Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Laiklik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Laiklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Laiklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'de yaprak dökümü Haber

CHP'de yaprak dökümü

Önceki dönemlerde görev yapmış 281 CHP milletvekili, 'mutlak butlan' yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’yi destekleyeceklerini ortak açıklamayla duyurdu. Cumhuriyet Halk Partisi'nde önceki dönemlerde görev yapmış 281 milletvekili, partideki 'mutlak butlan' yönetimine tepki olarak CHP'den istifa ettiklerini, bundan böyle Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti'yi destekleyeceklerini duyurdu. CHP'nin 38'inci kurultayı için alınan 'mutlak butlan' kararına "Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu Partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır" ifadeleriyle tepki gösterilen açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet’in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız" denildi. "YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ" Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, Partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak, CHP’den istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan Yeni Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz. Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye'nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz. Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek Yeni Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

ADD Bursa Şubesi'nden Anıtkabir’e ziyaret Haber

ADD Bursa Şubesi'nden Anıtkabir’e ziyaret

16. Olağan Genel Kurulu sonrası Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan ve yeni yönetimi, Anıtkabir’i ziyaret etti. Ziyarette ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Anıtkabir Şeref Defteri’ne duygularını anlatan yazı paylaştı. Başkan Akdoğan, Anıtkabir Şeref Defteri yazısında, “Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi 16. Olağan Genel Kurulumuz sonrasında göreve gelen Bursa Şube Başkanı, Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyeleri, Üst Kurul delegeleri ve Gençlik kollarımızla manevi huzurunuzdayız. Türk ulusunun kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, devrimlerimizin önderi Büyük Atatürk, Adınızı taşımaktan onur duyduğumuz Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Bursa temsilcileri olarak; Cumhuriyeti ve devrimlerini emanet ettiğiniz gençler adına huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz. Ülkemiz, Anadolu yollarına çıktığınız günlerde olduğu gibi bugün de önemli bir dönemeçtedir. Cumhuriyetimiz içeriden ve dışarıdan yönelen baskılar, Cumhuriyet değerlerini aşındırmaya çalışan anlayışlar ve ulusal birliğimizi hedef alan girişimlerle karşı karşıyadır. Açtığınız yoldan ayrılan dâhilî bedhahların varlığı nedeniyle uyarılarınızın ne denli haklı olduğu bir kez daha görülmektedir. Cumhuriyetimizin temel kazanımlarının zayıflatıldığı, parlamenter demokratik düzenin değiştirildiği, aydınlanma devrimlerinin aşındırılmak istendiği, laiklik ilkesinin dahi tartışmaya açıldığı bir dönem yaşanmaktadır. Geçmişte Cumhuriyet’e başkaldırmış kimi isimleri meşrulaştırmaya, ayrılıkçı ve gerici kalkışmaları tarihî gerçeklerden koparılarak yüceltmeye yönelik çabalar; millî birlik duygumuzu zedelemeyi amaçlayan tehlikeli girişimlerdir. Diğer yandan, ülkemizin iç işlerine müdahale niteliği taşıyan değerlendirmelerle ulus devlet yapılarının tehdit olarak gösterilmesi, Türkiye’ye yeniden Osmanlı millet sistemi benzeri modeller önerilmesi ve Lozan Antlaşması’nın hedef alınması, egemenliğimize yönelmiş hadsiz yaklaşımlardır. Bizler, hangi kaynaktan gelirse gelsin bağımsızlığımıza gölge düşüren hiçbir telkine boyun eğmeyeceğiz. Cumhuriyetimize, sizin ilke ve devrimlerinize karşı odaklara meşruiyet kazandırma gayretlerine asla göz yummayacağız. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” sözünüzle ortaya koyduğunuz kapsayıcı ulus anlayışı; ortak kaderimizin, ortak geleceğimizin ve sarsılmaz birliğimizin temelidir. Türkiye Cumhuriyeti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bu temel ilkelerin tartışılmasına ve zayıflatılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Laiklik; yalnızca devlet düzeninin değil, aklın özgürleşmesinin, vicdan hürriyetinin, kadın-erkek eşitliğinin ve çağdaş yaşamın güvencesidir. Cumhuriyetimizin kilit taşı olan laiklik ilkesine her şart altında sahip çıkacağız. Büyük Atatürk, Devrimcilik ilkenizin ışığında; bilimi rehber alan, hukuk devletine dayanan, emeği ve üretimi önceleyen bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Emperyalizme, kapitalizme, sömürüye, mezhepçiliğe, etnik ayrıştırmalara ve milletimizi bölmeye yönelik her türlü girişime karşı durmak bizim için tarihî bir görevdir. 06 Şubat 1933 tarihli Bursa Nutku’nda ortaya koyduğunuz Cumhuriyet’i koruma iradesinin bugün de yolumuzu aydınlattığı bilinciyle Cumhuriyet’e ve devrimlerine sahip çıkacağız. 20 Ekim 1927’de Gençliğe Hitabe ile verdiğiniz büyük görev doğrultusunda; Türk istiklalini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etme azim ve kararlılığımız tamdır. Tam bağımsız, laik, demokratik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatma sözümüzü manevi huzurunuzda bir kez daha yineliyoruz. Büyük Türk milletinin sarsılmaz iradesi ve Kuvayı Milliye inancıyla huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

SP lideri Arıkan Bursa'da iftar programında konuştu: "Laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar" Haber

SP lideri Arıkan Bursa'da iftar programında konuştu: "Laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, hükümetin muhalefete yönelik PKK, Terör Örgütü Liderini çıkartacaklar algısının da çöktüğünü hatırlatarak, “Ellerinde başka argüman kalmadı, laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Muhalefetin tamamı bu konuda dikkatli olmak zorundadır” dedi. 2027 yılı sonbaharına kalacak seçimlerin erken seçim olmayaçcağını bir kez daha yineleyen Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, 2026 yılı içinde olmayan, ya da en geç 2027 ilkbaharında yapılacak olan erken seçime evet diyeceklerini bildirerek, SP ve Yeni Yol Grubu olarak diğer erken seçim taleplerine kapıyı kapadıklarını söyledi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca’nın da yer aldığı iftar programı yoğun ilgi gördü. Elegans Düğün Salonunda yapılan “Adalet Sofraları” iftar buluşmasında ayrıca CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya , Millet Partisi Bursa İl başkanı Hüsamettin Akyıldız, DSP İl Başkanı Mehmet Seskır ve Yeniyol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük’te yer aldı. Gazi ve Şehit Yakınlarının yanı sıra, Hürriyet Köylüleri Dayanışma Derneği gibi birçok sivil toplum örgütü temsilcisi de Adalet Sofrasının konuğu oldu. Adalet Sofraları İftar Buluşmasının açış konuşmasını yapan Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, adil olanı, ahlaklı olanı yeniden hatırlamak amacıyla adalet sofralarında buluştuklarını söyledi. Adalet kavramının mahkemelerin ve hukuk sisteminin konusu olmadığını anlatan Hamza Gürsel, “Adalet doğal hayatın kendisi demektir. Adalet aynı zamanda şehirlerin, ülkelerin değil, dünyanın meselesidir. İnsanlığı ilgilendiren en önemli konudur. Saadet Partisi olarak bizler adaleti hakim kılma mücadelesi veriyoruz. Adalet olmazsa insanlık huzur bulamaz. Bu sofra adalet sofrasıdır” diye konuştu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’da, Ramazan’ın yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak, bu ayın paylaşma ve yardımlaşma bilincini artırdığını belirtti. Arıkan, “Ramazan bizlere sadece aç kalmayı değil, başkalarını aç bırakmamayı da öğreten bir aydır. Bu ayda buluşmayı, dayanışmayı ve empatiyi daha güçlü şekilde konuşmasının devamında dünyadaki gelişmelere de değinen Arıkan, özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar üzerinden bazı ülkelerin müdahalelerini eleştirdi. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleriyle yapılan müdahalelerin bölgelerde daha fazla acı ve gözyaşı getirdiğini ifade etti. Arıkan, “Ne zaman bir bombardıman eşliğinde demokrasi ve özgürlük getirileceği söylense geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözyaşı döken anneler ve yetim kalan çocuklar oluyor.” ifadelerini kullandı. İran’a yönelik saldırılar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Arıkan, bölgede yaşanan gelişmelerin büyük güçlerin çıkar mücadeleleriyle bağlantılı olduğunu savundu. Arıkan, hiçbir jeopolitik hesap veya enerji mücadelesinin insanların hayatından daha değerli olamayacağını belirterek, “Hiçbir jeopolitik hesap, hiçbir enerji koridoru mücadelesi bir çocuğun yaşama hakkının elinden alınmasını haklı gösteremez.” dedi. Konuşmasının sonunda dünyada barış ve adalet çağrısı yapan Arıkan, Türkiye’nin tarih boyunca emperyalist baskılara karşı direnen bir ülke olduğunu belirtti. Mazlum coğrafyaların yanında durmanın önemine vurgu yapan Arıkan, daha adil bir dünya için dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasının devamında Türkiye’nin dış politikada dikkatli olması gerektiğini belirterek bölgedeki gelişmelere ilişkin uyarılarda bulundu. Arıkan, Türkiye’nin emperyalist güçlerin planlarının parçası olmaması gerektiğini vurguladı. Arıkan, “Neticesi ne olursa olsun Türkiye, Amerika ile birlikte hareket etmemelidir. Bölge ülkelerinin toprakları emperyalistlerin kullanımına açılmamalıdır. Türkiye’yi savaşa çekmek isteyen odaklara karşı son derece dikkatli olunmalıdır.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ABD ve İsrail ile aynı cephede yer almaması gerektiğini dile getiren Arıkan, dış politikada bağımsız bir duruş sergilenmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, “Türkiye asla Amerika ve İsrail ile aynı cephede olmamalıdır. Biz emperyalistlerin taşeronu olamayız, dışarıdan yapılan operasyonlara aparat olamayız.” dedi. Bölge ülkelerinin kendi aralarında dayanışma içinde olması gerektiğini ifade eden Arıkan, barışın ancak adalet temelinde kurulabileceğini belirtti. Arıkan, “Hak ve adalet ekseninde bir bölgeyi birlikte var edebiliriz. Bölgeye savaş getirip petrol götürenlerin yanında olmayız, buna da asla müsaade etmeyiz.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda ABD’nin müdahalelerine de değinen Arıkan, geçmişte yapılan müdahalelerin bölgelere huzur getirmediğini savundu. Arıkan, “Amerika’dan hiçbir zaman özgürlük gelmez. Biz Türkiye’de kanlı ve kirli postallarıyla dolaşan ABD askeri istemiyoruz.” ifadelerini kullandı. İftar programı sonrasında gazetecilerle bir araya gelen Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, burada basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trafik cezalarına değinen Arıkan, hükümetin adeta savunma sanayisinden sonra Ceza Sanayisi kurduğunu anlattı. Bir yılda cezalardan elde edilmesi hedeflenen tutarın neredeyse üç katının sadece Ocak ayında kesildiğini belirten Arıkan, faize ve rantiyeye para bulan hükümetin iş emekli, emekçi hakkına gelince algı oparasyonlarına sarıldığına dikkat çekti. En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve diğer aylık oranlarının da eşit biçimde artırılmasını öngören 1 milyon 200 bin imzalı dilekçeyi ve önergeyi meclise sunduklarını anımsatan Mahmut Arıkan, halen cevap beklediklerini söyledi. Faize ve ranta giden muslukları, kendi iktidarları döneminde vatandaşa aktaracaklarını kaydeden Mahmut Arıkan, ittifaklar için de daha erken olmasına rağmen, iktidar olacakları muhalif partiler içinde ittifak yapabileceklerini söyledi. İktidarın ülke yönetiminde argümanı kalmadığını da anlatan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Ellerinde başka argüman kalmadı, laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Muhalefetin tamamı bu konuda dikkatli olmak zorundadır” dedi. Mahmut Arıkan, son olarak, hükümetin ABD İsrail güdümündeki İran saldırısında, emperyalizmin yanında yer almaması endişesi taşıdıklarını vurgulayarak, 1 Mart 2003 tezkeresinin ret edilmesinden bu yana, emperyalistlerin bölgede uyum içinde çalışabilecekleri iktidarlarla iş tuttuğunu ifade etti.

Bakan Tekin’den 'Laiklik Bildirisi' tepkisi: Yargıya taşımaya karar verdim! Haber

Bakan Tekin’den 'Laiklik Bildirisi' tepkisi: Yargıya taşımaya karar verdim!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber canlı yayınında, okullarda düzenlenen ramazan etkinliklerini hedef alan “Laiklik Bildirisi”ne tepki gösterdi. Bakan Tekin, bildirinin okulları, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri hak etmedikleri ithamlarla suçladığını belirterek, söz konusu suçlamaların yargıya taşınacağını açıkladı. BAKAN TEKİN’DEN SERT YANIT Bakan Tekin, bildirideki “Talibanlaştırma” ve “siyasal İslamcı” ifadelerini eleştirerek, “Biz ramazan ayında millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek etkinlikler düzenliyoruz. Bunu Talibanlaştırmak olarak görmek kabul edilemez” dedi. Ayrıca bildirideki “laik hukuk düzenini adım adım ortadan kaldırma” suçlamasına karşı çıkarak, “Laiklik, insanların dinî inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence altına alır. Bizim yaptığımız uygulamalar bununla çelişmiyor” ifadelerini kullandı. Ramazan etkinliklerini “yüzde 99’u Müslüman olan topluluğun gönüllü katılımıyla cıvıl cıvıl” olarak nitelendiren Bakan Tekin, bildiriye imza atanların okulları ve katılımcıları gerici azınlık olarak tanımlamasını hakaret olarak değerlendirdi. ANAYASAL DAYANAK VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU 1982 Anayasası’na atıf yapan Tekin, temel hak ve özgürlüklerin tüm vatandaşlara ait olduğunu belirtti. Ramazan etkinliklerinin “toplumun huzuru, millî dayanışma ve birliği” desteklediğini ifade eden Tekin, uygulamaların laiklik ve sosyal hukuk devleti ilkesiyle çelişmediğini söyledi. Öğretmenlerden gelen geri bildirimlere de değinen Bakan Tekin, katılımın tamamen gönüllülük esasına dayandığını, kimsenin zorunlu tutulmadığını ve sosyal medyada iddia edildiği gibi “ramazan çetelesi” gibi uygulamaların olmadığını belirtti. Bakan Tekin, etkinliklerin amacının toplumsal barış, millî birlik ve beraberliği pekiştirmek olduğunu vurguladı ve bildiriyi “okullara ve katılımcılara yönelik haksız suçlama silsilesi” olarak nitelendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.