Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kur

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arnavutköy’de 49 hafız icazet aldı Haber

Arnavutköy’de 49 hafız icazet aldı

Arnavutköy’de yaklaşık 5 yıllık çalışmanın ardından tamamlanan Halidiye Medresesi törenle açıldı. Programda, hafızlık eğitimlerini tamamlayan 49 öğrenciye icazet verildi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Arnavutköy Kaymakamı ve İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Şeyh Fethullah Ayte, medresenin yapımına yaklaşık 5 yıl önce başladıklarını belirterek, "Temelini attığımızda nasıl tamamlanacağını düşünüyorduk, şimdi bitti" dedi. 49 hafızın icazet sevinci Türkiye’nin farklı illerinden gelen din alimleri ve medrese temsilcilerinin de katıldığı programda Kur’an-ı Kerim tilavetleri gerçekleştirildi. Hafızlık eğitimlerini tamamlayan 49 öğrenci, kendilerini yetiştiren hocalarıyla bir araya gelerek icazet almanın sevincini yaşadı. Halidiye Medresesi’nin inşasında hayırseverlerin önemli rol üstlendiğini anlatan Ayte, "Burada emeği geçen çok insan oldu. İçimizde bazı insanların çok fazla emeği oldu. Hacı Nasrullah Balkaya’nın emekleri çok oldu. Allah kendisinden razı olsun. Herkes gönlünden ne geldiyse verdi. Herkes elinden ne geldiyse yaptı, yapamayanlar dua etti. Türkiye’nin hemen hemen her ilinden, İstanbul’un her tarafından gelenler var. Hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Allah şerefinizi artırsın. İnsan öldükten sonra amel defteri kapanır. Ancak üç şeyde açık kalır. Birincisi salih evlattır. Allah hepinize salih evlat yetiştirmeyi nasip etsin. İkincisi faydalı ilimdir. Burada da inşallah faydalı ilim olacak. Üçüncüsü sadaka-i cariyedir. Bu da sadaka-i cariyedir. Burada emeği geçen, hizmeti olan, maddi ve manevi destek verenler inşallah burada yapılan hizmetlere ortak olur. Allah hayrınızı kabul etsin" dedi.

Körfez’de 57 öğrenci hafızlık icazeti aldı Haber

Körfez’de 57 öğrenci hafızlık icazeti aldı

Körfez’de hafızlık eğitimlerini tamamlayan öğrenciler için icazet programları düzenlendi. 33 erkek öğrencinin hafızlık icazet töreni, Körfez Yeniyalı Camii’nde düzenlendi. Programa Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Kocaeli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Körfez İlçe Müftüsü Muhammet Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedye Akbulut ve çok sayıda davetli katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim’i İstanbul Fatih Camii Müezzin Kayyımı Kurra Hafız Recep Yazan okudu. Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi Başimam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu da törende konuşma yaptı. Konuşmaların ardından hafızlık eğitimlerini tamamlayan öğrencilerin icazet belgeleri takdim edildi. 24 kız öğrenci icazet belgelerini aldı Kız öğrenciler için düzenlenen ikinci program ise Körfez Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Hafızlık eğitimlerini tamamlayan 24 kız öğrenciye belgeleri takdim edilirken, öğrencilere çeşitli hediyeler ve ödüller de verildi. Mehter gösterisiyle başlayan programda Kur’an-ı Kerim tilaveti, konuşmalar, sohbetler ve slayt gösterileri yer aldı. Öğrencilerin isimleri tek tek okunarak icazet belgeleri kendilerine verildi. "Hafızlık çok önemli ve güzel bir hizmettir" Törende konuşan Körfez İlçe Müftüsü Muhammet Aydın, hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencileri tebrik etti. Öğrencilerin yetişmesinde emeği bulunan ailelere ve öğreticilere teşekkür eden Aydın, programın düzenlenmesine katkı sunanlara ve törene katılan davetlilere de şükranlarını iletti. Kocaeli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ise Körfez’de böylesine anlamlı programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin ve ezberlemenin herkese nasip olmadığını belirten Demirtaş, "Hafızlık çok önemli ve güzel bir hizmettir. Öğrencilerimizin yetişmesinde emeği geçen hocalarımıza, ailelerimize ve burada bulunan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" dedi. Kaymakam Kalkar’dan öğrencilere tebrik Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencileri tebrik ederek bu eğitimin beraberinde önemli bir sorumluluk getirdiğine dikkat çekti. Hafızlığın taşıdığı sorumluluğun önemini vurgulayan Kalkar, "Hafızlarımızın çok önemli görevleri var. Birçok kişi onların yerinde olmak isteyebilir; ancak hafızlığın sorumluluğu ve ağırlığı bambaşkadır. Sizleri yetiştiren hocalarınıza ve ailelerinize teşekkür ediyor, hepinizi tebrik ediyor ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Programların sonunda Kaymakam Uğur Kalkar öğrencilere hediye çantaları verdi. Körfez Belediyesi ve müftülük tarafından da hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz" dedi. 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da düzenleniyor. Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sempozyumun açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile davetliler ve çok sayıda kişi katıldı. "Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacaklarını hem de haklı olacaklarını ifade ederek, "Gazze'de çocuklar İsrail'in barbarca saldırıları altında hayatını kaybediyor; siviller en temel gıdalardan, ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Soykırım karşısında sergilenen vurdumduymazlık ve sessizlik uluslararası sistemin içine düştüğü krizi bütün açıklığıyla, netliğiyle ortaya koyuyor. Kur'an-ı Kerim'in ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ilkesi ve adalet anlayışı ise faili veya muhatabı kim olursa olsun her türlü zulme ve haksızlığa karşı eğilmeden, bükülmeden bir duruş sergileme sorumluluğunu hepimize hatırlatıyor. Zira insan hayatı ve onuru konjonktüre veya güç odaklarının sığ siyasi hesaplarına göre değişemeyecek kadar mukaddestir. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız. Hakkımızı ve hukukumuzu sonuna kadar koruyacağız, mazlumun elinden kararlılıkla tutacağız ve adalet talebimizi karşılıksız bırakmayacak bir güce sahip olmak için ekonomimizi, milli savunmamızı, bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliştireceğiz. Cumhurbaşkanımızın gönüllerde maşeri bir karşılık bulan ‘Dünya 5'ten büyüktür’ çağrısıyla daha adil bir uluslararası düzen hepimizin ortak arayışıdır. Bu onurlu mücadelede Cumhurbaşkanımızın çağrısını yaptığı İnsanlık İttifakı, zulme karşı çıkan bütün küresel kesimleri, inanç ve millet ayrımı gözetmeden ortak bir ahlaki sorumlulukta birleştirmeyi hedefliyor" dedi. "Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir" Suriye'nin istikrarı ve refahının tüm bölgenin istikrarı ve refahı demek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Gazze'de yükselen adalet çağrısının dünyanın farklı ülkelerinde karşılık bulması, bu ortak vicdanın hala diri olduğunu göstermektedir. Ben buradan nerede olursa olsun Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'ya Gazze'deki zulme karşı çıkan, sokağa çıkıp bunu protesto eden, üniversitesinde protesto eden, bu zulme sessiz kalmayan tüm insan kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum, saygılarımı iletiyorum. Türkiye olarak Filistin halkının meşru haklarını savunmak, zulmü durdurmak ve kalıcı barışı sağlamak için yoğun bir diplomatik mücadele yürütüyoruz. Suriye'de barışın ve istikrarın tesisi için yürüttüğümüz kararlı mücadele ile kardeşlerimizin kendi topraklarında huzur içinde yaşayabilecekleri şartların oluşmasına önemli katkılar sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir. Buna yürekten inanıyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara karşı Suriye ile gönül gönüle, omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" FETÖ yapılanmasının insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdüğüne değinen Yılmaz, "Ailenin korunması, gençlerin insani değerlerle geleceğe hazırlanması, alkol, kumar gibi bağımlılıkların yanı sıra çağımızın yeni bağımlılık türleriyle de mücadele edilmesi yine gündemimizde olması gereken konular arasındadır. Bizler de maarif modelimiz ile gençlerimizin bilim ve teknolojide yetkinleşmesini desteklerken bu birikimi insanlığın hayrına kullanmalarını sağlayacak ahlaki bilinci de güçlendiriyoruz. İlim bizim medeniyetimizin merkezi kavramıdır, ancak biz ilimle birlikte elbette bunun hayata geçirilmesini, salih amellere vesile olmasını görüyoruz. Yapay zekayı, yapay zekayla birlikte diğer teknolojileri mutlaka ahlakla, merhametle, insan odaklı bir anlayışla ele almak durumundayız. İlmi vurgularken insanın akletmesini ve seçme hakkını da burada vurgulamak istiyorum. Maalesef üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz. Cenabı Allah bizleri fert fert yaratmış. Her birimize defalarca Kur'an-ı Kerim'de akledin demiş. Bakın, düşünün, akledin demiş. FETÖ dediğimiz yapılanma ise insanların aklına ipotek koyup onları birer adeta makineye dönüştürdü. Bu tecrübeden de, bizim yaşadığımız bu tecrübeden de tüm kardeş ülkelerin, dost ülkelerin de faydalanmasını bekleriz. Başka isimler altında da bunlar çıkabilir. Bunlara karşı çok dikkatli olmamız lazım. Şunu bilmemiz lazım, Müslüman insan Cenabı Allah'tan başka hiç kimsenin kulu kölesi olmamıştır, olamaz" şeklinde konuştu. "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz" Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istediklerini ifade eden Yılmaz, "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bölgemizin gündeminden de çıkarmak istiyoruz. Uzun bir zamandır bölgemizde emperyalist güçler, güç odakları bu bölgede yaşayan insanları birbiriyle çatıştırıp onlar kavga ederken bölgenin kaynaklarını sömürüyorlar. Biz diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeşleriniz olarak bu çekişmeleri bir tarafa bırakmalıyız, etnik kavgaları, mezhebi kavgaları bir kenara bırakmalıyız, birlik içinde olmalıyız, terörün konuşulmadığı bir bölge oluşturmalıyız ve artık kaynaklarımızı başkaları gelip sömürmemeli, bu kaynaklar bu bölgedeki insanlar tarafından kullanılmalı. Suriye'nin kaynakları Suriyeliler için kullanılmalı, Irak'ın kaynakları Iraklılar için kullanılmalı, Libya'nın kaynakları Libyalı kardeşlerimiz için kullanılmalı. Bunu başarmak zorundayız. Bizi birbirimize düşürüp kaynaklarımızı sömüren emperyalist odaklara vereceğimiz en güzel cevap birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmek, ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp güç birliğiyle bu oyunu bozmaktır. Türkiye içinde de bölgemizde de bunu yapmaya kararlıyız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz, Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle, Farsıyla, hangi mezhepten, meşrepten olursa olsun Müslümanıyla, gayrimüslimiyle bu toprakların insanlarını bir araya getirmek, buluşturmak ve geleceği çok daha güçlü bir birlik zemininde inşa etmektir. Sahip olduğumuz insan kaynağını ilmi birikim ve ekonomik potansiyelde değerlendirerek Türkiye Yüzyılı'nı ve bölgemizin, gönül coğrafyamızın yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. Bediüzzaman Said Nursi bu ülkenin, bu toprakların insanıydı. Emperyalistlere karşı mücadele etti, bu topraklarda mücadelesini sürdürdü. Birileri gibi başka ülkelere kaçıp oradan bu ülkeyi karıştırmaya çalışmadı" diyerek konuştu.

Prof. Dr. Adem Apak: "Ahlak, hayatın her alanında sorumluluk bilincidir Haber

Prof. Dr. Adem Apak: "Ahlak, hayatın her alanında sorumluluk bilincidir

Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen Dağ Yöresi Yazar Buluşmaları programının konuğu oldu. Apak, konuşmasında İslam'da ahlakın yeri, ibadetlerle ilişkisi, kul hakkı ve genç kuşaklara örnek olmanın önemi üzerinde durdu. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ve Saadet Partisi Nilüfer İlçe yöneticilerinin de katıldığı programda konuşan Prof. Dr. Apak, "Toplumda ahlak kavramı çoğu zaman çocuklar için terbiye, yetişkinler için ise iffet üzerinden değerlendiriliyor. Bu yaklaşım kavramı daraltıyor. Ahlak; aile ilişkilerinden çalışma hayatına, komşuluk bağlarından çevreye karşı sorumluluklara kadar uzanıyor. Dürüstlük, adalet, hakkaniyet ve başkalarının haklarını gözetmek bu anlayışın temel unsurlarıdır. İnsan yalnızca diğer insanlara değil, suya, yiyeceklere ve çevresindeki bütün varlıklara karşı sorumluluk taşımaktadır. İsraftan kaçınmanın da ahlaki bir yükümlülük olduğunu unutmamak gerekiyor. Dini görevleri yerine getirmenin başkalarına karşı sorumlulukları ortadan kaldırmaz. Yalan söylemek, iftira etmek, adaletsiz davranmak ve insanların haklarını ihlal etmek gibi davranışların ibadetlerden bağımsız değerlendirilemez. Ahlaki sorumluluklar yalnızca toplumsal yaptırımlarla sınırlı değildir. İnsanın bu davranışlarından dolayı Allah'a karşı da sorumlu vardır" diye konuştu. İhsan kavramına da değinen Apak, "Bu kavram yalnızca ibadetlerle sınırlandırılmamalıdır. İnsanın mesleğini, aile içindeki görevlerini ve günlük sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmesi de ihsan anlayışına dâhildir. Adaletin kişisel yakınlıkların ve husumetlerin üzerinde tutulması gerekir. Dini değerlerin haksızlıkları veya ayrıcalıkları meşrulaştırmak amacıyla kullanılmasının tehlikesine dikkat etmek gerekiyor. Kur'an bir hayat rehberidir. Hazreti Peygamber ise davranışlarıyla örnek alınması gereken bir şahsiyettir. Dini bilginin günlük yaşama yansıması önemlidir" dedi. Yeni kuşaklara yönelik sürekli olumsuz değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade eden Apak, "Her neslin kendi döneminin imkânları ve zorlukları içinde değerlendirilmesi gerekiyor. Gençleri anlamak, onlarla iletişim kurmak ve gelişimlerine destek olmak önemlidir. Ahlaki değerlerin aktarılmasında yetişkinlerin davranışları belirleyicidir. Ahlaklı bir toplum bireysel sorumlulukla oluşur. Herkesin öncelikle kendi davranışlarını gözden geçirmesi, söylediklerini hayatında uygulaması ve çevresine örnek olması gerekir" ifadelerini kullandı.

’Şuara Suresi’yle ilgili açıklamaları nedeniyle Şükrü Erbaş ile Başkan Dalgıç’a büyük tepki Haber

’Şuara Suresi’yle ilgili açıklamaları nedeniyle Şükrü Erbaş ile Başkan Dalgıç’a büyük tepki

Mudanya Belediyesi tarafından 9-13 Eylül tarihleri arasında "Tahammül" temasıyla düzenlenen 8. Kitap Fuarı’nda çok sayıda yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla bir araya geldi. Fuar kapsamında gazeteci Dinç Çoban’ın moderatörlüğünde şair ve yazar Şükrü Erbaş’ın katılımıyla "Edebiyat tahammülümüzü artırır mı?" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide Kur’an-ı Kerim’de yer alan Şuara Suresi’ndeki ayetlere değinen Erbaş, "Tanrı, Kur’an’dan kovuyor şairleri, doğruları söyledikleri için" dedi. Söz konusu ifadeler, söyleşinin ardından siyasi tartışmanın gündemine taşındı. AK Parti Mudanya İlçe Başkanlığı, yayımladığı yazılı açıklamayla Erbaş’ın sözlerine tepki gösterdi. Açıklamada şu cümlelere yer verildi: "Mudanya Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap Fuarı kapsamında sahneye ağırlanan sözde şair Şükrü Erbaş’ın, Kur’an-ı Kerim’i hedef alan, ayetleri bağlamından koparıp çarpıtan ve inancımızı açıkça aşağılayan ifadelerini şiddetle kınıyoruz. Şuara Suresi’ndeki ayet-i kerimeleri cehaletle ve açık bir art niyetle bağlamından kopararak, ’Tanrı, Kur’an’dan kovuyor şairleri doğruları söyledikleri için’ hezeyanını savunmak, fikir özgürlüğü veya edebiyat değildir. Bu, milletimizin inancına ve dini değerlerine yönelik açık bir saldırıdır. Tefsirlerde ve İslami kaynaklarda net bir şekilde vurgulandığı üzere, ilgili ayetlerde heva ve hevesine uyup toplumu saptıranlar eleştirilmiş, dürüst ve güzel işler yapan şairler ise kesin bir dille istisna tutulmuştur. Bu apaçık hakikati çarpıtmak ve bunu edebiyat adı altında sunmak, halkın inancına karşı sergilenmiş açık bir saygısızlık ve provokasyondur." "Sizin ’Tahammül’ anlayışınız, Müslüman bir toplumun gözünün içine bakarak Kur’an-ı Kerim’e ve dini değerlerimize yönelik saldırılara tahammül etmek midir?" AK Parti Mudanya İlçe Başkanlığı açıklamasında, fuarın bu yılki temasının "Tahammül" olmasına da dikkat çekerek Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı da eleştirdi. Yapılan açıklamanın devamında şöyle denildi: "Fuarın bu yılki temasını ’Tahammül’ olarak belirleyen Mudanya Belediyesi ve Yeni Partili Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ne yazık ki bu kavramı aziz milletimizin inanç değerlerinin hedef alınmasına sessiz kalmanın bahanesi hâline getirmiştir. Sormak istiyoruz, sizin ’Tahammül’ anlayışınız, Müslüman bir toplumun gözünün içine bakarak Kur’an-ı Kerim’e ve dini değerlerimize yönelik saldırılara tahammül etmek midir? Toplumsal hoşgörüyü, insanların inancına yönelik ağır ifadeler karşısında susmak olarak gören bu zihniyet bilmelidir ki; Mudanya halkının ve bizlerin bu çirkinliğe ve bu açık çarpıtmaya asla tahammülü yoktur. AK Parti Mudanya İlçe Başkanlığı olarak, Kur’an-ı Kerim’deki ayetleri bağlamından kopararak inancımıza yönelik kabul edilemez ifadeler kullanan sözde şair Şükrü Erbaş’ı, ’Tahammül’ söyleminin arkasına sığınarak dini değerlerimize yönelik saldırılara alan açan, bu açıklamalara sessiz kalan ve gerekli tepkiyi göstermeyen Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı şiddetle kınıyoruz. İnancımıza, dini değerlerimize ve Mudanyamızın manevi iklimine yönelik hiçbir saldırının ’edebiyat’, ’sanat’ veya ’özgürlük’ adı altında normalleştirilmesine izin vermeyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz."

Deprem sonrası Hatay’da inşa edilen 134’üncü cami ibadete açıldı Haber

Deprem sonrası Hatay’da inşa edilen 134’üncü cami ibadete açıldı

Hatay’da depremin ardından inşa edilen 134’üncü cami olan ‘Atayurdu Mahalle Camii’ Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla ibadete açıldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 134’üncü cami Altınözü ilçesi Atayurdu Mahallesi’nde bulunan Atayurdu Mahalle Camii’ Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. Asrın felaketinde büyük yıkım yaşanan kentte inşası tamamlanan; 134 cami, 50 Kur’an kursu, 14 Diyanet Gençlik Merkezi hizmete açılırken 37 caminin de imar ve inşa çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. "Bugün Altınözü ilçesi Atayurdu Mahallemizde 134’üncü camimizi çok şükür hizmete alıyoruz" 134’üncü caminin ibadete açıldığını ifade eden Hatay Valisi Masatlı, "Depremden sonra inşa edilen 134’üncü camimizi de ibadete açıyoruz. Asırların felaketiyle beraber şehrimizin bütün bina dokusu zarar görmekle birlikte özellikle dini yapılarımızda önemli ölçüde zarar görmüştü. O gün itibariyle devlet millet işbirliğiyle başlayan çalışmalar gün gün sonuçlarını verdi. Bugün Altınözü ilçesi Atayurdu Mahallemizde 134’üncü camimizi çok şükür hizmete alıyoruz. Bir taraftan maddi olarak şehrimizin her yanı ve yönüyle ayağa kalkarken yeni bir Hatay doğarken diğer taraftan da manevi olarak bu tür tesislerimiz ve kurumlarımızın hizmete alması vatandaşlarımızı ziyadesiyle mutlu etmektedir. Sadece 134 yeni camimiz değil, onun yanında 50 Kur’an kursumuz ve 14 gençlik merkezimizde şu an itibariyle yine devlet millet iş birliğiyle hizmettedir. Onun yanında 37 camimizin inşaatları devam ediyor. Devam eden çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ımızda vatandaşlarımızın rahatlıkla ibadet edeceği, yan yana saf tutacağı ve insanlarımızın bir araya geleceği dini mekanlarımızı da açmış olacağız. Ben Altınözü ilçesinde Atayurdu Mahallemizdeki Atayurdu Camimizin başta Altınözü’müze, Hatay’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Gazze’deki insanlık dramından etkilenen Alman kadın Müslüman oldu Haber

Gazze’deki insanlık dramından etkilenen Alman kadın Müslüman oldu

Gazze’de yaşanan insanlık dramından etkilenen Alman Denise Çakıcı, İslam dinini araştırarak Müslüman olmaya karar verdi. Evliliğinin 11’inci yılında Kelime-i Şehadet getiren Çakıcı, "Sena" ismini aldı. Almanya’da yaşayan 4 çocuk annesi Denise Çakıcı, 11 yıl önce tanıştığı Yusuf Çakıcı ile Stutgart’ta evlenerek hayatını birleştirdi. Gazze’de yaşanan insanlık dramından etkilenen Çakıcı, İslam dinini daha yakından tanımak için araştırma yapmaya başladı. Eşinden ve yakınlarından İslam dini hakkında bilgi alan, Kur’an-ı Kerim’i okuyan ve internet üzerinden araştırmalarını sürdüren Çakıcı, Müslüman olmaya karar verdi. Eşi Yusuf Çakıcı ile birlikte Gaziantep İl Müftülüğüne başvuran Denise Çakıcı için ihtida merasimi düzenlendi. Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök’ün katılımıyla gerçekleştirilen törende Kelime-i Şehadet getiren Çakıcı, Müslüman oldu. İhtida merasiminin ardından "Sena" ismini alan Denise Çakıcı, Müslüman olarak yeni bir hayata başlamanın mutluluğunu yaşadı. "Gazze’deki insanlık dramından etkilenerek Müslüman oldu" Eşi Denise Çakıcı’nın Müslüman olmasıyla ilgili konuşan Yusuf Çakıcı, "11 yıl önce Almanya’nın Stuttgart ilinde yaşıyoruz. Eşimle Almanların Sokak Bayramında tanışmıştık. Evliyiz ve 4 tane çocuğumuz var. Benim hanım, Gazze’deki insanlık dramından çok etkileniyordu. Üzülüyordu yeri gelince ağlıyordu. O insanları televizyonda izlediğinde bunlar nasıl bu kadar mutlu, güçlerini nerden alıyor dediğinde Allah’tan alıyorlar demiştim. Ardından eşim Kur’an-ı Kerim’i araştırmaya başladı. Biz eve Kuran’ı aldık ve okudu. Sonra ise Müslüman olmaya karar verdi. Ailem Antep’te yaşadığı için burada Müslüman olabilir dedi bizde buraya geldik ve ismi Sena oldu. Şu anda da çok mutlu" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.