Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Konut Finansmanı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Konut Finansmanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut Finansmanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konutta büyük değişim Haber

Konutta büyük değişim

Türkiye’de aile ve hane yapısındaki değişim, yükselen maliyetler ve dönüşen yaşam alışkanlıkları konut talebini yeniden şekillendiriyor. Daha küçük metrekareli, işlevsel ve erişilebilir konutlara ihtiyaç artarken, çocuklu ailelerin daha geniş konut talebi de devam ediyor. Bu tablo, sektörün tek bir daire tipine yönelmek yerine farklı ihtiyaçlara cevap veren dengeli projeler üretmesini zorunlu kılıyor. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, konut metrekarelerindeki küçülmenin yalnızca maliyet baskısıyla açıklanamayacağını, demografik ve toplumsal değişimin de doğru okunması gerektiğini söyledi. Başkan Demir, “Konutların metrekareleri küçülüyor; ancak bu dönüşümü yalnızca yüksek maliyetlerle açıklamak eksik kalır. Toplumun kendisi, aile yapısı ve insanların yaşam biçimleri değişiyor. Eskiden ağırlıklı olarak 3+1 veya 4+1 üzerinden şekillenen konut anlayışının yanında bugün tek kişinin, genç bir çiftin, iki kişilik bir hanenin ya da çocuklu tek ebeveynli bir ailenin ihtiyacına cevap verecek farklı konut tiplerine daha fazla ihtiyaç var” dedi. Hanehalkı Küçülüyor, Konut İhtiyacı Çeşitleniyor TÜİK’in 12 Mayıs 2026’da yayımladığı “İstatistiklerle Aile, 2025” bültenine göre Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 2008’de 4 kişi iken 2025’te 3,08 kişiye geriledi. Tek kişilik hanehalklarının toplam içindeki oranı 2014’te yüzde 13,9’dan 2025’te yüzde 20,5’e yükselirken, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranı yüzde 67,4’ten yüzde 62,7’ye düştü. Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının payı ise aynı dönemde yüzde 7,6’dan yüzde 11,3’e çıktı. Bu değişimin konut üretimine doğrudan yansıdığını ifade eden Demir, “Herkes için aynı büyüklükte ve aynı planlama anlayışında konut üretmek artık doğru değil. Bir kişinin yaşayacağı konut ile dört kişilik bir ailenin ihtiyaç duyduğu konutun planı, alan kullanımı ve maliyeti aynı olamaz. Önümüzdeki dönemde konut üretiminde çeşitliliği artırmamız gerekiyor” diye konuştu. “Bütün Konutları Küçültmek de Doğru Değil” Değişen talebin, bütün projelerin küçük dairelerden oluşması gerektiği şeklinde okunmaması gerektiğini vurgulayan Demir, çocuklu ve geniş ailelerin daha büyük konut ihtiyacının devam ettiğine dikkat çekti. Demir, “Bir projede yalnızca 1+1 üretmek de yalnızca 3+1 üretmek kadar tek tipçi olabilir. Mesele büyük veya küçük konuttan birini diğerine üstün tutmak değil; bulunduğu bölgenin demografik yapısına, ulaşım olanaklarına, altyapısına ve sosyal ihtiyaçlarına uygun, dengeli bir konut karması oluşturmaktır. Amaç küçük evleri çoğaltmak değil, doğru yerde doğru büyüklükte konut üretmektir” ifadelerini kullandı. Daha Küçük Konut, Daha Niteliksiz Konut Olmamalı Küçük metrekareli konutlarda tasarım ve uygulama kalitesinin daha da önem kazandığını belirten Demir, güvenlik ve yaşam kalitesinden taviz verilemeyeceğini söyledi. Demir, “Metrekare küçüldükçe her alanı doğru kullanma sorumluluğu artıyor. Deprem güvenliği, yapı kalitesi, sağlıklı iç ortam ve enerji verimliliği hiçbir koşulda ikinci plana atılamaz. Depolama alanı, doğal ışık, ısı ve ses yalıtımı, erişilebilir tasarım ve gerektiğinde farklı amaçlarla kullanılabilecek esnek mekânlar daha da önemli hale geliyor. Küçük ama iyi tasarlanmış bir konut, büyük fakat verimsiz bir konuttan çok daha işlevsel olabilir” dedi. Erişilebilirlik Sadece Metrekareyle Çözülmez Konut maliyetlerindeki artışın dönüşümü hızlandırdığını ifade eden Demir, erişilebilir konut üretiminin yalnızca satış fiyatı üzerinden değil, toplam yaşam maliyeti üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Demir, “Daha düşük metrekare, doğru planlandığında toplam satın alma bedelini; enerji, bakım ve ortak giderleri azaltmaya katkı sağlayabilir. Fakat konuta erişim sorununu yalnızca daireyi küçülterek çözemeyiz. Uygun arsa üretimi, öngörülebilir imar ve ruhsat süreçleri, uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı ile üretim maliyetlerini azaltacak politikalar birlikte ele alınmalı. Aksi halde küçük konut da orta ve dar gelirli vatandaş için erişilemez kalır” diye konuştu. Geleceğin Konutu Değişen Hayata Uyum Sağlamalı Konut üretiminin yalnızca bugünün talebine göre değil, önümüzdeki 10-20 yıllık toplumsal dönüşüm dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Demir, esnekliğin geleceğin konutunda temel ölçütlerden biri olacağını söyledi.

AİLE YILINA ÖZEL ‘İLK EV FİNANSMANI’ ÖNERİSİ Haber

AİLE YILINA ÖZEL ‘İLK EV FİNANSMANI’ ÖNERİSİ

Ülkemizde 2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi, toplumsal yapımızın temel taşı olan aile kurumunun desteklenmesi ve geleceğe güçlü bir şekilde taşınması açısından tarihi bir vizyon ortaya koymuştur. Bu anlamlı süreci şehircilik ve gayrimenkul perspektifinden değerlendiren İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) ve İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Başkanı Şeref Demir, güçlü ailelerin ancak huzurlu, mutlu ve güvenli yuvalarda yetişebileceğini vurguladı. Demir, Aile Yılı vizyonunun taçlandırılması için 2026’nın ikinci yarısında ilk kez ev alacak ailelere yönelik düşük faizli ve uzun vadeli özel konut finansmanı kampanyalarının acilen devreye alınması çağrısında bulundu. "Huzurlu Aile ve Güvenli Gelecek Mühendislik Hizmeti Almış Yuvalarda Kurulur" Ailenin korunması ve desteklenmesinin sadece sosyal politikalarla değil, barınma hakkının güvenceye alınmasıyla da doğrudan ilgili olduğunu belirten İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, şunları söyledi: "Devletimizin aile kurumunu güçlendirmeye yönelik attığı adımları sektör olarak gönülden destekliyoruz. Ancak biliyoruz ki bir ailenin huzuru, çocuklarının geleceğe güvenle bakması, her şeyden önce başlarını sokabilecekleri sağlıklı ve güvenli bir yuvaya sahip olmalarıyla mümkündür. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemizde ve Bursa'mızda, ailelerimizi mühendislik hizmeti almış, depreme dayanıklı modern konutlara kavuşturmak, aile yapımızı korumak adına atılacak en büyük adımdır. Kendi evinin sahibi olan, kira baskısından kurtulan aileler, yarınlarına çok daha mutlu ve huzurlu bir şekilde odaklanacaktır." "Yılın İkinci Yarısında Finansman Muslukları Aileler İçin Açılmalı" İnşaat sektörünün yapı ruhsatlarındaki daire artışlarında da görüldüğü üzere yeni konut üretimi için üzerine düşen hazırlığı yaptığını hatırlatan Demir, yılın ikinci yarısına dair şu politika önerisini paylaştı: "Sektörümüz tüm zorluklara rağmen yeni konut arzı üretmek, kentsel dönüşümü sırtlamak için güçlü bir irade göstermektedir. Üreticinin bu hazırlığı sahadayken, 2026 yılının ikinci yarısında ekonomi yönetimimiz ve kamu bankalarımız tarafından atılacak adımlar hayati bir işlev görecektir. 'İlk Evim' konseptiyle kurgulanacak, sadece ilk kez ev alacak çekirdek aileleri ve yeni evlenecek çiftleri kapsayacak, düşük faizli ve uzun vadeli bir konut kredisi kampanyası, tam da Aile Yılı'nın ruhuna yakışan çok doğru ve isabetli bir makro politika olacaktır." "Ortak Sorumlulukla Ailelerimizin Önünü Açalım" Böyle bir finansman hamlesinin hem sosyal devlet anlayışını pekiştireceğini hem de reel ekonomiye can suyu olacağını ifade eden Şeref Demir, sözlerini şu yapıcı temenniyle tamamladı: "Gelin, 2026 Aile Yılı'nı lafta bırakmayalım ve somut bir seferberliğe dönüştürelim. Kamu ile özel sektörün eşgüdüm içerisinde hareket etmesi, bankacılık sisteminin ailelerimizin konuta erişimini kolaylaştıracak esnek modeller sunması durumunda, binlerce ailemiz kiracılıktan kendi güvenli yuvalarına geçiş yapacaktır. Bu hamle hem kentsel dönüşümü hızlandıracak, hem yüzlerce alt sektörü hareketlendirerek ekonomik büyümeye katkı sağlayacak, hem de en önemlisi toplumun çekirdeğini güvenceye alacaktır. İMSİFED ve İMSİAD olarak ailelerimizin mutlu yarınları ve dirençli şehirlerimizin inşası için her türlü sorumluluğu almaya hazırız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.