Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Konsantrasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Konsantrasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konsantrasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OKUL ZİLİ ÇALMADAN ANNE BABALARA KRİTİK UYARILAR Haber

OKUL ZİLİ ÇALMADAN ANNE BABALARA KRİTİK UYARILAR

Yaz tatilinin sona ermesine kısa bir süre kala çocukların okul düzenine yeniden hazırlanması önem taşıyor. Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu ve Psikoterapisti Görkem Polat, ekran kullanımından uyku düzenine, sorumluluklardan okul algısına kadar ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı. Yaz tatilinde çocukların günlük rutinlerinin değişmesiyle oyun ve hobiler için ayrılan zaman artarken, okulun başlamasıyla birlikte akademik sorumlulukların da yeniden gündeme gelmesi gerekiyor. Oyunun çocukların ruhsal gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Klinik Psikolog ve Psikoterapist Görkem Polat, oyun ve hobilerin çocukların kendilerini ifade etmeleri ve yaratıcılıklarını geliştirmeleri açısından önemli olduğunu söyledi. Görkem Polat, “Okulların açılmasına kısa bir süre kala çocukların akademik sorumlulukları ile oyun ve hobileri dengeleyebilecekleri bir düzene geçmeleri gerekiyor” dedi. Ekran ve uyku düzenine dikkat Tatil döneminde artabilen telefon ve tablet kullanımının okul başlamadan yaklaşık iki hafta önce kademeli olarak azaltılması gerektiğini belirten Polat, çocukların okul döneminde uygulanacak teknoloji kullanım düzenine önceden geçmelerinin uyumu kolaylaştıracağını ifade etti. Uyku düzeninin öğrenme süreçleri üzerinde önemli etkisi bulunduğunu vurgulayan Görkem Polat, tatilde bozulan uyku saatlerinin de okul başlamadan yaklaşık bir hafta önce okul düzenine göre ayarlanmasını önerdi. Çocukların yaşlarına uygun ev işlerinde sorumluluk almalarının ise hem sorumluluk bilincini hem de okul kurallarına uyumlarını desteklediğini kaydetti. “Yaramazsın” mesajından kaçının Ebeveynlerin okul öncesinde kullandıkları dilin çocukların okula bakışını etkileyebileceğine dikkat çeken Polat, negatif uyarılar yerine çocuğun geliştirdiği özelliklere ve yeni dönemde kazanacağı deneyimlere vurgu yapılmasını önerdi. Klinik Psikolog ve Psikoterapist Görkem Polat, “Çok hareketli bir çocuğa ‘Bu sene öğretmenlerini ve arkadaşlarını üzme, daha sakin ve akıllı ol’ demek, çocuğun kendisini ‘yaramaz’ olarak algılamasına neden olabilir. Bunun yerine önceki yıllarda geliştirdiği özellikleri hatırlatmak ve yeni beceriler kazanacağına vurgu yapmak daha sağlıklı olacaktır” diye konuştu. Öğretmen ve okulun korku veya ceza unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini de belirten Polat, “Böyle yaparsan öğretmenin kızar”, “Öğretmenin seni sevmez” ya da “Müdür seni okuldan kovar” gibi ifadelerin çocukta okul kaygısını artırabileceğini söyledi. İlk kez okula başlayacak çocuklarda güven önemli Okula ilk kez başlayacak ve ailesinden ayrılmakta zorlanan çocuklarda öncelikle ebeveynlerin sakin olması gerektiğini ifade eden Polat, çocuğa okuldan sonra ne olacağının açıkça anlatılmasının güven duygusunu güçlendireceğini belirtti. Çocuğa kimin alacağı, eve nasıl döneceği ve ebeveyninin ne zaman geleceği konusunda bilgi verilmesinin belirsizliği azaltacağını söyledi. Öz bakım becerilerinin de okul uyumunda önemli olduğunu vurgulayan Polat, çocuğun zorlandığı becerilerin okul başlamadan önce desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Haftada üç gün yürüyüş yapmanın da çocukların dikkat ve konsantrasyon özelliklerini destekleyebileceğini ifade etti. Çocuklar birbirleriyle kıyaslanmamalı Her çocuğun kendine özgü özellikleri bulunduğunu belirten Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu ve Psikoterapisti Görkem Polat, çocukların arkadaşlarıyla kıyaslanmasının hem ruhsal hem de akademik gelişim açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Öğrenmenin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını vurgulayan Polat, çocukların hobi ve ilgi alanlarının desteklenmesinin öğrenme kültürlerinin gelişmesine katkı sağladığını söyledi. Ailelere çocuklarıyla iletişim kurarken yalnızca ders ve başarıya odaklanmamalarını öneren Polat, “Günün nasıl geçti, eğlendin mi?” sorusunun çocukla sağlıklı iletişim açısından önemli olduğunu ifade etti. Çocukların bağımsız bireyler olarak gelişebilmesi için sağlıklı sosyalleşmenin önemine de dikkat çeken Polat, öğretmenler ve oyun arkadaşlarıyla kurulan ilişkilerin bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirterek, ailelerin çocuklarını yalnızca akademik açıdan değil, sosyal ve duygusal yönden de desteklemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor! Haber

Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!

Uzun süreli sıcak maruziyetinin dikkat, konsantrasyon ve karar verme süreçlerinde yavaşlamaya yol açabildiğini aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Beyin, sıcak ortamda aynı anda hem bilişsel görevleri sürdürmeye hem de vücut ısısını dengelemeye çalışır. Bu durum bir anlamda sinir sisteminin kaynaklarını iki farklı göreve bölmesi anlamına gelir.” dedi. Sıcak çarpmasının ise ciddi nörolojik hasarlara kadar ilerleyebilen bir tabloya neden olabileceğine dikkat çeken Alp, düzenli sıvı tüketimi ve doğru önlemlerle sıcaklığın beyin üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılabileceğini vurguladı. Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. AŞIRI SICAKLAR BEYNE GİDEN KAN AKIMI VE OKSİJEN MİKTARINI AZALTABİLİYOR! Beynin, vücut ağırlığımızın yaklaşık yüzde 2'sini oluşturmasına rağmen toplam enerjinin yaklaşık yüzde 20'sini tüketen son derece hassas bir organ olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Yüksek sıcaklıklarda organizma öncelikle vücut ısısını sabit tutmaya çalışır. Bu süreçte cilt damarları genişler, terleme artar ve dolaşım sistemi yeniden düzenlenir.” dedi. Ancak aşırı sıcak koşullarda sıvı ve elektrolit kaybı ortaya çıktığında beyne ulaşan kan akımı ve oksijenlenmenin etkilenebileceğine işaret eden Alp, “Bunun sonucunda dikkat, karar verme, işlem hızı ve yürütücü işlevler gibi üst düzey bilişsel süreçlerde geçici bozulmalar görülebilir. Ayrıca sıcaklık artışı, sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan nörotransmitter sistemlerinin çalışma dengesini de etkileyebilir. Bu nedenle kişi kendisini daha yorgun, dalgın ve zihinsel olarak daha yavaş hissedebilir.” şeklinde konuştu. SICAK HAVA KARAR VERME SÜREÇLERİNİ YAVAŞLATABİLİR! Araştırmaların özellikle uzun süreli sıcak maruziyetinin dikkat, konsantrasyon, çalışma belleği ve problem çözme performansında azalmaya yol açabileceğini gösterdiğini dile getiren Zeynep Betül Alp, “Beyin, sıcak ortamda aynı anda hem bilişsel görevleri sürdürmeye hem de vücut ısısını dengelemeye çalışır. Bu durum bir anlamda sinir sisteminin kaynaklarını iki farklı göreve bölmesi anlamına gelir. Sonuç olarak zihinsel performans düşebilir, hata yapma olasılığı artabilir ve karar verme süreçleri yavaşlayabilir. Özellikle yaşlı bireyler, çocuklar, kronik hastalığı olan kişiler ve yoğun zihinsel performans gerektiren işlerde çalışanlar bu etkilerden daha fazla etkilenebilir.” ifadelerini kullandı. SUSUZLUK BEYİN FONKSİYONLARINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR! Dehidrasyonun, yani vücudun susuz kalmasının, beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Alp, şunları söyledi: “Beynin yaklaşık yüzde 75'i sudan oluşur ve sinir hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi için uygun sıvı-elektrolit dengesi gereklidir. Vücut sıvısı azaldığında kan hacmi düşer ve beynin beslenmesi zorlaşabilir. Bunun yanında sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerdeki değişimler sinir hücrelerinin elektriksel iletişimini etkiler. Sonuç olarak dikkat azalması, zihinsel yavaşlama, unutkanlık hissi, baş ağrısı, reaksiyon süresinde uzama ve karar vermede güçlük görülebilir. Bazı çalışmalar, hafif düzeydeki sıvı kaybının bile bilişsel performansta ölçülebilir düşüşlere yol açabileceğini göstermektedir.” Sıcak çarpmasının tıbbi açıdan acil müdahale gerektiren ciddi bir durum olduğuna dikkat çeken Zeynep Betül Alp, “Vücut sıcaklığı aşırı yükseldiğinde beyindeki koruyucu mekanizmalar yetersiz kalmaya başlar.” dedi. Bu süreçte kan-beyin bariyerinin bütünlüğünün bozulabileceğini aktaran Alp, “Sinir hücrelerinde metabolik stres gelişebilir ve yaygın inflamatuvar yanıt ortaya çıkabilir. Aynı zamanda hücresel proteinler zarar görebilir, oksidatif stres artabilir ve bazı bölgelerde ödem gelişebilir. Klinik olarak bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, yönelim kaybı, davranış değişiklikleri, nöbetler ve ağır vakalarda koma görülebilir. Tedavi gecikirse kalıcı nörolojik hasar riski ortaya çıkabilir.” açıklamasını yaptı. Yüksek sıcaklıkların uyku kalitesini bozabileceğini, fiziksel rahatsızlık hissini artırabileceğini ve kişinin stres toleransını azaltabileceğini vurgulayan Alp, “Bunun psikolojik sonuçları olarak gerginlik ve tahammülsüzlük ortaya çıkabilir. Öte yandan sıcaklık, beyindeki serotonin, dopamin ve diğer nörotransmitter sistemlerini de etkileyebilir. Dehidrasyon ve yorgunluk da sinir sisteminin işleyişini değiştirerek irritabiliteyi artırabilir. Bu nedenle sıcak havalarda görülen sinirlilik, biyolojik ve psikolojik faktörlerin birlikte oluşturduğu bir tablo olarak değerlendirilmelidir.” diye konuştu. Beynimizi sıcak havanın olumsuz etkilerinden korumak için bazı önlemler alınabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Gün boyunca, susamayı beklemeden düzenli sıvı tüketmek, özellikle öğle saatlerinde uzun süre doğrudan güneş altında kalmamak, kapalı ortamların yeterli havalandırılmasını sağlamak, düzenli ve kaliteli uyku almak, yoğun fiziksel aktiviteleri günün daha serin saatlerine planlamak gerekir. Yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireylerde sıcak stresine karşı daha dikkatli olunmalı. Terlemeyle kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin dengeli biçimde yerine konmasına özen gösterilmeli. Beyin fonksiyonlarının sağlıklı sürdürülebilmesi için en kritik unsur, vücudun sıvı ve sıcaklık dengesinin korunmasıdır. Basit gibi görünen bu önlemler, sıcak havalarda bilişsel performansın korunmasına ve sıcaklığa bağlı nörolojik risklerin azalmasına önemli katkı sağlar.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.