Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Küresel Isınma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Küresel Isınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Isınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Oytun Erbaş: "Kenelerden kurtulmak için sülün en iyi çözüm" Haber

Prof. Dr. Oytun Erbaş: "Kenelerden kurtulmak için sülün en iyi çözüm"

Havaların ısınmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalık riski yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, kenelerin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı ve Q ateşi gibi çeşitli hastalıkların taşıyıcısı olabildiğini belirterek, özellikle yaz aylarında vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade etti. "Keneler birçok virüs ve bakteriyi barındırıyor" Keneleri birçok hayvandan kan emdiğini söyleyen Prof. Dr. Erbaş, "Tavuk, koyun, kirpi ve ayrıca insandan da kan emebilir. Keneler birçok virüs ve bakteriyi barındırıyor. Kırım Kongo, Lyme hastalığı, Q ateşini barındırıyor. Kenelerin en büyük sorunu enfeksiyon yaymaları. Bir de hızlı damar sertliği gelişiyor. Keneler ayrıca sizi alerjilere karşı duyarlı hale getiriyor. Keneler sadece mikrop taşımakla kalmıyor, ete karşı da alerji oluşturabiliyor. Dünyada bin adet kene cinsi var. Türkiye’de ise 47 kene var. Bunlardan bazıları virüs taşıyor, bazıları ise taşımıyor. Bazı keneler de çiftleşip virüsleri birbirine aktarabiliyor. Kene büyük bir sorun. "Her zaman doğaya ait çözümler yine doğal olmak zorunda" Keneler ilaçlanabildiğini belirten Erbaş, "İlaca karşı da direnç geliştiriyorlar. İlaçlama tabii yapılsın ama bir de doğal yoldan çözümü var. Tavuk, sülün gibi hayvanlar kenelerin düşmanları. Bunları salmak gerekiyor. Park ve bahçelerde sülün gezmeli. Çok fazla ilaçlama durumu insanlara da zarar verir. Çünkü insanlar da bahçede piknik vs yapıyor. Kene sorunu için kaz, tavuk gibi kanatlı hayvanlar bırakılabilir. Sülün en iyi çözüm olacaktır. Doğada bir denge var. Her zaman doğaya ait çözümler yine doğal olmak zorunda" dedi. "Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık artışıyla birlikte kenelerde de artış yaşanacak" Kenelerin en aktif olduğu dönemin Nisan ve Ekim ayları aralığında olduğunu belirten Pr. Dr. Erbaş, "Şu zamanlarda aktiflikleri yine artacak. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık artışıyla birlikte kenelerde de artış yaşanacak. Keneler şu an yumurtlama döneminde. Küresel ısınma ile birlikte daha çok artış yaşanacak. Şehirlerde bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Kenenin kan emeceği hayvanlar var. Şu an İstanbul’da kenelerde kırım Kongo yok ama çiftleşme ile bulaşmalar olabilir. Çorum, Tokat, Sivas, Erzurum gibi yerlerde gördüğümüz kırım Kongo İstanbul’a da gelebilir. "Pikniğe gitmeden içinde permetrin içeren krem sürebilirsiniz" Kenelere karşı uyarılarda bulunan ve yapılabilecek önlemleri sıralayan Prof. Dr. Erbaş şunları söyledi: "İstanbul kenelerinde Lyme var, bu çok ciddi bir hastalık. Antibiyotiklere rağmen kronik Lyme olabiliyorsunuz. Halsizlik, yorgunluk, eklem hastalıkları gibi belirtiler olabilir. Lyme çok pis bir hastalıktır. Keneyle temas etmeyin. Piknik yapmaya giderken mutlaka önlem alın. Uzun çoraplar, ayakkabılar giyebilirsiniz. Eve gelince kulak arkaları, koltuk altı, kasık bölgesine bakın. Pikniğe gitmeden içinde permetrin içeren krem sürebilirsiniz. Kene kovucu kremler var. Kene sadece bugünün sorunu değil yarının da sorunu olmaya devam edecek."

Güneş’ten herkesi utandıran serzeniş Haber

Güneş’ten herkesi utandıran serzeniş

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de etkisiyle orman yangınlarının oluşma riski her geçen gün daha da artarken, tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da ’Orman Benim’ etkinliğim düzenlendi. Yıldırım ilçesindeki birçok ortaokul ve lise öğrencisinin katıldığı etkinlikte, vali yardımcısı ve kaymakam da eline poşet alıp çöp topladı. Ancak en dikkat çeken ise İdil ve Burak çiftinin 4 yaşındaki oğulları Güneş’in serzenişi oldu. Güneş, "Orman benim. Siz çöp atmayın. Biz topluyoruz. Ama siz atıyorsunuz. Benim ormanım burası" dedi. Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ise, "Artan orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarında öncelikli strateji, yangın öncesi alınması gereken önleyici tedbirlerdir. Son 10 yılın yangın istatistiklerine bakıldığında çıkan orman yangınlarının yüzde 92’sinin insan kaynaklı çıktığı görülmektedir. Toplumsal bir sahiplenme ile başarıya ulaşacağına inandığımız ’Orman Benim’ kampanyası ile toplumsal farkındalık oluşturup, yangın sayılarını ciddi oranda düşürmeyi, böylece mevcut söndürme kapasitemizi daha verimli kullanarak toplumumuz için bir tehdit haline dönüşen orman yangınlarının zararlarını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada gereken temizliği yaparak, yanıcı madde miktarını azaltmaktayız" ifadelerini kullandı. Ormanların sadece orman teşkilatının değil, herkesin olduğunun farkında olmak gerektiğini belirten Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan da, "Orman gerçekten de bu ülkenin, dünyanın ve Bursa’da korumamız gereken en büyük değerlerimizden bir tanesidir. Bursa, yeşiliyle ön plana çıkmaktadır. Yeşil Bursa’nın bu zenginliğini korumamız gerekiyor" diye konuştu. Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Yıldırım İlçe Kaymakamı Metin Esen, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, öğrenciler ve katılımcılar ellerine aldıkları poşetlerle adım adım ilerleyerek ormanlık alandaki çöpleri topladı.

Uzmanından uyarı: "Gebeyken polen alerjisi tedavisine başlanmamalı" Haber

Uzmanından uyarı: "Gebeyken polen alerjisi tedavisine başlanmamalı"

Bahar aylarının gelmesiyle ortaya çıkan polen alerjisi, küresel ısınma ve hava kirliliğinin etkisiyle artık daha erken dönemlerde başlıyor. Burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, hastaların günlük yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Semptomlar çoğu zaman medikal tedaviyle kontrol altına alınabilirken, ileri vakalarda alerjik astım ve nefes darlığı gibi daha ciddi şikayetler görülebiliyor. Uzmanlar, bu hastalara aşı tedavisi önerdiklerini fakat sürecin uzun ve sabır gerektirdiğini belirtiyor. İmmünoloji uzmanları, aşı tedavisinin hamilelerde önerilmediğini belirtirken, tedaviye başlanmışsa devam edilmesinde genellikle bir sakınca olmadığını ancak yine de tercih edilmediğini ifade ediyor. "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte polen mevsimi de biraz hareketlendi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, polen alerjisinin her yıl zamanının değiştiğini söyledi. Soyyiğit, "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte aslında polen mevsimi de biraz hareketlendi, biraz daha öne kaydı, biraz daha uzadı. Ama bu yıl daha erken geldi. O yüzden hastalarımızın da polikliniklerde sayısı arttı" diye konuştu. Burun akıntısı, hapşırık, gözlerde kızarıklık gibi semptomlarla alerjinin kendini gösterdiğini dile getiren Soyyiğit, bazı kişilerde daha ağır seyrettiğini, nefes darlığı ve mevsimsel astım gibi şikayetlerin olduğunu ifade etti. "Sosyal problemler yaşıyorlar" Soyyiğit, alerjinin hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirterek, "Burun tıkanıklığı varsa, sabah yorgun uyanıyor, halsiz oluyor, iş performansı düşüyor. Toplum içinde birtakım sıkıntılar yaşıyor. İşe gitmekte sürekli hapşırıyor çünkü hasta. İş yerinde diyor ki ‘Hocam ben grip mi oldum, grip zannediyorlar beni, bulaştıracaksın’ diyorlar. Böyle sosyal problemler de yaşıyorlar açıkçası. ‘Çalışamıyorum, çok önemli bir görevdeyim’ diyorlar. ‘Ne yapacağım hocam bunun çaresi yok mu’ diye bize geliyorlar" şeklinde konuştu. "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor" Geç kalınmadan hastaneye gelinmesi gerektiğinin altını çizen Soyyiğit, "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor. Yani belirtileri tanımakla. Bunu polen mevsimiyle ilişkilendirdiğimizde evet hasta bize geliyor. ‘Polen mevsiminde şikayetlerim artıyor, bu tip şikayetlerim var’ diye. Ama kışa da yayılabiliyor artık bu şikayetler. Alerjik şikayetleri varsa anlattığım şekilde alerji uzmanına başvurmaları önemli. Önemli olan hem şikayetlerini azaltmak hatta gidermek tamamen ve yaşam kalitesini artırmak hastamızın" ifadelerini kullandı. Medikal tedavilerin bazı hastalar için yeterli olmadığını aktaran Soyyiğit, "Antihistaminik dediğimiz ilaçları aldıklarında uyku eğilimleri oluyor. Araba kullanamıyorlar. İş nedeniyle problem olabiliyor. Ya net ki yaşarsak ya da kontrol altına alamazsak şikayetleri. O zaman diyoruz ki sizin bir aşı şansınız da var" açıklamasında bulundu. "Aşı tedavisinde 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler" Soyyiğit, aşı tedavisine başvurmak isteyen hastaların sabırlı olması gerektiğine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Hastalığı tamamen de tedavi edebilecek bir yöntem. Tabii ki doğru uzman ve doğru tedavi seçimiyle ve uzman gözetimi de yapılır ise. Hastalarımızın bilmesi gereken bu tedavi için sabır gerekiyor. Uzun süreli bir tedavi çünkü bağışıklık üzerinde biz o alerjeni aslında hastaya küçük dozlarda vererek tanıtıyoruz. Bu süreçte 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler. Bir doz artışı dönemi oluyor sonra aylık geliyorlar bize. Tabii ki yan etkisi poleni tanıttığımız için küçük dozlarda alerjik reaksiyon riski." "Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz" Hamile hastalar için de aşının birtakım riskleri olabildiğini anlatan Soyyiğit, "Gebelikte aslında immünoterapi daha önce başlandıysa güvenle devam edilebilir diye klasik bir bilgi var. Ancak burada hastanın tercihi önemli. Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ağır alerjik reaksiyonlar nedeniyle. Ama başladığımız bir tedaviye devam edebiliriz. Bunu da hastayla konuşarak, onamını alarak, istişare ederek. Çünkü nadir de olsa alerjik reaksiyon görürsek, yapacağımız ilaçlarında tabii bebeği etkileme riski olabilir. O yüzden istiyoruz ki en hastalarımız o dönemde gebe olmasalar daha güvenle gidebiliriz" diye konuştu. "Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir" Soyyiğit, medikal tedaviler ve aşının yanı sıra, günlük hayatta da alınması gereken önlemlere ilişkin şunları söyledi: "Polen uçuştuğu zamanlarda aslında dışarıda çok olmamak önerilir ama bu mümkün değil. Sabah saatlerinde özellikle evde camı açmamak gibi. Dışarıda mecburen alıyoruz. Ama eve geldiğimizde üstümüzü çıkarmak, duş almak, ayakkabılarla çok eve girişi sağlamamak. Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir. Dışarıda çamaşır kurutulmamalı. Arabalarda polen filtresini kullanılmalı. Bunlar önem arz ediyor."

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı Haber

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Osmangazi Girişimcilik Zirvesi (OSGİZ’26), Osmangazi Gösteri Merkezi’nde kapılarını açtı. Girişimcilik alanında yenilikçi fikirlerin öne çıkacağı zirvede, katılımcılar ilham verici konuşmalarla buluşurken aynı zamanda yeni iş birlikleri kurma imkânı yakalayacak. Düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün bu zirve için uzun süredir titiz bir çalışma sürdürdüğünü belirterek, önemli organizasyonunun dünya ve ülke açısından kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. Son 72 saat içinde küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların ve Orta Doğu’daki savaşın dünya ekonomisine etkilerinin bu zirvenin önemini bir kez daha arttırdığını ifade eden Esendemir, "Ekonomideki bu belirsizlik ve tehditler; yüksek enflasyon, işsizlik gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelebilmek için girişimcilere, yenilikçi fikirlere ve güçlü projelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle gençlerimizin geliştireceği sürdürülebilir ve geleceğe ışık tutacak projeler, bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Sorunlar büyüyor; ancak çözüm de yine üretmekten, geliştirmekten ve birlikte hareket etmekten geçiyor" dedi. Osmangazi özelinde de benzer durumları gözlemlediklerini kaydeden Mutlu Esendemir, "Örneğin geçtiğimiz yıl yaşanan su kesintileri, küresel ısınma ve giderek azalan su kaynaklarının bir sonucudur. Hanelerde kullanılan su, toplam tüketimin yalnızca yüzde 3’ünü oluştururken, yüzde 97’si küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Bu tablo, kaynakların doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.