Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kolesterol

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kolesterol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolesterol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı Haber

Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 40'ı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine çalışanı Dr. Öğr. Üyesi Kardiyoloji Uzmanı Enes Çelik, kalp ve damar hastalıkları, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli ölüm ve hastalık nedenleri arasında yer almakta olduğunu söyledi. Çelik, "Bununla birlikte, bu hastalıkların büyük bir bölümü; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi ile önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir. Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan hastalıklar değildir. Sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı, aşırı tuz tüketimi, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörleri yaşamın erken dönemlerinden itibaren kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Hipertansiyon başta olmak üzere birçok kardiyovasküler risk faktörü uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Ayrıca göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, ani gelişen güçsüzlük veya konuşma bozukluğu gibi belirtiler zamanında fark edilmediğinde kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı, kalp sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir" dedi. "Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir" Dr. Öğr. Üyesi Kardiyoloji Uzmanı Enes Çelik açıklamasının devamında, "Sağlık Bakanlığı olarak kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalarımızı koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürmekteyiz. Bu kapsamda; birinci basamak sağlık hizmetlerinde kardiyovasküler risk değerlendirmeleri yapılmakta, Hipertansiyon, diyabet ve dislipidemi gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimi desteklenmekte, tütün kullanımının önlenmesine yönelik kapsamlı mücadele yürütülmekte, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik edilmekte. Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Kalp sağlığının korunması; yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir" dedi. "Unutulmamalıdır ki; kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır" Çelik son olarak, "Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için her bir bireyin tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması, ideal vücut ağırlığını koruması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi. Hekim önerilerine uygun tedavi ve ilaçlarını aksatmadan kullanması, Aile Hekimine başvurarak kardiyovasküler risk değerlendirmesini yaptırması, Sağlıklı Hayat Merkezlerini ziyaret ederek sağlıklı hayat danışmanlığı alması, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesi artırılabilir hem de toplumdaki hastalık yükü önemli ölçüde azaltılabilir" ifadelerine yer verdi.

Uzmanından Dünya Kalp Gününde önemli tavsiyeler Haber

Uzmanından Dünya Kalp Gününde önemli tavsiyeler

Dünyada ve Türkiye'de önemli bir sağlık yükü oluşturan kalp-damar hastalıklarının önemli bir bölümü; düzenli kontroller, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerinin erken dönemde yönetilmesiyle önlenebiliyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında kalp ve damar hastalıklarına karşı korunmada erken farkındalığın önemine dikkat çekti. "Kalp hastalıkları belirti vermeden ilerleyebilir" Kalp-damar hastalıklarında en önemli risklerden birinin, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen bazı risk faktörlerinin yıllar içinde damar yapısını olumsuz etkilemesi olduğunu belirten Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, "Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, fazla kilo, hareketsizlik ve aile öyküsü kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleridir. Özellikle hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle kişinin yalnızca şikâyeti olduğunda değil, risk durumuna göre düzenli sağlık kontrollerini yaptırması büyük önem taşır" dedi. "Göğüs ağrısı her zaman göz ardı edilmemeli" Kalp sağlığı açısından bazı belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çatakoğlu, "Göğüste baskı, sıkışma veya ağrı; nefes darlığı; eforla ortaya çıkan çabuk yorulma; soğuk terleme; bulantı ve özellikle göğüsten kola, sırta, boyuna veya çeneye yayılan ağrı kalp-damar hastalıklarının habercisi olabilir. Bu belirtiler yeni başladıysa, şiddetliyse veya dinlenmekle geçmiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. "Kalp sağlığı günlük yaşam alışkanlıklarıyla korunabilir" Kalp sağlığını korumanın yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra alınacak önlemlerle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, "Kalp sağlığı için dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal vücut ağırlığını korumak, sigaradan uzak durmak, tansiyon ve kolesterol değerlerini takip etmek ve diyabet varsa kan şekeri kontrolünü sağlamak temel adımlardır. Bunun yanında uyku düzeni ve stres yönetimi de sağlıklı yaşamın önemli parçalarıdır. Küçük ama sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede kalp sağlığı açısından önemli kazanımlar sağlayabilir" dedi. "Kalp sağlığında kişiye özel risk değerlendirmesi önemli" Her bireyin kalp-damar hastalığı açısından riskinin aynı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Çatakoğlu, "Yaş, aile öyküsü, mevcut hastalıklar, tansiyon, kolesterol, kan şekeri, sigara kullanımı ve yaşam tarzı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunan, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği olan kişilerin risklerini hekimleriyle değerlendirmeleri önemlidir. Dünya Kalp Günü, kalbimizin sağlığını yalnızca bir gün değil, hayatımız boyunca korumamız gerektiğini hatırlatmak için önemli bir fırsattır. 29 Eylül Dünya Kalp Günü'nde mesaj net: Kalbinizi korumak için belirtileri beklemeyin, risklerinizi bilin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatınızın bir parçası haline getirin" ifadelerini kullandı.

Kırmızı etek sevdası 61 yaşında 25 kilo verdirdi Haber

Kırmızı etek sevdası 61 yaşında 25 kilo verdirdi

Bursa’da düğünde giymek istediği kırmızı eteğin üzerine olmaması, 61 yaşındaki Naciye Yalçın için hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Fazla kilolarından kurtulmak ve daha sağlıklı bir hayat sürmek için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran Naciye Yalçın, Diyetisyen Fulya Çoğan eşliğinde yürüttüğü beslenme ve yaşam tarzı değişikliği sürecinde 25 kilo verdi. Diyet yapmaya başlangıçta sıcak bakmadığını belirten Naciye Yalçın, 3 yıl önce katılacağı bir düğün öncesi dolabındaki kıyafetleri denerken yaşadığı hayal kırıklığının kendisini harekete geçirdiğini anlattı. Özellikle sevdiği kırmızı eteğin üzerine olmaması üzerine Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran Naciye Yalçın, aldığı profesyonel destekle sağlıklı hayat alışkanlıkları kazanmaya başladı. 17 ayda 25 kilo veren Naciye Yalçın’ın yıllardır mücadele ettiği çeşitli sağlık sorunlarında da önemli iyileşmeler yaşadı. Süreç öncesinde üçüncü evre karaciğer yağlanması, diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon, tiroid sorunları ve fibromiyalji ağrıları bulunan Yalçın, beslenme düzenini ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmesiyle sağlık durumunda önemli gelişmeler kaydetti. Karaciğer yağlanmasının üçüncü evreden birinci evreye gerilediğini belirten Yalçın, tansiyon değerlerinin normale döndüğünü, kolesterol ve tiroid değerlerinde de olumlu gelişmeler yaşandığını ifade etti. Fibromiyaljiye bağlı ağrılarının da azaldığını belirten Yalçın, süreçte kendisini takip eden hekimlerin de tebrik ettiğini söyledi. Yaşadığı değişimin kendisi için yalnızca kilo vermekten ibaret olmadığını vurgulayan Yalçın, "Eskiden diyete hiç sıcak bakmıyordum. Şimdi ise benim için sağlık daha önemli" dedi. "25 kiloyu birlikte verdik" Naciye Yalçın’ın 2023 aralık ayından itibaren beslenme takibini yürüten Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezinde görevli Diyetisyen Fulya Çoğan, sürecin yalnızca kilo kaybına odaklanmadığını, temel hedefin kalıcı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak olduğunu söyledi. Naciye Yalçın’ın takibe başladığında 98 kilo 400 gram olduğunu ve çok ciddi sağlık problemleri olduğunu belirten Diyetisyen Çoğan, 17 ayda yaklaşık 24-25 kilo kaybı sağlandığını ve verilen kilonun da uzun süredir korunduğunu ifade etti. Çoğan, "Bu süreçte amacımız sadece kilo verdirmek değildi. Beslenme davranışlarını ve yaşam tarzını değiştirmeyi hedefledik. Kilo verirken kas kaybı yaşamadan, daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesini istedik" diye konuştu. Naciye Yalçın’ın takip sürecinde 1,5 yıldır kilosunu korumayı başararak insülin kullanımını bıraktığını, tansiyonunun normale döndüğünü, fibromiyalji ağrılarının azaldığını ve kolesterol değerlerinin normal seviyelere geldiğini belirten Diyetisyen Çoğan, sağlık parametrelerindeki olumlu değişimin kendileri açısından da sevindirici olduğunu söyledi. Çevresine örnek oldu Sağlıklı yaşam yolculuğu yalnızca Naciye Yalçın’la sınırlı kalmadı. Onun değişimini gören iki ablası da Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurarak beslenme takibine başladı. Yakın çevresindeki arkadaşlarının da kendisini örnek alarak sağlıklı yaşam konusunda adım attığını belirten Naciye Yalçın, yaşadığı değişimin başkalarına da ilham vermesinden mutluluk duyduğunu söyledi. Hekim takipleri devam ediyor Naciye Yalçın’ın Sağlıklı Hayat Merkezi’ndeki beslenme ve yaşam tarzı değişikliği takibinin yanı sıra ikinci basamak sağlık kuruluşlarındaki hekim kontrolleri de devam ediyor. Uludağ Üniversitesi’nde endokrinoloji uzmanları tarafından rutin olarak takip edilen Naciye Yalçın’ın, Bursa Şehir Hastanesi’nde kardiyoloji kontrolleri de sürdürülüyor. Diyetisyen Fulya Çoğan, Naciye Yalçın’ın özellikle kendi yaş grubundaki bireyler için önemli bir teşvik edici danışan olduğunu belirterek, sağlıklı yaşam konusunda destek almak isteyen tüm vatandaşları, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak ücretsiz diyetisyen hizmeti alabileceklerini söyledi.

Kalp krizlerinin yüzde 20’si 40 yaş altında! Haber

Kalp krizlerinin yüzde 20’si 40 yaş altında!

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, gençlerde kalp-damar hastalıkları ve kalp krizi riskini artıran faktörlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailede kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesinin büyük önem taşıdığını belirten Koylan, kalp sağlığını korumak için aktif yaşam, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetiminin vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Genç yaşlarda kalp krizi riskini artıran etkenlerin başında sağlıksız yaşam alışkanlıklarının geldiğini vurgulayan Koylan, özellikle anabolik steroid kullanımının ciddi tehlikeler barındırdığına dikkat çekti. Kas kütlesini artırmak amacıyla kullanılan bu maddelerin tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak erken yaşta kalp krizi olasılığını yükselttiğini söyledi. ENERJİ İÇECEKLERİ VE KAFEİNE DİKKAT Enerji içecekleri ile yüksek miktarda kafein tüketiminin de kalp sağlığını tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu ürünlerin kalp ritminde ve tansiyonda ani değişikliklere yol açabileceğini ifade etti. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde riskin arttığını kaydetti. Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımının genç yaşlarda kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirten Koylan, bu maddelerin kalp ritmini bozabildiğini, tansiyonu yükseltebildiğini ve damar yapısına zarar verebildiğini söyledi. Yapılan araştırmaların, eğlence amaçlı madde kullanımı ile erken yaşta gelişen kalp-damar hastalıkları arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. SİGARA VE ELEKTRONİK SİGARA DA RİSKLİ Sigara kullanımının kalp hastalığı ve felce bağlı erken ölüm riskini yaklaşık üç kat artırdığını belirten Koylan, benzer risklerin nargile ve elektronik sigara için de geçerli olduğuna dikkat çekti. Sigaranın 40 yaşından önce bırakılması durumunda ise erken ölüm riskindeki artışın büyük ölçüde azaltılabileceğini söyledi. Bazı bireylerin genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın olabileceğini belirten Koylan, özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal rahatsızlıkların kolesterol seviyelerinin erken yaşta yükselmesine neden olduğunu ve bunun da damar sertliği ile kalp krizi riskini artırdığını ifade etti. Diyabetin gençlerde kalp krizi riskini artıran önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Koylan, diyabetli bireylerde yüksek tansiyon ve kolesterol gibi ek risk faktörlerinin daha sık görüldüğünü söyledi. Ayrıca gençlerde hipertansiyon görülme sıklığının da arttığını belirten Koylan, fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının yüksek tansiyona zemin hazırladığını kaydetti. OBEZİTE KALP HASTALIKLARINI TETİKLİYOR Aşırı kilo ve obezitenin kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Koylan, fazla kilonun yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi hastalıkları tetiklediğini belirtti. Bilimsel araştırmaların, fazla kilolu genç bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Prof. Dr. Nevrez Koylan, kalp sağlığının korunması için düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmenin, tütün ürünlerinden uzak durmanın, sağlıklı beslenmenin ve ideal kilonun korunmasının kalp-damar hastalıklarına karşı en etkili korunma yöntemleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor Haber

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor

Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir. Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır. AŞIRI TUZ TÜKETİMİ Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor. Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor... Haber

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor...

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca yaşlılıkla ortaya çıkan bir sorun olmadığını, risk faktörlerinin çok erken yaşlarda şekillendiğini söyledi. Gündüz, yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL) yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu, yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün ise değiştirilemeyen riskler arasında yer aldığını ifade etti. Erkeklerde riskin genellikle 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopozla birlikte arttığını belirtti. Hastalığın temellerinin gençlik yıllarında atıldığını vurgulayan Gündüz, sigara, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın erken dönemde; orta yaşta tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin; ileri yaşta ise kronik hastalıkların daha belirgin hale geldiğini söyledi. Kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Gündüz, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk, çabuk yorulma, mide rahatsızlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Dünya genelinde kardiyovasküler hastalıkların artış eğiliminde olduğunu aktaran Gündüz, her yıl milyonlarca kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini, Türkiye’de ise ölümlerin yaklaşık yüzde 36’sının dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını hatırlattı. Korunmanın yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Gündüz, Akdeniz tipi beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Gündüz, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp kasını zorladığını, damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca kilo kaybının tansiyon üzerinde doğrudan olumlu etki yaptığını ve ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Gündüz, kalp sağlığının korunmasının tek bir önlemle değil, uzun vadeli bir yaşam disipliniyle mümkün olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.