Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kırgızistan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kırgızistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırgızistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi Haber

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, "Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan TÜRKPOL’un kurulması konusunu bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantının gündeminde sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör, uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç ile yasa dışı bahis ve kumarın bulunduğunu belirten Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör ve uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç, yasa dışı bahis ve kumarla ilgili konuları değerlendirdik, iş birliği alanlarını ele aldık" dedi. "Suçla Mücadele Konseyi, en önemli en önemli konularımızdan biriydi" Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde güvenlik alanında oluşturulan mekanizmalara ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle geçen sene Kasım ayında oluşturulan Türk Devletleri Teşkilatı Polis Akademileri Platformu, kısaca TürkPAP değerlendirildi. Bu mekanizma şu anda yürürlüğe girdi ve devrededir. Bugün ele aldığımız konuların en önemlilerinden birisi de Suçla Mücadele Konseyi’nin oluşturulmasıydı. Suçla Mücadele Konseyi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadele, uyuşturucu ve terör suçlarıyla mücadele, düzensiz göçle mücadele, yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadele gibi önemli konuları kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. "TÜRKPOL’un kurulmasını teklif olarak dile getirdim" Suçla Mücadele Konseyi’nin bir sonraki aşamasında Türk devletleri arasında yeni bir kolluk iş birliği mekanizmasının kurulmasını önerdiğini açıklayan Bakan Çiftçi, "Bunun bir adım ötesinde de inşallah bu kurucu anlaşmaya dayalı olarak, yine Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan ‘Türkpol’un kurulması konusunu ben bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar. İnşallah ileride Türkpol’ün kurulmasıyla beraber, sınır aşan suçlar ve suçlularla mücadele konusunda iş birliğimizin ve güç birliğimizin daha da artacağına inanıyorum" dedi. Türk devletleri vatandaşları için ortak pasaport kontrol kontrol noktası Toplantıda ele alınan başlıkların yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı olmadığını belirten Bakan Çiftçi, Türk devletleri vatandaşlarının havalimanlarında ortak pasaport kontrol noktalarından geçmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade ederek, "Bir Avrupa ülkesine gittiğimizde Avrupa Birliği vatandaşlarının bir kontrol noktasından, diğer ülke vatandaşlarının ise başka bir kontrol noktasından geçtiğini görüyoruz. Bunun bir benzerinin Türk devletleri topluluğu arasında da kurulması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir" açıklamasında bulundu. "Bugünkü toplantı liderler zirvesininön hazırlık aşamasını da oluşturdu" Önümüzdeki ay Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirten Bakan Çiftçi, "Önümüzdeki ay itibarıyla Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi gerçekleştirilecektir. Bugünkü yaptığımız toplantı, bu zirvenin bir ön hazırlık aşamasını da oluşturuyordu." dedi. İçişleri Bakanları Toplantısı’nda ele alınan başlıkların liderler düzeyinde de gündeme geleceğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Ele aldığımız bu konular mutlaka liderler düzeyinde de ele alınacaktır" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yunanistan'a net uyarı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yunanistan'a net uyarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" dedi. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta bulunan gazetecilere zirveye dair değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bundan 30 yıl önce ‘Şanghay Beşlisi’ ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegane yapı olan bu teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim" ifadelerini kullandı. "Bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz" Zirve kapsamında mevkidaşlarıyla da görüşmelerinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk. Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu. "Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke" Bişkek Zirvesi’nde alınan kararların, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkileyeceği ve Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimalinin sorulması üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır" dedi. "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarının sorulmasına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu görüşmede özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız" diye konuştu. "(Mekke İttifakı) Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor" İstanbul’da gerçekleştirilen Mekke İttifakı’nın ilk toplantısı hakkında sorulan bir soruya dair değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz" ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin nihayete ermesinin ne kadar zaman alacağı yönündeki bir soru hakkında değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz" İç cephenin güçlendirilmesi konusunda bazı söylemlerin sürece zarar verme ihtimalinin bulunmasına dair sorulan soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız. Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz" dedi. "Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" PKK’nın Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine konuşan Erdoğan, "Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" açıklamasında bulundu. "Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı" ABD’nin de Suriye’nin bütünlüğünü koruyacak söylemlerinin sorulması hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer." "Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmelerimiz sürüyor" Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devrinin Putin ile görüşülüp görüşülmediği konusunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur" yanıtını verdi. "Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var" Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemilerin hedef haline gelmesinin Putin ile olan görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var" şeklinde konuştu. "Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" Yunanistan’ın son günlerdeki Türkiye’ye karşı adımlarının ve son olarak Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam etmesi durumunda Türkiye’nin yaklaşımının nasıl olacağının sorulmasının üzerine değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Savunma İttifakı' açıklaması! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Savunma İttifakı' açıklaması!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nde, "Suudi Arabistan ve Pakistan'la hayata geçirdiğimiz Mekke Savunma İttifakı, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık temelinde bölge ve dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Barışı konuşurken İsrail’in saldırıları nedeniyle çoğu çocuk ve kadın 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze ve Lübnan’ı unutmamalıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü'nün genişletilmiş formatta gerçekleştirilen zirvesine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede yaptığı konuşmasına Nepal'deki sel felaketinde vatandaşları hayatını kaybeden ülkelere başsağlığı dileyerek başladı. Erdoğan, "Kıymetli kardeşim, Cumhurbaşkanı Saır Caparov başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere şükranlarımı iletiyorum. Diyalog ortaklığına kabul edilen Laos'u tebrik ediyorum. Bu vesileyle Kırgızistan'a Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2027-2028 geçici üyeliğine seçilmiş olmasından ötürü başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi" Erdoğan, "Bugünkü buluşmamızda çok kutuplu uluslararası sisteme katkıları ele alacak olmamızı kıymetli buluyorum. Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Asya-Pasifik bölgesi ile Orta Doğu‘yu aynı zeminde buluşturan teşkilatı, Birleşmiş Milletler’in destekleyicisi ve tamamlayıcısı olarak görüyoruz" dedi. "Çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyoruz" Şanghay İşbirliği Teşkilatı'nın her şeyden evvel Türkiye'nin bölgesel sahiplenmeyi merkeze alan çok boyutlu dış politikasıyla örtüşen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye olarak etrafımızda yaşanan çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyor, bölgemizde birlikte, tüm dünyada barış için, huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Girişimi ile de uyumlu hale getirilmesini istiyoruz" Erdoğan, "Teşkilatın sadece barış ve istikrarın temininde değil, halklarımızın refahı için çok önemli olan kesintisiz ve güvenli ulaştırma koridorları tesisi ile enerji arzı güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizin teşkilat coğrafyasının batı pazarlarına erişimi noktasında bilhassa enerji koridorlarının çeşitlendirilmesi ve jeopolitik pistlerin yönetilmesinde kritik rolünün altını çizmek istiyorum. Hazar geçişli Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Girişimi ile de uyumlu hale getirilmesini istiyor, bu bağlamda teşkilat bünyesindeki iş birliğine büyük önem veriyoruz. Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içinde olacağız" diye konuştu. Liderleri COP31 Zirvesi'ne davet etti Erdoğan, "Adil düzen arayışımızın temel gayelerinden biri de hiç şüphesiz gelecek nesillere dahi istikrarlı, müreffeh ve yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. İklim değişikliği, düzensiz göç, terörizm, sınır aşan suçlar ve gıda güvenliği gibi meseleler artık birçok ülke için tehdit teşkil etmektedir. Türkiye olarak iklim değişikliğinin farklı coğrafyalar üzerindeki olumsuz etkileri ile mücadelede üzerimize düşeni yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Bu önemli zirvede siz değerli dostlarımızı da aramızda görmekten büyük bir memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Sözlerimin son verirken, teşkilatımızın Şanghay ruhundan aldığı motivasyonla gerçek anlamda çok kutuplu bir dünyanın inşa edilmesinde önemli rol üstleneceğine inandığımı bir kez daha vurguluyor, Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar diliyor, toplantılarımızın bölgemiz ve ülkelerimizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi. Mekke Savunma İttifakı ve İsrail vurgusu Erdoğan, "Suudi Arabistan ve Pakistan'la hayata geçirdiğimiz Mekke Savunma İttifakı, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık temelinde bölge ve dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Barışı konuşurken İsrail’in saldırıları nedeniyle çoğu çocuk ve kadın 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze ve Lübnan’ı unutmamalıyız. Bu saldırgan politikanın bedelini tüm bölgemiz ödemektedir" ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar dileyen Erdoğan, toplantılarının bölge ve ülkelerin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temennisinde bulundu.

Bakan Gürlek: 2026’nın ilk yarısında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye’ye iade edildi Haber

Bakan Gürlek: 2026’nın ilk yarısında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye’ye iade edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yurt dışına kaçan suçluların iade süreçlerine ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, suç işleyerek adaletten kaçmaya çalışan kişilerin dünyanın neresine giderse gitsin takip edileceğini belirtti. 2026 yılının ilk yarısında yürütülen çalışmalar sonucunda, adi suçlar ve terör suçları kapsamında Türkiye’nin talepleri doğrultusunda 31 farklı ülkeden 197 kişinin iadesinin gerçekleştirildiğini açıklayan Gürlek, bu kişilerin adalete teslim edildiğini ifade etti. İade edilen kişiler arasında en yüksek sayı Gürcistan’dan gerçekleşti. Buna göre Gürcistan’dan 85, Almanya’dan 52, Yunanistan’dan 9, Karadağ’dan 8, Bulgaristan’dan 6, Hollanda’dan 3 ve Kırgızistan’dan 3 kişi Türkiye’ye getirildi. Ayrıca Hırvatistan, Irak, İngiltere, İtalya, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Polonya’dan ikişer kişi; Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Ermenistan, Fransa, Kolombiya, Kosova, Macaristan, Moldova, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Ukrayna’dan ise birer kişinin iadesi sağlandı. Bakan Gürlek, Türkiye’den iade talebinde bulunan ülkelere yönelik değerlendirmelerde, karşılıklı iş birliği ve mütekabiliyet ilkesinin dikkate alınacağını belirterek, "İadeler konusunda iş birliği sergilenip sergilenmediğine, aramızdaki hukuki yardımlaşma ve mütekabiliyet ilkesine riayet edilip edilmediğine titizlikle bakacağız." ifadelerini kullandı. Terör örgütü mensupları, organize suç grupları, dolandırıcılar ve toplum huzurunu hedef alan suçluların peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Gürlek, iade süreçlerinin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarıyla yakın iş birliği içinde yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Gürlek, yürütülen çalışmaların Türkiye’nin suçla mücadeledeki kurumsal kapasitesini ve uluslararası alandaki iş birliği gücünü ortaya koyduğunu belirterek, sürece katkı sağlayan ülkelere ve ilgili bakanlıklara teşekkür etti. Bakan Gürlek, Türkiye’nin suçla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirerek kararlı şekilde yoluna devam edeceğini ifade etti.

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek? Haber

TBMM gündeminde bu hafta neler görüşülecek?

TBMM Genel Kurulu, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşecek, 3 uluslararası anlaşmayı ele alacak. Genel Kurul'da, Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti, Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi arasında imzalanan anlaşmalar ele alınacak. Haftalık çalışmalarına 31 Mart Salı günü başlayacak Genel Kurul, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşecek. Kanun teklifiyle, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından inşa edilen konutlar ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin 31 Aralık 2026'ya kadar defaten ödenmesi halinde bu bedele, ilk konutlar için yüzde 74, ilk iş yerleri için yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. Bedelli askerlik tutarı yüzde 25 oranında artırılması da gündemde olacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre kurum kazancının tespitinde her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri, gider olarak kabul edilmeyecek. Üniversiteler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile sosyal güvenlik kurumları ve bağlı kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilebilecek. Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançları, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilecek. Öte yandan Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek. Dışişleri Komisyonunda, 6 uluslararası anlaşma ele alınacak, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluğu Alt Komisyonu Başkanı Seda Gören, komisyonun faaliyetleri hakkında sunum yapacak ve komisyonda, "ABD-İsrail'in İran'a Saldırısıyla Başlayan Savaş ve Bölgesel Etkileri" konulu bilgilendirme sunumu gerçekleştirilecek. Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu ve Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu gündemlerindeki konuları görüşmek üzere toplanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.