Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültür Merkezi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kültür Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de Şarkılar Babalar İçin Seslendirildi Haber

Osmangazi’de Şarkılar Babalar İçin Seslendirildi

Osmangazi Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu, Babalar Günü’ne özel düzenlediği sezon finali konserinde Bursalı sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konserde, Türk sanat müziğinin seçkin eserleri seslendirilirken dinleyiciler duygu ve müziğin iç içe geçtiği keyifli bir yolculuğa çıktı. Osmangazililerin yoğun ilgi gösterdiği gecede, zaman zaman duygusal anlar yaşanırken hareketli eserlerle de salonu coşku sardı. Babalar Günü’nün anlam ve önemine uygun olarak hazırlanan repertuvarda, dinleyicilerin hafızalarında özel bir yere sahip olan “Bana Bir Masal Anlat Baba” ve “Benim Babam” eserleri solo performanslarla seslendirildi. Osmangazi Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu Şef Yardımcısı Metin Ataygül yönetimindeki koro, Türk sanat müziğinin sevilen eserlerini başarıyla yorumladı. “Zeytin Gözlüm” ve “Kıskanırım Seni Ben” gibi klasikleşmiş parçalar büyük beğeni toplarken, sanatseverler eserlere zaman zaman tempo tutarak eşlik etti. Müzik dolu gece, izleyicilerden uzun süre alkış aldı. “İşimizi Severek Yapıyoruz” Dönemin son konserine ilişkin açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu Şefi Rüştü Şentürk, Babalar Günü’ne özel anlamlı bir konser gerçekleştirdiklerini belirterek, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Babalarla ilgili örnek şarkılarımıza, ayrıca hareketli konser şarkılarımıza ve sololara yer verdik. Biz gerçekten işimizi severek yapıyoruz. Osmangazi Belediyemiz de sağ olsun; Belediye Başkanımız Erkan Aydın ve Kültür Müdürlüğümüz bizlere çok destek oluyor. Özel günlerde, belirli günlerde güzel konserlerimize imza atıyoruz. Bu iş gönül işi. Korodaki arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de vatandaşlarımızla birlikte olmayı diliyorum.”

Yıldırım’da miniklerin mezuniyet coşkusu Haber

Yıldırım’da miniklerin mezuniyet coşkusu

Yıldırım Belediyesi Kreşi’nde yıl sonu gösterisi ve mezuniyet heyecanı yaşandı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, veliler yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte sahneye çıkan minikler; dans, müzik, tiyatro ve İngilizce gösterileriyle izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Tüm yaş gruplarının büyük emekle hazırladığı birbirinden renkli gösteriler, velilerden tarafından beğeni topladı. Program sonunda düzenlenen mezuniyet töreni ise büyük coşkuya sahne oldu. Yıldırım Belediyesi Kreşi’nde okul öncesi eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, keplerini havaya atarak mezuniyet sevinci yaşadı. İlk diplomalarını alan miniklerin mutluluğu aileleri tarafından da gururla paylaşıldı. Yıldırım’da öncelik eğitim Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 2025-2026 eğitim öğretim yılını başarıyla tamamlayan minikleri tebrik etti. Başkan Yılmaz, geleceğin teminatı olan çocukların akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacak eğitim yatırımlarına öncelik verdiklerini belirtti. Yılmaz, "Evlatlarımızın geleceğe en iyi şekilde hazırlanmasını ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz. Yıldırım Belediyesi Kreşi’nde sunduğumuz nitelikli eğitim ortamıyla çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimini destekliyoruz. Eğitim hayatlarının ilk basamağını başarıyla tamamlayan evlatlarımızı kutluyorum ve bundan sonraki eğitim yolculuklarında başarılar diliyorum. Yıl boyunca çocuklarımızı büyük bir özveriyle geleceğe hazırlayan öğretmenlerimize ve desteklerini esirgemeyen velilerimize teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve değerlerle donatılmış bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.

"Sakin Şehir" ünvanlı İznik sakin kalmalı" çağrısı Haber

"Sakin Şehir" ünvanlı İznik sakin kalmalı" çağrısı

Bursa’nın "Sakin Şehir" (Cittaslow) ünvanlı tarihi ve turistik ilçesi İznik’te, son dönemde yaşanan asayiş olaylarına karşı sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tek ses oldu. İlçede faaliyet gösteren 8 hemşehri derneğinin öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ortak bir basın açıklaması gerçekleştirerek suç ve suçlulara karşı birlik mesajı verdi. Kamuoyunda derin üzüntü yaşatan şiddet olaylarının ardından tek bir çatı altında toplanan İznik Hemşehri Dernekleri, yaptıkları ortak açıklamada etnik köken ya da mahalle ayrımı gözetmeksizin, ilçenin huzurunu bozan her türlü suç odaklarına karşı kararlı bir duruş sergileyeceklerini vurguladı. "Meselemiz insanlar değil, suçtur" İznik Hemşehri Dernekleri adına yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Değerli hemşehrilerimiz, saygıdeğer basın mensupları, bugün burada, sekiz hemşehri derneğinin öncülüğünde, İznik’i seven, bu şehrin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini önemseyen vatandaşlar olarak bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle son günlerde ilçemizde meydana gelen ve kamuoyunun vicdanında derin bir üzüntü ve elem oluşturan olay nedeniyle mağdur olan vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bugün burada toplanmamızın amacı güzide şehrimizde yaygınlaşan suç ve suçların karşısında omuz omuza saf tutmaktır. Bizim meselemiz insanlar değil, suçtur. Türk Ceza Kanunu 1. maddesinde, ’Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek’ olduğu belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Kişi hak ve özgürlüklerinin, kamu düzen ve güvenliğinin, hukuk devletinin, kamu sağlığının ve çevrenin, toplum barışının korunması elzem ve ehemmiyetlidir. Bölmeye değil birleştirmeye, ayrıştırmaya değil kucaklamaya, kavgaya değil barışa, vandallaşmaya değil medenileşmeye inanıyoruz. Bizim mücadelemiz kişisel değil, ilçemizin huzurunu bozan her türlü suç ve suçluya karşıdır. Çünkü biliyoruz ki suçun milliyeti olmaz. Suçun etnik kökeni olmaz. Suçun mezhebi olmaz. Suçun meşrebi olmaz. Suçun mahallesi olmaz. Suç, kim tarafından işlenirse işlensin suçtur ve hukuk önünde karşılığını bulmalıdır." "İznik ’Sakin Şehir’ unvanına yakışır şekilde anılmalıdır" Açıklamada, İznik’in dört büyük medeniyete başkentlik yapmış kadim bir inanç ve kültür merkezi olduğu hatırlatılarak, ilçenin uyuşturucu, gasp ve tefecilik gibi suçlarla anılmasının kabul edilemez olduğu ifade edilerek şöyle denildi: "İznik, sıradan bir şehir değildir. İznik; Roma’nın, Bizans’ın, Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın izlerini taşıyan, hatta bu büyük devletlerin başkentliğini yapmış kadim bir medeniyet merkezidir. İznik; sadece bölgemiz tarihine değil dünya tarihine yön veren önemli kararların alındığı bir inanç merkezidir, sanat merkezidir, kültür merkezidir. İznik; gölüyle, surlarıyla, camileriyle, kiliseleriyle, çinileriyle, tüm tarihi eserleri ve kültürel zenginliğiyle yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın göz bebeği şehirlerinden biridir. İznik, ’Sakin Şehir’ anlamına gelen Cittaslow unvanını taşımaktadır. Bu şehir; huzurun, kardeşliğin, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün sembolüdür. İşte tam da bu sebeple şiddet olayları, uyuşturucu ticareti, gasp, hırsızlık, tefecilik, kasten yaralama ve benzeri suçlarla anılmak İznik’e yakışmamaktadır. Bu şehrin çocukları korkuyla değil umutla büyümelidir. Bu şehrin gençleri suç örgütlerinin değil eğitimin, sporun ve kültürün içerisinde yer almalıdır. Bu şehrin aileleri, bu şehrin ebeveynleri, evlatlarını endişeyle değil güvenle sokağa gönderebilmelidir. Müreffeh, aydınlık ve yaşanabilir bir İznik istiyoruz! Bizler hiçbir mahallemizin suçla özdeşleşmesini istemiyoruz. Hiçbir gencimizin uyuşturucu batağına sürüklenmesini istemiyoruz. Hiçbir vatandaşımızın can güvenliği konusunda kaygı duymasını istemiyoruz. Bu nedenle bugün burada yükselen ses; öfkenin değil sağduyunun sesidir. Bu ses; ayrışmanın değil birlik olmanın sesidir. Bu ses; kutuplaşmanın değil kardeşliğin sesidir." "Kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik değildir" İznik’te yaşayan herkesin eşit ve onurlu birer fert olduğunu belirten dernekler, emniyet ve yargı güçlerine olan güvenlerini yinelerken, toplumsal iş birliğinin önemine şöyle dikkat çekti: "Hiçbir etnik milliyeti ayırt etmeksizin ve ayırmaksızın, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz bu şehrin ayrılmaz parçalarıdır. Hepimiz aynı sokaklarda büyüyor, aynı pazarda alışveriş yapıyor, aynı camilerde ibadet ediyor, aynı bayrak altında yaşıyoruz. Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan hiçbir anlayışa izin vermeyeceğiz. Ancak kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik anlamına da gelmemektedir. Suç işleyen kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse yaşadığı mahalleye, ailesine veya mensup olduğu topluluğa güvenerek suç işleme cesareti bulmamalıdır. Devletimizin ilgili kurumlarının ilçemizdeki güvenlik sorunlarının çözümü noktasında gerekli adımları atacağına inanıyoruz. Emniyet teşkilatımıza, jandarmamıza, savcılığımıza ve yargı mensuplarımıza güveniyoruz. Bu mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak meselesi ve mücadelesidir. Devlet mensuplarımız ve sivil toplum teşkilatlarımız başta olmak üzere Derneklerimizin, muhtarlarımızın, öğretmenlerimizin, din görevlilerimizin, esnafımızın ve ailelerimizin el ele vermesi gerekmektedir. Çünkü güçlü ve medeni toplumlar yalnızca suçluların cezalandırılmasıyla değil, suçun ortaya çıkmasına neden olan şartların ortadan kaldırılmasıyla inşa edilir." "Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz" Basın açıklaması, İznik’in geleceği için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edileceği vurgusuyla şöyle son buldu: "Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Biz kavga istemiyoruz. Biz husumet istemiyoruz. Biz ayrışma istemiyoruz. Biz ötekileştirme istemiyoruz. Biz huzur istiyoruz. Biz güven istiyoruz. Biz kardeşlik istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz. Biz İznik’in adının güzelliklerle, tarihiyle, kültürüyle ve turizmiyle anılmasını istiyoruz. İznik’in adı suçla değil medeniyetle anılmalıdır. İznik’in adı kavgayla değil kardeşlikle anılmalıdır. İznik’in adı korkuyla değil huzurla anılmalıdır. İznik’in adı vandallıkla değil tarih ve bazilika ile anılmalıdır. İznik’in adı kargaşa ile değil sükûnet ile anılmalıdır. Bugün burada bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz, teşekkür ediyoruz. Bu yürüyüşe ve açıklamaya katılan tüm hemşehrilerimizi sağduyulu duruşlarından dolayı tebrik ediyoruz. İnanıyoruz ki birlik olduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir sorun yoktur. Hep birlikte daha güvenli, daha huzurlu ve daha güçlü bir İznik için çalışmaya devam edeceğiz." Vatandaşların yoğun destek verdiği basın açıklaması olaysız bir şekilde sona erdi.

BUÜ KARAKUM, geleneksel sanatı "Karagöz Elçileri" ile geleceğe taşıyor Haber

BUÜ KARAKUM, geleneksel sanatı "Karagöz Elçileri" ile geleceğe taşıyor

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Karagöz ve Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KARAKUM), geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli yapı taşlarından biri olan Karagöz’ü genç nesillere aktarmak ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla düzenlediği "Karagöz Yaz Şenliği" kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı. Şenlik, 12 Haziran Cuma günü, Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Karagöz’ü Unesco listesi’nden sınıflarınıza taşıdık" KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı konuşmasında, Karagöz’ün köklü tarihine ve evrensel değerine vurgu yaptı. Bu sanatın 2009 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girmesiyle öneminin tescillendiğini hatırlatan Öztahtalı, 2020 yılında kurulan KARAKUM ile Karagöz’ü bilimsel araştırmalara ve akademik tezlere konu olan bir bilim alanına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu süreçte EBA TV aracılığıyla 18 milyon öğrenciye ulaşmaktan, pandemi döneminde bilgilendirici oyunlar sergilemeye ve deprem bölgesindeki çocuklara moral vermeye kadar pek çok önemli projeye imza attıklarını anlattı. Öztahtalı, Karagöz’ün Anadolu insanının sağduyusu olduğunu söyleyerek, sertifika alan öğrencilerin artık birer "Karagöz Elçisi" olarak bu sanatı dünyanın her yerine taşıyacaklarına inandığını ifade etti. "Perdenin arkasındaki tek kişilik dev kadro" Hayali Nevzat Çiftçi konuşmasında, geleneksel hayalîlik zanaatının zorluklarına ve bu kadim sanatın inceliklerine değindi. Nevzat Çiftçi, perde arkasında performans sergilemenin, bir televizyon dizisinde düzinelerce insanın üstlendiği kolektif üretimi tek başına omuzlamak anlamına geldiğini vurguladı. Tasvirlerin sesi, hareketi ve sahnenin genel enerjisi gibi tüm dinamiklerin doğrudan hayalînin maharetine bağlı olduğunu belirten Çiftçi, öğrencilerin atölye çalışmalarında bu sanatı bizzat deneyimlemelerinin ve mutfağındaki zorlukları kavramalarının kültürel mirasın geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Konuşmasında bu süreçte emeği geçen herkese şükranlarını sunan Çiftçi, öğrencilerin gösterdiği gayretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Karagöz perdesi arkasında enerji ve ustalık gördüm" "Karagöz Elçisi" sertifikasını almaya hak kazanan Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Numan Epçin, Oyunculuğa Giriş dersi kapsamındaki deneyimlerini paylaştı. Küçüklüğünde izlediği bu sanatı perdenin arkasına geçerek bizzat tecrübe etmenin çok kıymetli olduğunu belirten Epçin, geleneksel metinleri yalnızca okumak ile sahnede canlandırmak arasında büyük bir fark bulunduğunu vurguladı. Ustaların perde arkasındaki yüksek performansına hayran kaldığını ifade eden Epçin, Karagöz’ün usta-çırak ilişkisiyle yoğrulmuş yoğun bir enerji ve birden fazla uzmanlık gerektirdiğini derinlemesine kavradığını dile getirdi. Kendilerine bu kültürel imkânı sunan hocalarına teşekkür eden Epçin, bu sevgiyi gelecek nesillere aktaracağını sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Hayali Nevzat Çiftçi’nin sergilediği Karagöz-Hacivat gölge oyunu izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gösteri sonrasında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere "Karagöz Elçisi" sertifikaları takdim edildi.

Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği Haber

Osmangazi'de 24 yıllık edebiyat geleneği

Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ve İbrahim Emre Tonaroğlu’nun yanı sıra Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, yarışmanın jüri üyeleri Metin Önal Mengüşoğlu, Mustafa Muharrem, İhsan Deniz ve Mustafa Başpınar ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Bu yıl makale kategorisinde gerçekleşen yarışmaya gönderilen toplam 143 eser, alanında uzman jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda Bursa’dan Ecrin Yücel ‘İğde Çiçeği İncir Ağacı’ isimli eseriyle birinciliğe layık görülürken, İstanbul’dan Hikmet Temel Akarsu ‘Kadim’ eseriyle ikinci, Ankara’dan Gürkan Avcı ‘Karçal’ eseriyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülü ise ‘Yıldız Tozu’ eseriyle Mersin’den Selma Sayar’a verildi. “AHMET HAMDİ TANPINAR GENÇ KALEMLERE YOL GÖSTERİYOR” Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması’nın Türkiye’nin dört bir yanından edebiyatseverleri ve genç yazarları aynı çatı altında buluşturmayı sürdürdüğünü belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Osmangazi Belediyesi olarak yıllardır kuşaktan kuşağa edebiyat hayatına zenginlik katıyoruz. Bu yıl yarışmaya gönderilen 143 metin az bir sayı değil. Demek ki hala yazan, yazmaya çalışan çok sayıda genç kalem var. Genç kalem var diyorum ama kalem hiç yaşlanmıyor. Kalem hep genç. İnsanoğlu var oldukça da gençliğini koruyor. Eğer yaşlanmış olsaydı zaten bugün burada olmazdık. Hemen yanımızda olan Zamansız Kütüphane’miz de olmazdı. O kütüphanede yer alan kitaplar hala gençliğini ve tazeliğini koruyor. Sadece sayfaları eskiyor; tıpkı insan gibi. İşte bu yüzden kalem yaşlanmadığı için Ahmet Hamdi Tanpınar da bugün gençliğini koruyor. Genç kalemlere yol gösteren, onları yönlendiren bir lokomotif görevi görüyor. Bu anlamda yarışmaya katılan bütün arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yazarlarımıza ve yazar adaylarımıza teşekkür ediyorum. Dereceye giren yarışmacılarımızı da tebrik ediyor, kendilerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” “YARIŞMAYA KATILAN GENÇLER ZAMANI OKUMUŞLAR” Tanpınar’ın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu kültürel köprünün günümüzde yol gösterici niteliğini koruduğu vurgulayan jüri üyelerinden Metin Önal Mengüşoğlu da, “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çokça kullandığı bir ifade vardır; ‘Bizim romanımız türkülerimizdir’ der. Bu türküleri çocuklarımıza öğrettiğimiz, onlarla birlikte yaşamaya devam ettiğimiz ve değişimi de bu devamlılık içerisinde gerçekleştirdiğimiz zaman geleceğe dair yaşayan bir toplum olabiliriz. Ben son makale okumalarımda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu mesajının ve misyonunun karşılık bulduğunu gördüm. Yarışmaya katılan gençler zamanı okumuşlardı. Ekolojik edebiyattan, dijital çağdan ve sözün düşüşünden söz ediyorlardı. Jacques Ellul, görsel malzemelerin sözün yerini aldığı bir dönemden bahseder. Ancak önümüze gelen 143 metnin tamamı sözdü. Genç kuşaklar değişimi de anlamışlardı. Yapay zekanın gelişimini ve dijital hayatı fark ederek sözü yeniden ayağa kaldırmaya çalışmışlardı. Bu anlamda bütün yarışmacıları kutluyor, özellikle dereceye giren yarışmacılarımızı tebrik ediyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın misyonunun ve mesajının gelecek zamanlarda yaşayacağına inanıyorum” diye konuştu. “YAZMAYA VE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Yarışmada birincilik başarısı elde eden Ecrin Yücel ise oldukça mutlu ve gururlu olduğunun altını çizerek, “Burada olmama vesile olan Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Akademik eğitimime Marmara Üniversitesi’nde devam ediyorum. Böyle yarışmaların düzenlenmesi biz genç yazarlar için son derece teşvik edici. Uzun zamandır yazıyorum ve son dönemde yazdıklarım daha görünür olmaya başladı. İnşallah yazmaya ve üretmeye devam edeceğim” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, yarışmada dereceye giren ve mansiyon ödülüne layık görülen katılımcılara ödüllerini takdim etti. Ödül töreni, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Ferdi Zeyrek dualarla anıldı! Haber

Ferdi Zeyrek dualarla anıldı!

Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin merhum başkanı Ferdi Zeyrek için düzenlenen anma programına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, ilçe belediye başkanları, merhum Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, kızı Nehir Zeyrek, kardeşi Özlem Zeyrek ve aile fertleri, mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Ferdi Zeyrek ile tanışıklıklarının yıllar öncesine dayandığını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Yıllar önce Ferdi Başkan Mimarlar Odası Başkanı iken ben o dönem Manisa Eczacı Odası Akhisar temsilcisiydim. O zamanlar Beyaz Fil binası için eylem yapıyorduk. Cumhuriyet Halk Partisi’nde henüz siyaset yapmıyorduk. Sonra o meclis üyesi oldu, ben de Akhisar Belediye Başkanıydım. O sırada samimiyetimiz, diyaloğumuz arttı” dedi. “FOTOĞRAFIMIZI ODAMA ASTIM” Seçim sürecinde Ferdi Zeyrek’in yanında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Dutlulu, seçim gecesinden unutamadığı bir anıyı paylaştı. Dutlulu; “O gece çok güzel bir fotoğraf yakalamışlar. Benim eşim var, Ferdi’nin eşi Nurcan hanım var. Öyle samimi bir fotoğraf yakalamışlar ki o fotoğrafı odama astım. Her sabah belediyeye geldiğimde göreyim istedim. Çünkü bizim için çok keyifli bir gün, güzel bir seçim akşamıydı” diye konuştu. Ferdi Zeyrek’in kısa sürede önemli bir değişim başlattığını vurgulayan Dutlulu, “Bir yıllık belediye başkanıydı. Bir senede belediye başkanından koca koca binalar dikmesini bekleyemezsiniz. Çünkü bu işlerin planı var, projesi var. Ama belediyede bir zihniyeti değiştirebilirsiniz ve o değiştirmişti. Sosyal belediyeciliği başlattı. Kimsesizlerin kimsesi oldu. O gördüğünüz videolar aslında çok samimi videolardı. Kimi zaman bir, engelli çocuğun kimi zaman ihtiyacı olan yaşlı teyzenin yanındaydı. Ve insanların gönlüne işte öyle girdi” diye konuştu. “FERDİ BAŞKAN’IN ADI HER YERDE YAŞAYACAK” Ferdi Zeyrek’in anısını yaşatmak için çalışmaya devam edeceklerini belirten Dutlulu, son olarak şunları söyledi: “Bu cuma Soma’da Belediye Başkanımızla Yeraltı Otoparkı ve Ferdi Zeyrek Meydanı’nın temelini atacağız. Salihli’de çalışıyoruz. 17 ilçede çalışıyoruz. Manisa merkezinde çalışıyoruz. Arka arkaya işler yapacağız. Ferdi Zeyrek Kültür Merkezi’nin ihalesi bu yaz aylarında olacak. Her yerde yapacağımız işlerle onun hayal ettiği şehri inşa ederek inşallah biz onu anmaya devam edeceğiz. Her zaman aklımızda, dilimizde olacak, gönlümüzde olacak. Biz onu çok seviyoruz. İyi ki bu şehirden bir Ferdi geçti. Keşke daha çok olsaydı ama iyi ki geçti. Onun adı her yerde yaşayacak. Bizler bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyoruz. Tekrardan tüm aileye başta Nurcan Hanım, Özlem ve çocukları, kardeşleri ve tüm aileye başsağlığı diliyoruz. Her zaman yanınızdayız.” “ÇOK NEZAKETLİ BİR İNSANDI” Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise “Bir yıl olmuş, nasıl geçtiğini biz de anlamadık. Bu kalabalığı görünce birden ben de 9 Haziran 2025'e döndüm. Çok zor günlerdi. Ferdi Başkan'ımızı hâlâ içimizde özlemle saygıyla anıyoruz. Çok nezaketli bir insandı, çok kibar bir insandı. Arkasında kocaman bir sevgi dağı bıraktı gitti. Manisa için bir şanstı. Kader diyorum başka bir şey diyemiyorum. Çok söyleyecek de çok fazla söz bulamıyorum. İnanın. Onu her zaman sevgiyle, saygıyla, rahmetle anacağız. Toprağı bol olsun. Mekanı cennet olsun diyorum. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum” diye belirtti. “FERDİ, ABİNİZ OLDU, YOL ARKADAŞINIZ OLDU” Merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, aslında konuşma yapmayı düşünmediğini ama kalabalık karşısında konuşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: “Bir yıl geçmiş. Bana göre daha dün gibi. Burada onun kalbi bende ve ben hayatta olduğum sürece yaşamaya devam edecek diye haykırışlarda bulunmuşum. Sonrasında izlediğimde kalpten ve gönülden gelen haykırışların birer şiir gibi olduğunu gördüm. Sevginin, aşkın büyüklüğünü gördüm. Şimdi sizleri burada görünce o günü yaşıyorum. İyi ki varsınız. Çok teşekkür ediyorum. Hepinize kocaman sarılıyorum. Çok teşekkür ederim” diye konuştu. CHP Lideri Özgür Özel ise, acılarının çok büyük olduğunu belirterek, “Büyük acının yıl dönümündeyiz. Bugün burada olabilmek, Ferdi Başkanımla son bayram namazını birlikte kıldığımız Hatuniye Camii’nde onun sene-i devriyesinde, mevlidinde bulunmak yüreğimize bir nebze olsun su serpti. Ferdi’nin yokluğuna katlanmak o kadar kolay değil. Acımızı paylaşan herkese, olayın duyulduğu andan itibaren yanımızda olan herkese ve o günden bugüne Ferdi Başkanımızın emanetine sahip çıkan herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Hatuniye Camii’nde okutulan mevlidin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda tüm vatandaşların katılımıyla hayır yemeği düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen hayır yemeği sonrasında merhum başkan Ferdi Zeyrek, kabri başında dualarla anıldı.

Bursa’nın Fethi Yıldırım’da sahneye taşındı Haber

Bursa’nın Fethi Yıldırım’da sahneye taşındı

Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılını çeşitli etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün düzenlediği programda, "Bursa’nın Fethi" adlı tiyatro oyunu, Yıldırım’da sahnelendi. Barış Manço Kültür Merkezi’ndeki etkinliğe, Bursalılar yoğun ilgi gösterdi. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Bursa’nın fethini etkileyici bir anlatımla sahneye taşıyan oyun, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Güçlü oyunculuk performansları ve başarılı sahne tasarımıyla dikkat çeken oyun, seyircileri tarihin derinliklerine uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkardı. Hasan Erdem’in "Fetih Yolu" adlı romanından esinlenen ve sanat yönetmenliğini Sebahattin Kılınç’ın üstlendiği oyun, Balaban Bey’in gözünden Bursa’nın fetih sürecinde yaşananları sahneye taşıdı. Tarihi mirasa sahip çıkıyoruz Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa, Osmanlı’nın kök saldığı, devlet geleneğinin şekillendiği ve bir medeniyetin temellerinin atıldığı müstesna şehirdir. Bursa’nın fethi sadece geçmişimizin önemli bir dönüm noktası değil, aynı zamanda geleceğimize ışık tutan güçlü bir mirastır. ‘Beylikten Cihan Devleti’ne temasıyla sürdürdüğümüz kültür sanat sezonumuzda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Geçmişten aldığımız ilhamla geleceği inşa ederken, Bursa’nın fethini her yönüyle anlatan programları vatandaşlarımızla buluşturmayı sürdüreceğiz" dedi.

BAŞKAN DALGIÇ: “ZEYTİNİN BAŞKENTİ TİRİLYE’DİR” Haber

BAŞKAN DALGIÇ: “ZEYTİNİN BAŞKENTİ TİRİLYE’DİR”

Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. Dünyanın en kaliteli zeytinlerinin yetiştiği Tirilye’de başlayan festival, tarihi sokakları, yerel üreticileri, atölyeleri ve etkinlikleriyle ilk günden yoğun ilgi gördü. Festival, Tirilye Kültür Merkezi önündeki asırlık çınar ağacının altından başlayan ve sahilde son bulan kortej yürüyüşüyle başladı. Zeytin çiçeği dalları taşıyan traktörün eşlik ettiği kortejde, bando takımı festival coşkusunu Tirilye sokaklarına taşırken, zeytin çiçeği taçları takan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Tirilye’yi dolduran ziyaretçiler, gün boyunca kurulan üretici stantlarını gezerken, zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Mudanya’nın zeytin kültürünü, üreticisini ve bereketli toprağını görünür kılan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali’nin Mudanya’nın üretim kimliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu söyleyerek, zeytin ve zeytinyağında markalaşmanın önemine dikkat çekti. Dalgıç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zeytinin katma değerini artırmak ve üreticimizin emeğini daha görünür kılmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Çepni İmece Zeytinyağı Fabrikası’nda ürettiğimiz zeytinyağıyla uluslararası bir yarışmada gümüş madalya kazandık. Bu başarı bizim için yalnızca bir başlangıç. Mudanya yerinde sayan bir kent olmayacak; üreten, gelişen ve ufkunu genişleten bir kent olacak. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında limon ve mandalina aromalı zeytinyağları da üretiyoruz. Çok daha iyilerini başararak bu zenginliği geleceğe taşımakta kararlıyız.” ZEYTİNİN GÖLGESİNDE FESTİVAL COŞKUSU Festivalin ilk gününde Taş Mektep avlusunda “Kadim Ağaçların Gölgesinde Bölgemizde Zeytin Üreticiliği” ve “Kitapların Hikaye Anlatıcılığı” söyleşileri gerçekleştirildi. Zeytin yetiştiriciliğinin öneminin masaya yatırıldığı söyleşilerde, katılımcılar geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıktı. Şeflerin katılımıyla düzenlenen yemek atölyelerinde zeytinyağlı lezzetlerin incelikleri paylaşılırken, yetişkinler ve çocuklar için hazırlanan üretim atölyeleri yoğun ilgi gördü. Çocuklar gün boyunca kendileri için oluşturulan etkinlik alanlarında eğlenirken, aileleri de yerel üreticilerin ürünlerini keşfetme ve alışveriş yapma imkanı buldu. Festivalin en heyecanlı anlarından biri ise büyük ilgi gören Zeytinyağlı Yemek Yarışması oldu. Birbirinden iddialı tariflerin yarıştığı etkinlikte “Kabak Sıyırma” yemeğiyle Ayşe Aydın birinci, “Zeytinyağlı Enginar” ile Şadıman Sözen ikinci, “Zeytinyağlı Yaprak Sarma” ile Nilgün Sözen ise üçüncü oldu. Gün boyu süren etkinlikler, akşam saatlerinde Tirilye sahilinde gerçekleştirilen Ceren Toksöz konseriyle taçlandı. Gün batımının eşsiz atmosferinde düzenlenen konserde yüzlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu sahile taşıdı. Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 31 Mayıs Pazar günü de birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Tirilye, festivalin ikinci gününde de ziyaretçilerini zeytin kültürü, lezzet ve müzikle buluşturacak.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı

Sempozyumun açılışı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu ile protokol üyelerinin katılımlarıyla, Mersin Üniversitesi Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin yanı sıra Meksika, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, İran ve Litvanya’dan araştırmacı ve sanat uzmanlarının katılım gösterdiği sempozyumda; Anadolu motiflerinin kültürel miras açısından taşıdığı değer, farklı disiplinlerde ele alınarak değerlendirildi. Sempozyum kapsamında kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması konuları öne çıktı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Nilüfer Karakoç ve Enstitü AR-GE Bölümü temsilcilerinin katılım sağladığı etkinlikte, kurum adına üç bilimsel bildiri sunuldu. Elif Burcu Ulun ve Özge Erden Güner tarafından hazırlanan “Anadolu Destan ve Halk Hikâyelerinde Aile ve Evlilik Motiflerinde Türk Kültürünün İzleri” başlıklı bildiri ile Türk kültürüne ait geleneksel motiflerin halk anlatılarındaki yansımaları ele alındı. Ümmühan Bayka’nın “Anadolu Sanatında Birlik ve Beraberlik Motifleri: Bursa Olgunlaşma Enstitüsünde Yemek Takımı Tasarımları” başlıklı çalışmasında ise birlik ve beraberlik kavramlarının geleneksel sanat anlayışı içerisindeki yeri değerlendirildi. Özge Erden Güner ve Elif Burcu Ulun tarafından sunulan “Türklerde Güç, Kuvvet ve İktidar Motiflerinin Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya Yolculuğu” başlıklı bildiride ise Türk kültür tarihinde önemli yere sahip motiflerin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümü incelendi. Etkinlik kapsamında ayrıca, Türkiye genelindeki 30 Olgunlaşma Enstitüsünün katkılarıyla hazırlanan “Anadolu Motifleri Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü’nün çalışmalarının da yer aldığı sergi katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Sempozyum, Anadolu’nun zengin kültürel mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasına katkı sunarken; geleneksel motiflerin çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden ele alınmasına yönelik önemli bir akademik ve sanatsal platform oluşturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.