Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kobi̇

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş dünyasından çağrı: "Faiz indiriminin iş dünyasına yansıması önemli" Haber

İş dünyasından çağrı: "Faiz indiriminin iş dünyasına yansıması önemli"

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Özhan, Türkiye Cumhuriyet Merkezi Bankası’nın politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36 seviyesine çekmesini değerlendirdi. Dokuz ay sonra gelen faiz indiriminin iş dünyası açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirten Özhan, üretim, yatırım ve ticaretin sürdürülebilirliği için finansman maliyetlerinin düşmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. İş dünyasının uzun süredir yüksek finansman maliyetlerinin oluşturduğu baskıyla mücadele ettiğini ifade eden Özhan, "Özellikle üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve ihracat pazarlarında rekabet etmeye çalışan işletmelerimiz açısından finansmana erişim ve kredi maliyetleri kritik önemde. Yüksek faizler, firmalarımızın yatırım kararlarını ertelemesine, işletme sermayesi maliyetlerinin artmasına ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün zayıflamasına neden oluyor. Bu nedenle Merkez Bankası’nın dokuz ay aradan sonra attığı faiz indirimi adımını olumlu karşılıyoruz" dedi. "Faiz indirimleri istikrarlı şekilde sürmeli" Faiz indirimlerinin ekonomik faaliyetlere kalıcı katkı sağlayabilmesi için sürecin istikrarlı biçimde devam etmesi gerektiğini kaydeden Özhan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü; "İş dünyamızın beklentisi, faiz indirimlerinin enflasyonla mücadele hedefiyle uyumlu şekilde istikrarlı olarak sürmesi ve bu sürecin reel sektörün finansman şartlarına yansımasıdır. Politika faizindeki düşüşün ticari kredi faizlerine yansıması ve işletmelerimizin finansmana daha uygun şartlarda erişebilmesi gerekiyor. Özellikle KOBİ’lerimizin finansman yükünün hafifletilmesi, firmalarımızın yatırım bütçelerini ve üretim planlamalarını güvenle yapabilmeleri, üretim kapasitesinin korunması ve rekabet güçlerinin artırılması açısından büyük önem taşıyor."

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" Haber

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ANKIROS 2026 Fuarı ve 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi açılışına katıldı. Bakan Kacır, 23 yıl önce 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatını 283 milyar dolara taşıdıklarını ifade ederek, "Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir" dedi. "Geçen yıl dünya ham çelik üretimi yüzde 2 daraldı, sektörümüz küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi haline gelen Türkiye'nin, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasındaki kalkınma yolculuğunu emin adımlarla sürdürdüğünün altını çizen Bakan Kacır, "'Millî Teknoloji Hamlesi' hedeflerimize giden yolda, sanayimizin çarkları her geçen daha hızlı dönüyor. Türk demir çelik sektörü; yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesiyle, geniş ürün grubu ve çevreci üretim altyapısıyla küresel tedarik zincirlerinde kritik rol üstleniyor. Küresel talepteki zayıflık ve ticarette artan korumacı tedbirler nedeniyle dünya ham çelik üretiminin yüzde 2 daraldığı geçtiğimiz yılda, sektörümüz değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlama kabiliyetiyle küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bugün Avrupa’nın en büyük, dünyanın 7. büyük çelik üreticisi konumunda bulunduğunu aktaran Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl 8 milyar euroya yakın ciroya ve 6 milyar euronun üzerinde doğrudan ihracata ulaşan döküm sanayimiz de metal sektörümüzün göğsümüzü kabartan bir diğer koludur. Sektörümüzün üretim kapasitesini besleyen, teknolojik kapasitesini artıran adımlarımızla; bugün Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise yedinci büyük döküm üreticisi konumuna ulaştık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak metal sanayimizin tüm kollarında üretim kapasitesini, verimliliği ve katma değeri artıracak yatırımları desteklemeyi sürdürüyoruz" açıklamalarında bulundu. "Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağız" Merkez Bankasının 750 milyar liralık kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla; Türkiye için stratejik değeri yüksek 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara yüzde 12,95 yıllık finansman maliyetine kadar uygun koşullu finansman imkanıyla, 2 yılı ana para ödemesiz, 10 yıl vadeli kaynak kullanımı imkânı sağladıklarını söyleyen Bakan Kacır, sözlerine şöyle devam etti: "Geçtiğimiz ay program kapsamında hayata geçirdiğimiz yeni uygulamayla, stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan; 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere; yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve Endüstri Bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının Ar-Ge faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10’da 7’si (bugün için yıllık yüzde 25,9) finansman maliyeti ile kaynak sunmak üzere adım attık. Ülkemizi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere hayata geçirdiğimiz bir diğer program, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programıdır. Programda; ölçeği, niteliği ve küresel değer zincirlerinde oluşturacağı etki itibarıyla ülkemize teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunuyoruz. 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak." "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" "Dünya Bankasıyla yürüttüğümüz 'Türkiye Yeşil Sanayi Projesi', 'Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi' ve 'Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi' ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk" diyen Bakan Kacır, "'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar euroluk uluslararası finansman sağlamak üzere adım attık. Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz. 118 hektarlık Burdur Batı ve 38 hektarlık Amasya Gümüşhacıköy Organize Sanayi Bölgelerimizi ilan ederek ülkemize toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanı kazandırdık. Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" şeklinde konuştu. Bakan Kacır, sanayinin köklü birikimini ileri teknolojinin sunduğu imkânlarla buluşturarak, daha fazla üreten, daha yüksek katma değer oluşturan ve küresel rekabette daha fazla söz sahibi olan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 13. Türkiye İnovasyon Haftası programında bir konuşma yaptı. Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası'nın bu yılki temasının 'İnsanlığın Yeni Evresi' olarak belirlenmesini, son derece anlamlı bulduğu bir konu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken iş dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir. Şu bir gerçek ki teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken, insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. İnsanı ve insani değerleri dışlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil; iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkanları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zeka başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı yerinde endişeler. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Yüz milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını çok kıymetli buluyorum. Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı veren herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli Teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık. Özgün bir fikri olan dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanımızın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalışıyoruz. Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştık. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık" dedi. "Veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız" KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı'nı devreye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla gelecek vizyonumuzu sizlerle paylaştık. Buna göre veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge Dil Modelimizle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayii alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kuvvetlerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektik. Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya son verdik. Bugün savunma sanayiinde 4 bin 500'ü aşkın firma, bin 400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık" dedi. "Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir" Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise ihracatımızı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdık. Türkiyenin genel ihracatında kilogram başın değer 1,5 milyar doları civarındayken savunma sanayiinde hacimli ürünler dahil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilgram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameralar içerisindeki dedektörlerin kilogram başı değer ise 50 bin dolar. Bunlar bize şunu anlatıyor. Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırımın artırılması hedefleniyor Haber

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırımın artırılması hedefleniyor

TürkiyeileAfrikaülkeleriarasındakiticaret, yatırım ve iş birliği fırsatlarını geliştirmek amacıyla düzenlenen 15. Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu (WCI Forum), 14–15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştiriliyor. Afrikaülkelerinden gelen iş insanları ileTürkiye'nin üretici ve ihracatçı firmalarını buluşturan forum, yeni ticari bağlantılar kurulmasını, ihracat pazarlarının genişletilmesini ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Foruma, 54 Afrika ülkesinden yaklaşık 2 bin iş insanı, Türkiye'den 400'ü aşkın üretici ve ihracatçı, kamu ve özel sektör temsilcileri, Afrikalı alım heyetleri, yatırımcılar ve iş dünyası temsilcileri katılım sağladı. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Gana Parlamentosu Birinci Başkan Vekili Bernard Ahiafor, Nijerya Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası Başkan Yardımcısı Segun Bolaji, MÜSİAD Kurucu Genel Başkanı ve Uluslararası İş Forumu (IBF) Başkanı Erol Yarar, WCI Forum Başkanı Utku Bengisu ve WCI Forum İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Develi açılış konuşmaları gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle birlikte forumun resmi açılışı yapıldı. İki gün boyunca devam edecek forum kapsamında; TürkiyeileAfrikaülkeleri arasında ticari ilişkileri güçlendirmek ve yeni iş birliği fırsatları oluşturmak amacıyla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. "Afrikaile toplam ticaret hacmimiz 40 milyar dolar" Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, yaptığı konuşmada, "Afrika kıtası yüksek ekonomik potansiyeli, hızla büyüyen ve genç nüfusuyla, küresel sistemde giderek daha etkin bir rol oynuyor. Afrikaile toplam ticaret hacmimiz, 2003 yılında sadece 5,5 milyar dolarken, 2025 yılında bu rakam yaklaşık 40 milyar dolara yükseldi. Afrikaile toplam dış ticaret hacmimiz bu yıl daha şimdiden 28 milyar doları aşmış bulunuyor" ifadelerini kullandı. Ağar, Afrikaülkelerini yakın birer komşu ve daimi dostlar olarak gördüklerinin altını çizerek, "Afrikaülkeleriyle birlikte ilerlemek ve büyümek arzusuyla ikili ilişkilerimizi kazan-kazan temelinde götürmek istiyoruz. Kıtadaki diplomasi ağımızı da önemli ölçüde güçlendirdik. 2003 yılında Afrika'da sadece 12 büyükelçiliğimiz ve 4 ticari müşavirliğimiz varken, bugün 44 büyükelçiliğimiz ve 31 ticari müşavirliğimiz faaliyet gösteriyor" dedi. WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, "AfrikaileTürkiyearasındaki ihracatı, ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla 15 yıldır düzenlediğimiz WCI Forumu'nda, Afrikalı sektör temsilcileri ile Türk KOBİ'lerini bir araya getiriyoruz. Afrika, dünyanın en genç nüfusuna ve en hızlı nüfus artışına sahip kıtası olarak büyük bir potansiyel barındırıyor. Forumumuzu yalnızca Türkiye'de değil, Gana, Kenya ve Nijerya gibi Afrikaülkelerinde de düzenliyoruz. Türkiye'den geniş iş heyetleriyle bu ülkelere giderek Türk üreticiler ileAfrikalı iş insanları arasında yeni ticari ortaklıklar kurulmasına öncülük ediyoruz. TürkiyeileAfrikaarasındaki 35-40 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacmini önce 50 milyar dolara, ardından 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu forumla birlikte söz konusu vizyon doğrultusunda önemli adımlar atıyoruz" diye konuştu. Afrika pazarının ticari potansiyeli Yaklaşık 1,5 milyara ulaşan nüfusu ve yıllık 1 trilyon doları aşan ithalat potansiyeliyle Afrika kıtası, Türk ihracatçıları açısından stratejik pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Afrikaülkelerinin artan ithalat talepleri ve Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi, iki bölge arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunuyor. Forum, Türk firmalarının Afrika pazarındaki potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurmasına ve yeni iş birlikleri geliştirmesine olanak sağlıyor. Forum kapsamında, Türkiye–Afrikaticaretinin mevcut durumu ve geleceği, Afrika pazarındaki yeni ticaret ve yatırım fırsatları, Türk üretici ve ihracatçılarının yeni pazarlara erişimi ile sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesi konuları öne çıkıyor. İki gün boyunca devam edecek forumda, Türk üretici ve ihracatçılar ileAfrikalı alım heyetleri arasında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri (B2B) aracılığıyla yeni ticari bağlantıların kurulması hedefleniyor. 15. WCI Forum, TürkiyeileAfrikaülkeleriarasındakiticaret hacminin artırılmasına, karşılıklı yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine ve uzun vadeli ekonomik iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız Haber

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız

8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen ve üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi. 60 BİN ÜYENİN TAMAMININ BAŞKANI Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak, her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden, BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız” ifadelerini kullandı. BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına katkı sunacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti. Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım” dedi. TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN İŞBİRLİĞİ Kamu kurumları ve sivil toplumla işbirliğinin önemini vurgulayan Matlı, “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla işbirliği içinde çalışacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini önemsiyoruz” dedi. “BİZ BİR SEVDİK, ONLAR BİN SEVDİ” Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı, Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına bağlılığını vurgulayan Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız. Biz bu şehrin evladıyız. Biz bu şehirde üreterek kazandık” dedi. Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde de güçlendirmek istediklerini söyledi. MECLİS VE KOMİTELERLE BURSA İÇİN EL ELE Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle birlikte çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti. Matlı, Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm arkadaşlarını tebrik ederek başarılar diledi. ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE VE EKMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeği ile oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda, üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız” ifadelerini kullandı. DUYULAN GÜVENİ HİZMETE DÖNÜŞTÜRME ZAMANI Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı” diyerek ürettikleri çözümler için çalışmaya başlayacaklarını söyledi. Oda aidatlarının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması ve Bursa içindeki ticaretin güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikli çalışma alanları arasında yer alacak. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO’nun kaynaklarının üyelerin yararına kullanılması ve faaliyetlerin üyelerle açık biçimde paylaşılması için çalışacaklarını belirtti. EMEK VEREN VE İYİ DİLEKLERİNİ PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Seçim sonucunun ardından arayarak ve mesaj göndererek tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerine, siyasi partilerin il başkanlarına, Oda ve Borsa camiasının başkan ve yöneticilerine, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerine ve tüm dostlarına da teşekkür etti. Geçmiş yönetimlerde tüm kademelerde görev yaparak Bursa iş dünyasına ve BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür ve şükranlarını sunan Matlı, çalışma arkadaşlarının ve ailelerinin desteğinin de kendisi için çok kıymetli olduğunu söyledi. “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi” ifadelerini kullandı. BTSO’NUN YENİ YÖNETİMİ Özer Matlı başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan ve Zeki Eker yer aldı. BTSO Meclis Başkanlığı görevine ise Erol Dağlıoğlu seçilirken, Meclis Başkan Yardımcıları olarak Gülçin Güleç ve İbrahim Kahraman, Meclis Divan Katipliklerine ise Atilla Kaan Aslanoba ve Gökhan Dinçer seçildi.

Özer Matlı'dan seçim açıklaması: BTSO Artık Yemyeşil Haber

Özer Matlı'dan seçim açıklaması: BTSO Artık Yemyeşil

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı. Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek. Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.” Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı: “Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.” Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı: “Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

Özer Matlı: “Bu Oda hepimizin. Söz de karar da sizin!” Haber

Özer Matlı: “Bu Oda hepimizin. Söz de karar da sizin!”

Seçim sürecinde kendilerine destek veren üyelere seslenen Matlı, “Bu süreçte desteğini, cesaretini ve umudunu bizimle paylaşan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Son üç ayda Bursa’nın dört bir yanında üyelerimizle buluştuk. İşletmelerimizin sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini dinledik. Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı Vizyon 2040 çözümlerimizi anlattık. Her görüşmede üyemizin işini büyütecek, yükünü hafifletecek bir oda için çalışmamız gerektiğini bir kere daha gördük. Bize duyduğunuz güven, bu yoldaki sorumluluğumuzu daha da artırdı.” ifadelerini kullandı. 60 bin üyemizin iradesi her türlü baskıdan güçlüdür Matlı, seçim sürecinde karşılaştıkları baskı ve karalama girişimlerine ilişkin üyelere seslenerek şu açıklamayı yaptı: “Bir avuç kişinin baskısının, dayatmasının, iftiralarının ve ayak oyunlarının 60 bin üyemizin iradesinden güçlü olmadığını son üç ayda herkese ispat ettiniz. Tarih yazdınız. Üyemizin kendi Oda’sında söz sahibi olma isteğini hiçbir baskı durduramaz. Kimsenin tercihi üzerinde baskı kurulamaz. Her üyemiz sandıkta kararını özgürce verecek. Biz üyemizin cesaretine, sağduyusuna ve Bursa için taşıdığı umuda güveniyoruz.” Daha az aidat daha çok hizmet Üyelere verdikleri sözlerin arkasında olduklarını vurgulayan Matlı, “Küçük işletmelerimizin, KOBİ’lerimizin ve tüccarlarımızın ihtiyaçlarını önceliğimize aldık. Aidat yükünü azaltmak, finansmana erişimi kolaylaştırmak, Oda hizmetlerini çarşıya ve sanayi sitesine taşımak için somut programımızı açıkladık. Üyemizin yeni müşteriye ulaşması, ortak satın almayla maliyetini düşürmesi ve ihtiyaç duyduğu danışmanlığı alabilmesi için çalışacağız. Daha az aidat, daha çok hizmet sözümüzün arkasındayız.” dedi. Bu Oda hepimizin BTSO’nun bütün üyelerine eşit hizmet vermesi gerektiğini ifade eden Matlı, “Bu Oda’nın gerçek gücü 60 bin üyemizdir. Küçük bir işletmenin talebi de büyük bir yatırımcının ihtiyacı da bizim için değerlidir. Üyemizin büyüklüğüne, bulunduğu ilçeye veya tercihine göre hizmet değişmez. Yarın sandıktan çıkacak iradeyle hepimizin odası için yeni bir dönem başlatacağız. Bu oda hepimizin. Söz de karar da üyemizin!” dedi. Daha bereketli bir gelecek için sandıkta buluşalım Matlı, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: “Yarın emeğimize, işimize ve Bursa’nın geleceğine birlikte sahip çıkma zamanı. Bu süreçte paylaştığımız umudu sandığa taşıyalım. Her bir oy, üyemizin söz sahibi olduğu, işinin büyüdüğü, emeğinin karşılığını aldığı bir BTSO için çok kıymetli. 1 Ekim Perşembe günü saat 09.00 ile 17.00 arasında BUTTİM Bursa Fuar Alanı’nda daha bereketli bir gelecek için sandıkta buluşalım. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Yeşili seçin, değişimi birlikte başlatalım!”

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası Haber

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası

Yeni dönem vizyonunun odağında yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ölçek ekonomisinin sunduğu imkânlarla buluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi yer alıyor. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ihracata, lojistikten yeşil ve dijital dönüşüme uzanan projeler bu hedeflerin sahadaki karşılığını oluşturuyor. Bu vizyonun en somut halkalarından TEKNOSAB yeni nesil üretim anlayışına yön verirken; GUHEM gençleri uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Bursa Business School iş dünyasını geleceğin rekabete hazırlarken, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri ileri teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. UR-GE ve HİSER projeleri ise firmaların yeni pazarlara açılmasına ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki alıcılarla doğrudan temas kurmasına imkân tanıyor. TEKNOSAB ile sanayide yeni dönem BTSO’nun dönüşüm hamlesinin en önemli adımlarından biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ikinci planlı organize sanayi bölgesi niteliğiyle hayata geçirildi. "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" vizyonuyla kurulan bölge, yüksek teknoloji yatırımlarını güçlü ulaşım, enerji ve dijital altyapıyla buluşturuyor. KOBİ OSB projesiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern üretim alanlarına kavuşması, büyük sanayi kuruluşlarıyla aynı değer zincirinde yer alması ve ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanması hedefleniyor. TEKNOSAB Lojistik Park, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, Gıda OSB, Defence Hub ve KOBİ Diyalog gibi yatırımlar da bütüncül bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Üretimle lojistik aynı ekosistemde TEKNOSAB’ın küresel pazarlara erişimini güçlendirecek Lojistik Park’ın temeli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla atıldı. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen proje; depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimini ileri teknolojilerle buluşturacak. Otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarından faydalanacak projede yapay zekâ destekli rota planlama, otonom depo yönetimi, robotik sistemler ve yenilenebilir enerji uygulamaları hayata geçiriliyor. Uludağ’da iş dünyasının yeni buluşma merkezi İnsan kaynağına yönelik yatırımların başında gelen Bursa Business School, Uludağ’ın simge yapılarından tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nun özgün mimarisiyle iş dünyasına kazandırılmasıyla kuruldu. Merkez; eğitim programları, şirket toplantıları, zirveler ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak liderlik, strateji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki yetkinliklerin gelişmesine katkı sağlıyor. Bir hayalden Türkiye’nin uzay merkezine 2013 vizyonunun sembol projelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Türkiye’nin bu alandaki ilk interaktif eğitim merkezi olarak çocukların ve gençlerin bilim ve havacılık ilgisini uygulamalı deneyimlerle güçlendiriyor. Bu yıl ilk öğrencilerini ağırlayan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile merkezin teknolojik altyapısı akademik eğitimle buluşturuldu. Öğrenciler laboratuvarlardan, simülasyonlardan ve üretim atölyelerinden yararlanırken, havacılık ve savunma sanayii firmalarıyla kurulan iş birlikleri sayesinde sektörle doğrudan temas kurma imkânına sahip oluyor. Bursa sanayisinin katma değerli üretime geçişinde kilit rol oynayan BUTEKOM; laboratuvar, test, muayene, prototipleme ve Ar-Ge altyapısıyla firmaların ileri teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Merkez bünyesindeki tekstil, teknik tekstil ve kompozit mükemmeliyet merkezleri yeni ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi elektrikli, hibrit ve otonom araç dönüşümünün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına odaklanıyor. Bursa Model Fabrika yalın üretim ve verimlilik süreçlerini desteklerken, Enerji Verimliliği Merkezi firmaların maliyetlerini azaltan temiz üretim çalışmalarına rehberlik ediyor. BTSO, üretimdeki dönüşümü eğitim yatırımlarıyla taçlandırıyor. BUTGEM modern sınıf ve atölyeleriyle mesleki becerilere sahip insan kaynağının yetişmesine katkı sağlarken, MESYEB mesleki yeterlilik ve belgelendirme alanında Türkiye çapında öncü bir kapasiteye ulaştı. BTSO Akademi iş dünyasının gelişim ihtiyaçlarına cevap verirken, Mutfak Akademi turizm ve gastronomi sektörüne nitelikli iş gücü kazandırıyor. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında binlerce firma uluslararası ticaret ağlarına katıldı. Yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri, fuarlar ve tedarikçi buluşmalarıyla firmaların küresel etkinliği artırılırken, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık kentin ticaret vizyonuna büyük bir ivme kazandırdı. HOMETEX, Junioshow, Bursa Food Point, Blok Mermer, MEX ve Rising City gibi organizasyonların yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki fuar katılımları sürdürülüyor. KFA Fuarcılık’ın Bursa Fuar Merkezi’nin yönetimini üstlenmesiyle uluslararası fuarcılık altyapısı yeni bir döneme taşındı. Tedarikçi Günleri kapsamında Turkish Technic, BAYKAR, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI gibi öncü kurumlarla gerçekleştirilen görüşmeler, havacılık ve savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açıyor. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar, dijital dönüşüm projeleri ve e-ticaret uygulamaları kentin köklü ticaret kültürünü yeni ekonomiyle buluşturuyor. Oda hizmetlerinde hayata geçirilen dijitalleşme uygulamaları sonucunda BTSO, TOBB’un akreditasyon sisteminde en üst seviye olan 7 Yıldızlı Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazandı. "Bursa’nın gelecek 50 yılını planladık" 2013 yılında ortaya koydukları vizyonun temelinde Bursa’nın üretim ve girişimcilik kültürünü geleceğin ekonomisine hazırlama hedefinin bulunduğunu söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Bursa, Türkiye’nin üretim kabiliyeti en yüksek şehirlerinden biri. Biz yola çıkarken bu güçlü birikimi geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı ve şehrimizin öncü rolünü daha da ileri taşımayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada 60’ı aşkın makro proje ve çalışmayla güçlü bir ekosistem oluşturduk. Dünya ekonomisi teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşümden geçiyor; Bursa da bu değişimi takip eden değil, yön veren kentlerin başında gelmektedir." Başkan Burkay, 2030 vizyonunun merkezinde yüksek katma değerli üretim, güçlü KOBİ’ler, dijital ve yeşil dönüşüm ile nitelikli insan kaynağının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, GUHEM’den BUTEKOM’a kadar hayata geçirdiğimiz bütün projeler bu büyük dönüşümün altyapısını oluşturuyor. Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleyerek Bursa’nın potansiyelini çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadarki her adımda meslek komitelerimizin, sektörel konseylerimizin ve üyelerimizin çok büyük katkısı var. Şehrimiz için bugünün şartlarına göre değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Üretimi, ticareti, teknolojiyi, lojistiği ve insan kaynağını aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuzla Bursa’nın gücünü küresel ölçekte artıracak, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’na imza atmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.