Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Lokal Anestezi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Lokal Anestezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lokal Anestezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Göz çevresindeki sarkma ve torbalanmalara karşı blefaroplasti çözümü Haber

Göz çevresindeki sarkma ve torbalanmalara karşı blefaroplasti çözümü

Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tufan Evciman, göz kapağı estetiğinin (blefaroplasti) göz çevresine daha genç, dinç ve taze bir görünüm kazandırdığını belirterek, "Üst göz kapağında sarkma, alt göz kapağında ise torbalanma ve morluklar kişiyi olduğundan daha yorgun, yaşlı ve hatta üzgün gösterebilir. Blefaroplasti hem estetik kaygıları ortadan kaldıran hem de görme alanını kısıtlayan cilt fazlalıklarını gideren etkili ve güvenilir bir cerrahi çözümdür" dedi. Yaşlanma süreci, genetik yatkınlık, stres ve yer çekimi gibi faktörlerle ilk değişim gösteren bölgelerden biri olarak göz çevresi öne çıkıyor. Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tufan Evciman, üst ve alt göz kapağındaki çeşitli deformasyonların kişiyi olduğundan daha yorgun, yaşlı ve üzgün bir ifadede gösterebileceğini ifade ederken; blefaroplastinin alt ve üst göz kapaklarında oluşan fazla deri, kas ve fıtıklaşmış yağ dokularının düzeltildiği ve göz çevresine daha genç, dinç ve taze bir görünüm kazandıran cerrahi bir işlem olduğunu aktardı. "Hastanın ihtiyacına bağlı olarak alt ve üst göz kapağı estetiği tek bir seansta kombine edilebilir" Üst ve alt göz kapağı estetiğinin hangi durumlarda yapıldığına ve ameliyat süreçlerine değinen Op. Dr. Tufan Evciman, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Üst göz kapağındaki deri, vücudun en ince deri yapısına sahiptir. Zamanla esnekliğini kaybeden bu doku aşağı doğru katlanır. Üst göz kapağında belirgin deri sarkması ve katlanma; göz kapağının ağırlık yapması nedeniyle oluşan göz yorgunluğu ve baş ağrısı ve düşen derinin kirpikleri kapatması ve görme alanını daraltması gibi durumlarda bu işlem yapılabilir. Üst blefaroplasti genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve ortalama 30-45 dakika sürer. Kesiler, göz kapağının doğal katlanma çizgisine denk getirildiği için iyileşme tamamlandığında izler neredeyse tamamen görünmez hale gelir. Alt göz kapağındaki yaşlanma belirtileri ise genellikle doku gevşemesi ve göz altı yağ pedlerinin öne doğru fıtıklaşmasıyla ortaya çıkar. Alt göz kapağının altında oluşan belirgin torbalanmalar; göz altındaki çöküklükler ve derin oluklar, alt göz kapağı derisindeki kırışıklıklar ve gevşemeler ve yüzde sürekli devam eden 'yorgun' ve 'uykusuz' ifade görüldüğünde ameliyat yapılır. Alt blefaroplasti de lokal anestezi ve sedasyon veya genel anestezi altında yapılabilir. Ortalama 1-1.5 saat sürer. Kesiler, kirpiklerin hemen altından veya torbalanma baskınsa göz kapağının iç kısmından yapılır. Transkonjonktival yöntemde dışarıdan hiçbir iz kalmaz. Hastanın ihtiyacına bağlı olarak alt ve üst göz kapağı estetiği tek bir seansta kombine edilebilir. Hatta bütüncül bir yüz gençleştirme sağlamak amacıyla blefaroplasti; kaş kaldırma, orta yüz germe veya şakak germe işlemleriyle eş zamanlı planlanabilir." "Yaşlanma süreci devam etse de gözler hiçbir zaman ameliyat öncesindeki eski durumuna geri dönmez" Hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreçleri hakkında bilgilendiren ve sık sorulan sorulara yanıt veren Op. Dr. Evciman, şöyle konuştu: "Blefaroplasti hasta konforu yüksek ve iyileşme süreci oldukça hızlı bir ameliyattır. İlk 48 saat göz çevresinde hafif morluk ve şişlikler oluşması normaldir. Bu süreçte düzenli soğuk kompres ödemi minimize eder. Dikişler genellikle ameliyattan sonraki 5 ila 7'nci gün arasında alınır. Hastalar genellikle 7-10 gün içinde günlük işlerine ve sosyal yaşamlarına rahatlıkla dönebilirler. Dikkat edilmesi gerekenler ise ilk birkaç hafta ağır egzersizlerden, sauna/buhar odasından ve direkt güneş ışığından kaçınmak ve dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanmaktır. Göz kapağı derisi vücudun en hızlı ve en iyi iyileşen bölgesidir. Üst kapakta kesiler doğal kıvrım yerine, alt kapakta ise kirpik dibine saklandığı için izler zamanla cilt rengini alır ve fark edilmeyecek düzeye gelir. Öte yandan göz kapağı estetiğinin etkileri oldukça uzun ömürlüdür, genellikle 10-15 yıl sürer. Yaşlanma süreci doğal olarak devam etse de gözler hiçbir zaman ameliyat öncesindeki eski durumuna geri dönmez. Son olarak anesteziyle birlikte ameliyat sırasında kesinlikle ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrasında oluşabilecek hafif sızılar ise basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. Göz kapağı estetiğinde başarılı ve doğal bir sonuç elde etmenin anahtarı; kişiye özel planlama yapılmasıdır."

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemi Haber

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemi

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemiyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Uygun hastalarda botulinum toksini (Botoks) uygulamasıyla ameliyata gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Toplumda şaşılık denildiğinde akla ilk olarak cerrahi geliyor. Oysa bazı hasta gruplarında botoks tedavisi hem hızlı hem de oldukça başarılı sonuçlar sağlayabiliyor" dedi. Şaşılık yalnızca estetik bir sorun değil; çift görme, derinlik algısında bozulma ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir göz hastalığı olarak biliniyor. Günümüzde şaşılık tedavisinde cerrahi her zaman ilk seçenek olmak zorunda değil. Liv Hospital Ulus Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Betül Tuğcu, uygun hastalarda botulinum toksini (Botoks) uygulamasıyla ameliyata gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirterek, doğru hasta seçiminin tedavide belirleyici olduğunu vurguladı. Bu yöntemin uzun yıllardır uygulanmakta olup uygun endikasyonlarda güvenli ve etkili bir seçenek olarak değerlendirildiği ifade edildi. "Şaşılıkta her hasta ameliyat olmak zorunda değil" Şaşılıkta tedavinin hastanın yaşına, kaymanın tipine ve nedenine göre planlandığını belirten Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Toplumda şaşılık denildiğinde akla ilk olarak cerrahi geliyor. Oysa bazı hasta gruplarında botoks tedavisi hem hızlı hem de oldukça başarılı sonuçlar sağlayabiliyor. Özellikle erken dönemde doğru hastaya uygulandığında cerrahi ihtiyacını azaltabiliyor ya da tamamen ortadan kaldırabiliyor" dedi. "Botoks göz kaslarındaki dengeyi yeniden sağlıyor" Botoks uygulamasının şaşılığa neden olan kas dengesizliğini geçici olarak düzenlediğini ifade eden Prof. Dr. Tuğcu, şu bilgileri verdi: "Şaşılıkta göz kaslarından biri diğerine göre daha baskın çalışabiliyor. Botoks, fazla çalışan kasa uygulanarak bu kasın geçici olarak gevşemesini sağlıyor. Böylece karşı taraftaki zayıf kasın gözü orta hatta çekmesine fırsat tanıyor. Bu süreçte beyin de gözlerin yeni pozisyonuna uyum sağlayabiliyor. İlacın etkisi zamanla geçse bile bazı hastalarda elde edilen düzelme kalıcı olabiliyor." "Özellikle ani gelişen şaşılıklarda etkili" Botoks tedavisinin her şaşılık tipinde uygulanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Betül Tuğcu, en başarılı sonuçların belirli hasta gruplarında görüldüğünü söyledi. Tuğcu, "Özellikle göz kası felçlerine bağlı olarak aniden gelişen şaşılıklarda botoks ilk tercih ettiğimiz yöntemlerden biri. Bu hastalarda cerrahi için aylarca beklemek gerekirken, botoks sayesinde hem çift görmeyi azaltabiliyor hem de kaymayı düzeltebiliyoruz. Ayrıca doğumsal şaşılıkların bazı tiplerinde, şaşılık ameliyatı sonrasında kalan küçük kaymalarda ve aralıklı şaşılıklarda da oldukça başarılı sonuçlar elde ediyoruz" dedi. "Çocuklarda da güvenle uygulanabiliyor" Erken çocukluk dönemindeki bazı şaşılık türlerinde botoksun önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Tuğcu, "Bebeklerde genel anesteziyle yapılacak cerrahinin risk oluşturabileceği durumlarda botoks minimal invaziv bir seçenek olarak değerlendirilebiliyor. Erken dönemde uygulandığında göz kasları arasındaki dengeyi destekleyerek binoküler görmenin gelişimine katkı sağlayabiliyor. Elbette çocuk hastalarda uygulamanın deneyimli merkezlerde yapılması büyük önem taşıyor" dedi. "İşlem sadece birkaç dakika sürüyor" Botoks uygulamasının kısa sürede tamamlandığını ifade eden Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Yetişkin hastalarda çoğunlukla damla ile yapılan lokal anestezi yeterli oluyor. EMG cihazı yardımıyla hedef kas belirleniyor ve enjeksiyon yaklaşık 3-5 dakika içerisinde tamamlanıyor. İşlem sonrasında hasta aynı gün günlük yaşamına dönebiliyor. Cerrahi kesi, dikiş ya da uzun iyileşme süreci gerekmemesi hastalar için önemli bir avantaj sağlıyor" diye konuştu. "Tedavi kişiye özel planlanmalı" Her şaşılık hastasının botoks tedavisi için uygun olmadığını belirten Prof. Dr. Betül Tuğcu, tedavi kararının ayrıntılı göz muayenesi sonrasında verilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Şaşılık tek tip bir hastalık değildir. Kaymanın derecesi, nedeni, süresi ve hastanın yaşı değerlendirilerek kişiye özel tedavi planı oluşturulmalıdır. Doğru endikasyonda uygulanan botoks tedavisi, hem fonksiyonel hem de kozmetik açıdan yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilmektedir."

Basur tedavisinde yeni dönem Haber

Basur tedavisinde yeni dönem

Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Aydın, basur tedavisinde kullanılan lazerle basur ameliyatının klasik cerrahiye kıyasla daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve daha az komplikasyon riski sunması nedeniyle günümüzde giderek daha fazla tercih edildiğini dile getirerek, bu yöntemin özellikle 2. ve 3. derece basurlarda etkili sonuçlar verebildiğini aktardı. Halk arasında basur olarak da bilinen ve özellikle 2. ile 3. derece vakalarda sıkça karşılaşılan basur rahatsızlığında, gelişen tıp teknolojisiyle birlikte minimal invaziv yani az müdahaleli yöntemler öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Aydın lazerle basur ameliyatının dikiş ve kesi gerektirmeyen yapısı sayesinde hasta memnuniyetini artırdığını ifade etti. Op. Dr. Aydın, yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren basur rahatsızlığında lazerle tedavi yönteminin, geleneksel ameliyatlara kıyasla hastalara büyük konfor sağladığını belirtti. Isı enerjisiyle damarlar küçültülüyor Lazer tedavisinin uygulama detaylarına değinen Op. Dr. Murat Aydın, işlemin genellikle lokal anestezi veya sedasyon altında gerçekleştirildiğini ve hastanede yatış gerektirmediğini vurguladı. Tedavi yönteminin detaylarını aktaran Aydın, "İşlem sırasında özel olarak tasarlanmış lazer probu, basur memelerinin içine veya çevresine yönlendirilir. Lazer enerjisi, basuru besleyen damarları hedef alarak dokunun küçülmesini ve zamanla yok olmasını sağlar. Lazerin oluşturduğu ısı enerjisi aynı zamanda çevredeki dokuyu koagüle ederek kanamayı durdurur ve iltihaplanmayı azaltır. Uygulama doğrudan basur dokusunun içine yapıldığı için sağlıklı dokuların zarar görme riski en aza indirilir" şeklinde konuştu. Klasik cerrahiye kıyasla daha az ağrı ve hızlı iyileşme Lazerle basur ameliyatının geleneksel yöntemlere göre belirgin avantajlar sunduğunu belirten Aydın, lazer enerjisinin sinir uçlarına daha az zarar vermesi nedeniyle ameliyat sonrası ağrı düzeyinin oldukça düşük kaldığını ve mevcut rahatsızlığın hafif ağrı kesicilerle kontrol altına alınabildiğini belirtti. Kesme veya dikiş işlemi yapılmadığı için belirgin bir yara izi oluşmadığına değinen Aydın enfeksiyon, gaz veya dışkı kaçırma gibi risklerin de minimal seviyeye indiğini paylaştı. Öte yandan Aydın, hastaların çoğu zaman aynı gün taburcu olarak kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiklerini dile getirdi. "Bu yöntemin hastaya uygun olup olmadığına bir genel cerrahi uzmanı karar vermelidir" Yöntemin özellikle ilaç ve diyet gibi konservatif tedavilere yanıt vermeyen ve kanama, ağrı, kaşıntı ve sarkma şikayeti bulunan hastalar için önemli bir alternatif olduğunu belirten Op. Dr. Murat Aydın, şunları söyledi: "Lazer tedavisi 2. ve 3. derece basurlarda oldukça etkili sonuçlar verse de her hastanın durumu farklı olduğu için, yöntemin hastaya uygun olup olmadığına bir genel cerrahi uzmanı karar vermelidir. Bu noktada detaylı bir muayene ve değerlendirme sonrasında en uygun tedavi planı da belirlenebilir. Ayrıca ilk birkaç gün dinlenmek, lifli gıdalar tüketerek kabızlığı önlemek ve dışkılamayı kolaylaştırmak, bol su içmek, doktorun önerdiği ağrı kesici ve diğer ilaçları düzenli kullanmak ve hijyene dikkat etmek de ameliyat sonrası komplikasyon riskini azaltmada önemli faktörlerdir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.