Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Liposuction

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Liposuction haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liposuction haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyet ve egzersize rağmen incelmeyen bacaklara dikkat Haber

Diyet ve egzersize rağmen incelmeyen bacaklara dikkat

Medicana Bursa Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Burcu Metin Ökmen, özellikle kadınlarda görülen lipödemin çoğu zaman obeziteyle karıştırıldığını belirterek, "Lipödem, yağ dokusunun özellikle bacaklar ve kalçalarda, bazen de kollarda simetrik ve orantısız şekilde birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Kişinin yaşam tarzından veya irade eksikliğinden kaynaklanmaz. Genetik faktörlerin yanı sıra ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonal değişim dönemleri de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilir" dedi. Lipödemin en belirgin belirtilerinin gövdeye oranla bacak ve kollarda kalınlaşma, dokunmakla artan hassasiyet, kolay morarma ve özellikle gün sonunda bacaklarda ağırlık, gerginlik hissi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ökmen, "Ayak ve el bileklerinde belirgin bir sınır oluşması, ellerin ve ayakların genellikle etkilenmemesi de lipödemi sıradan kilo artışından ayıran özellikler arasındadır. Hastalarımız yıllarca ‘Daha az ye, daha çok hareket et' gibi uyarılarla karşılaşabiliyor. Bu durum ciddi bir hayal kırıklığına yol açabiliyor. Ancak lipödem gerçek ve tanınmış bir sağlık sorunudur. Erken teşhis ve doğru tedavi yaklaşımı, hastalığın seyrini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini artırmak açısından önemlidir" diye konuştu. Medicana Bursa Hastanesi bünyesinde fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları, dahiliye uzmanı, diyetisyen ve psikologdan oluşan multidisipliner bir ekiple hastalara destek sunduklarını belirten Doç. Dr. Ökmen, "Tedavide kompresyon giysileri, manuel lenf drenajı, eklemleri zorlamayan düzenli egzersizler ve sağlıklı beslenme programları gibi yöntemleri önceliklendiriyoruz. Uygun hastalarda ileri evrelerde lenf damarlarını koruyan özel liposuction teknikleri de değerlendirilebiliyor. Sürecin psikolojik açıdan da yorucu olabileceğini göz önünde bulundurarak psikolojik desteği de tedavinin bir parçası olarak ele alıyoruz. Bacaklarında veya kollarında orantısız kalınlaşma, ağrı ve kolay morarma şikâyetleri bulunan kişilerin, özellikle ailelerinde benzer öyküler varsa, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı.

Dikkat! Spora ve diyete rağmen görülen meme büyümesinin nedeni jinekomasti olabilir Haber

Dikkat! Spora ve diyete rağmen görülen meme büyümesinin nedeni jinekomasti olabilir

Erkeklerde meme bölgesindeki büyüme çoğu zaman kilo artışıyla ilişkilendirilse de bu görünümün arkasında meme bezinin büyümesiyle karakterize jinekomasti bulunabiliyor. Ergenlik ve ileri yaş dönemlerinde hormonal değişimlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bu durum, bazı kişilerde kendiliğinden gerilerken bazılarında kalıcı hale gelebiliyor. Özellikle fiziksel görünümünden rahatsızlık duyan ve sosyal yaşamında çekingenlik yaşayan erkeklerde jinekomasti, yaşam kalitesini etkileyen bir soruna dönüşebiliyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, jinekomastinin nedenlerinin doğru değerlendirilmesinin tedavi sürecindeki önemine işaret ederek "Erkeklerde meme dokusunun büyümesi ekseriyâ kozmetik bir sorun olarak görülse de bazı durumlarda hormonal dengesizlikler, kullanılan ilaçlar veya endokrin hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu nedenle öncelikle büyümenin nedeninin belirlenmesi gerekir" dedi. Her meme büyümesi fazla kilodan kaynaklanmıyor Jinekomastinin ergenlik ve ileri yaş dönemlerinde fizyolojik olarak ortaya çıkabildiğini belirten Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, ergenlik dönemindeki hormonal değişimlerin geçici meme büyümesine yol açabildiğini, ileri yaşlarda ise androjen hormonlarının etkisindeki azalmanın benzer bir tablo oluşturabildiğini ifade etti. Göğüs bölgesindeki yağ dokusu artışı ile meme bezinin büyümesinin birbirinden farklı durumlar olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, tedavi planının da bu ayrım doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Özellikle diyet ve egzersize rağmen devam eden meme büyümesinde yalnızca kilo kontrolüne odaklanmak yerine uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını vurguladı. Cerrahi tedavi her hasta için gerekli olmayabilir Jinekomastide tedavi kararının hastanın yaşı, meme dokusunun yapısı, şikâyetlerin süresi ve altta yatan nedenler dikkate alınarak verilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, özellikle ergenlik döneminde görülen bazı vakaların kendiliğinden gerileyebildiğini söyledi. Kalıcı hale gelen ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen durumlarda ise cerrahi tedavinin değerlendirilebildiğini ifade eden Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, "Ameliyat öncesinde hastanın beklentilerini ayrıntılı şekilde dinliyoruz. Meme bölgesindeki yağ ve bez dokusunun dağılımını değerlendirerek kişiye uygun cerrahi yöntemi belirliyoruz. Burada önemli olan yalnızca fiziksel görünümü düzeltmek değil, hastanın sağlık durumunu ve beklentilerini birlikte ele almak" açıklamasında bulundu. Ameliyatta yağ ve meme bezi dokusuna yönelik farklı yöntemler uygulanabiliyor Jinekomasti ameliyatında kullanılacak yöntemin meme dokusunun özelliklerine göre belirlendiğini aktaran Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, bazı hastalarda liposuction yöntemiyle fazla yağ dokusunun uzaklaştırılabildiğini, meme bezinin belirgin olduğu durumlarda ise cerrahi olarak doku çıkarılmasının gerekebildiğini anlattı. Genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyatın ekseriyâ yaklaşık 1-1,5 saat sürdüğünü belirten Beydilli, gerekli durumlarda liposuction ve cerrahi doku çıkarma işlemlerinin birlikte uygulanabildiğini ifade etti. Ameliyat sonrasında küçük cerrahi kesilere bağlı izlerin oluşabileceğini, bu izlerin zamanla daha az belirgin hale gelebildiğini de sözlerine ekledi. Günlük yaşama dönüş birkaç gün içinde mümkün olabiliyor Jinekomasti ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinin hastanın genel sağlık durumuna ve uygulanan cerrahi yönteme göre değişebildiğini belirten Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, ameliyatın ardından ilk günlerde hafif ağrı ve ödem görülebileceğini söyledi. Hastaların uygun şartlarda yaklaşık 4-5 gün içerisinde iş yaşamlarına dönebildiğini ifade eden Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, "Ameliyat sonrası ilk dört hafta destekleyici medikal korse kullanılmasını öneriyoruz. Ayrıca yaklaşık bir ay boyunca ağırlık kaldırma ve yoğun fitness aktivitelerinden uzak durulması gerekiyor. Göğüs bölgesinin son şeklini alması ise yaklaşık 4-5 ayı bulabiliyor" dedi. Her cerrahi işlemde olduğu gibi jinekomasti ameliyatında da enfeksiyon, kanama ve asimetrik görünüm gibi risklerin bulunabileceğini hatırlatan Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, başarılı bir tedavi sürecinde doğru hasta seçimi, kişiye uygun cerrahi planlama ve ameliyat sonrası önerilere uyumun önemli olduğunu vurguladı.

"Su İçsem Yarıyor Diyorsanız Lipödem Olabilirsiniz" Haber

"Su İçsem Yarıyor Diyorsanız Lipödem Olabilirsiniz"

Klasik Kilo Verme Yöntemlerine Direnç Gösteriyor Halk arasında sıkça kurulan "Su içsem yarıyor" cümlesinin altında lipödemin yatabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hastalığı şu sözlerle tanımladı:"Lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen, simetrik ve ağrılı yağ dokusu birikimi ile karakterize; özellikle bacak, kalça, alt karın ve kollarda görülen kronik bir hastalıktır. Klinik olarak en dikkat çekici özelliklerinden biri, bu yağ dokusunun klasik kilo verme yöntemlerine, özellikle diyet ve egzersize direnç göstermesidir." Diyet Neden Lipödem Yağlarını Eritemez? Doğru beslenmenin lipödem sürecindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Karacalar, yağ yakımının neden gerçekleşmediğini bilimsel bir temele dayandırdı:"Doğru diyetin lipödemdeki etkisi; yangıyı azaltması, şikayetleri hafifletmesi ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatması olabilir. Ancak lipödemli yağ dokusunu ortadan kaldırmaz. Lipödemdeki yağ dokusunda dolaşım bozuktur ve düşük oksijenli bir ortam vardır. Bu durum, yağ dokusunun metabolik olarak aktif şekilde kullanılmasını engeller. Diyetle sağlanan enerji açığına rağmen bu bölgelerde yağ yakımı gerçekleşmez." "Mide Küçültme Ameliyatı Lipödemde Anlamlı Bir Gerileme Sağlamaz" Lipödemin obezite ile karıştırılmaması gerektiğini ve obezite cerrahisinin lipödemi tedavi edemeyeceğini vurgulayan Karacalar, sözlerine şöyle devam etti:"Mide küçültme ameliyatı, enerji alımını azaltarak kilo kaybı sağlayan etkili bir yöntemdir; ancak, enerji dengesinden bağımsız gelişen bölgesel bir yağ dokusu hastalığıdır. Bu nedenle ameliyat, lipödemli dokuda anlamlı bir gerileme sağlamaz." Tedavide 'Özellikli Liposuction' ve Koruyucu Program Vurgusu Günümüzdeki en etkili tedavi yöntemine de değinen Prof. Dr. Karacalar, klasik uygulamalardan farklı bir yaklaşım izlenmesi gerektiğinin altını çizerek, "Lipödem tedavisinde şu an bilinen en etkili yöntem liposuction'dır. Ancak burada daha özellikli liposuction yöntemleri (Superdry 4D gibi) ve koruyucu bir program uygulanmaktadır." ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.