Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Meclis

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek Adana’da konuştu: "Terörsüz Türkiye sürecinde güzel bir aşamaya geldik" Haber

Adalet Bakanı Gürlek Adana’da konuştu: "Terörsüz Türkiye sürecinde güzel bir aşamaya geldik"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında ikinci aşamanın başlayacağını belirterek, "Milli Güvenlik Kurulu tarafından örgütün tamamen tasfiyesi ve silahlarını bırakmasından sonra artık bu yasa yürürlüğe girecek" dedi. Gürlek, 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında Meclis'e geleceğini belirterek, yargılamaların kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar attıklarını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi ziyaret ve toplantıya katılmak üzere geldiği Adana'da ilk olarak Vali Mustafa Yavuz'u ziyaret etti. Ardından AK Parti Adana İl Başkanlığına geçen Gürlek, Türkiye Yüzyılı Buluşması'na katıldı. Programın ardından basın toplantısı düzenleyen Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci, sokak çeteleriyle mücadele ve yargı reformu hakkında açıklamalarda bulundu. "Terörsüz Türkiye sürecinin sahada karşılık bulmasına önem veriyoruz" Adana'nın kardeşlik şehri olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Yüzyılı kapsamında düzenlenen buluşmanın Terörsüz Türkiye sürecinin vatandaşlara anlatılması açısından önemli olduğunu söyledi. "Sokak çeteleri sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırıldı" Gürlek, "Bu buluşma aynı zamanda Türkiye Yüzyılı kapsamında teşkilatımızın hazırladığı bir buluşma. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinin anlatılmasında biz bu buluşmalara çok önem veriyoruz. Terörsüz Türkiye süreci, Adana'mızda bütün vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde zaten daha önce de yaşadıkları, kardeşçe yaşadıkları bir süreç. Biz özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde bu yasanın yapım aşamasında görev aldık Adalet Bakanlığı olarak ve büyük bir çoğunlukla da Meclis'te 467 sayın milletvekilimizin çoğunluğuyla kabul edildi. Şu an özellikle ikinci aşama başlayacak. Biliyorsunuz Milli Güvenlik Kurulu tarafından örgütün tamamen tasfiyesi ve silahlarını bırakmasından sonra artık bu yasa yürürlüğe girecek. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde bunun vatandaşlarımıza anlatılması, sahada karşılık bulması anlamında bütün bakanlarımız ve teşkilat mensupları önem veriyor. Biz de bu kapsamda Adana'ya geldik. Biliyorsunuz son zamanlarda özellikle Adana Başsavcılığımız ve Adana Emniyet Müdürlüğümüz bünyesinde sokak çetelerine operasyon yaptık. Vatandaşlarımızın bu kapsamda özellikle bazı sokak çetelerinden dolayı huzur ve güven anlamında endişeleri vardı. Çok şükür şu an bu konuda büyük ölçüde sokak çeteleri sorunu ortadan kaldırıldı" dedi. Başsavcılara sokak çeteleri, terör, uyuşturucu ve sanal bahisle mücadele konusunda genelge gönderdiklerini belirten Gürlek, "Bütün başsavcılarımız bu anlamda özellikle bu genelgeye riayetinde operasyonlar yapıyor" diye konuştu. "Bizim davamız gönül ve kardeşlik davası" Türkiye Yüzyılı ve Terörsüz Türkiye sürecinin anlatılması için sahada çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Gürlek, "Bizim davamız gönül davası, kardeşlik davası. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde de bunu her anlamda anlatmamız gerekiyor. Bunun için sahadayız" dedi. "2028 seçiminde teşkilatlara önemli sorumluluk düşüyor" Adalet Bakanı Gürlek, konuşmasında 2028 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimine de değinerek, "2028 yılında Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek. Bu konuda teşkilatlara, kıymetli teşkilat mensuplarımıza, dava arkadaşlarımıza, yol arkadaşlarımıza çok önemli sorumluluk düşüyor. Hep birlikte; el ele, kol kola, kardeşlik hukukuyla, kardeşlik riayetiyle sahada olarak vatandaşlarımıza anlatarak inşallah Türkiye Yüzyılı'nı tekrardan Cumhurbaşkanımızın riyasetinde seçtirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle toplantılar yapıyoruz" Terörsüz Türkiye sürecinin farklı illerde anlatılması amacıyla sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, "Biliyorsunuz Terörsüz Türkiye sürecinde de güzel bir aşamaya geldik. Biz sürekli olarak gittiğimiz illerde özellikle sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle toplantılar yapıyoruz. Bu sürecin nasıl gittiği konusunda gözlemlerimizi paylaşıyoruz. Sürekli olarak bu konuda illerde toplantılar yapıyoruz. Bugün de Adana buluşmamızda sanıyorum kanaat önderlerimiz ve sivil toplum örgütleriyle de bir buluşma yapacağız" ifadelerini kullandı. "Şehit ve gazilerimizi incitmeden bir düzenleme yaptık" Süreç kapsamında hazırlanan düzenlemede şehit ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetildiğini ifade eden Gürlek, yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması şartına dikkat çekti. Gürlek, "Bu süreçte özellikle en başta fedakarlık gösteren şehitlerimiz ve gazilerimizi de incitmeden bir düzenleme yaptık. Kesinlikle burada örgütün tasfiyesi ve silahlarını bıraktıktan sonra bu yasa yürürlüğe giriyor. Elimizden geldiğince biz Adalet Bakanlığı olarak bu yasa yürürlüğe girdikten sonraki süreci de takip ediyoruz" diye konuştu. Sürecin vatandaşlara anlatılması konusunda teşkilat mensuplarına ve siyasetçilere önemli görevler düştüğünü belirten Gürlek, sahada vatandaşların süreçten memnuniyet duyduğunu ifade etti. "13. Yargı Paketi ekim ayında Meclis'e gelecek" Adana programı kapsamında adliye ziyareti gerçekleştireceğini belirten Gürlek, hakim ve savcıların sorunlarını dinleyeceklerini söyledi. Yargılamaların hızlandırılması amacıyla hazırlanan 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında Meclis'e sunulacağını ifade etti. Gürlek, "Adliye ziyaretimizde de özellikle hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını dinliyoruz. Biliyorsunuz 13. Yargı Paketi inşallah ekim ayında Meclis'e gelecek. Özellikle burada yargının hızlanması alanında bir kısım düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor, bir kısım düzenlemeler yaptık" dedi.Vatandaşların adalete makul süre içerisinde erişmesini hedeflediklerini belirten Gürlek, açıklamasını şöyle tamamladı: "Biz vatandaşlarımızın makul süre içerisinde gecikmeksizin, öngörülebilir bir şekilde adalet anlayışından yararlanmasını temenni ediyoruz. Bu konuda önemli adımlar attık. İnşallah yargılamalar kısa sürede sonuçlanacak. Bu konunun da bilinmesini istiyorum."

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz" Haber

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz" dedi. Kocaeli'de temaslarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gebze ve Karamürsel ilçelerindeki ziyaretlerinin ardından Derince ilçesindeki Çenesuyu A.Ş. İdari Bina ve İlave Yatırımlar Açılış Törenine katıldı. Törenden önce Özel, vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, burada yaptığı açıklamada, "Siyaset iyi yapılana 'iyi' demek, daha iyisini yapmaya taahhüt etmek, kötü olanı terk etmek, bunun üzerinden vatandaşın rızasını kazanmak üzere yapılan bir iş. Başkan Halit Altuntaş, Fazilet Partisi'nden 2000 yılında bu tesisi hayata geçiriyor. Bu tesisin açılışına rahmetli Necmettin Erbakan hoca geliyor. O günden bugüne hem Derince'ye hizmet için hem de bu tesislerin geliştirilmesi için hangi siyasi partiden kim ne katkı yaptıysa hepsine minnetlerimizi sunuyoruz, hepsinden Allah razı olsun. Bugün Türkiye'nin 12 ilinde satılan ve bundan sonra artan kapasiteyle çok daha büyüyeceğini heyecanla ifade edilen bu tesis, 1500 metrekare ilave bir alana, yeni yükleme rampalarına ve kapasitesinin yüzde 70 oranında artırarak saatte 55 bin şişelik üretim kapasitesine ulaşacak. Buradan kazanılan para da yine Derince'ye hizmet olarak dönecek. Bu anlamla da çok önemli bir işin törenini yapıyor olmak hepimiz için bir anlamda tarihe tanıklık etmek. Nasıl biz bundan 26 yıl önce yapılmış doğru bir işi bugün minnetle anıyorsak, o gün törende olan rahmetli Erbakan'ı anıyorsak, değerli başkanımıza bu teşekkürlerimizi iletiyorsak, ileride de inşallah Derince uzun yıllar bu hizmetleri almaya devam edecek" dedi. "Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların partisi" Yeni Parti olarak yola çıktıklarını ifade eden Özel, şöyle devam etti: "Yeni Parti, eskiyi inkar eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine mesafesi olan değil, tamamıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Cumhuriyet'i, kurucu değerlerine sahip çıkan, Atatürkçülerin yeni partisidir, Cumhuriyetçilerin yeni partisidir. Yeni Parti geçen hafta Karadeniz'deydik. Geçen hafta söylemiştim. 'Yeni Parti Karadeniz'in de yeni partisidir' diye. Yeni Parti Doğu'nun, Güney Doğu'nun, İç Anadolu'nun, Akdeniz'in, Ege'nin, Trakya'nın, Marmara'nın; Yeni Parti Kocaeli'nin, Derince'nindir. Herkesin bilmesini isterim ki, Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların, yol arkadaşlarını satmayanların, dün 'Ak' dediğine bugün kara çalmayanların, yolda bulduklarına yola çıktıklarını değişmeyenlerin partisidir." "O kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" Konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na da değinen Özel, "Biliyorsunuz mahkeme görüldü, ara verdi. Ekrem Başkan herkesi dinledi. 'Savunma hakkı kısıtlanmaz' dediler. Sonra bir tarih koydular. '9 Temmuz'da bitireceğiz' deyip '6 saatte sen ve bütün avukatların savunmanı yap bitir' dediler. Bugün bir şey öğrendim ki, Ekrem Başkan yaptırılmayan savunmasını kitap olarak bastırıp kendini savunup millete derdini anlatmak istiyor ama o kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" diye konuştu. "Açıkça meydan okuyoruz" Özel, "Dün, geçmişte önce hakim olan, bütün verdiği kararlar neredeyse Anayasa Mahkemesinde bozulan, sonra bakan yardımcısı olan, siyasetten tekrar başsavcılığa giden, bu hukuk cinayetinden sonra ödüllendirilip Adalet Bakanlığı yapan birisi, çıkmış diyordu ki, 'İtirafçılar konuşuyor. Ekrem Başkan da sinirleniyor' Bir aralar diyorlardı ki, 'Canlı yayında yayınlansın' 'Şimdi olsa hala ister mi?' diyor. Buradan muhatabım o Adalet Bakanı değil, onu atayan Erdoğan'a söylüyorum. Adalet Bakanının bir hükme varsa, senin geçmişte söylediğin sözün bir hükmü varsa hodri meydan, canlı yayınlayın mahkemeyi. Sözünden dönen namerttir. İnsan da biraz utanma olur. Yüzlerce kişi konuşacak, dinleyecek, savunma hakkını kısıtlayacaksın, söz vermeyeceksin. Diktatörlükte yapılmayan şeyi yapıp sanığa 'sınırlı sürede savunma' diyeceksin, 150 tane olay konuşulacak, tek tek kendini savunmak istediğinde susturacaksın, kitap basacak dağıttırmayacaksın, durduracaksın, toplatma kararı alacaksın, sonra bir itirafçı helallik isteyip sözünden dönünce savcın araya girecek, 'Hemen tutuklama yapın' diyerek diğer sanıkları korkutacaksın, sonra malına mülküne çökülmüş adamlar geri alma umuduyla, canını kurtarmak, malını kurtarmak umuduyla, yalanı sarılmış 3-5 kişiyi köşe yazarlarına yazdırıp sanki o itiraflar doğruymuş gibi algı oluşturmaya çalışacaksın. 1,5 yıl televizyonlarda ne konuşulduysa yalan çıktı. Hemen hemen hiçbiri iddianamede çıkmadı. Çıkan her şeyin cevabı var ama hem savunma yapmasına izin vermiyorlar hem kitabı toplatıyorlar. Bir de çıkmış oradan diyor ki, 'Acaba hala canlı yayın istiyor mu?' İstemeyen namert, engel olan da namerttir. Açıkça meydan okuyoruz. Hodri meydan. Sayın Erdoğan, atadığın Adalet Bakanı diyor ki, 'Canlı yayınlayalım' Sayın Bahçeli demişti ki, 'Canlı yayınlansın' Sen demiştin ki, 'Bahçeli öyle diyorsa doğru' Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz. Bizde bu yürek var. Varsa yüreğin çağıralım Meclis'i acil toplantıya, iki kanun...Birincisi şehit ailelerin, gazilerin hak ettiklerini hep beraber verelim, iki canlı yayını hemen, derhal kanunlaştıralım millet görsün. Yeni Parti'nin bu dürüst kadroları, bu özgüvenle er ya da geç adalete de, iktirada erecek, bu milletin yüzünü de güldürecek." "Bu siyaset iktidar olacak" Yeni Parti'nin, yeni bir siyasetin partisi olduğuna dikkati çeken Özel, "Yeni Parti'nin eskisi yok, kıdemlisi yok, önce gelmişi yok, kim gelirse Yeni Parti'de benim kadar eski. Kim gelirse Yeni Parti'de sözü genel başkanın sözü kadar, milletvekilinin, belediye başkanının, il başkanının sözü kadar değerli. Yeni Parti'nin patronu yok, patron halk. Partiye kim kaydolduysa bütün üyeler önümüzdeki günlerde yapılacak ilçe seçimlerinde doğrudan ilçe başkanını seçecek. İlçe başkanının kim olacağına Yeni Parti'ye üye herkes karar verecek. Önümüzdeki günlerde MYKY'ya, parti meclisimize önereceğim. Onların da uygun görmesiyle yeni bir müjde vereceğiz. 26 Ağustos'a kadar olanlar ilçe başkanını seçecek ama il başkanı seçiminde oy kullanmak için üyelikleri açacağız. Eylül ayında üye olan herkes il başkanına oy kullanacak. Ekim ayında üye olan herkes genel başkanın kim olduğuna Türkiye'nin 973 ilçesinde kuracağımız sandıklarda bizzat karar verecek. Yepyeni bir siyaset, milleti odağa olan siyaset, milleti patron gören, millete tepeden bakan, konuşan değil, dinleyen, istediğini yapan siyaset. Bu siyaset böyle kurulacak, bu siyaset iktidar olacak, AK Parti'nin kara düzeni, eski Türkiye düzeni geride kalacak. Emekliye, emekçiye değer veren, balıkçıya, çiftçiye, süt üreticisine değer veren, esnafa değer veren, milletin kendine değer veren, en çok da bu milletin gencecik evlatlarına değer veren yeni bir düzen gelecek" ifadelerini kullandı.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı Haber

CHP Sözcüsü Müslim Sarı

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, parti teşkilatlarındaki düzenlemelerden Etimesgut’taki belediye başkan vekilliği seçimine, Meclis çalışmalarından kongre takvimine kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu. 8 İLDE YÖNETİM DÜZENLEMESİ “Mutlak butlan” kararı sonrasında yaklaşık 1,5 aydır örgütsel düzenlemeler yaptıklarını belirten Sarı, çalışmaların son aşamasına gelindiğini söyledi. Sarı, yönetim boşluğu bulunan 8 ilin 5’inde atama yapıldığını, 3 il için ise MYK tarafından yetkilendirme gerçekleştirildiğini açıkladı. Buna göre Bolu’ya Ersan Türkoğlu, Gümüşhane’ye Rıdvan Eryılmaz, Hatay’a Derya Altınay, Sakarya’ya Songül Bulut ve Tokat’a Ender Ergün il başkanı olarak atandı. Üç ilde ise MYK kararı beklenmeksizin yönetimlerin oluşturulacağını belirten Sarı, il düzeyindeki düzenlemelerin tamamlanmasının ardından ilçe teşkilatlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. KONGRE TAKVİMİ EYLÜL BAŞINDA İl başkanları toplantısının gelecek hafta gerçekleştirileceğini belirten Sarı, örgütsel düzenlemelerin Ağustos ayı sonunda tamamlanmasının ardından eylül ayının başında kongre takviminin ilan edileceğini söyledi. Sarı, olağanüstü kurultay yapılamayan bir süreçte mahkeme kararının beklenmesiyle birlikte kongrelerin başlatılması yönündeki iradeye uygun hareket ettiklerini belirterek, “10-15 gün içerisinde tüm netlikleri göreceğiz” dedi. “İHRAÇLAR MYK GÜNDEMİNE GELMEDİ” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sarı, ihraçlar konusunun MYK toplantısının gündemine gelmediğini belirterek, konuya ilişkin değerlendirmelerin belirlenen ilkeler çerçevesinde sürdürüldüğünü söyledi. ETİMESGUT AÇIKLAMASI: “CHP’DEYDİ, YİNE CHP’DE KALDI” Etimesgut Belediyesi'ndeki başkan vekili seçimine ilişkin de konuşan Sarı, belediyenin CHP’ye ait olduğunu ve Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu’nun yaşanan ayrışmada CHP içerisinde kalacağını taahhüt ettiğini söyledi. Görevden uzaklaştırılan Beşikcioğlu’nun önerdiği ve CHP içerisinde siyaset yapan bir adayın desteklendiğini belirten Sarı, “Etimesgut’ta birleşme oldu, biz hiç kimseyle ortak hareket etmedik” dedi. Sarı, CHP’nin aday çıkardığı bir yerde yıllarca bu partide mücadele edip de şimdi yeni kurulan partiden aday çıkarılmasını eleştirerek, “Doğru yerde, doğru adayla seçimi kazandık. Etimesgut CHP’deydi, yine CHP’de kaldı” ifadelerini kullandı. “CHP’NİN ÇERÇEVE YASAYA İLİŞKİN TAVRI NET” Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Sarı, CHP’nin 45 milletvekiliyle sürecin arkasında olduğunu ve destek verdiğini belirtti. Oylamaya katılmayan milletvekilleri açısından örgütlü bir katılmama sürecinin bulunmadığını savunan Sarı, bazı partilerin milletvekillerinin ise örgütlü şekilde sürece katılmadığını ifade etti. Sarı, “CHP’nin bu konudaki tavrı nettir. Örgütlü katılmama ya da karşı duralım süreci yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

Çerçeve yasa detayları belli oldu Haber

Çerçeve yasa detayları belli oldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, adam öldürme ve 2005 yıl önce ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçları hariç) "Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz" dedi. Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve milletvekilleriyle birlikte AK Parti Grubu’nda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini açıkladı. Güler, kanun teklifinin 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna ve Eş Genel Başkanlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve Genel Başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA Par ve bağımsız milletvekillerimize yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360’a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan iç tüzük kapsamı için de teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekliyle devam edecek. Tabii komisyonumuz Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde iç tüzük kapsamında 48 saat sonra yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinden bahseden Güler, kanun teklifinde rapordaki altıncı maddeyi baz aldıklarını ifade etti. Güler, Komisyon raporunun 6. Maddesine atıf yaparak, "6. madde başlığı 1. madde de diyoruz ki raporda kritik eşik terör örgütü PKK KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olaraktan da bir mekanizma ile teyit edilmesi. Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik. Bu kanunun amacı PKK KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının resmi gazetede yayınlanmasına müteakip yürütülen soruşturma ve konuşturmalarıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazın ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda yani tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında. İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgütü üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçlarıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesinin hakkındaki kanunda yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durum içerisinde raporun konu başlığında, adil yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış, örgüt mensuplarının da kurumunun hukuki durumunun adil gerçekçi topluma kazandırma bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor. Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık üçüncü maddemizde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi başlığında bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete yayınlaması olması koşuyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve konuşturma harici olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor. Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 321. Maddesi var. Başlığı etkin pişmanlık. Bunu bir bütünleyici çünkü bizim aynı zamanda düzenlenmelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Biz bu 3. Maddeyi kaleme alırken TCK 221 maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü ağız etme noktasında bir yaklaşım sergiledik ve bu yaklaşımımızda adam kasten adam öldürülme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarih öncesi yani yeni TCK değişimden önceki TCK 125, 525 bağlamında verilen cezalarla ilgili soruşturmalar ve kavuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık. Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz. Bu kişiler örgütünde tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında bir adil gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme olsun. 3. maddemizden sonra 4. maddemiz koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hali hazırda soruşturma devam eden soruşturması tamamlanmış, kavuşturmaya dönmüş, kavuşturmada istinafta gerekçesi onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol ilişkin koruma tedbirleri soruşturma veya kavuşturma bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ile ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir. Gerekse şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair bir madde. İkinci fıkra da üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istisnai veya temiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek dördüncü maddemizde" dedi. Erteleme kararıyla ilgili olarak TCK 221 ve 314. Maddelerinin açık olduğunu belirten Güler, Terörle Mücadele Kanunu 3., 4. maddesi çok açık. Bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararında ortadan kaldırılacağına dair bir hükmü getiriyoruz. Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma hem entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini de arz ediyoruz. Bu suçlardan mahkum olanların yine aile istisnası belli. Adam öldürme, kastır adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişimi öncesi müebbet bağlaştırmış müebbet hapı cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere diğer bahsettiğim gibi TCK 221. Madde bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme, özel takip ve 10 yıl olaraktan da diğer 15 yıl üstü ve müebbet ve ağlaştırmış müebbet hapı cezası alanlarla ilgili olaraktan bir izleme durumu olacak. Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren de erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına da bir işlenme sahibi de infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak. Tehdit mekanizması işledi. Silahlar tamamen teslim ve imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesiyle beraber 6. maddenin beşinci fıkrasında kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlama temin edecek rütbe içerisinde bir mekanizma oluşturulması. Bu hedef doğrultusunda arkadaşlar yedinci maddeyi kaleme aldık. Yedinci maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi almak suretiyle takip edecek. Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihayet örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendileri feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmene sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde. Biz bu kurula izin vermiş oluyoruz. Burada bir durum var. Kurul yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenli olarak bilgilendirecek Türkiye Büyük bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir izleme komisyonu kurulacak. Bu izleme komisyonu bu süreci takip edip gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak. Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik" şeklinde konuştu. Güler şöyle konuştu: "Süre başlığı. Raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardır. Süremiz bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili bazı savcılıklarında müracaat başlayacak. Yurt dışı olanlar için de yine kurulumuz gerek büyükelçiler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır. Yine raporumuzda süreçte görev alanlara yönelik yasal güvence sağlanması gibi bir başlık vardı. 10. Madde bu kanun kapsamına verilen görevlerle ilgili olaraktan görevi yerine getiren çalışanlara göre hukuki, idari veya ceza sorumlu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kısıtlılık süreleriyle ilgili konuyu hatırlatması üzerine Güler, "Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve şeyi sağlamak, bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl hak yoksunluğu, 10 yıl olanlarda 3 yıl hak yoksunluğu olacak. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil. Doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda karar verecek. Anayasamızın 38. maddesi. Bir mahkumiyet oluşmadan hüküm kesinleşmeden ona bağlı olarak TCK 53. Maddesi bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal maada bir aykırılık teşkil edecektir" ifadelerini kullandı. Güler, kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanundan önce şikayet veya ihbar gelmesi halinde savcıların kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edeceklerini ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise siyasi partiler, seçim, infaz kanunlarında değişiklik yapılacağını söyledi.

Öğrenci Affı TBMM'de Haber

Öğrenci Affı TBMM'de

Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, yükseköğretimin bir ülkenin bilim üretme kapasitesini, teknoloji gelişimini, ekonomik rekabet gücünü ve yetişmiş insan kaynağını doğrudan belirleyen stratejik bir alan konumunda bulunduğunu belirterek, bu alanda yapılacak her düzenlemenin Türkiye'nin geleceğini de şekillendirdiğine işaret etti. Düzenlemenin yükseköğretim sistemine yönelik bütüncül bir reform perspektifi ortaya koymaktan uzak olduğunu söyleyen Karaman, "Teklif, sistemin temel sorunlarını ele alan kapsamlı bir dönüşüm yerine, uygulamada ortaya çıkan çeşitli sorunlara parça parça müdahale eden teknik düzenlemelerden oluşmaktadır. Oysa Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey, birkaç maddelik teknik değişiklikler değil, yükseköğretimin geleceğine ilişkin güçlü bir vizyondur." diye konuştu. Teklifte olumlu hükümler de bulunduğunu dile getiren Karaman, "Akademik etik ihlalleri ile mücadele edilmesi, bazı öğrenci mağduriyetlerinin giderilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesine yönelik düzenlemeler ve uygulamada yaşanan bazı belirsizliklerin giderilmesi bunlar arasındadır. Ancak bu olumlu düzenlemeler yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarını çözmeye tek başına yetmemektedir." ifadesini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifle 6 farklı kanunda değişiklik öngörüldüğünü ancak tali komisyonların çalıştırılmadığını dile getirdi. Teklifin 25. maddesiyle üniversitelerde görev yapacak akademisyenler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması getirildiğini anlatan Sunat, "Devlet elbette güvenliğini korumalıdır, buna kimsenin itirazı yok ama mesele güvenlik değildir, mesele bu yetkinin nasıl kullanılacağıdır?" diye konuştu. Sunat, teklifin tamamına bakıldığında hesap verebilirlik, üniversite özerkliği, objektif kriter, kanuni güvence bulunmadığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin ihtiyacı ise bunun tam tersidir. Türkiye'nin ihtiyacı özgür üniversiteler, liyakatle yükselen akademisyenler, dünyayla rekabet eden bilim insanları ve üniversiteyi bitirdiğinde bavul hazırlayan değil, laboratuvar kuran gençlerdir. İYİ Parti olarak, bilimin siyasete değil, siyasetin bilime kulak verdiği, liyakatin sadakatin önüne geçtiği, üniversitelerin korkuyla değil, özgürlükle yönetildiği, öğrencilerin umutla, akademisyenlerin güvenle çalıştığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, teklifin ilk hükmüyle öngörülen düzenlemeyi eleştirerek, "Dünyanın her yerinde tıp fakültesinden mezun olan hekimler ve diş hekimliğinden mezun olanlar meslektaştır, artık o aşamadan sonra öğrenci değildir. Yabancı asistanlara diyorsunuz ki '17 bin 905 lirayla hayatınızı idame ettirin.' Ne oluyor? Sizin denetimsiz hastanelerinizde, Sağlık Bakanlığının denetleyemediği hastanelerde bu 17 bin 905 lira maaş vermiş olduğunuz yabancı asistanlar, yabancı öğrenciler hastanelerde maalesef bunu söylemek zorundayım ama korsan nöbet tutuyor." diye konuştu. - "Tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir" MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türkiye'nin son yıllarda yükseköğretim alanında çok ciddi ve stratejik bir eşiği aştığını ve nicel büyümesini büyük ölçüde tamamladığını vurgulayarak, "Yurdumuzun 81 iline yayılan üniversitelerimiz sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu'nun en ücra köşesindeki, Torosların zirvesindeki, Karadeniz'in yaylalarındaki evlatlarımızın da yükseköğretime erişimini kolaylaştırmış, tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir. Artık maddi imkansızlıklar ya da başka sebeplerle büyükşehirlere gidemeyen pırıl pırıl beyinler kendi memleketlerinde evrensel bilgiyle buluşabilmektedirler." değerlendirmesinde bulundu. Teklifin öğrenci affına yönelik düzenlemesine değinen Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konudaki ifadelerini anımsattı. Bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getireceklerini belirten Kılıç, "Yıl sınırı olmaksızın tam 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencimiz 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine, o çok özledikleri kampüslerine, amfilerine ve bilim üreten kütüphanelerine kaldıkları yerden eskisinden daha tecrübeli, hayatın sillesini yemiş ama asla pes etmemiş çelik bir iradeyle, çok daha güçlü bir inançla devam edeceklerdir." dedi. Kılıç, bu düzenlemeden, devletin birliğine karşı suç işleyenlerin, terör örgütleriyle bağlantılı olanların, güvenlik güçlerine yönelik suçlara karışanların, işkence, cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçluları ile uyuşturucu ticareti yapanların yararlanamayacağını da belirtti. - "Sonuç üretmeyecek" Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, teklifle akademisyenlerin durumunu iyileştirmek için hiçbir düzenleme yapılmadığını ifade etti. Öğrenci affının, önemli bir beklenti olduğuna işaret eden Özçağdaş, TUS, YDUS ve DUS kazanarak eğitimini yarıda bırakmış olanların da bu haktan yararlandırılması gerektiğini belirtti. Özçağdaş, şöyle konuştu: "Benzer bir şekilde, halen öğrenimine devam eden, ilişiğini kesmemiş öğrencilerin bu kanun teklifinden yararlanmaları için kanun teklifinde açık hüküm gerekir. Bunların, bu kanun teklifi çıkmadan önce düzenlenmesini bekliyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki bu aflar iktidarın yükseköğretimde yarattığı enkaza dönemsel bir pansuman yaratma çabasıdır. Gençlerin okulu terk etmelerinin asıl nedeni akademik yetersizlik değil, derin ekonomik kriz, fahiş kiralar ve barınma sorunudur. Yapısal sorunlar çözülmeden çıkarılan af maalesef kalıcı bir sonuç üretmeyecektir." Şahsı adına söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Öğrenci affıyla ilgili düzenlemeyi olumlu bulduğunu dile getiren Gürer, "Öğrencilerin içinde bulunduğu koşullarda farklı nedenlerle eğitimlerini sürdüremedikleri süreçler oluyor. Ekonomik sorunlar başta olmak üzere fahiş fiyatta kiraların olması, aile içi sorunlar ya da içinde bulundukları psikolojik durumlar öğrencilerin okullardan kopmasına neden oluyor." dedi. Af kapsamı dışında tutulanları anımsatan Gürer, bu kesimin de af kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. - "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebilecek" Şahsı adına söz alan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, ülkelerin asıl gücünün bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten, nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten ve bu dinamikleri toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmekten geçtiğine işaret etti. Kanun teklifinin bu anlayışla hazırlandığını aktaran Uzkurt, "Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır." diye konuştu. Uzkurt, öğrenci affına yönelik düzenlemeye değinerek, "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebileceklerdir." ifadesini kullandı. Teklifin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Komisyon'un yerini almaması üzerine Adan, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

TBMM ikinci kez gazilik şerefini kazandı Haber

TBMM ikinci kez gazilik şerefini kazandı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 15 Temmuz 2016, aziz milletimizin hafızasına ihanetin karanlığıyla cesaretin aydınlığı arasında yaşanan ağır bir imtihan olarak kazındığını ifade eden Kurtulmuş, "O gece millet olma bilinci bir kez daha soyut bir fikir olmaktan çıktı; bu bilinç sokakta, meydanda, köprüde ve Meclis önünde can pahasına ortaya konan apaçık bir eyleme dönüştü. O gece, inançlarına, değerlerine ve ortak vatanlarına bağlılığı hayatının merkezine koyanlarla, kumpasın piyonları karşı karşıya geldiler ve 15 Temmuz, milletimizin millî hafızasına kazınmış büyük bir direniş destanı olarak tarihe geçti" dedi. 15 Temmuz 2016 gecesinin tarihinde ikinci kez gazilik şerefini kazanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açık tutulması ve tüm siyasi partilerden milletvekillerimizin aynı çatı altında yer alması, demokrasi tarihimizin müstesna sayfalarından biri olarak ayrıca kayda geçtiğğinin altını çizen Numan Kurtulmuş, mesajında, "15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle aziz şehidlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. O gece tanklara, kurşunlara göğsünü siper eden, meydanları doldurup demokrasi destanı yazan milletimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı Allah milletimize bir daha böylesi bir ihanet gecesi yaşatmasın" ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.