Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Mağduriyet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Mağduriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağduriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomobil diye bindiği Mercedes beyaz eşya çıktı Haber

Otomobil diye bindiği Mercedes beyaz eşya çıktı

Mercedes marka otomobilinin trafik cezası olup olmadığını kontrol etmek için e-Devlet'e giren Selim Calap, aracında hak mahrumiyeti olduğunu görünce hayatının şokunu yaşadı. Yapılan araştırmada, yıllardır vergisi ödenen, muayenesi yaptırılan aracın düşük vergi ödemek amacıyla Türkiye'ye gümrükten "beyaz eşya" olarak sokulduğu ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, 2018 yılında Trabzon'dan satın aldığı 2006 model Mercedes marka otomobilinin herhangi bir ceza veya borç durumu olup olmadığını kontrol etmek için geçen yıl e-Devlet'e giren Selim Calap, aracının üzerinde hak mahrumiyeti bulunduğunu ve Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2010 yılından bu yana devam eden bir dava dosyası olduğunu gördü. Yapılan araştırmalarda, aracın şasi numarasında veya donanımında herhangi bir oynama (çenç) olmadığı ancak gümrük vergisini düşük ödemek amacıyla Türkiye'ye buzdolabı veya klima gibi "beyaz eşya" olarak beyan edilerek sokulduğu ortaya çıktı. Düzenli olarak vergisini ödediği, muayenesini ve kaskosunu yaptırdığı otomobilini şu an satamayan ve davada müşteki sıfatıyla yer alan Calap, yetkililerden yardım bekliyor. "Tesadüfen öğrendim" Olayla ilgili açıklamalarda bulunan Selim Calap, aracın tüm vergilerini düzenli ödediğini belirterek, mahkeme sürecini tamamen tesadüf eseri öğrendiğini aktardı. Araçtan memnun olduğunu ancak yasal süreç nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını ifade eden Calap, "Geçen yıl eylül ayında e-Devlet üzerinden trafik cezası vs. var mı diye kontrol yaptım. Uygulamada aracımda hak mahrumiyeti olduğunu öğrendim. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince 2010 yılında dava açılmış. Ben geçen yıla kadar bunu bilmiyordum, tesadüfen örendim. Araç yurt dışından bir şekilde beyaz eşya olarak sokulmuş, araştırmalarımız neticesinde bize öyle söylendi" dedi. "Ben aracımdan memnunum" Calap, mahkeme sürecinin devam ettiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Bu yılın mart ayında mahkememiz oldu ve 6 ay sonrasına ertelenmişti. Yani 30 Eylül'de yeniden mahkememiz olacak. Bakalım, sonuç ne olacak? Ben aracımdan memnunum. Devletimizden bu işin çözülmesini istiyoruz. Benim bildiğim kadarıyla benim aracım üzerinde yaklaşık 1000 mağdur var ama genel olarak bu şekilde ise yaklaşık 10 bin mağdurun olduğu duyumunu aldık. Aracımın her vergisini ödedim, muayenesini yaptırdım. Herhangi bir borcum da yoktur." "Şok etkisi oluşturdu" Otomobilinin gümrükten beyaz eşya olarak sokulduğunu öğrenince şok yaşadığını aktaran Calap, "Beyaz eşya olayı şok etkisi oluşturdu. Neticede arabamız var ama beyaz eşya olarak gözüküyor. Beyaz eşya ama hani buzdolabı mı, çamaşır makinesi mi vs. bunu bilemiyorum. Bize söylenen beyaz eşya olduğuydu. Şu an mağdur durumdayız. Aracımızı satmak istesek satamıyoruz. İnşallah önümüzdeki mahkeme sürecinde bu iş çözülür diye ümit ediyoruz" diye konuştu. "Gümrük vergisini düşük ödemek için katakulli yapmışlar" Aracın satın alındığı 2018 yılında ekspertiz kontrollerini gerçekleştiren İzmit'teki oto ekspertiz uzmanı Sami Tarcan da yaptıkları incelemede şasi numarasında herhangi bir oynama görmediklerini ifade etti. Tarcan, "Geçen yılın eylül ayında beyefendi beni aradı, konuyu anlattı. Kendisi aracına hak mahrumiyeti konulduğunu rastgele e-Devlet'ten öğreniyor. Hak mahrumiyetinin konmasının sebebini araştırdığımızda ise aracın gümrükten beyaz eşya olarak sokulmasını öğrendik. Gümrük vergisini düşük ödemek için orada bir katakulli yapılmış" şeklinde konuştu. Tarcan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dava 15 yıldan beri sürüyor ve beyefendinin bundan haberi yok. Bu süreç içerisinde aracını satsaydı bu kez kendisi de şüpheli durumuna düşecekti. Bu aracın üzerinde bin 85 müşteki var. Hepsini toplasan dava yaklaşık 3-4 sene sürecek, süreç çok uzuyor, satamıyor. En azından araç çenç değil. Çenç olsaydı el konulacaktı. Bu problemin bir an önce çözülmesi lazım." "Karşınızda araba görüyorsunuz ama buzdolabı ya da klima olarak görünüyor" Benzer durumda çok sayıda dosya bulunduğunu aktaran Tarcan, "Şöyle düşünün, karşınızda araba görüyorsunuz ama buzdolabı ya da klima olarak görünüyor. Ben bunu araba diye almışım, gümrükte klima ya da buzdolabı olarak gözüküyor. araba diye alıyorsunuz, devlet 'Siz araba almamışsınız klima, beyaz eşya almışsınız' diyor. Ben bunun yıllardan beri vergisini ödemişim, muayenesini ödemişim, sigortasını yapmışım, kaskosunu yapmışım ama siz şimdi 'Bu araba buzdolabı ya da klima olarak sokulmuş' diyorsunuz. E buradaki mağduriyetim ne olacak? Toplamda 10 bin araç varmış bu şekilde. Biz de bu şekilde duyduk. Sadece bu arabada değil, Giresun'da 19 sene binip aracına el konulan da var. Kendisi ekstra bir vergi ödemiş ve arabayı geri almış. Ama Selim Bey nasıl yapar, süreç nasıl bilemiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. İkinci el otomobil alacaklara uyarılar Bu tarz gümrük usulsüzlüklerinin ekspertiz sırasında anlaşılamayacağına dikkati çeken Tarcan, şu bilgileri verdi: "Bunu ekspertiz anlayamaz. Aracın ekspertizini yaparsınız ve şase numarasında oynama yoksa problem yok. Peki burada alıcılar ne yapacak? Servisten arabanın gümrük çıkışlı mı, bayi çıkışlı mı, yoksa vergi barışından mı alınmış bunları öğrenecekler. Eğer ki vergi barışı yapılmışsa yetkili kurumdan bir belge almaları gerekiyor. 'Vergi barışı yapılmıştır, herhangi bir hak mahrumiyeti yoktur' diye. Bu gibi konuların önüne geçilmesi için öncelikle aracın ekspertize sokulması gerekiyor, şase numarasının özellikle kontrol edilmesi gerekiyor. Eğer ki şase numarasında herhangi bir oynama yoksa aracın yetkili servisten de kontrol edilmesi gerekiyor. Eğer ki araç bayi çıkışlıysa yetkili serviste sorun olmaz. Bayi çıkışlı değilse araç sahibiyle birlikte vergi dairesine gidilerek araştırma yapılması gerekiyor. Eğer ki araştırma yapılmadan satın alındıysa maalesef ki bu arkadaşımız gibi mahkemelerle uğraşacak."

Belediye işi yarım bırakıp gitti, çilesi vatandaşa kaldı Haber

Belediye işi yarım bırakıp gitti, çilesi vatandaşa kaldı

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde yaşayan vatandaşların yol yapımı için verdikleri 9 aylık mücadele amacına ulaştı derken o da yarım kaldı. Yenilenmeye çalışılan sokakta 12 gündür mağduriyet devam ediyor. Alınan bilgiye göre, Yenigün Mahallesi 1550 Sokak'ta Adapazarı Belediyesi ekipleri tarafından yol yenileme çalışması başlatıldı. Ancak sokağın sökülmesinin ardından ekiplerin iddiaya göre başka bir çalışma bölgesine kaydırılması nedeniyle yaklaşık 12 gündür çalışmalara ara verildi. Çıkarılan parkeler ve düzeltilmeyen zemin nedeniyle sokağın büyük bölümü engebeli ve çukurlu bir hale dönüşürken, vatandaşlar ulaşımda zorluk yaşamaya başladı. Mahalle sakinleri, aydınlatmanın da yetersiz olduğu sokaktaki sorunu defalarca belediyeye bildirmelerine rağmen henüz bir sonuç alamadıklarını öne sürdü. "Belediyenin yapacağı iş için 81 yaşındaki ben uğraşıyorum" Defalarca Adapazarı Belediyesi'ne giderek durumu anlatmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını ve sokakta yürüyenlerin zorluk çektiğini söyleyen 81 yaşındaki Hikmet Kaya, "Ekipler 12 günden beri yok. Burayı bıraktılar, başka yere gittiler. Başka yerde çalışıyorlarmış. Burayı bitirmeden nereye gittiler? Kepçe geliyor buraya. Burayı düzelttirsinler, üstüne kum dökülsün ve aynı seviyede olsun. Adapazarı Belediyesi'ne gittim, 'Tamam amca ben bildiririm yukarıya, başkana bildiririm, sorumluya bildiririm' dediler. En sonunda Başkan Yardımcısına yönlendirdiler. Başkan Yardımcısı, 'Amca yarın sabah oradayız' dedi. Geldiler ama görüyorsunuz yarısı çukur, yarısı yüksek. Su akacak yer tersine akıyor. Küçük çocuğu ile geçenler çocuğu kucağına alıyor. Burada çocuk yürüyebilir mi? Yağmur yağdığında burada çizme giymen lazım, ayakkabı ile gidemezsin. Belediyenin yapacağı işle ben 81 yaşındaki adam olarak uğraşıyorum. Buralar olmadı, bıraktılar gittiler. Herhangi bir tehlike bekliyor bizi. Bu vaziyette olmaz, yağmuru var çamuru var" dedi.

Evlerini mıknatısla temizliyorlar Haber

Evlerini mıknatısla temizliyorlar

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde sofraya konulan yemeğin, garajdaki aracın ve evlerin içinin üzerine çöken demir tozu, mahalle sakinlerinin günlük hayatının bir parçası haline geldi. Bölgedeki paslanmaz çelik fabrikasından yayıldığını iddia ettikleri parçacıkları mıknatısla toplayan vatandaş, camlarını açmakta ve dışarıda yemek yemekte dahi zorlandıklarını belirterek, "Yağmur gibi üstümüze demir tozu yağıyor" dedi. Edinilen bilgiye göre, Alikahya Atatürk Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, evlerinin iç kısımlarına, araçlarının üzerine ve sokaklara çöken siyah partiküller nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Söz konusu tozun mahalle yakınlarında faaliyet gösteren paslanmaz çelik fabrikası POSCO Assan TST'den yayıldığını iddia eden mahalleli, yüzeylerde biriken maddeleri mıknatıs yardımıyla topluyor. "Demir tozu hayatımın bir köşesinde yer edindi" Çocukluğunun Alikahya Atatürk Mahallesi'nde geçtiğini belirten Tugay Ataş, "Biz burada en az 100-120 haneydik. Evimizi, yerlerimizi tek tek cüzi bir miktarda elimizden aldılar, yerlerine fabrika kurdular. Genellikle fabrikalar 2011'de kuruldu ve şu anda onlarla mücadele ediyoruz. Evimizin her yerinde demir tozu. Oturduğum odada demir tozu, akşam yemek yiyeceğim soframı kuruyorum sofrada demir tozu. Her yerde. Benim hayatımın bir köşesinde yer edindi demir tozu. Ciğerlerimize kadar yapıştı. Keza aynı şekilde benim babam hasta, ameliyat oldu. Temiz hava alması lazım, kendini koruması lazım. Her tarafımız fabrikalarla çevrildi" diye konuştu. "Bize iş değil, geleceğimizi vadetsinler" Mahallede yaşayan gençlerin durumuna da değinen Ataş, "Mağdur durumdayız. Burada 35-40 gençtik biz, sadece mahallemizden bir tane arkadaşımız çalışıyor. Bize iş vadetmesinler ama bize geleceğimizi vadetsinler. Geleceğimizi köreltmesinler. Çocuklarımız var görüyorsunuz. Onların gelecekleri sıkıntı. Demir tozuyla nereye kadar yaşayacaklar, ne kadar yaşayacaklar? Günümüzde hep sürekli hastalıklar çoğalıyor. Bilemiyoruz, belki de bu demir tozundan bir ton hastalık yayılıyordur" şeklinde konuştu. "Yağmur gibi üstümüze yağıyor" Demir tozlarının POSCO Assan TST fabrikasından geldiğini savunan Ataş, şöyle devam etti: "Daha önce de analiz yaptırıldı, test edildi, durduruldu. 3-4 güne kadar yağıyordu, iki günden beri şu anlık bir şey yok, yağmıyor ama madde paslanmaz çelik ürettiklerinde sürekli bacadan malzeme geliyor, demir tozu geliyor. Akıyor mahallemize yağmur gibi, üstümüze yağıyor. Mıknatısla çekiyoruz. Gördünüz zaten; fotoğraflarda da, videolarda da görüyorsunuz. Süpürgeyle evi temizlemeyi bırak, artık mıknatısla evin içinden demir tozu temizliyoruz. O dereceye geldik artık." "Dışarıda bile yemek yenmeyecek hale geldik" Demir tozları nedeniyle dışarıda yemek yemekte de zorlandıklarını anlatan Ataş, "Akşamları sofra kuruyoruz dışarıda. Dışarısı ferah ama demir tozu yağıyor üstümüze. Tencerenin kapağını açtığımda demir tozu giriyor içine. Yemeğin içine bakıyorum demir tozu var mı diye. Yediğim tabağı tekrar siliyorum, demir tozu bulaşmış oluyor. Dışarıda bile yemek yenmeyecek hale geldik" ifadelerini kullandı. "Mezarlıkların üstü komple demir tozu" Tozların araçların ve mezarlığın üzerine de ulaştığını öne süren Ataş, "Kapalı alandaki arabam, garajımda olan arabamın üstü dahi demir tozu. Siliyorum, yıkıyorum arabamı sürekli, yine aynısı oluyor. Mezarlıklarımız aynı şekilde, mezarlıkların üstü komple demir tozu. Mezarlık zaten fabrikaya daha yakın, fabrikanın dibinde. Biz de fabrikanın dibindeyiz ama mezarlık daha yakın. Her taraf demir tozu olabildiğince" dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Ataş, "Gereğinin yapılmasını istiyorum. Artık bizim bir yaşantımız olsun istiyorum. Bizim elimizden tutsunlar, bizi yalnız bırakmasınlar. Bu kirli havaya mahkum etmesinler. Çoktan elimizde olan şartlarımızı bizim elimizden almasınlar. Ondan başka bir şey istemiyorum" diye konuştu.

Aylar sonra gelen telefonla şoke oldu: Noter onaylı aracı ’change’ çıktı Haber

Aylar sonra gelen telefonla şoke oldu: Noter onaylı aracı ’change’ çıktı

Gökberk Arabacılar'ın, 9 ay önce kendi otomobiliyle takas edip satın aldığı araca, "change" ve çalıntı şüphesiyle el konuldu. Tüm bakımlarını yaptırıp vergisini ödediği ve fenni muayeneden geçirdiği aracıyla ilgili aylar sonra gelen telefon, Arabacılar'a hayatının şokunu yaşattı. Edinilen bilgiye göre, Gökberk Arabacılar yaklaşık 9 ay önce internet üzerinden gördüğü 2000 model BMW 5.20 otomobili kendi aracıyla takas ederek satın aldı. Noter satışını gerçekleştiren Arabacılar, otomobilin motor ve mekanik bakımlarını yaptırdı, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ödedi ve fenni muayene işlemlerini tamamladı. Aracını aylarca kullanan Arabacılar'ın hayatı, 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerinden gelen bildirimle değişti. Otomobilin "change" ve çalıntı araç şüphesi taşıdığı bildirildi, ertesi gece karakola çağrılan Arabacılar'ın aracına el konuldu. Her şeyi usulüne uygun bir şekilde yapıldı Mağduriyet yaşadığını belirten Gökberk Arabacılar, aracının fenni muayenesi ve vergi ödemeleri dahil tüm işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını söyledi. Arabacılar, "Noterden satış uygulandı. 9 aylık sonraki süreçte 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerince bir tebligatname çekildi, aracımın change ve çalıntı araç olduğu şüphesiyle bilgilendirme yapıldı. 15 Temmuz günü 23.30 sıralarında kolluk kuvvetinden telefon geldi. Aracımız karakola çağrıldı. Karakol sonucunda da aracımıza change ve çalıntı araç şüphesiyle el konuldu. Herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Aracımı teslim de alamıyorum. Bursa Kriminal incelemeye gidecekti, hala daha gitmedi. Mağduruz. Ben değil birçok kişi var bu mağduriyeti yaşayan. Aracımıza sahip olamıyoruz. Verdiğimiz parayı da kimden alacağız o da belli değil. Mağdur oldum. Şu an gerek hastalığım olsun gerek de kendi A noktasından B noktasına gitmeye herhangi vasıtam yok. Bu süreç ne kadar sürecek belli değil. Bu sürecin bir an önce çözülmesini, bu durumun da açıklığa kavuşmasını devletimizden talep ediyoruz" dedi. "Araç şaşırtıcı bir şekilde 26 yıldır trafikte" Otomobilinin 2000 model olduğunu belirten mağdur Gökberk Arabacılar, yasal prosedürlerde hiçbir sorunla karşılaşmadıklarına dikkati çekti. Aracın 2028 yılına kadar fenni muayenesinin bulunduğunu aktaran Arabacılar, şöyle konuştu: "Kayıtlara göre aracımız mavi renkmiş. Aracın Türkiye'deki rengi gri, ruhsatında gri. 2028 fenni muayenesi mevcut. Şöyle söyleyeyim; bu araç muayene istasyonundan geçiyor. Onun haricinde Motorlu Taşıtlar Vergisi ödeniyor, noterden satışı oluyor. Her şey usulüne uygun, devletin belirlemiş olduğu prosedürler uygulanarak mevcut sistemde devam etmekte. Araç şaşırtıcı bir derecede 26 yıldan beri trafikte halihazır bir şekilde yürümekte. Bir an önce bu konunun çözümlenmesini, mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyorum." Orijinal rengi mavi, mevcut araç gri Arabacılar'ın ulaştığı Kocaeli'deki oto ekspertiz firması yetkilisi Sami Tarcan ise şüpheli araç üzerinde yaptıkları incelemenin detaylarını paylaştı. Aracın üretim kayıtlarındaki orijinal renginin mavi olduğunu ancak Arabacılar'ın kullandığı aracın gri renkte olduğunu belirten Tarcan, "Şasi numarası bölgesinde change olduğunu söyledim. Mavi bir araba griye boyanabilir ancak bu arabanın kapı içlerinde boya yoktu. Tamamıyla mavi bir aracın kimliğini, gri bir arabaya çevirmişler. Kriminal testten change kararı çıkarsa süreç dava yoluyla ilerleyecek" diye konuştu. Yaklaşık 133 aracı bu şekilde polislere teslim ettim Ekspertiz sektöründe change araç kontrolünün özel bir uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Tarcan, bugüne kadar bu yöntemle değiştirilmiş 133 aracı tespit ederek polise teslim ettiklerini kaydetti. Tarcan, "Change araca bakan ekspertiz sayısı çok azdır. Bu süreç içerisinde çoğu kişi 3-4 sene mahkeme yoluyla alabildi, alamadığı olduğu da oldu. Artık bu tamamıyla avukatlarıyla ve yargıyla kaynaklı bir şeydir. Change araç şase numarası değişme, değişim anlamına gelir. Şase numarasını tamamıyla taşıyorlar ve bunu birebir orijinaliyle basabiliyorlar. Orijinaliyle bastığı için de çoğu kişi anlamıyor. Anlamadığı için de maalesef bu insanlar mağdur olabiliyor" şeklinde konuştu. 6 ekspertize girdi, 7'nci incelemede change çıktı Tarcan, başka bir araçtan örnek vererek, sözlerini şöyle noktaladı: "Geçen bir araba daha paylaştık sosyal medya hesabımızda. Araç 6 tane ekspertize sokuldu, biz 7'nciydik. Araba change çıktı. Hatta inanamadılar. Aynı şekilde 9 ay sonra arabanın change olduğu tespit edildi. Araç icralıktır, adam satamıyor. Mecburen kazalı bir arabayla bunu change edebiliyor. Deprem bölgesindeki arabaları biliyorsunuz, enkaz altında kaldılar. Tek kalan şeyi, kaskosu yoksa eğer ki şase numarası kalıyor. İcralık arabalarla bunları yer değiştirme, yani şase numaralarını yer değiştirme yapıyorlar. Biz yer değiştirme diyoruz. Ya da yurt dışından gelen arabaları buraya getiriyorlar, gümrükten geçiyor. Buradaki kazalı arabalarla şase numarasını taşıyorlar, CNC ile aynı birebir orijinalini yapabiliyorlar. Kesinlikle illegal bir işlem. Yaklaşık duyduğuma göre 30 bin araç var diye tahmin ediyorum, öyle duydum ama net bir bulgu yok bununla ilgili."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.