Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Manisa

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Manisa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Manisa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa'daki feci kazada hayatını kaybeden 11 kişi son yolculuğuna uğurlandı Haber

Manisa'daki feci kazada hayatını kaybeden 11 kişi son yolculuğuna uğurlandı

Kaza, İstanbul-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun İzmir istikametinde, Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bursa merkezden hareket eden, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerinden de yolcu aldığı öğrenilen 16 AED 124 plakalı tur otobüsü, otoyolda geri manevra yaptığı sırada 78 YD 559 plakalı tırın çarpması sonucu yan devrildi. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan tır da yoldan çıktı. Feci kazada 11 kişi hayatını kaybetti. 11 kişi son yolculuğuna uğurlandı Kazada hayatını kaybeden Safinaz Elkurt (76), Cemile Memişçi (71), İhsan Taşçı (73), Mümine Eryılmaz (75), Zülfinaz Tosun (64), Sevgi Kabaroğlu (70), Vesile Ekici (65), Şahinaz Boran (81), Fikriye Yur (78), Semra Şentürk (58) ve Kadriye Turhanlar (88) için bugün cenaze törenleri düzenlendi. Bursa'da gerçekleştirilen cenaze törenlerinde, hayatını kaybedenlerin yakınları ve sevenleri camileri doldurdu. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazlarının ardından 10 kişinin cenazesi toprağa verildi. Acılı aileler ve yakınları, son görevlerini yerine getirirken gözyaşlarına hakim olamadı. Cenazeler Bursa'nın farklı ilçelerinde defnedildi Safinaz Elkurt ve Şahinaz Boran'ın cenazeleri Mihraplı Camii'nde, Semra Şentürk'ün cenazesi Yunusemre Huzurlar Camii'nde, Mümine Eryılmaz'ın cenazesi Mustafakemalpaşa ilçesindeki Cevizli Camii'nde, Kadriye Turhanlar'ın cenazesi Mustafakemalpaşa Kuran Kursu Camii'nde, Fikriye Yur'un cenazesi ise Fevzidede Camii'nde kılınan cenaze namazlarının ardından defnedildi. İhsan Taşçı'nın cenazesi Karacabey Asmalı Camii'nde, Sevgi Kabaroğlu'nun cenazesi Esentepe Çamlık Camii'nde, Cemile Memişçi'nin cenazesi Karacabey Hacıhasan Camii'nde, Vesile Ekici'nin cenazesi ise Hürriyet Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazlarının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kazada hayatını kaybeden Zülfinaz Tosun da Konya'nın Ereğli ilçesinde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Manisa'da yaşanan feci kazada hayatını kaybeden 11 kişinin vefatı, Bursa'da ailelerini ve yakınlarını yasa boğdu.

Manisa’daki otobüs faciasında Bursa’ya 11 ateş düştü Haber

Manisa’daki otobüs faciasında Bursa’ya 11 ateş düştü

Kaza, dün İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa’nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı otobüs otoyolda geri manevra yaparken 78 YD 559 plakalı tır arkadan çarptı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı. Bursa merkezden hareket eden ve Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçesinden de yolcu aldığı öğrenilen tur otobüsünün yaptığı kazada Bursa’daki 11 eve ateş düştü. Kazada Safinaz Elkurt (76), Cemile Memişçi (71), İhsan Taşçı (73), Mümine Eryılmaz (75), Zülfinaz Tosun (64), Sevgi Kabaroğlu (70), Vesile Ekici (65), Şahinaz Boran (81), Fikriye Yur (78), Semra Şentürk (58) ve Kadriye Turhanlar (88) hayatını kaybetti. 11 eve ateş düştü Ölen 11 kişiden 10’u Bursa’da birisi ise Konya Ereğli’de bugün toprağa verilecek. Cenaze programı şöyle: Safinaz Elkurt ve Şahin Azboran Mihraplı Camii’de, Semra Şentürk Yunusemre Huzurlar Camii’de, Mümine Eryılmaz Mustafakemalpaşa ilçesi Cevizli Camii’de, Kadriye Turhanlar Mustafakemalpaşa Kuran Kursu Camii’de, Fikriye Yur Mustafakemalpaşa Fevzidede Camii’de, İhsan Taşçı Karacabey Asmalı Camii’de, Sevgi Kabaroğlu Esentepe Çamlık Camii’de, Cemile Memişçi Karacabey Hacıhasan Camii’de, Vesile Ekici Hürriyet Merkez Camii’de öğlen namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Zülfinaz Tosun ise Konya Ereğli’de kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek.

Başkan Vekili Biba acı günde vatandaşları yalnız bırakmadı Haber

Başkan Vekili Biba acı günde vatandaşları yalnız bırakmadı

Bursa’dan hareket eden tur otobüsünün Manisa’nın Akhisar ilçesinde bir çekiciyle çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi yaşamını yitirirken, 27 kişi yaralandı. Kazanın ardından Manisa’ya giden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever ve Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile birlikte Merkezefendi Devlet Hastanesi, Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve Manisa Şehir Hastanesi’nde tedavi gören yaralıları ziyaret etti. Yaralılar ve hasta yakınlarıyla yakından ilgilenen Biba, geçmiş olsun dileklerini ileterek, vatandaşlara moral verdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kazanın ardından AKOM bünyesindeki koordinasyon aracı ile Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Mobil ikram otobüsünü bölgeye sevk etti. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, ihtiyaçlar doğrultusunda yürütülecek çalışmalara destek vermek üzere bölgede görev yapacak. "Ekiplerimiz her an yanlarında olacak" Ziyaretlerde yaralı vatandaşlar ve ailelerinin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek gerekli çalışmaların koordinasyonunu sağladıklarını belirten Başkan Vekili Biba, "Bursa Büyükşehir Belediyemizin mobil ikram otobüsü ve AKOM koordinasyon otobüsü ile ekiplerimiz bölgede görev yapmaya devam edecek. Hemşehrilerimizin ve ailelerinin ihtiyaçlarının karşılanması için ekiplerimiz her an yanlarında olacak. Kazada hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı, tedavileri devam eden yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.

Madenci babasını kaybeden Yaşar’a Galatasaraylı iş adamından anlamlı destek Haber

Madenci babasını kaybeden Yaşar’a Galatasaraylı iş adamından anlamlı destek

Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan kömür madeni işletmesinde 1 Ekim 2026’da meydana gelen göçükte 5 işçi hayatını kaybetmiş 2’si yaralanmıştı. Hayatını kaybeden 37 yaşındaki madenci Kerim Ören’in 13 yaşındaki oğlu Yaşar Ören’in babasının cenazesindeki görüntüleri tüm Türkiye’yi yasa boğarken, Galatasaraylı olduğu öğrenilen ortaokul öğrencisi Yaşar için iş adamı Tunç Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Galatasaray Genel Kurul Üyesi Dinçer Azaphan harekete geçti. Yaşar’la görüntülü bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Azaphan, Yaşar’a başsağlığı dileyerek hem maddi hem de manevi anlamda her zaman yanlarında olacaklarının sözünü verdi. Azaphan, görüşmede koyu taraftarı olduğu Galatasaray’ın dünyaca ünlü yıldız futbolcusu Victor Osimhen’in forması ile Yaşar’ın adı bulunan forma ve eşofman seti göndereceğini söyledi. Azaphan ayrıca, Yaşar’ı bir Galatasaray maçını stadyumda izlemesi için özel olarak davet etti. Babasıyla gidecekti, hayali buruk gerçekleşecek Öte yandan, küçük Yaşar’ın en büyük hayallerinden birinin, vefat eden babası Kerim Ören ile birlikte stadyuma giderek bir Galatasaray maçı izlemek olduğu öğrenildi. Babasının ani vefatıyla bu hayali yarım kalan Yaşar, gelen bu anlamlı davetle birlikte hayalini babasız ve buruk bir şekilde de olsa gerçekleştirecek. Hayalinin babasıyla birlikte Galatasaray maçına gitmek olduğunu söyleyen Yaşar Ören, "Dinçer beye çok teşekkür ederim yanımda durduğu için. Beni Galatasaray maçına davet etti ve bana forma verdiği için ayrıca teşekkür ediyorum. Hiç Galatasaray maçına gidemedim. Babamla maça gidecektik ancak nasip olmadı. Sonradan nasip olacak" dedi. Öte yandan, Karakurt Mahalle Muhtarı Mehmet Eren, iş adamı Dinçer Azaphan’a gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür etti.

"Suçluları yakalayacağız" dediler, 19 milyon TL’lik serveti götürdüler: 9 tutuklama Haber

"Suçluları yakalayacağız" dediler, 19 milyon TL’lik serveti götürdüler: 9 tutuklama

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde kendilerini polis, asker ve cumhuriyet savcısı olarak tanıtarak 68 yaşındaki vatandaşın yaklaşık 19 milyon TL değerindeki ziynet eşyası ve dövizini alan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 11 şüpheliden 9’u tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, Şarköy’de 68 yaşındaki bir vatandaş, telefonla kendisini polis, asker veya cumhuriyet savcısı olarak tanıtan şüphelilerin yönlendirmesiyle ikametinde bulunan ziynet eşyası ve dövizleri, suçluların yakalanabilmesi amacıyla şüphelilere teslim etti. Vatandaş, bu yöntemle yaklaşık 19 milyon TL değerinde maddi kayba uğradığını beyan ederek şikayetçi oldu. Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince olayla ilgili çalışma başlatıldı. Ekiplerin gerçekleştirdiği teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri ve adresleri belirlendi. 8 ilde eş zamanlı operasyon Çalışmaların ardından 29 Eylül 2026 tarihinde İstanbul, İzmir, Manisa, Şanlıurfa, Erzurum, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Mersin’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda vatandaşın mağdur edilmesiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 9 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen 11 şüpheliden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer 9 şüpheli ise "Örgütlü Şekilde Nitelikli Dolandırıcılık, Nitelikli Yağma, Suç Örgütü Kurma, Yönetme ve Üye Olma" suçlarından tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor" Haber

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor"

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından ergenlik döneminde şiddete yönelimin nedenleri yeniden gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ergenlik döneminde görülen şiddetin nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Ergenlik döneminde kimlik arayışı, bağımsızlaşma, akran kabulü ve sosyal statüye verilen önem artarken, dürtü kontrolü ve davranışların sonuçlarını değerlendirme gibi bilişsel süreçlerin gelişiminin devam ettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ancak bu özelliklerin şiddet davranışını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bir çatışmanın ağır bir haksızlık, aşağılanma, reddedilme veya statü kaybı olarak algılanmasının yoğun öfkeye yol açabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, olayın zihinde sürekli yeniden değerlendirilmesi ve intikam düşüncelerinin güçlenmesiyle bazı durumlarda alternatif çözüm yollarının daralabileceğine dikkat çekti. Silaha kolay erişimin ise kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabilecek kritik bir risk faktörü olduğunu vurguladı. Zorbalık ve dışlanma dikkate alınmalı Sürekli dışlanma, aşağılanma veya zorbalığa maruz kalmanın bazı gençlerde öfke, değersizlik ve yabancılaşma duygularını artırabileceğini belirten Koçanlı, Türkiye’de yapılan araştırmalarda sürekli öfke, yabancılaşma ve akran zorbalığının şiddet eğilimiyle ilişkili bulunduğunu aktardı. Ancak zorbalığa maruz kalan gençlerin büyük çoğunluğunun şiddete başvurmadığının altını çizen Koçanlı, zorbalığın tek başına doğrudan neden olarak görülmemesi gerektiğini, diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi. Aile ve okul, koruyucu rol oynuyor Aile içi çatışmalar, şiddete tanıklık edilmesi, sert veya tutarsız disiplin, yetersiz ebeveyn denetimi ve sağlıklı iletişim eksikliğinin risk oluşturabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, travmatik deneyimlerin de bazı çocuk ve ergenlerde güven duygusu ile öfke düzenleme becerilerini etkileyebileceğini ifade etti. Bununla birlikte travmatik bir geçmişin gelecekte şiddet davranışı sergileneceği anlamına gelmediğini vurgulayan Koçanlı, aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Okul ortamındaki güven duygusu önemli Okul ortamının da kritik bir role sahip olduğunu kaydeden Koçanlı, "Okul, yalnızca örgün eğitimin sunulduğu bir kurum değil, aynı zamanda bireyin aidiyet duygusu kazandığı ve sosyal kimliğinin biçimlendiği temel sosyalleşme alanlarından biridir. Öğrencinin okul ortamında kendini değerli ve güvende hissetmesi, öğretmenleriyle güvene dayalı bir ilişki geliştirmesi ve zorbalık durumlarında destek alabileceğine inanması koruyucu bir etki oluşturmaktadır. Buna karşılık, okuldan ve akran grubundan yabancılaşma, sürekli akran reddi ve sosyal destek mekanizmalarına yönelik güvensizlik veya bu mekanizmalara erişim eksikliği mevcut sorunları daha da şiddetlendirebilir" dedi. Siber zorbalık, psikososyal sorunları şiddetlendirebilir Şiddet içerikli videolar, dijital oyunlar veya sosyal medya kullanımının tek başına şiddet davranışına yol açtığını söylemenin doğru olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ancak siber zorbalık, çevrim içi aşağılama ve tehditler ile şiddet ve intikam içerikleri, mevcut psikososyal sorunları şiddetlendirebilir. Türkiye’de çocuk ve ergenler üzerinde gerçekleştirilen sistematik derleme ve meta-analiz çalışmaları, siber zorbalığın önemli bir psikososyal risk alanı olduğunu ortaya koymaktadır" uyarısında bulundu. Davranış değişiklikleri dikkate alınmalı Bir bireyin gelecekte şiddet eylemlerinde bulunacağını kesin olarak öngören tek bir kişilik özelliği veya davranış kalıbının olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, yalnızlık yaşayan, içe kapanık veya öfkeli bir gencin "potansiyel saldırgan" olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Gencin hangi desteğe ihtiyacı olduğu iyi anlaşılmalı Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler, saldırı hazırlığını ima eden paylaşımlar, silaha erişim konusunda olağandışı girişimler ve ciddi bir çatışma sonrası belirgin davranış değişikliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır" dedi. Şiddetin önlenmesinde aile, okul, sağlık ve sosyal hizmet birimlerinin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı; güvenli bildirim mekanizmaları, zorbalığın erken tespiti, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine zamanında erişim ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Koçanlı, ateşli silah bulunan evlerde silahların çocukların ve yetkisiz kişilerin erişemeyeceği şekilde güvenli biçimde muhafaza edilmesinin de kritik olduğunu vurguladı. Olaya tanıklık eden çocuklara destek verilmeli Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları, kâbuslar, öfke, dikkat dağınıklığı ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sosyal medyada olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesinin ve doğrulanmamış bilgilerin takip edilmesinin de tehdit algısını artırabileceğini söyledi. Ebeveynlerin çocuklarıyla olay hakkında konuşmaktan kaçınmaması gerektiğini ifade eden Koçanlı, ancak yaşa uygun ve doğrulanmış bilgiler verilmesi, görsel maruziyetin sınırlandırılması ve günlük rutinin mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirtti. Belirtilerin devam etmesi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi halinde profesyonel destek alınmasını önerdi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sözlerini şöyle tamamladı: "Ergen şiddeti; bireysel psikolojik süreçler ile aile, akran grubu, okul, sosyal dışlanma, dijital çevre ve silaha erişim gibi birçok etkenin kesiştiği çok boyutlu bir olgudur. Temel mesele, şiddet ortaya çıktıktan sonra yalnızca faili ve nedeni belirlemek değil; öfke, dışlanma, mağduriyet ve çaresizlik duygularının şiddete dönüşmesini engellemek amacıyla çocuğa zamanında ulaşabilmektir."

Bakan Gürlek: "Turgutlu’daki saldırıda hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecek" Haber

Bakan Gürlek: "Turgutlu’daki saldırıda hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki okul saldırısında 2’si ağır 11 öğrencinin yaralanmasına ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, yaralanan öğrencilere acil şifalar dileyerek, ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti. Bakan Gürlek, olayın hemen ardından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca kapsamlı soruşturma başlatıldığını, başsavcının koordinasyonunda 2 cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini ve saldırıyı gerçekleştiren çocuğun kısa sürede yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi. Anne, baba ve dede de gözaltında Çocukların güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ihmalin ve sorumsuzluğun görmezden gelinemeyeceğini belirten Gürlek, yakın zamanda öncülük ettikleri yasal düzenleme ile ailelerin bakım ve gözetim yükümlülüklerine ilişkin sorumlulukların daha açık ve güçlü hale getirildiğini ifade etti. Bu kapsamda saldırıyı gerçekleştiren çocuğun yanı sıra anne, baba ve saldırıda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dedenin de gözaltına alındığını aktaran Gürlek, saldırıda kullanılan silahın çocuğun eline nasıl geçtiğinin, silahın muhafaza şartlarının, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüklerinin ve olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddiaların çok yönlü ve titizlikle araştırıldığını kaydetti. Soruşturma titizlikle sürdürülüyor Gürlek, çocukların güvenliğini tehdit eden olayın üzerine hukuk içinde ve kararlılıkla gidileceğini belirterek, sorumluluğu bulunanların titizlikle tespit edileceğini ve hiçbir ihmalin göz ardı edilmeyeceğini vurguladı. İlgili bakanlıklar ve kurumlarla güçlü bir koordinasyon içerisinde hem adli sürecin hem de yaralı öğrencilerin durumunun hassasiyetle takip edildiğini bildiren Gürlek, çocukların güvenliğini tehdit eden hiçbir ihmalin karşılıksız kalmayacağını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.