Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kuraklık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Edirne’de ayçiçeği üreticisinin yüzü bu yıl verimle güldü Haber

Edirne’de ayçiçeği üreticisinin yüzü bu yıl verimle güldü

Edirne’de bu yıl etkili olan yağışların ardından dolgun çekirdekli ayçiçeklerinde verim artarken, Edirne başta olmak üzere Tekirdağ ve Kırklareli’de hasada başlayan üreticilerin yüzü güldü. Edirne’de bu yıl etkili olan yağışların ardından ayçiçeği tarlalarında verim arttı. Dolgun çekirdekleriyle dikkat çeken ayçiçeklerinde geçen yıla göre daha iyi rekolte beklenirken, Edirne başta olmak üzere Trakya’nın önemli ayçiçeği üretim merkezlerinden Tekirdağ ve Kırklareli’nde de üreticilerin yüzü güldü. Edirne’de ayçiçeği tarlalarında oluşan dolgun ve iri ayçiçeği kafaları üreticilerin umutlarını artırdı. Geçtiğimiz yıllarda kuraklık nedeniyle düşük verimle karşılaşan üreticiler, bu yıl özellikle yağışların zamanında gelmesiyle daha iyi bir sezon geçiriyor. Yağışların yanı sıra ayçiçeklerinin dolgun çekirdek oluşturması da üreticilerin beklentisini yükseltti. Trakya genelinde de ayçiçeğinde bu yıl geçen sezona göre daha iyi verim alınması bekleniyor. Üreticiler, hasattan elde edilecek ürünün yanı sıra açıklanacak fiyatların da emeklerinin karşılığını vermesini bekliyor. "Ayçiçeklerinden bereketli bir yıl olacak inşallah" Edirne Büyükdöllük Köy Muhtarı ve aynı zamanda üretici Ahmet Kezer, bu yıl alınan yağışların ayçiçeklerine olumlu yansıdığını belirterek, "Bu sene çok güzel yağışlar aldık. Ayçiçeklerinden bereketli bir yıl olacak inşallah. Geçen seneler çoğu yerlerde 100 kilo, 80 kilo, 50 kilo ayçiçeği biçtik. Bu sene ayçiçek kafaları çok güzel. Çok güzel de kafa yaptılar. İnşallah çiftçimizin beklediği ürünü ve kiloyu alır ve çiftçimize hayırlı, uğurlu, bereketli sezon diliyorum. İnşallah fiyatlarımız da iyi olur. Bol bereket alırız, fiyatlarımız da güzel gider, çiftçimizin yüzü güler" ifadelerini kullandı.

Su stresi çağı yaklaşıyor! Uzmanlardan kritik uyarı... Haber

Su stresi çağı yaklaşıyor! Uzmanlardan kritik uyarı...

İklim değişikliği, dünya genelinde su döngüsünü etkileyerek kuraklık riskini artırıyor. Avrupa İklim Durumu değerlendirmelerine göre, kıtanın büyük bölümünde sıcaklıklar uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrediyor, kuraklık koşulları yaygınlaşıyor ve hidrolojik stres artıyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, küresel ısınmanın etkilerini en yoğun hisseden bölgeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye'nin "su stresi yaşayan ülkeler" kategorisinde bulunduğu, gerekli önlemler alınmadığı takdirde su fakiri olma riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. "SU STRATEJİK BİR YAŞAM KAYNAĞI OLARAK ELE ALINMALI" Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, suyun yalnızca bir tüketim ürünü değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kalebaşı, iklim krizinin artık güncel bir sorun olduğunu belirterek, "Su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor. Şehirlerin dayanıklılığı, suyu nasıl yönettiğimizle doğrudan bağlantılı hale geliyor" değerlendirmesinde bulundu. Ambalajlı su sektörünün kaynakların korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve güvenli suya erişimin sağlanması açısından sorumluluk taşıdığını ifade eden Kalebaşı, üreticilerin su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılması için sürdürülebilir yöntemlere önem verdiğini belirtti. "ÜRETİMDE SIFIR SU KAYBI PRENSİBİYLE ÇALIŞIYORUZ" Kalebaşı, dernek üyesi ambalajlı su üreticilerinin yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanların korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Sürdürülebilir üretim kapsamında kamu kurumları, üniversiteler ve yerel topluluklarla iş birliklerinin önemine dikkat çeken Kalebaşı, üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle hareket edildiğini, ambalajlarda geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımının artırılarak çevresel etkinin azaltılmaya çalışıldığını ifade etti. EV TİPİ ARITMA CİHAZLARINDA SU İSRAFI UYARISI Su tasarrufunda tüketim teknolojilerinin de önem taşıdığı belirtilirken, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Meriç Albay tarafından yapılan "Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması"na dikkat çekildi. Araştırmaya göre, ev tipi su arıtma cihazlarında 1 litre arıtılmış içme suyu elde etmek için yaklaşık 5 litre ve üzerinde su atık olarak kaybedilebiliyor. Uzmanlar, su stresinin arttığı dönemde bu seviyedeki kayıpların önemli bir verimlilik sorunu oluşturduğunu belirtiyor. 2040'TA 5,7 MİLYAR KİŞİNİN SU SIKINTISI YAŞAMASI BEKLENİYOR Küresel ölçekte artan kuraklığın yalnızca tarımsal üretimi değil, doğrudan su güvenliğini de tehdit ettiği belirtiliyor. Yapılan değerlendirmelere göre, 2040 yılına kadar dünya genelinde 5,7 milyar insanın su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği öngörülüyor. SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, bu tablonun yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini, su kayıplarının azaltılmasını ve verimli kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılmasını daha kritik hale getirdiğini vurguladı.

Bursa barajlarının doluluk oranı bir yılda yüzde 24,9’dan yüzde 81’e yükseldi Haber

Bursa barajlarının doluluk oranı bir yılda yüzde 24,9’dan yüzde 81’e yükseldi

Bursa’nın su ihtiyacını karşılayan barajlarında doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre büyük artış gösterdi. Geçen yıl ağustos ayı başında yüzde 24,9 seviyesinde bulunan doluluk oranı, bu yıl 4 Ağustos itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Böylece barajlardaki su seviyesi son bir yılda 56,1 puanlık artış kaydetti. Bursa’da geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle kritik seviyelere kadar gerileyen barajlar, kış ve ilkbahar aylarında etkili olan yağışlarla yeniden doldu. Güncel verilere göre Bursa’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda doluluk oranı 4 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yüzde 81 olarak ölçüldü. Verilere göre son 3 günde doluluk oranı 1 puan, son 7 günde 2,6 puan, son 30 günde ise 11,5 puan geriledi. Buna rağmen geçen yılın aynı gününe göre barajlardaki doluluk oranı 56,1 puan artış gösterdi. 2025 yılının yaz aylarında kuraklığın etkisiyle yüzde 25 seviyelerine kadar gerileyen barajlar, sonbahar ve kış aylarında yağışların başlamasıyla yükselişe geçti. İlkbaharda neredeyse tam kapasiteye ulaşan barajlarda yaz aylarında yeniden düşüş yaşansa da doluluk oranı halen geçen yılın çok üzerinde bulunuyor. Barajların bu denli doluluk oranında mevcut seviye sevindirirken, yaz aylarında artan tüketim nedeniyle suyun tasarruflu kullanılmasının önemini koruduğu belirtiliyor.

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı Haber

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, Bursa'nın İnegöl ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, belediye başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Konferansta, iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin üstleneceği rol ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'de hayata geçirilen çalışmalardan örnekler paylaşarak, başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde iklim kriziyle mücadele konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı. “İŞİN CİDDİYETİ SONRADAN ANLAŞILDI” İklim krizinin uzun yıllardır gündemde olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kamu kurumları ve ilgili tüm paydaşların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dünyanın 1970'li yıllardan itibaren iklim değişikliğinin etkilerini hissetmeye başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçlarıdır. Dünya başlangıçta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı, ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı” dedi. İklim krizinin temel nedeninin Sanayi Devrimi'yle birlikte artan fosil yakıt kullanımı olduğunu vurgulayan Tugay, sanayileşmenin yaşam standartlarını yükseltirken aynı zamanda karbon emisyonlarını artırdığını belirterek, bu gerçeğin çok geç fark edildiğini söyledi. “Dünya bir bütün, sonuçları herkesi etkiler” İklim krizine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Her kentin kendine özgü sorunları ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle yerel eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim krizine karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini dile getiren Tugay, “Dünya bir bütün. Sadece Avrupa'nın önlem alması yeterli değil. İklim kriziyle tüm dünyanın etkin mücadele etmesi gerekiyor. En fazla karbon salımına neden olan ülkeler daha büyük sorumluluk taşıyor. Türkiye'nin payı daha düşük olsa da bu mücadelede herkesin üzerine düşeni yapması şart. Yeterli önlem alınmazsa iklim krizinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek” diye konuştu. İZMİR'DEKİ İKİNCİ EL PAZARLARI ÖRNEĞİ İklim krizinin çözümünde bireysel sorumluluğun önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hiç kimsenin; ‘ben sorumlu değilim’, ‘bana ne’ deme lüksü olmamalı. Herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişiklikler büyük fark yaratır” dedi. Enerji verimliliğinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğunu belirten Tugay, elektrik tüketiminin basit önlemlerle önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların sağlığının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Tugay, bu bilincin toplumun tamamına anlatılması gerektiğini kaydetti. İzmir'de düzenlenen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketime katkı sağladığını belirterek, “Evlerde kullanılmayan eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Böylece hem ekonomik bir döngü oluşuyor hem de gereksiz tüketimin önüne geçiliyor” dedi. SANAYİDE ENERJİ, TARIMDA SU VE ULAŞIMDA DÜŞÜK KARBON VURGUSU Sanayi, tarım ve ulaşımda sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, akıllı sayaçlar, modern sulama teknikleri, daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sanayide enerji tüketiminin, tarımda su kullanımının azaltılmasının ve şehirlerde düşük karbon salımlı araçlarla toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar olduğunu vurguladı. “HİÇBİR KURUMUN TEK SORUMLULUĞU DEĞİLDİR” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise, güçlü iş birliklerine duyulan ihtiyaca vurgu yaptığı konuşmasında, “Şehirlerimizin iklim yolculuğuna birlikte yön vermek ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluğunu konuşmak üzere buluştuk. İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil ekonomik, sosyal ve kalkınma meselesidir. Hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir” ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL VURGUSU İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay da, “Şehirlerin geleceği ancak ortak akılla şekillenir. Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirlerin inşasının temel şartıdır. İnanıyorum ki bugünkü oturumlarda ortaya konacak fikirler ve yapılacak değerlendirmeler ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Bursa'da Makina Mühendisleri'nden Çınarcık hattına teknik inceleme Haber

Bursa'da Makina Mühendisleri'nden Çınarcık hattına teknik inceleme

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Çevre Komisyonu üyeleri, Bursa’nın gelecekteki içme suyu ihtiyacını karşılamayı hedefleyen Bursa Çınarcık Su Projesi kapsamında inşa edilen isale hattında teknik incelemede bulundu.Teknik geziye komisyon üyeleri Vuray Tezcan, Nurdane Türkyılmaz, Abdullah Ünsal, Nejat Korkmaz ve Ramazan Gülsay katıldı. İncelemede projenin mevcut durumu ile ilerleyen süreçte planlanan çalışmalar yerinde değerlendirildi. 2060 YILINA KADAR İÇME SUYU HEDEFİ MMO Bursa Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Çınarcık Su Projesi’nin Bursa’nın 2060 yılına kadar kesintisiz ve sağlıklı içme suyu ihtiyacını karşılamayı amaçlayan stratejik bir altyapı yatırımı olduğu belirtildi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Çınarcık Barajı’nın devreye alınacağı, mevcut sistemde kullanılan bazı su kaynaklarının ise devre dışı bırakılacağı ifade edildi. Bu sayede enerji tasarrufu sağlanmasının yanı sıra, geleceğin kritik rezerv kaynakları arasında gösterilen yer altı su kuyularının korunmasının hedeflendiği kaydedildi. Açıklamaya göre proje tamamlandığında yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin içme suyu ihtiyacı karşılanacak. Sistemden Kayapa, Hasanağa, Akçalar, Özlüce, Ürünlü, Balat, İrfaniye, Balabancık, Çekrice, Büyükbalıklı, Konaklı, Badırga, Çatalağıl, Karacaoba ve Başköy başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yerinin faydalanması planlanıyor. DOĞANCI BARAJI İLE ENTEGRE ÇALIŞACAK Projede ayrıca Doğancı Barajı bağlantı hattının da önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Bağlantı sayesinde iki barajın kuraklık dönemlerinde veya olası arızalarda birbirine alternatif olarak kullanılabileceği, böylece Bursa’nın tek bir su kaynağına bağımlılığının azaltılacağı ifade edildi. Bu entegre sistemin, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine karşı kentin dayanıklılığını artırmasının hedeflendiği vurgulandı. İSALE HATTINDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Proje kapsamında ana dağıtım hatlarının 30 ay, isale hattının ise 910 gün içerisinde tamamlanmasının planlandığı bildirildi. İsale hattı yapım işine ilişkin sözleşmenin 23 Ekim 2023 tarihinde imzalandığı, çalışmaların ise 1 Kasım 2023 tarihinde başladığı hatırlatıldı. MMO Bursa Şubesi açıklamasında, Bursa’nın temel altyapı yatırımlarını yakından takip etmeyi ve teknik katkı sunmayı görev olarak gördükleri belirtilerek, gerçekleştirilen teknik gezinin projenin mühendislik boyutlarının bağımsız şekilde değerlendirilmesi açısından önemli olduğu ifade edildi. Açıklamada, Çevre Komisyonu’nun proje sürecine ilişkin gözlem ve değerlendirmelerini ilerleyen dönemde de kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.