Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kudüs

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kudüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kudüs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tuğamiral Aktürk: "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir" Haber

Tuğamiral Aktürk: "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine, kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine ve Suriye halkının huzur ve refahına yönelik desteğini sürdürmeye devam edecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, BAYKAR Teknoloji Özdemir Bayraktar Millî Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi. "TCG Işın ve TCG Alemdar dahil olmak üzere 7 gemi ve 11 hava aracı ile halihazırda destek sağlanmaktadır" 30 Ağustos’ta Girne-Taşucu seferi sırasında alabora olan gemide hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Aktürk, "Arama kurtarma çalışmalarına, Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Işın ve TCG Alemdar dahil olmak üzere 7 gemi ve 11 hava aracı ile halihazırda destek sağlanmaktadır. 2 Eylül’de Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan gemi ve mürettebatına yönelik arama kurtarma çalışmalarına; Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 4 gemi ve 1 İHA ile Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 1 uçak ve 1 arama kurtarma helikopteri tarafından ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde destek sağlanmaktadır" açıklamasında bulundu. Bayraktar TB2 1 milyon 250 bin uçuş saatini geride bıraktı Tuğamiral Zeki Aktürk, BAYKAR’ın Türk Silahlı Kuvvetlerinin keşif, gözetleme, istihbarat ve taarruz kabiliyetlerinin geliştirilmesine önemli katkı sağladığını belirterek, konuşmasına şu şekilde devam etti: "BAYKAR tarafından; tam otonom uçuş ve hassas taarruz kabiliyetiyle muharebe sahasında etkinliği kanıtlanan ve 1 milyon 250 bin uçuş saatini geride bırakan Bayraktar TB2, hava-hava görevlerinin yanı sıra denizaltı savunma ve su üstü harbi gibi operasyonları başarıyla yürüten Akıncı, kısa pistli gemilerden tam otonom iniş ve kalkış kabiliyetine sahip Bayraktar TB3, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanan ilk insansız savaş uçağı Kızılelma, Tam otonom dikey iniş ve kalkış kabiliyetine sahip Bayraktar KALKAN DİHA, yapay zeka destekli hassas vuruş kabiliyetine sahip Kemankeş 1 ve 2 Mini Akıllı Seyir Füzeleri, sürü otonomisi kabiliyetine sahip K2 Kamikaze İHA, Mızrak ve Sivrisinek Akıllı Dolanan Mühimmat ile Bayraktar Mini İHA ve yeni nesil insansız sistemler başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin günümüz ve geleceğin harekat ortamındaki ihtiyaçlarına yönelik birçok ileri teknoloji ürünü millî ve özgün imkanlarla geliştirilmektedir." 3 PKK’lı terörist teslim oldu Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Bu kapsamda geride bıraktığımız hafta içerisinde; 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" şeklinde konuştu. Hudutlarda 575 kişi yakalandı Hudutlarda yasa dışı geçişlerle mücadelenin sürdüğünü aktaran Aktürk, "Hudutlarımızda ise 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 575 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 655 olmuş, Engellenen bin 123 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 48 bin 507’ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 8,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" ifadelerine yer verdi. "Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine devam edecektir" Aktürk, Suriye’de istikrarın sağlanması ve halkın günlük yaşamının normalleşmesine katkı sunmak amacıyla Türk ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin iş birliğiyle Fırat Nehri üzerinde yürütülen ikinci yüzer köprü projesinin 30 Ağustos’ta tamamlandığını hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi: "Daha önce sel felaketi nedeniyle yıkılan köprünün yerine inşa edilen ve Fırat Nehri’nin iki yakası arasındaki ulaşımın kolaylaştırılmasına katkı sağlayacak söz konusu köprü, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliği ve dayanışmanın somut bir göstergesidir. Türkiye, Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine, kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine ve Suriye halkının huzur ve refahına yönelik desteğini sürdürmeye devam edecektir." Aktürk ayrıca, NATO’nun güncel güvenlik ortamına ilişkin iletişim yaklaşımları ile stratejik iletişim alanındaki gelişmelerin ele alınacağı NATO İletişimciler Konferansı’nın 7-10 Eylül tarihlerinde İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirileceğini belirtti. "İsrail, Filistin’deki yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmeye devam etmekte" Aktürk, İsrail hükümetinin yayılmacı ve saldırgan tutumunu uluslararası kamuoyunun gözü önünde sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "İsrail; bir yandan Suriye’nin ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ihlal eden askerî faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan Filistin’deki yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmeye devam etmekte, münhasıran Müslümanlara ait Kudüs’teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü de ihlal eden provokatif eylemlerini sürdürmektedir. İsrail’in sadece bölgesel istikrar ve güvenliğe değil, aynı zamanda küresel istikrar ve güvenliğe de zarar veren bu tutumları, bölge halkı nezdinde uluslararası hukuka olan inancı da her geçen gün daha fazla zedelemektedir. Bölgede huzur ve istikrarın tesisi için çaba göstermeye, İsrail’in bu yayılmacı ve soykırımcı tutumu karşısında uluslararası toplumun somut ve etkili tedbirler alma konusunda ortak bir sorumluluğu bulunduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz" ifadelerinde bulundu. "Pilotlarımızın eğitimlerine 7 Eylül’de başlanması planlanmaktadır" Eurofighter Typhoon savaş uçakları için Birleşik Krallık’a gönderilecek pilotların eğitim sürecine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın harekat ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak Birleşik Krallık ile Eurofighter Typhoon uçağı tedarik faaliyetlerine devam edilmektedir. Bu kapsamda, Birleşik Krallık’a gönderilecek pilotlarımızın eğitimlerine 7 Eylül’de başlanması planlanmaktadır" diye konuştu. "Muhtelif miktarda; Zırhlı Tanksavar Aracı OMTAS ile Karinalı Bot Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır" Savunma sanayisinde yerli ve millî ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünün artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve millî savunma sanayimizin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmaları da kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Zırhlı Tanksavar Aracı OMTAS ile Karinalı Bot Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır" değerlendirmesinde bulundu. "Mutabakat Zaptı ile patlayıcı başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak üretim ve iş birliği faaliyetlerinin yürütülmesi planlanmaktadır" MKE ile Mısır Askerî Üretim Bakanlığı arasında savunma sanayisindeki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik Mutabakat Zaptı imzalandığını ifade eden Aktürk, "Bosna-Hersek’te ilk kez düzenlenen Balkan Kalkanı Fuarı kapsamında, MKE ile Mısır Askerî Üretim Bakanlığı arasında, savunma sanayi alanındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Fuar kapsamında imzalanan ilk anlaşma olma özelliğini taşıyan söz konusu Mutabakat Zaptı ile patlayıcı başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak üretim ve iş birliği faaliyetlerinin yürütülmesi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." "Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun." "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur" "Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "(Netanyahu hakkındaki ‘kırmızı bülten’ talebi) Bu adımın mücadeleyi daha da güçlendireceğine inanıyoruz" Haber

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "(Netanyahu hakkındaki ‘kırmızı bülten’ talebi) Bu adımın mücadeleyi daha da güçlendireceğine inanıyoruz"

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında ‘kırmızı bülten’ talep edilmesine ilişkin "Bu adımın, Gazze’de işlenen suçların cezasız kalmaması ve sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesi yönündeki mücadeleyi daha da güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında ‘soykırım’ suçundan yürütülen kovuşturma kapsamında ‘kırmızı bülten’ yayımlanmasının talep edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Arslan, Filistin’in yaklaşık bir asırdır mücadelesini sürdürdüğünü belirterek "Bütün dünyanın gözü önünde devam eden soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar ve uluslararası hukukun ağır ihlalleri cezasız bırakılamaz. On binlerce masum insanın, kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği; açlığın ve insani yardımın dahi bir savaş silahına dönüştürüldüğü Gazze’de yaşananların sorumluları hukuk önünde mutlaka hesap vermelidir. Adalet Bakanlığımızın, Siyonist İsrail’in katil Başbakanı Netanyahu hakkında kırmızı bülten çıkarılması amacıyla ilgili süreci başlatmasını, uluslararası hukuk ve insanlık vicdanı adına önemli bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Filistin halkı ile dayanışmasını bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Bu adımın, Gazze’de işlenen suçların cezasız kalmaması ve sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesi yönündeki mücadeleyi daha da güçlendireceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. HAK-İŞ olarak Filistin’in yanında olmaya devam edeceklerinin altını çizen Arslan, Gazze’de yaşanan soykırıma, işgale, ablukaya ve her türlü insan hakkı ihlaline karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini vurguladı. Arslan, "Bu kararlılığımızı, Gazze ablukasını kırmak ve Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek amacıyla yola çıkan SUMUD Özgürlük Filosu’na bizzat katılarak da ortaya koyduk. SUMUD’da yükselttiğimiz dayanışma ve adalet çağrısını bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu. "Uluslararası hukuk, siyasi hesapların ve çifte standartların gölgesinde bırakılmamalıdır" Filistin için adalet mücadelelerine devam edeceklerine dikkati çeken Arslan, şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası toplumu ve ilgili bütün kurumları, İsrail’in cezasızlık politikasına son verecek somut ve etkili adımlar atmaya çağırıyoruz. Başta katil Netanyahu olmak üzere, Gazze’de işlenen savaş suçlarının ve insanlığa karşı suçların sorumlularının bağımsız ve tarafsız yargı mercileri önünde hesap vermesi sağlanmalıdır. Uluslararası hukuk, siyasi hesapların ve çifte standartların gölgesinde bırakılmamalıdır. Filistin için adalet sağlanmadan kalıcı bir barıştan söz etmek mümkün değildir. HAK-İŞ olarak, başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız Filistin Devleti kuruluncaya, Gazze üzerindeki abluka sona erinceye ve Filistin halkının temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınıncaya kadar Filistin halkıyla dayanışmamızı ve haklı mücadelesine desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Avrupa yollarında "Osmanlı" rüzgarı esecek Haber

Avrupa yollarında "Osmanlı" rüzgarı esecek

Kocaeli'de özel olarak hazırlanan tur otobüsü, Osmanlı tarihini yansıtan görselleriyle dikkati çekiyor. Fatih Sultan Mehmet, Sultan Abdülhamid Han, Kudüs ve Mescid-i Aksa görsellerinin yer aldığı otobüsün yurt dışı turlarında da kullanılması planlanıyor. Kocaeli'de turizm firması sahibi Vedat Tuncay, sahip olduğu tur otobüsünü ecdat sevgisini yansıtmak amacıyla Fatih Sultan Mehmet, 2. Abdülhamid Han, Kudüs ve Mescid-i Aksa görselleriyle kaplattı. Özel bir çalışmayla dış yüzeyi tamamen tarihi motiflerle donatılan araç, trafikte vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Türk ulusunun tarihi değerlerine sahip çıkmak ve bu ruhu yollara taşımak için aracı özel olarak hazırlattığını belirten Tuncay, otobüsün yurt dışı seferlerinde de kullanılacağını kaydetti. "Umarım amacına ulaşmıştır" Aracın hazırlanma sürecini anlatan Vedat Tuncay, "Bu aracı kendimiz için özel olarak yaptırdık. Osmanlı'yı, atalarımızı ve dedelerimizi sevdiğimiz için araca Mescid-i Aksa'yı ve Kudüs'ü koyduk. Atalarımızdan Fatih Sultan Mehmet ile Abdülhamid Han'ın fotoğraflarını ve görsellerini de ilave ettirdik. Türkiye'de böyle farklı bir şey yapmak istedik. Herhalde amacına ulaşmıştır" dedi. "Yurt dışında 'Osmanlı geliyor' hissiyatını yaşatmak istedik" Otobüsün yurt dışı turlarında da kullanılacağını aktaran Tuncay, şunları kaydetti: "Yurt dışında, firmamız tarafından düzenlenen gezilerimiz var. Bunu yurt dışında da kullanacağız ve tepkileri ölçeceğiz. Bakalım nasıl olacak. Hani 'Osmanlı geliyor, Türkler geliyor' diye bir söylem vardır. Bunun için yaptık. Osmanlı'yı, atalarımızı ve dedelerimizi anabilmek için bu görselleri kullandık." Tasarımın 2. Abdülhamid'in dördüncü kuşak torunu Orhan Osmanoğlu tarafından da incelendiğini ve beğenildiğini ifade eden Tuncay, ilerleyen süreçte benzer konseptte yeni projeler hazırlayacaklarını sözlerine ekledi. Tuncay, "Türk olmaktan gurur duyuyoruz. Türk bayrağı dalgalandığında bizim duygularımız kabarıyor. Bir iki tane daha böyle projemiz var, inşallah daha güzeli olacak. Bu bir tecrübe diyelim, bundan sonraki inşallah daha iyi olur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.