Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Koleksiyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Koleksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koleksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BEKSİAD’da Gündem Yapay Zeka Haber

BEKSİAD’da Gündem Yapay Zeka

BEKSİAD Akademi kapsamında gerçekleştirilen eğitim, Hybrid Akademi Kurucusu Harun Seyhan tarafından verildi. Yoğun ilgi gören programda, yapay zekanın doğru ve verimli kullanımı, iş süreçlerine entegrasyonu, maliyet optimizasyonu ve çocuk giyim sektöründe uygulanabilecek yapay zeka çözümleri ele alındı. Üretimden tasarıma, pazarlamadan müşteri ilişkilerine kadar sektörün her alanında dijitalleşmeyi teşvik eden BEKSİAD, üyelerinin yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabilmeleri ve küresel rekabette güç kazanmaları amacıyla eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. BAYEZİT: “ÜYELERİMİZİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAK İSTİYORUZ” Eğitimin açılışında konuşan BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, BEKSİAD Akademi çatısı altında sektörün ihtiyaçlarına yönelik eğitim programlarına devam edeceklerini belirtti. “BEKSİAD olarak üyelerimizin işlerini geliştirmesi, verimliliklerini artırması ve dünya ile rekabet edebilecek bir yapıya kavuşması bizim için büyük önem taşıyor. Günümüzde yapay zeka artık yalnızca teknolojik bir yenilik değil, iş dünyasının en önemli araçlarından biri haline geldi. Biz de üyelerimizin bu dönüşümün dışında kalmasını değil, tam tersine dönüşümün öncülerinden olmasını istiyoruz. Yapay zekanın sektörümüzde doğru ve etkin kullanımını eğitimlerle desteklemeye devam edeceğiz. Hedefimiz, BEKSİAD üyelerinin bu teknolojiyi tasarımdan üretime, pazarlamadan ihracata kadar işlerinin her aşamasında aktif ve verimli şekilde kullanabilmeleridir.” YAPAY ZEKA SADECE METİN VE GÖRSEL ÜRETME ARACI DEĞİL Hybrid Akademi Kurucusu Harun Seyhan tarafından verilen eğitimin ana odak noktasını, yapay zekanın doğru, kontrollü ve maliyet etkin kullanımı oluşturdu. Yapay zekanın yanlış ve plansız kullanımının işletmelere gereksiz maliyetler doğurabileceğine dikkat çeken Seyhan, şöyle konuştu: “Yapay zeka artık hayatımızın ve iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası. Ancak asıl önemli olan, bu teknolojiyi doğru şekilde yönetebilmek ve kontrol edebilmektir. Yapay zekayı yalnızca görsel oluşturmak, metin üretmek veya chatbot olarak değerlendirmek yapılan en büyük hatalardan biridir. Günümüz yapay zekası; ortak çalışma alanlarından iş süreçlerinin yönetimine, görsel ve video üretiminden müşteri bulma süreçlerine kadar işletmelere uçtan uca destek verebilecek güçlü bir asistandır. Doğru kullanıldığında işin başlangıcından sonuçlanmasına kadar geçen süreci hızlandırır, maliyetleri azaltır ve işletmelerin doğru hedefe daha kısa sürede ulaşmasını sağlar.” ÇOCUK GİYİM SEKTÖRÜNE ÖZEL UYGULAMALAR ANLATILDI Eğitim programında çocuk giyim sektörüne özel yapay zeka uygulamaları ve örnek kullanım senaryoları da katılımcılarla paylaşıldı. Tasarım, koleksiyon oluşturma, ürün görselleştirme, içerik üretimi, pazarlama, müşteri analizi ve yeni pazarlara ulaşma gibi birçok başlık uygulamalı örneklerle ele alındı. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümün ardından program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Tek otobüsle başlayan tutku, klasik otobüs müzesine dönüştü Haber

Tek otobüsle başlayan tutku, klasik otobüs müzesine dönüştü

Bursa'da bir otobüsün restorasyonuyla başlayan tutku, yıllar içerisinde 16 araçlık koleksiyona dönüştü. 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma otobüsleri yeniden ayağa kaldıran otobüs sahibi Bilal Acar ile restorasyon ustası Ahmet Canbaz, Türkiye'nin toplu taşıma geçmişini gelecek nesillere aktarmak amacıyla otobüs müzesi kurmaya hazırlanıyor. Ekip, araçların dönemine uygun olması için bulunması güç orijinal parçaları adeta yapboz gibi yurt içi ve yurt dışından temin ediyor. Bursa'da klasik otobüslere gönül veren Bilal Acar'ın yaklaşık 4-5 yıl önce bir otobüs alarak restorasyon için Ahmet Canbaz'a getirmesiyle başlayan süreç, kısa sürede büyüdü. Bir aracın ardından "Bunu da alalım, şunu da alalım" diyerek farklı dönemlere ait otobüsleri koleksiyona dahil eden Acar, zaman içerisinde araç sayısının 16'ya ulaşmasıyla müze kurma kararı aldı. Tek otobüsle başladı müzeye dönüştü Otobüs sahibi Bilal Acar, çalışmaların başlangıçta tek bir araç üzerinden ilerlediğini belirterek, zamanla koleksiyon fikrinin ortaya çıktığını söyledi. Acar, amaçlarının yalnızca eski araçları bir araya getirmek olmadığını, Türkiye'nin toplu taşıma tarihini gelecek nesillere göstermek istediklerini ifade etti. Özellikle 1950'li yıllarda kullanılan otobüslerin dönemin ulaşım şartlarını yansıttığını anlatan Acar, geçmişte insanların Doğu ve Karadeniz'den İstanbul'a günler süren yolculuklar yaptığını belirterek, o dönemin otobüslerinin korunmasının önemine dikkat çekti. Müze için hazırlanan otobüslerin restorasyonunda en büyük zorluklardan biri ise yıllar önce üretimden kaldırılan parçaları bulmak. Restorasyon ustası Ahmet Canbaz ve Acar, araçları mümkün olduğunca orijinal haline döndürmek için Türkiye'de bulunmayan parçaların izini sürüyor. Bazı parçalar Almanya başta olmak üzere yurt dışından temin edilirken, yıllarca depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanmış parçalar da araştırılarak araçlarla yeniden buluşturuluyor. Kimi zaman tek bir parçanın bulunmasının dahi uzun yıllar sürdüğü belirtilirken, bulunan parçalar adeta bir yapbozun parçaları gibi araçların üzerinde yerini alıyor. 1966 model Mercedes-Benz otobüsün orijinal Hella stop lambalarının yanı sıra Mercedes 321 modeline ait orijinal far ve stop parçalarının da tesadüfen bulundukları ifade edilirken, bazı parçaların ise araçların restorasyonu başlamadan yıllar önce satın alınarak saklandığı aktarıldı. Tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirilen restorasyonlarda bir aracın tamamlanması 1-2 yılı bulabiliyor. Üretimlerinin üzerinden onlarca yıl geçmesi nedeniyle parçaları bulunamayan otobüslerde ise restorasyon süreci daha da uzayabiliyor. Koleksiyonda 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma çok sayıda otobüs bulunurken, amaç her aracı mümkün olduğunca kendi döneminin özelliklerini taşıyacak şekilde yeniden hayata geçirmek. "Geçmişi göstermemiz lazım" Bilal Acar, otobüs müzesini gelecek nesillere geçmişteki ulaşım şartlarını göstermek için kurmak istediklerini belirterek, "Kendimiz de toplu taşımacılığın nereden nereye geldiğini bizden sonraki nesillere göstermemiz lazım. İnsanlar 1950'li yıllarda bulunan otobüslerle Doğu'dan, Karadeniz'den İstanbul'a iki günde, üç günde gelmiş. Bunları yaşatmamız lazım. Bizden sonraki nesillerin bunları görmeleri lazım" dedi. 16 otobüslük koleksiyonun daha geniş bir alanda sergilenmesi için de hazırlık yapılıyor. İzmit'de yaklaşık 3 dönümlük yeni bir alan üzerinde proje çalışması yürütülürken, onayların ardından ofis, atölye ve araçların korunacağı kapalı alanların oluşturulması planlanıyor. Koleksiyonun tamamlanmasıyla birlikte ziyaretçilerin yalnızca eski otobüsleri görmesi değil, Türkiye'de toplu taşımacılığın geçirdiği değişime de tanıklık etmesi hedefleniyor. Geçmişin ulaşım kültürünü korumak için çalışmalarını sürdüren Acar ve Canbaz, "Geçmişe sahip olmak güzel bir şey. Geçmişi unutmadan ilerlemek daha da güzel bir şey" anlayışıyla otobüsleri gelecek nesillere bırakmayı amaçlıyor.

Londra'da Türk Modası rüzgarı esti Haber

Londra'da Türk Modası rüzgarı esti

Londra Moda Haftası kapsamında ikonik OXO Gallery’de düzenlenen ve çeşitlilik temasını odağına alan "A Diverse Runway" etkinliği, Türk tasarımcı Aslıhan Akan’ın çarpıcı final defilesiyle sona erdi. Paris, Berlin ve Afrika’dan gelen uluslararası isimlerin arasında Türkiye’yi temsil eden Akan’ın “That’s It” markasının “Bridging Cultures” adını verdiği koleksiyonuyla Londra podyumunda güçlü bir kapanışa imza attı. Aslıhan Akan’ın “Bridging Cultures” koleksiyonu, sadece tasarımlarıyla değil, markasının kapsayıcı vizyonuyla da dikkat çekti. Her yaştan, her bedenden ve farklı kökenlerden modellerin yanı sıra engelli modellerin de yer aldığı defilede; toplumsal kalıpları yıkan bir estetik anlayışı sergilendi. Türk modellerin de yer aldığı bu özel sunum, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Akan, koleksiyonuyla ilgili “Bridging Cultures”, İstanbul’daki köklerim ve Londra’daki iki yıllık deneyimimin birleşiminden doğdu. Farklı ülkelerde ve farklı kültürlerde bulunurken şunu fark ettim: Nerede olursam olayım, kendi kimliğimi ve özgüvenimi taşıyabiliyorum. Bu koleksiyon, İstanbul’un zengin dokusunu Londra’nın özgür ve cesur stil anlayışıyla bir araya getiriyor. Aslında bu sadece iki şehri değil, güçlü, kendinden emin, farkını ortaya koyabilen bir kadının hikâyesini anlatmak istedim” diyor. A Diverse Agency kurucusu Ceren Öcal’ın küratörlüğünde gerçekleşen etkinlikte Akan’ın tasarımları; müzik, sanat ve performansla harmanlanmış bir atmosferde sunuldu. Defilenin müzik küratörlüğünü Ahmet Melih Özer üstlenirken, çekimler ödüllü yönetmen Sıdal Ergüder ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Londra Moda Haftası’nın deneyimli koreografı Reuben P. Joseph ise Akan’ın tasarımlarının podyumdaki hikâyeleştirmesini yönetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.