Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Koruyucu Hekimlik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Koruyucu Hekimlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruyucu Hekimlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Meme sağlığı için düzenli kontrolleri ihmal etmeyin" Haber

"Meme sağlığı için düzenli kontrolleri ihmal etmeyin"

Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nihan Turhan, meme kanserine ilişkin açıklamalarda bulundu. Meme sağlığının genel vücut sağlığından ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Nihan Turhan, "Sağlık, bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan iyi olması halidir. Meme sağlığı da vücut bütünlüğü içerisinde değerlendirilmeli. Bu nedenle yaşam tarzının düzenlenmesi, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kişisel hijyene dikkat edilmesi ve günlük stresi azaltacak aktivitelere zaman ayrılması önem taşıyor. Doğum ve emzirmenin de meme kanserine karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir" diye konuştu. "Erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor" Meme kanserinde görüntüleme yöntemleri ve biyopsi tekniklerindeki gelişmeler sayesinde hastalığın daha erken evrelerde tespit edilebildiğini ifade eden Doç. Dr. Turhan, "Günümüzde birçok hastada henüz herhangi bir şikâyet ortaya çıkmadan, rutin taramalar sırasında meme kanseri öncesi lezyonlar veya erken evre meme kanseri saptanabiliyor. Erken evrede tanı alan hastalarda daha sınırlı cerrahi işlemlerle tedavi mümkün olabiliyor. Hastanın yaşı, aile öyküsü ve tümörün özellikleri değerlendirilerek tedavi planlanıyor" dedi. "Kadınlar kendi kendine meme kontrolünü ihmal etmemeli" Kadınların kendi kendine meme kontrolünü düzenli olarak yapmasının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, "18 yaşından itibaren kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyoruz. Adet gören kadınlarda muayenenin adet kanaması bittikten 3-4 gün sonra, menopoz dönemindeki kadınlarda ise her ay belirlenen aynı günde yapılması uygun olabilir. Meme başında içe çökme, ciltte çekinti veya kalınlaşma, kızarıklık, ödem, yeni ortaya çıkan şekil ve simetri değişiklikleri, memede veya koltuk altında ele gelen kitle ve meme ucundan kan gelmesi gibi bulguların dikkate alınması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Memede ele gelen her kitle kanser değildir" Memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini ancak her kitlenin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Turhan, şu bilgileri paylaştı: "Memedeki kitleler değerlendirilirken kitlenin ne zamandır bulunduğu, adet döngüsüyle ilişkisi, ağrı olup olmadığı ve eşlik eden meme başı veya cilt değişiklikleri dikkate alınıyor. Kistler, iyi huylu meme hastalıkları ve enfeksiyonlar da kitleye neden olabilir. Ancak özellikle adet döngüsüyle ilişkili olmayan, sert ve hareketi kısıtlı kitlelerin mutlaka araştırılması gerekiyor. Tanı için gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemleri ve biyopsi uygulanabiliyor." "Yaşam tarzı meme kanseri riskini etkileyebiliyor" Beslenme, kilo kontrolü ve fiziksel aktivitenin meme kanseri açısından önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Turhan, "Alkol ve sigara kullanımı meme kanseri riskini artırabilen yaşam tarzı faktörleri arasında yer alıyor. Hareketsiz yaşam ve özellikle menopoz sonrası kilo artışı da dikkate alınması gereken faktörler arasında bulunuyor. Düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve dengeli beslenme meme kanseri riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir" dedi. "Mamografi ve ultrason farklı amaçlarla kullanılıyor" Meme kanserinin erken tanısında mamografinin önemli bir görüntüleme yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, "Mamografi, fizik muayenede ele gelmeyebilecek küçük kitlelerin, kireçlenmelerin ve bazı yapısal değişikliklerin tespit edilmesini sağlayabiliyor. Genel olarak tarama amacıyla mamografi 40 yaşından itibaren uygulanıyor ve kişinin risk durumuna göre takip sıklığı belirleniyor. Meme ultrasonu ise radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemi ve her yaşta uygulanabiliyor. Ancak mamografinin yerine geçmiyor. Hastanın yaşı, şikâyetleri ve risk durumuna göre ultrason, tomosentez, kontrastlı mamografi veya MR gibi yöntemlerden de yararlanılabiliyor" açıklamasında bulundu. "Aile öyküsü olan kadınlarda takip daha erken başlayabiliyor" Ailesinde meme, rahim veya yumurtalık kanseri bulunan kadınların takiplerinin kişisel risklerine göre planlanması gerektiğini aktaran Doç. Dr. Turhan, "Ailede meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda taramalara daha erken yaşta başlanır ve daha sık aralıklarla yapılabilir. Gerekli durumlarda mamografi ve ultrasona ek olarak meme MR’ı gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabiliyor. Ailede birden fazla meme, rahim veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunması durumunda genetik değerlendirme de gündeme gelebiliyor. Bu nedenle aile öyküsü bulunan kadınların hekimleriyle görüşerek kendilerine uygun takip programını oluşturmaları önemli" dedi. "Şikâyeti olmayan kadınlar da düzenli taramalarını yaptırmalı" Meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesinde düzenli taramaların önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Turhan, "Meme kanseri tarama programları kapsamında 40 yaşından itibaren kadınlara düzenli mamografi taraması uygulanıyor. Tarama sonucunda şüpheli bulgular saptanan kadınlar ileri değerlendirme için ilgili hekimlere yönlendiriliyor. Aile öyküsü veya başka risk faktörleri bulunan kadınlarda ise takip programı kişiye özel olarak daha erken yaşta başlatılabiliyor. Memede ele gelen kitle, meme ucundan sıvı veya kan gelmesi, meme ucunda çökme, ciltte çekinti, portakal kabuğu görünümü ya da koltuk altında ele gelen kitle gibi değişikliklerde rutin kontrol tarihi beklenmeden hekime başvurması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Erken tanı ile tedavi daha sınırlı cerrahiyle mümkün olabiliyor" Meme kanserinde günümüzde farklı cerrahi ve tıbbi tedavi seçeneklerinin bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Turhan, "Meme kanseri erken saptandığında birçok hastada meme kaybı yaşanmadan tedavi mümkün olabiliyor. İleri evre hastalarda da etkili ilaç tedavileri ve meme onarımı için rekonstrüksiyon seçenekleri bulunuyor. Koruyucu hekimlik kapsamında yaşam tarzının düzenlenmesi, kendi kendine meme muayenesi ve rutin doktor kontrollerinin önemini tekrar vurgulamak istiyorum" dedi.

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur" Haber

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur"

Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl düzenlenen Halk Sağlığı Haftası, bu yıl "Her Gün Halk Sağlığı" ana teması ve "7 Günde 7 Tema" konseptiyle kutlanıyor. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, modern tıbbın en temel sorumluluğunun bireyler henüz hastalanmadan koruyucu tedbirleri hayata geçirmek olduğuna dikkat çekti. Gelişmiş sağlık sistemlerinin başarısının toplumun genel sağlık okuryazarlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemle ölçüldüğünü belirten Dr. Özcan Akan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan; bireyin anne karnından itibaren tüm yaşam evrelerini kapsayan geniş bir vizyondur. Bu yıl Bakanlığımızın belirlediği 7 ana tema; anne-çocuk sağlığından aşı bilincine, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalık izlemlerine, hareketli yaşamdan kanser taramalarına kadar hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Profesyonel sağlık yöneticiliğim süresince çok büyük emek ve öncelik verdiğim koruyucu hekimlik anlayışı ve Sağlıklı Yaşam Merkezlerinin (SYM) sunduğu imkânlar, toplumumuzun henüz hastalanmadan bilinçlenmesi ve erken teşhis imkanlarına erişebilmesi açısından kritik bir yere sahiptir. Medicana Bursa Hastanesi olarak, multidisipliner anlayışa sahip kadromuz ve ileri teknolojik altyapımızla sadece tedavi edici tıpta değil, toplum sağlığını koruyucu hekimlik ve erken teşhis süreçlerinde de Bursa halkının yanında yer almayı temel misyonumuz kabul ediyoruz." Dr. Özcan Akan, hafta boyunca öne çıkarılan odak alanlarına yönelik çalışmalarını şu başlıklarla özetledi; "Anne Sağlığı: Güçlü kadın doğum ve hekim kadromuzla anne sağlığı önceliğimizdir. Çocuk Sağlığı: Uzman pediatri kadromuzla çocuklarımızın sağlığını çok önemsiyoruz.Gebe okullarımız ve uzman pediatri kadromuzla anne ve çocuk sağlığını ilk günden itibaren titizlikle takip ediyoruz. Kronik Hastalıklarla Mücadele: Diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarında düzenli taranma ve izlem süreçlerinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyoruz. Bağımlılıkla Mücadele: Alkol, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı konusunda toplum bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kanser türlerinde erken tanının tedavi başarısındaki en kritik faktör olduğunun bilinciyle tarama programlarına aralıksız destek veriyoruz. Aktif Yaşam: Fizik Tedavi Ünitemiz ile sağlıklı hayat için aktif yaşamı destekliyoruz. Obezite ile Mücadele : Güçlü hekim kadromuzla Obezite ile mücadeleyi odak noktamız haline getirdik" Açıklamasını Bursa kamuoyuna çağrıda bulunarak tamamlayan Dr. Özcan Akan, "Tüm vatandaşlarımızı sağlıklarını ertelememeye, düzenli kontrollerini yaptırmaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki, sağlıklı bir toplum güçlü bir geleceğin en temel şartıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.