Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültür Buluşmaları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kültür Buluşmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Buluşmaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DAĞDER Kültür Buluşmaları'nda önemli uyarı: "Kültürümüzü yozlaştırmadan geleceğe taşımalıyız" Haber

DAĞDER Kültür Buluşmaları'nda önemli uyarı: "Kültürümüzü yozlaştırmadan geleceğe taşımalıyız"

DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından dördüncüsü gerçekleştirilen Kültür Buluşmaları, yöre kültürünün önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Eğitimci-Yazar Mustafa Doğru'nun moderatörlüğünde düzenlenen programa, Eğitimci-Yazar Özer Güleç ile halk ozanı, araştırmacı-yazar ve ses sanatçısı Menteşeli Cengiz konuşmacı olarak katıldı. Programa, önceki dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, BURULAŞ eski Genel Müdürü Fahrettin Beşli, Yeni Parti Keles İlçe Başkanı Cevat Acar, DAĞDER Nilüfer Şube Başkanı İrfan Dündar, DAĞDER Mudanya Şube Başkanı Kamil Burhan, DEKAV yöneticileri, köy derneklerinin başkanları, sanayiciler, iş insanları ve çok sayıda yöre sakini katıldı. Programda, Dağ Yöresi'nin kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara özgün yapısıyla aktarılması gerektiği vurgulandı. Dağ Yöresi'nin sevilen halk ozanı Menteşeli Cengiz, seslendirdiği birbirinden güzel türkülerle geceye renk kattı. Yöre kültürünün izlerini taşıyan eserleriyle katılımcılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunan Menteşeli Cengiz, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. "Delikanlı odaları birer halk eğitim merkeziydi" Dağ Yöresi'nin geçmişteki sosyal yaşamını anlatan Özer Güleç, delikanlı odalarının gençlere saygı, sevgi, dayanışma ve misafirperverlik gibi değerlerin öğretildiği önemli eğitim ortamları olduğunu belirtti. Menteşeli Cengiz ve Fahrettin Beşli ile köy köy dolaşarak yöre türkülerini, çocuk oyunlarını ve düğün geleneklerini araştırdıklarını ifade eden Güleç, kültürel çalışmaların kişisel veya siyasi nedenlerle yok sayılmaması gerektiğini söyledi. "Kadınlarımız Kendi Yöresel Oyunlarıyla Kültürümüzü Temsil Etmeli" Keles'in Menteşe köyünde doğduğunu ve bu güne kadar 10 resmi albüm hazırladığını anlatan Menteşeli Cengiz, halk oyunlarının ve yöre müziğinin yöresel özelliklerini kaybetmeye başladığına dikkat çekti. Bir etkinlikte yöresel kıyafetlerle sahneye çıkan kadınların erkek oyunları oynamasını eleştiren Cengiz, yaşadığı olayı şöyle anlattı: "Bir etkinlikte kadınlarımız çok güzel giyinmişlerdi, saçaklı kuşaklarını takmışlardı. Kendilerine, ‘Bu şekilde yöremizi doğru temsil edemezsiniz. Çünkü erkek oyunları oynuyorsunuz. Kendi kadın kaşık havalarınızla, kendi oyunlarınızla sahneye çıkın ki kültürümüzü temsil etmiş olun.' dedim." Bu durumu kültürel yozlaşmaya örnek gösteren Cengiz, "Kadınlarımızın erkek oyunlarıyla sahneye çıkması doğru değil. Her yörenin kendine özgü oyunları, figürleri ve müzik anlayışı vardır. Bunları değiştirmeden yaşatmalıyız." ifadelerini kullandı. "Bizim yöremizde şalvar gecesi diye bir gelenek Yok" Programın en dikkat çekici konularından biri de son yıllarda bazı dernekler tarafından düzenlenen "Şalvar Gecesi" etkinlikleri oldu. Bu organizasyonların Dağ Yöresi kültürünün bir parçasıymış gibi tanıtılmasına tepki gösteren Özer Güleç, yörede kına gecesi ve bakır gecesi gibi köklü geleneklerin bulunduğunu hatırlattı. Güleç, "Şalvar, Türk kültüründe bir giysidir. Elbette herkes şalvar giyebilir. Ancak bizim yöremizde ‘Şalvar Gecesi' diye bir gelenek yok. Bu etkinliklerin yöremize ait bir kültürmüş gibi sunulmasını doğru bulmuyorum." dedi. Bazı etkinliklerin ticari amaçlarla düzenlenmesine de değinen Güleç, kültürel faaliyetlerde yöreye ait olmayan uygulamaların gelenek olarak tanıtılmaması gerektiğini savundu. "Kültürümüzü değiştirmeye kalkarsanız karşı dururum" Bu konudaki itirazlarını DAĞDER yöneticilerine, köy derneklerine ve yerel yöneticilere defalarca ilettiğini belirten Güleç, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Türkiye'nin farklı bölgelerine ait kültürel etkinlikler elbette düzenlenebilir. Şalvar da giyilir, farklı yörelerin oyunları da oynanır. Ancak bunları bizim yöremizin geleneğiymiş gibi sunup kültürümüzü değiştirmeye kalkarsanız buna karşı dururum." DAĞDER'in kendisi için bir okul ve üniversite niteliği taşıdığını ifade eden Güleç, yöresel değerlerin yanlış aktarılmasına karşı sessiz kalmayacağını söyledi. "Gösterişli olması, doğru icra edildiği anlamına gelmez" Menteşeli Cengiz de halk müziği ve oyunlarında giderek yaygınlaşan bazı sahne uygulamalarını eleştirerek yeniliğe karşı olmadığını, ancak yöresel kimliğin korunması gerektiğini belirtti. Cengiz, "Bir eserin gösterişli sunulması, mutlaka doğru biçimde icra edildiği anlamına gelmiyor. Benim itirazım yeniliğe değil, yöremizin kendine özgü tavrının ve kimliğinin unutulmasına." dedi. Ortak mesaj: "Kültürümüzü aslına uygun yaşatalım" DAĞDER Nilüfer Şubesi'nin 4. Kültür Buluşmaları'nda, Bursa Dağ Yöresi'nin gelenek ve göreneklerinin, halk oyunlarının ve yöresel müziğinin özgün yapısıyla korunmasının önemine dikkat çekildi. Özer Güleç ve Menteşeli Cengiz, kültürel etkinliklerde yöreye ait gerçek geleneklerin esas alınması ve bu mirasın yozlaştırılmadan gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajını verdi.

Osmangazi’de Bursa’nın kurtuluşuna tarihi bakış Haber

Osmangazi’de Bursa’nın kurtuluşuna tarihi bakış

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa’nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihsel belgeler ışığında anlatıldı. Osmangazi Belediyesi’nin kentin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmak, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları, Bursa’nın kurtuluşunun 104. yılına özel gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti. Hisar Arkeoparkı içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Bursa’nın işgal yılları, milli mücadele süreci ve kentin kurtuluşuna uzanan tarihi mücadele ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal sürecinde yaşananları ve kentin kurtuluşuna giden yolda verilen mücadeleyi anlattı. Büyük Taarruz ile Bursa Özgürlüğüne Kavuştu Bursa’nın işgalinin kentte derin yaralar bıraktığını ifade eden Doç. Dr. Karabağ Arslan, döneme ilişkin uluslararası arşivlerde yer alan belgelerin yanı sıra işgal dönemine ilişkin raporların da yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. Bursa’nın işgaliyle birlikte kentte büyük acılar yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, işgalin ardından Anadolu’da ve Bursa’da milli mücadele ruhunun güçlendiğine dikkat çekti. Karabağ Arslan, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa’nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Karabağ Arslan, konuşmasında tarih bilincinin önemine de vurgu yaptı. Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?” sözünü hatırlatan Doç. Dr. Karabağ Arslan, tarihin tekerrür etmesinin aslında insanların geçmişteki hatalardan ders çıkarmaması ve tarih bilincinin yeterince gelişmemesiyle ilgili olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumdaki tarih bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirterek, programı düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. “Kurtuluş Savaşı’nın En Önemli Zincirlerinden Bir Tanesini Oluşturuyor” Söyleşide söz alan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kurtuluşunun Bursalılar açısından olduğu kadar Türk tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren düşman işgalinin ardından 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Karaaslan, “Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa’nın kurtuluşu” sözleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekti. Karaaslan, böyle anlamlı bir günde tarihseverlerle bir araya gelmelerine vesile olan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, söyleşiye katkılarından dolayı Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’a, günün anısına plaket takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.