Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Koruyucu Sağlık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Koruyucu Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruyucu Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı Haber

Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine çalışanı Dr. Öğr. Üyesi Kardiyoloji Uzmanı Enes Çelik, kalp ve damar hastalıkları, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli ölüm ve hastalık nedenleri arasında yer almakta olduğunu söyledi. Çelik, "Bununla birlikte, bu hastalıkların büyük bir bölümü; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi ile önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir. Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan hastalıklar değildir. Sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı, aşırı tuz tüketimi, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörleri yaşamın erken dönemlerinden itibaren kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Hipertansiyon başta olmak üzere birçok kardiyovasküler risk faktörü uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Ayrıca göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, ani gelişen güçsüzlük veya konuşma bozukluğu gibi belirtiler zamanında fark edilmediğinde kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı, kalp sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir" dedi. "Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir" Dr. Öğr. Üyesi Kardiyoloji Uzmanı Enes Çelik açıklamasının devamında, "Sağlık Bakanlığı olarak kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalarımızı koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürmekteyiz. Bu kapsamda; birinci basamak sağlık hizmetlerinde kardiyovasküler risk değerlendirmeleri yapılmakta, Hipertansiyon, diyabet ve dislipidemi gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimi desteklenmekte, tütün kullanımının önlenmesine yönelik kapsamlı mücadele yürütülmekte, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik edilmekte. Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Kalp sağlığının korunması; yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir" dedi. "Unutulmamalıdır ki; kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır" Çelik son olarak, "Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için her bir bireyin tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması, ideal vücut ağırlığını koruması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi. Hekim önerilerine uygun tedavi ve ilaçlarını aksatmadan kullanması, Aile Hekimine başvurarak kardiyovasküler risk değerlendirmesini yaptırması, Sağlıklı Hayat Merkezlerini ziyaret ederek sağlıklı hayat danışmanlığı alması, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesi artırılabilir hem de toplumdaki hastalık yükü önemli ölçüde azaltılabilir" ifadelerine yer verdi.

Bursa sağlık için yürüdü Haber

Bursa sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasında planlanan etkinlikler, yürüyüşle başladı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. BEDENİNİ DİNLE, HAREKETE GEÇ 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Nilüfer’de 3. Halk Sağlığı Günleri başladı Haber

Nilüfer’de 3. Halk Sağlığı Günleri başladı

Nilüfer Belediyesi’nin koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlediği 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri, Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde başladı. Üç gün boyunca ücretsiz sağlık kontrolleri, atölyeler ve söyleşilere ev sahipliği yapacak programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir; sağlığın temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak belediyenin sağlık hizmetlerini, kadınlara ve çocuklara yönelik projelerini ve kentin doğasını koruma kararlılığını anlattı. Nilüfer Belediyesi’nin, toplumun sağlığını korumak ve sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “Sağlık Varsa Gelecek Var” temasıyla düzenlediği 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başladı. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlik kapsamında işitme testi, göz taraması, vücut kitle indeksi ölçümü ve skolyoz kontrolü gibi taramalar ücretsiz olarak yurttaşlara sunulacak. Program kapsamında ayrıca uzmanların katılımıyla bilgilendirici seminer ve atölyeler gerçekleştirilecek. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “SAĞLIK, KONUT VE EĞİTİM PİYASA ŞARTLARINA BIRAKILAMAZ” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı bireylerle inşa edilebileceğini belirterek, belediyenin kaynaklarının adil bir şekilde doğrudan halkın yararına kullanıldığını söyledi. Sağlığa erişimin temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları şu sözlerle aktardı: “Sağlık, barınma ve eğitim hizmetleri parayla ölçülecek alanlar değildir. Biz Nilüfer’de halkımızın bize emanet ettiği bütçeyi yine halkımızın sağlığı için kullanıyoruz. Türkiye’de yatılı Alzheimer merkezi bulunan tek belediyeyiz. Bu hizmetin maliyeti ve işletme yükü çok yüksek, ancak bu tür hastalıkların getirdiği bakım yükünün büyük oranda kadınların omuzlarına kaldığını biliyoruz. Kadınların yaşamını kolaylaştırmak ve onları desteklemek adına bu sorumluluktan kaçmıyoruz. Dezavantajlı yurttaşlarımız için Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi’mizde tekerlekli sandalye tamirinden eğitime kadar pek çok destek veriyor, Bursa Kanserle Savaş Derneği Moral Evi’mizle ailelerimizin yanında oluyoruz. 7 Nisan’dan bu yana sağlık merkezlerine gidemeyen bin 294 hastamıza doğrudan evinde sağlık hizmeti ulaştırdık. 10 Şubat’ta hayata geçirdiğimiz Anne Taksi uygulamasıyla 6 ayda 2 bini aşkın hamile ve 0-2 yaş aralığında çocuğu olan kadını kamu hastanelerindeki kontrollerine güvenle taşıdık.” Yeni başlattıkları Nilüfer95 projesine de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Adını 36 aylık çocukların ortalama boyu olan 95 santimetreden alan Nilüfer 95 çalışmamızla, gebeliğinden 7’inci ayından çocuğun 3 yaşına kadar aileyle birlikte yol yürüyoruz; psikolojik destekten beslenme danışmanlığına kadar her aşamada yanlarında oluyoruz. 3 yaşını dolduran evlatlarımıza da Nilüfer’in nitelikli kreşlerinde eğitim veriyoruz. Hedefimiz bin civarındaki kreş kapasitemizi yeni yatırımlarla 5 bin civarına çıkarmak” dedi. Sağlıklı bir kent olmanın sadece tıbbi hizmetlerle sınırlı kalmayacağını, çevreyi ve doğayı korumanın da doğrudan bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in kontrolsüz büyüme ve sanayi baskısıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kentin havasını, suyunu ve verimli topraklarını korumak zorunda olduklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Katı atık tesisi projelerine, taş ocaklarına, tarım alanlarını yutacak sanayi genişlemelerine ve çimento fabrikası girişimlerine direniyoruz. Sağlıklı bir Nilüfer, ancak doğası korunan bir Nilüfer ile mümkündür” diye konuştu. NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN SAĞLIK ÇALIŞMALARINA ÖVGÜ Törende konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, yerel yönetimlerin koruyucu sağlık hizmetlerindeki kritik rolüne değinerek, Nilüfer Belediyesi’nin kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşları kanser taramaları için araçlarla kente taşımasının ve sağlık profesyonelleriyle köylere hizmet götürmesinin Türkiye için örnek bir model olduğunu ifade etti. Türkkan, Alzheimer Hasta Konuk Evi gibi yüksek bütçeli ve işletmesi zor sosyal yatırımların sürdürülmesinin büyük bir kamu hizmeti olduğunu belirtti. Bursa Uludağ Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu ise üniversite ve yerel yönetimin yürüttüğü ortak çalışmaların sahadaki karşılığına dikkat çekti. Uncu, hekimler ve sağlık profesyonelleriyle birlikte sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken yurttaşların doğrudan evlerinde ziyaret edilerek sağlık hizmeti sunulacağını dile getirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde başlayan 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri, 5 Eylül Cumartesi gününe kadar halka açık ve ücretsiz tarama programlarıyla devam edecek.

CHP’li Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır Haber

CHP’li Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, aile planlaması hizmetlerinde yaşanan tedarik sorunlarına dikkat çekerek, korunmanın bir hak olduğunu ve ücretsiz erişimin sosyal devletin sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Erbay, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yurttaşların koruyucu sağlık hizmetlerine ücretsiz ve eşit biçimde erişimini sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek, 245 Aile Sağlığı Merkezi çalışanıyla yapılan çalışmada merkezlerin yüzde 89,7’sine son bir yıl içinde rahim içi araç (RİA) tedarik edilemediğinin ortaya çıktığını ifade etti. “BU, BASİT BİR MALZEME EKSİKLİĞİ DEĞİL” Söz konusu durumun yalnızca bir malzeme eksikliği olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Erbay, bunun sağlık politikalarındaki ihmalin, planlama eksikliğinin ve tedarik sorunlarının sonucu olduğunu savundu. Aile planlamasının kadınlar açısından temel bir sağlık hakkı olduğunu vurgulayan Erbay, hizmetlerin aksamasının istenmeyen ve riskli gebelikleri artırabileceğini, bunun da halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. “KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN VAZGEÇİLEMEZ” Sağlık Bakanlığı’nın görevinin yalnızca ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek olmadığını belirten Erbay, koruyucu sağlık hizmetlerinin zamanında, sürekli ve herkes için erişilebilir olması gerektiğini ifade etti. Erbay açıklamasında, “Korunmak lüks değildir. Aile planlaması bir hak, ücretsiz erişim ise sosyal devletin sorumluluğudur. Sağlıkta tasarruf adı altında koruyucu hizmetlerden vazgeçilemez. Kadın sağlığı ertelenemez” dedi.

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor

Nilüfer Belediye tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Nilüfer Halk Sağlığı Günleri", 3-4-5 Eylül tarihlerinde Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleşecek. Ücretsiz sağlık taramalarından bilgilendirici atölyelere, uzman söyleşilerinden çocuklar için eğitici etkinliklere kadar geniş bir program Bursalıları bekliyor. Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla "3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri"ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz" dedi. Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde "Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme" ile "Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar" başlıkları ele alınacak. Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak.

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM Haber

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM

Kadın sağlığında yalnızca mevcut şikâyete odaklanmak yerine, kişinin yaşam biçimi, beslenme düzeni, uyku kalitesi, stres düzeyi ve metabolik durumunun birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor. Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, fonksiyonel tıp yaklaşımının kadın sağlığına daha geniş bir perspektiften bakılmasına katkı sunduğunu belirterek, bu yaklaşımın modern tıbbın yerine değil, yanında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kadınların yaşam boyunca farklı hormonal ve metabolik süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Op. Dr. Gökhan Gölcük, adet düzensizlikleri, menopoz, kilo kontrolünde yaşanan güçlükler ve bazı hormonal yakınmalarda hastanın genel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. “Tek bir belirtiye bakmak yeterli olmayabilir” Kadın sağlığında birçok faktörün birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Op. Dr. Gölcük, özellikle beslenme, uyku, stres ve fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında tek bir belirtiye bakarak bütün tabloyu değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Beslenme, uyku, stres, fiziksel aktivite ve metabolik durum gibi unsurların sağlık üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak, kişiye özgü bir takip planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir” dedi. Kadınların üreme çağından menopoz dönemine kadar farklı ihtiyaçlarla karşılaşabildiğini belirten Op. Dr. Gökhan Gölcük, bu süreçlerde hastanın sağlık öyküsü ve yaşam koşullarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. “Amaç uzun vadeli sağlığı desteklemek” Fonksiyonel tıp yaklaşımında mevcut yakınmaların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da değerlendirilmesinin koruyucu sağlık anlayışını desteklediğini ifade eden Op. Dr. Gökhan Gölcük, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında hedefimiz yalnızca mevcut bir sorunu tedavi etmek değil, düzenli kontroller, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye uygun takip ile uzun vadeli sağlığı desteklemektir. Fonksiyonel tıp perspektifi de hastayı daha geniş bir çerçevede değerlendirmemize katkı sağlayan yaklaşımlardan biridir” diye konuştu. Modern tıbbın alternatifi değil Fonksiyonel tıp yaklaşımının standart tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Gölcük, düzenli jinekolojik muayene, gerekli taramalar, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bilimsel temelli tanı ve tedavi süreçlerinin kadın sağlığındaki temel yaklaşım olduğunu söyledi. Fonksiyonel yaklaşımın ise bu süreçlere yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres yönetimi ve bireysel risk faktörlerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi açısından katkı sağlayabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük açıklamasını “Fonksiyonel yaklaşımı modern tıbbın yerine konumlandırmak doğru değil. Esas olan, bilimsel tanı ve tedavi süreçlerini koruyarak hastanın yaşam tarzını ve bireysel özelliklerini de değerlendirebilmek. Böylece kadın sağlığına daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşabiliriz” diyerek tamamladı.

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte! Haber

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!

TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi. Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8’inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obez olduğu belirlendi. Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6’sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7’de kaldı. Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü. Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı. Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi. Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1’e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu. Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59’unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.