Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültürel Miras

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31 Türkiye’nin en büyük açık hava sahnesi olacak Haber

COP31 Türkiye’nin en büyük açık hava sahnesi olacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın COP31 Alanı’ndaki hazırlıkları sürüyor. İklim diplomasisinin en önemli organizasyonunun gerçekleştirileceği 1 milyon 100 bin metrekare büyüklüğündeki COP31 Alanı aynı zamanda sergi alanı olarak da kullanılacak. İklim için farkındalık ve harekete geçme çağrısı için COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible teması altında binlerce eser görücüye çıkacak. COPArt, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçileri Antalya’da sanatla buluştururken iklim eyleminin önemine dikkat çekecek. Direktör ve küratörlüğünü Nagihan Özel’in yapacağı sanat etkinlikleri Taraflar Konferansları ile eş zamanlı 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Yeşil Bölge’deki etkinliklere vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Mavi Bölge’deki etkinlikler ise yalnızca BM tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcilerine açık olacak. 50’DEN FAZLA AÇIK HAVA ENSTALASYONU COPArt etkinliklerine ilişkin paylaşım yapan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız. Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnesine ev sahipliği yapacak COP31’de; 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanı, 1.000’in üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, Sergiler ve söyleşilerle dünyaya sesleneceğiz. Dünyamız için Hâlâ Mümkün” mesajını verdi. FAHRELNİSSA ZEİD’DEN DEVRİM ERBİL’E “ALTI USTA ALTI İZ” 6 bin 600 metrekare kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi gerçekleştirilecek. Yerli sanatçıların etkinlikleri kapsamında “Altı Usta Altı İz” başlıklı sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri yer alacak. Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi ustalarından modern ve çağdaş sanatçılara uzanan seçki ilk kez kamuoyuyla buluşacak eserleri de içerecek. MUKAVVA ORMANLARI, ERİYEN BUZULLAR… Bakanlık, COPArt ile gelecek COP organizasyonlarına ilham verecek bir kültürel miras oluşturmayı amaçlıyor. Uluslararası seçki kapsamında Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin’in çalışmalarıyla insanın doğayla ilişkisini farklı açılardan ele alınacak. Eva Jospin’in mukavva ormanları, Todd Gray’in çevresel adalete açılan anlatıları, Erica Daborn’un ekolojik kırılmaları, Xavier Cortada’nın iklim farkındalığı ve Zaria Forman’ın eriyen buzulları iklim farkındalığını görsel eserlere dönüştürecek. NILS-UDO’nun doğada ürettiği geçici çalışmaların fotoğrafları, doğanın zamanına ve yaşamın devamlılığına dikkat çekecek. ÖZEL: SANAT, UZAKTA SANDIĞIMIZ BİR KAYBI YAKINIMIZA GETİREBİLİYOR “Görmek, hissetmek, korumak ve değiştirmek hala mümkün” mesajını içeren etkinliklerle ilgili bilgi veren COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, “’Hâlâ Mümkün’, gelecekte payımız olduğunu hatırlatan bir çağrı. Bir ormanın yaşaması, bir türün varlığını sürdürmesi, bir ustalığın öğrenilmesi ve bir eserin yeni kuşaklarla buluşması, bugün gösterdiğimiz özenle ilişkili. COPArt’ta Türkiye sanatının ustalarıyla dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları bu sorumluluk etrafında buluşturuyoruz. Her eserin kendi tarihini ve dilini koruyarak ortak yaşam üzerine yeni sorular açmasını önemsiyoruz. Sanat, uzakta sandığımız bir kaybı yakınımıza getirebiliyor, uzun zamandır görmediğimiz bir bağı fark ettirebiliyor. Ziyaretçinin bu karşılaşmadan kendi hayatında neyi koruyabileceğini, neyi değiştirebileceğini düşünerek ayrılmasını istiyorum. Gelecek, bugün mümkün kıldıklarımızla şekilleniyor” dedi.

Bursa’nın UNESCO mirası ve deprem riski masaya yatırıldı Haber

Bursa’nın UNESCO mirası ve deprem riski masaya yatırıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarihi Kültürel Miras Şube Müdürlüğü ile Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü iş birliğinde düzenlenen etkinlikte; İtalya ve Türkiye’den uzmanlar, kültürel mirasın afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik deneyim ve değerlendirmelerini paylaştı. DİRENÇLİ BURSA İÇİN ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ BUÜ Mimarlık Fakültesi’nde gerçekleştirilen program kapsamında, İtalya’daki Marche Politeknik Üniversitesi Yapı, İnşaat ve Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Antonello Alici, ‘Depremle Birlikte Yaşamak: Sosyal ve İnsani Boyut’ başlıklı bir seminer verdi. Seminerde, deprem olgusunun yalnızca yapıların fiziksel dayanıklılığı üzerinden değil, toplumsal yaşam ve insan boyutuyla birlikte değerlendirilmesinin önemi ele alındı. TARİHİ ALANLAR VE DEPREM RİSKİNE AKADEMİK BAKIŞ Seminerin ardından, ‘Bursa’nın UNESCO Dünya Miras Alanları ve Deprem’ başlıklı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi. BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş’ın moderatörlüğündeki toplantıda, Bursa’nın UNESCO Dünya Miras Alanları’nın deprem karşısındaki durumu ve kültürel mirasın korunmasına yönelik yaklaşımlar farklı uzmanlık alanları çerçevesinde değerlendirildi. Toplantıya Prof. Dr. Antonello Alici’nin yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarihi Kültürel Miras Şube Müdürü Birben Durmaçalış, Samsun Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Saadet Gündoğdu, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Elmanı Dr. Mimar Elif Acar ve DE Restorasyon Tasarım Mimarlık Ofisi’nden Yüksek Mimar Rahmi Dede katıldı. KÜLTÜREL MİRASIN GELECEĞİ İÇİN ORTAK DEĞERLENDİRME Etkinlikte, kültürel miras alanlarının deprem risklerine karşı dirençliliğinin artırılması, afetlerin tarihi yapılar ve kentsel miras üzerindeki etkileri ile koruma çalışmalarında izlenebilecek yöntemler ele alındı. Program kapsamında ayrıca, Bursa’nın UNESCO Dünya Miras Alanları’na yönelik teknik gezi de gerçekleştirildi. Uluslararası iş birliği ile gerçekleştirilen etkinlikler, deprem risklerine karşı daha dirençli bir tarihi çevre oluşturulmasına yönelik ortak bir değerlendirme zemini sundu.

Bursa turizmine akademik yol haritası Haber

Bursa turizmine akademik yol haritası

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında, kentin tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerinin daha etkin değerlendirilmesi, turizm çeşitliliğinin artırılması ve Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda düzenlenen toplantılarda, Bursa’nın turizm kaynakları farklı uzmanlık alanları ve çeşitli başlıklar çerçevesinde değerlendirildi. Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek, öncelikli gelişim alanlarını belirlemek ve sürdürülebilir turizm politikalarına yön vermek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sektör paydaşlarının görüş ve önerileri alındı. TURİZMİN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENİYOR Program kapsamında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Ekim 2026 Olağan Meclis Toplantısı’nda gündeme alınan master plan çalışmaları kapsamında, Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal tarafından hazırlık sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Ayrıca Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin katılımıyla odak görüşme toplantısı düzenlendi. Programın devamında Somut Kültürel Miras ve UNESCO Alan Yönetimi, Erişilebilirlik ve Kesintisiz Ulaşım ile Doğa, Yayla, Kırsal ve Kıyı Turizmi başlıkları masaya yatırıldı. Toplantılarda, Bursa’nın kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, erişilebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve doğal alanların turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik görüşler paylaşıldı. DÖRT GÜNLÜK PROGRAM TAMAMLANDI Dört gün boyunca farklı temalarda gerçekleştirilen toplantıların ardından teknik değerlendirme ve kapanış toplantısı Merinos Park Restoran’da yapıldı. Program kapsamında elde edilen görüş ve önerilerin, Bursa’nın turizm potansiyelini geliştirmeye yönelik stratejilerin ve somut eylem önerilerinin oluşturulmasına katkı sunması amaçlanıyor. Son değerlendirme toplantısının ardından Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal, programı ve Bursa Turizm Master Planı hazırlık sürecini değerlendirdi. TURİZMİN UZMAN İSİMLERİ SAHADA Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planları Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirterek, “Somut ve somut olmayan kültürel miras, ekoturizm, etkinlik ve kongre yönetimi, gastronomi, spor ve macera turizmi gibi farklı alanlarda uzman isimlerle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Saha gezilerinin ardından odak grup görüşmelerimizi de gerçekleştirdik. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonunun başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bursa, Türkiye genelindeki turizm istatistiklerinde üst sıralarda yer alan bir şehir. Amacımız, kentin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak ve hak ettiği konuma ulaşmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda 2026-2030 Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı hazırlayarak Bursa’nın gelecek beş yıllık turizm yönetimine yol gösterecek bir doküman ortaya koymayı hedefliyoruz” dedi. BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA RAPORLANACAK Kapadokya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Halil Burak Sakal ise Bursa’nın farklı turizm türlerini bir arada barındıran önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Bursa çok önemli bir şehir ve çok büyük bir potansiyeli var. Deniz, kültür, inanç ve termal turizm başta olmak üzere birçok turizm türünü bünyesinde barındırıyor. Bursa’da turizm alanında gerçekleştirilen projeleri ve atılımları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak tek bir raporda bir araya getirmek istiyoruz. Bu çalışmaların sonucunda hazırlayacağımız Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. BURSA TURİZMİNE UZUN VADELİ YOL HARİTASI Bursa Turizm Master Planı ve Eylem Planı ile kültür ve miras turizminden inanç turizmine, termal ve sağlık turizminden gastronomiye, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesinden kırsal ve doğa turizmine kadar pek çok alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması hedefleniyor. Planlama sürecinde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla Bursa’nın mevcut turizm kapasitesinin analiz edilmesi ve gelişime açık alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, paydaşların katkılarıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda turizm faaliyetlerinin yıl geneline yayılmasını, ilçelerin özgün değerlerinin öne çıkarılmasını ve şehirde turizm alanında faaliyet gösteren kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor Haber

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor

Kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Bursa’nın kültür-sanat yaşamını zenginleştirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, mitoloji gibi insanlığın ortak kültürel hafızasını besleyen alanları daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen 4. Mitoloji Film Haftası, mitolojinin binlerce yıllık birikimini sinema, sanat ve bilim aracılığıyla günümüze taşıdı. “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla düzenlenen etkinlikte, mitolojik anlatıların kültürler üzerindeki etkisi, Anadolu efsanelerinin kökenleri ve sembollerin insanlık tarihindeki yeri ele alındı. Efsanelere Farklı Bir Pencereden Bakış Festivalin ilk gününde finalist kısa filmler Firavun, Mori ve Galaksinin Tezenesi izleyiciyle buluştu. Film gösterimlerinin ardından Prof. Dr. Erkan Sevinç’in moderatörlüğünde Prof. Dr. Haşim Şahin ve arkeolog-yazar Özlem Ertan, “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri” başlıklı söyleşide bir araya geldi. Söyleşide Anadolu efsanelerinin tarihsel ve kültürel kökenleri, geleneklerin kuşaklar boyunca aktarılması ve mitolojinin toplumların ortak hafızasındaki yeri değerlendirildi. Program, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde sembol bilimci yazar Efe Yılmaz’ın gerçekleştirdiği “Ertuğrul Gazi’nin Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar: İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı söyleşiyle devam etti. Söyleşide Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreciyle ilişkilendirilen rüyası üzerinden rüyaların mitolojik anlatılardaki yeri, sembollerin anlamları ve bu anlatıların tarihsel hafızayla ilişkisi ele alındı. Söyleşilerin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşmacılara değerli katkılarından ötürü plaket takdim etti. “Mitoloji Uygarlığın Bize Bıraktığı Bir Servet” Mitolojiye duyulan ilginin yeniden arttığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, festivalin farklı kesimleri bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Esendemir, “Mitoloji Film Haftası’nın ikinci serisi Bursa Osmangazi’de düzenleniyor. Çeşitli filmler ve söyleşiler içeriyor. Mitolojiyi sevenleri, bürokratları, aydınları ve öğrencileri Osmangazi’ye bekliyoruz. 2026’da insanoğlu yeniden mitolojiyi keşfediyor. Homeros’un yeniden beyaz perdeye uyarlanması ve bu alandaki araştırmalar mitolojiyi yeniden günümüze taşıyor. Mitoloji, uygarlığın bize bıraktığı bir servet, bir kültürel miras. Biz de bu mirası bütün insanlara sunmaya çalışıyoruz” dedi. “Mitler Ölmüyor, Yalnızca Dönüşüyor” Uluslararası Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Osmangazi Belediyesi çok güzel bir müze oluşturmuş. Burada gerçekleştirilen etkinlikler ve ziyaretçilere sunulan tanıtım çalışmaları bizi mutlu ediyor. Daha fazla etkinliğin düzenlenmesi ve daha fazla insanın bu mekanla buluşması hem kentimiz hem ülkemiz için çok kıymetli. Biz kültürümüzü ve mitolojimizi farklı kaynaklardan süzüp hocalarımızla ve bizi izlemeye gelenlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Festivalin kurucu direktörü Gülşah Elikbank, festivalin temel yaklaşımının mitolojik anlatıların günümüzde de yaşamaya devam ettiğini göstermek olduğunu belirtti. Elikbank ise “İnsanlığın Ortak Hikayesi sloganıyla yola çıkan bu festival, aslında mitlerin ölmediğini, yalnızca dönüştüğünü anlatıyor. Bursa gibi köklü gelenekleri sürdüren bir kentte, Osmangazi’de bu festivali gerçekleştiriyor olmak bizim için çok anlamlı. Belediyemize ve başkanımıza teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “İnsanın İçsel Yolculuğunu Anlatmaya Çalıştık” Söyleşisinde Anadolu kültüründeki geyik figürünü ve Geyikli Baba’yı ele aldıklarını belirten arkeolog-yazar Özlem Ertan, Anadolu’da pek çok unsurun kökeninin eski zamanlara uzandığını ve kültürel bir süreklilik taşıdığını vurgulayarak “Bugün bunları anlattık. Mitolojinin uydurma hikâyelerden ibaret olmadığını; insanın içsel yolculuğunu ve kültürel gelişimini yansıttığını aktarmaya çalıştık” diye konuştu. Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Erkan Sevinç ise festivalin Bursa’nın kültür ve sanat hayatına katkı sunduğunu ifade ederek, “Bursa’nın kalbine de bir renk kattığımıza inanıyorum. Mitoloji Film Haftası’na Osmangazi’nin de dahil olması çok güzel bir şey” değerlendirmesinde bulundu. “Geyikli Baba Bursa İçin Sembol İsimlerden Birisi” Prof. Dr. Haşim Şahin de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Geyikli Baba’nın Bursa açısından önemli bir sembol olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Geyikli Baba, Bursa için sembol isimlerden birisi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yalnızca gazilerin değil, dervişlerin de ne kadar etkili olduğunu; savaşlara katıldıklarını ve bölgenin Türkleşmesine önemli katkılar sunduklarını gösteren en büyük örneklerden biri” açıklamalarını yaptı. Sembol bilimci yazar Efe Yılmaz ise festivalin önemine değinerek, Osman Bey’in rüyasının tarihsel ve sembolik anlamlarını anlattı. Yılmaz, “Muhteşem bir festival var. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Burada rüyaları, mitolojiyi ve sembolleri anlattım. Osman Bey’in kuruluşla ilgili muhteşem bir rüyası var. Bu tür rüyalar çok önemlidir; bir imparatorluğun kuruluşunu anlatırken aynı zamanda millî sembollerimizi de içerir” sözlerini kaydetti. Söyleşilerin ardından festivalin ilk günü Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra filminin gösterimiyle sona erdi. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sağlarken katılımcılara insanlığın ortak hikayesini farklı perspektiflerden keşfetme fırsatı sunan festival bugün çeşitli etkinliklerle devam edecek.

Salomon Cappadocia Ultra Trail’in basın toplantısı yapıldı Haber

Salomon Cappadocia Ultra Trail’in basın toplantısı yapıldı

Ülkemizde gerçekleştirdiği organizasyonlarla spor turizmine büyük katkı sağlayan Argeus Travel & Events tarafından bu sene 13’üncüsü düzenlenen Salomon Cappadocia Ultra Trail’de heyecan, 14K parkurunun start almasıyla başladı. Organizasyonda yarın ise 119K, 63K ve 38K parkurlarında yarışlar gerçekleştirilecek. Kapadokya’nın peri bacaları, vadileri ve tarihi dokusu eşliğinde gerçekleştirilecek yarışlara 78 ülkeden 2 bin 961 sporcu katılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kapadokya Alan Başkanlığı, Nevşehir Valiliği, Ürgüp Kaymakamlığı, Ürgüp Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek organizasyonda; Salomon’un isim sponsorluğunda, Corendon Airlines, Garmin, Noss Group, Royal Balloon Cappadocia ve Yunak Evleri co-sponsor olarak yer alacak. PT Academy, Salcano, Kaira Rooftop, Eker ve ViewSonic destek sponsorları arasında bulunurken, Züber ve Coca-Cola İçecek (CCI) ürün sponsoru, Power Medya Group ve D-Smart ise tanıtım destekçisi olacak. Etkinliğin sosyal sorumluluk ortağı ise yine Adım Adım olacak ve STK’lar için ‘iyilik peşinde’ koşulacak. Organizasyon öncesinde Yunak Evleri’nde düzenlenen basın toplantısına; Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç.Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Ürgüp Kaymakamı Ömer Coşkun, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul, Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Volkan Burak Mumcu, Nevşehir İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Mehmet Çelik, Ürgüp İlçe Emniyet Müdürü Mevlüt Tüylü, Ürgüp İlçe Jandarma Komutanı Üstteğmen Muhammed Şahin, Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu, Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Spor Pazarlama Müdürü Serhan Sarı, Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney, elit atletler ve çok sayıda davetli katıldı. SAFA KOÇOĞLU GÜRSOY: KAPADOKYA’DA ÖNEMLİ BİR KOŞUYU GERÇEKLEŞTİRİYORUZ Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Kapadokya’nın tarihi ve kültürel dokusunda önemli bir organizasyonu gerçekleştirmekten ve Türkiye dahil birçok ülkeden 3 bine yakın sporcuyu ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirtti. Gürsoy açıklamasında şunları söyledi; “Tarihiyle, kültürüyle ve doğal güzellikleriyle dünyanın en özel coğrafyalarından biri olan Kapadokya’da sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Peri bacaları, vadileri ve binlerce yıllık tarihî mirasıyla Kapadokya, dünyanın dört bir yanından insanların görmek ve keşfetmek istediği çok özel bir yer. Bu eşsiz coğrafyada uluslararası bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Tüm sporcularımıza ve misafirlerimize, basın mensuplarımıza hoş geldiniz diyorum. Bu yoğun katılım, organizasyonun yıllar içinde kazandığı uluslararası değeri ve Kapadokya’nın spor turizmindeki gücünü gösteriyor. Farklı ülkelerden binlerce insanın ortak bir spor heyecanıyla burada buluşması çok kıymetli. Bu organizasyonun spor turizmi açısından sunduğu katkıyı da ayrıca önemsiyoruz. Uluslararası organizasyonlarla şehirlerimizin tanınırlığı artıyor, turizm hareketliliği canlanıyor ve yerel ekonomimiz destekleniyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı’nı sporun da yüzyılı yapma hedefi doğrultusunda, ülkemizin dört bir yanında spor altyapımızı geliştiriyor, farklı şehirlerimizi uluslararası organizasyonlarla buluşturuyoruz. Türkiye’nin başarılı sporcular yetiştiren, güçlü spor altyapısıyla öne çıkan ve dünyanın önemli spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir ülke olması için çalışıyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuları ağırlarken çocuklarımızın da bu programda yer alması, yarış heyecanına ortak olması bizi ayrıca mutlu ediyor. Bir çocuğumuzun ilk kez koşuya katılması, sevdiği bir branşı keşfetmesi ve spor yapmaktan mutluluk duyması bizim için çok değerli. Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak’ın öncülüğünde, her yaştan vatandaşımızın sporla buluşabileceği imkânları artırıyoruz. Tesislerimiz, antrenörlerimiz, spor kulüplerimiz ve federasyonlarımızla daha fazla insanımızın spor yapabilmesi için çalışıyoruz. Düzenlenen organizasyonlar da farklı branşların tanınmasına ve yeni katılımcılara ulaşmasına katkı sağlıyor. Sporun sağlıklı yaşamın, sosyal hayatın ve günlük alışkanlıklarımızın doğal bir parçası olmasını arzu ediyoruz. Bu yıl organizasyonun bir diğer önemli boyutu da COP31 hazırlıkları kapsamında taşıdığı çevre ve iklim mesajı. Önümüzdeki ay Antalya’da 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağız. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak spor tesislerinde sürdürülebilirlikten uluslararası organizasyonların çevresel etkilerine, sporcu sağlığından genç arkadaşlarımızın iklim ve çevre çalışmalarına kadar farklı başlıklarda bu sürece katkı sunuyoruz. Programdaki Salcano Kapadokya Çocuk Koşusu, “İklim İçin Koş, Mirası Yaşat” sloganıyla gerçekleştirilecek. Çocuklarımız, sporun heyecanını yaşarken doğayı koruma çağrısının da bir parçası olacaklar. Salomon Cappadocia Ultra-Trail’in 13 yıldır devam etmesi, yıllar içinde oluşan emeğin, tecrübenin ve iş birliğinin güzel bir örneği. Her yıl edinilen deneyimlerin bir sonraki organizasyona aktarılması ve yarışın bölgeyle kurduğu bağın güçlenmesi çok önemli. Arzumuz, bu organizasyonun gelişerek devam etmesi, daha fazla sporcuya ulaşması ve Kapadokya’nın spor turizmindeki yerini daha da güçlendirmesi. Hazırlık sürecinden yarışların tamamlanmasına kadar emek veren gönüllülerimize ve görevli arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyor; güvenli, keyifli ve unutulmaz bir yarış geçirmelerini temenni ediyorum. HÜSEYİN KÖK: KAPADOKYA NASIL TARİHE BEŞİKLİK ETTİYSE SPORA DA AYNI DEĞERİ VERMESİNİ İSTİYORUZ Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Kapadokya’da düzenlenecek organizasyonla ilgili yaptığı açıklamada, 78 ülkeden 3 bine yakın sporcuyu ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, şehrin sporda da öncü olmasını istediklerini söyledi. Kök, “Dünyanın eşsiz coğrafyası, kültürel mirasın başkenti Kapadokya’da sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Şehrimizde gerçekleştirilecek organizasyonda 78 ülkeden 3 bine yakın sporcu koşacak. Sporda da çok güzel bir noktadayız. Nevşehir olarak diğer illerimize öncülük etmek istiyoruz. Kapadokya nasıl tarihe beşiklik ettiyse spora da aynı değeri vermesini istiyoruz. Kapadokya’ya gelen sporcularımız, sıcak hava balonu başta olmak üzere birçok deneyim yaşayarak mutlu şekilde gideceklerdir. Yer altı şehirlerimizi ve müzelerimizi ziyaret etmeleri bizi mutlu edecek. Kültürel miras da ulusların birleşmesi açısından çok önemli. Emekleri bulunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sporcuların umarım keyifli bir yarış geçirmelerini diliyorum” dedi. ÖMER COŞKUN: HER BAŞARILI İŞİN ARKASINDA BİR HİKÂYE VAR Ürgüp Kaymakamı Ömer Coşkun, organizasyonun yıllar içinde büyüyerek bugün 3 bine yakın sporcuyu ağırladığını vurgulayarak, bu başarı hikâyesinde emeği bulunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Coşkun, “Geçtiğimiz yıl ilk defa katılmıştım. Her başarılı işin arkasında bir hikâye var. Bugün 3 bine yakın sporcudan bahsediyoruz. Aydın Bey’in de ifade ettiği gibi 180 sporcu ile başlayarak bugünlere gelinmiş. Bu hikâyeyi görebilmek lazım. Bu çerçevede tüm paydaşlarımıza, bakanlıklarımıza ve sponsorlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Keyifli bir yarış olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. AYDIN AYHAN GÜNEY: 13’ÜNCÜ YILIMIZDA ÇOK GURURLUYUZ Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney, organizasyonun 180 kişiyle başlayan yolculuğunun bugünlere ulaşmasından gurur duyduklarını ifade ederek, Kapadokya’nın ve Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Güney, “13’üncü yılımızda çok gururluyuz. 180 kişiyle birlikte başladığımız bir maceraydı bu. Kapadokya’nın güzellikleriyle bugünlere geldik. Türkiye’deki patika koşularındaki artış hepimizi gururlandırıyor. Güzel bir yarış olacak. Değerli elit atletlerimiz olacak. Arnavutluk’tan buraya koşarak gelen atletimiz de var. Ülkemizin ve bölgemizin tanıtımı açısından çok değerli. Kazasız bir yarış diliyorum” dedi. VOLKAN BURAK MUMCU: KAPADOKYA ULTRA TRAİL, MARKA ORGANİZASYONU OLMA YOLUNDA BÜYÜK ADIMLAR ATIYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Volkan Burak Mumcu, Kapadokya Ultra Trail’in marka organizasyonu olma yolunda önemli adımlar attığını vurgulayarak, “Marka organizasyonu olma yolunda büyük adımlar atılıyor. Emeği bulunan bütün ekibe teşekkür ediyorum. Yarışın ülkemizdeki daha büyük organizasyonlara örnek olmasını diliyorum. Geçtiğimiz yıl Kapadokya Ultra Trail, ödüle layık görüldü. Bu yıl ITB Berlin Fuarı’nda Kapadokya’nın bir standı olacak, bunun da müjdesini verelim. Katılımcılar başta olmak üzere herkese başarılar diliyorum” dedi. ÜRGÜP BELEDİYE BAŞKANI ALİ ERTUĞRUL BUL: ORGANİZASYON BÖLGEYE CİDDİ KATKILAR SUNUYOR Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul, yaklaşık 2,5 yıldır sanat, kültür ve sporu güçlendirmek için çalıştıklarını dile getirerek, “Yaklaşık 2,5 senedir sanat, kültür ve sporu güçlendirmek için çalışıyoruz. Ne şanslıyız ki 13 senedir gerçekleşen organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. Gelirimizin yüzde 80’i turizmden, yüzde 20’si tarımdan geliyor. Organizasyon da bu bağlamda bölgeye çok ciddi katkılar sunuyor. Etkinliğe emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. ATİLLA KUDUOĞLU: SPORA VE SPORCUYA KATKIDA BULUNMAK İSTEDİK Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu, bu yıl organizasyona 11’inci kez sponsor olduklarını ifade ederek, “Bu sene ile birlikte 11’inci sponsorluk dönemimizi gerçekleştiriyoruz. Marka olarak sponsorluktan başka birçok konuda da katkıda bulunmak istedik. Spora, sporcuya ve insanları spora özendirmeye katkı sağladığımızı düşünüyorum. Kalitesi Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tescillenen dünya çapında bir organizasyona imza atıyoruz. Bir mecra yarattık ve bu mecrada birçok katılımcı yer alıyor. Katkıları bulunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. PINAR PEHLİVAN: SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNE İNANIYORUZ Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan, Kapadokya Ultra Trail’e 6’ncı kez destek vermekten mutluluk duyduklarını belirterek, “Kapadokya’da olmaktan çok mutluyuz. 6’ncı senemiz. Sporun birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu hafta sonunda burada 50’ye yakın sporcumuz koşacak. Sadece bir sponsor olarak değil, sporcularımızla sahalarda olacağız. Uçuş yaptığımız destinasyonlardan biri de Kayseri Havalimanı. Umarım bu tür etkinlikler daha fazla olur ve bölgeye daha çok turist getirebilir. Organizasyonda yer alacak sporculara başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. 78 ÜLKEDEN 2 BİN 961 SPORCU KATILACAK Salomon Cappadocia Ultra Trail, 13’üncü yılında uluslararası katılımıyla öne çıkıyor. 78 ülkeden 2 bin 961 sporcu, Kapadokya’nın tarihi dokusu ve doğal yapısı içindeki parkurlarda derece elde etmek için koşacak. ELİT ATLETLER DE PARKURDA Kapadokya’nın eşsiz coğrafyasında düzenlenen organizasyon, bu yıl da dünyanın farklı ülkelerinden elit atletleri bir araya getirecek. Nick Coats, Charlotte Fischer, Beyza Güzel, Oğuzhan Emre Singer, Tuğçe Karakaya, Elif Gökçe Avcı Ataman, Mustafa Araç ve Mestan Turhan, Kapadokya’nın zorlu parkurlarında mücadele edecek. BUGÜN 14K PARKURU KOŞULDU Salomon Cappadocia Ultra Trail kapsamında düzenlenen 14K parkurunun startı saat 15.00’te verildi. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul, Ürgüp Kaymakamı Ömer Coşkun ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Volkan Burak Mumcu’nun startını verdiği yarışta, Nevşehir Vali Yardımcısı Mücahit Öztürk de koşucular arasında yer aldı. Kadınlar 14K’da birincilik 1:08:30 dereceyle Rus sporcu Liudmila Sapronenkova’nın oldu. 1:08:50 ile Belaruslu Aliaksandra Sakalouskaya ikinciliği, 1:10:37 ile de Tuğba Akın üçüncülüğü elde etti. Erkekler 14K’da ise birinci 0:59:15 dereceyle Can Ayaz oldu. 1:00:17 dereceyle Rus sporcu Anton Bordiukov ikinci, 1:03:05 dereceyle Burakhan Öztaş da üçüncü geldi. YARIN 119K, 63K VE 38K START ALACAK Yarın saat 07.00’de Salomon Cappadocia Ultra Trail (119K) ve Salomon Cappadocia Medium Trail (63K) yarışlarıyla birlikte takım yarışlarının startı verilecek. Saat 10.00’da ise Salomon Cappadocia Short Trail (38K) ve bu parkurdaki takım yarışı başlayacak.

Turizmde büyümenin formülü Bursa’da konuşuldu: "Altyapı yoksa turizm de olmuyor" Haber

Turizmde büyümenin formülü Bursa’da konuşuldu: "Altyapı yoksa turizm de olmuyor"

"Yerel Turizm Kalkınmasında Altyapının Önemi" oturumunun moderatörlüğünü üstlenen TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, turizmde altyapının yalnızca ulaşım imkanlarından ibaret olmadığını söyledi. Ulaşım imkanlarının yanı sıra yeme-içme seçenekleri, tarihi ve doğal güzellikler, günlük ihtiyaçların karşılanabileceği hizmetler ile farklı aktivite alanlarının da turizm altyapısının önemli parçaları olduğunu ifade etti. Turizm hareketliliğinin altyapı kapasitesinin üzerine çıkması halinde hem ziyaretçilerin hem de yerel halkın olumsuz etkileneceğini belirten Kuk, Avrupa’nın bazı önemli turizm kentlerinde yerel halkın yoğun ziyaretçi baskısına tepki göstermesinin de bu durumun örneklerinden biri olduğunu söyledi. "Altyapı yoksa turizm de olmuyor" Turistin bir kente ulaşabilmesi için hava, kara, deniz ve demir yolu ulaşım seçeneklerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kuk, kent içerisindeki hizmetlerin de aynı bütünlük içerisinde planlanması gerektiğini belirtti. Kuk, "Turistin gelmesini teşvik edecek unsurların bulunması gerekiyor. Ulaşım imkanları, yeme-içme seçenekleri, tarihi ve doğal güzellikler, günlük ihtiyaçların karşılanacağı hizmetler ve farklı aktivite alanları aynı sistemin parçaları. Bunların tamamına turizm altyapısı diyoruz. Altyapı olmadığında turizm gelişmiyor; turist sayısı çok arttığı halde altyapı yetersiz kaldığında ise memnuniyetsizlik başlıyor." diye konuştu. "İtiraz kültürümüzü ısrarla sürdürmeliyiz" Turizm profesyonellerinin sahada tespit ettiği eksiklikleri kamu kurumları ve yerel yönetimlere açık şekilde aktarması gerektiğini vurgulayan Kuk, meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının çözüm süreçlerinde ısrarcı olması gerektiğini söyledi. Antalya’da ulaşım sorunlarını uzun süre gündemde tuttuklarını anlatan Kuk, yıllar önce planlanan bazı kavşak yatırımlarının daha sonra hayata geçirildiğini belirterek, "Sorumluluk sahibi kurumlar olarak yanlış gördüğümüz konularda itiraz etme hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız. Kamuya ve yerel yönetimlere mesleki itirazlarımızı doğru bir üslupla ve ısrarla aktardığımızda günün sonunda bu ses duyuluyor." ifadelerini kullandı. Zirvede gündeme gelen sorunlar takip edilmeli Bursa Turizm Zirvesi’nde dile getirilen sorunların kayıt altına alınmasının önemine de değinen Kuk, sonraki zirvelerde hangi başlıklarda ilerleme sağlandığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Oturumda kültürel miras farkındalığından golf sahası ihtiyacına, tur otobüslerinin indirme-bindirme alanlarından ziyaretçilerin temel ihtiyaçlarına kadar birçok konunun gündeme geldiğini belirten Kuk, söz konusu başlıkların önümüzdeki dönemde ne ölçüde çözüldüğünün takip edilmesinin zirvelerin sonuç üretme kapasitesini artıracağını ifade etti.

Osmangazi’ye Yeni Hibe Başarısı Haber

Osmangazi’ye Yeni Hibe Başarısı

Osmangazi Belediyesi, ulusal ve uluslararası fon kaynaklarını kente kazandırma çalışmalarına bir başarı daha ekledi. Bursa’nın önemli endüstriyel ve kültürel miras alanlarından tarihi Romangal (Turgut Yılmaz İpek) Fabrikası için hazırlanan “Romangal Katılımcı Yönetişim Projesi: Endüstriyel Mirastan Ortak Geleceğe”, Türkiye’nin yedi bölgesindeki 43 şehirden yapılan 147 başvuru arasından hibe desteği almaya hak kazanan dört projeden biri oldu. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle Culture Action Europe ortaklığında ve Marmara Belediyeler Birliği (MBB) iştirakiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında desteklenecek proje, Osmangazi Belediyesi ve Ankara AKS Derneği ortaklığında gerçekleştirilecek. Osmangazi Kültür İşletmeleri (OKİ) ve Bağ Kadın Kooperatifi de yürütülecek çalışmalarda iş birliğinde bulunarak katkı sunacak. Başvurular arasında 30 büyükşehir, 10 il, 106 ilçe ve 3 belde belediyesi ortaklığı yer alırken; değerlendirme sonucunda Ayvalık, Diyarbakır, Gürpınar ve Osmangazi’de uygulanacak dört proje hibe desteğine layık görüldü. Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda 10 ay boyunca yürütülecek proje, 112 bin euroya varan hibe desteğiyle uygulanacak. Projeyle Romangal’ın tarihi ve kültürel değerlerinin korunması, kent belleğindeki yerinin güçlendirilmesi ve fabrikanın kent yaşamında bıraktığı izlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Ortaklaşa Proje Teklif Çağrısı kapsamında hibe desteği kazanan dört yeni proje için uygulama süreci de başladı. Proje sahibi sivil toplum kuruluşları ile proje ortakları belediyelerden temsilcilerin katılımıyla 9-11 Eylül tarihlerinde İstanbul İKSV Nejat Eczacıbaşı binasında Hibe Uygulama Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimde projelerin uygulama süreçlerine ilişkin bilgilendirmeler yapılırken, proje ortakları arasında deneyim ve bilgi paylaşımı sağlandı. Romangal’ın Hafızası Gelecek Kuşaklara Aktarılacak Romangal’ın geçmişine tanıklık eden insanların hatıraları da projenin önemli bir parçasını oluşturacak. Mahalle sakinleri, eski fabrika çalışanları, zanaat ustaları, sanatçılar ve gençlerin Romangal’a ilişkin deneyimleri sözlü tarih çalışmalarıyla kayıt altına alınacak. Böylece fabrikanın Bursa’nın kent yaşamındaki yeri ve kentin köklü ipekçilik hafızası, farklı kuşakların anlatılarıyla geleceğe taşınacak. Proje kapsamında elde edilen bilgi, belge ve anlatılarla dijital hafıza arşivi oluşturulurken; sergi, podcast serisi ve zanaat atölyeleriyle Romangal’ın tarihi ve kültürel birikimi vatandaşlarla buluşturulacak. Atölyeler, odak grup toplantıları ve kamusal forumlarla vatandaşların görüş ve önerileri alınarak Romangal’ın kültürel programı ve gelecekteki kullanım modelinin ortak akılla şekillendirilmesi sağlanacak. Romangal Hafıza Festivali İle Çalışmalar Kentle Buluşacak On aylık sürecin sonunda gerçekleştirilecek Romangal Hafıza Festivali, proje boyunca ortaya çıkarılan hafıza ve kültürel birikimin geniş kitlelerle paylaşılmasını sağlayacak. Proje belgeseli, katılımcılık rehberi ve ulusal politika diyaloğu çalışmalarıyla Osmangazi’de edinilen deneyimlerin farklı kentlerde örnek oluşturması hedeflenecek. Bu yaklaşımla Romangal’ın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan tarihi bir yapı olarak korunması değil; kültürel hafızanın yaşatıldığı, kültür ve sanat üretiminin desteklendiği ve kentlilerin karar süreçlerine katılabildiği yaşayan bir kamusal alan olarak geleceğe taşınması amaçlanıyor. İKSV İle Koordineli Çalışmalar Yürütülecek Proje süresince İKSV ve Ortaklaşa Programı paydaşlarıyla koordinasyon içerisinde eğitim, kapasite geliştirme, kültürel yönetişim ve deneyim paylaşımı çalışmaları gerçekleştirilecek. Yürütülecek faaliyetlerin Osmangazi Belediyesi’nin kültür politikaları, sivil toplum iş birlikleri ve katılımcı yönetişim alanlarındaki kurumsal kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor. Romangal için ortaya konulan modelle endüstriyel mirasın korunmasının ötesine geçilerek, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir kültürel bağ kurulması ve vatandaşların bu dönüşümün aktif bir parçası olması hedefleniyor. Başkan Aydın’ın Vizyonuyla Osmangazi’ye Yeni Fon Kaynakları Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendiren, dış kaynakları kente kazandıran belediyecilik vizyonu doğrultusunda hibe çalışmalarına devam ediliyor. Avrupa Birliği Horizon Europe Programı kapsamında desteklenen EVAL-INNO Projesi’nin ardından Romangal Projesi’nin de hibe almaya hak kazanması, Osmangazi Belediyesi’nin proje geliştirme ve uluslararası fonlardan yararlanma kapasitesini ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda; kentin sosyal, kültürel ve kurumsal gelişimine katkı sağlayacak yenilikçi projeler geliştirmeyi ve yeni kaynakları Osmangazi’ye kazandırmayı sürdürecek.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.