Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Lojistik Merkez

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Lojistik Merkez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik Merkez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Bursa’da: 210 milyon dolarlık Lojistik Park’ın temeli atıldı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Bursa’da: 210 milyon dolarlık Lojistik Park’ın temeli atıldı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim merkezi olarak hayata geçirilen TEKNOSAB’da, kentin üretim ve ticaret altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak Lojistik Park projesinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende; eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası bir araya geldi. Tören öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin özellikle yer altı altyapısının kendisini etkilediğini belirterek, TEKNOSAB’ı "yeni nesil bir OSB" ve "Türkiye Yüzyılı’nın OSB’si" olarak tanımladı. "Bursa’ya öncü olmak yakışır" TEKNOSAB’ın fiber optik altyapıdan enerji sistemlerine kadar bütünleşik biçimde planlandığını belirten Yılmaz, bölgenin ortak akıl ve ortak finansman anlayışıyla hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın şahsında projede emeği geçenleri tebrik eden Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüştüğünü söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin öncü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bursa’ya öncü olmak yakışır, lider olmak yakışır, örnek olmak yakışır" değerlendirmesinde bulundu. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat düzeyiyle Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirleri arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, TEKNOSAB’ın bu güçlü üretim altyapısının geleceğe dönük vizyonunu oluşturduğunu kaydetti. TEKNOSAB’da 30 civarında firmanın üretime başladığını, bu firmaların yatırımlarının 60 milyar liraya, istihdamın ise 7 bin 500 kişiye ulaştığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar üretimdeki firma sayısının 42’ye, toplam yatırımın 100 milyar liraya, istihdamın ise 9 bine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. "Lojistik Park rekabet gücü kazandıracak" Lojistiğin günümüzde rekabet gücünün en kritik unsurlarından biri haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB içinde böyle bir merkezin kurulmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Lojistik Park’ın demiryolu, otoyolu ve liman bağlantılarıyla sanayi ürünlerinin pazarlara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasına katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, projenin Türkiye’nin üretim merkezlerini limanlara bağlama hedefleriyle de örtüştüğünü söyledi. Yılmaz, daha temel atma aşamasında önemli şirketlerin projede yer almak istemesinin yatırımın potansiyelini ortaya koyduğunu belirterek, Lojistik Park’ın zaman içinde çok güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini ifade etti. Efkan Ala’dan BTSO ve Burkay’ın Vizyonuna Övgü AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da Bursa iş dünyasının alınan kararları hızla uygulamaya geçiren güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dünyada ülkeler kadar şehirlerin de yoğun bir rekabet içinde bulunduğunu belirten Ala, Bursa’nın üretim, ihracat ve ticaret kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere değinen Ala, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimini ortaya koydukları vizyoner çalışmalar dolayısıyla tebrik etti. Geleceğin ekonomisinde vizyon sahibi şehirlerin öne çıkacağını dile getiren Ala, "Vizyon olmadan bugünkü dünyada hak ettiğimiz yeri almamızın imkanı yoktur. Vizyoner projeleri sonuna kadar destekleriz. İhtiyacımız olan geleceğe ilişkin bir söz, vizyon, proje ve programdır." ifadelerini kullandı. "Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak büyük bir projenin daha hayata geçtiğini söyledi. Bursa’nın yüzyıllardır üretim, ticaret ve girişimciliğin merkezinde yer aldığını belirten Burkay, küresel ekonomide üretimin, ticaret yollarının, teknolojinin ve sermayenin yön değiştirdiği bir dönemde şehirlerin kendi geleceklerini bugünden planlaması gerektiğini ifade etti. BTSO olarak 2013 yılından bu yana 60’ı aşkın projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın da Bursa sanayisinin yüksek teknoloji, ölçek ekonomisi ve ihracat odaklı üretime geçişinin temel projelerinden biri olduğunu söyledi. TEKNOSAB’da yenilenebilir enerji kaynaklarından fiber optik iletişim altyapısına, su ve doğal gaz hatlarından yer altı beton galeri sistemine kadar tüm altyapının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla kurgulandığını belirten Burkay, bölgenin şimdi çok daha kapsamlı bir ekosistemle tamamlandığını anlattı. Üretim, ticaret, teknoloji ve lojistik aynı merkezde BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, TEKNOSAB’ın genişleme alanı içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Serbest Bölge, Teknopark, Defence HUB, Data Center gibi projelerle üretim, ticaret, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturan yeni bir kalkınma modeli oluşturduklarını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Park’ın da bu vizyonun en stratejik halkalarından biri olduğunu vurgulayan Burkay, projenin Bursa’da üretilen katma değerin dünya pazarlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasında önemli rol üstleneceğini kaydetti. Burkay, projenin finansmanında da farklı bir model uyguladıklarına işaret ederek, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla küçük esnaftan KOBİ’lere, sanayicilerden büyük işletmelere kadar yaklaşık 650 yatırımcıyı aynı projenin ortağı haline getirdiklerini bildirdi. Fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağladığını ifade eden Burkay, asıl önemli olanın Bursa’daki farklı kesimlerin kentin geleceğine birlikte yatırım yapması olduğunu söyledi. TEKNOSAB’dan GUHEM’e, Bursa Business School’dan BUTEKOM ve Model Fabrika’ya kadar birçok projeyle Bursa’nın geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Burkay, "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. "Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyoruz" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da TEKNOSAB Lojistik Park’ın Bursa’nın üretim gücünü Türkiye’nin gelecek vizyonuyla buluşturan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bursa’nın üretim kültürünü geleceğe taşımanın artık daha nitelikli, daha hızlı, daha teknolojik ve sürdürülebilir üretimden geçtiğine işaret eden Ayyıldız, projenin otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarıyla Bursa’nın üretim gücünü küresel tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde bağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, projenin yüzlerce yatırımcıyı aynı hedef etrafında buluşturan yapısına da dikkati çekerek, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan BTSO’ya, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a, TEKNOSAB yönetimine ve yatırımcılara teşekkür etti. 262 bin metrekare kiralanabilir alan, 2 bin tır kapasitesi Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip TEKNOSAB Lojistik Park, yeni nesil lojistiğin ihtiyaç duyduğu çok sayıda fonksiyonu tek merkezde buluşturuyor. Projede gümrük sahası, antrepolar, soğuk hava depoları ve akıllı depolama sistemlerinin yanı sıra 262 bin 600 metrekareyi aşan kiralanabilir alan yer alacak. Tesiste 300’ün üzerinde yükleme rampası ile 2 bin TIR kapasiteli park alanı oluşturulacak. Kurulacak 12 megavatlık güneş enerjisi sistemi ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Gemlik ve Bandırma limanlarına, demiryolu ve otoyol bağlantılarına yakın konumuyla Lojistik Park’ın Bursa sanayisinin lojistik maliyetlerini azaltması ve ihracat operasyonlarının hızını artırması amaçlanıyor. Projenin ilk etabının 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması planlanıyor. Temel atılmadan ilk kiralama anlaşması yapıldı TEKNOSAB Lojistik Park, daha temeli atılmadan önemli bir ticari anlaşmaya da imza attı. Tören kapsamında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret ve lojistik şirketlerinden Hepsiburada ve HepsiJET ile kiralama protokolü imzalandı. Anlaşmayla birlikte projenin henüz inşaat aşamasına geçmeden önemli bir kapasitesinin ticari kullanıma yönelik değerlendirilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmaya dikkati çekerek, güçlü şirketlerin daha temel atma aşamasında projeyi tercih etmesinin Lojistik Park’ın sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise uluslararası kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Hepsiburada ve HepsiJET ile atılan ilk adımın yeni anlaşmalarla devam edeceğini bildirdi.

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI Haber

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan çalışma ekipleri ve sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile Bursa Fan Club Derneği’nin 715. Olağan Toplantısı’nda konuştu. Sanayi bölgelerinden çarşılara uzanan ziyaretlerini sürdüren Matlı, Bursa’nın üretim gücünü üyeler için daha fazla işe ve kazanca dönüştürme hedeflerini paylaştı. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışması Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Ege’den çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir model anlattı. Lojistik altyapının sanayi yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirten Matlı, hedefin üreticinin taşıma ve depolama giderlerini azaltmak olduğunu söyledi. Bursa’daki işletmeler birbirine iş verecek Bursalı firmaların birbirinin ürününü ve ihtiyacını tanıyacağı bir ticaret ağı kurulacağını belirten Matlı, üyelerin Bursa içinden yeni müşteriler bulabileceğini vurguladı. BTSO’nun işletmeleri bir araya getirmenin yanı sıra teknoloji ve otomasyonla maliyetlerini düşürmelerine de yardımcı olacağını ifade etti. Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim birikimini markalaşma, pazarlama ve dış ticaretle daha büyük değere dönüştürmek istediğini söyledi. Bursa’nın ürettiğini dünyaya daha iyi anlatması; sanayisinin yanında kültürünü, gastronomisini ve turizm imkânlarını da tanıtması gerektiğini belirtti. Küçük işletmeye ve KOBİ’ye daha fazla nefes Yeni dönemde küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişimini öncelikli meselelerden biri olarak gösteren Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan desteklerin hayata geçeceğini belirtti. Oda kaynaklarının üyenin üretimini sürdürmesine, maliyetini düşürmesine ve satışını büyütmesine katkı sağlayacağını söyledi. Bursa Fan Club buluşmasında ise Bursaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurguladı. Gençlerin Bursa’da kalması için iş imkânlarının yanı sıra güçlü bir sosyal yaşam gerektiğini belirten Matlı, çocukların geleceğini bu şehirde kurabileceği bir Bursa hedeflediklerini anlattı. “60 bin üyenin odası mı, dar bir çevrenin yönettiği yapı mı?” Konuşmalarının sonunda BTSO’nun mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini dile getiren Matlı, 60 bin üyeli bir odanın üyelerinden kopuk olamayacağını söyledi. Bursa’daki firmaların birbirinden yeterince haberdar olmamasını “BTSO ortada yok. Bursa kendi içindeki ticaretten kopmuş” sözleriyle değerlendirdi. Matlı, oda yatırımlarının gerekçelerinin, iştiraklerin mali sonuçlarının ve TEKNOSAB’daki tahsislerin üyelere açıkça anlatılmasını istedi. Otel yatırımlarına ilişkin “Otel bizim işimiz değil” diyerek BTSO kaynaklarının kullanımında üyelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Matlı, sorusunu şöyle ortaya koydu: “Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?”

Gümrüklerde devrim: Artık önce eşya değil, veri yola çıkacak Haber

Gümrüklerde devrim: Artık önce eşya değil, veri yola çıkacak

Türkiye’nin yeni ticaret koridorları ve stratejik anlaşmalarla bölgesel lojistik merkez olma yolundaki konumu güçlenirken, gümrüklerde dijital dönüşümün önemi de artıyor. Geleceğin gümrük sistemlerinde eşyanın sınır kapısına ulaşmasından önce verisinin hareket edeceği, yapay zeka destekli risk analizleriyle mevzuata uygun ticaret yapan firmaların daha hızlı geçiş yapabileceği öngörülüyor. Asset GLI Genel Müdür Yardımcısı ve Gümrük Müşaviri Barış Çakır, Türkiye’nin yeni ticaret koridorları ve stratejik anlaşmalarla güçlenen bölgesel konumunun, gümrük süreçlerinde de kapsamlı bir dijital dönüşümü zorunlu hale getirdiğine dikkat çekti. Çakır, geleceğin gümrük sistemlerinde eşyanın sınır kapısına ulaşmasından önce verisinin hareket edeceğini belirtti. Türkiye’nin çevresinde yeni bir ticaret mimarisinin oluştuğunu belirten Çakır; Irak ile yürütülen Kalkınma Yolu Projesi, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, Körfez ülkeleriyle geliştirilen ticari ilişkiler ile Suudi Arabistan ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle artan stratejik temasların Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini ifade etti. Çakır, gümrük sistemlerinin de yeni nesil ticaretin gerektirdiği dijital altyapıyla donatılmasını gerektiğini savundu. Gümrükte kontrol sınır kapısında değil, eşya yola çıkmadan başlayacak Geleneksel gümrük sisteminde kontrol sürecinin büyük ölçüde aracın sınır kapısına ulaşmasıyla başladığını hatırlatan Çakır, yeni nesil gümrüklerde ise sürecin eşya henüz depodan çıkmadan başlayacağını söyledi. Ürünün üretim yeri, kullanılan hammaddeler, menşei, taşıyıcının geçmiş ticaret kayıtları, vergi bilgileri ve güzergâh gibi çok sayıda verinin gümrük sistemleri arasında önceden paylaşılabileceğini belirten Çakır, yapay zekâ destekli risk analizlerinin de bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacağını kaydetti. Çakır, "Araç sınır kapısına geldiğinde ‘Bu tırın içinde ne var?’ sorusunu sormak yerine, sistemin bu sorunun cevabını çok daha önceden biliyor olması gerekiyor. Riskli işlemler sınır kapısına ulaşmadan belirlenebilmeli, mevzuata uygun ticaret yapan firmalar ise mümkün olduğunca hızlı geçiş yapabilmeli" dedi. Daha az fiziki müdahale, daha fazla veri kontrolü Avrupa Birliği’nde gündemde olan yeni gümrük veri altyapılarının bu dönüşümün önemli örneklerinden olduğunu belirten Çakır, Türkiye’nin de Avrupa ve bölge ülkeleriyle veri paylaşımını güçlendirecek standartlara yatırım yapmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Ticaret anlaşmalarının artmasıyla birlikte gümrük vergilerinin azalmasının, gümrük kontrollerinin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini belirten Çakır, ürün güvenliği, halk sağlığı, kaçakçılıkla mücadele, vergi denetimi ve menşe kontrollerinin önemini koruyacağını söyledi. Çakır, geleceğin gümrük modelini "düşük fiziki müdahale, yüksek veri kontrolü" olarak tanımladı. Mevzuata uygun hareket eden firmalar için sınır geçişlerinin hızlanacağını, riskli işlemlerin ise dijital sistemlerle daha erken tespit edilebileceğini ifade etti. Gümrük müşavirliğinde yeni dönem: Dijital uyum danışmanlığı Dijitalleşmenin gümrük müşavirliği mesleğinin niteliğini de değiştireceğini aktaran Çakır, gelecekte gümrük müşavirlerinin yalnızca beyanname ve belge süreçlerini takip eden kişiler olmaktan çıkacağını söyledi. Özellikle farklı ülkelerden gelen parçaların Türkiye’de birleştirilerek başka ülkelere ihraç edildiği üretim modellerinde menşe kurallarının şirketlerin yatırım ve tedarik zinciri kararlarında kritik hale geldiğini ifade eden Çakır, "Geleceğin gümrük müşaviri; gümrük mevzuatını bilen, veriyi okuyabilen, uluslararası ticaret hukukuna hakim ve tedarik zincirini anlayan bir dijital uyum danışmanı olmak zorunda" diye konuştu. "Türkiye’nin lojistik geleceği dijital altyapıda" Türkiye’nin Avrupa, Körfez, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu arasında sahip olduğu coğrafi konumun büyük bir avantaj sunduğunu belirten Çakır, bu avantajın dijital altyapıyla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Geçtiğimiz yüzyılda coğrafya belirleyiciydi. Bu yüzyılda ise dijital altyapı belirleyici haline geliyor. Türkiye yeni ticaret koridorlarını yalnızca asfalt ve demiryollarıyla değil, ülkeler arasında konuşabilen dijital gümrük sistemleri, yapay zeka destekli risk analizleri ve ortak veri standartlarıyla güçlendirebilirse gerçek anlamda bölgesel bir ticaret ve lojistik merkezine dönüşebilir" şeklinde konuştu. Gümrükler dijital tedarik zincirinin ana damarına dönüşecek Türkiye’nin bundan sonraki dönemde gümrüklerde yalnızca fiziki geçiş hızına değil, veri akışının hızına ve güvenilirliğine de odaklanması gerektiğini vurgulayan Çakır, "Asıl mesele gümrüklerin sınır kapısındaki beton binalardan çıkıp küresel dijital tedarik zincirinin ana damarına yerleşebilmesidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.