Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kovuşturma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kovuşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kovuşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar Haber

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar

Ergenekon soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen soruşturmada, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. Kamuoyunda "Ergenekon" olarak bilinen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında, FETÖ/PDY’nin amaçları doğrultusunda yargı yetkisinin kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. 21 eski hakim ve savcı hakkında soruşturma 2008-2010 yılları arasında İstanbul’da görülen Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan aralarında eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı ile eski İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimlerin de bulunduğu 21 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldü. Dosyada, söz konusu isimlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda yargı yetkisini kullandıkları, Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde mağdur ve müştekilere yönelik hukuka aykırı dinleme, sahte delil oluşturma ve haksız tutuklama gibi uygulamalarda bulundukları iddia edildi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi zamanaşımı gerekçesiyle karar verdi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 20 Ocak 2022 tarihli iddianame ile şüpheliler hakkında "son soruşturmanın açılması" talebinde bulunuldu. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 30 Mart 2026 tarihli ek kararıyla, isnat edilen suçlara ilişkin olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" karar verdi. Başsavcılık itiraz etti Kararın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edildi. İtirazda, şüphelilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen sahte delil oluşturma, usulsüz arama, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi uygulamaların basit adli hata veya münferit suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Başsavcılık, söz konusu eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları ve hiyerarşisi doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak, eylemlerin "Anayasayı İhlal" suçunun yürütme hareketlerini oluşturduğunu ve mağdurlara yönelik eylemlerin "işkence" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zamanaşımı kararı kaldırıldı İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Başsavcılığın itirazını kabul etti. Mahkeme, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin kararını kaldırarak dosyanın gereğinin ifası için yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verdi. Böylece 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen dosyada, zamanaşımı gerekçesiyle verilen "son soruşturmanın açılmaması" kararı kaldırılmış oldu.

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır." Haber

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır."

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi, 467 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada 87 ret, 7 çekimser oy kullanıldı. TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmeleri için saat 11.00'de toplandı. Görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme sırasında kanun teklifinin maddeleri tek tek görüşüldü. Maddelerin görüşülmesinin ardından kanun teklifi için oylama işlemine geçildi. Düzenleme, 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı. Kanunla PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi hedefleniyor. Kanun, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ve veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsayacak. Kanun çerçevesinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2025 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. Kapsam dahilindeki suçlardan üst sınır 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Ayrıca erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak. Takip, koordinasyon ve uygulama Kanun kapsamında faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurul oluşturulacak. Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri de kurulun içerisinde yer alacak. Kurul, süreç boyunca yapılan çalışmalar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni düzenli olarak bilgilendirecek. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca da bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere de bir İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Silah ve malzemelerin teslimi Yasalaşan kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak. TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifine ilişkin yaptığı konuşmada, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla Terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah, Türkmen Bey'imizi başımızdan eksik etmesin. Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum. Yine TBMM'nin Terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanı ve başkanvekillerimizi, aziz milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanun'un, milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyorum" dedi. Teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 1 Ekim Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Çerçeve yasa detayları belli oldu Haber

Çerçeve yasa detayları belli oldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, adam öldürme ve 2005 yıl önce ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçları hariç) "Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz" dedi. Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve milletvekilleriyle birlikte AK Parti Grubu’nda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini açıkladı. Güler, kanun teklifinin 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna ve Eş Genel Başkanlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve Genel Başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA Par ve bağımsız milletvekillerimize yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360’a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan iç tüzük kapsamı için de teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekliyle devam edecek. Tabii komisyonumuz Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde iç tüzük kapsamında 48 saat sonra yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinden bahseden Güler, kanun teklifinde rapordaki altıncı maddeyi baz aldıklarını ifade etti. Güler, Komisyon raporunun 6. Maddesine atıf yaparak, "6. madde başlığı 1. madde de diyoruz ki raporda kritik eşik terör örgütü PKK KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olaraktan da bir mekanizma ile teyit edilmesi. Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik. Bu kanunun amacı PKK KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının resmi gazetede yayınlanmasına müteakip yürütülen soruşturma ve konuşturmalarıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazın ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda yani tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında. İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgütü üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçlarıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesinin hakkındaki kanunda yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durum içerisinde raporun konu başlığında, adil yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış, örgüt mensuplarının da kurumunun hukuki durumunun adil gerçekçi topluma kazandırma bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor. Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık üçüncü maddemizde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi başlığında bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete yayınlaması olması koşuyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve konuşturma harici olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor. Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 321. Maddesi var. Başlığı etkin pişmanlık. Bunu bir bütünleyici çünkü bizim aynı zamanda düzenlenmelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Biz bu 3. Maddeyi kaleme alırken TCK 221 maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü ağız etme noktasında bir yaklaşım sergiledik ve bu yaklaşımımızda adam kasten adam öldürülme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarih öncesi yani yeni TCK değişimden önceki TCK 125, 525 bağlamında verilen cezalarla ilgili soruşturmalar ve kavuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık. Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz. Bu kişiler örgütünde tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında bir adil gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme olsun. 3. maddemizden sonra 4. maddemiz koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hali hazırda soruşturma devam eden soruşturması tamamlanmış, kavuşturmaya dönmüş, kavuşturmada istinafta gerekçesi onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol ilişkin koruma tedbirleri soruşturma veya kavuşturma bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ile ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir. Gerekse şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair bir madde. İkinci fıkra da üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istisnai veya temiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek dördüncü maddemizde" dedi. Erteleme kararıyla ilgili olarak TCK 221 ve 314. Maddelerinin açık olduğunu belirten Güler, Terörle Mücadele Kanunu 3., 4. maddesi çok açık. Bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararında ortadan kaldırılacağına dair bir hükmü getiriyoruz. Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma hem entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini de arz ediyoruz. Bu suçlardan mahkum olanların yine aile istisnası belli. Adam öldürme, kastır adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişimi öncesi müebbet bağlaştırmış müebbet hapı cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere diğer bahsettiğim gibi TCK 221. Madde bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme, özel takip ve 10 yıl olaraktan da diğer 15 yıl üstü ve müebbet ve ağlaştırmış müebbet hapı cezası alanlarla ilgili olaraktan bir izleme durumu olacak. Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren de erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına da bir işlenme sahibi de infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak. Tehdit mekanizması işledi. Silahlar tamamen teslim ve imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesiyle beraber 6. maddenin beşinci fıkrasında kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlama temin edecek rütbe içerisinde bir mekanizma oluşturulması. Bu hedef doğrultusunda arkadaşlar yedinci maddeyi kaleme aldık. Yedinci maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi almak suretiyle takip edecek. Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihayet örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendileri feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmene sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde. Biz bu kurula izin vermiş oluyoruz. Burada bir durum var. Kurul yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenli olarak bilgilendirecek Türkiye Büyük bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir izleme komisyonu kurulacak. Bu izleme komisyonu bu süreci takip edip gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak. Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik" şeklinde konuştu. Güler şöyle konuştu: "Süre başlığı. Raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardır. Süremiz bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili bazı savcılıklarında müracaat başlayacak. Yurt dışı olanlar için de yine kurulumuz gerek büyükelçiler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır. Yine raporumuzda süreçte görev alanlara yönelik yasal güvence sağlanması gibi bir başlık vardı. 10. Madde bu kanun kapsamına verilen görevlerle ilgili olaraktan görevi yerine getiren çalışanlara göre hukuki, idari veya ceza sorumlu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kısıtlılık süreleriyle ilgili konuyu hatırlatması üzerine Güler, "Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve şeyi sağlamak, bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl hak yoksunluğu, 10 yıl olanlarda 3 yıl hak yoksunluğu olacak. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil. Doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda karar verecek. Anayasamızın 38. maddesi. Bir mahkumiyet oluşmadan hüküm kesinleşmeden ona bağlı olarak TCK 53. Maddesi bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal maada bir aykırılık teşkil edecektir" ifadelerini kullandı. Güler, kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanundan önce şikayet veya ihbar gelmesi halinde savcıların kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edeceklerini ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise siyasi partiler, seçim, infaz kanunlarında değişiklik yapılacağını söyledi.

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar" Haber

"Bana satır fotoğrafları gönderiyorlar" diyerek tehdit edildiğini söyledi: "Kardeşimi tandırda yaktılar, beni susturamayacaklar"

Siirt'te boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü öne sürerek, ölüm tehditleri aldığını iddia etti. Pilgir, "Derin yüzülecek, dilin koparılacak" sözleriyle tehdit edildiğini ve kendisine satır fotoğrafı gönderdiğini söyledi. Dosyanın avukatı Gurbet Bilbay ise vahşetin en dikkat çekici yönünün tandır iddiası olduğunu belirterek, cesedin bulunamaması nedeniyle soruşturmanın kovuşturma aşamasına geçemediğini ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin görevlendirilmesini istedi. Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır kendisinden haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'e ilişkin soruşturma sürerken, ablası Halime Pilgir ile ailenin avukatı Gurbet Bilbay çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Kardeşimin en azından bir mezarı olsun" Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, "Kardeşimin cansız bedeninin bulunmaması benim canımı gerçekten çok sıkıyor, çok üzülüyorum. En kısa zamanda bulacaklarına inanıyorum. Devletime inanıyorum. Siirt Başsavcısı bana, olayın sonuna kadar gideceğinin sözünü verdi. Ben istiyorum ki en azından kardeşimin bir mezarı olsun. Çocuklara hesap veremiyorum, kendime hesap veremiyorum. İçimde bir suçluluk duygusu var. Bunu daha fazla yaşamak istemiyorum. Çok fazla tehdit alıyorum. Bu hafta iki ayrı tehdit aldım. Artık erkekler bıraktı, kadınlar üzerinden tehdit alıyorum. Sosyal medya üzerinden beni aradılar. Akrabaları ‘Neden bu olayı ortaya çıkarıyorsun? Kadınsın, yerinde oturacaksın' dediler. Sürekli bu ifadeleri kullanıyorlar. Ben kadınların hakkını aradığım için çok ağır tehditler alıyorum" dedi. Telefonla ya da mesajla yapılan tehditleri devlete bildirdiğim için üçüncü kişiler üzerinden tehditler aldığını belirten Pilgir, "Buna artık bir an önce dur denmesini istiyorum. Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerekiyor? Eğer bugün beni korumuyorlarsa ve ben öldürülürsem, hiç kimsenin benim mezarıma gelmesini istemiyorum. İlk tehdit canlı yayında geldi. ‘Derin yüzülecek, dilin koparılacak' dediler. Kadın olduğum üzerinden çok ağır hakaretlerde bulundular. Sonra bu tehditler daha da ilerledi. İkinci tehdit de yine sosyal medyada bir canlı yayında geldi. Bana ve gazetecilere satır fotoğrafları gönderdiler. Ardından bana yönelik çok ağır küfür ve hakaretler yazdılar. Terbiyem müsaade etmediği için bunları söyleyemiyorum. Bunların hepsini savcılığa da, polise de verdim. Ama hala dışarıda geziyorlar ve başkaları üzerinden bana mesaj göndermeye devam ediyorlar. ‘Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz' diye mesaj atıyorlar" diye konuştu. "Beni susturamayacaklar" Mekiye'nin büyük kızının 8 yaşındayken, öğretmenine, annesinin tandırda yakıldığını, kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını söyleyen Pilgir, "Öğretmeni bize ulaştı ve bunları anlattı. Ben Siirt'e gidip kendisiyle de görüştüm. Bütün bilgileri ve mesajları savcımıza teslim ettik. Ben artık en kısa zamanda bunun çözülmesini istiyorum. Altı yedi aydır bunun için mücadele ediyorum. Elbette her şey bir anda olacak değil. Çünkü binlerce cinayet dosyası var. Ama birilerinin o çocukları kurtarması gerekiyor. Neden hâlâ oradalar, ben bunu da bilmiyorum. Beni tehdit etmeleri yetmiyormuş gibi susturamadılar. Şimdi de bana ulaşan o kadını susturmaya çalışıyorlar. Babaanne neden hala dışarıda? O babaannenin yanına çocukların bırakılmaması gerekiyor. O kadın Mekiye'nin cesedi parçalanırken oradaydı. O kadının yanına çocukları bırakmayın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Hem kendi hakkımı, hem kız kardeşimin hakkını, hem de imam nikâhlı eşinin hakkını savunacağım. Orada öldürülen, yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım. Beni susturamayacaklar" ifadelerini kullandı. "Biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek, öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin" Avukat Gurbet Bilbay ise "Davamız şu an soruşturma aşamasında. Henüz kovuşturma aşamasına geçemedik. Bunun nedeni de cesedin hala bulunamamış olması. Bizim öncelikli amacımız cesedin bulunması. Bununla ilgili gereken çalışmaların yapılması için JAK ekibinin görevlendirilmesini de talep ettik. Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görev almasını ve yer altı çalışmalarının yapılmasını istedik. Ancak bununla ilgili henüz bize bir dönüş yapılmadı. Şu an aile tedirgin. Savcımız da bize şunu söyledi; evet, şu an üç kişi tutuklandı ama bunun mahkumiyet için yeterli olmayabileceğini ifade etti. ‘Ceset varsa ceza var' deniliyor. Evet, Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusu da işleniyor. Ancak bunun için çok güçlü deliller gerekiyor. Bu dosyada şüphelilerin çelişkili ifadeleri var, tanık beyanlarımız var. Fakat bunlar tek başına yeterli görülmeyebilir. ‘Cesetsiz cinayet dosyalarında yalnızca soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engel, yarın öbür gün öldüğü düşünülen kişinin ortaya çıkabilme ihtimalidir.' Ancak biz biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek. Öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin. Hatta bize, ‘Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir. ' Bu durum aileyi çok üzüyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.