Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Malazgirt Zaferi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Malazgirt Zaferi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Malazgirt Zaferi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. Kabinenin 71. toplantısını tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokakların daha emniyetli hale getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettiklerini belirtti. Erdoğan, ayrıca toplantıda vatandaşların refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldıklarını da açıkladı. "Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet’e atlayan tarih okumalarını kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz" Kendilerinin tarihine sırt çeviren değil, ‘Mazisi olmayanın istikbali olmaz’ düsturuyla hareket eden bir kadro olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyetini bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sari köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu’yu, Osmanlı’yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet’e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye’yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan, ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir. Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir. Ama milletimizi ruh kökünden koparmaya amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu. "Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız" MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ve başka parti liderlerinin katılımıyla Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü kutladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Malazgirt’ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz. Türkiye hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir. Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine, içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye’ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. "(Girne’deki gemi kazası) 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz" Girne açıklarında gerçekleşen gemi kazası ile ilgili de konuşan ve son durum hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne’den Taşucu’na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti, 14 kardeşimiz ise halen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hâlihazırda 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dahil 8 mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmî kurumlarımızca yakından takip edilmektedir. Aynı şekilde 2 Eylül’de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama kurtarma çalışmalarımızla devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum" ifadelerini kullandı. "Dış politikada Türkiye’yi ve Türkiye’nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz" Türkiye’nin tarihî ve kültürel birikimiyle, büyük iktisadi ve beşeri potansiyeli ile dünyada yıldızının giderek parlayan bir ülke olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihî bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlar arası yakınlaşmanın, ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye’yi ve Türkiye’nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şanghay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir. Teşkilat, 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisi ile çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek’te icra edilen Liderler Zirvesi’ne iştirak ederek bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye’nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler’in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık" Geride kalan haftada ekonomiye dair önemli verilerin açıklandığını hatırlatan ve bu konuda değerlendirmede bulunan Erdoğan, "İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. "İsrail’in tertip ve tahrikleri ile başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş Körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir" Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerinin tüm dünya gibi Türkiye’de de hissedildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika dahil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihî seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki düğüm çözülmedikçe petrol fiyatlarındaki artışların herkesi zorlamaya devam edeceği anlaşılıyor. Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: İsrail’in tertip ve tahrikleri ile başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş Körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad Mutabakatını akim bırakan da yine İsrail’in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız Orta Vadeli Program bunun en son örneğidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Orta Vadeli Program ile gelecek üç yıla ait yol haritasının kamuoyuyla paylaşıldığını söyleyen Erdoğan, "Orta Vadeli Program’la tarım ve sanayi sektörleri ile turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin arttırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Aynı şekilde enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını arttıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye, Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makroekonomik rotasını belirleyen Orta Vadeli Program’ın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor, programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu. "190’dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği iklim zirvesini, tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz" Bugünkü Kabine Toplantısında 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 Zirvesi’nin ele alındığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP31’e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttüğümüz hazırlıklar devam ediyor. Organizasyonu toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya Expo alanında gerçekleştireceğiz. Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya’mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ’mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık. Tüm bunlar elbette sadece COP31 için yapılmadı. Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek ama bu yollar, bu yatırımlar, işte Ankara’da olduğu gibi milletimize kalacak. Milletimiz tarafından uzun yıllar kullanılacak. Expo alanı yenilenmiş haliyle Antalya’nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya’mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190’dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği iklim zirvesini, tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül’de almaya başlıyoruz" Kabine Toplantısında görüşülen bir diğer konunun ‘Kiralık Konut’ projesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye’ diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlatmış ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kurallarımızı çekmiştik. İnşallah 2027 Mart itibarıyla anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Tabii bu proje kapsamında bir de Kiralık Konut projemizi açıklamıştık. İstanbul’da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül’de almaya başlıyoruz. İnşallah ekim ayında ilk 1000 kiralık konutun kurasını çekeceğiz. Evleri piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleri ile vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız" dedi. "Bu yıl sonu bitmesi planlanan ’Yarısı Bizden’ projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz" ‘Yarısı Bizden’ kampanyasıyla İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırdıklarını da söyleyen Erdoğan şöyle devam etti: "Bugüne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına, 435 bin 683 bağımsız bölümün de yapım süreçlerini başlattık. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul’daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız. Burada İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum. Bu yıl sonu bitmesi planlanan Yarısı Bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Yarısı Bizden kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı uğurlu olsun diyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak dün akşam oynanan final müsabakasında İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste 2. defa Avrupa şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı tebrik etti. 14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrencilere, ailelere, hocalara hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızın da altını çizerek ifade etmek istiyorum" dedi.

Engelli sporcular, 30 Ağustos Zafer Bayramı için su altında Türk bayrağı açtı Haber

Engelli sporcular, 30 Ağustos Zafer Bayramı için su altında Türk bayrağı açtı

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Bağcılar Belediyesi’nin öncülüğünde Balıkesir’in Erdek ilçesinde düzenlenen 5. Engelsiz Zafer Dalışı etkinliğinde engelli sporcular, 10 metre derinliğe tüplü dalış yaptı. Dalgıçlar, su yüzüne çıkarken Türk bayrağı açtı. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılı dolayısıyla Bağcılar Belediyesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, ETİ Maden İşletmeleri ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı iş birliğiyle 5. Engelsiz Zafer Dalışı düzenlendi. Geleneksel hale gelen etkinlikte Bağcılar Belediyesi Su Altı ve Su Üstü Sporları Kulübü engelli öğrencileri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mayın harbi dalgıçları, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu öğretim üyeleri ve davetliler Erdekspor Dalış Kulübü’nde bir araya geldi. Görme, işitme, süreğen, fiziksel ve zihinsel engelli sporcular, eğitmen dalgıçlar eşliğinde tüplü dalış gerçekleştirdi. Yaklaşık 10 metre derinliğe dalan sporcular, su yüzüne çıktıklarında Türk bayrağı açtı. Dalgıçlar, etkinliğe katılanlar tarafından coşku ve alkışlarla karşılandı. Programın sonunda etkinlik kapsamında dalış yapan sporculara günün anısına sertifikaları takdim edildi. Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Volkan Çakmak, etkinliğin 5’incisini düzenlemekten dolayı mutlu olduklarını belirterek, "Ağustos ayı ülkemiz ve milletimiz için zafer ayıdır. Hem Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümünü hem de 30 Ağustos Zaferi’nin 104’üncü yılını hep birlikte kutluyoruz. Bugün de Bağcılar Belediyesi Zafer Dalışımızın 5’incisini gerçekleştirdik. Su altı sporu yapan engelli sporcularımız su altına dalarak Türk bayrağımızı yüzeye çıkardılar. Biz de mutlu olduk. Bağcılar Belediye Başkanımız Yasin Yıldız’ın da selamını ilettik" ifadelerini kullandı. Etkinliğe Erdek Kaymakamı Hasan Göç, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Kaya Mutlu, ETİ Maden İşletmeleri ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeli, akademisyenler ile ilçe sakinleri katıldı.

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye Haber

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye

DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Bursa’nın temsili Keles Bebeği’ni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye takdim etti. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Muş’ta gerçekleştirilen programlara DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak ve DAĞDER Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Bursa’nın Keles ilçesinin geleneksel kültürünü ve yöresel yaşamını yansıtan Keles Bebeği’ni takdim etti. Keles Bebeği’nin takdimi, Bursa’nın yerel değerlerinin ulusal ölçekte tanıtılması, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından anlamlı bir buluşma oldu. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasını Türkiye’nin farklı noktalarında tanıtmayı ve gelecek nesillere aktarmayı önemsediklerini belirterek, "Dağ Yöremizin her bir değeri, geçmişten geleceğe taşıdığımız çok kıymetli bir kültürel mirastır. Keles Bebeğimiz de bu mirasın en güzel sembollerinden biridir. Malazgirt Zaferi gibi tarihimiz açısından büyük anlam taşıyan bir programda yöremizin kültürel değerini İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye takdim etmekten büyük mutluluk ve gurur duyduk. DAĞDER olarak kültürümüzü yaşatmaya, tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz" dedi. DAĞDER köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyor DAĞDER, Dağ Yöresi’nin kültürel değerlerini korumanın yanında eğitim, gençlik, kadın, sosyal dayanışma ve uluslararası çalışmalarla yöre insanının geleceğine katkı sunmayı temel vizyon olarak benimsiyor. Geleneksel kültürün yaşatılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra üniversiteli gençlerin dayanışmasını güçlendiren faaliyetler, kadınların sosyal ve toplumsal hayatta güçlendirilmesine yönelik projeler, eğitim çalışmaları ve Erasmus+ kapsamında yürütülen uluslararası gençlik projeleriyle yerelden evrensele uzanan bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. DAĞDER, bir taraftan geçmişten gelen kültürel mirası korurken diğer taraftan gençlerin, kadınların ve çocukların geleceğine dokunan projeler üretmeyi, Bursa Dağ Yöresi’nin birlik ve beraberliğini güçlendirmeyi ve yöre kültürünü ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen Keles Bebeği takdiminin de DAĞDER’in "kültürümüzü yaşatmak, değerlerimizi tanıtmak ve geleceğe taşımak" anlayışının anlamlı bir yansıması olduğu belirtildi. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye nazik kabulleri ve Dağ Yöresi kültürüne gösterdiği ilgi dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Program süresince gösterilen yakın ilgi ve misafirperverlik nedeniyle Muş Eğitim ve Hizmet Vakfı ile Vakıf Başkanı Ahmet Akın’a da teşekkür edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." "Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun." "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur" "Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak" dedi. Bitlis’in Ahlat ilçesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında tarihi bir güne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve bakanlarla birlikte Ahlat’ta düzenlenen etkinliklere katıldı. Günün ilk programında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen etkinlik alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlara hitap etti. Toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, "81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Bizi köklerimizle buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı, belediyelerimizi, vakıf ve derneklerimizi ayrı ayrı kutluyorum. Özellikle bizleri hüsnü kabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi şu bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin diyorum" dedi. "Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır" "Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferimizin 955. seneyi devresini idrak edeceğiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum; Ahlat şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat şehadete, selamete ermişlerin, yani şahitlerin, selimlerin, ermişlerin, yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır. Ahlat 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen Alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır. Evet, Ahlat her haliyle şehadet ocağıdır. Gaziler otağıdır, milletimizin kimlik vesikasıdır, tarihimizin iftihar sayfasıdır." "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür" Malazgirt’e giden yolun Ahlat’tan açıldığını vurgulayan Erdoğan, "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyarı Rum’u Darülislam haline getiren bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın; Ahlat Kubbetü’l-İslam’dır. Ahlat bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Önce Malazgirt’e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamdolsun, dimdik ayaktadır. Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı Milli Park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir" "Kıymetli misafirler, bakınız burada, hemen yanı başımızdaki Selçuklu Kabristanı’nda ecdadın tanzim ettiği 10 bine yakın mezar taşımız var" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların adeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler bizim bu topraklardaki 1000 yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazanmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin asıl ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun.Malazgirt zaferinden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına 1000 yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum." "Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır" "Özellikle genç kardeşlerimizin burayı iyi dinlemesini istiyorum" diyen Erdoğan, "Bakınız, sevgili gençler; Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur. Ahlat millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok vecih bir şekilde ifade ettiği gibi: Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla, taşla. Yabani ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı et hakkın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini, marifet birlikte nifakta değil. Evet, insan rozeti takıp hakkın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" diye konuştu. "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" "İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milletiyle birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki; ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz, ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa, emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabbi olan Cenabı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür. Türkiye yüzyılının inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüzde ufukumuz açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferimizin 955. yıldönümü şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum. Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat’taki temasları devam ediyor. Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etmesi, ardından Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine Toplantısı’na başkanlık etmesi bekleniyor. Erdoğan, günün son programında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek programda bir araya gelecek.

Ahlat’ta 1071 Zaferi coşkusu: Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar buluştu Haber

Ahlat’ta 1071 Zaferi coşkusu: Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar buluştu

Anadolu’nun fethinin 955. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat’ta düzenlenen etkinlikler, Türkiye’nin farklı illerinden gelen vatandaşların yoğun katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Tarihi ilçede düzenlenen program, bölgenin tanıtımına ve turizm hareketliliğine de katkı sağladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yoğunluk yaşanıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen vatandaşlar, 1071 ruhunu yaşamak ve bu anlamlı güne tanıklık etmek için Ahlat’ta buluştu. Etkinliğe Kahramanmaraş’tan katılan vatandaşlardan Ejder Akbaba, organizasyonun büyük bir coşkuyla gerçekleştirildiğini belirterek, "Kahramanmaraş’tan katılıyorum. Sütçü İmam’ın torunları olarak 1071 Zaferi’nin 955. yıl dönümü münasebetiyle buraya katıldık. Hakikaten büyük bir coşku var. Türkiye’nin her yerinden katılan arkadaşlarımız var. Herkesin ayağına sağlık. Bu duygu ancak yaşanılır, anlatılmaz" dedi. Osmaniye’den gelen Abdülrizak ise geçen yıl da etkinliklere katıldığını ifade ederek, "Osmaniye’den geliyorum. 1071 Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlamaları için buraya geldik. Yaklaşık 1 kilometrelik yolu yürüyerek geldik. Geçen yıl da katılmıştım. Bu coşkuyu tekrar yaşamak ve burada bulunmak gurur verici. Türkiye’nin her yerinden müthiş bir kalabalık var" diye konuştu. Bir diğer vatandaş Hamid Dünder de Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü kutlamalarına katılmak için Osmaniye’den geldiğini belirterek, "Müthiş bir coşku var. Türkiye’nin her yerinden buraya gelenler var. Çok mutluyuz. Bu güzel organizasyona ev sahipliği yapanlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ahlat’ta gerçekleştirilen etkinliklerin bölgeye önemli bir hareketlilik kazandırdığı gözlenirken, vatandaşların yoğun katılımı ilçedeki turizm ve ticari faaliyetlere de yansıdı. Türkiye’nin farklı noktalarından gelen ziyaretçiler, Ahlat’ın tarihî ve kültürel değerlerini yakından görme fırsatı buldu. Etkinlikler dolayısıyla Ahlat’ta oluşan yoğunluk, bölgenin 1071 Malazgirt Zaferi ve Selçuklu mirası üzerinden turizm potansiyelinin yeniden öne çıkmasına da katkı sağlıyor. Tarihi ve kültürel değerleriyle öne çıkan Ahlat, 1071 etkinlikleriyle bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşınıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ndeki programa katılmasının ardından Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etmesi bekleniyor. İlçedeki vatandaşların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişine yönelik heyecanlı bekleyişi ise sürüyor.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Ağustos 1071 tarihinde kazanılan Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Malazgirt Zaferi’nin tarihin seyrini yeniden biçimlendiren ve coğrafyaların istikametine yön veren kutlu bir kader anı olduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşünün birçok zafer ve fetihle şekillendiğini ifade etti. Malazgirt’e giden yolun bir günde açılmadığını kaydeden Bahçeli, 1040 Dandanakan Zaferi, Çağrı Bey’in Anadolu’ya yönelik keşif seferleri, 1048 Pasinler Zaferi, Tuğrul Bey dönemi ve Sultan Alparslan’ın 1064 yılında Ani’yi fethetmesiyle Anadolu’daki Türk hakimiyetinin adım adım güçlendiğini belirtti. Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine düzenlediği akınlarla Bizans’ın doğu’daki hakimiyetinin kırıldığını ifade eden Bahçeli, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın ordusunun başında Malazgirt Ovası’na çıktığını aktardı. Sultan Alparslan’ın savaşa çıkarken beyaz şehadet elbisesini kuşandığını belirten Bahçeli, "Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır. Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur. Malazgirt Ovası’nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan’ın mahir sevk ve idaresi altında Roma’nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans’ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir" açıklamasında bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’da Türk varlığının kökleştiğine dikkat çekerek, "Zaferin ardından Anadolu’ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskan ve imar hamleleri bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu’dan Söğüt’e, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Anadolu’daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu’ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir. Horasan’dan kopup Pasinler’de kuvvet bulan, Malazgirt’te büyük bir zaferle Anadolu’nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Sultan Alparslan’ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti

Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etkinliklere katılmak üzere Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, program çerçevesinde ilçede bulunan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat ilçesindeki programı devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Bakanlar kurulu ve beraberindeki kalabalık heyetle birlikte Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli mesajlar verirken, Ahlat ve Malazgirt’in Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesindeki tarihî önemine dikkat çekti. Millet Bahçesi’ndeki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etti. Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak bilinen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan mezarlıkta Erdoğan, Selçuklu döneminden kalan mezar taşlarını inceledi. Erdoğan, burada Anadolu’yu yurt yapan şehit ve gaziler ile ecdat için dua etti. Selçuklu mezar taşlarının Türk-İslam medeniyetinin tarihî ve kültürel mirasını yansıttığına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bugün de ecdat mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Erdoğan, mezarlık ziyaretinin ardından ise MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ilçedeki köşkünde ziyaret ederek, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti. "Kabine Ahlat’ta toplanacak" İlçedeki programları devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla bugün üçüncü kez Ahlat’ta toplanacak. Toplantının saat 16.00’da Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantının ana gündem başlıkları arasında "Terörsüz Türkiye" sürecindeki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve iç cepheyi güçlendirmeye yönelik çalışmaların bulunması bekleniyor. Günün programı kapsamında saat 19.00-21.00 arasında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarının katılımıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde akşam yemeği düzenlenecek. Geceyi ilçede geçirecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci gün Ahlat programı, Kabine Toplantısı ve akşam yemeği ile tamamlanacak. Erdoğan yarın sabah ise Malazgirt’e geçecek.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Ağustos 1071 tarihinde kazanılan Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Malazgirt Zaferi’nin tarihin seyrini yeniden biçimlendiren ve coğrafyaların istikametine yön veren kutlu bir kader anı olduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşünün birçok zafer ve fetihle şekillendiğini ifade etti. Malazgirt’e giden yolun bir günde açılmadığını kaydeden Bahçeli, 1040 Dandanakan Zaferi, Çağrı Bey’in Anadolu’ya yönelik keşif seferleri, 1048 Pasinler Zaferi, Tuğrul Bey dönemi ve Sultan Alparslan’ın 1064 yılında Ani’yi fethetmesiyle Anadolu’daki Türk hakimiyetinin adım adım güçlendiğini belirtti. Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine düzenlediği akınlarla Bizans’ın doğu’daki hakimiyetinin kırıldığını ifade eden Bahçeli, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın ordusunun başında Malazgirt Ovası’na çıktığını aktardı. Sultan Alparslan’ın savaşa çıkarken beyaz şehadet elbisesini kuşandığını belirten Bahçeli, "Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır. Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur. Malazgirt Ovası’nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan’ın mahir sevk ve idaresi altında Roma’nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans’ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir" açıklamasında bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’da Türk varlığının kökleştiğine dikkat çekerek, "Zaferin ardından Anadolu’ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskan ve imar hamleleri bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu’dan Söğüt’e, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Anadolu’daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu’ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir. Horasan’dan kopup Pasinler’de kuvvet bulan, Malazgirt’te büyük bir zaferle Anadolu’nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Sultan Alparslan’ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.