyoruz, gerekli katkıyı sunuyoruz. 13,5 yıllık iç savaşın ardından Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine yeniden sahip çıkmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi, samimi temennimizdir" diye konuştu. "İran krizi sürecin sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşının sürece olan etkisine dair ise, "İran krizi sürecin sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Burada sadece şunu söylemekle iktifa ediyorum. Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz daha net görülecek. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak" diye konuştu. "Terörün gölgesi çekildikçe her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz" Terörün etkisinin bitmesiyle birlikte ülkedeki refahın artacağının altını çizen Erdoğan, "Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli; terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Terör aynı zamanda her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi ve demokratik atılımın önündeki en büyük engeldir. Terörün gölgesi çekildikçe turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz ve göreceğiz. Diyarbakır’ın sokakları, kahvehaneleri bugün cıvıl cıvıl. Hakkari’nin dağlarında ülkemizin dört bir yanından turistler geziyor. Dicle’nin kenarında serinlemek için herkes sıraya giriyor. Kars’tan Van’a, Batman’dan Ağrı’ya her tarafta esnafımızın yüzü gülüyor. Bölgeye gelen yeni yatırımlarla özellikle gençlerimizin umudu güçleniyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Terör defteri tamamen kapanınca 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Terörle mücadele için ayrılan kaynaklar yatırıma harcandıkça, milletimizin her bir ferdinin refahı artacak. Türkiye, artık yeni bir kulvarda ilerlemeye başlayacak. Milletimiz, artık bu sorundan kalıcı biçimde kurtulmak istiyor. Cumhur İttifakı olarak biz de milletin bu beklentisini karşılamak istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz" Terörsüz Türkiye sürecini daha hızlı çözmek istediklerini fakat bölgedeki krizlerin buna izin vermediğini belirten Erdoğan, "Gelinen noktada örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi, sorunların çözüm adresi olan Meclis’in takdirine sunacağız. Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir ‘Yenikapı ruhu’ aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin ’Terörsüz Türkiye’ sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır. Biz, ittifak ve iktidar olarak iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) AK Partiye geçen İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir’e parti rozetini taktı.

Gençlerin sesi Bursa’dan yükseldi Haber

Gençlerin sesi Bursa’dan yükseldi

Bursa’daki 60’ı aşkın okuldan toplam 180 lise öğrencisinin katıldığı programda, gençler; liberal, merkez sol, merkez sağ ve milliyetçi olmak üzere dört gruba ayrıldı. Üç gün sürecek etkinlik kapsamında öğrenciler, 8 bakanlığın görev alanlarına ilişkin meseleleri ve güncel konuları ele alarak çözüm önerileri geliştirecek. Meclis çalışmalarında kabul edilen kanun tasarıları ise resmi formatta derlenerek ilgili bakanlıklara sunulacak. Programın açılış kısmına, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin’in yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, AK Parti İl Başkan Yardımcıları Fatma Şahin ve Kamil Bayramiç, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ASKON Bursa Temsilcisi Bilge Kalın ve Genç ASKON Bursa Şube Başkanı Onur Koçak da katıldı. AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, en iyi fikirlerin birlikte tartışarak ve konuşarak ortaya çıktığını vurgulayarak organizasyonun gençler açısından çok faydalı olacağını söyledi. Organizasyonda emeği geçenleri tebrik eden Ahmet Kılıç, gençlere ‘Meclis Yemini’ ettirdi. Programın açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin, gençlerin demokrasiyi deneyimlemesinin ve ortak akılla çözüm üretme becerileri kazanmasının önemine değindi. Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını söyleyen Başkan Vekili Osman Şahin, "Demokrasi dinlemektir, anlamaktır, farklı görüşlere saygı göstermektir. Bu programla gençler yeni bakış açıları kazanacaktır. Geleceğin Türkiye’sini gençler inşa edecek" dedi. Bilimde, sanatta, teknolojide ve toplumsal dönüşümlerde iz bırakan insanların meslek yolculuğuna her zaman genç yaşta başladığını vurgulayan Başkan Vekili Osman Şahin, gençlerin soru sormaktan ve merak etmekten çekinmemesini istedi. Teknolojiyi tüketenlerden değil, geliştirenlerden olmasını tavsiye eden Başkan Vekili Şahin, "Bizler gençlerimize güveniyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak daima gençlerin yanındayız. Gençlik Kulübü ve Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi, gençler için sürekli projeler üretiyor. Günümüz dünyasında teknoloji üreten, geliştiren gençlere ihtiyacımız var. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Osmangazi’de söz çocukların oldu Haber

Osmangazi’de söz çocukların oldu

Osmangazi Belediyesi, çocuklara ve eğitime verdiği önemi bir kez daha ortaya koyan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Her ay ilçeye dair önemli kararların alındığı Osmangazi Belediyesi Meclis Salonu, bu kez ilköğretim öğrencilerini ağırlayarak adeta geleceğin yöneticilerine ev sahipliği yaptı. “Yerel Yönetimler” dersleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’ni ziyaret eden 3. sınıf öğrencileri, belediyenin işleyişini yerinde ve uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Meclis salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara belediyenin görevleri, sorumlulukları ve karar alma süreçleri Eğitmen Serkan Yılmaz’ın rehberliğinde detaylı bir şekilde anlatıldı. Programda öğrenciler, teorik bilgilerin ötesine geçerek yerel yönetim mekanizmasını deneyimleme şansını yakaladı. HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER Ziyaretin en dikkat çekici bölümü çocukların kendi meclislerini kurduğu “ziyaretçi meclisi” uygulaması oldu. Meclis düzeninde oturan 30 öğrenci, aralarından bir başkan seçerek Osmangazi ilçesi için fikir ve önerilerini tartışmaya açtı. Küçük yaşlarına rağmen ortaya koydukları çözüm odaklı düşünceler ve toplumsal duyarlılıklarıyla dikkat çeken öğrenciler, demokratik süreçleri deneyimledi. Öğrencilerden Ceren Su Yarşı, belediyenin temizlik ve park hizmetlerine dikkat çekerek “Çöplerimizi topluyoruz, parkları yapıyoruz” derken, Hüma Özdemir ise çevre bilincine vurgu yaparak “Atık pil kutularını, parkları ve çevreyi yeşillendirmeyi, yangınları söndürmeye yardımcı olduklarını öğrendik” şeklinde konuştu. Mecliste başkan seçilen 9 yaşındaki Amine Özbay da, yaptığı konuşmada çevre, şehircilik ve sosyal yardım konularına değinerek, “Daha fazla ağaç dikmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek istiyorum. Bursa’da sigarayı yasaklayabilirim. Daha fazla park yapmayı planlıyorum. Çünkü park demek çocukların eğlenmesi demek” ifadelerini kullandı. AMAÇ KURUMLARI TANITARAK YARINLARA HAZIRLAMAK Eğitmen Serkan Yılmaz ise etkinliğin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin derslerde öğrendikleri bilgileri sahada pekiştirmelerinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, “3. sınıf öğrencilerimizin yerel yönetimler dersleri var. Belediyeler ve muhtarlıklar gibi kendilerine hizmet eden kurumları tanıyorlar. Bu kapsamda belediyemize misafir olarak gelerek hem yaşayarak deneyim kazanıyor hem de kurumun fiziki ortamlarını yakından görüyorlar. Ayrıca ‘ziyaretçi meclisi’ adını verdiğimiz etkinlikte, başkan ve meclis üyeleri rolünü üstlenerek Osmangazi adına fikirler üretiyor ve bu fikirleri oylamaya sunuyorlar. Amacımız; çocuklarımızın kurumların ne işe yaradığını, işleyişin nasıl olduğunu öğrenmeleri, belediyelerin yaptığı çalışmaları tanımaları ve ileride hayatlarına yön verirken bu deneyimlerden faydalanmalarıdır” şeklinde bilgi verdi. Osmangazi Belediyesi’nin bu tür eğitim odaklı etkinlikleri, çocukların erken yaşta toplumsal sorumluluk bilinci kazanmasına, yerel yönetimlerin rolünü anlamasına ve demokratik katılım kültürüyle tanışmasına önemli katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.