Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Masak

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yasin Kol suçlamaları reddetti: "Yasa dışı bahis ile hiçbir zaman ilişkim olmadı" Haber

Yasin Kol suçlamaları reddetti: "Yasa dışı bahis ile hiçbir zaman ilişkim olmadı"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen MHK soruşturması kapsamında Süper Lig hakemi Yasin Kol, emniyette verdiği ifadede suçlamaları kabul etmedi. Kol, MASAK verilerinde 2012-2026 yılları arasında 5 bin 978 işlemde toplam 135 milyon liralık işlem hacmi bulunduğunun sorulması üzerine, söz konusu tespitlerin hatalı olduğunu savundu. Kol, "Benim hayatım boyunca bu tutarda bir param ve para trafiğim olmadı. Hakemlik ve güvenlik görevlisi olarak çalışıp kazandığım dışında böyle bir param olmadı. Bu para transferi kesinlikle bana ait değildir" dedi. Kol, yasa dışı bahisle bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerle yaptığı para transferler sorulması üzerine, "Yasa dışı bahis ile alakalı değildir. Ben hiçbir zaman yasa dışı bahis oynamadım ve başkalarına oynaması için herhangi bir para göndermedim. Yukarıda yapılan tespitleri kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. "Kimse maçtan önce ya da sonra talimat vermedi" Kol, eski hakem Eren Acar’ın Ferhat Gündoğdu’nun kendisini yönlendirdiği ve maç öncesi ve sonrasında FaceTime görüşmeleri yaptığı yönündeki beyanı da soruldu. Kol, "Yasin Kol’un geçen sezon yönettiği Alanyaspor-Galatasaray maçı öncesi ve sonrası FaceTime görüşmeleri yapılmıştır beyanı tamamen asılsızdır. Benim kimse maçtan önce ya da sonra arayıp maçta nasıl davranacağım konusunda bir talimat vermedi. Veremez de" ifadelerini kullandı. Ferhat Gündoğdu ile WhatsApp üzerinden hakem kadroları hakkında yaptığı görüşmeler de sorulan Kol, "MHK başkanı derbi maçlarında ve kritik maçlardan yaklaşık 3 gün önce maçı yönetecek hakemle, hakem kadrosu olarak kimlerle daha uyumlu çalışabileceğini ve bir önerimizin olup olmadığını sorup görüşümüzü almaktadır. Bu uygulama bana özel değil, derbi yönetecek tüm hakemlere uygulanır" dedi. Kol, söz konusu yazışmalarla ilgili olarak da "İyi anlaştığım hakem arkadaşlarımı MHK başkanına sundum, onun onayı ile maçları yönettim. Yukarıdaki konuşma içeriği bundan ibarettir" şeklinde savunma yaptı. "Yasa dışı bahis oynamadım" Kendisine yöneltilen para transferleri üzerinden yasa dışı bahis oynadığı yönünde kanaat oluştuğunun belirtilmesi üzerine Kol, suçlamayı reddetti. Kol, "Ben yukarıda bahsedilen para transferlerini hiçbir şekilde yasa dışı bahis ile alakalı değildir. Ben hiçbir zaman yasa dışı bahis oynamadım ve başkalarına oynaması için herhangi bir para göndermedim. Yukarıda yapılan tespitleri kabul etmiyorum" dedi. Kol, ifadesinin sonunda ise "Benim hayatım boyunca yasal veya yasa dışı bahis ile hiçbir zaman ilişkim olmamıştır. Herhangi bir platformda da hesabım bulunmamaktadır. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu Haber

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent’te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan’a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan’a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı. Villaların devir geçmişleri incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi. Bu kapsamda Beykoz Acarkent’te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ’dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi’ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi. Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner’den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi’nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık’tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen’den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi’ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi. Villalar boş ve tadilat halinde çıktı Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi’nde de inceleme yapıldı. Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi. Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi. Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı. Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi. Savcılık el koyma talebinde bulundu Savcılık, Muhammed Yarız’ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi’ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan’ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti. Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Haber

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır"

‘Evrakta sahtecilik’ ve ‘mobbing’ gibi suçlamalarıyla başlatılan soruşturma kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Başkan Vekili Ahmet Şahin, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Üyesi Yunus Yıldırım, MHK Üyesi ve TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alındı. 8 Mart 2022 tarihinde MHK'nin aldığı kararla görevlerine son verilen Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Alper Ulusoy, Hüseyin Göcek, Tugay Kaan Numanoğlu, Bahattin Şimşek, Burak Şeker, Mert Güzenge, Murat Erdoğan, Kutluhan Bilgiç, Serkan Tokat, Süleyman Abay, Hakan Ceylan gibi hakemlerin avukatlığını üstlenen Avukat Halil İbrahim Atabay, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Ferhat Gündoğdu ve diğer sorumlular hakkındaki ilk şikayet dilekçesini 2025 yılının eylül ayında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim eden Atabay, "Futbol ailesine gölge düşürenlerin haksız yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıktı" dedi. "Elimizdeki bilgi, belgelerin hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik" Hakem atamaları ve klasman yükseltilmelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden belli adaylara verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması konusunda söz konusu isimler hakkında şikayetlerini tam 1 sene önce yaptıklarını dile getiren Atabay, "Hakem atamalarının usulsüzlüğü, klasman yapmalarının ve belirlemelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması... Bunların hepsi sezon sonunda veya sezon içerisinde hakem klasmanları yapılırken kimin klasmanı düşürülüp kimin klasmanı yükseltileceğine yönelik eylemleri Ferhat Gündoğdu, Yunus Yıldırım, Ahmet Şahin (PMİK) ve diğer MHK üyeleri belirliyordu. Bunun usulsüzlük tespitine ilişkin suç duyurusu geçtiğimiz sene dokuzuncu ayda yapıldı. Bu süreçle alakalı olarak özellikle PMİK üyeleri sorumluydu. Biz o dönemde elimizde hangi bilgi, belge varsa hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik. " ifadelerini kullandı. "Ahmet Şahin’in görünmeyen başkan olduğundan bahsettik" 8 Mart'ta mağdur olan hakemlerin o dönemki tahkim kurulunda avukatlığını üstlendiğini hatırlatan Halil İbrahim Atabay, "O tahkim davalarını kazandım. Bu kez ikinci 8 Mart vakası yaşandı. Bu kararda yine tahkime ben gittim. Bu defa tahkime bir şekilde müdahale edildiğini düşünüyoruz, çünkü bir önceki kazanılan Tahkim Kararının gerekçesinde bahsedildiği üzere ortada somut ve değerlendirilebilir hiçbir veri ve delil yoktu. Aynı hakemlerin ve o dönem bu yanlış uygulamaya karşı çıkan hakem ve gözlemcilerin hepsini yine gönderdiler. Bu MHK gönderdi. Biz bunların usulsüz olduğunu, nasıl usulsüzlük yapıldığını, hepsini açık açık anlattık; elimizdeki evraklarla, belgelerle. Bu adamların mobbing yapılarak maç verilmeyerek, bazılarının seminere çağrıldığını, bazılarının seminere dahi çağrılmadığını anlattık. Evraklarını verdik. O dönem federasyonda görevli olan Eren Acar isimli şikayetçilerden bir tanesi, buradaki usulsüzlüklerin nasıl yapıldığını elinde belgelerle beraber savcılığa teslim etti. O yardımcı oldu bu konuda. Bu şekildeki bütün hukuksuzluklarını açıkça belgeleriyle beraber somutlaştırdık. Bir senedir soruşturma dosyası devam ediyordu. O kadar çok ifade veren vardı ki dosyada. Bunların hepsini derleyip toplayıp bir araya getirmeleri bir seneyi buldu. Biz, Ahmet Şahin'in bu oluşturulan Merkez Hakem Kurulu yapısının içerisindeki yerinden bahsettik. Ne kadar önemli olduğundan, aslında görünmeyen başkan olduğunu anlattık." şeklinde konuştu. "Yunus Yıldırım, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istedi" Avukat Atabay, gözaltına alınan isimlerden Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istediğine değinerek, "Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını isteyip ret cevabı geldikten sonra Ali Tuna'ya maç verilmeyip ve sonunda da hakem yazılı sınavından geçerli not alamadığı bahanesiyle klasman düşürülerek hakemliğinin bitirilmesi olayına kadar süreçlerin hepsini anlattık. Ali de sağ olsun bunların hepsine ilişkin suç duyurusunda bulunmuştu. Ve sınav kağıdındaki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürerek evrakta sahtecilik suçuna ilişkin suç duyurusunda bulunarak tabiri caizse ilk taşı atmış oldu. Sonucu bugün beklediğimiz gibi oldu sonunda. Hepsi gözaltına alındı. Bu işin içerisinde sadece Ahmet Şahin’den bahsetmek olmaz. Ferdi Karadoruk da bu işin içerisinde aktif olarak rol alıyor görüldüğü üzere. Sosyal medyada yazışmalarını tek tek okuduk somut olarak. Buna ilişkin birden fazla kişi o dönem sınav sorularını kendisine yakın olan ve klasman yükseltmek istediği hakemlere verdiğine yönelik beyanlarda bulunmuştu ve suç duyurusunda bulunmuştu. O dönemde mağdur edilen hakemlerin hepsinin kirli olduğu yönünde asılsız bir sürü iddiadan bahsedildi. Basında buna ilişkin haberler yaptırıldı. Tahkim kurulunun gerekçeli kararında da futbol ailesine gölge düşürdüklerinden bahsedildi. Bugün anlıyoruz ki futbol ailesine gölge düşürenlerin aslında o haksız ve hukuksuz yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıkmış oldu. Bu süreç o yüzden çok değerli. İnşallah tutuklulukla sonuçlanır ki bundan sonra hakemlerin üzerindeki baskı da kalmış olur. Hakemler daha rahat maç yönetecek diye inanıyorum" diye konuştu. "Hakemleri ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diye tehdit ettiler" Mevcut hakemlerin de içinde bulunduğu birçok hakemin, MHK tarafından özel görüşmeler esnasında ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ şeklinde cümlelerle tehdit edildiğini savunan Atabay, şöyle devam etti: "Hakemler inanılmaz baskılı bir süreç yaşıyorlardı. Herkesin seminerlerde özel olarak odalara çağrılıp ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diyecek kadar cesaret alıp da bir şekilde hukuk dışı yollara saparak, insanların kimlerle irtibatta olduklarına dahi kayıtları ellerine aldıklarına ilişkin olarak beyanları var birçok hakemin. Aktif olan hakemlerden bahsediyorum. Bunların hepsi yargılama sırasında tek tek ortaya çıkacak. İnsanların birçoğu korkudan konuşamıyordu. Çünkü sistemin içerisindeyken sistemin başındaki insana karşı konuşmak çok zordur. Yargılama süreci başladığı zaman aktif hakemlerin birçoğunu tanık olarak dosyada çağıracaklardır. O zaman Türkiye çok daha büyük şeyler öğrenecektir. Maçların sonuçlarına tesir edilmeye çalışıldı mı, MHK başkanı tarafından veya başkan vekili tarafından. Bunların hepsi tek tek ortaya ortaya çıkacaktır. Böylece insanların kafalarında oluşan birçok soru da aydınlanmış olacaktır hakemlerle ilgili." "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Halil İbrahim Atabay, gözaltı işlemi uygulanan 7 kişiden sonra bir ikinci dalga bir operasyon beklediğini de aktararak, "Sanırım oraya ilişkin araştırma devam ediyor. Çünkü Ahmet Şahin özelinde bir parasal anlamda trafik, MASAK tarafından araştırılacaktır. En zayıf halka konuştuğu zaman da tüm sistemleri çökecektir" dedi. "Ferhat Gündoğdu ve MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım" Eski hakem ve avukat Halil İbrahim Atabay, soruşturmanın seyrine ilişkin öngürüsünün sorulması üzerine ise şunları belirtti: "Resmi evrakta sahtecilik durumu var. Ali Tuna’nın el ürünü olmayan ve bunun kriminal olarak raporlanmış bir şekilde adli raporu var. O evrak varken artık burada suç işlenmiş ve somut delil elde edilmiş duruma geliyor. Ferhat Gündoğdu'nun ve aslına bakarsanız diğer MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım. İmza örneklerinin alınması lazım. O yazıyı kim yazdı? Onun bulunması lazım. Ondan dolayı da tutukluluğun geleceğine benim inancım sonsuz. Çünkü çok ciddi bir delil tespit edilmeseydi ve ortaya konulmasaydı bu operasyonu yapmazlardı."

Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması Ali Koç’un sözlerini hatırlattı: "Kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek" Haber

Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması Ali Koç’un sözlerini hatırlattı: "Kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" soruşturması yürütüldü. Soruşturma kapsamında MASAK ve HTS incelemeleri, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri doğrultusunda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı MHK üyeleri, hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabileceği değerlendirildi ve 7 isim gözaltına alındı. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması futbol camiasında geniş yankı uyandırırken ,birçok kulüp başkanının kendisini istifaya davet ettiği açıklamalar yeniden gündem oldu. Ferhat Gündoğdu’ya yönelik açıklamaların bazıları şöyle: Eski Fenerbahçe ve Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç: "Uzun bir süredir federasyon başkanına, MHK Başkanı’nın kim olduğunu, neyi temsil ettiğini, hangi ideolojiye bağlı olduğunu anlatmaya çalıştım. Buradan Türkiye’ye sesleniyorum; benim kalbim bu vücutta attığı müddetçe Ferhat Gündoğdu’nun ne olduğunu, kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek. Bu iş böyle olmaz. Türk futbolunun selameti için MHK Başkanı’nızın kim olduğunu, ne olduğunu lütfen kulak verin. Bütün Ankara bu konuyu konuşuyor. Siz niye kulak vermiyorsunuz, araştırmıyoruz. Hakemlik kariyeri açısından MHK Başkanlığı yapabilecek bir sicile de sahip olmayan bir insan. Türk futbolunun selameti için Ferhat Gündoğdu’ya daha fazla işi uzatmadan, Türk futbol ailesinden kendi iradesiyle çekilmesini rica ediyorum." Teknik Direktör Burak Yılmaz: "Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı? Neler geldi neler geçti. İstedikleri gibi orada Fuat Göktaş ile istedikleri gibi oynatıyorlar, indiriyorlar. Yaşadığım problemi anlatayım size Devre arasında Fuat Göktaş beni aradı. ’Bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış’ dedi. ’Ne diyorsun abi’ dedim. ’Ben 2010-2011’i yaşamışım, ’bahis olayı benim karın ağrım’ dedim telefonu kapattım. 15 dakika sonra tekrar aradı. ’Özür dilerim yanlış Burak Yılmaz’mış. Iğdır’da birisiymiş, çıkarttırdım’ dedi. Benim alnım açık başım dik. Nasıl bahis oynanır, nerden oynanır bilmem öyle şeyleri ve ihtiyacımda yok. Ben Mecnun başkanı aradım ve karıştı ortalık. Sonra 3 gün sonra Kocaeli maçında hakem hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Ama atıldıktan sonra verdiğim tepki hatalıydı. Ondan sonra Fuat Göktaş’ı aradım. Bir tane yalan söylüyorsam Allah’ın, dinin, kitabın üzerine yemin ederim. Fuat Göktaş’ı aradım ve yanlış konuştum. Çünkü bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba bana yoklama çektiler. Yanlış konuştum kendisine ve ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. Bahis oynayanları çıkarttırdım dedi. Demediyse Allah şahidim olsun. Ben Kocaeli maçından sonra açtığım telefonda yanlış kelimeler söyledim Fuat Göktaş’a o da benim hatam ama ondan sonra bana ve Gaziantepspor’a gereğini yaptılar ve beni doğradılar. Federasyon bu şekilde ilerliyor. Hakemler kötü. Merkez Hakem Kurulu başkanı kötü. Niye gitmiyor? Nedir bunların dokunulmazlığı? Hakemler çok kötü kardeşim. Galatasaray da şikayetçi, Karagümrük de şikayetçi. Niye, nasıl düzelecek abi. Ahbap-çavuş ilişkisiyle yürüyor ona üzülüyorum." Galatasaray Başkanı Dursun Özbek: "Karşımızda nereden tutsak elinde kalan bir MHK var. VAR hakemini hiçbir ülkede olmayan bir şekilde müdahale etmemesi gereken pozisyonlarda kullanıyorlar. Bu rezilliğin baş sorumlusu olan MHK Başkanı hala koltuğunda oturmaya devam ediyor. Galatasaray sahaya çıkar, kazanır, kaybeder ama bu şekilde bir oyunla zayıf düşürmeye çalışmalarına da izin vermez. İlk günden beri aynı şeyi söylüyoruz. Başkaları gibi ayrıcalık, imtiyaz değil sadece adalet istiyoruz. Sahada eşit şartları ve kuralların herkese aynı uygulanmasını istiyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu ve ilgili kurulları, Galatasaray’a karşı oynanan bu kirli oyunda ya adaletin yanında olacak ya da kendilerinin de bu oyunun bir aktörü olduklarını kabul edecek. Başka bir yolu yoktur." Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı: "Bu MHK Başkanı burada durduğu müddetçe maalesef Türk futbolu bir adım daha ileri gitmez. Federasyonun yaptığı güzel işler de var amaonları da gölgeliyor. Bu işleri dile getirmemizi de engelliyor. Geçen hafta Fenerbahçe yaşadı, bu hafta biz yaşadık. Önümüzdeki hafta başka birileri yaşayacak. İki senedir ’Hakemleri yeniledik, yeni hakem kadrosu yaptık, yetiştirdik, eğitimci, Portekizli eğitimci, şimdi başka bir eğitimci’ diyorlar. Bu şahıs orada durduğu müddetçe değişen hiçbir şey olmayacak. Çünkü zihniyet değişmiyor." Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan: "Bu kafa ile bir yere gidemezler. Sahada gördüğünüzü verin. MHK Başkanı’nı ben defalarca istifaya çağırdım ama sayın TFF Başkanı durmasından yana. Bildiği bir şey var diyoruz."

İstanbul merkezli 12 ilde 30 şüpheliye yasa dışı bahis operasyonu Haber

İstanbul merkezli 12 ilde 30 şüpheliye yasa dışı bahis operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda Grandpashabet, Ramadabet, Merit Royalbet, Superbet, Maxwin, Asusbet, Venombet, Verabet ve Mersobahis isimli 9 farklı yasa dışı bahis sitesine hizmet verdiği belirlenen 30 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin söz konusu sitelerde yönetici, finans, canlı destek, teknik sorumlu ve ödeme sorumlusu olarak faaliyet gösterdiği belirlendi. MASAK raporuna göre şüphelilerin hesaplarında 2023-2026 yılları arasında 4,1 milyar liralık işlem hacmi bulunduğu tespit edildi. 12 ilde eş zamanlı operasyon İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul merkezli 12 ilde belirlenen 30 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında, faaliyetlerin yürütüldüğü ofis olarak kullanılan adreslerde arama yapıldı. Aramalarda bahis sitelerine ait çok sayıda sunucu şifresi, sözde çağrı merkezi görevi yapan personelin müşterilere okuduğu hazır metinler ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Hesaplara bloke işlemi uygulandı Soruşturma kapsamında 30 şüpheliye ait 505 banka hesabı ile 82 kripto varlık cüzdanına bloke işlemi uygulandı. Operasyon kapsamında şüphelilere yönelik adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.