Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kişiye Özel

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kişiye Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kişiye Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ERKEN MÜDAHALE UYARISI Haber

SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ERKEN MÜDAHALE UYARISI

Saç dökülmesi, kadın ve erkeklerde estetik kaygının yanı sıra özgüveni de etkileyen önemli sorunların başında geliyor. Genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, stres, mevsim geçişleri, yetersiz beslenme ve bazı sağlık problemleri saç dökülmesini tetikleyebiliyor. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, saç dökülmesinde erken dönemde yapılan değerlendirme ve kişiye özel tedavi planlamasının başarı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, saç mezoterapisinin uygun hastalarda saçın güçlenmesini destekleyen etkili yöntemlerden biri olduğunu söyledi. Saç dökülmesinin tek bir nedene bağlı gelişmediğini ifade eden Medikal Estetik Hekimi Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Her saç dökülmesi aynı değildir. Demir eksikliğinden tiroit hastalıklarına, hormonal değişimlerden genetik faktörlere kadar birçok neden saç dökülmesine yol açabilir. Bu nedenle tedavinin ilk basamağı doğru tanıdır. Altta yatan neden belirlenmeden yapılan uygulamalar beklenen faydayı sağlamayabilir" dedi. "Amaç, saç köklerini desteklemek ve saç kalitesini artırmaktır" Saç mezoterapisinin, saçlı deriye mikro enjeksiyon yöntemiyle uygulanan ve saç köklerini desteklemeyi amaçlayan bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uygulamada vitaminler, aminoasitler, mineraller, peptitler ve hyalüronik asit gibi içeriklerin yer alabildiğini söyledi. Op. Dr. Kuzukıran açıklamalarının devamında, "Saç mezoterapisinin temel amacı, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu mikro besinleri doğrudan saçlı deriye ulaştırarak saçın daha güçlü, daha canlı ve daha kaliteli uzamasına destek olmaktır. Özellikle saç tellerinde incelme yaşayan ve aktif saç dökülmesi bulunan uygun hastalarda tamamlayıcı bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir" şeklinde konuştu. Erken dönemde daha başarılı sonuçlar alınabiliyor Saç dökülmesinde zaman kaybetmenin tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, saç köklerinin tamamen kaybolduğu ileri evrelerde medikal uygulamaların sınırlı fayda sağlayabileceğini belirtti ve "Saç kökleri canlılığını korurken tedaviye başlanması başarı şansını artırır. Bu nedenle saç dökülmesini uzun süre ihmal etmek yerine erken dönemde uzman değerlendirmesine başvurmak oldukça önemlidir. Erken müdahale edilen hastalarda saç kalitesinin korunması ve dökülmenin kontrol altına alınması daha mümkün olabiliyor" dedi. Sağlıklı yaşam saç sağlığını da etkiliyor Saç sağlığının yalnızca uygulamalarla korunamayacağını ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran, beslenme düzeni ve yaşam alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını belirtirken de, "Yeterli protein tüketimi, demir, çinko ve vitaminlerden zengin beslenme, kaliteli uyku, stres yönetimi ve sigaradan uzak durulması saç sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerdir. En başarılı medikal uygulamalar bile sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde istenilen sonuçların kalıcılığı azalabilir" diye konuştu. Uzman kontrolünde uygulanmalı Saç dökülmesi tedavisinde sosyal medyada önerilen bilinçsiz uygulamalara karşı da uyarıda bulunan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, tedavinin mutlaka hekim kontrolünde planlanması gerektiğini ifade etti ve "Saç dökülmesi kişiye özel değerlendirilmesi gereken tıbbi bir durumdur. İnternette önerilen her yöntem herkes için uygun değildir. Uygun tanı, doğru endikasyon ve bilimsel temellere dayanan tedavi yaklaşımı hem güvenlik hem de başarı açısından büyük önem taşır" dedi.

"Ameliyat olduğu belli olmamalı" Haber

"Ameliyat olduğu belli olmamalı"

Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emre Gürkan, rinoplastinin sadece estetik değil nefes alma problemlerinde de çözüm sunduğunu belirterek, "Amacımız ameliyat olduğu belli olmayan doğal bir görünüm elde etmektir. Tam iyileşme için sabır ve deneyimli uzman hekim uygulaması çok önemli" dedi. Günümüzde en sık tercih edilen estetik operasyonların başında gelen rinoplasti, hem yüz hatlarıyla uyumlu doğal bir görünüm kazandırıyor hem de sağlık sorunlarına çözüm sunuyor. Maltepe Ersoy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emre Gürkan, cerrahi işlemin detaylarını aktararak burun içi eğrilik ve konka büyümesi gibi rahatsızlıkların da aynı seansta tedavi edilebildiğini vurguladı. Tedavi yöntemi hastanın burun yapısı, cilt kalınlığı ve hekimin değerlendirmesine göre yapılmakta" Burun yapısından memnun olmayan ya da travma sonrası şekil bozukluğu yaşayan kişilerin bu ameliyat için uygun adaylar olduğunu belirten Op. Dr. Emre Gürkan, ameliyat yöntemlerinin detaylarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kemerli burun yapısına sahip, burun ucu düşük ya da geniş olan ve nefes alma sorunu yaşayan bireylerde rinoplasti başarılı sonuçlar vermektedir. Kemik gelişiminin tamamlandığı 18 yaş sonrasında önerilmekle birlikte, genel sağlık durumu elveren ileri yaştaki hastalara da güvenle uygulanabilir. Bu noktada yöntem seçimi hastanın burun yapısı, cilt kalınlığı ve hekimin değerlendirmesine göre yapılmaktadır. Açık Rinoplasti burun altından açılan küçük bir kesi ile cerraha geniş bir görüş alanı sağlar. Kapalı Rinoplastide ise kesiler burun içinden yapıldığı için dışarıdan herhangi bir iz kalmaz." "İyileşme döneminde darbe riskinden ve gözlük kullanımından kaçınılmalı" Genel anestezi altında yapılan ve ortalama 2-3 saat süren ameliyatın ardından iyileşme sürecine dair detaylar paylaşan Op. Dr. Gürkan, şu uyarılarda bulundu: "Ameliyat sonrası yerleştirilen atel genellikle 1 hafta içinde çıkarılır. İlk günlerde görülen hafif ağrı, morluk ve şişlikler son derece normaldir. Hastalar genellikle 7-10 gün içerisinde sosyal hayatlarına dönebilirler. İyileşme döneminde ağır egzersizlerden, darbe riskinden ve bir süre gözlük kullanımından kaçınılmalıdır. Burnun nihai şeklini alması 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman almaktadır." Amaç ameliyat olduğu belli olmayan doğal bir görünüm Modern cerrahi teknikler sayesinde kişiye özel planlama yapıldığını dile getiren Op. Dr. Emre Gürkan, hedeflerinin doğal bir görünüm elde etmek olduğunu vurguladı. Sonuçların kalıcı olduğunu ancak ödemin dağılması için sabırlı olunması gerektiğini hatırlatan Gürkan, her cerrahi işlemde olduğu gibi enfeksiyon, kanama, asimetri gibi risklerin bulunduğunu ve bu nedenle deneyimli uzman hekimlerle hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemi Haber

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemi

Şaşılık tedavisinde botoks yöntemiyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Uygun hastalarda botulinum toksini (Botoks) uygulamasıyla ameliyata gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Toplumda şaşılık denildiğinde akla ilk olarak cerrahi geliyor. Oysa bazı hasta gruplarında botoks tedavisi hem hızlı hem de oldukça başarılı sonuçlar sağlayabiliyor" dedi. Şaşılık yalnızca estetik bir sorun değil; çift görme, derinlik algısında bozulma ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir göz hastalığı olarak biliniyor. Günümüzde şaşılık tedavisinde cerrahi her zaman ilk seçenek olmak zorunda değil. Liv Hospital Ulus Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Betül Tuğcu, uygun hastalarda botulinum toksini (Botoks) uygulamasıyla ameliyata gerek kalmadan başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirterek, doğru hasta seçiminin tedavide belirleyici olduğunu vurguladı. Bu yöntemin uzun yıllardır uygulanmakta olup uygun endikasyonlarda güvenli ve etkili bir seçenek olarak değerlendirildiği ifade edildi. "Şaşılıkta her hasta ameliyat olmak zorunda değil" Şaşılıkta tedavinin hastanın yaşına, kaymanın tipine ve nedenine göre planlandığını belirten Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Toplumda şaşılık denildiğinde akla ilk olarak cerrahi geliyor. Oysa bazı hasta gruplarında botoks tedavisi hem hızlı hem de oldukça başarılı sonuçlar sağlayabiliyor. Özellikle erken dönemde doğru hastaya uygulandığında cerrahi ihtiyacını azaltabiliyor ya da tamamen ortadan kaldırabiliyor" dedi. "Botoks göz kaslarındaki dengeyi yeniden sağlıyor" Botoks uygulamasının şaşılığa neden olan kas dengesizliğini geçici olarak düzenlediğini ifade eden Prof. Dr. Tuğcu, şu bilgileri verdi: "Şaşılıkta göz kaslarından biri diğerine göre daha baskın çalışabiliyor. Botoks, fazla çalışan kasa uygulanarak bu kasın geçici olarak gevşemesini sağlıyor. Böylece karşı taraftaki zayıf kasın gözü orta hatta çekmesine fırsat tanıyor. Bu süreçte beyin de gözlerin yeni pozisyonuna uyum sağlayabiliyor. İlacın etkisi zamanla geçse bile bazı hastalarda elde edilen düzelme kalıcı olabiliyor." "Özellikle ani gelişen şaşılıklarda etkili" Botoks tedavisinin her şaşılık tipinde uygulanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Betül Tuğcu, en başarılı sonuçların belirli hasta gruplarında görüldüğünü söyledi. Tuğcu, "Özellikle göz kası felçlerine bağlı olarak aniden gelişen şaşılıklarda botoks ilk tercih ettiğimiz yöntemlerden biri. Bu hastalarda cerrahi için aylarca beklemek gerekirken, botoks sayesinde hem çift görmeyi azaltabiliyor hem de kaymayı düzeltebiliyoruz. Ayrıca doğumsal şaşılıkların bazı tiplerinde, şaşılık ameliyatı sonrasında kalan küçük kaymalarda ve aralıklı şaşılıklarda da oldukça başarılı sonuçlar elde ediyoruz" dedi. "Çocuklarda da güvenle uygulanabiliyor" Erken çocukluk dönemindeki bazı şaşılık türlerinde botoksun önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Tuğcu, "Bebeklerde genel anesteziyle yapılacak cerrahinin risk oluşturabileceği durumlarda botoks minimal invaziv bir seçenek olarak değerlendirilebiliyor. Erken dönemde uygulandığında göz kasları arasındaki dengeyi destekleyerek binoküler görmenin gelişimine katkı sağlayabiliyor. Elbette çocuk hastalarda uygulamanın deneyimli merkezlerde yapılması büyük önem taşıyor" dedi. "İşlem sadece birkaç dakika sürüyor" Botoks uygulamasının kısa sürede tamamlandığını ifade eden Prof. Dr. Betül Tuğcu, "Yetişkin hastalarda çoğunlukla damla ile yapılan lokal anestezi yeterli oluyor. EMG cihazı yardımıyla hedef kas belirleniyor ve enjeksiyon yaklaşık 3-5 dakika içerisinde tamamlanıyor. İşlem sonrasında hasta aynı gün günlük yaşamına dönebiliyor. Cerrahi kesi, dikiş ya da uzun iyileşme süreci gerekmemesi hastalar için önemli bir avantaj sağlıyor" diye konuştu. "Tedavi kişiye özel planlanmalı" Her şaşılık hastasının botoks tedavisi için uygun olmadığını belirten Prof. Dr. Betül Tuğcu, tedavi kararının ayrıntılı göz muayenesi sonrasında verilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Şaşılık tek tip bir hastalık değildir. Kaymanın derecesi, nedeni, süresi ve hastanın yaşı değerlendirilerek kişiye özel tedavi planı oluşturulmalıdır. Doğru endikasyonda uygulanan botoks tedavisi, hem fonksiyonel hem de kozmetik açıdan yüz güldürücü sonuçlar sağlayabilmektedir."

Dijital güzellik algısı estetik cerrahide yeni bir dönüşüm yaratıyor Haber

Dijital güzellik algısı estetik cerrahide yeni bir dönüşüm yaratıyor

Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı ve Muayenehaneler Derneği Başkanı Op. Dr. Çetin Duygu, sosyal medya kaynaklı güzellik algısının özellikle son yıllarda belirgin şekilde değiştiğini vurgulayarak, estetik cerrahinin bir “dijital filtre sonucu” değil, tıbbi ve bilimsel bir planlama süreci olduğunu ifade etti. “Filtreli Görseller Gerçek Anatomiyi Yansıtmaz” Op. Dr. Çetin Duygu, sosyal medyada sıkça karşılaşılan kusursuz yüz ve vücut görsellerinin çoğu zaman gerçek yaşamla örtüşmediğine dikkat çekti. “Günümüzde hastalarımızın bir kısmı, sosyal medyada filtrelerle oluşturulmuş yüz hatlarını veya dijital olarak inceltilmiş vücut oranlarını referans alabiliyor. Ancak bu görüntüler gerçek anatomik sınırları yansıtmaz. Estetik cerrahinin amacı, bir filtre görünümü yaratmak değil; kişinin kendi yüz ve vücut yapısına uygun, doğal ve sağlıklı bir denge oluşturmaktır” dedi. Duygu, özellikle genç yaş gruplarında bu etkinin daha güçlü hissedildiğini ve estetik beklentilerin giderek daha “mükemmeliyetçi” bir noktaya kaydığını belirtti. “Estetik Cerrahi Kopyalama Değil, Kişiye Özel Tasarımdır” Estetik cerrahinin en önemli prensibinin kişiye özel planlama olduğunu vurgulayan Op. Dr. Çetin Duygu, her bireyin yüz ve vücut anatomisinin farklı olduğunu hatırlattı. “Bir kişide doğal ve başarılı görünen bir sonuç, başka bir kişide aynı şekilde uygulanamaz. Estetik cerrahi bir kopyalama süreci değildir. Aksine, kişinin kendi anatomik yapısı, cilt özellikleri, yaş faktörü ve beklentileri dikkate alınarak yapılan bilimsel bir tasarım sürecidir” ifadelerini kullandı. Sosyal Medya Baskısı: “Hızlı Sonuç, Kusursuz Görünüm” Uzmanlara göre sosyal medya, estetik cerrahiye olan ilgiyi artırmakla birlikte “hızlı ve kusursuz sonuç” beklentisini de beraberinde getiriyor. Bu durum ise hasta memnuniyeti açısından yanlış algılara yol açabiliyor. Op. Dr. Çetin Duygu bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: “Estetik işlemler anlık bir değişim gibi algılansa da aslında ciddi bir planlama, iyileşme süreci ve tıbbi değerlendirme gerektirir. Sosyal medya, çoğu zaman bu süreci görünmez hale getiriyor. Bu da hastaların gerçekçi olmayan beklentilerle kliniğe başvurmasına neden olabiliyor.” “Doğallık Yeni Estetik Standart Haline Geliyor” Son yıllarda estetik cerrahide belirgin bir trend değişimi yaşandığını ifade eden Op. Dr. Çetin Duygu, abartılı ve belirgin değişimlerden ziyade doğal görünümlü sonuçların ön plana çıktığını söyledi. “Artık hastalar daha doğal, yüz ifadesini kaybetmeyen ve kendi kimliğini koruyan sonuçlar talep ediyor. Bu durum estetik cerrahinin gelişimi açısından oldukça olumlu bir dönüşümdür. Başarılı bir operasyon, kişinin ‘estetik yaptırdığı belli olmayan’ ama daha iyi hissettiği sonuçtur” dedi. “Estetik Kararlar Sosyal Medya Değil, Tıbbi Değerlendirme ile Verilmeli” Op. Dr. Çetin Duygu, estetik cerrahi kararlarının sosyal medya trendlerine göre değil, uzman hekim değerlendirmesi ile alınması gerektiğini vurguladı. “Her estetik işlem bir tıbbi karardır. Hastanın sağlık durumu, anatomisi ve beklentisi birlikte değerlendirilmeden yapılan işlemler uzun vadede memnuniyetsizlik yaratabilir. Bu nedenle karar süreci mutlaka uzman hekim danışmanlığı ile yürütülmelidir” ifadelerini kullandı. “Amaç Değiştirmek Değil, Doğruyu Ortaya Çıkarmaktır” Op. Dr. Çetin Duygu, estetik cerrahinin temel amacının kişiyi başka birine dönüştürmek olmadığını, mevcut yapıyı en doğru ve dengeli hale getirmek olduğunu belirtti. “Estetik cerrahi, kişinin kendisini yeniden tanımladığı bir süreç değil; en doğal, en dengeli ve en sağlıklı haline ulaşmasına yardımcı olan bir tıbbi uygulamadır. Başarı, doğallıkla birlikte gelen memnuniyettir” dedi. Uzmanlar, sosyal medya çağında estetik kararların daha bilinçli verilmesi gerektiğini, özellikle filtreli görsellerin gerçekçi beklentiler oluşturmadığını ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılmasının önem taşıdığını vurguluyor.

MEDICABIL’DE ROBOTİK PROTEZ CERRAHİSİNDE 500’ÜNCÜ VAKA BAŞARISI Haber

MEDICABIL’DE ROBOTİK PROTEZ CERRAHİSİNDE 500’ÜNCÜ VAKA BAŞARISI

Özel Medicabil Sağlık Grubu’nda robotik cerrahi teknolojisinin ortopedi alanında etkin şekilde kullanılmasıyla birlikte, diz ve kalça protezi operasyonlarında yüksek hassasiyet ve güvenlik standartlarına ulaşıldı. Hastaların ameliyat öncesi planlama sürecinden operasyon sonrasındaki iyileşme dönemine kadar daha kontrollü ve konforlu bir tedavi süreci yaşadığı belirtilirken, bugüne kadar gerçekleştirilen 500’ü aşkın vakada ciddi bir problem ya da önemli bir şikâyetle karşılaşılmamış olması da başarıyı pekiştiren unsurlar arasında yer aldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, robotik cerrahinin günümüzde sağlık teknolojilerinin sunduğu en önemli yeniliklerden biri olduğuna dikkat çekti. Robotik cerrahinin, cerrahlara daha hassas çalışma imkânı sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Bilgen, “2020 yılında başlattığımız diz ve kalça protezi robotik cerrahi uygulamalarında bugün 500’üncü vakayı aşmış bulunuyoruz. Bu süreçte hastalarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşler ve ciddi bir problem ya da şikayet ile karşılaşmamış olmamız bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Robotik cerrahi, teknolojinin sağlık hizmetlerine sunduğu en önemli yeniliklerden biridir. Bu sistem sayesinde cerrahi güvenlik sınırlarını daha net belirleyebiliyor, işlemleri yüksek hassasiyetle gerçekleştirebiliyoruz” dedi. Robotik teknolojinin yalnızca ameliyat başarısını değil, hasta ve sağlık ekibi memnuniyetini de artırdığına işaret eden Prof. Dr. Bilgen, tedavi süreçlerinde bilimsel veriler doğrultusunda hareket ettiklerini vurguladı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilgen, “Amacımız, güncel teknolojileri bilimsel veriler ışığında kullanarak hastalarımızın güvenli, konforlu ve başarılı bir tedavi süreci geçirmesini sağlamaktır. Robotik cerrahi uygulamaları sayesinde protez yerleşiminde milimetrik hassasiyet sağlanabiliyor, kişiye özel planlamalar yapılabiliyor ve bu durum hastalarımızın günlük yaşamlarına daha güvenli şekilde dönmelerine katkı sunuyor. Şifa ile taburculuğa uzanan süreçte büyük özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımızı kutluyor, hastalarımıza sağlıklı günler diliyorum” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.