Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Koordinasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yenişehir’de son iki yılda 100 bin metrekare parke taşı döşendi Haber

Yenişehir’de son iki yılda 100 bin metrekare parke taşı döşendi

Yenişehir Belediyesi, ilçe genelinde ulaşım konforunu artırmak ve mahallelerin yol ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında son iki yılda yaklaşık 100 bin metrekare kilitli parke taşı döşemesi gerçekleştirdi. Yenişehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, merkez ve kırsal mahallelerde yol yapım, bakım ve yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Mahallelerin öncelikli ihtiyaçları ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda hazırlanan çalışma programı kapsamında, altyapısı tamamlanan cadde ve sokaklar kilitli parke taşıyla yenileniyor. Son iki yıllık dönemde ilçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 100 bin metrekarelik alan parke taşıyla kaplanırken, özellikle uzun yıllardır yol sorunu yaşayan bölgelerde kalıcı çözümler üretilmesine ağırlık verildi. Merkezde ve kırsalda çalışmalar sürüyor Belediye ekipleri merkez mahallelerde yürüttüğü çalışmaların yanı sıra kırsal mahallelerde de parke taşı uygulamalarını sürdürüyor. Son olarak Kurtuluş Mahallesi Cennet Sokak'ta altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından 2 bin 500 metrekarelik yol parke taşıyla yenilendi. Marmaracık Mahallesi'nde ise 3 bin metrekarelik parke taşı çalışması tamamlandı. Başkan Özel: "İhtiyaç olan her noktaya ulaşıyoruz" Çalışmaları değerlendiren Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, göreve geldikleri günden bu yana merkez-kırsal ayrımı yapmadan hizmet üretmeye gayret ettiklerini belirterek, "Yenişehir’imizin çözüm bekleyen sorunlarını birer birer ele alıyoruz. Son iki yılda ilçemiz genelinde yaklaşık 100 bin metrekare parke taşı döşemesi gerçekleştirdik. Bizim için önemli olan yalnızca rakamlar değil; yapılan her çalışmanın hemşerilerimizin günlük hayatına dokunması ve uzun yıllar hizmet verecek kalıcı bir çözüme dönüşmesidir" dedi. "Altyapısı tamamlanan yolları yeniliyoruz" Çalışmalarda planlı hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Özel, özellikle altyapısı tamamlanan bölgelerde üstyapı çalışmalarına hız verdiklerini ifade ederek, "Bir yolu bugün yapıp yarın yeniden kazmak istemiyoruz. Bu nedenle ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde altyapısı tamamlanan cadde ve sokaklarımızı programımıza alıyoruz. Ardından ekiplerimiz parke taşı ve yol düzenleme çalışmalarını gerçekleştiriyor. Böylelikle belediyemizin kaynaklarını doğru kullanırken daha kalıcı hizmetler de ortaya çıkarıyoruz" diye konuştu.

Farah Zeynep Abdullah’ın Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasındaki ifadesi ortaya çıktı Haber

Farah Zeynep Abdullah’ın Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasındaki ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında savcılıkta ifade veren Farah, deprem döneminde Ahbap Derneği’nin çalışmalarına katılmadığını, derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada bulunmadığını belirtti. Farah, "Ben yalnızca Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm. Faydalı olduğumu da düşünüyorum" dedi. "Kamuoyuna yansıyan kısmından çok daha derin ve büyük sorunlar olduğunu öğrendim" Soruşturmaya konu olayları önce medya üzerinden takip ettiğini belirten Farah, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı müracaatın ardından olayın kamuoyuna yansıyan kısmından daha kapsamlı olduğunu öğrendiğini söyledi. Farah ifadesinde, "Olan biteni önce medya üzerinden kendi imkanlarımla takip ettim. Şimdi de Cumhuriyet Başsavcılığınıza bizzat müracaat etmem üzerine kamuoyuna yansıyan kısmından çok daha derin ve büyük sorunlar olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu durum benim üzüntümü ve hayal kırıklığımı daha da arttırdı" ifadelerini kullandı. "Derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada bulunmadım" Deprem döneminde derneğin çalışmalarına katılmadığını belirten Farah, "Ben zaten o dönem dernekle ilgili olan çalışmalara katılmadım. Derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada da bulunmadım" dedi. O dönemde doğrudan bağış toplanması konusunda mesafeli olduğunu belirten Farah, depremzedelere karşı sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ifade ederek, "İç dünyamda yaşanan felaket üzerine doğrudan bağış toplanmasını da tam olarak bir yere oturtamamıştım. O yüzden yapılan çalışmalara çok mesafeli yaklaşmıştım ancak elbette ki yaşanan felaket üzerine bir sosyal sorumluluğum olduğunun bilincindeydim" ifadelerini kullandı. "Ahbap Derneği ile koordineli herhangi bir faaliyetim olmadı" Depremzedelerle doğrudan iletişim kurduğunu anlatan Farah, bu çalışmalarını kendi imkanlarıyla yürüttüğünü belirtti. Farah, "Bu bilinçle doğrudan depremzedelerle iletişimler kurdum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Yaptığımı da düşünüyorum" dedi. Ahbap Derneği ile herhangi bir koordinasyon içinde olmadığını ifade eden Farah, "Ahbap Derneği ile koordineli bir şekilde herhangi bir faaliyetim de olmadı" diye konuştu. "Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaptım" Farah, deprem döneminde yaptığı çalışmalara ilişkin ise "Ben yalnızca Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm. Faydalı olduğumu da düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bağışların yerli yerinde kullanıldığını öğrenip mutlu olmayı dilerdim" Soruşturmaya konu iddialardan duyduğu üzüntüyü de dile getiren Farah, depremzedeler için toplanan bağışların amacına uygun şekilde kullanıldığını görmek istediğini söyledi. Farah, "Şu anda o dönem bir yaraya merhem olmak için toplanılmış olan bağışların yerli yerinde ve tam ihtiyaç giderici olarak kullanıldığını öğrenip mutlu olmayı dilerdim. Bununla gururlanmak isterdim ancak durumun tam aksi olduğunu, en azından iddiaların bu yönde olduğunu görmek benim için üzücüdür" dedi.

İrem Helvacıoğlu Ahbap hakkında ifade verdi Haber

İrem Helvacıoğlu Ahbap hakkında ifade verdi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında oyuncu İrem Helvacıoğlu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Helvacıoğlu, deprem döneminde Ahbap Derneği’nin yardım faaliyetlerine gönüllü olarak destek verdiğini belirterek, "6 Şubat depremi sebebiyle Ahbap Derneği’nin yardım faaliyeti sırasında herhangi bir maddi kazancım asla olmamıştır" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması sürüyor. Bu kapsamda, oyuncular Berna Laçin, Eda Ece, Farah Zeynep Abdullah, İrem Helvacıoğlu ve Kerem Bürsin, ifade vermek üzere savcılığa çağrılmıştı. Konuya ilişkin, oyuncu İrem Helvacıoğlu, ifade vermek üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayına geldi. "Haluk Levent ile 2021 yılındaki orman yangınında tanıştım" Öte yandan, İrem Helvacıoğlu’nun savcılık ifadesine de ulaşıldı. Haluk Levent ile bir samimiyeti olmadığını belirten Helvacıoğlu, "Haluk Levent’i yanlış hatırlamıyorsam 2021 yılında İzmir' de meydana gelen orman yangını olayında tanımıştım. O dönemde kendisinin AHBAP Derneğinde faaliyette bulunduğunu biliyorum. O yangında ormanda yaşayan hayvanların tedavilerinde ve yemek ihtiyaçları için maddi/ manevi yardımda bulunmuştum. Ne kadar maddi yardımda bulunduğumu şuan hatırlamıyorum. Kendisiyle herhangi bir samimiyetim de yoktur " ifadelerini kullandı. "Ahbap’a maddi bağış yapmadım" 6 Şubat depremlerinin ardından yardım çalışmalarına katıldığını belirten Helvacıoğlu, "Ahbap Derneği’ne 6 Şubat deprem döneminde herhangi bir maddi yardımım olmamıştır. AFAD’ın yardım faaliyetlerinde de yer aldım. Deprem bölgesine yardım ulaştırabilmek için elimden geldiğince tüm yardım organizasyonlarına destek olmaya çalıştım" dedi. "Firmalarla dernek arasında koordinasyon sağladım" Deprem dönemi faaliyetlerinden bahseden Helvacıoğlu, "Depremzede vatandaşların temel ihtiyaçları ile ilgili olarak mesela bir çocuk bezi gibi eşyalar ile alakalı çocuk bezi üretici firmaları ile irtibata geçip, örneğin Hatay' da bildirilen bez ihtiyacı kapsamında firmayla görüşme sağlayıp elimde bulundurdukları miktar kadar fiyat anlaşması yapıp, firmadan almış olduğum IBAN' ı ve anlaşmış olduğum miktarı bedel olarak dernek yetkililerine bildirirdim. Onlar da söz konusu firma ile irtibata geçip, ihtiyaç olan eşyanın satın alınması üzerine görüşmeler yapardı ve bu şekilde de deprem bölgelerine firma tarafından gönderilirdi. Bu gibi faaliyet içerisinde oldum. Bunun dışında herhangi bir maddi beklentisi olan ihtiyaç olan eşyaları da benim şahsi olarak görüştüklerim firmalar arasından gönderen firmalar da olmuştur" şeklinde konuştu. "Yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını bilemezdik" Deprem döneminde birçok gönüllünün görev yaptığı bir koordinasyon merkezinde çalıştığını anlatan Helvacıoğlu, "Sağlanan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı, benim ve benim gibi yardım faaliyetinde bulunan kişilerin bilebileceği bir durum değildi. Bunu dernek yetkililerinin verdiği bilgiler doğrultusunda öğreniyorduk. Bazen de depremzedelerin sosyal medya üzerinden gönderdiği mesajlardan anlayabiliyorduk" diye konuştu. "Bu durum beni çok üzdü" Devlet kurumlarını hedef alan herhangi bir paylaşım ya da açıklamasının bulunmadığını söyleyen Helvacıoğlu, Kızılay ve AFAD gibi kurumlara da destek olunması için çaba gösterdiğini ifade etti. Yardım faaliyetlerinde tek amacının depremzedelere en kısa sürede ulaşmak olduğunu belirten Helvacıoğlu, "Bu soruşturmalar neticesinde Ahbap Derneği’nin faaliyeti dışında bir amaçla hareket ettiğini öğrendim. Bu durum beni çok üzdü. Benim 6 Şubat depremi sebebiyle Ahbap Derneği’nin yardım faaliyeti sırasında herhangi bir maddi kazancım asla olmamıştır. Soruşturma sonucunda gerçekten yardıma muhtaç insanlara ulaşması gereken maddi yardım kaynaklarını kendi uhdelerinde kullanmışlarsa cezalandırılmalarını da yürekten isterim" dedi. İrem Helvacıoğlu ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Cemevi için kritik görüşme Haber

Cemevi için kritik görüşme

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın Uzundere Cemevi'nin yeniden yapımına ilişkin açıklamalarının ardından önemli bir görüşme gerçekleştirildi. Uzun yıllardır yeniden yapılması beklenen Uzundere Cemevi için süreç yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Cemevi yönetimi ve bölge meclis üyeleri, projenin bir an önce hayata geçirilmesi için beklenti ve ihtiyaçları Başkan Tugay'a aktardı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın, Uzundere Cemevi'nin yeniden yapımına yönelik açıklamalarının ardından Cemevi Yönetim Kurulu ile bölge meclis üyeleri Selami İyiler, Ceren Leyla Gür Önalan ve Osman Sarı, Başkan Tugay ile bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmede, Uzundere Cemevi'nin yeniden inşa süreci tüm yönleriyle değerlendirildi. Cemevinin bölge halkı açısından taşıdığı toplumsal ve inançsal önem vurgulanırken, projenin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesine yönelik beklentiler dile getirildi. Görüşmede ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karabağlar Belediyesi'nin koordineli bir çalışma yürütmesinin önemine dikkat çekildi. Yapım sürecinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar, izlenecek yol haritası ve projenin hızlandırılmasına yönelik karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Uzundere Cemevi yönetimi, yıllardır özlemle beklenen projenin artık somut adımlarla ilerlemesini beklediklerini ifade ederek, gerçekleştirilen görüşmenin yeniden yapım sürecine önemli katkı sunması temennisinde bulundu. Uzundere'de yıllardır beklenen Cemevi projesi için gözler şimdi atılacak somut adımlara ve belediyeler arasında yürütülecek koordinasyon sürecine çevrildi.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.