Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Lojistik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit Çıkarması Haber

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit Çıkarması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu ile Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulunu ziyaret etti. Ardından Kamyon Garajı ve Otosansit’te esnafla buluşan Matlı, sektörlerin talep ve beklentilerini dinleyerek BTSO için hazırladığı Vizyon 20240 Dönüşüm Planı’nda yer alan engelleri kaldıracak çözümlerini anlattı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa ekonomisinin üretimden taşımacılığa uzanan önemli aktörleriyle sahada buluşmaya devam ediyor. Yoğun ziyaret programının ilk durağında Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Matlı, nakliye ve taşımacılık sektörünün mevcut durumu, yaşadığı sorunlar ve BTSO’dan beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Dernek ziyaretinin ardından Kamyon Garajı’na geçen Matlı, nakliyat ve taşıma komisyoncusu esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Sektör temsilcilerinin görüşlerini doğrudan sahada dinleyen Matlı, BTSO için engel kaldıran çözümlerini ve yeni dönem hedeflerini anlattı. NAKLİYATÇILARI MUTLU EDEN AÇIKLAMA Uzun yıllardır kangrene dönmüş olan tır garajı ile ilgili gelen sorulara cevap veren Matlı “Konu, ilgili belediyelerin uhdesinde olan bir konu. Kendileri ile görüştüm. Onlar adına bir söz veremem, şimdi bir şey dersem bağlayıcı olur. Söz verdiğim her şeyi yapmak isterim. Ama göreve geldiğimde, şunu temin ederim ki, bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için elimden geleni yaparım” dedi. Matlı’nın bu konudaki yapıcı ve destekleyici tavrının, katılımcı nakliyat taşıyıcılarında destek bulduğu gözlemlendi. KAMYON GARAJI’NDAN OTOSANSİT’E SAHADA YOĞUN TEMAS Programın devamında Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Özer Matlı, sanayi sitesinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları, beklentileri ve çözüm bekleyen konular üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin ardından Otosansit esnafını iş yerlerinde ziyaret eden Matlı; üretim yapan, hizmet sunan, ticaret ve istihdam sağlayan işletmelerle birebir görüştü. AİDATLARIN DÜŞÜRÜLMESİ VE NEFES KREDİLERİ İLGİ İLE KARŞILANDI Sahada dile getirilen işletme maliyetleri ve finansmana erişim gibi konulara ilişkin Vizyon 2040 kapsamında hazırlanan çözümleri de paylaşan Matlı, BTSO üyeliğinin işletmeler için doğrudan ekonomik fayda üreten bir yapıya kavuşacağını söyledi. Bu kapsamda oda aidatlarının düşürülmesi, faaliyet belgesinin ücretsiz hale getirilmesi ve aidatını ödeyen üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alabilmesi planlanıyor. Özellikle küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin nakit akışı ve finansmana erişim sorunlarına karşı “Nefes Kredileri”nin yeniden devreye alınacağını belirten Matlı, kurulacak finansmana erişim merkezi ile üyelerin kredi, kefalet, kosgeb, tübitak ve avrupa birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasıng ve ihracat finansmanı gibi farklı kaynaklara erişiminin kolaylaştırılacağını ifade etti. İşletmelere yalnızca finansman olanaklarının duyurulması değil, uygun finansman aracının belirlenmesinden başvuru dosyasının hazırlanmasına kadar süreç boyunca destek verilmesi hedefleniyor. Matlı ayrıca enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer ihtiyaçların bir araya getirileceği BTSO Birlikte Alım modeliyle 60 bin üyenin satın alma gücünün işletmeler lehine kullanılacağını belirtti. Böylece küçük işletmelerin tek başına ulaşmakta zorlandığı fiyat ve hizmet koşullarına btso’nun oluşturacağı ortak ölçekle erişebilmesi amaçlanıyor. “ÜYENİN ODA’YA GELMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ” Kamyon Garajı ve Otosansit’te gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin, yeni dönem BTSO anlayışının da bir örneği olduğunu ifade eden Matlı, hizmetlerin yalnızca oda merkezinden yürütülmeyeceğini vurguladı. Vizyon 2040 kapsamında hayata geçirilmesi planlanan “BTSO Her Yerde “ve “Mobil Hizmet Noktaları” ile belge, başvuru, danışmanlık ve sorun kaydı gibi hizmetlerin çarşılara, ticaret merkezlerine ve sanayi sitelerine taşınacağını söyledi. Özer Matlı, “Üyemizin basit bir işlem ya da talebi için işini bırakıp Oda’ya gelmesini istemiyoruz. BTSO üyeye gidecek. Üyemizin ödediği aidatı azaltırken, oda üyeliğinden elde ettiği ekonomik karşılığı artıracağız. Finansmana erişimden ortak satın almaya, danışmanlıktan yeni iş bağlantılarına kadar BTSO’nun imkânlarını üyemizin günlük iş hayatında hissedeceği somut bir değere dönüştüreceğiz” dedi. “BURSA’NIN GÜCÜ SAHADA” Bursa ekonomisinin taşıyanıyla, üreteniyle, ticaret yapanıyla büyük bir bütün olduğunu vurgulayan Özer Matlı, BTSO’nun da bu bütünün her parçasına dokunan, üyelerinin ihtiyaçlarını doğrudan sahada dinleyen ve çözüm geliştiren bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti: “Bursa’nın gücü sahada. Taşıyanın da, üretenin de, ticaret yapanın da sesini dinleyerek hareket edeceğiz. Üyemizin Oda’ya gelmesini bekleyen değil, üyesinin yanına giden; sorunları birlikte tespit edip çözümü birlikte üreten bir BTSO için çalışıyoruz.” mesajını veren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının birlikte yönetim ve güçlü işbirliğiyle geleceğe hazırlanacağını vurguladı. Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği’nden Kamyon Garajı’na, Otosansit yönetiminden sanayi sitesi esnafına uzanan ziyaret programı, Özer Matlı’nın “Sahada dinleyen, birlikte karar veren ve sonuç üreten BTSO” hedefinin sahadaki yansıması oldu.

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor Haber

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor

Kocaeli'de genç mühendis ve araştırmacılar, kuantum teknolojilerini kullanarak kentlerin su kaynaklarının daha verimli yönetilmesine yönelik çözüm geliştirmek için 24 saatlik maratonda ter döküyor. Kocaeli'nin Gebze ilçesinde genç mühendis ve araştırmacılar, geleceğin teknolojileri arasında gösterilen kuantum teknolojileriyle gerçek problemlere çözüm geliştirmek için yarışıyor. TÜBİTAK, Bilişim Vadisi ve ComPro tarafından düzenlenen Kuantum Teknolojileri Yarışması'nda 28 Ağustos'ta başlayan yazılım kategorisi final etabı, 30 Ağustos'ta sona erecek. Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen finalde 10 finalist takım, 24 saatlik büyük sınamada mücadele ediyor. Sağlık, enerji, üretim, malzeme bilimi, finans, lojistik ve siber güvenlik gibi birçok alanda kullanılması beklenen kuantum teknolojileri, klasik bilgisayarların çözmekte zorlandığı karmaşık problemlere yönelik yeni çözümler geliştirilmesine imkan sağlıyor. Yarışma ile genç mühendis ve araştırmacıların kuantum teknolojileri alanında bilgi ve deneyim kazanması, bu teknolojilerin gerçek hayat problemlerine uygulanması ve kuantum farkındalığının artırılması hedefleniyor. Finalist ekipler, kentsel su dağıtım sistemlerinde enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi çok sayıda değişkeni aynı anda değerlendirerek kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit yöntemlerle çözüm geliştirmeye çalışıyor. 2 kategoride yarışıyorlar Yarışmada yazılım kategorisi (Kuantum Hackathon) ve donanım kategorisi olmak üzere iki kategori bulunuyor. Yazılım kategorisine 97 takım başvururken toplam 356 üye yer aldı. Değerlendirmelerin ardından 10 takım ve 40 üye finale kaldı. Donanım kategorisine 45 takım ve 179 üye başvurdu. Değerlendirmelerin ardından 8 takım ve 37 üye finale kaldı. Kuantum teknolojileriyle su kaynakları optimize edilecek Yazılım kategorisinin konusu "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" olarak belirlendi. Finalist takımlardan kentsel su dağıtım sistemlerindeki operasyonel süreçleri; enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi unsurları dikkate alarak optimize eden yenilikçi karar destek çözümleri geliştirmeleri bekleniyor. Takımlar, çözümlerini kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit çözücüler ve yöntemler kullanarak geliştirecek. Finalistler kuantum işlemci çiplerini test ediyor Donanım kategorisinde ise katılımcıların transmon kübit tasarımı ve simülasyonu, mikrodalga kontrol ve okuma altyapısı ile seyreltili soğutucu sistemlerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini doğrudan bir kuantum işlemci çipi üzerinde gerçekleştirmeleri hedefleniyor. Bu kapsamda genişbant ve güç spektroskopisi, Rabi, Ramsey ve Tek-Atış Okuması gibi gerçek zamanlı kalibrasyonların yanı sıra T1 ve T2 süreleri ile kapı verimlilikleri ve fidelity ölçümleri gerçekleştiriliyor. Donanım finali TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi Yarışmanın donanım kategorisi final etabı 26-28 Ağustos tarihlerinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'ndeki Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda gerçekleştirildi. Finale kalan takımlar, seyreltili soğutucu sistemindeki kuantum çipleri üzerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini tamamlayarak sunum ve final raporlarını hazırladı. Finalin ilk iki gününde takımlar Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda deneylerini gerçekleştirdi. Finalistler eğitim ve panellerle hazırlık yaptı Yazılım kategorisinin 28 Ağustos'ta başlayan final programında açılışın ardından kuantum teknolojileri ve kuantum hesaplama üzerine eğitim ve paneller düzenlendi. Programın açılışında İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Q&Co Genel Müdürü Murat Cantürk yer aldı. 24 saatlik büyük sınama başladı Finalin ikinci gününde problem tanıtım oturumu ve soru-cevap bölümünün ardından 24 saatlik büyük sınama başladı. 10 finalist takım, "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" problemi üzerinde çalışarak kuantum teknolojileriyle çözüm geliştirmek için mücadele ediyor. Dereceye girenlere 200 bin TL'ye kadar ödül Yazılım ve donanım kategorilerinde birinci olan takıma 200 bin TL, ikinciye 175 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL ödül verilecek. Donanım kategorisinde ayrıca danışmanlara da ödül verilecek. Birinci takımın danışmanına 15 bin TL, ikinci takımın danışmanına 12 bin TL, üçüncü takımın danışmanına ise 10 bin TL ödül verilecek. Kuantum Teknolojileri Yarışması'nın ödül töreni 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde TEKNOFEST Şanlıurfa bünyesinde gerçekleştirilecek.

Yapay zeka lojistiğin rotasını çiziyor: 512 takımdan 10’unun final heyacanı başladı Haber

Yapay zeka lojistiğin rotasını çiziyor: 512 takımdan 10’unun final heyacanı başladı

TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması’nda 512 takım ve bin 677 başvuru arasından finale kalan 10 takımın final heyecanı bugün İstanbul'da başladı. TEKNOFEST kapsamında Hepsiburada tarafından düzenlenen Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması’nda 512 takım ve bin 677 başvuru arasından finale kalan 10 takımın final heyecanı bugün İstanbul'da başladı. Yarışmacılar, daha önce paylaşılmamış veri seti karşısında yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli modellerini canlı olarak test ederek lojistik ağlarda en düşük maliyetle en verimli çözümü geliştirmeye çalışacak. 512 takım başvurdu, 10 takım finale kaldı Lojistik sektörünün en önemli unsurlarından biri olan anahat taşımacılığında verimliliği artırmayı hedefleyen yarışma, yapay zeka, makine öğrenmesi ve matematiksel optimizasyon tekniklerini bir araya getiren hibrit çözümlerin geliştirilmesini amaçlıyor. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören üniversite öğrencileri ile yeni mezunların yanı sıra özel sektör katılımcılarına da açık olan yarışmaya toplam 512 takım başvururken, Bin 677 kişi sürece dahil oldu. Teknik değerlendirmelerin ardından 10 takım ve 41 yarışmacı finale kalmaya hak kazandı. Yarışmacılar, günlük olarak değişkenlik gösteren kargo taleplerini yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla tahmin ederken, ortaya çıkan talebin mevcut sabit kiralık filo ile esnek spot araç havuzu arasında en düşük maliyetle paylaştırılmasını sağlayacak dinamik optimizasyon modelleri geliştiriyor. Böylece günlük operasyonlarda manuel yönetimden kaynaklanan zaman kaybı ve maliyet verimsizliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Yarışmacılar aynı zamanda kiralık araç rotaları, spot araç atamaları ve konsolidasyon kararlarını harita tabanlı bir Karar Destek Arayüzü üzerinden gösterecek. Böylece yalnızca algoritmaların performansı değil, geliştirilen çözümün gerçek operasyonel karar süreçlerine nasıl dönüştürülebileceği de ortaya konulacak. Final değerlendirmesinde takımların canlı veri seti üzerindeki optimizasyon başarısı yüzde 40, Dashboard ve görselleştirme performansı yüzde 20, jüri savunması ise yüzde 40 ağırlıkla değerlendirilecek. Jüri, algoritmaların mimarisinden makine öğrenmesi tabanlı tahminleme başarısına ve değişken kısıtların yönetilmesine kadar farklı teknik kriterleri dikkate alacak. Final heyecanı Sancaktepe’de Yarışmanın final ve sunum aşaması, Sancaktepe’de bulunan Hepsiburada Teknoloji Merkezinde fiziksel olarak gerçekleştirilecek. Gün boyunca finalist takımlar geliştirdikleri çözümleri jüri karşısında sunacaklar. En başarılı çözüme 150 bin TL ödül Yarışmada dereceye giren takımları toplam 370 bin TL’lik ödül bekliyor. Birinci olan takım 150 bin TL, ikinci olan takım 120 bin TL, üçüncü olan takım ise 100 bin TL para ödülünün sahibi olacak. Finalde dereceye giren finalist takımlara da Hepsiburada tarafından hediye çeki verilecek. Yapay zeka ve veri odaklı teknolojilerin lojistik operasyonlarda daha etkin kullanılmasını hedefleyen yarışma, genç teknoloji geliştiricilerine gerçek hayattaki karmaşık bir operasyon problemine yenilikçi çözümler üretme ve geliştirdikleri modelleri değişken şartlar altında test etme fırsatı da sunuyor.

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu Haber

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu

Bursa ekonomisine 2040 perspektifi: 6 dönüşüm ekseni, 28 büyük hamle, 46 somut çözüm Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa basınının yoğun katılım gösterdiği NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. Matlı, Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi ortaya koydu. 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya- Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi. Proje detaylarına ve videolarına: https://ozermatli.com.tr/donusum-plani adresinden ulaşılabilecek.

Aras Kargo, Türkiye ve bölgedeki yatırımlarını artıracak Haber

Aras Kargo, Türkiye ve bölgedeki yatırımlarını artıracak

Aras Kargo, operasyonel kapasite, dijital altyapı, sürdürülebilirlik ve uluslararası büyümeye yönelik dönüşüm programını kamuoyuyla paylaştı. Aras Kargo, "Yolun geçtiği her yerde olma" vizyonuyla başlattığı çok yönlü dönüşüm programını İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Son yıllarda 100 milyon euronun üzerinde yatırım yapan şirket, önümüzdeki 3 yıl içinde 100 milyon euroluk yeni bir yatırım hamlesiyle büyüme yolculuğunu hızlandırıyor. 28 transfer merkezi, 800'ü aşkın şube, 6 bine yakın Aras Burası esnaf noktası ve yaklaşık 14 bin kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese hizmet veren Aras Kargo, dönüşüm programını kamuoyuyla paylaştı. Şirketin dönüşüm programı; kültürel dönüşümde insan ve toplumsal cinsiyet dengesi, ticari dönüşümde müşteri memnuniyeti ve uluslararası büyüme, operasyonel dönüşümde kapasite artışı, verimlilik ve yeşil lojistik, dijital dönüşümde ise teknoloji, verimlilik ve inovasyon başlıklarına odaklanıyor. Şirketten alınan bilgilere göre yeni kurumsal marka kimliği, 45 yıllık deneyimden ilham alan "Yol" hikayesi üzerine kurgulandı. Aras Kargo, "Yolun geçtiği her yerde olma" vizyonu doğrultusunda Yeni Nesil Şubeler, 7/24 kargo otomatları ve uluslararası lojistik ağı gibi uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor. Şirketin uluslararası operasyonları Aras Global çatısı altında birleştirilirken, yeni kurumsal kimliğin Gürcistan ve Özbekistan'da uygulanmasına başlandı. Azerbaycan'daki dönüşümün ise 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Şirket tarafından yapılan açıklamada, transfer merkezi yatırımlarıyla kargo işleme kapasitesinin saatte 365 bine, saniyede yaklaşık 100'e çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada, 2025'te 8,3 milyon euro yatırımla yenilenen Hadımköy Transfer Merkezi'nin günlük kapasitesinin 600 binin üzerine çıkarıldığı, Gaziantep'te 15 bin 200 metrekarelik yeni transfer merkezi açıldığı ve Ankara Transfer Merkezi'nin kapasitesinin 6 katın üzerinde artırıldığı aktarıldı. 2026'da İstanbul Fenertepe başta olmak üzere Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri'de sorter ve transfer merkezi yatırımlarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Doğrudan Dağıtım Merkezi modeliyle de aynı gün teslimat kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Aras Kargo, Yeşil İlçe programı kapsamında 10 ilçede elektrikli teslimat gerçekleştirirken, bu sayının 2026 sonunda 13'e çıkarılması hedefleniyor. Dört ülkede yenilenebilir enerji sertifikalarıyla 109 bin 500 ton karbon emisyonu ve 16,8 milyon kWh elektrik kaynaklı emisyon dengelendi. Şirketin açıklamasına göre yılda 1 milyon kilogramdan fazla atık geri dönüştürülüyor. Aras Rotalama Platformu ile rota optimizasyonu sağlanırken, 5 bini aşkın araç ve kuryeden oluşan filonun sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda dönüştürülmesi planlanıyor. Aras Dijital Aras Kargo'nun ilk iştiraki Aras Digital tarafından geliştirilen teknolojilerin Avusturya Postanesi şirketlerine ihraç edildiği belirtildi. Yapay zekâ destekli Aras Rotalama Platformu ile rota, yakıt ve karbon optimizasyonu sağlanırken, NESY sistemiyle altı ülkede planlama, operasyon, müşteri yönetimi ve kargo takibi tek platformda yürütülüyor. 2026 teknoloji mimarisi Aras DigiCore kapsamında yapay zekâ, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerinin bir araya getirilmesi planlanıyor. Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen: "Türkiye'ye ve büyüme potansiyeline inanıyoruz" İstanbul'da düzenlenen toplantı kapsamında açıklamalarda bulunan Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen, "Türkiye'ye ve büyüme potansiyeline güçlü bir şekilde inanıyoruz. Aras Kargo olarak bugün yalnızca kargo taşımıyor, Türkiye'nin ticaretinin ve e-ticaret ekosisteminin büyümesini mümkün kılan altyapıyı inşa ediyoruz. İnsan, teknoloji, operasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğümüz çok boyutlu dönüşümle; yerel pazar liderliğimizi Avusturya Postanesi'nin uluslararası gücüyle birleştirirken, geliştirdiğimiz teknoloji ve operasyonel uzmanlığı Avrupa'ya da taşıyoruz. Son yıllarda 100 milyon euronun üzerinde yatırım gerçekleştirdik, önümüzdeki üç yılda 100 milyon euro daha yatırım yapacağız. Her yatırımımızı yalnızca bugünün kapasitesini artıran bir adım değil, Türkiye'nin gelecekteki büyümesini taşıyacak bir altyapı yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz net: Teknolojiyle hızlanan, insanıyla güçlenen ve attığı her adımla daha sürdürülebilir bir Aras Kargo inşa etmek" dedi. Aras Global Genel Müdürü Ramazan Altınay: "Aras Kargo sadece Türkiye'de değil bölgesel lider olma yolunda da adımlar atıyor" Aras Global Genel Müdürü Ramazan Altınay ise yaptığı açıklamada, "Aras kargo bir dönüşüm sürecinde. İnsan odaklı bir dijital dönüşüm içindeyiz. Kargonun geleceğinde insansız bir dönüşüm olamaz, bunu dijital dönüşüm ile destekliyoruz. İnsan odaklı dönüşümü dijitalleşme ile beraber harmanlayıp geleceğimizi çiziyoruz. Yatırımlarımız da bu yönde devam ediyor. Aras Kargo e-ticaret firmaları tarafından en fazla tercih edilen iş ortağı konumunda. E-ticaret Türkiye'nin büyüyen bir ekosistemi. Biz de buna göre şekilleniyoruz. Gönderilerimizin yüzde 70-80'i e-ticaretten gelmekte. Yatırımlarımızın çoğu e-ticaret odaklı. Bu yıl da kapasitemizi artıracak yatırımlar yaptık. Aras Kargo sadece Türkiye'de değil bölgesel lider olma yolunda da adımlar atıyor. Bu noktada bizim Azerbaycan'da, Gürcistan'da, Özbekistan'da yatırımlarımız gerçekleşti. Girdiğimiz pazarlarda çok hızlı ve güçlü konumlanıyoruz. Azerbaycan'da pazar lideri konumuna geldik, Gürcistan'da önemli oyuncu haline geldik. Sadece bu ülkeler değil yeni fırsat olacak pazarları da değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

Migros Yenişehir'de taze gıda tedarik zincirine yeni bir halka ekledi Haber

Migros Yenişehir'de taze gıda tedarik zincirine yeni bir halka ekledi

Migros, Bursa Yenişehir'de hayata geçirdiği Meyve Sebze, Şarküteri, Paketleme ve Dağıtım Merkezi ile taze ürün tedarik altyapısını güçlendirdi. Merkez, üreticiden mağazaya uzanan süreçte meyve-sebze kabul, kalite kontrol, laboratuvar, seçme, boylama, kasalama, paketleme, peynir ve şarküteri porsiyonlama ile lojistik faaliyetlerini aynı çatı altında topluyor. Tesis, yıllık 200 bin tonluk işleme kapasitesiyle üreticiden tüketiciye uzanan sürece katkı sağlıyor. Migros, Bursa Yenişehir'de hayata geçirdiği Meyve Sebze, Şarküteri, Paketleme ve Dağıtım Merkezi'ni düzenlenen törenle hizmete açtı. Açılışa Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Yardımcısı Fikret Hatipoğlu ve Rıdvan Sağlık, Migros Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın, Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, Migros Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Aydın Ferit Cansever, Migros Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Ender Tüzün ile ilgili yetkililer katıldı. Yapılan açıklamaya göre, toplam 40 bin metrekare alan üzerine kurulan ve yıllık 200 bin ton kapasiteye sahip tesis; meyve-sebze kabul, kalite kontrol, laboratuvar, seçme, boylama, kasalama ve paketleme faaliyetlerini aynı çatı altında topluyor. Organik ürün paketleme sertifikasına da sahip tesiste sebze-meyve ürünleri modern otomasyon sistemleriyle temizleniyor, işleniyor ve tüketime hazır şekilde paketleniyor. Tesis, 1.2 milyar TL'yi aşkın bir yatırım tutarı ile hayata geçirildi. Tam kapasiteye ulaşıldığında 500 kişilik istihdam sağlanacak. Tesisin öne çıkan özelliklerinden biri, şirketin ilk tropikal ürün işleme ve muz sarartma tesisini bünyesinde barındırması. Kontrollü sarartma süreçleri sayesinde hassas tropikal ürünlerde kalite, lezzet ve raf performansı daha etkin şekilde yönetilebiliyor. Tesis bünyesinde yer alan 3 bin metrekarelik peynir ve şarküteri dilimleme ve paketleme tesisinde ise yöresel peynirler ve farklı peynir çeşitleri başta olmak üzere etli şarküteri ürünleri de son teknoloji Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP) yöntemi kullanılarak paketleniyor. Tesiste tek vardiyada yıllık 7,5 milyon adet paketleme kapasitesine ulaşılabiliyor. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ise açılışta yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Yenişehir'imizin tarımsal üretim gücüne, istihdamına ve ekonomik geleceğine önemli katkılar sağlayacak çok kıymetli bir tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Yenişehir, bereketli toprakları, güçlü üretim kültürü ve çalışkan çiftçisiyle Bursa'mızın ve ülkemizin önemli tarım merkezlerinden biri. Bu bereketli topraklarda daha fazla üretmenin yanında, ürettiğimiz ürüne daha fazla değer kazandırmak, çiftçimizin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve Yenişehir markasını Türkiye'nin dört bir yanına taşımak hedefimiz. Şirket uzun yıllardır Yenişehirli çiftçilerimizden başta biber olmak üzere birçok yaş meyve ve sebze ürününü tedarik ederek Türkiye'nin farklı noktalarındaki mağazalarında tüketiciyle buluşturuyor. Burada çiftçimizin alın teriyle yetiştirdiği ürünler toplanacak, uygun şartlarda muhafaza edilecek, paketlenecek ve Türkiye'nin dört bir yanına gönderilecek. Aynı zamanda Yenişehir'imizin istihdamına önemli ölçüde katkı sağlayacak bu tesisin ilçemize hayırlı olmasını dileriz." Migros Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın, tesisin açılışına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yenişehir'de hayata geçirdiğimiz bu tesis, taze gıda tedarik zincirimizin önemli bir halkası. Üreticiden mağazaya uzanan süreçte kalite standartlarımızı güçlendiren merkezimiz; ürün kalitesini koruma, gıda kaybını azaltma, raf ömrünü destekleme ve taze ürünlerde bulunurluğu artırma açısından önemli bir rol üstlenecek. Yenişehir'in üretim potansiyeli, konumu ve bölgesel gücüyle bu yatırımın hem şirket ekosistemine hem de bölge ekonomisine değer oluşturacağına inanıyoruz." Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur ise tesisin sunduğu değerle ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Amacımız; üreticiden mağazaya uzanan süreçte taze, kaliteli ve hemen kullanıma uygun ürünleri müşterilerimizle buluşturmak. Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinden ve yurt dışından gelen sebze-meyve ile şarküteri ürünlerinin işlendiği tesisimizde kalite kontrol ve paketleme süreçlerini tek merkezden yönetiyoruz. Bölgedeki üreticiler, kooperatifler ve üretici birliklerinden doğrudan alım yaparak yerel üreticilerin pazara erişimini destekliyor, müşterilerimize daha geniş bir ürün seçeneği sunuyoruz. Tesisimizin hayırlı olmasını diliyorum."

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek" dedi. Bakan Gürlek, bir dizi programa katılmak üzere Iğdır'a geldi. Bakan Gürlek, programı kapsamında ilk olarak Iğdır Valiliğini ziyaret etti. Valilikte Vali Mustafa Fırat Taşolar tarafından karşılanan Gürlek, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek açıklamasında, "Iğdır, Türkiye'nin Nahçıvan'a, Azerbaycan'a, Kafkasya'ya ve Türk dünyasına açılan en önemli kapılarından biridir. Dilucu Sınır Kapısı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı ve Zengezur Koridoru ile birlikte şehrimizin ticari, lojistik ve jeopolitik önemi önümüzdeki dönemde daha da artacaktır. Ekonomik kalkınmanın kalıcı olması, yatırım ve ticaretin güven içerisinde büyümesi ise inşa ettiğimiz güçlü hukuk düzeniyle mümkün olacaktır. Türkiye'nin en güvenli ve en huzurlu ülkelerinden biri olma yolunda attığı kararlı adımlar, Iğdır'ımızın da cazibesini her geçen gün artırmaktadır. Kafkasya'dan Orta Asya'ya uzanan gönül coğrafyasında Iğdır'ın barışın ve kardeşliğin buluşma noktalarından biri hâline gelmesi bizleri memnun etmektedir. Farklı kültürlerin bir arada huzur içinde yaşadığı Iğdır'ın bu birlik ve beraberlik iklimi, en değerli kazanımlarımızdan biridir. Bu kardeşlik iklimini korumak ve daha da güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Iğdır'ın ihtiyaçlarını karşılamak için Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren her konuda tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Adalet hizmeti yalnızca binalarla değil; liyakatli insan kaynağı, güçlü kurumlar, etkin koordinasyon ve hukuka sarsılmaz bağlılıkla yükselir. Bu anlayışla Iğdır'daki adalet hizmetlerimizin hem fiziki hem de beşerî kapasitesini güçlendiriyoruz. Yapımı devam eden Iğdır Yeni Adalet Sarayı tamamlandığında mahkemelerimiz, Cumhuriyet Başsavcılığımız ve adli hizmet birimlerimiz modern ve işlevsel bir hizmet ortamına kavuşacaktır. Böylece vatandaşlarımızın adalete erişimi daha da kolaylaşacaktır. Hâkimlerimiz, Cumhuriyet savcılarımız, avukatlarımız ve adalet personelimiz daha iyi çalışma şartlarına kavuşacaktır. Adalet teşkilatımızın çalışma ve yaşam imkanlarını geliştirmek amacıyla yeni adliye lojmanlarını hizmete sunduk. Devam eden personel alım süreçleriyle zabıt kâtipliğinden icra kâtipliğine, mübaşirlikten ceza infaz kurumu personeline kadar birçok alanda insan kaynağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi. Milli Birlik ve Kardeşlik süreci vurgusu Bakan Gürlek, yüzyılın en önemli devlet projelerinden biri olan Milli Birlik ve Kardeşlik sürecinde önemli bir aşamaya geldiğini ifade ederek, "Iğdır halkı yıllarca terör belasından büyük mağduriyetler yaşamıştır. Bölge insanımız, kırk yılı aşkın süredir ülkemizin gelişmesinin, kalkınmasının ve huzurunun önündeki en büyük engel olan terörden kurtulma noktasına gelmiştir. İnşallah kısa süre içerisinde siyasetin tüm kesimlerince sahiplenilen ve milletimizin tüm kesimlerini kucaklayan bu süreç başarıyla tamamlanacaktır. Cumhur ittifakımızın değerli liderlerinden Devlet Bahçelinin bu sürece olan katkıları, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın icra makamındaki kararlı duruşu ve Gazi meclisimizin başkanlığında siyasi partilerimizin samimiyeti ile “terörsüz Türkiye” şafağı ülkemizin üzerine doğmaya başlamıştır. Gazi Meclisimizin desteğiyle ülkemiz yeni bir döneme girmektedir. Allah'ın izniyle milletimizin sağduyulu duruşu sayesinde bu süreç başarıyla sonuçlanacak ve ülkemiz için yeni bir sayfa açılacaktır. Ülkemiz bütün enerjisini ekonomik kalkınmaya, bölgesel huzura, güvenliğe ve refaha yöneltecektir. Iğdır halkımızın bu süreçte sergilediği vakur ve sağduyulu duruş için ayrıca teşekkür ediyorum. Sizlerin desteği olmasaydı bu noktaya gelmemiz mümkün olmazdı. Tüm provokasyonlara, iç ve dış odakların girişimlerine rağmen; doğusuyla batısıyla, Türk'üyle Kürt'üyle, Azerisiyle hep birlikte el ele vererek kardeşlik içerisinde ülkemizin geleceğine sahip çıktınız. Bu nedenle sizleri gönülden kutluyorum" şeklinde konuştu. "Vatandaşlarımızın adalete daha hızlı erişmesini sağlayacak önemli adımlar atacağız" Türkiye'nin genel güvenlik tehditlerini bertaraf etme noktasında önemli mesafeler katettiği gibi, bölgesel ve yerel tehditlerle mücadelede de devlet-millet iş birliği içerisinde hareket etmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü, " Iğdır'ın üç ülkeye sınırı bulunan stratejik konumu, güvenlik ve adalet hizmeti sunan kurumlarımıza önemli sorumluluklar yüklemektedir. Uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, silah kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması ve organize suç örgütleriyle mücadele yalnızca bir asayiş meselesi değildir; aynı zamanda milli güvenliğimizin ve hukuk düzenimizin korunması meselesidir. Bugünün suç örgütleri artık yalnızca sokakta faaliyet göstermiyor. Dijital platformları, kripto varlıkları, paravan şirketleri, yasa dışı ödeme sistemlerini ve uluslararası finans ağlarını kullanıyorlar. Hepsinin farkındayız. Bakanlık olarak gelişen teknolojik imkânları da etkin şekilde kullanarak suç örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız. Artık suç örgütlerinin ve illegal yapılanmaların bir adım önündeyiz. Hiçbiri kaçamayacak, işledikleri suçları yanlarına bırakmayacağız. Çünkü devletimiz bu konuda kararlı ve güçlüdür. Her suçlu, Türk adaletinin gücünü hissedecektir. Hukuki düzenlemeler ve kanuni ihtiyaçlar, gerekli görülen her aşamada Gazi Meclisimizde değerlendirilerek milletimizin hizmetine sunulacaktır. Geçtiğimiz hafta 12. Yargı Paketimiz Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İnşallah Ekim ayında da bu paketin devamı niteliğinde yeni düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Bu düzenlemelerle yargı hizmetlerini daha da güçlendirecek, özellikle uzun süren yargılama süreçlerini hızlandıracak ve vatandaşlarımızın adalete daha hızlı erişmesini sağlayacak önemli adımlar atacağız." "Suç ve suçluyla mücadele taviz yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ilgili tüm kurumlarla güçlü bir koordinasyon ve eş güdüm içerisinde; kara para aklama, yasa dışı bahis, kumar, sokak çeteleri, tefecilik, uyuşturucu ticareti, organize suç örgütleri, sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ve millî ile manevi değerlere yönelik mesnetsiz saldırılarla hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tavizsiz mücadelenin sürdürüleceğini dile getiren Bakan Gürlek, "Suç ve suçluyla mücadele, bizim tavizsiz devlet politikamızdır. Uyuşturucu; aileleri parçalayan, gençlerimizin geleceğini karartan, organize suç yapılarını finanse eden ve toplumumuzun huzurunu hedef alan çok yönlü bir güvenlik tehdididir. Son dönemde Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinasyonunda gerçekleştirilen kapsamlı operasyonlarla uyuşturucunun üretim, sevkiyat, satış ve finansman zincirinin tüm halkalarına devletimizin demir yumruğunu indirdik. İnşallah bundan sonra da aynı kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Torbacısından baronuna kadar herkes hukuk önünde hesap verecektir. Aynı kararlılığı yasa dışı bahis, kumar ve sanal kumarla mücadelede de göstermeye devam ediyoruz. Çünkü yasa dışı bahis artık yalnızca bir kumar meselesi değildir. Bu sistem; suç gelirlerinin aklanmasına, vatandaşlarımızın dolandırılmasına, ailelerin ekonomik olarak çökertilmesine ve organize suç örgütlerinin finansman sağlamasına hizmet eden büyük bir suç ekonomisine dönüşmüştür. Aynı şekilde, yeni nesil organize suç örgütlerine yönelik de son dönemde ülke genelinde çok sayıda başarılı operasyon gerçekleştirdik. Bu yapılarla mücadelemiz de sonuna kadar devam edecektir" şeklinde konuştu. "Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk" Göreve geldiği günden bu yana özellikle üzerinde hassasiyetle durduğu bir konuya gündeme getiren Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul olayların yeniden incelenmesi amacıyla Bakanlığımız bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Bu birimimiz, vatandaşlarımız tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Eski dosyalar yeniden mercek altına alınıyor. Aydınlatılamamış olayların çözüme kavuşturulması için HTS kayıtları, DNA eşleştirmeleri, kamera görüntüleri, dijital materyaller, tanık beyanları ve ihtiyaç duyulması hâlinde yeniden alınan ifadeler gibi tüm güncel teknolojik ve hukuki imkânlardan yararlanıyoruz. Karanlıkta kalmış her dosyayı en ince ayrıntısına kadar yeniden değerlendiriyoruz. Ortada bir cinayet varsa devlet, o cinayeti aydınlatmak için bütün imkânlarını seferber etmek zorundadır. Aradan uzun yıllar geçmiş olması failler için bir güvence değildir. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecektir. Kurduğumuz bu birim aracılığıyla henüz aydınlatılamamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu mücadelemizi hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürmeye devam edeceğiz. Soruşturmalar, kanaatlere göre değil, delillerin gösterdiği istikamette yürütülecektir. Suçluların cezalandırılması kadar masumların korunması da en temel sorumluluğumuzdur. Iğdır, farklı kültürlerin ve köklü kardeşlik bağlarının bir arada yaşadığı müstesna şehirlerimizden biridir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Azerisiyle; kökeni, mezhebi, düşüncesi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımız aynı bayrağın altında, aynı vatanın eşit ve onurlu evlatlarıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın zamanda ifade ettiği gibi: "Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, hangi görüşten, hangi kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin bir ferdiyiz. Türkiye'nin başarısı, 86 milyonun tamamının başarısıdır. Bizim devlet anlayışımızda vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yoktur." Hiç kimsenin kökenine, mezhebine, düşüncesine ya da sosyal statüsüne bakılmaksızın herkesin hakkını ve hukukunu korumak, devletimizin en temel görevidir" dedi. "Milletimizin ciğerini yakanlar cezasız kalmayacak" İçinde bulunulan yaz mevsiminde ormanların, tarım alanların, meraların ve doğal varlıkların yangın riskine karşı büyük bir hassasiyet taşıdığını hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yeşil Vatan'a yönelik her saldırı, milletimizin ortak varlığına, millî servetine ve gelecek nesillerimizin hakkına yönelmiş bir ihanettir. Kasten ormanlarımızı yakanlar, ihmali veya sorumsuz davranışlarıyla yangınlara sebebiyet verenler, sabotaj girişiminde bulunanlar ve bu felaketlerden çıkar sağlamaya çalışanlarla hukuk çerçevesinde kararlılıkla mücadele edeceğiz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız bu kapsamda soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Hiç kimse milletimizin ciğerini yakmanın cezasız kalacağını düşünmesin. Yeşil Vatan'a kastedenler, işledikleri suçların hesabını mutlaka hukuk önünde verecektir. Değerli Iğdırlı vatandaşlarım; Iğdır'ın huzuru, güvenliği ve kalkınması için Valiliğimiz, adli teşkilatımız, yerel yönetimlerimiz, üniversitemiz, kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Başta yapımı devam eden Yeni Adalet Sarayımız olmak üzere, ilimizde sürdürülen tüm yatırımların Iğdır'ımıza şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel şehrimize gece gündüz demeden hizmet eden tüm kamu görevlilerimize; hâkimlerimize, Cumhuriyet savcılarımıza, avukatlarımıza, adalet personelimize, Emniyet Teşkilatımıza, Jandarma Teşkilatımıza ve görevlerini fedakârca yerine getiren tüm kahraman mensuplarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizlere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın selam ve muhabbetlerini bir kez daha iletiyorum. Bizleri büyük bir samimiyet ve misafirperverlikle ağırlayan Iğdır Valimiz Mustafa Fırat Taşolar'a ev sahipliği ve nazik misafirperverliği için ayrıca teşekkür ediyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Iğdır'ımızın yolu açık, geleceği aydınlık olsun" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.